SON DAKİKA
Hava Durumu

#Ortadoğu

Ekometre - Ortadoğu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ortadoğu haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Hürmüz Boğazında kripto dönemi Haber

Hürmüz Boğazında kripto dönemi

İran’ın geçişleri izin, rota ve kripto ödemeye bağlaması, Hürmüz’de yeni bir ticaret rejimi yaratıyor. Azalan tanker trafiği ve artan maliyetler, enerji piyasalarında kalıcı riskleri gündeme taşıyor. İran’ın geçişleri izin, rota ve hatta kripto para ödemesine bağlayan yeni yaklaşımı, tanker trafiğini adeta durma noktasına getirdi. Sektör temsilcileri, “ateşkes sonrası normalleşme” beklentisinin yerini kontrollü ve sınırlı geçiş dönemine bıraktığını belirtiyor. Trafik dibe vurdu Normal şartlarda günde yaklaşık 130-140 geminin geçtiği boğazda, geçiş sayısı 10-15 bandına kadar geriledi. Hatta bazı günlerde bu sayı tek hanelere indi. Salı günü 11 olan geçiş sayısının çarşamba günü 4’e indiği rapor ediliyor. Analistlere göre bu düşüşün nedeni çatışmanın sona ermemesi değil, aksine yeni kuralların yarattığı belirsizlik. İran, geçiş için Devrim Muhafızları’ndan onay, rota kontrolü ve ücret şartı getirirken, gemi sahipleri riskleri net görmeden hareket etmek istemiyor. Körfez’de yüzlerce geminin beklemede olduğu, en az 300’ünün bölgeden çıkmak için fırsat kolladığı ifade ediliyor. Sektör kaynakları bu durumu “küresel enerji ticaretinde park alanı” olarak tanımlıyor. Kripto ile geçiş: Yeni sistem nasıl işleyecek? İran’ın en dikkat çekici hamlesi ise geçiş ücretini kripto para ile talep etmesi oldu. Planlanan sistemde tankerlerin önceden bildirim yapması, ardından kendilerine bildirilen ücretin kısa sürede dijital para ile ödenmesi gerekiyor. Bazı değerlendirmelere göre ücretin tanker başına milyon dolar seviyesine çıkabileceği, bazı senaryolarda ise varil başına ek maliyet yaratacağı belirtiliyor. Analistler, bu modelle yaptırımları aşarak gelir yaratma ve Boğaz üzerindeki kontrolü kurumsallaştırma amaçlandığını belirtiyor. Ancak bu sistemin uygulanabilirliği tartışmalı. Zira kripto ödeme talebi, Batılı şirketler açısından yaptırım ihlali riskini gündeme getiriyor. Sigorta ve güvenlik engeli Evrim Küçük'ün haberine göre, geçişin önündeki en kritik sorunlardan biri de sigorta. Boğaz hâlâ “yüksek riskli bölge” olarak sınıflandırılırken, primler savaş öncesine kıyasla katlanmış durumda. Sigortacıların, geçiş için İran’dan resmi onay talep etmesi ancak bu onayın nasıl alınacağının net olmaması, operasyonel tıkanıklığı artırıyor. Denizcilik şirketleri ayrıca mayın riski, askeri müdahale ihtimali ve rota belirsizliği nedeniyle temkinli kalmayı sürdürüyor. Bu nedenle ateşkese rağmen kısa vadede tam normalleşme beklenmiyor. “Serbest geçiş” tartışması büyüyor İran’ın geçişleri ücretlendirme ve kontrol altına alma girişimi, uluslararası alanda ciddi tepkiyle karşılanıyor. Körfez ülkeleri boğazda “engelsiz geçişin” kırmızı çizgi olduğunu vurgularken, ABD tarafı da olası bir anlaşmanın temel şartının serbest dolaşım olacağını belirtiyor. Analistler, böyle bir modelin kabul görmesi halinde küresel enerji ticaretinde güç dengelerini değiştirebileceğini ve üretici ülkeler arasında yeni gerilimler yaratabileceğini ifade ediyor. Askeri olarak boğazın zorla açılmasının ise yüksek maliyetli ve riskli olacağı, bu nedenle diplomatik sürecin belirleyici olacağı değerlendiriliyor. Petrol yeniden 100 doları zorluyor Petrol fiyatlarında ateşkes etkisi dün yerini yeniden yükselişe bıraktı. Bent petrol vadeli işlemleri dün yüzde 4’ten fazla artarak varil başına 99 dolara yaklaştı. Amerikan ham petrolünün fiyatı da yüzde 5.3 artarak 100 dolara dayandı. Bu artış, İsrail'in Lübnan'a yönelik yenilenen saldırılarının, kırılgan Ortadoğu ateşkesinin kalıcılığı konusunda şüpheler uyandırması ve Hürmüz Boğazı'nın büyük ölçüde kapalı kalmasıyla gerçekleşti.

