SON DAKİKA
Hava Durumu

#Otomotiv Sektörü

Ekometre - Otomotiv Sektörü haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Otomotiv Sektörü haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Otomotiv ihracatı beş ayda 17 milyar dolara ulaştı Haber

Otomotiv ihracatı beş ayda 17 milyar dolara ulaştı

Türkiye ihracatında birinci sıradaki yerini koruyan endüstrinin toplam ihracattan aldığı pay ise yüzde 16,8 olarak gerçekleşti. Yılın ilk beş ayında otomotiv endüstrisi ihracatı yüzde 2,6 artarak 17 milyar dolar barajına ulaştı. OİB Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yazıcı, sektörel liderliğin sürdüğüne dikkat çekerek “Mayıs ayında işgünü sayısının geçen yıla göre az olması ihracatımıza olumsuz yansıdı. İlk 10 pazarın 9’unda yaşanan düşüşlere karşı Fransa pazarındaki yüzde 18’lik büyüme ve ABD ile Norveç gibi stratejik pazarlardaki ürün bazlı yüksek oranlı artışlarımız önem taşıyor” dedi. Tedarik Endüstrisi ihracatı 1 milyar 215 milyon dolar Mayıs ayında en büyük ürün grubu olan Tedarik Endüstrisi ihracatı yüzde 14 azalış ile 1 milyar 215 milyon dolar olarak gerçekleşti ve otomotiv ihracatında en büyük payı almaya devam etti. Binek Otomobiller ihracatı yüzde 23 azalarak 1 milyar 13 milyon dolar, Eşya Taşımaya Mahsus Motorlu Taşıtlar ihracatı yüzde 27 düşüşle 543 milyon dolar, Otobüs-Minibüs-Midibüs ihracatı yüzde 2,5 düşüşle 269 milyon dolar oldu. Buna karşılık Çekiciler ihracatı yüzde 13 artışla 168 milyon dolara yükseldi. Tedarik Endüstrisinde en fazla ihracat yapılan ülke Almanya olurken, bu ülkeye ihracat yüzde 11 azaldı. Önemli pazarlardan Fransa’ya yüzde 13, ABD’ye yüzde 18, Romanya’ya yüzde 28, Polonya’ya yüzde 19, İspanya’ya yüzde 14, Belçika’ya yüzde 17 ihracat düşüşü yaşandı. Binek otomobillerde en fazla ihracat yapılan ülke olan Fransa’ya ihracat yüzde 48 artış gösterdi. Önemli pazarlardan İsveç’e yüzde 122, Yunanistan’a yüzde 42 ihracat artışı yaşanırken; İspanya’ya yüzde 27, İtalya’ya yüzde 38, Almanya’ya yüzde 36, Slovenya’ya yüzde 33, Birleşik Krallık’a yüzde 57, Polonya’ya yüzde 41, Belçika’ya yüzde 43 ihracat düşüşü görüldü. Eşya Taşımaya Mahsus Motorlu Taşıtlarda Fransa’ya yüzde 40 ihracat artışı yaşanırken; Birleşik Krallık’a yüzde 59, Almanya’ya yüzde 29, İspanya’ya yüzde 31, İtalya’ya yüzde 14, Slovenya’ya yüzde 30, Belçika’ya yüzde 35 ihracat düşüşü kaydedildi. Otobüs-Minibüs-Midibüs ürün grubunda ABD'ye yüzde 582, İtalya'ya yüzde 129, Romanya'ya yüzde 56 ihracat artışı yaşanırken; Fransa'ya yüzde 28, Birleşik Krallık'a yüzde 55 düşüş oldu. Çekicilerde ise Norveç’e yüzde 257, Almanya’ya yüzde 50, Slovenya’ya yüzde 42 ihracat artışı sağlandı. Almanya liderliğini korudu, Fransa yükselişini sürdürdü Mayıs ayında otomotiv sektörü ihracatında yer alan ilk 10 ülkeden Fransa dışındaki 9’unda düşüş kaydedildi. Almanya, 526 milyon dolarlık ihracat rakamı ile en fazla ihracat yapılan ülke konumunu sürdürürken, bu ülkeye yönelik ihracat yüzde 16 azaldı. Fransa, 452 milyon dolarlık ihracat ile ikinci büyük pazar olurken, bu ülkeye yönelik otomotiv ihracatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 18 artış gösterdi. Üçüncü büyük pazar İtalya’ya yönelik ihracat ise yüzde 8 azalışla 294 milyon dolar olarak gerçekleşti. Mayıs ayında diğer önemli pazarlardan Hollanda’ya yüzde 15, İsveç’e yüzde 33, Mısır’a yüzde 37 ihracat artışı yaşandı. Buna karşılık Birleşik Krallık’a yüzde 49, İspanya’ya yüzde 27, Slovenya’ya yüzde 26, Belçika’ya yüzde 33, Polonya’ya yüzde 27, Romanya’ya yüzde 29 ihracat düşüşü gerçekleşti. AB Ülkelerinin payı yüzde 75 Mayıs ayında Avrupa Birliği ülkeleri yüzde 75 pay ve 2 milyar 453 milyon dolar ile ülke grubu bazında ihracatta ilk sıradaki ağırlığını korudu. AB ülkelerine yönelik ihracat bu dönemde yüzde 13 azaldı. Diğer Avrupa Ülkeleri yüzde 9,5 pay ile ülke grupları arasında ikinci sırada yer alırken, mayıs ayında Diğer Avrupa Ülkelerine yüzde 42, Orta Doğu Ülkeleri’ne ise yüzde 26 ihracat düşüşü yaşandı.

