SON DAKİKA
Hava Durumu

#Oltalama

Ekometre - Oltalama haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Oltalama haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Dijital hayatın anahtarı e-posta kutusunda saklı Haber

Dijital hayatın anahtarı e-posta kutusunda saklı

Kişisel veya iş hesaplarınızı ve verilerinizi korumak istiyorsanız güvenlik önlemlerinizi gelen kutunuzdan başlatmalısınız. Siber güvenlik alanında dünya lideri olan ESET, siber suçlular için de çok değerli bir hedef olan e-postaları inceledi, önerilerini paylaştı. E-posta sadece bir iletişim aracı veya sıradan bir çevrimiçi hesap değil. Hem kişisel hem de iş hayatımızda, e-posta krallığın anahtarlarını elinde tutar. Diğer hesap parolalarını sıfırlamak ve kimliğinizi doğrulamak için bir mekanizma bile olabilir. E-posta hesapları, parola sıfırlama bağlantılarının geldiği, hesap uyarılarının saklandığı, rezervasyonların onaylandığı, faturaların dosyalandığı ve kimlik kontrollerinin başladığı yerdir. Gelen kutusu, seyahat planlarından alışveriş fişlerine, doktor randevularından sözleşmelere, vergi belgelerine ve taranmış kimliklere kadar yıllarca biriken hassas bilgileri içerebilir. Nereye gittiğinizi, neye sahip olduğunuzu, hangi hizmetleri kullandığınızı, kime güvendiğinizi ve diğer hesaplara nasıl ulaşılabileceğini gösterebilir. Saldırganların e-posta kutusuna erişmek istemelerinin sebebi Saldırganlar, dijital hayatınızın geri kalanı üzerinde baskı kurmalarını sağlayabileceği için gelen kutunuzu hedef alırlar. E-posta hesabınıza erişim sayesinde, diğer birçok hesabınızın parolalarını sıfırlayabilirler; hatta bankanız, sosyal medya hesaplarınız, bulut depolama hizmetiniz veya diğer çevrimiçi sağlayıcılar tarafından gönderilen tek kullanımlık parolaları ele geçirebilirler. Gizli kalmaya çalışarak otomatik yönlendirme kuralları ayarlayabilirler; böylece, siz acil sorunun çözüldüğünü düşündüğünüzde bile mesajlarınızı almaya devam edebilirler. Başka bir deyişle parolanızı sıfırlasanız bile sıfırlama kodları onlara gönderilir. Diğerleri ise erişim jetonlarını, bağlı uygulamaları veya aktif oturumları kötüye kullanarak sistemde tutunmaya çalışabilir. Siber suçlular, şantaj amacıyla fotoğraflarınıza erişebilir ve iletişimlerinizi dinleyebilir. Bu durum, etkileşimde bulunduğunuz güvenilir bir kuruluşun kimliğine bürünmek üzere tasarlanmış, inandırıcı bir oltalama e-postasının zeminini hazırlayabilir. Bu e-postada para, ücret ödemesi veya kimlik dolandırıcılığı yapmak için kullanılacak daha fazla kişisel bilgi istenebilir. Sizinle ilgili ne kadar çok bilgiye sahip olurlarsa oltalama saldırısı o kadar inandırıcı olacaktır. İş hayatı üzerindeki etkileri ise daha da kötü olabilir. Kurumsal e-posta hesabınıza erişim sağlayan siber suçlular, bulut uygulamalarını açabilir, paylaşımlı sürücülere erişebilir, CRM, finans ve İK sistemlerini inceleyebilir, iş arkadaşlarınızla ve müşterilerinizle olan mesajlarınızı dinleyebilir ve müşteri verilerine erişebilir. E-posta kutusunu korumak giderek zorlaşıyor E-posta, teknoloji, kimlik ve insan güveninin kesiştiği noktada yer aldığı için saldırganlar için cazip olmaya devam ediyor. Kimlik avı, güvenlik zincirinin tartışmasız en zayıf halkası olan insanları hedef alır. Hepimiz her gün zaman baskısı altında e-posta kullanıyoruz; faturaları, teslimat güncellemelerini, İK bildirimlerini, müşteri taleplerini, parola sıfırlamalarını, toplantı davetlerini ve güvenlik uyarılarını almak için. Bu mesajların çoğu bizden bir şeye tıklamamızı, onaylamamızı, indirmemizi, yanıt vermemizi veya ödeme yapmamızı ister. Saldırganlar bu rutini istismar eder çünkü bir mesaj tanıdık bir göndericiden geliyormuş