SON DAKİKA
Hava Durumu

#Orta Doğu

Ekometre - Orta Doğu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Orta Doğu haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Altın fiyatlarında baskı arttı Haber

Altın fiyatlarında baskı arttı

Gram altın gün içinde 6.488 TL seviyesini görürken, spot piyasada 6.512 TL, Kapalıçarşı’da ise 6.569,39 TL seviyesinde işlem görüyor. Piyasalarda altının yönünü belirleyebilecek yeni gelişmeler izleniyor. Gram altında son durum Gram altın haftanın ikinci işlem gününde gün içindeki düşüşün ardından spot piyasada 6.512 TL civarında işlem görüyor. Gün içerisinde 6.488 TL seviyesine kadar gerileyen gram altın, böylece aşağı yönlü hareketini sürdürdü. Kapalıçarşı’da gram altın ise 6.569,39 TL seviyesinde bulunuyor. Böylece iki piyasa arasındaki fiyat farkı yaklaşık 57 TL’ye ulaştı. Ons altında düşüş Ons altın yüzde 0,52 değer kaybıyla 4.119 dolar seviyesinde işlem görüyor. Gün içinde 4.104 dolara kadar gerileyen ons altında doların güçlü seyri ve ABD tahvil getirilerindeki yükseliş etkili oluyor. Doların değer kazanması, dolar üzerinden fiyatlanan altını diğer para birimlerini kullanan yatırımcılar açısından daha pahalı hale getiriyor. Tahvil getirilerindeki yükseliş ise faiz getirisi bulunmayan altının cazibesini azaltıyor. 4.084 dolar izleniyor Teknik görünümde ons altında 4.110 dolar seviyesinin altına yaşanan hareket dikkat çekiyor. Analistlerin teknik projeksiyonlarında 4.084 dolar seviyesi aşağı yönlü risk bölgesi olarak öne çıkıyor. Yukarı yönlü hareketlerde ise 4.152 dolar ilk önemli direnç olarak takip ediliyor. Bu seviyenin aşılması halinde ons altında 4.178-4.194 dolar aralığına doğru toparlanma ihtimali değerlendiriliyor. Yükseliş için kritik gelişmeler Capital.com Kıdemli Finansal Piyasalar Analisti Kyle Rodda, altının uzun vadeli temel görünümünün destekleyici olmaya devam ettiğini belirtti. Rodda, Orta Doğu’daki jeopolitik risklerin altın fiyatlarında yeni bir hareketi tetikleyebilecek önemli unsurlardan biri olduğunu ifade etti. ABD faiz beklentilerinde yaşanabilecek belirgin değişimin de altının yönü açısından kritik olabileceğini söyledi. Fed beklentileri etkili ABD’de eylül ayındaki istihdam artışının beklentilerin altında kalması ve önceki iki aya ilişkin tarım dışı istihdam verilerinin aşağı yönlü revize edilmesi, Fed’in faiz politikasına ilişkin beklentileri etkiledi. Fed’in ekim toplantısında faizleri sabit tutabileceğine yönelik beklentilerin güçlenmesi, altındaki kayıpların sınırlanmasına destek veren unsurlar arasında yer alıyor. Buna karşın piyasalarda Fed’in aralık ayında faiz politikasında değişikliğe gidebileceğine yönelik beklentiler devam ediyor. Faiz görünümündeki belirsizlik, altın fiyatlarının yönü açısından önemini koruyor. Enflasyon riski izleniyor ABD’de hizmet sektöründeki aktivitenin eylülde yavaşlamasına karşın güçlü iç talebin fiyat baskılarını canlı tuttuğuna ilişkin göstergeler de piyasaların gündeminde. Girdi maliyetlerine ilişkin göstergelerin yükselmesi, enflasyonun kalıcılığına yönelik endişeleri artırırken, yüksek enflasyonun Fed’i daha sıkı para politikasını sürdürmeye yöneltmesi altın açısından aşağı yönlü risk oluşturabilir. Gözler Orta Doğu’da Altının yönü açısından Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmeler de yakından takip ediliyor. Bölgede risklerin yeniden yükselmesi güvenli liman talebini artırarak altını destekleyebilir. Önümüzdeki dönemde gram altın ve ons altının seyrinde doların yönü, ABD tahvil faizleri, Fed’in faiz politikası ve jeopolitik gelişmeler belirleyici olacak.