Ateşkes belirsizliğiyle altın piyasası yatay seyrediyor Haber

Ateşkes belirsizliğiyle altın piyasası yatay seyrediyor

Altın fiyatları, ABD ile İran arasındaki ateşkes görüşmelerinin seyrine yönelik belirsizlik nedeniyle perşembe günü yatay bir görünüm sergiledi. Yatırımcıların odağında ayrıca gün içinde açıklanacak kritik ABD enflasyon verileri yer aldı. Spot altın, ons başına 4 bin 720 dolarda sınırlı değişim gösterdi. ABD’de haziran vadeli altın kontratları ise yüzde 0,8 düşüşle 4 bin 736,50 dolara geriledi. Gram altın ne kadar? Gram altın fiyatları yeni güne 6 bin 756 lira seviyesinde başladı. GoldSilver Central Genel Müdürü Brian Lan, altının kısa vadede net bir yön arayışında olmadığını belirterek, “Ateşkes sonrası gelişmelere dair spekülasyonlar sürüyor. Altın şu an için belirgin bir hareket sinyali vermiyor” dedi. Lan, fiyatların yakın vadede 4 bin 607 ile 4 bin 860 dolar aralığında konsolide olmasını beklediğini ifade etti. Jeopolitik riskler piyasaları baskılıyor Çarşamba günü İsrail’in Lübnan’a yönelik bugüne kadarki en yoğun saldırılarını gerçekleştirmesi ve yüzlerce kişinin hayatını kaybetmesi, bölgede tansiyonu yeniden yükseltti. İran’dan gelen misilleme tehdidi ise risk iştahını baskıladı. Öte yandan petrol fiyatları, Ortadoğu’daki arzın ateşkese rağmen tam olarak toparlanamayabileceğine yönelik endişelerle yükseldi. Altında savaş sonrası sert geri çekilme Spot altın, 28 Şubat’ta başlayan ABD-İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ardından yüzde 10’dan fazla değer kaybetti. Artan enerji fiyatlarının enflasyon baskısını güçlendirmesi, piyasaların faiz beklentilerini yeniden şekillendirmesine neden oldu. Faiz getirisi bulunmayan altın, genellikle düşük faiz ortamlarında daha güçlü performans gösteriyor. FED mesajları ve veri gündemi belirleyici olacak ABD Merkez Bankası’nın (Fed) 17-18 Mart tarihli toplantı tutanakları, enflasyonun yüzde 2 hedefinin üzerinde kalmaya devam etmesi nedeniyle daha fazla faiz artışı ihtimalinin güç kazandığını ortaya koydu. Özellikle İran savaşı kaynaklı enflasyon baskısı bu beklentiyi destekledi. Piyasalar şimdi ABD’de açıklanacak şubat ayı Kişisel Tüketim Harcamaları (PCE) verisi ile cuma günü yayımlanacak mart ayı enflasyon verilerine odaklanmış durumda. Bu verilerin, Fed’in para politikası patikasına dair yeni ipuçları sunması bekleniyor. Standard Chartered tarafından yayımlanan notta ise kısa vadeli dalgalanmalara rağmen, artan jeopolitik riskler nedeniyle altının önümüzdeki aylarda yeniden yükseliş trendine girebileceği öngörüldü. Diğer değerli metallerde düşüş Diğer değerli metallerde ise satış baskısı öne çıktı. Spot gümüş yüzde 0,5 düşüşle ons başına 73,71 dolara, platin yüzde 0,6 kayıpla 2.017,26 dolara ve paladyum yüzde 0,4 gerileyerek 1.549,18 dolara indi.

