SON DAKİKA
Hava Durumu

#Orta Doğu

Ekometre - Orta Doğu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Orta Doğu haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Avrupa’da uçak biletlerine 2027’de yüzde 20 zam gelebilir Haber

Avrupa’da uçak biletlerine 2027’de yüzde 20 zam gelebilir

Ryanair’den zam uyarısı Avrupa’nın önde gelen düşük maliyetli havayolu şirketlerinden Ryanair’in CEO’su Michael O’Leary, artan jet yakıtı fiyatlarının havayolu sektöründe maliyet baskısını artırdığını belirtti. O’Leary, bu baskının 2027 yılında yolcu biletlerine yansıyabileceğini ve Avrupa genelinde fiyatların yüzde 20’ye kadar yükselebileceğini söyledi. Jet yakıtının varil fiyatı 170 dolara ulaştı Orta Doğu’daki çatışmalara kalıcı bir çözüm bulunamamasının enerji piyasalarındaki belirsizliği artırdığını belirten O’Leary, jet yakıtının varil fiyatının 170 dolar seviyesine çıktığını ifade etti. Son 12 ayda yolcuların yüksek yakıt maliyetlerinden mevcut riskten korunma anlaşmaları sayesinde büyük ölçüde etkilenmediğini kaydeden O’Leary, bu anlaşmaların sona ermesiyle artan maliyetlerin havayolu şirketlerinin bilançolarına daha fazla yansıyacağını vurguladı. Ryanair’in yakıt giderinde 2 milyar euroluk artış beklentisi Ryanair, 2027 yılında yakıt maliyetlerinin yaklaşık 2 milyar euro artmasını bekliyor. Şirket yönetimi, bu yükselişi gelecek yılın en önemli maliyet baskılarından biri olarak değerlendiriyor. O’Leary, kısa mesafeli uçuşlarda bilet fiyatlarına yapılabilecek zamların ek yakıt maliyetini tamamen karşılamayabileceğine de dikkat çekti. Şirket tasarruf önlemlerini değerlendiriyor Ryanair, artan yakıt giderlerinin etkisini sınırlamak amacıyla kapsamlı bir maliyet incelemesi yapmaya hazırlanıyor. Şirket, operasyonel verimliliği artıracak ve harcamaları azaltacak farklı seçenekleri gündemine aldı. Maaşların dondurulması gündemde Tasarruf seçenekleri arasında çalışan ücretlerinin geçici olarak dondurulması da bulunuyor. Şirket, personel giderlerindeki artışı kontrol altında tutmayı hedefliyor. Uçuş ekiplerine sağlanan yiyecek ve içecek miktarının azaltılması da değerlendirilen diğer önlemler arasında yer alıyor. Yapay zeka ile operasyonel verimlilik hedefi Ryanair, maliyetleri azaltmak için yapay zeka teknolojilerinden daha fazla yararlanmayı da planlıyor. Şirket, operasyonel süreçlerde yapay zeka kullanımını artırarak verimliliği yükseltmeyi ve bazı gider kalemlerini düşürmeyi amaçlıyor. 2027’de bilet fiyatları maliyet baskısı altında Ryanair yönetiminin açıklamaları, Avrupa havayolu sektöründe 2027 yılına yönelik maliyet ve fiyatlama baskısının artabileceğine işaret ediyor. Jet yakıtı fiyatlarının yüksek seyretmesi ve mevcut koruma anlaşmalarının sona ermesi halinde havayolu şirketlerinin artan giderleri bilet fiyatları ve tasarruf tedbirleriyle dengelemeye çalışması bekleniyor.