Husilerden yeni saldırı tehdidi Haber

Husilerden yeni saldırı tehdidi

İran destekli Husiler, Suudi Arabistan’ın milli petrol şirketi Aramco’nun Riyad ve Hureys bölgesindeki tesislerini balistik füzeler ve insansız hava araçlarıyla hedef aldıklarını açıkladı. Yemen’in uluslararası tanınan hükümeti ise Husilerin kontrolündeki bölgeleri geri almak amacıyla geniş kapsamlı askeri operasyon başlattığını duyurdu. Husiler Aramco tesislerini hedef aldıklarını açıkladı Husilerin askeri sözcüsü Yahya Seri, Suudi Arabistan’a yönelik saldırılara ilişkin açıklamasında Riyad ve Hureys bölgesindeki Aramco tesislerinin balistik füzeler ve İHA’larla hedef alındığını bildirdi. Seri, saldırıların ardından tesislerde yangın çıktığını öne sürdü. Husiler, saldırıların Yemen’de kendilerine yönelik gerçekleştirildiğini belirttikleri hava ve füze saldırılarına karşılık olduğunu savundu. Reuters’a göre Riyad’daki Aramco tesisinin yakınlarında yoğun duman ve yangın görüldüğüne ilişkin görgü tanığı bilgisi bulunurken, Suudi Arabistan makamları ve Aramco saldırının gerçekleştiğini veya tesislerde hasar meydana geldiğini doğrulamadı. Husiler 50 saldırı düzenlendiğini öne sürdü Yahya Seri, Suudi Arabistan’ın son 12 saat içerisinde Yemen’de Husilerin kontrolündeki Sana, El-Cevf, Taiz, Hacce ve Sada bölgelerine yaklaşık 50 hava ve füze saldırısı düzenlediğini iddia etti. Husiler, saldırıların ardından Suudi Arabistan’daki enerji altyapısını hedef almaya devam edecekleri mesajını verdi. Ancak söz konusu saldırı sayısına ilişkin bağımsız bir doğrulama bulunmuyor. Yemen hükümeti geniş kapsamlı operasyon başlattı Husilerin Aramco tesislerine yönelik saldırı açıklamasının ardından Yemen’in uluslararası tanınan hükümeti de askeri operasyon başlattığını duyurdu. Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad Muhammed el-Alimi, televizyondan yaptığı açıklamada, ülke topraklarının Husilerin kontrolündeki kesimlerinin geri alınması ve devlet otoritesinin yeniden tesis edilmesi amacıyla askeri operasyonların başlatıldığını açıkladı. El-Alimi, operasyonun gerilimi azaltmaya yönelik girişimlerin sonuçsuz kalmasının ardından başlatıldığını belirterek, silahlı kuvvetler ve güvenlik birimlerine verilen görevlerin yerine getirilmesi talimatını verdi. Taiz çevresinde çatışmalar yoğunlaşıyor Yemen’deki çatışmalar özellikle stratejik öneme sahip Taiz bölgesinde de yoğunlaşmış durumda. Yemen hükümetine bağlı güçler, 2 Ekim’de Taiz vilayetinde Husilere ait mevziler, personel, araçlar ve askeri ekipmanlara yönelik 20 hava saldırısı düzenlendiğini açıklamıştı. Bölgede çatışmaların yeniden şiddetlenmesi, Kızıldeniz ve Bab el-Mendeb hattındaki deniz ulaşımı açısından da risk oluşturuyor. Hedefte enerji altyapısı ve deniz ticareti var Husilerin Suudi Arabistan’daki petrol tesislerine yönelik saldırı iddiaları, Yemen’deki çatışmanın enerji piyasaları üzerindeki etkisini yeniden gündeme getirdi. Reuters, bölgedeki saldırıların Suudi enerji altyapısına yönelik riskleri artırdığını ve Orta Doğu’daki arz güvenliği endişelerinin petrol fiyatları üzerindeki baskıyı sürdürdüğünü bildirdi. Yemen’de hükümet güçlerinin yeni askeri operasyon başlatması ve Husilerin Suudi enerji tesislerini hedef aldıklarını açıklaması, çatışmanın bölgesel boyutunun yeniden genişleyebileceğine işaret ediyor.

Petrolde 100 dolar alarmı yeniden çaldı Haber

Petrolde 100 dolar alarmı yeniden çaldı

Küresel yakıt arzındaki sıkışıklığın derinleşmesi, enerji fiyatları ve enflasyon açısından yeni bir baskı yaratıyor. Petrol piyasasında Çin kaynaklı yeni gelişme fiyatları yeniden yukarı taşıdı. Brent petrolün Aralık vadeli kontratı 1 Ekim’de 100 dolar seviyesini aşarken, Çinli rafinerilerin ekim ayı için Hong Kong ve Makao dışındaki bölgelere petrol ürünü ihracatını askıya aldığı bildirildi. Çin ihracatı durdurdu Reuters’ın aktardığı bilgilere göre Çinli rafineriler, petrol ürünleri ihracatını yeni bir duyuruya kadar durdurdu. Kararın, zaten arz sıkıntısıyla karşı karşıya olan küresel yakıt piyasasındaki baskıyı artırabileceği belirtiliyor. Çin’in bu adımı, ülkenin kendi iç piyasasındaki yakıt arzına ilişkin endişelerin arttığı şeklinde değerlendiriliyor. UBS analisti Giovanni Staunovo, ihracat kısıtlamasının Çin’de iç piyasadaki ürün bulunabilirliği konusunda kaygılara işaret edebileceğini belirtti. Brent eylülde yüzde 14 yükseldi Petrol fiyatlarındaki yükselişin boyutu, eylül performansında da dikkat çekti. Kasım vadeli Brent kontratı 30 Eylül’de 103,50 dolar seviyesinde kapandı ve eylül ayını yaklaşık yüzde 14 artışla tamamladı. Aralık vadeli kontrat ise yeni referans kontrat haline geldi. ABD’nin Batı Teksas türü ham petrolü WTI da yükselerek 90 doların üzerine çıktı. Piyasalarda petrol fiyatlarının seyri açısından küresel arz koşulları ve Orta Doğu’daki gelişmeler yakından izleniyor. Dizel arzında baskı büyüyor Küresel dizel piyasasında da arzın sıkılaştığı belirtiliyor. Orta Doğu ve Ukrayna bağlantılı saldırıların rafinaj kapasitesini azaltması, piyasadaki ürün arzını sınırlarken Çin’in ihracat kararının alternatif yakıt kaynaklarını daha da daraltabileceği ifade ediliyor. Petrol fiyatlarındaki yükselişin kalıcı hale gelmesi halinde enerji maliyetleri üzerinden küresel enflasyon baskısının yeniden güçlenmesi, petrol ithalatçısı ülkelerin ekonomileri açısından ise daha yüksek maliyet anlamına gelebilecek bir gelişme olarak öne çıkıyor.