Ortadoğu’daki gelişmeler ihracatımızı olumsuz etkiliyor Haber

Ortadoğu’daki gelişmeler ihracatımızı olumsuz etkiliyor

Ortadoğu’daki gerilim sahaya yansıyor ABD/İsrail-İran ekseninde tırmanan gerilim ve Ortadoğu’da derinleşen savaş ortamının yalnızca bölge ülkelerini değil, Türkiye ekonomisini ve ihracatçıyı da doğrudan etkilediğini kaydeden Uğurdağ, “Özellikle Ortadoğu pazarına yoğun şekilde ihracat yapan şehirlerimizde bu etkinin sonuçları artık açık ve ağır bir şekilde hissedilmektedir” dedi. Sanayicimiz darboğazda Bölgemiz sanayisinin omurgasını oluşturan mobilya sektörü başta olmak üzere birçok firmanın sipariş iptalleri, sevkiyat aksaklıkları ve artan maliyetler nedeniyle ciddi bir darboğazın içine girdiğini belirten Uğurdağ, “Gelinen noktada ihracatın önemli ölçüde yavaşladığını, bazı alanlarda ise durma noktasına geldiğini görüyoruz” ifadelerini kullandı. Maliyetler artıyor, lojistik aksıyor Savaşın etkisiyle sigorta maliyetlerinin katlandığını, navlun fiyatlarının ciddi şekilde arttığını, teslim sürelerinin uzadığını ve lojistik süreçlerin öngörülemez hale geldiğini vurgulayan Uğurdağ, bu durumun firmalar üzerinde ciddi bir baskı oluşturduğunu dile getirdi. Üretimde hammadde baskısı Özellikle sünger ve benzeri kritik hammaddelerde yaşanan tedarik sorunları ile yurt dışı kaynaklı maliyet artışlarının üretim üzerindeki baskıyı artırdığını belirten Uğurdağ, “Zaten yüksek maliyetlerle mücadele eden sanayicimiz için bu durum, rekabet gücünü zayıflatan ve üretim planlamasını zorlaştıran ilave bir yük oluşturmaktadır” dedi. İhracatçı Zor Bir Tercihle Karşı Karşıya Mevcut tablo karşısında ihracatçının zor bir tercihle karşı karşıya kaldığını ifade eden Uğurdağ, “Firmalarımız ürününü sevk etmek ile zarar etmek arasında kalmış, birçok işletme çareyi mallarını limanlarda bekletmekte bulmuştur” şeklinde konuştu. Risk büyüyor Yaşanan gelişmelerin yalnızca geçici bir ticari aksama olmadığını vurgulayan Uğurdağ, “Zamanında gerekli tedbirlerin alınmaması halinde bu süreç; üretimi, istihdamı ve şehir ekonomimizi doğrudan etkileyecek ciddi bir risk alanına dönüşebilir” dedi. Konu ilgili kurumlara iletildi Konuya ilişkin girişimlerde bulunduklarını ifade eden Uğurdağ, “Yaşanan sorunları Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ve Ticaret Bakanlığı nezdinde açık şekilde dile getirdik. Sahadan gelen veriler, mevcut durumun önemini net bir şekilde ortaya koymaktadır. Sürecin ilgili kurumlarımız tarafından yakından takip edilmesinin faydalı olacağı kanaatindeyiz” dedi. Uğurdağ, beklentilerini ise şu şekilde sıraladı: Savaş nedeniyle ihraç edilemeyen konteynerlerin iade süreçlerinde bürokratik yükün hafifletilmesi ve kırmızı hat uygulamasının kaldırılması, Limanlarda bekleyen konteynerlere uygulanan ardiye ücretlerinin kaldırılması ya da makul seviyelere çekilmesi, Dahilde İşleme İzin Belgesi/Dahilde İşleme İzni sahibi firmaların sürelerinin mevcut şartlar dikkate alınarak uzatılması, Onaylanmış Kişi Statü Belgesi (OKSB) için aranan ihracat kriterinin bu olağanüstü dönemde yeniden 1.000.000 USD seviyesine düşürülmesi. İhracattaki aksama şehir ekonomisini etkiler Ortadoğu pazarına yönelik ihracatta yaşanan aksamanın şehir ekonomisi üzerindeki etkilerine de dikkat çeken Uğurdağ, “Bu sürecin uzaması halinde yalnızca firmalarımız değil, şehrimizin ekonomik dengeleri, üretim kapasitesi ve istihdamı da olumsuz etkilenecektir. Bu nedenle ihracatçımızın yükünü hafifletecek tedbirlerin değerlendirilmesinin büyük önem taşıdığına inanıyoruz” ifadelerini kullandı.

