SON DAKİKA
Hava Durumu

#Orta Doğu

Ekometre - Orta Doğu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Orta Doğu haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Karadeniz’de gerilim tırmanıyor Haber

Karadeniz’de gerilim tırmanıyor

Reuters’un yaptığı habere göre Rusya Tahıl İhracatçıları ve Üreticileri Birliği, Karadeniz ihracat koridorunun tıkanması durumunda dünya buğday fiyatlarının ton başına 400 doları aşabileceği, Afrika ve Orta Doğu’da ciddi kıtlık riskinin doğacağı konusunda uyardı. Dünyanın en büyük buğday ihracatçısı Rusya ile tarımsal üretimin ana aktörlerinden Ukrayna arasında Karadeniz havzasında karşılıklı tırmanan saldırılar, küresel gıda güvenliğini doğrudan tehdit ediyor. Ukrayna’nın Rusya’nın Taman limanı gibi stratejik ihracat terminallerine ve dökme yük gemilerine düzenlediği İHA saldırıları ile Rusya’nın Odessa limanı çevresindeki gemi ve liman altyapılarını hedef alması, tedarik zincirini kopma noktasına getirdi. 35 milyon tonluk ihracat riski ve fiyatlarda tırmanış Rusya Tahıl İhracatçıları ve Üreticileri Birliği tarafından yapılan değerlendirmede, Karadeniz’deki lojistik akışın tamamen durması halinde, küresel pazara sunulan Rus buğdayında 30 ila 35 milyon tonluk bir açık oluşabileceği belirtildi. Bu miktar, toplam küresel buğday ticaretinin yaklaşık yüzde 15’ine denk geliyor. Mevcut açığın diğer üretici ülkeler tarafından kapatılamayacağını vurgulayan sektör temsilcileri, şu uyarılarda bulundu: Fiyatlarda sert yükseliş: Fiziksel tahıl kıtlığının etkisiyle, ton başına mevcut buğday (FOB) fiyatlarının 340 ila 370 dolar seviyesine çıkması, krizin derinleşmesi halinde ise 400 doları aşması öngörülüyor. Küresel enflasyon dalgası: Bu tırmanışın, pandemi dönemindeki lojistik krizden çok daha büyük ölçekli bir küresel gıda enflasyonunu tetikleyeceği ifade ediliyor. En büyük risk Afrika ve Orta Doğu’da Karadeniz havzasından gelecek tedarike doğrudan bağımlı olan yoksul ve gelişmekte olan ülkeler krizin merkezinde yer alıyor. Artan maliyetler nedeniyle ithalat kapasitesi düşecek ülkelerde iç tüketimin sert biçimde gerileyeceği, bunun da özellikle Afrika ve Orta Doğu’nun belirli bölgelerinde doğrudan gıda kıtlığına ve açlığa yol açacağı tahmin ediliyor. Gıda krizi tehlikesi Ukrayna tarafında ise ülkenin en büyük tarım sendikası UAC, Rusya’nın Odessa limanı yakınlarındaki gemi saldırılarının kritik hasat döneminde Ukrayna ihracatını kısıtladığını duyurdu. Ukrayna Devlet Başkanı Volodymyr Zelenskiy de Rus saldırılarının Karadeniz’deki seyrüsefer güvenliğini bozarak küresel gıda krizini tetiklediğini belirterek Avrupa’ya mücadele çağrısında bulundu. Birleşmiş Milletler aracılığıyla kurulan Tahıl Koridoru’nun fiilen kapandığı bu süreçte, taraflar arasındaki askeri gerilim küresel gıda piyasalarını baskılamaya devam ediyor.