Çin’in yeni ticaret rotası Türkiye için ne anlama geliyor? Haber

Çin’in yeni ticaret rotası Türkiye için ne anlama geliyor?

DEİK Başkanı Nail Olpak, ABD pazarındaki kaybını alternatif pazarlara yönelerek telafi etmeye çalışan Çin’in küresel rekabet haritasını değiştirdiğini belirterek, Türkiye açısından hem yeni rekabet alanlarının hem de fırsatların ortaya çıktığını söyledi. Çin ihracatını farklı pazarlara yönlendirdi Olpak, ABD’nin 2025 yılında uygulamaya koyduğu ek gümrük tarifeleri sonrasında Çin’in ABD pazarındaki konumunun gerilediğini, bunun üzerine ülkenin ihracat pazarlarını çeşitlendirme stratejisini hızlandırdığını ifade etti. Çin’in ABD’ye yaptığı ihracatın toplam dış satımı içindeki payı 2024’te yüzde 14,68 iken 2025’te yüzde 11,14’e geriledi. Olpak, ABD pazarındaki gerilemenin Çin’i Güneydoğu Asya Uluslar Birliği (ASEAN), Afrika, Orta Doğu ve Avrupa gibi farklı coğrafyalarda yeni ticaret kanalları oluşturmaya yönelttiğini belirterek, yaşanan dönüşümün yalnızca ABD ile Çin arasındaki tarife anlaşmazlığından ibaret olmadığını, küresel ticaret rotalarının yeniden şekillendiğini söyledi. Çin’in yöneldiği pazarlar Türkiye için de kritik Çin’in alternatif pazarlardaki ağırlığının arttığına dikkat çeken Olpak, 2024-2025 döneminde Çin’in ihracatının Afrika’ya yüzde 25,9, Orta Doğu’ya yüzde 9,7 ve Avrupa Birliği’ne yüzde 8,63 yükseldiğini belirtti. Afrika’da Nijerya, Orta Doğu’da Birleşik Arap Emirlikleri ve Avrupa Birliği’nde Almanya’nın Çin açısından öne çıkan pazarlar olduğunu ifade eden Olpak, bu coğrafyaların aynı zamanda Türk iş dünyasının güçlü olduğu veya büyümeyi hedeflediği bölgeler olduğuna dikkat çekti. Olpak, “Önümüzdeki dönemi yalnızca bir rekabet riski olarak değil, değişen küresel ticaret dengeleri içerisinde Türkiye için yeni fırsatların ortaya çıktığı bir dönem olarak da okumalıyız” dedi. Yeni dönemde rekabetin yalnızca fiyat ve teknoloji üzerinden şekillenmeyeceğini vurgulayan Olpak, güvenilir tedarikçi, öngörülebilir iş ortağı ve sürdürülebilir ilişki kurabilme kapasitesinin giderek daha önemli hale geldiğini belirterek bu süreci küresel ticarette yükselen bir “güven rekabeti” olarak nitelendirdi. Afrika ve Orta Doğu yakından izlenmeli Olpak, Çin’in Almanya pazarındaki yükselişinin Türkiye açısından henüz doğrudan ve belirgin bir tehdit oluşturmadığını, buna karşılık Afrika ve Orta Doğu’nun daha yakından takip edilmesi gerektiğini söyledi. 2025 yılında Çin’in Mısır’a ihracatının 19,97 milyar dolara ulaştığını, Türkiye’nin ihracatının ise 4,07 milyar dolar seviyesinde kaldığını belirten Olpak, aradaki farkın Çin lehine açıldığına işaret etti. Türkiye’nin Afrika’daki konumunun yalnızca fiyat rekabeti üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini ifade eden Olpak, Türkiye’nin ticaretin yanı sıra müteahhitlik, yatırım, lojistik ve sanayi iş birliklerinde önemli bir birikime sahip olduğunu söyledi. Olpak, Türkiye’nin rekabet modelinin kalite, güven, sürdürülebilir ortaklık, yerel iş birlikleri ve karşılıklı kazanım üzerine kurulması gerektiğini belirterek, özellikle Afrika ve Orta Doğu’da uzun vadeli ilişki kurma kapasitesinin önemli bir avantaj sağlayabileceğini kaydetti. Türkiye üretim ve yatırım merkezi olabilir Çin’in BAE’ye ihracatının 72,9 milyar dolara yükseldiğini, Türkiye’nin bu ülkeye ihracatının ise 9,28 milyar dolar seviyesinde bulunduğunu belirten Olpak, Türk şirketlerinin katma değerli üretime daha fazla odaklanması gerektiğini vurguladı. Yeni dönemde yalnızca hangi ülkeye ne kadar ihracat yapıldığının değil, hangi ürünün hangi teknoloji seviyesi ve katma değerle ihraç edildiğinin de önem kazandığını belirten Olpak, Türkiye’nin rekabet gücünü artırmak için daha fazla katma değer, güçlü markalar, teknoloji, inovasyon ve kalıcı iş ortaklıklarına odaklanması gerektiğini söyledi. ABD ile Çin arasındaki ticaret geriliminin küresel tedarik zincirlerini yeniden şekillendirdiğine dikkat çeken Olpak, Türkiye’nin bu süreçte üretim ve yatırım merkezi olarak konumunu güçlendirebileceğini ifade etti. Tedarik zincirlerinde yeni fırsatlar Olpak, küresel ticarette artık yalnızca düşük maliyetli üretimin değil, güvenli üretim, hızlı erişim, tedarik zincirlerinin çeşitlendirilmesi ve uzun vadeli iş ortaklıklarının da önem kazandığını belirtti. Avrupa’ya yakınlık, güçlü sanayi altyapısı, yetişmiş insan kaynağı, lojistik kabiliyetleri ve farklı coğrafyalarla kurulan ekonomik ilişkilerin Türkiye’yi değişen küresel tedarik zincirlerinde önemli bir alternatif haline getirdiğini söyledi. Olpak, ABD-Çin ticaretindeki dönüşümün yalnızca ihracat pazarlarında oluşabilecek rekabet açısından değil, Türkiye’ye gelebilecek yeni yatırımlar ve üretim fırsatları açısından da değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. DEİK yeni ticaret alanlarını takip ediyor Küresel ticarette korumacılığın, bölgeselleşmenin ve tedarik zincirlerinin çeşitlendirilmesinin önümüzdeki dönemde daha fazla önem kazanacağını belirten Olpak, DEİK’in 153 iş konseyiyle Türk özel sektörünün yeni pazar ve iş birliklerine ulaşması için çalışmalarını sürdürdüğünü söyledi. Olpak, Çin’in değişen ihracat stratejisinin de bu çerçevede takip edildiğini belirterek, hangi pazarlarda rekabetin arttığının ve hangi alanlarda yeni fırsatlar oluştuğunun veriye dayalı olarak analiz edilmesi gerektiğini ifade etti. Olpak’tan kur artışı uyarısı Olpak, ihracatçıların enflasyon ile döviz kuru arasındaki makasın azaltılması, döviz kurlarının bir miktar yükselmesi ve döviz bozdurma konusundaki bazı desteklerin artırılması yönünde talepleri bulunduğunu söyledi. Kur artışının kısa vadede ihracat açısından çözüm gibi görülebileceğini ancak ithalatın ihracattan yüksek olduğu bir ekonomide maliyetlerin de buna bağlı olarak artabileceğini belirten Olpak, bu nedenle kur artışının orta vadeli bir çözüm olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti. Fon soruşturmalarına ilişkin açıklama Fon soruşturmalarıyla ilgili bir soru üzerine Olpak, hukuki sürecin devam ettiğini belirterek, “Yanlış yapan kim varsa üzerine gidilmeli, o yanlışların hesabı sorulmalı” dedi.