Benzin ve Motorine zam geldi Haber

Benzin ve Motorine zam geldi

Motorin fiyatları bazı illerde 80 liranın üzerine çıkarken, güncel akaryakıt fiyatları vatandaşın gündeminde ilk sıraya yerleşti. Ortadoğu’daki savaşın etkisiyle yükselen petrol fiyatları, akaryakıt fiyatlarına zam olarak yansımaya devam ediyor. Gece yarısından itibaren motorine 6,58 TL, benzine ise 93 kuruş zam gelirken, motorin fiyatları birçok şehirde tarihi seviyelere ulaştı. Benzin fiyatı ve mazot fiyatı artışı sürerken, akaryakıt fiyatları vatandaşın bütçesini doğrudan etkiliyor. Motorine zam sonrası motorin fiyatları zirvede Motorine zam sonrası motorin fiyatları sert yükseldi. Bu gece yarısından itibaren motorinin litre fiyatına 6,58 TL zam yapıldı. 20 Mart’ta yapılan düzenlemeyle motorinde ÖTV’nin sıfırlanmış olması nedeniyle artış doğrudan pompaya yansıdı. Böylece mazot fiyatı özellikle doğu illerinde 80 lira sınırını aşarak dikkat çekti. Benzine zam geldi: Benzin fiyatı yükselişte Benzine zam da akaryakıt fiyatları üzerinde etkisini gösterdi. Gece yarısı itibarıyla benzinin litre fiyatına 93 kuruş zam uygulandı. Benzin fiyatı büyük şehirlerde yeni zirveleri test ederken, vergiden karşılanabilecek tutarın 4,60 TL seviyesine gerilemesi dikkat çekti. Petrol fiyatlarındaki yükseliş, akaryakıt fiyatları üzerinde belirleyici olmaya devam ediyor. Ortadoğu’daki jeopolitik riskler ve arz endişeleri, benzin fiyatı ve motorin fiyatları üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturuyor. Bu durum hem benzine zam hem de motorine zam olarak pompaya yansıyor. Güncel akaryakıt fiyatları: Benzin ve Mazot fiyatı ne kadar? Zamların ardından güncel akaryakıt fiyatları şehir bazında şöyle şekillendi: İstanbul: Motorin fiyatı yaklaşık 77,65 TL, benzin fiyatı 62,96 TL Ankara: Motorin fiyatı 78,77 TL, benzin fiyatı 63,94 TL İzmir: Motorin fiyatları 79,05 TL, benzin fiyatı 64,23 TL Doğu illerinde ise motorin fiyatları 81 liraya yaklaşırken bazı bölgelerde bu seviyeyi aşmış durumda. Benzin fiyatı ise 66 liraya doğru yükselişini sürdürüyor. Art arda gelen benzine zam ve motorine zam kararları sonrası akaryakıt fiyatları yakından takip edilirken, benzin fiyatı ve mazot fiyatı üzerindeki baskının kısa vadede devam etmesi bekleniyor.