Orta Doğu diplomasisi Brent petrolü geriletti Haber

Orta Doğu diplomasisi Brent petrolü geriletti

Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan’ın Tahran’da yürüttüğü görüşmeler arz endişelerini hafifletirken Hürmüz Boğazı’ndaki saldırılar ve Suudi Arabistan’a yönelik güvenlik tehditleri fiyatlardaki düşüşü sınırlıyor. Petrol piyasalarında diplomatik çözüm beklentisi ile devam eden askeri gerilim aynı anda fiyatlanıyor. Brent petrolün altı ayın zirvelerinden geri çekilmesine rağmen yüksek seviyelerde kalması, küresel enerji arzına yönelik risklerin henüz ortadan kalkmadığını gösteriyor. Brent petrol 114,65 dolara geriledi Petrol fiyatları, Orta Doğu’da diplomatik çözüm ihtimalinin güçlenmesiyle aşağı yönlü hareket etti. Brent petrol vadeli işlemleri yüzde 1 düşüşle varil başına 114,65 dolara gerilerken ABD Batı Teksas Tipi (WTI) ham petrolünün fiyatı yüzde 1,05 kayıpla 100 dolar seviyesine indi. Geçen hafta yaklaşık altı ayın zirvesine çıkan petrol fiyatlarında, diplomatik temasların ardından savaş kaynaklı risk priminin bir bölümü geri verildi. Ancak Suudi Arabistan’a yönelik saldırıların devam etmesi, fiyatlardaki düşüşün daha belirgin hale gelmesini engelliyor. Petrol fiyatları neden düşüyor? Petrol piyasasındaki son geri çekilmenin temelinde, Orta Doğu’daki çatışmaların sona erdirilebileceğine ilişkin diplomatik beklentilerin güçlenmesi bulunuyor. Bölgesel gerilimin kontrol altına alınması halinde enerji üretimi ve sevkiyatında yeni kesintiler yaşanacağına yönelik endişelerin azalabileceği değerlendiriliyor. Bu beklenti, geçen hafta hızla yükselen savaş risk priminin bir bölümünün fiyatlardan çıkmasına neden oldu. Bununla birlikte petrol fiyatlarının yüksek seviyelerde kalması, yatırımcıların kalıcı bir çözüm ihtimalini henüz kesinleşmiş bir gelişme olarak değerlendirmediğine işaret ediyor. Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan Tahran’da görüştü Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan’dan üst düzey temsilciler pazartesi günü Tahran’da İranlı yetkililerle bir araya geldi. Görüşmelerde, Orta Doğu’daki askeri gerilimin yeniden tırmanmasını önleyecek iletişim ve müzakere kanallarının oluşturulması amaçlandı. Tarafların barış ve güvenlik konularındaki görüşmeleri sürdürme konusunda mutabık kalması, petrol piyasasında diplomatik çözüm beklentisini güçlendirdi. Temaslar, bölgesel çatışmanın başlamasından bu yana gerçekleştirilen önemli doğrudan görüşmeler arasında öne çıktı. Diplomasi petrol fiyatlarındaki savaş primini düşürüyor Diplomatik temasların sonuç vermesi halinde petrol arzına ilişkin olumsuz senaryoların gerçekleşme ihtimali azalabilir. Özellikle Suudi Arabistan’daki enerji altyapısına yönelik saldırıların sona ermesi ve Hürmüz Boğazı çevresindeki gemi trafiğinin normalleşmesi, petrol fiyatlarındaki risk priminin daha da gerilemesini sağlayabilir. Ancak mevcut görüşmeler henüz kalıcı bir ateşkes veya kapsamlı bir anlaşmayla sonuçlanmadı. Bu nedenle fiyatlardaki düşüş, kesinleşmiş bir arz rahatlamasından ziyade diplomatik çözüm ihtimalinin piyasa beklentilerine yansıması olarak değerlendiriliyor. Suudi Arabistan’a yönelik saldırılar fiyatları baskılıyor Diplomatik temaslara rağmen Suudi Arabistan’a yönelik saldırılar sona ermiş değil. İran destekli Husiler, son saldırı dalgasında Suudi Arabistan’ın enerji altyapısını ve ulaşım noktalarını hedef aldıklarını açıkladı. Suudi yetkililer ise bazı füze ve insansız hava araçlarının engellendiğini bildirdi. Bölgedeki güvenlik riskinin sürmesi, petrol fiyatlarında diplomatik iyimserliğin daha sert bir düşüşe dönüşmesini engelleyen unsurlar arasında yer alıyor. Hürmüz Boğazı’nda ekim ayında saldırı rekoru Küresel enerji ticaretinin kritik geçiş noktalarından Hürmüz Boğazı, petrol piyasasının yakından izlediği başlıca risk alanlarından biri olmaya devam ediyor. Deniz güvenliği olaylarını 2017’den bu yana takip eden verilere göre ekim ayı, Hürmüz Boğazı ve çevresindeki ticari gemilere yönelik saldırıların yoğunluğu açısından kayıtlardaki en hareketli dönem oldu. Ekim ayında bölgede 28 teyitli veya bildirilen saldırı kaydedildi. Şubat ayının sonundan bu yana toplam saldırı sayısının ise 100’ü aştığı belirtiliyor. Hürmüz Boğazı’nın küresel petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ticaretindeki stratejik konumu, bölgedeki güvenlik risklerini enerji fiyatları açısından önemli hale getiriyor. Ticari gemilere yönelik saldırılar, doğrudan arz kesintisi yaşanmasa bile navlun, sigorta ve taşıma maliyetlerini artırarak petrol fiyatları üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturabiliyor. Brent petrol geçen hafta 117 doları aştı İran ile bağlantılı saldırıların tanker trafiğine yönelik riskleri artırmasıyla Brent petrol geçen hafta 117 doların üzerine çıktı ve nisan ayından bu yana en yüksek seviyesini gördü. Pazartesi günü fiyatların yeniden 117 dolara yaklaşmasının ardından diplomatik temasların güçlenmesiyle geri çekilme yaşandı. Buna rağmen Brent petrolün 114 doların üzerinde kalması, bölgedeki arz güvenliği risklerinin fiyatlamadan tamamen çıkmadığını ortaya koyuyor. Rus rafinerilerinde dizel üretimi artıyor Petrol ürünleri piyasasında arzı destekleyebilecek gelişmelerden biri de Rusya’dan geldi. Rus rafinerileri ekim ayında dizel üretimini artırırken hükümetin ABD ile yapılan tedarik anlaşmasının ardından uygulamaya aldığı ihracat kotaları bu artışta etkili oldu. Ayın başında günlük yaklaşık 160 bin tona kadar gerileyen dizel üretiminin, kotaların verilmesinin ardından 180 bin tona doğru yükseldiği belirtiliyor. Rusya’nın ABD’ye ilk dizel sevkiyatının da yola çıktığı ve yeni teslimatların devam etmesinin planlandığı aktarılıyor. Rusya’daki üretim artışı küresel dizel arzına destek sağlayabilecek olsa da Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmeler ham petrol piyasasının yönü üzerinde belirleyici olmaya devam ediyor. Brent petrol fiyatlarında düşüş sürecek mi? Brent petrolün önümüzdeki dönemdeki seyri, büyük ölçüde Tahran’daki diplomatik görüşmelerin somut sonuçlar verip vermeyeceğine bağlı olacak. Görüşmelerin ateşkes veya saldırıların azaltılması yönünde ilerlemesi halinde savaş kaynaklı risk priminin bir bölümü daha fiyatlardan çıkabilir. Buna karşılık Suudi Arabistan’ın enerji tesislerine veya Hürmüz Boğazı’ndaki ticari gemilere yönelik yeni saldırılar, petrol fiyatlarını yeniden yukarı taşıyabilir. Bu nedenle petrol piyasasında kısa vadeli görünüm, diplomatik çözüm beklentisi ile küresel enerji arzına yönelik güvenlik riskleri arasındaki denge tarafından şekilleniyor.