İmalat PMI temmuzda yükseldi ancak daralma sürdü Haber

İmalat PMI temmuzda yükseldi ancak daralma sürdü

İstanbul Sanayi Odası tarafından açıklanan Türkiye İmalat PMI verilerine göre, temmuz ayında endeks sınırlı bir toparlanma gösterse de sektör genelinde zayıf görünüm sürdü. Yeni siparişlerde düşüş devam etti Temmuz ayında yeni siparişlerdeki gerileme devam etti. Düşüş hızı haziran ayına göre yavaşlasa da firmalar, zayıf talep, yüksek fiyat baskıları ve Orta Doğu'daki jeopolitik gelişmelerin hem iç hem de dış siparişleri olumsuz etkilediğini bildirdi. Özellikle uluslararası pazarlarda talebin zayıf seyretmesi ihracat siparişleri üzerinde baskı oluşturdu. Üretim ve istihdamda zayıf seyir Talepteki durgunluk nedeniyle üretim üst üste ikinci ay geriledi. İstihdamda da düşüş sürerken, çalışan istifeleri personel sayısındaki azalışta etkili oldu. Firmalar zayıf talep nedeniyle satın alma faaliyetlerini ve stok seviyelerini azaltmayı sürdürdü. Maliyet baskısı hafifledi Petrol ve ham madde fiyatlarındaki artış girdi maliyetlerini yükseltmeye devam etti. Ancak girdi maliyetleri enflasyonu üst üste üçüncü ay yavaşlayarak Kasım 2025'ten bu yana en düşük seviyeye geriledi. Nihai ürün fiyatlarındaki artış da yılın başından bu yana en düşük hızında gerçekleşti. Üç sektör üretimini artırdı İSO Sektörel PMI verilerine göre, temmuz ayında izlenen 10 sektörün 3'ü üretimini artırdı. Haziran ayında bu sayı 2 seviyesindeydi. En güçlü üretim artışı giyim ve deri ürünleri sektöründe gerçekleşirken; Elektrikli ve elektronik ürünler,Metalik olmayan mineral ürünler yeniden büyüme bölgesine geçti. Buna karşılık en sert üretim daralması gıda ürünleri sektöründe yaşandı. İhracat siparişlerinde kısmi toparlanma Yeni ihracat siparişleri 10 sektörün 4'ünde artış gösterdi. İstihdamını artıran sektör sayısı ise temmuz ayında 5'e yükselerek şubat ayından bu yana en yüksek seviyeye ulaştı. En güçlü istihdam artışı elektrikli-elektronik ile kara ve deniz taşıtları sektörlerinde kaydedildi. İSO: Daha istikrarlı bir tablo oluşuyor S&P Global Market Intelligence Ekonomi Direktörü Andrew Harker, Türkiye imalat sektörünün yılın ikinci yarısına ilk yarının sonuna benzer koşullarda başladığını belirtti. Harker, Orta Doğu'daki jeopolitik gelişmelerin talep üzerinde baskı oluşturduğunu ancak üretimdeki yavaşlamanın hız kesmesinin sektör açısından daha istikrarlı bir görünüme işaret ettiğini ifade etti.

Petrol 87 doları aştı Haber

Petrol 87 doları aştı

Brent petrolün varil fiyatı 87 doların üzerine çıkarken, ABD Batı Teksas (WTI) ham petrolü ise 82 dolar seviyesine ulaştı. İşlemlerin ilk bölümünde yükselişe geçen Brent petrol, yüzde 3,63 değer kazanarak 87,14 dolar seviyesine çıkarken, WTI petrol de yüzde 3,46 artışla 82 dolar seviyesinde işlem gördü. Böylece önceki seansta yaşanan kayıpların önemli bölümü telafi edildi. ABD stokları 3,3 milyon varil geriledi Piyasa kaynaklarının Amerikan Petrol Enstitüsü (API) verilerine dayandırdığı bilgilere göre, 24 Temmuz'da sona eren haftada ABD ham petrol stokları yaklaşık 3,3 milyon varil azaldı. Aynı dönemde benzin stokları 918 bin varil, distilat stokları ise 355 bin varil arttı. Piyasaların gözü ise gün içerisinde açıklanacak ABD Enerji Enformasyon İdaresi (EIA) verilerine çevrildi. Orta Doğu'daki gerilim arz endişelerini artırdı Petrol piyasasında yükselişi destekleyen bir diğer unsur ise Orta Doğu'da yeniden artan jeopolitik riskler oldu. Irak'taki İran destekli gruplara yönelik hava saldırıları, İran ile ABD arasındaki gerilimin yeniden tırmanması ve Hürmüz Boğazı'na ilişkin belirsizlikler, küresel petrol arzında aksama yaşanabileceği endişelerini güçlendirdi. İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiğine yönelik önerilere sıcak bakmaması ve boğaz üzerindeki kontrol taleplerini sürdürmesi de fiyatlar üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturdu. Fed beklentileri de yakından izleniyor Analistler, petrol fiyatlarındaki yükselişin yalnızca enerji piyasaları açısından değil, küresel enflasyon ve para politikaları açısından da önem taşıdığına dikkat çekiyor. Petrol fiyatlarının yüksek seviyelerde kalıcı olması halinde enflasyon baskılarının yeniden güçlenebileceği, bunun da ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz politikasına ilişkin beklentileri etkileyebileceği değerlendiriliyor.