Trump’ın İran açıklaması petrolü yükseltti Haber

Trump’ın İran açıklaması petrolü yükseltti

Brent petrolün varil fiyatı 103,73 dolara çıkarken, piyasalarda Orta Doğu’daki diplomasi trafiği ve petrol arzına ilişkin gelişmeler yakından izleniyor. Brent vadeli kontratları yüzde 1,11 artışla 103,73 dolara yükselirken, ABD Batı Teksas türü ham petrolün (WTI) varil fiyatı yüzde 0,38 artarak 89,72 dolara ulaştı. Eylülde güçlü yükseliş Brent petrolün eylül ayını yaklaşık yüzde 14 yükselişle tamamlaması bekleniyor. Bu gerçekleşirse Temmuz 2026’dan bu yana en güçlü aylık artış kaydedilmiş olacak. WTI’ın ise eylül ayını yaklaşık yüzde 4 yükselişle tamamlaması öngörülüyor. İki petrol türü arasındaki fiyat farkı da ay içerisinde dört ayın en yüksek seviyesine ulaştı. Trump yaptırım haberlerini reddetti Axios’un ABD’li yetkililere dayandırdığı haberinde, Trump yönetiminin İran’ın nükleer programıyla ilgili somut adımlar atması karşılığında yaptırımların hafifletilmesi ve dondurulmuş İran varlıklarının serbest bırakılmasına yönelik bir seçeneği değerlendirdiği öne sürüldü. Trump ise Truth Social hesabından yaptığı açıklamayla söz konusu iddiayı reddetti. ABD Başkanı, İran’a böyle bir teklif sunulmadığını belirtti. Trump’ın açıklaması, İran konusunda diplomatik çözüm ihtimaline ilişkin piyasa beklentilerinin yeniden değerlendirilmesine yol açarken petrol fiyatlarında yukarı yönlü hareket görüldü. Katar diplomasi trafiğini sürdürüyor Katar, Washington ile Tahran arasındaki temasların ilerletilmesine yönelik diplomatik girişimlerini sürdürüyor. Katar Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Majed al-Ansari, taraflar arasında mesaj alışverişinin devam ettiğini ve çatışmanın etkilerini sınırlayabilecek ortak bir zemin oluşturulması için çalışmaların sürdüğünü açıkladı. Diplomatik temasların seyri, petrol piyasasında jeopolitik risk priminin yönü açısından önem taşıyor. Hürmüz’den petrol akışı toparlanıyor Arz tarafında ise Hürmüz Boğazı’ndan gerçekleştirilen petrol sevkiyatlarına ilişkin gelişmeler takip ediliyor. Kpler verilerine göre Orta Doğu’nun önde gelen üreticilerinin ham petrol ihracatı eylül ayında günlük 16,328 milyon varile yükseldi. Bu seviyenin, ABD-İsrail ile İran arasındaki savaşın şubat sonunda başlamasından bu yana görülen en yüksek ihracat hacmi olduğu belirtiliyor. İhracattaki toparlanmada Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin sevkiyatlarını artırması etkili oldu. Yanbu’dan petrol yüklemeleri yeniden başladı Suudi Arabistan’ın Doğu-Batı Boru Hattı’ndaki faaliyetlerin yeniden başlamasının ardından Kızıldeniz kıyısındaki Yanbu Limanı’ndan petrol tankerlerine yükleme işlemlerini yeniden başlattığı bildirildi. Yanbu üzerinden yapılan yüklemelerin yeniden başlaması, Hürmüz Boğazı dışındaki alternatif sevkiyat kapasitesinin kullanılması açısından piyasaların yakından takip ettiği gelişmeler arasında yer alıyor. ABD petrol stokları arttı ABD’de ise petrol stoklarına ilişkin veriler piyasaların gündeminde. Piyasa kaynaklarına göre, 25 Eylül’de sona eren haftada ABD ham petrol stokları 1,02 milyon varil arttı. Aynı dönemde benzin stoklarında da yükseliş görülürken distilat stokları geriledi. Piyasalarda oynaklık devam ediyor MST Marquee Enerji Araştırmaları Başkanı Saul Kavonic, Hürmüz Boğazı’ndaki petrol akışlarının toparlandığına ilişkin işaretlerin arttığını, ancak petrol taşımacılığının hâlâ maliyetli ve kısıtlı olduğunu belirtti. Petrol piyasasında fiyatların yönü, ABD ile İran arasındaki diplomatik temasların yanı sıra Hürmüz Boğazı’ndaki akışların seyri, Suudi Arabistan’ın alternatif sevkiyat kapasitesi ve ABD’nin olası dizel ihracat düzenlemeleri tarafından şekillenmeye devam ediyor.