New York borsası yükselişle açıldı Haber

New York borsası yükselişle açıldı

Yapay zeka şirketlerine yönelik alımlar teknoloji hisselerini desteklerken yatırımcıların odağı Meta ve Tesla’nın açıklayacağı bilançolara çevrildi. Wall Street’te bilanço sezonu etkisi ABD pay piyasalarında açılışta pozitif seyir izlendi. Dow Jones endeksi yüzde 0,29 artışla 52.652,85 puana yükseldi. S&P 500 endeksi yüzde 0,30 kazançla 7.736,43 puana, Nasdaq endeksi ise yüzde 0,66 yükselişle 26.601,73 puana ulaştı. Şirketlerin üçüncü çeyrek finansal sonuçları yatırımcıların kararlarında belirleyici olurken yapay zeka odaklı hisselerdeki yükseliş piyasaları destekledi. SpaceX’in geliri yüzde 161 arttı Halka arzının ardından ilk kez finansal sonuçlarını açıklayan SpaceX, üçüncü çeyrekte gelirini geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 161 artırdığını bildirdi. Şirket, gelir artışında yapay zeka faaliyetleri ve Starlink abone sayısındaki yükselişin etkili olduğunu açıkladı. Geçen yılın üçüncü çeyreğinde 1,05 milyar dolar net zarar açıklayan şirket, bu yılın aynı döneminde 4,4 milyar dolar net kâr elde etti. Musk’tan 1 trilyon dolara ulaşan gelir tahmini SpaceX Üst Yöneticisi Elon Musk, yatırımcı konferansında şirketin 2027 yılı sonuna ilişkin gelir beklentisini paylaştı. Musk, yıllık gelirin 500 milyar dolar ile 1 trilyon dolar arasında olabileceğini öngördü. SpaceX ve Tesla birleşmesi gündemde Musk, SpaceX ile Tesla’nın olası birleşme seçeneğini değerlendirmek üzere özel komiteler kurduğunu açıkladı. Henüz herhangi bir anlaşmaya varılmadığını belirten Musk, sürecin değerlendirme aşamasında olduğunu ifade etti. Finansal sonuçların ardından SpaceX hisseleri yüzde 8’in üzerinde, Tesla hisseleri ise yüzde 2’den fazla yükseldi. Super Micro hisselerinde yüzde 12’yi aşan yükseliş Yapay zeka sunucularına yönelik güçlü talep, teknoloji şirketlerinin hisselerine de yansıdı. Super Micro, üç aylık gelir beklentisini yükseltmesinin ardından yüzde 12’den fazla değer kazandı. Nvidia ve Advanced Micro Devices hisseleri de açılışta yüzde 2’nin üzerinde yükseldi. Yapay zeka yatırımlarının şirketlerin gelir ve kârlılık görünümüne etkisi, yatırımcıların yakından izlediği başlıklar arasında yer aldı. Netflix hisseleri yüzde 6’dan fazla düştü Teknoloji hisselerindeki genel yükselişe karşın Netflix hisselerinde sert düşüş görüldü. Şirketin dördüncü çeyrek ve yıl geneline ilişkin gelir beklentilerinin yatırımcı beklentilerini karşılamaması, hisselerin yüzde 6’dan fazla gerilemesinde etkili oldu. Netflix’in üçüncü çeyrek geliri, geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 12 artarak 12,9 milyar dolara ulaştı. Şirket geçen hafta iş gücünün yüzde 6’sını azaltacağını açıklamıştı. Meta ve Tesla bilançoları bekleniyor Wall Street’te yatırımcıların odağında Meta ve Tesla’nın piyasa kapanışının ardından açıklayacağı finansal sonuçlar bulunuyor. Şirketlerin gelir ve kârlılık performanslarının yanı sıra gelecek döneme ilişkin öngörüleri de piyasaların yönü açısından önem taşıyor. Brent petrol 100 doların üzerinde Orta Doğu’daki gerilim ve enerji arzına ilişkin endişeler petrol fiyatlarını etkilemeye devam etti. Brent petrolün varil fiyatı sınırlı gerilemeye rağmen 100 doların üzerindeki seyrini korudu. ABD 10 yıllık tahvil faizi geriledi Tahvil piyasasında ABD’nin 10 yıllık Hazine tahvilinin getirisi yüzde 5,088 seviyesine geriledi. Bilanço sezonundan gelen sonuçlar, yapay zeka şirketlerindeki fiyat hareketleri, enerji piyasasındaki gelişmeler ve tahvil getirileri, yatırımcıların Wall Street’in yönünü belirlemek için izlediği temel göstergeler arasında yer aldı.