Ankara'da Kritik Türkiye-Irak zirvesi Haber

Ankara'da Kritik Türkiye-Irak zirvesi

Görüşmelerde güvenlikten enerjiye, ticaretten su yönetimine kadar iki ülke arasındaki stratejik iş birliği başlıkları ile bölgesel gelişmeler masaya yatırılacak. Türkiye ile Irak arasındaki diplomatik temaslar yeni bir ziyaretle devam ediyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın daveti üzerine Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi, yarın Ankara'da resmi temaslarda bulunacak. Ziyarete ilişkin açıklama yapan Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, görüşmelerde iki ülke ilişkilerinin kapsamlı şekilde ele alınacağını bildirdi. Stratejik başlıklar masada Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirilmesi beklenen görüşmelerde; güvenlik,terörle mücadele,ticaret,enerji iş birliği,ulaştırma projeleri,su yönetimi başta olmak üzere Türkiye-Irak ilişkilerinin stratejik gündem maddeleri değerlendirilecek. Tarafların mevcut iş birliği projelerini gözden geçirmesi ve yeni ortak adımları ele alması bekleniyor. Bölgesel gelişmeler de değerlendirilecek Liderlerin yalnızca ikili ilişkileri değil, Orta Doğu'da son dönemde yaşanan gelişmeleri de masaya yatırması öngörülüyor. Bölgesel güvenlik, sınır güvenliği, enerji arzı ve bölgesel istikrarın görüşmelerin önemli gündem maddeleri arasında yer alması bekleniyor. Ticaret hacminin artırılması hedefleniyor Türkiye ile Irak arasındaki ekonomik ilişkilerin güçlendirilmesi de ziyaretin öncelikli başlıkları arasında bulunuyor. Enerji, lojistik, ulaştırma koridorları ve yatırım alanlarında iş birliğinin geliştirilmesine yönelik değerlendirmeler yapılması beklenirken, iki ülke arasındaki ticaret hacminin artırılmasına yönelik yeni adımların da ele alınacağı ifade ediliyor. Yüksek düzeyli temaslar sürüyor Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi'nin Ankara ziyareti, Türkiye ile Irak arasında son dönemde hız kazanan üst düzey diplomatik temasların devamı niteliğini taşıyor. Uzmanlar, ziyaretin özellikle güvenlik iş birliği, Kalkınma Yolu Projesi, enerji ve bölgesel istikrar açısından iki ülke ilişkilerinde yeni bir döneme katkı sağlayabileceğini değerlendiriyor.