Piyasaların gözü Fed kararında Haber

Piyasaların gözü Fed kararında

Yatırımcılar, Fed’in faiz kararının yanı sıra yayımlanacak "nokta grafiği" ve ekonomik projeksiyonlar üzerinden para politikasının gelecek dönem rotasına dair ipuçlarını takip edecek. Küresel piyasalar jeopolitik risklerin gölgesinde Fed'in para politikası kararlarına odaklandı. Fed'in politika faizini sabit bırakmasına kesin gözüyle bakılırken, Fed Başkanı Powell'ın sözle yönlendirmeleri ve bankanın ekonomiye dair projeksiyonları yakından takip edilecek. Küresel piyasalarda, Ortadoğu'da gerilimin yakın zamanda sona erebileceğine yönelik iyimserliğin etkisiyle toparlanma eğilimi sürerken, bugün ABD Merkez Bankası'nın (Fed) para politikası kararları ve Fed Başkanı Jerome Powell'ın sözle yönlendirmeleri yatırımcıların odağına yerleşti. ABD ve İsrail’in İran'a yönelik saldırıları ve İran'dan gelen misillemelerle Ortadoğu'da tırmanan gerilim, başta petrol arzı olmak üzere küresel ekonomi açısından önemli bir risk unsuru olmayı sürdürüyor. Bölgedeki gerginliklerin kısa sürede sona ereceğine dair iyimserliklerin öne çıkmaya başlamasına karşın, çatışmaların uzun vadede ekonomiler üzerindeki olası etkilerinin boyutu ise belirsizliğini koruyor. Çatışmalarda bazı petrol tesislerinin hedef alınması ve petrol sevkiyatı açısından kritik öneme sahip Hürmüz Boğazı'nda deniz trafiğinin yavaşlaması, enerji maliyetlerini artırarak küresel enflasyon risklerini yukarı yönlü besliyor. FED'İN SABİT BIRAKMASI KESİN GİBİ: GÖZLER POWELL'IN MESAJLARINDA Enflasyon risklerindeki artış, merkez bankalarının politikalarına ilişkin beklenti oluşumunu zorlaştırırken, gözler Fed'in bu akşam alacağı para politikası kararlarına çevrildi. Para piyasalarındaki fiyatlamalarda, Fed'in politika faizini sabit bırakmasına kesin gözüyle bakılırken, karar sonrası Fed Başkanı Powell'ın sözle yönlendirmeleri ve bankanın ekonomiye dair projeksiyonları yatırımcılar tarafından yakından takip edilecek. Buna ek olarak faiz kararının ardından yayımlanacak "nokta grafiği"nin gelecekte politika adımlarının yönü ve zamanlamasına ilişkin önemli ipuçları sunması bekleniyor. Fed mart ayı faiz kararını Türkiye saati ile 21.00'de kamuoyuna duyuracak.

Mobilya sektöründe çifte baskı Haber

Mobilya sektöründe çifte baskı

Türkiye mobilya, kağıt ve orman ürünleri ihracatı şubatta yüzde 0,9 düşüşle 600,1 milyon dolar olurken, AKAMİB’in ihracatı yüzde 11 azalışla 69,2 milyon dolar olarak gerçekleşti AKAMİB Başkanı Onur Kılıçer, “Ortadoğu’da tırmanan gerilim yalnızca İran’a değil, birçok pazara yönelik ihracatımızı dolaylı olarak etkileyebilir. Savaşın süresi ve oluşturduğu belirsizlik sipariş kararlarını yavaşlatıyor. Diğer yandan artan işçilik, enerji ve navlun maliyetleri rekabetçiliğimizi zayıflatmaya devam ediyor. Rekabetçilik sorunu bizi zorlasa da tasarım ve katma değerli ürünlerle dünya pazarlarında varlığımızı güçlendirmeye devam edeceğiz. Mevcut risklere rağmen yeni pazar arayışlarımızı sürdürüyoruz.” ifadelerini kullandı. Türkiye mobilya, kağıt ve orman ürünleri sektörünün şubat ayı ihracatı geçen yıla göre yüzde 0,9 azalışla 600 milyon 112 bin dolar oldu. Akdeniz Mobilya, Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği (AKAMİB) ise sektör geneli performansının aksine şubat ayını yüzde 11 azalışla 69 milyon 211 bin dolar ihracatla tamamladı. Komşu pazarlarda çift haneli büyüme Türkiye genelinde şubat ayında sektör ihracatında ilk beş pazarı sırasıyla; Irak, Birleşik Krallık, ABD, Almanya ve İran oluşturdu. İlk 10 pazar içinde en fazla artışlar yüzde 31 ile Bulgaristan’a ve yüzde 14 ile Gürcistan’a yapılan ihracatta kaydedildi. AKAMİB’in ihracatında ise ilk beş sıra Irak, Suriye, Fransa, Almanya ve İran şeklinde sıralandı. Bu ayda en dikkat çekici artışlar yüzde 202 ile İran’a ve yüzde 107 ile Gürcistan’a yapılan ihracatta görüldü. Kılıçer: “Ortadoğu’daki savaş, ihracatımızda belirsizlik yaratıyor” Şubat ayı verilerini ve son gelişmeleri değerlendiren AKAMİB Başkanı Onur Kılıçer, sektörün hem maliyet baskısı hem de jeopolitik risklerle karşı karşıya olduğunu vurguladı. Şubat ayında İran’a yönelik ihracatta artış yaşandığını hatırlatan Kılıçer, bu gelişmelerin kısa vadede İran pazarında yakalanan ivmeyi zayıflatabileceğini belirtti. Lojistikte yaşanan aksaklıkların ve maliyet artışlarının da ihracatçı üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu ifade eden Kılıçer, enerji ve navlun fiyatlarındaki yükselişin, savaş risk primleriyle birlikte daha da arttığını kaydetti. Kılıçer, “Ortadoğu’da tırmanan gerilim yalnızca İran’a değil, Avrupa ve ABD başta olmak üzere birçok pazara yönelik ihracatımızı da dolaylı olarak etkileyebilir. Savaşın süresi ve oluşturduğu belirsizlik, sipariş kararlarını yavaşlatıyor.” dedi. Pazar çeşitliliğini güçlendirme hedefi Son dönemde artan işçilik giderleri, asgari ücret düzenlemesi ve kira enflasyonunun genel maliyetleri yukarı çektiğini dile getiren Kılıçer, “Rekabetçilik sorunu bizi zorlasa da tasarım ve katma değerli ürünlerle Türk mobilyasını dünya pazarlarında konumlandırmaya devam edeceğiz. Mevcut risklere rağmen yeni pazar arayışlarımızı sürdürüyoruz. Özellikle alternatif coğrafyalarda ticaret heyetleri ve fuar organizasyonlarıyla pazar çeşitliliğimizi güçlendirmeyi hedefliyoruz.” diye konuştu.