Erdoğan başkanlığında kritik YİK toplantısı Haber

Erdoğan başkanlığında kritik YİK toplantısı

Toplantının ardından açıklama yapan İletişim Başkanı Burhanettin Duran, İsrail’in Mescid-i Aksa’ya yönelik provokasyonlarına dikkat çekerken Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması’yla bölgesel dayanışmanın güçlendirildiğini bildirdi. Yüksek İstişare Kurulu Erdoğan başkanlığında toplandı Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu (YİK), Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde bir araya geldi. Toplantıda Orta Doğu’daki gelişmeler ve Türkiye’nin dış politika yaklaşımı değerlendirildi. Mescid-i Aksa’ya yönelik provokasyonlar ele alındı Toplantının ardından açıklama yapan Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, bölgede yaşanan gelişmelerin kurulun gündeminde önemli yer tuttuğunu belirtti. Duran, İsrail’in Gazze ve Batı Şeria’daki saldırılarının ardından Mescid-i Aksa’yı hedef alan provokasyonlara yöneldiğini, Suriye’nin yeniden ayağa kalkmasını engellemeye çalıştığını ifade etti. Duran, toplantıda bu gelişmelerin bölgesel istikrar üzerindeki etkilerinin değerlendirildiğini bildirdi. Suriye’deki gelişmeler gündeme geldi Yüksek İstişare Kurulu toplantısında Suriye’deki son gelişmeler de ele alındı. İletişim Başkanı Duran’ın açıklamasında, İsrail’in Suriye’nin yeniden yapılanma sürecini engellemeye çalıştığı yönündeki değerlendirmeye yer verildi. Gazze ve Batı Şeria’daki saldırılar, Mescid-i Aksa’ya yönelik eylemler ve Suriye’deki gelişmeler, toplantının bölgesel gündemini oluşturan başlıklar arasında yer aldı. Mekke Ortak Savunma Anlaşması’yla dayanışma mesajı Toplantıda Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması da değerlendirildi. Burhanettin Duran, anlaşmayla kardeş ülkeler arasındaki dayanışmanın güçlendirildiğini belirterek Türkiye’nin bölgesel gelişmeler karşısında tahriklere kapılmadan, sağduyu ve serinkanlılıkla hareket ettiğini ifade etti. Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan’ın savunma iş birliği Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında 7 Ağustos 2026’da Mekke’de imzalandığı belirtilen Ortak Savunma Anlaşması’nın, üç ülkenin kolektif güvenliğini ve caydırıcılığını güçlendirmeyi amaçladığı bildirildi. Anlaşmaya ilişkin açıklamada, taraflardan herhangi birine yönelik silahlı saldırının üç ülkeye karşı yapılmış sayılmasını öngören bir çerçeveye yer verildi. Savunma iş birliğinin geliştirilmesi, ortak güvenliğin güçlendirilmesi ve bölgesel istikrarın desteklenmesi de anlaşmanın hedefleri arasında gösterildi. Türkiye’den bölgesel gelişmeler karşısında sağduyu vurgusu Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu toplantısının ardından yapılan açıklamada, Türkiye’nin bölgesel krizler karşısında izlediği yaklaşım öne çıktı. Duran, Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın kardeş ülkeler arasındaki dayanışmayı güçlendirdiğini belirtirken bölgedeki gelişmelerin sağduyu ve serinkanlılıkla yönetildiğini vurguladı. Toplantıda Orta Doğu’daki güvenlik sorunları ile Türkiye’nin bölgesel iş birliği ve savunma politikaları birlikte değerlendirildi.