Fed’in ekim faiz artışı beklentisi geriledi Haber

Fed’in ekim faiz artışı beklentisi geriledi

Ekim ayında 25 baz puanlık faiz artışı olasılığı yaklaşık yüzde 70’ten yüzde 50 seviyesine inerken Williams, yeni bir adım için aciliyet bulunmadığını söyledi. Fed’in eylül toplantısında gerçekleştirdiği faiz artışının ardından piyasaların odağı ekim kararına çevrilirken Williams’tan gelen açıklamalar, para politikasına ilişkin beklentileri yeniden şekillendirdi. Ekim faiz artışı beklentisi geriledi Williams’ın açıklamalarının ardından piyasalarda Fed’in 27-28 Ekim toplantısına ilişkin fiyatlamalar değişti. Daha önce yaklaşık yüzde 70 seviyesinde bulunan 25 baz puanlık faiz artışı beklentisi, yüzde 50 civarına geriledi. Williams, eylül ayındaki faiz artışının ardından Fed’in yeni ekonomik verileri değerlendirmek için zamana sahip olduğunu belirterek para politikasında yeni bir adım atılması konusunda aciliyet bulunmadığını ifade etti. Fed eylülde faizi 25 baz puan artırdı Fed, eylül toplantısında politika faizini 25 baz puan artırarak hedef aralığını yüzde 3,75-4,00 seviyesine yükseltti. Bu karar, 2023’ten bu yana gerçekleştirilen ilk faiz artışı oldu. Williams, söz konusu artışın ardından ekonomik görünümün ve enflasyon dinamiklerinin değerlendirilmesi için Fed’e zaman kazandırdığını belirtti. Yılın ilerleyen bölümünde yeni artış sinyali Williams, ABD ekonomisinin Fed’in beklentileri doğrultusunda ilerlemesi halinde federal fon hedef aralığında yılın ilerleyen döneminde bir yukarı yönlü ayarlamanın daha uygun olabileceğini söyledi. Ancak Williams’ın açıklamaları belirli bir toplantıya yönelik kesin bir faiz artışı taahhüdü içermedi. Fed’in bundan sonraki kararlarında özellikle temel enflasyon eğilimi ile ekonomideki arz ve talep dengesinin seyri belirleyici olacak. Fed’in önünde iki toplantı kaldı Fed’in resmi takvimine göre 2026 yılında iki FOMC toplantısı daha gerçekleştirilecek. Federal Açık Piyasa Komitesi 27-28 Ekim’de, ardından 8-9 Aralık’ta toplanacak. Bu nedenle Williams’ın yılın ilerleyen bölümünde olası bir faiz artışına ilişkin değerlendirmesi, doğrudan ekim ya da aralık toplantısına yönelik kesin bir sinyal olarak değerlendirilmiyor. Faiz kararında önümüzdeki dönemde açıklanacak enflasyon ve istihdam verileri kritik rol oynayacak. Yapay zeka yatırımları ve enerji fiyatları izleniyor Williams, mevcut enflasyon baskılarının kaynakları arasında Orta Doğu’daki çatışmaların yanı sıra yapay zeka yatırımlarındaki güçlü artışa da dikkat çekti. Yapay zeka yatırımlarının oluşturduğu talep etkisinin giderek daha belirgin hale geldiğini belirten Williams, yüksek enerji fiyatlarının enflasyon üzerindeki etkisinin de daha uzun sürebileceği değerlendirmesinde bulundu. Williams’ın beklentisine göre enflasyonun 2026 sonunda yaklaşık yüzde 3,5 seviyesine gerilemesi, 2027’de Fed’in yüzde 2 hedefinin bir miktar üzerinde seyretmesi ve 2028’de yüzde 2 hedefine ulaşması bekleniyor. Bazı Fed üyeleri daha sıkı politika mesajı veriyor Williams’ın daha temkinli ve zamana yayılan yaklaşımına karşılık bazı Fed yetkilileri para politikasında daha sıkı bir duruşun gerekebileceğine işaret ediyor. St. Louis Fed Başkanı Alberto Musalem, mevcut para politikasının hâlâ “bir miktar destekleyici” olduğunu belirtirken Chicago Fed Başkanı Austan Goolsbee ise kalıcı arz şokları karşısında faiz artışlarının gündeme alınması gerekebileceğini ifade etti. Fed’in önündeki süreçte enflasyonun seyri, enerji fiyatları, iş gücü piyasası ve yapay zeka yatırımlarının oluşturduğu talep etkisi, faiz politikasının yönünü belirleyen temel unsurlar arasında yer alacak.