Alüminyumda sert düşüş Haber

Alüminyumda sert düşüş

Orta Doğu’daki askeri gerilimin Trump’ın çözüm sinyalleriyle yerini diplomatik beklentilere bırakması, küresel alüminyum piyasasında arz şoku endişelerini dindirerek fiyatların son dört yılın zirvesinden gerilemesine yol açtı. Alüminyum fiyatları, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran ile yaşanan savaşın sona erebileceğine dair verdiği sinyallerin ardından dört yılın en yüksek seviyesinden başlattığı geri çekilmeyi sürdürdü. Trump'ın savaşın çok yakında çözüleceğine yönelik açıklamaları, Orta Doğu'dan gelen metal sevkiyatına dair endişeleri hafifletirken, Londra Metal Borsası'nda alüminyum fiyatları yüzde 3.5 oranında değer kaybetti. Fiyatlar, çatışmaların tırmanmasıyla birlikte Mart 2022'den bu yana en yüksek seviye olan 3 bin 544 dolara kadar yükselmişti. Hürmüz Boğazı'nın fiilen kapanması, küresel arzın yaklaşık yüzde 9'unu oluşturan Basra Körfezi sevkiyatlarını kesintiye uğratmıştı. Ancak son gelişmelerle birlikte, nakit ile üç aylık alüminyum arasındaki farkın 22,47 dolara gerilemesi, piyasadaki arz daralması endişelerinin azaldığına işaret etti. Analistler, Trump'ın açıklamalarının arz güvenliği konusundaki baskıyı azalttığını belirtirken, fiyatların daha fazla düşmesinin beklenmediğini ifade ediyor. Çin'de bahar dönemiyle birlikte artan talebin, Şanghay'daki fiyatlar için 24 bin yuan seviyesinde bir destek oluşturabileceği öngörülüyor. Londra Metal Borsası'nda alüminyum yüzde 2 kayıpla ton başına 3 bin 315 dolardan işlem görürken, Şanghay Vadeli İşlemler Borsası'nda yüzde 1,6 düşüşle 24 bin 540 yuan seviyesine çekildi. Bakır fiyatları ise yüzde 0,5 artışla 13 bin 24 dolar seviyesine yükseldi.