Otomotiv sektörünün 2025'ten umudu yok Haber

Otomotiv sektörünün 2025'ten umudu yok

Otomotiv Sanayii Derneği Başkanı Cengiz Eroldu, Çin menşeli elektrikli araçların, Avrupa pazarında hakimiyeti ele geçirdiğine dikkat çekerek, bunun küresel düzeyde otomotiv sektörü ile birlikte Türkiye'de de otomobil sanayisini etkilediğini dile getirdi. Eroldu, "2024 yılında enflasyon etkisi ile öngörülenin gerisinde kalan Avrupa pazarı, Çin'in hem iç hem de ihraç pazarlarında artırdığı rekabet gücü, Avrupa'da elektrikli araç (EV) talebinin öngörülerin gerisinde seyretmesi, yüksek teknolojiye yatırım ihtiyacı ve düşük EV marjı, karlılıklarda gerileme ve tedarik zincirindeki artan kırılganlık tüm Avrupalı üreticileri ciddi şekilde zorlamaya başladı. Küresel otomotiv ekosisteminde yaşanan gelişmeler doğal olarak sanayimizi de etkiledi." ifadelerini kullandı. Yılın 11 aylık sonuçlarına atıfta bulunan Eroldu, şunları kaydetti: "Baktığımızda otomotiv üretiminde yüzde 8 ve adet bazında ihracatında yüzde 1'lik bir daralma gerçekleşti. Değer bazında yüzde 3 artış sağlayan ihracatımız 33 milyar dolar seviyesine ulaşarak, sektörel ihracat sıralamasındaki lider konumunu korudu. İç pazar ise kasım sonu itibarıyla 1,1 milyonun üzerinde gerçekleşti. İhracatımızın sürekliliğini sağlamak ve rekabetçiliğimizi korumak için Avrupa Birliği'nin düzenlemelerine uyum sağlamak zorunda olan sanayimiz gerek ürünleri gerekse operasyonel süreçleri ve tedarik zinciri yönetimi ile ciddi bir uyumlanma süreci yaşıyor. 2024'te ana ve tedarik sanayi yatırım sürecine devam ederken, regülatif zorunluluklara uyumlanmak için ciddi bir efor sarf ettiler. Bu süreçte OSD de Yeşil Mutabakat hedefleri çerçevesinde çalışmalarını artırarak, IPA III kapsamında döngüsel ekonomi, kaynak verimliliği ve sürdürülebilir üretim alanlarında farkındalığı artırmak üzere hibe desteği almaya hak kazandı. OSD, sanayi ekosisteminde çevresel bilinci artırmayı ve tüm paydaşlarla işbirliğini güçlendirmeyi hedefleyen eğitim, farkındalık ve kapasite artırma projelerine devam etti." "2025'e yaklaşırken, küresel otomotiv sektörü belirsizliklerle dolu bir döneme doğru ilerliyor" OSD Başkanı Eroldu, 2025'e yaklaşırken, küresel otomotiv sektörünün belirsizliklerle dolu bir döneme doğru ilerlediğini belirterek, Avrupa'da ana ve tedarik sanayi üreticilerinden gelen fabrika kapanmaları, istihdam azaltımı gibi haberlerin sayısının her geçen gün artmaya başladığını aktardı. Küresel otomotiv sektörünün gelecek yıl finans, istihdam ve büyüme açısından ciddi zorluklarla mücadelesinin devam edeceğinin net olarak göründüğüne işaret eden Eroldu, şu bilgileri verdi: "Avrupa'nın en önemli ihracat pazarımız olduğu düşünüldüğünde, Avrupa'daki potansiyel pazar daralması sebebiyle oluşabilecek araç fazlasının Türkiye pazarına kaydırılma olasılığını ciddi bir risk olarak görüyoruz. Öte yandan, Avrupa pazarlarındaki daralma ve atıl üretim kapasitesi, Türk otomotiv sanayisinin ihracatında düşüşe neden olarak üretimimizi olumsuz etkileyebilir. "Avrupa'nın ihracatımızdaki payı yüzde 70" Avrupa'nın, ihracatımızdaki yüzde 70'lik payı dikkate alındığında, bu risklere karşı proaktif önlemler almak büyük önem taşıyor. İhraç pazarlarında yaşanan bu dalgalanmaların etkisini azaltmak için iç pazarda yerli araçların payını artırmamız gerekiyor. Türkiye'nin aşınan üretim rekabetçiliğini güçlendirmek için politika geliştirilmesini önemli görüyoruz, elimizdeki mevcut tesisleri korumak, bu süreçte daha da önemli hale geldi." Eroldu, Türk otomotiv sanayisi olarak temel önceliklerinin, AB'nin sıkılaşan hedeflerine uyum sağlamak ve 2025'in öngörülmesi zor ve aynı zamanda zorlu küresel ekonomik ortamını göz önünde bulundurarak esnek ve yenilikçi stratejiler geliştirmek olduğunu vurguladı. Mevcut tesislerini korumayı, tüm paydaşlarla işbirliğini artırmayı ve sektörde sürdürülebilir bir büyüme yakalamayı hedeflediklerine dikkati çeken Eroldu, "Bu kapsamda, değişen piyasa dinamiklerine uyum sağlamak, operasyonel verimliliğimizi artırmak, dönüşüm yatırımlarımızı hızlandırmak ve maliyet optimizasyonu çalışmalarımıza devam etmek stratejik önceliklerimiz arasında. Sektörü destekleyecek uzun vadeli politikalar oluşturmak ve nitelikli insan kaynağı yetiştirmeye devam etmek de sürdürülebilir büyümeye katkı sağlama hedefimizin önemli unsurları arasında yer alıyor." değerlendirmesini yaptı.