İran’dan ABD’ye 2 trilyon dolarlık teknoloji altyapısı tehdidi Haber

İran’dan ABD’ye 2 trilyon dolarlık teknoloji altyapısı tehdidi

Rızai, ABD’nin yeni bir saldırı düzenlemesi halinde bölgedeki veri merkezleri, iletişim kabloları ve yapay zeka tesislerinin hedef alınabileceğini öne sürdü. Orta Doğu’da ABD ile İran arasındaki gerilim, Hürmüz Boğazı’ndaki petrol taşımacılığı ve stratejik teknoloji altyapısı üzerinden yeni bir boyut kazandı. İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Sekreteri Muhsin Rızai, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) Komutanı Amiral Brad Cooper’ı, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ordusunu kullanarak petrol kaçakçılığını yönetmekle suçladı. İran’ın İngilizce yayın yapan devlet televizyonu Press TV’ye konuşan Rızai, petrolün küçük teknelerle taşınarak büyük tankerlere aktarıldığını iddia etti. İranlı yetkili, ABD’nin yeni bir saldırı gerçekleştirmesi halinde bölgedeki teknoloji ve iletişim altyapısının hedef alınabileceği tehdidinde de bulundu. Hürmüz Boğazı’nda petrol kaçakçılığı suçlaması Muhsin Rızai, CENTCOM Komutanı Brad Cooper’ın BAE ordusuyla birlikte Hürmüz Boğazı’nda petrol kaçakçılığı faaliyetlerini yönettiğini ileri sürdü. Petrolün küçük tekneler aracılığıyla taşındığını ve daha sonra büyük tankerlere aktarıldığını savunan Rızai, bu faaliyetlerin İran’ın boğaz üzerindeki kontrolünü aşmayı amaçladığını iddia etti. İranlı yetkili, petrol taşıdığı öne sürülen küçük teknelere yönelik saldırılar düzenlediklerini de belirtti. İran: Her gece 5-6 tekneyi vuruyoruz Rızai, petrolün büyük tankerlere aktarılmasında 5-6 küçük teknenin kullanıldığını öne sürerek şu ifadeleri kullandı: “Petrolü büyük tankerlere aktarmak için 5-6 küçük tekne kullanıyorlar. Biz de her gece onlardan 5-6'sını vuruyoruz.” İranlı yetkili, saldırıların sonuçlarına, meydana geldiği belirtilen hasara veya olası can kayıplarına ilişkin ayrıntı paylaşmadı. CENTCOM Komutanı Brad Cooper’ın ve BAE ordusunun petrol kaçakçılığını yönettiği iddiası ile her gece küçük teknelerin vurulduğuna ilişkin açıklamalar bağımsız kaynaklarla doğrulanmış değil. Rızai’den Trump’ın Hürmüz açıklamalarına yanıt Muhsin Rızai, ABD Başkanı Donald Trump’ın Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğine ilişkin açıklamalarına da karşı çıktı. Boğaz üzerindeki kontrolün İran’da olduğunu savunan Rızai, “Siz kaçakçılık yapıyorsunuz fakat Hürmüz Boğazı'nın kontrolü İran'dadır” ifadelerini kullandı. Basra Körfezi’ni Umman Körfezi ve açık denizlere bağlayan Hürmüz Boğazı, küresel enerji ticaretinin en stratejik geçiş noktalarından biri olarak öne çıkıyor. Boğazdaki askeri gerilim ve deniz taşımacılığında yaşanabilecek aksamalar, petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz tedariki açısından risk oluşturabiliyor. İran’dan BAE’deki ABD varlıklarına yönelik tehdit Rızai, ABD’nin İran’a karşı yeni bir askeri saldırı düzenlemesi halinde Tahran yönetiminin farklı hedeflere yönelebileceğini söyledi. İranlı yetkili, BAE’de bulunan ABD bağlantılı değerli varlıkların henüz hedef listesine alınmadığını belirterek şu ifadeyi kullandı: “Henüz BAE'deki ABD'nin değerli varlıklarını hedef listemize eklemedik.” Rızai’nin açıklaması, olası bir misillemenin yalnızca askeri tesislerle sınırlı kalmayabileceğine işaret etti. İranlı yetkili, bölgedeki dijital ve teknolojik altyapının da hedef alınabileceği uyarısında bulundu. Veri merkezleri ve yapay zeka tesisleri hedef listesinde İranlı yetkili, ABD’nin yeni bir saldırı gerçekleştirmesi durumunda bölgedeki veri merkezleri, iletişim kabloları ve yapay zeka tesislerinin hedef alınabileceğini ileri sürdü. Rızai, olası bir saldırının sonuçlarına ilişkin değerlendirmesinde, “Eğer saldırı olursa bölgede bulunan kablolar, veri merkezleri ve yapay zeka tesislerinin büyük kısmı yok olacak” dedi. Bu açıklama, İran’ın olası bir misilleme kapsamında teknoloji ve iletişim altyapısını da gündeme getirdiğini gösteriyor. Ancak söz konusu tesislere yönelik yeni bir saldırının gerçekleştiğine ilişkin bir bilgi paylaşılmadı. İran’a göre bölgedeki teknoloji altyapısının değeri 2 trilyon doları aşıyor Rızai, Orta Doğu’daki veri merkezleri, yapay zeka tesisleri ve iletişim altyapısının toplam değerinin 2 trilyon doları aştığını iddia etti. İranlı yetkili, söz konusu varlıkların ekonomik ve stratejik önemine dikkat çekerek “Bölgedeki bu unsurların değeri 2 trilyon doların üzerinde” ifadelerini kullandı. Ancak açıklamada bu tutarın hangi tesisleri kapsadığı ve nasıl hesaplandığı belirtilmedi. Dolayısıyla 2 trilyon doları aşan değer, bağımsız olarak doğrulanmış bir yatırım büyüklüğü değil, Rızai’nin açıklamasında yer alan bir iddia niteliği taşıyor. ABD-İran geriliminde dijital altyapı güvenliği öne çıkıyor Veri merkezleri, bulut bilişim sistemleri, iletişim ağları ve yapay zeka altyapısı, dijital ekonominin işleyişinde kritik rol oynuyor. Bu sistemlerde yaşanabilecek kesintiler, teknoloji şirketlerinin yanı sıra söz konusu altyapıyı kullanan işletmeleri ve hizmet sağlayıcılarını da etkileyebiliyor. İranlı yetkilinin bu tesisleri olası hedefler arasında göstermesi, ABD ile İran arasındaki gerilimin ekonomik ve dijital altyapı güvenliğine ilişkin risklerini yeniden gündeme taşıdı. Hürmüz Boğazı’ndaki petrol taşımacılığına ilişkin suçlamalarla başlayan açıklamaların teknoloji tesislerine yönelik tehditlerle genişlemesi, bölgedeki askeri gerilimin olası ekonomik sonuçlarına ilişkin endişeleri artırabilecek bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Rızai’nin petrol kaçakçılığı, küçük teknelere yönelik saldırılar ve 2 trilyon doları aşan teknoloji altyapısına ilişkin açıklamalarının bağımsız doğrulamaya ihtiyaç duyduğu belirtilmeli.