TCMB TL'yi desteklemek için 12 milyar dolar döviz sattı Haber

TCMB TL'yi desteklemek için 12 milyar dolar döviz sattı

Bloomberg News, Orta Doğu'daki savaşın yarattığı oynaklık sırasında TCMB'nin TL'yi desteklemek için yaklaşık 12 milyar dolar döviz sattığını öne sürdü. Bu tutar, Türkiye’nin döviz rezervlerinin yaklaşık yüzde 15’ine denk geliyor. Haberde bahsedilen piyasa kaynaklarına göre TCMB, haftanın başında likidite koşullarını sıkılaştırdı. İşlemlerin başlamasıyla birlikte bankalar piyasaya dolar satarak kurdaki oynaklığı sınırladı. Hafta ilerledikçe satış miktarı azalırken, Perşembe günü yeni bir satış işlemi gözlenmedi. Bu müdahaleler sırasında Türk lirası, gelişmekte olan ülke para birimlerinin çoğunun sert değer kaybettiği bir dönemde dolar karşısında yalnızca yüzde 0,1 gerileyerek görece güçlü bir performans gösterdi. "Türkiye'nin yeterli mühimmatı var, kısa vadede sürdürülebilir görünüyor" JPMorgan Chase varlık yönetimi gelişen piyasalar strateji başkanı Nick Eisinger, mevcut politikanın kısa vadede sürdürülebilir göründüğünü belirtti. Eisinger, Türkiye’nin lirayı desteklemek için yeterli mühimmata sahip olduğunu ancak İran kaynaklı risklerin ne kadar süreceğinin kritik olduğunu söyledi. Eisinger’e göre yüksek risk ortamı bir veya iki hafta içinde sona ererse piyasaların büyük ölçüde normale dönmesi mümkün. Ancak gerilimin uzaması halinde küresel riskli varlıklar için görünümün çok daha zorlaşabileceği uyarısında bulundu. "Jeopolitik risklerin devam etmesi bu yaklaşımı sürdürülemeyebilir" Goldman Sachs analistleri de Türk lirasındaki hareketlerin şu ana kadar kontrol altında kaldığını ifade etti. Analistler, TCMB’nin rezervlerinin kısa vadede müdahaleleri sürdürebilecek düzeyde olduğunu ancak jeopolitik şokların devam etmesi halinde bu yaklaşımın daha az sürdürülebilir hale gelebileceğini belirtti. Türkiye’nin swap hariç net döviz rezervleri geçen hafta 78,4 milyar dolar seviyesinde bulunurken, altın rezervleriyle birlikte toplam rezerv büyüklüğü yaklaşık 200 milyar dolara ulaşıyor.

Orta Doğu gerilimi Asya ekonomilerini etkileyecek Haber

Orta Doğu gerilimi Asya ekonomilerini etkileyecek

Banka, Hürmüz Boğazı’nın altı hafta kapalı kalması durumunda petrol fiyatlarının varil başına 85 dolara yükselebileceğini öngördü. Goldman Sachs tarafından yayımlanan araştırma notunda, Orta Doğu’daki çatışmanın enerji fiyatları üzerinden Asya ekonomileri üzerinde baskı oluşturabileceği belirtildi. Özellikle Hürmüz Boğazı’nda olası uzun süreli bir kapanmanın petrol fiyatlarını yukarı taşıyabileceği ve bunun bölgesel enflasyon ile büyüme üzerinde etkili olabileceği ifade edildi. Hürmüz senaryosu ve petrol fiyatı beklentisi Goldman Sachs analistleri, Hürmüz Boğazı’nın altı hafta süreyle kapalı kalması halinde petrol fiyatlarının varil başına 85 dolara yükselebileceğini belirtti. Bankanın petrol senaryosuna göre bölgesel enflasyonun ortalama 0,7 puan artabileceği öngörülüyor. Singapur en kırılgan ekonomi Raporda Filipinler ve Tayland’ın en hassas ülkeler olduğu, Singapur’un ise büyüme açısından en kırılgan ekonomi konumunda bulunduğu ifade edildi. Büyüme ve cari dengede bozulma beklentisi Goldman Sachs, söz konusu arz kesintilerinin bölge genelinde reel GSYH büyümesini ortalama 0,5 puan aşağı çekebileceğini belirtti. Ayrıca neredeyse tüm ülkelerin cari işlemler dengesinde bozulma yaşamasının beklendiği kaydedildi. Bu bozulmanın en belirgin şekilde Tayland ve Singapur’da görüleceği ifade edilirken, enerji fiyatlarındaki yükselişin Asya ekonomilerinde hem enflasyon hem de büyüme üzerinde baskı yaratabileceği vurgulandı. Cari dengelerdeki zayıflamanın ise bölgesel kırılganlıkları artırabileceği belirtildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.