Otomotiv sektörünün ihracatı arttı Haber

Otomotiv sektörünün ihracatı arttı

Türkiye otomotiv endüstrisi, Ekim ayında ihracatta önemli bir başarıya imza attı. Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) verilerine göre, sektörün Ekim ayı ihracatı geçen yılın aynı dönemine göre ,4 artış göstererek 3 milyar 582 milyon dolara ulaştı.  OİB Yönetim Kurulu Başkanı Baran Çelik, Ekim ayı verilerinin bugüne kadar aylık bazda ulaşılan en yüksek ihracat rakamı olduğuna dikkat çekerek, binek otomobillerde %31, tedarik sanayisinde ise oranında büyüme kaydedildiğini bildirdi. Özellikle Fransa’ya yapılan ihracatın %27 artması dikkat çekti. Fransa'yı Almanya ve Birleşik Krallık izlerken, Slovenya, Romanya ve İspanya gibi ülkelere de yüksek oranlarda ihracat artışları sağlandı. Tedarik endüstrisi ve binek otomobillerde güçlü büyüme Otomotiv sektöründe Ekim ayının en büyük ürün grubunu Tedarik Endüstrisi oluşturdu. Bu alanda ihracatta artışla 1 milyar 395 milyon dolara ulaşıldı. Binek otomobiller ihracatı ise %31 artarak 1 milyar 313 milyon dolar seviyesine çıktı. Ancak, Eşya Taşımaya Mahsus Motorlu Taşıtlar ihracatında 'lik bir düşüş yaşanarak 387 milyon dolar seviyesine geriledi. Otobüs, Minibüs ve Midibüs ihracatı ise %5 artışla 224 milyon dolar olarak gerçekleşti. Ülke bazında en dikkat çekici artışlar Almanya ve Fransa’ya tedarik endüstrisi üzerinden sağlandı. Fransa’ya %38, Romanya’ya %71, İspanya’ya ise %72 ihracat artışı görüldü. Binek otomobillerde Slovenya’ya ihracat 7 oranında artış göstererek dikkat çekti. Eşya Taşımaya Mahsus Taşıtlarda ise Birleşik Krallık ve İtalya gibi önemli pazarlarda ihracat düşüşleri kaydedildi. Avrupa Birliği ülkelerine ihracatta artış Ekim ayında otomotiv sektörünün Avrupa Birliği ülkelerine yaptığı ihracatta artış yaşandı. Bu dönemde AB ülkelerine yapılan ihracat, toplamda 2 milyar 512 milyon dolara ulaştı ve sektör ihracatındaki payı %71 olarak kaydedildi. Diğer Avrupa ülkeleri ihracattan ,5 pay aldı ve bu ülke grubuna yapılan ihracat arttı. Kuzey Amerika Serbest Ticaret Bölgesi'ne olan ihracat artarken, birçok Afrika ülkesine de oranında ihracat artışı sağlandı. Öte yandan, Orta Doğu ülkelerine yapılan ihracatta ’luk bir düşüş gözlendi. Otomotiv sektörünün küresel pazarlardaki geniş ihracat faaliyetleri, sektördeki dinamikliği ve rekabetçiliği göstermeye devam ediyor.

Çin’den Avrupa’ya karşı otomotivde Türkiye ittifakı Haber

Çin’den Avrupa’ya karşı otomotivde Türkiye ittifakı