Yemen ve Suudi Arabistan’dan Husiler için BMGK’ye çağrı Haber

Yemen ve Suudi Arabistan’dan Husiler için BMGK’ye çağrı

Yemen’in BM Daimi Temsilcisi Abdullah Ali Fadhel Al Saadi, çocukların silah altına alındığını ve saldırılar nedeniyle binlerce kişinin yerinden edildiğini öne sürdü. BMGK Yemen’deki gelişmeleri görüştü Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, “Orta Doğu’da Durum” başlığı altında Yemen’deki son gelişmeleri ele aldı. Toplantıda Yemen ve Suudi Arabistan temsilcileri, Husilerin saldırılarının siviller, bölgesel istikrar ve uluslararası denizcilik üzerindeki etkilerine dikkat çekerek Konseyden daha kararlı adımlar atılmasını talep etti. Yemen’den Husilere karşı somut adım talebi Yemen’in BM Daimi Temsilcisi Abdullah Ali Fadhel Al Saadi, Husileri saldırıları tırmandırmak, çocukları silah altına almak ve binlerce sivili yerinden etmekle suçladı. Al Saadi, Husilerin eylemlerinin Yemen halkının yanı sıra komşu ülkelerin güvenliğini ve uluslararası deniz yollarını da tehdit ettiğini belirterek, “Bugünkü oturum, Yemen halkının yaşamını, komşu ülkelerin güvenliğini, bölgeyi ve dünyanın en önemli su yollarından birini tehdit eden terörist Husi milislerinin devam eden şiddeti tırmandırmasına tanık olduğumuz bir dönemde gerçekleşiyor.” ifadelerini kullandı. Eylül ayında 100’den fazla çocuğun hayatını kaybettiği belirtildi Al Saadi, Yemen hükümetinin kayıtlarına göre yalnızca eylül ayında 100’den fazla çocuğun hayatını kaybettiğini söyledi. Husilerin çocukları silah altına almaya devam ettiğini savunan Al Saadi, çatışmaların insani sonuçlarının giderek ağırlaştığını ifade etti. Al Saadi, “Bu tırmanışın insani maliyeti, bugün karşı karşıya olduğumuz durumun gerçek doğasını ortaya koyuyor.” dedi. Son haftalarda yaşanan saldırılar nedeniyle binlerce Yemenlinin yerinden edildiğini belirten Al Saadi, çocukların cephe hatlarına gönderilmesinin de çatışmanın insani boyutunu ağırlaştırdığını kaydetti. Husilerin deniz ticaretine yönelik tehdidine dikkat çekildi Yemen’in BM Daimi Temsilcisi Al Saadi, Husilerin oluşturduğu tehdidin artık yalnızca Yemen’in iç meselesi olarak değerlendirilemeyeceğini söyledi. Husilerin eylemlerinin denizcilik özgürlüğünü tehdit ettiğini belirten Al Saadi, uluslararası toplumun hareketsiz kalmasının mevcut riskleri artırabileceği uyarısında bulundu. Al Saadi, Güvenlik Konseyinden Husileri gerilimi tırmandırmaktan sorumlu tutacak açık bir karar çıkarmasını istedi. Ayrıca Husilerin finansman kaynaklarının, kaçakçılık ağlarının ve silah tedarikinin kısıtlanması ile teknoloji ve teknik uzmanlık transferinin önlenmesine yönelik somut tedbirler alınması çağrısı yaptı. Suudi Arabistan’dan Kızıldeniz ve Babülmendep uyarısı Suudi Arabistan’ın BM Daimi Temsilcisi Abdülaziz el-Vasıl da Husilerin Kızıldeniz ve Babülmendep Boğazı çevresindeki saldırı ve tehditlerinin bölgesel istikrarı, küresel ticareti ve uluslararası barış ve güvenliği riske attığını söyledi. Vasıl, BM Güvenlik Konseyinin artan saldırılar karşısında kararlı biçimde harekete geçmesi gerektiğini belirtti. Gelişmelerin taşıdığı risklerin dikkatle değerlendirilmesini isteyen Vasıl, “Güvenlik Konseyi, bu gelişmelerin risklerini ve bunlardan kaynaklanan tehditleri en yüksek sorumluluk derecesiyle değerlendirmelidir.” ifadelerini kullandı. Vasıl ayrıca Husileri Suudi Arabistan’daki sivillere, sivil hedeflere ve kritik tesislere yönelik saldırıları içeren tehlikeli bir tırmanıştan sorumlu tuttu. Kızıldeniz’deki gelişmeler küresel ticareti etkiliyor Suudi Arabistan temsilcisi, sivillere ve sivil altyapıya yönelik saldırıların yanı sıra deniz seyrüseferine yönelik tehditlerin de bölgesel sınırları aşan sonuçlar doğurduğunu vurguladı. Kızıldeniz ve Babülmendep Boğazı’ndaki güvenlik risklerinin uluslararası deniz taşımacılığı ve küresel ticaret açısından önem taşıdığını belirten Vasıl, Güvenlik Konseyinin bu tehditleri dikkate alması gerektiğini ifade etti. BM’den Yemen’de çatışmaların yoğunlaştığı açıklaması Birleşmiş Milletler Yemen Özel Temsilcisi Hans Grundberg de Güvenlik Konseyine yaptığı bilgilendirmede, Yemen’de son haftalarda çatışmaların yeniden yoğunlaştığını bildirdi. Grundberg, Babülmendep çevresinin yanı sıra Taiz, Lahij, Marib, El Cevf ve Hacce bölgelerinde de çatışmaların şiddetlendiğini belirtti. Bu gelişmeler, Yemen’deki güvenlik durumunun ve bölgesel deniz yollarına ilişkin risklerin uluslararası gündemdeki yerini koruduğunu ortaya koydu.