Gram altın 6 bin 800 TL seviyesine çekildi Haber

Gram altın 6 bin 800 TL seviyesine çekildi

Capital.com analisti Kyle Rodda, altındaki oynaklığın bu iki başlığa bağlı olarak şekillenebileceğini belirtiyor. Standard Chartered, Goldman Sachs ve Société Générale ise orta ve uzun vadede ons altın için yüksek fiyat beklentilerini koruyor. Altın piyasasında yeni işlem gününe düşüşle başlanırken, ons altındaki gerileme yurt içindeki gram altın fiyatlarına da yansıdı. 23 Eylül 2026 itibarıyla gram altın 6 bin 800 TL çevresinde işlem görürken, yatırımcılar hem kısa vadeli fiyat hareketlerini hem de büyük finans kuruluşlarının gelecek döneme ilişkin tahminlerini izliyor. Altın fiyatlarının yönünde ABD Merkez Bankası'nın (Fed) para politikası, doların seyri, petrol fiyatları ve Orta Doğu'daki gelişmeler belirleyici başlıklar arasında yer alıyor. Gram altın 6 bin 800 TL sınırında Ons altın 4 bin 330 dolar seviyelerine gerilerken, gram altın da bu harekete paralel olarak aşağı yönlü seyretti. Gün içerisinde 6 bin 788 TL seviyesi görülürken gram altın yaklaşık 6 bin 806 TL civarında işlem gördü. 23 Eylül 2026 tarihli verilerde ekran fiyatlarında gram altın alış 6.810,60 TL, satış 6.811,46 TL seviyesinde bulunuyor. Serbest piyasada ise alış fiyatı 6.766,11 TL, satış fiyatı 6.772,40 TL olarak veriliyor. Ons altının alış fiyatı 4.332,60 dolar, satış fiyatı ise 4.333,15 dolar seviyesinde yer alıyor. Fed ve güçlü dolar altın üzerinde baskı oluşturuyor Altın fiyatlarındaki geri çekilmede ABD Merkez Bankası'nın para politikasına ilişkin beklentiler öne çıkıyor. Fed'in daha uzun süre sıkı para politikası uygulayabileceğine yönelik değerlendirmeler, değerli metalin kısa vadeli görünümünü etkileyen unsurlar arasında bulunuyor. Fed'in eylül ayı projeksiyonlarında 2026 sonu için medyan politika faizi tahmini yüzde 4,1 olarak açıklandı. Vadeli piyasa fiyatlamalarında ise 23 Eylül itibarıyla aralık toplantısında yeni bir faiz artışı ihtimali yüksek oranda fiyatlanıyor. Faiz beklentileri ve ABD dolarındaki güçlenme, dolar cinsinden fiyatlanan altının diğer para birimleriyle işlem yapan yatırımcılar açısından maliyetini artırabiliyor. Dolar iki ayın en güçlü seviyelerine yakın Fed'in şahin görünümü, ABD dolarını destekleyen faktörler arasında gösteriliyor. Dolar endeksi son işlemlerde yaklaşık yedi haftanın en yüksek seviyelerine yakın seyrederken, güçlü dolar altın fiyatları üzerinde baskı oluşturabiliyor. Capital.com Kıdemli Finansal Piyasa Analisti Kyle Rodda, kısa vadeli altın hareketlerinde petrol fiyatları ve Orta Doğu'daki gelişmelerin kritik rol oynayabileceğini belirtiyor. Petrol fiyatları yakından izleniyor Rodda'nın dikkat çektiği ilk başlık petrol fiyatları oldu. Orta Doğu'daki çatışmalar nedeniyle yükselen enerji fiyatları küresel enflasyon görünümünü etkilerken, son dönemde petrol fiyatlarında yaşanan gerileme enflasyonist baskının bir bölümünü hafifletebilir. Suudi Arabistan'ın saldırı nedeniyle devre dışı kalan Doğu-Batı Petrol Boru Hattı'nı yeniden çalıştırmaya başlaması ve Yanbu Limanı'ndan petrol ihracatının yeniden başlatılmasına yönelik hazırlıklar, enerji piyasalarında yakından izlenen gelişmeler arasında yer aldı. Brent petrolün 100 doların altına gerilemesi ve Hürmüz Boğazı'ndaki akışın iyileşebileceğine ilişkin beklentiler, arz endişelerinin seyrini etkiledi. Orta Doğu