Türkiye elektrikli araç ekosistemini geliştirmek adına birçok araştırma gerçekleştiren sarjagel.com, Çinli otomobil markalarının ülkemize yatırım yapmasının ardındaki motivasyonu irdeleyerek, Çin’in ülkemizdeki gelecek hedeflerine dikkat çeken öngörülerde bulundu. Genel Müdür Selçuk Nazik, “Hassas bir dengeyle ülkemizin yürüttüğü başarılı strateji devam ettiği takdirde Türkiye birkaç sene içinde elektrikli araç üretim üssüne dönüşebilir ve 1 milyar dolarlık yatırımın ardından, Çin’den gelecek 5-6 kat büyüklüğünde yeni yatırımlarla ülkemizde istihdam patlaması ve ekonomik gelişime sahne olabiliriz. Ülkemiz, Çinli elektrikli otomobillerin Avrupa’ya girişinde adeta bir kilit noktasında ve stratejik bir ittifak kuruyorlar. Çinli otomobil ve batarya üreticileri, ABD ve AB karşısında yatırım anlamında her geçen gün daha zorlu ve belirsiz bir ortamla karşı karşıya kaldığı için, Türkiye çok önemli bir konumda.” açıklamasını yaptı. 2023 yılında 4 milyondan fazla otomobil ihraç ederek, Dünya’nın en büyük otomobil ihracatçısı konumuna ulaşan Çin, aynı zamanda 1,2 milyon elektrikli araç ihraç ederek birçok pazarı domine etti. Diğer yandan Avrupa’daki yatırımları her geçen yıl artan Çin’in, Macaristan’da 4, Almanya’da 3, İspanya ve Polonya’da ise 1’er adet fabrikası bulunuyor.  Çin elektrikli araçların artık Dünya çapında benimsendiğini gördü ve fabrika yatırımlarının Çin’deki iç pazarın doygunluğa ulaşıp yavaşlaması karşısında yüksek katma değer ve imkân yaratan dış pazarlara kayacağını belirtiyor. Sarjagel.com Genel Müdürü Selçuk Nazik, Çinli EV üreticilerinin, batarya üretiminden çok daha fazla EV araç üretimine kayacağı sinyallerini de gördüklerini ifade ederken “Aynı zamanda Çinli elektrikli araç üreticileri, küresel çapta elektrikli araçların iyiden iyiye benimsendiğini gördü ve buna göre yeni bir strateji çizmeye başladı.” diyor.  Macaristan’ın ardından Çin’in Avrupa’ya karşı yeni müttefiki Türkiye Geçtiğimiz yıl ve 2022 yılında Avrupa’ya yapılan Çinli EV yatırımlarının yüzde 53’ünü alan Macaristan’a karşı, büyük otomobil üreticileri Almanya ve Fransa’nın rahatsızlık duyduğunu, Türkiye’nin ise Avrupa’ya girişte önemli bir rolü olduğunu aktaran Nazik “Hassas bir dengeyle ülkemizin yürüttüğü başarılı strateji devam ettiği takdirde Türkiye birkaç sene içinde elektrikli araç üretim üssüne dönüşebilir ve 1 milyar dolarlık yatırımın ardından, Çin’den gelecek 5-6 kat büyüklüğünde yeni yatırımlarla ülkemizde istihdam patlaması ve ekonomik gelişime sahne olabiliriz. Ülkemiz, Çinli elektrikli otomobillerin Avrupa’ya girişinde adeta bir kilit noktasında ve stratejik bir ittifak kuruyorlar. Çinli otomobil ve batarya üreticileri, ABD ve AB karşısında yatırım anlamında her geçen gün daha zorlu ve belirsiz bir ortamla karşı karşıya kaldığı için, Türkiye çok önemli bir konumda. Çinli otomobil üreticileri, bu atmosferde rekabet gücünü korumak adına Türkiye ile yaratıcı çözümler ve yeni iş birlikleri geliştirmeye devam edecekler.” şeklinde konuştu.  