Halı ihracatçılarından transit vize çağrısı Haber

Halı ihracatçılarından transit vize çağrısı

Ancak Suudi Arabistan’ın transit vize işlemlerindeki gecikmelerin sevkiyatları aksattığı, sınır kapılarında uzun TIR kuyruklarına ve fabrikalarda ürün birikmesine yol açtığı bildirildi. Deniz yolundaki aksaklıklar ihracatı etkiliyor Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Halı Sektör Kurulu Başkanı İskender Kaplan, bölgedeki çatışmaların Türkiye’nin Orta Doğu’ya yönelik ticaretini olumsuz etkilediğini belirtti. Deniz taşımacılığında yaşanan sorunlar nedeniyle ihracatçıların alternatif lojistik güzergâhlarını kullanmaya başladığını ifade eden Kaplan, kara yolu taşımacılığının öneminin arttığını vurguladı. Transit vize gecikmeleri kara koridorunu tıkıyor Deniz yoluna alternatif olarak Türkiye-Suriye-Ürdün-Suudi Arabistan güzergâhının kullanılmaya başlandığını aktaran Kaplan, Suudi Arabistan’ın TIR şoförlerine yönelik transit geçiş vizesi işlemlerindeki gecikmelerin sevkiyatları aksattığını söyledi. Bu güzergâhın Suudi Arabistan’ın yanı sıra Katar, Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn, Umman ve Yemen’e yapılan ihracat açısından da önem taşıdığını belirten Kaplan, vize süreçlerindeki sorunlar nedeniyle Suriye’deki ilgili sınır kapılarında kilometrelerce TIR kuyruğu oluştuğunu kaydetti. Kaplan, yaşanan aksaklıkların yalnızca halı sektörünü değil, Orta Doğu pazarına ürün gönderen diğer ihracatçıları da etkilediğini ifade etti. Fabrikalarda sevkiyat bekleyen ürünler birikiyor Lojistikte yaşanan sorunların üretim süreçlerini de etkilediğini belirten Kaplan, Körfez ülkelerindeki alıcıların siparişlerini beklediğini, sevkiyat yapılamaması nedeniyle ürünlerin fabrikaların depolarında biriktiğini bildirdi. Katar, Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn, Umman ve Yemen’deki müşterilere gönderilmesi gereken ürünlerin beklemede kaldığını aktaran Kaplan, depo kapasitesinin dolmasının yeni üretimi de zorlaştırdığını vurguladı. Taşıma maliyetleri rekabet gücünü zayıflatıyor Transit geçişlerdeki gecikmelerin yanı sıra artan lojistik maliyetlerinin de ihracatçıların rekabet gücünü olumsuz etkilediğini belirten Kaplan, sorunun çözümü için ilgili kamu kurumlarının harekete geçmesi gerektiğini söyledi. Kaplan, Ticaret Bakanlığı ve Dışişleri Bakanlığının Suudi Arabistanlı yetkililerle görüşerek transit vize süreçlerinin hızlandırılmasını istedi. Sorunun devam etmesi halinde fabrikalarda bekleyen ürünlerin üreticiler açısından ekonomik kayıplara yol açabileceğini belirten Kaplan, Körfez pazarındaki ticari ilişkilerin ve Türkiye’nin rekabet gücünün zarar görebileceği uyarısında bulundu.