Alüminyum stokları 27 yılın en düşük seviyesine indi Haber

Alüminyum stokları 27 yılın en düşük seviyesine indi

Uzmanlar, jeopolitik risklerin ve arz sıkışıklığının sanayi üretiminde maliyet baskısını artırabileceğine dikkat çekiyor. Küresel emtia piyasalarında alüminyum arzına ilişkin endişeler büyüyor. Londra Metal Borsası'na (LME) kayıtlı alüminyum stokları, 24 Temmuz itibarıyla 271 bin 275 tona gerileyerek yaklaşık 27 yılın en düşük seviyesine indi. Veriler, küresel sanayinin temel hammaddelerinden biri olan alüminyumda arz-talep dengesinin giderek sıkılaştığına işaret ediyor. Arz sıkışıklığı stokları eritti Piyasa uzmanlarına göre stoklardaki hızlı düşüşün arkasında, Orta Doğu'da devam eden jeopolitik gerilimlerin tedarik zincirlerinde oluşturduğu baskı bulunuyor. Olası arz kesintilerine karşı önlem almak isteyen sanayi kuruluşları ve nihai kullanıcılar, ihtiyaçlarını güvence altına almak amacıyla LME depolarındaki metalleri çekmeye devam ediyor. Bu durum, borsa stoklarının hızla erimesine neden olurken, piyasalarda arz güvenliğine ilişkin endişeleri de artırıyor. Küresel tüketimin bir günlük ihtiyacının altında Dikkat çeken bir diğer gelişme ise mevcut LME stoklarının, dünya genelindeki alüminyum tüketiminin bir günlük ihtiyacını dahi karşılayamayacak seviyeye gerilemiş olması. Analistler, bu durumun olası yeni arz kesintilerinde fiyatların çok daha sert hareket etmesine neden olabileceğini değerlendiriyor. Diğer metallerde de gerileme yaşandı LME verilerine göre yalnızca alüminyum değil, birçok sanayi metalinde de stoklar azaldı. Son verilere göre; Alüminyum: 1.500 ton azaldı.Bakır: 3.800 ton geriledi.Çinko: 2.075 ton düştü.Kurşun: 1.050 ton azaldı.Kalay: 375 ton geriledi. Buna karşılık alüminyum alaşımı, kobalt, NASAAC ve nikel stoklarında ise değişiklik yaşanmadı. Sanayi için ne anlama geliyor? Alüminyum; otomotiv, inşaat, savunma, havacılık, beyaz eşya, ambalaj ve yenilenebilir enerji başta olmak üzere birçok stratejik sektörde yoğun olarak kullanılıyor. Stokların tarihi düşük seviyelere gerilemesi halinde; üretim maliyetlerinin artması,sanayi şirketlerinin hammaddeye erişiminin zorlaşması,küresel alüminyum fiyatlarında yukarı yönlü baskının sürmesi,üretici ülkelerin arz politikalarının daha yakından izlenmesi bekleniyor. Gözler jeopolitik gelişmelerde Uzmanlar, alüminyum piyasasının yönünü önümüzdeki dönemde Orta Doğu'daki gelişmeler, enerji maliyetleri ve küresel sanayi talebinin belirleyeceğini ifade ediyor. LME stoklarının 27 yılın en düşük seviyesine inmesi, küresel metal piyasalarında arz güvenliği konusunun yeniden ön plana çıktığını gösterirken, sanayi üreticileri açısından da kritik bir uyarı niteliği taşıyor.

Altın yeniden yükselişte Haber

Altın yeniden yükselişte

Altın piyasası haftaya yükselişle başladı. ABD ile İran arasında ateşkes sağlanabileceğine yönelik beklentilerin güçlenmesi ve jeopolitik risklerdeki gelişmeler, değerli metallere yönelik alımları yeniden artırdı. Haftanın ilk işlem gününde ons altın yaklaşık 4.070 dolar seviyesine yükselirken, gram altın Kapalıçarşı'da 6 bin 200 liranın üzerine çıktı. Sabah saatlerinde gram altın 6.202 TL, çeyrek altın ise 10.126 TL seviyesinden işlem gördü. Finans Analisti Memiş, altındaki yükselişin şimdilik güçlü ve kalıcı bir trendden ziyade, geçen haftaki sert düşüşün ardından gelen tepki alımlarından kaynaklandığını belirtti. Jeopolitik gelişmelerin fiyatlamalarda belirleyici olmaya devam edeceğini ifade ederek, özellikle ABD ile İran arasında yürütülen diplomatik girişimlerin ve ateşkes sürecine ilişkin haber akışının altın fiyatlarında sert dalgalanmalara neden olabileceğini söyledi. Kısa vadede ons altında 3.970-4.200 dolar bandının izlenmesi gerektiğini vurgulayan Memiş, 3.970 dolar seviyesinin önemli bir destek, 4.200 doların ise kritik direnç konumunda bulunduğunu dile getirdi. Yılın son çeyreğine yönelik yükseliş beklentisini koruduğunu belirten Memiş, jeopolitik belirsizliklerin devam etmesi halinde güvenli liman talebinin yeniden güçlenebileceğine dikkat çekti. Piyasalarda gözler, önümüzdeki günlerde Orta Doğu'dan gelecek diplomatik açıklamalar ile küresel merkez bankalarının para politikalarına ilişkin mesajlarda olacak. Bu gelişmelerin altın fiyatlarının yönü üzerinde belirleyici olması bekleniyor.