Otomotiv sektörü 1 milyon adetlik satışa ulaşmayı hedefliyor Haber

Otomotiv sektörü 1 milyon adetlik satışa ulaşmayı hedefliyor

Ticaret Bakanlığı’nın aldığı önlemler ve TCMB’nin faiz kararları neticesinde sıfır otomobil hızlı bir şekilde alınıp satılan yatırım aracı olmaktan çıkmıştı. ‘Al-satçı’ olarak bilinen kişilerin otomotiv piyasasından çekilmesiyle birlikte bayiler bir yılı aşkın süreden sonra ‘gerçek’ müşterilerle baş başa kaldı. Hal böyle olunca markaların elindeki araç stokları artmaya başladı. Takas dahil destekler 200 bin tl'yi aştı Yıl sonuna kadar satışlarda vites küçültmek istemeyen markalar ekim ayı itibarıyla kampanyalarını hızlandırdı. Bazı modellerde nakit alımlarda 125 bin TL’yi bulan indirimler yapılırken, bazı modellerde ise takas dahil destekler 200 bin TL’yi aştı. Kampanyalar arasında BDDK’nın kredi kullanım koşulları çerçevesinde yüzde 0 ila yüzde 2 arasında değişen kredi seçenekleri de bulunuyor. Kredili araç satışları durdu Her ay satış rekorları kıran otomotiv pazarında aslında son çeyrekte önemli oranda yavaşlama bekleniyordu. Çünkü artan kur, enflasyon ve tüm modellerin artık yüzde 80’lik ÖTV dilimine girmesiyle en ucuz otomobilin fiyatı 725 bin TL’ye (Hyundai i10) ulaşmıştı. Üstelik aylık faizlerin yüzde 4’lere çıkması ve BDDK’nın kullanım limitlerini güncellememesi nedeniyle kredili araç satışları da neredeyse durdu. Yapılan kampanyaların da desteğiyle aylık satışların 80-90 bin adet bandında devam etmesi v e toplam satışların 1 milyon adedi geçerek tarihi rekor kırmasına kesin gözüyle bakılıyor. Türkiye otomobil ve hafif ticari araç pazarında son rekor 983 bin 723 adetle 2016 yılında kırılmıştı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.