Türkiye’nin domates ihracatı 304 milyon doları aştı Haber

Türkiye’nin domates ihracatı 304 milyon doları aştı

Türkiye’nin domates ihracatı, 2026’nın ocak-eylül döneminde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4,19 artarak 304 milyon 171 bin dolara ulaştı. İhracatta 67,6 milyon dolarla Romanya ilk sırada yer alırken, sektör temsilcileri yıl sonunda 2025’in ihracat rakamının aşılmasını bekliyor. Romanya en büyük ihracat pazarı oldu Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri verilerinden derlenen bilgilere göre Türkiye, geçen yıl 51 ülkeye toplam 401 milyon 193 bin dolarlık domates ihracatı gerçekleştirdi. Bu yılın ocak-eylül döneminde ise 49 ülkeye yapılan ihracatın değeri 304 milyon 171 bin dolara yükseldi. Geçen yılın aynı döneminde ihracat 291 milyon 912 bin dolar seviyesindeydi. Türkiye’nin domates ihracatında ilk sırada Romanya yer aldı. Bu ülkeye yılın dokuz ayında 67 milyon 637 bin dolarlık domates satıldı. Romanya’yı 32 milyon 618 bin dolarla Rusya, 30 milyon 438 bin dolarla Bulgaristan izledi. Yıl sonu ihracatında artış beklentisi Sera Yatırımcıları ve Üreticileri Birliği Başkan Yardımcısı Murat Yılmaz, domates ihracatındaki artışın ülke ekonomisi ve sektör açısından önem taşıdığını belirtti. 2026’nın ilk dokuz ayında kaydedilen 304 milyon 171 bin dolarlık ihracatın olumlu bir tablo ortaya koyduğunu ifade eden Yılmaz, 2025 yılında iklim koşulları ve üretimde yaşanan sorunların ihracat performansını etkilediğini söyledi. Yılmaz, mevcut ihracat temposunun korunması halinde yıl sonunda 2025’teki seviyenin aşılabileceğini dile getirdi. İlk dokuz ayda aylık ortalama yaklaşık 33,8 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirildiğini belirten Yılmaz, 401 milyon dolarlık seviyenin aşılması için yılın son üç ayında toplam yaklaşık 97 milyon dolarlık ihracat yapılmasının yeterli olacağını kaydetti. Katma değerli ihracat ve yeni pazarlar öne çıkıyor İhracatta yalnızca toplam gelirin değil, ihraç edilen ürün miktarının ve kilogram başına ihracat değerinin de dikkate alınması gerektiğini vurgulayan Yılmaz, sektörün katma değer odaklı büyümesinin önemine işaret etti. 2026’nın ilk yarısında kilogram başına ihracat değerinin yaklaşık 1,56 dolara yükseldiğini belirten Yılmaz, bu gelişmenin Türk domatesinin daha yüksek değerle pazarlanabildiğini gösterdiğini ifade etti. Türkiye’nin 2025 yılında 51 ülkeye 402 bin tonun üzerinde domates ihraç ettiğini hatırlatan Yılmaz, sektörün yalnızca mevcut pazarlardaki satışlarını artırmaya değil, sürdürülebilir ve katma değeri yüksek yeni pazarlara da odaklanması gerektiğini belirtti. İhracatta pazar çeşitliliği hedefleniyor Türkiye’nin domates üretiminde önemli bir rekabet avantajına sahip olduğunu kaydeden Yılmaz, modern sera yatırımlarının artmasının yıl boyunca standart ve kaliteli ürün tedarikini desteklediğini söyledi. Avrupa pazarının yanı sıra Uzak Doğu, Orta Doğu, İngiltere ve Kuzey Amerika’da da ihracat olanaklarının geliştirilmesi gerektiğini belirten Yılmaz, daha geniş bir coğrafyaya ulaşmanın sektörün büyümesi açısından önem taşıdığını vurguladı. Yılmaz, gelecek yıllarda Türkiye’nin domates ihracatını daha yüksek seviyelere taşıyacak kalıcı ve yeni pazarlar oluşturmanın sektörün temel hedefleri arasında yer aldığını ifade etti.

Altın fiyatları yeniden yükselişte Haber

Altın fiyatları yeniden yükselişte

Ons altın da yüzde 1,73 yükselerek 4 bin 200 dolar seviyesini aştı. Altın fiyatları neden yükseliyor? Altın piyasasında haftanın son işlem gününde yukarı yönlü hareket öne çıktı. Gram altın yüzde 1,92 değer kazanarak 6 bin 668 liradan işlem görürken, gün içindeki en yüksek seviyesi 6 bin 671 lira oldu. Ons altın ise yüzde 1,73 yükselişle 4 bin 200 dolar seviyesini aştı. Altındaki yükselişte doların değer kazanımının hız kesmesi ve ABD Hazine tahvil getirilerindeki gerileme etkili oldu. Doların yükselişinin duraklaması, dolar cinsinden fiyatlanan altın ve gümüşü diğer para birimlerini kullanan yatırımcılar açısından daha erişilebilir hale getirdi. Gösterge niteliğindeki 10 yıllık ABD Hazine tahvil getirisi de üst üste ikinci seansta geriledi. Trump’ın İran açıklaması piyasaları destekledi ABD Başkanı Donald Trump’ın, ABD’nin kasım ayında yapılacak ara seçimlerden önce İran’a saldırmayacağını açıklaması da piyasalarda yakından takip edildi. Trump, iki ülke arasında yaklaşık altı aydır devam eden savaşı sona erdirmek amacıyla “verimli” görüşmeler yürütüldüğünü belirtti. Açıklamalar, Orta Doğu’daki gelişmeleri izleyen piyasalarda risk iştahını destekleyen unsurlardan biri oldu. Enflasyon endişesi altın için risk oluşturuyor Critical Metals Üst Yöneticisi Tony Sage, olası para politikası sıkılaştırmasının altın fiyatları üzerinde baskı oluşturabileceğini söyledi. Sage, Orta Doğu’da arz kesintisi risklerinin artmasıyla petrol fiyatlarındaki yükselişin enflasyon endişelerini canlı tuttuğunu belirtti. Devam eden merkez bankası talebinin ise altındaki olası kayıpları sınırlayabileceğini ifade etti. Gözler Fed’in faiz kararında Yatırımcılar, ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz politikasına ilişkin yeni ipuçları verebilecek ekonomik verileri takip ediyor. Açıklanacak verilerin, Fed’in ekim ayındaki toplantısı öncesinde piyasa beklentileri üzerinde etkili olması bekleniyor. Fed, geçen ay politika faizini 25 baz puan artırmıştı. Aralık faiz artışı beklentisi güçlendi CME FedWatch verilerine göre piyasalarda ekim ayında faiz artırımı ihtimali yüzde 18, aralık ayında ise yüzde 82 olarak fiyatlanıyor. Altın, geleneksel olarak enflasyona karşı korunma aracı olarak değerlendirilirken, yüksek faiz oranları faiz getirisi sağlamayan değerli metalin cazibesini azaltabiliyor. Önümüzdeki dönemde altın fiyatlarının seyrinde Fed’in faiz politikası, ABD tahvil getirileri, doların yönü ve Orta Doğu’daki gelişmeler belirleyici olacak.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.