gelişmeleri altının yönünü etkileyebilir Altın fiyatlarının kısa vadeli görünümünde ikinci önemli başlık ABD-İran hattındaki gelişmeler. ABD Başkanı Donald Trump, 22 Eylül'de Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada İran'la anlaşma ihtimalinin devam ettiğini ifade etti. Trump, anlaşma sağlanamaması halinde askeri gerilimin sürebileceğine yönelik açıklamalarda da bulundu. Daha sonra ABD ve İranlı yetkililerin New York'ta yaklaşık üç saat süren bir görüşme gerçekleştirdiğini açıklayan Trump, yeni temasların yapılabileceğini söyledi. Hürmüz Boğazı'na ilişkin gelişmeler ve alternatif petrol güzergâhlarının yeniden devreye alınması yönündeki adımlar, küresel enerji arzına ilişkin beklentiler açısından önem taşıyor. Standard Chartered'ın ons altın beklentisi 4 bin 650 dolar Kısa vadeli fiyat baskısına rağmen bazı büyük finans kuruluşları, altın için orta ve uzun vadede yüksek fiyat tahminlerini sürdürüyor. Standard Chartered, 2026'nın dördüncü çeyreğinde ons altın fiyatının ortalama 4 bin 650 dolar seviyesinde olmasını bekliyor. Banka, altının reel faizlerdeki yükselişe geçmiş dönemlere kıyasla daha dirençli kaldığını belirtirken, merkez bankalarının altın alımları ve dolardan uzaklaşma eğilimini destekleyici unsurlar arasında gösteriyor. Goldman Sachs yıl sonu için 4 bin 900 doları işaret ediyor Goldman Sachs, 2026 yıl sonu ons altın tahminini 4 bin 900 dolar seviyesinde tutuyor. Kurum, merkez bankalarının rezervlerini çeşitlendirme amacıyla gerçekleştirdiği altın alımlarının değerli metali destekleyen temel faktörlerden biri olmayı sürdüreceğini öngörüyor. Société Générale de altın için uzun vadeli yükseliş beklentisini koruyor. Banka, ons altının 2026'nın son çeyreğinde 4 bin 750 dolar, 2027'nin ikinci çeyreğinde 5 bin dolar ve üçüncü çeyreğinde 5 bin 250 dolar seviyesine çıkmasını bekliyor. Kurumun değerlendirmesinde merkez bankalarının çeşitlendirme amaçlı alımları, borsa yatırım fonlarına (ETF) yönelik talep ve ilerleyen dönemde reel faizlerin gerileme ihtimali, altın fiyatlarını destekleyebilecek unsurlar arasında sıralanıyor. Kısa vadeli baskı ile uzun vadeli beklenti ayrışıyor Altın piyasasında kısa ve uzun vadeli beklentiler farklı dinamikler üzerinden şekilleniyor. Fed'in para politikası, faiz artışı beklentileri ve güçlü dolar kısa vadede fiyatlar üzerinde baskı oluştururken, merkez bankalarının alımları ve yapısal yatırım talebi orta ve uzun vadede destekleyici faktörler olarak öne çıkıyor. Kyle Rodda'nın değerlendirmesine göre kısa vadeli oynaklık açısından petrol fiyatlarının seyri ve Orta Doğu'daki gelişmeler yakından izlenmesi gereken iki başlık olarak öne çıkıyor. 23 Eylül 2026 güncel altın fiyatları Aşağıdaki fiyatlar paylaşılan 23 Eylül 2026 tarihli verilere dayanmaktadır. Altın ons Alış: 4.332,60 dolar Satış: 4.333,15 dolar Gram altın Alış: 6.810,60 TL Satış: 6.811,46 TL Gram altın (serbest piyasa) Alış: 6.766,11 TL Satış: 6.772,40 TL Çeyrek altın Alış: 10.825,77 TL Satış: 11.072,88 TL Yarım altın Alış: 21.583,89 TL Satış: 22.145,75 TL Tam altın Alış: 43.303,10 TL Satış: 44.156,06 TL Cumhuriyet altını Alış: 44.876,00 TL Satış: 45.574,00 TL Ata altın Alış: 44.656,32 TL Satış: 45.781,44 TL 24 ayar has altın Alış: 6.698,89 TL Satış: 6.984,53 TL Has altın (0.995) Alış: 6.776,55 TL Satış: 6.777,41 TL 22 ayar bilezik Alış: 6.170,69 TL Satış: 6.176,43 TL