Morgan Stanley'den Türkiye analizi Haber

Morgan Stanley'den Türkiye analizi

Banka, ilk faiz indiriminin yılın son çeyreğinde gerçekleşmesini bekliyor. ABD merkezli yatırım bankası Morgan Stanley, Türkiye ekonomisine ilişkin yayımladığı son değerlendirmede, yükselen petrol fiyatları ve Orta Doğu'da yeniden tırmanan jeopolitik gerilimin enflasyon görünümünü olumsuz etkileyebileceğini bildirdi. Banka, bu gelişmelerin Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) faiz indirim sürecini geciktirebileceğine dikkat çekti. Raporda, Türkiye'nin enerji fiyatlarındaki dalgalanmalardan en fazla etkilenen CEEMEA (Orta ve Doğu Avrupa, Orta Doğu ve Afrika) ülkeleri arasında yer aldığı belirtilirken, artan enerji maliyetlerinin dezenflasyon sürecini zorlaştırabileceği vurgulandı. Morgan Stanley analistleri, mevcut görünüm altında ilk faiz indiriminin ancak 2026'nın dördüncü çeyreğinde gerçekleşmesini beklediklerini, yıl sonu politika faizi tahminlerini ise yüzde 35 seviyesinde koruduklarını açıkladı. Raporda, yükselen enerji fiyatları, döviz kuru üzerindeki baskı, küresel risk iştahındaki zayıflama ve iç talebin beklenenden güçlü seyretmesi halinde yalnızca faiz indirimlerinin ertelenmesinin değil, gerektiğinde ilave parasal sıkılaştırmanın da gündeme gelebileceği ifade edildi. Banka, faiz indirimlerinin daha erken başlayabilmesi için aylık enflasyonda belirgin bir yavaşlama, döviz piyasasında istikrarın güçlenmesi ve ekonomik büyümede daha net bir dengelenme görülmesi gerektiğini değerlendirdi. Piyasaların gözü şimdi TCMB'nin bu hafta gerçekleştireceği Para Politikası Kurulu toplantısına çevrilmiş durumda. Morgan Stanley'nin değerlendirmesi, küresel gelişmelerin para politikası üzerindeki etkisinin önümüzdeki dönemde daha belirgin hissedilebileceğine işaret ediyor.