Trump’tan Pezeşkiyan’a görüşme mesajı Haber

Trump’tan Pezeşkiyan’a görüşme mesajı

İran konusunda karar aşamasında olduğunu belirten Trump, yakın gelecekte “büyük gelişmeler” yaşanabileceğini söyledi. Açıklamalar, ABD ile İran arasındaki savaşın ardından diplomatik temas beklentilerini yeniden gündeme taşıdı. Trump’tan İran konusunda dikkat çeken mesaj ABD ile İran arasındaki savaş ve bölgesel gerilim devam ederken, diplomasi ihtimali yeniden gündeme geldi. ABD Başkanı Donald Trump, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile bu hafta New York’ta görüşme olasılığına açık olduğunu belirtti. Fox News’e konuşan Trump, İran konusunda henüz nihai kararını vermediğini ifade etti. ABD Başkanı, yakın zamanda önemli gelişmeler yaşanabileceği mesajını verirken, Washington ile Tahran arasındaki olası diplomatik temaslara ilişkin beklentileri artırdı. Trump ayrıca İran’ın bundan sonraki süreçte daha temkinli hareket etmesi gerektiğini söyledi. Pezeşkiyan da New York’ta bulunacak İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu çalışmaları kapsamında New York’ta bulunması bekleniyor. Trump’ın da aynı dönemde kentte temaslar gerçekleştirecek olması, iki lider arasında görüşme ihtimalini gündeme getirdi. Ancak Trump ile Pezeşkiyan arasında kesinleşmiş resmi bir görüşme takvimi bulunmuyor. Piyasalar diplomasi ihtimaline odaklandı Trump’ın açıklamaları, ABD ile İran arasındaki çatışmanın diplomatik yollarla hafifletilebileceği beklentisini güçlendirdi. Enerji piyasalarında da savaşın sona ermesine yönelik bir diplomatik kanal açılması ihtimali yakından takip ediliyor. Brent petrolün varil fiyatı 102 doların altına gerilerken, Batı Teksas tipi ham petrol yaklaşık 98 dolar seviyesinde işlem gördü. Piyasalarda, diplomatik gelişmelerin Orta Doğu kaynaklı arz risklerini azaltabileceği değerlendiriliyor. Hürmüz Boğazı’nda enerji akışı sürüyor Petrol fiyatlarındaki düşüşte, Hürmüz Boğazı üzerinden enerji sevkiyatlarının devam etmesi de etkili oldu. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı Başkanı Amiral Brad Cooper, son iki haftada Hürmüz Boğazı üzerinden taşınan ham petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz miktarının son altı ayın en yüksek seviyesine ulaştığını açıkladı. Cooper, boğazdaki ana geçiş güzergâhlarının mayınlardan temizlendiğini ve Basra Körfezi ülkelerinin son aylarda Hürmüz Boğazı üzerinden 1 milyar varilden fazla ham petrol sevk ettiğini belirtti. Petrol piyasasında arz baskısı tartışılıyor Guotai Junan Futures Kıdemli Petrol Analisti Xuyi Zhao, petrol piyasasının görünümünde değişim yaşandığını söyledi. Zhao, piyasanın sürekli kötüleşen arz koşullarının hâkim olduğu bir görünümden, arz sıkışıklığının en sert bölümünün geride kalmış olabileceğinin tartışıldığı yeni bir aşamaya geçtiğini belirtti. Bununla birlikte Zhao, petrol fiyatlarında kalıcı bir düşüş trendinin başladığını söylemek için erken olduğunu ifade etti. Analist, Brent petrolün varil fiyatının 100 dolar civarında dengelenebileceği değerlendirmesinde bulundu. Hürmüz Boğazı’nın stratejik rolü gündemde Enerji piyasalarında Hürmüz Boğazı’nın küresel petrol ve LNG ticaretindeki gelecekteki rolü de tartışılıyor. Katar Enerji Bakanı Saad Al-Kaabi, ABD Hazine Bakanı Scott Bessent’ın Hürmüz Boğazı’nın iki yıl içinde stratejik önemini kaybedebileceği yönündeki değerlendirmesine karşı çıktı. Al-Kaabi, boğazın küresel petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz ticaretindeki önemini koruyacağını savundu. BM Genel Kurulu’nda kritik temaslar bekleniyor Donald Trump’ın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu haftasında İran’ın yanı sıra Çin ve Körfez ülkelerinin liderleriyle de görüşmeler gerçekleştirmesi bekleniyor. Bu nedenle New York’taki diplomatik temaslar, ABD-İran savaşının geleceği ve bölgedeki enerji arzının seyri açısından yakından izlenecek. Trump ile Pezeşkiyan arasında doğrudan bir görüşme gerçekleşmesi halinde, bu temas savaşın ardından iki ülke arasındaki diplomasi süreci açısından önemli bir gelişme olarak değerlendirilebilir.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.