İran'da ekonomik baskı endişesi Haber

İran'da ekonomik baskı endişesi

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ekonomik sorunların ülkenin güvenlik politikaları üzerindeki etkisine dikkat çekerek, artan ekonomik baskıların askeri kazanımları zayıflatabileceği uyarısında bulundu. Başkent Tahran'da düzenlenen Yüksek Yargı Erki Konseyi toplantısında konuşan Pezeşkiyan, İran'ın mevcut koşullarda "tam kapsamlı bir savaş" içinde bulunduğunu ifade etti. Son dönemde yaşanan fiyat artışlarına da değinen Pezeşkiyan, Nevruz Bayramı, Ramazan ayı ve savaş koşullarının aynı döneme denk gelmesinin piyasalarda baskı oluşturduğunu belirtti. Temel ürünlerde arz sıkıntısı yaşanmadığını vurgulayan İran Cumhurbaşkanı, fiyat artışlarının hükümetin ihmali değil, ekonomik koşullar ve uygulanan kısıtlamalardan kaynaklandığını söyledi. Ekonomik baskıların yalnızca mali göstergeleri değil, toplumsal dengeleri de etkileyebileceğini ifade eden Pezeşkiyan, silahlı kuvvetlerin ülkeyi kararlılıkla savunduğunu ancak ekonomik sorunların toplumsal hoşnutsuzluğu artırabileceğini dile getirdi. Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, ekonomik sıkıntıların yaygınlaşmasının halkın yönetime verdiği desteği olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekerek, ekonomik istikrarın ulusal güvenliğin önemli unsurlarından biri olduğunu vurguladı. Piyasalar açısından önemi Uzmanlar, İran yönetiminden gelen açıklamaların yalnızca ülke ekonomisi açısından değil, enerji piyasaları bakımından da yakından izlendiğini belirtiyor. İran'daki ekonomik gelişmeler ve bölgesel jeopolitik riskler; petrol arzı, enerji fiyatları ve küresel enflasyon beklentileri üzerinde etkili olmaya devam ediyor. Özellikle Orta Doğu'da yaşanabilecek yeni gelişmelerin, petrol fiyatları üzerinden enerji ithalatçısı ülkelerin maliyetlerini ve küresel finans piyasalarının risk algısını etkileme potansiyeli taşıdığı değerlendiriliyor.

Hürmüz gerilimi ABD' de pompa fiyatlarını yeniden yükseltti Haber

Hürmüz gerilimi ABD' de pompa fiyatlarını yeniden yükseltti

ABD'de benzin fiyatları yeniden kritik 4 dolar seviyesini aşarken, enerji piyasalarında gözler bir kez daha Orta Doğu'daki gelişmelere çevrildi. Amerikan Otomobil Birliği (AAA) verilerine göre ülke genelinde ortalama benzin fiyatı galon başına 4,003 dolara yükseldi. Şubat ayı sonundan bu yana yüzde 30'un üzerinde artış gösteren pompa fiyatları, Amerikan tüketicisi açısından önemli bir psikolojik ve ekonomik eşik olarak kabul edilen 4 dolar seviyesinin yeniden aşılmasına neden oldu. Enerji piyasalarında yaşanan yükselişte, küresel petrol ticaretinin en kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı'ndaki güvenlik riskleri belirleyici oldu. Dünya petrol arzının yaklaşık beşte birinin geçtiği boğazda yaşanan gerilim, ham petrol fiyatlarının yükselmesine ve bunun akaryakıt fiyatlarına yansımasına neden oldu. Mart ayı sonunda İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğini durdurmasının ardından benzin fiyatları ilk kez 4 dolar seviyesini aşmıştı. ABD ile İran arasında daha sonra sağlanan mutabakatın etkisiyle fiyatlar haziran ayında gerilemiş olsa da, son dönemde artan jeopolitik riskler yeniden yukarı yönlü baskı oluşturdu. Seçim sürecinde yeni baskı unsuru Yükselen akaryakıt fiyatları, yalnızca tüketicilerin bütçesini değil, ABD'deki siyasi gündemi de etkiliyor. Kasım ayında yapılacak ara seçimler öncesinde artan benzin fiyatlarının enflasyon beklentilerini güçlendirmesi ve seçmen davranışını etkilemesi bekleniyor. Ekonomi çevreleri, enerji maliyetlerindeki yükselişin ulaştırma ve lojistik giderleri üzerinden genel fiyat seviyelerine de yansıyabileceğini belirtiyor. Küresel piyasalar açısından önemi Hürmüz Boğazı'nda yaşanabilecek olası yeni gerilimler, yalnızca ABD değil, küresel enerji piyasaları açısından da yakından takip ediliyor. Petrol fiyatlarında yaşanabilecek kalıcı yükseliş; enflasyon, faiz politikaları ve küresel büyüme beklentileri üzerinde yeni baskılar oluşturabilir. Türkiye açısından ise uluslararası petrol fiyatlarındaki hareketler, akaryakıt maliyetleri, üretim giderleri ve enflasyon görünümü üzerinde doğrudan etkili olmaya devam ediyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.