gibi görünürse, yoğun bir anda ulaşırsa veya aciliyet hissi uyandırırsa dikkatli kullanıcılar bile hata yapabilir. Kimlik taklidi ve sosyal mühendislik tekniklerini kullanan hackerların başarı şansı daha yüksektir. Verizon’a göre, geçen yıl meydana gelen güvenlik ihlallerinin %62’sinde insan faktörü rol oynadı; sosyal mühendislik ise tüm ihlallerin %16’sını oluşturarak en yaygın üçüncü ihlal modeli oldu. Kötü niyetli kişiler ise sizi kandırmak için her zaman yeni yollar arıyor. Raporda, mobil oltalama simülasyonlarında “başarılı” tıklama oranlarının medyan değerinin, e-postaya kıyasla %40 daha yüksek olduğu belirtiliyor. Ayrıca e-posta kimlik avı kampanyalarının başarı oranlarını artırmak için daha gelişmiş araçlar kullanıyorlar. Üretken yapay zekâ (GenAI), tehdit aktörlerinin gramer ve imla hatası içermeyen kimlik avı mesajları yazmasına ve bunları yaygınlaştırmasına yardımcı olabilir. Gelen kutunuzu koruma Ev kullanıcısıysanız her hesap için güçlü ve benzersiz bir parola veya parola cümlesi kullandığınızdan emin olun ve bunları güvenilir bir parola yöneticisinde saklayın. Alternatif olarak, passkey gibi parolasız bir yöntem kullanın. Her halükârda, çok faktörlü kimlik doğrulamayı etkinleştirin. Kurtarma seçeneklerinizi güncel tutun ve bir saldırganın eski bir telefon numarasını veya unutulmuş yedek e-posta adresini kullanarak erişimi geri kazanamamasını sağlayın. E-posta ayarlarınızı zaman zaman kontrol etmenizde fayda var. Tanımadığınız yönlendirme kuralları, garip filtreler, bilinmeyen bağlı uygulamalar veya tanımadığınız cihazlar olup olmadığına bakın. Gelen kutunuz ele geçirilmişse parolayı değiştirin, şüpheli oturumları iptal edin, kurtarma ayrıntılarını gözden geçirin ve mesajların bilginiz dışında yönlendirilip yönlendirilmediğini kontrol edin. Oltalama saldırılarına karşı dikkatli olun. İstenmeyen e-postalara karşı temkinli davranın. Gönderen adının üzerine fareyi getirerek uyuşmazlık olup olmadığını kontrol edin. Gönderen alan adlarında yazım hatası olup olmadığını kontrol edin. İstenmeyen e-postalardaki bağlantılara tıklamayın veya ekleri açmayın. Gerekirse gönderenle ayrı olarak iletişime geçin. Siz başlatmadığınız cihaz kodlarını veya MFA uyarılarını onaylamayın; bunlar, şansını deneyen bilgisayar korsanlarının işi olabilir. Kurtarma seçeneklerinizin net ve güncel olduğundan emin olun. Bir çalışan iseniz CEO'nuzdan veya BT departmanından gelmiş gibi görünse bile acil havale taleplerine dikkatli yaklaşın. Bir iş arkadaşınıza danışın veya ayrı bir kanal aracılığıyla doğrulayın. Çalışanlara yönelik güvenlik farkındalık eğitimlerini ciddiye alın ve dolandırıcıların kullandığı en son oltalama taktikleri ve tekniklerini öğrenin. Kötü amaçlı yazılımlardan ve şüpheli mesajlardan korunmak için güvenilir bir sağlayıcıdan kapsamlı bir güvenlik çözümü kullanın. Hemen hemen herkes e-posta kullanır. Bu da e-postayı bilgisayar korsanları için her zaman cazip bir hedef hâline getirir. Ancak herkesin gelen kutusu bu riske maruz kalmak zorunda değildir. Çevrimiçi ortamda güvende kalma şansınızı en üst düzeye çıkarmak için uygun önlemleri alın.

İş dünyasında alınması gereken 4 kritik önlem Haber

İş dünyasında alınması gereken 4 kritik önlem

Bitdefender Türkiye Distribütörü Laykon Bilişim Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, çalışanları manipüle edip para sızdırmayı hedefleyen bu yeni nesil tehditlere karşı kurumları uyararak siber savunmalarını güçlendirecek 4 kritik adımı paylaşıyor. İş dünyasında yapay zeka teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte oltalama saldırıları boyut değiştirerek çok daha inandırıcı ve tehlikeli bir yapıya bürünüyor. Geleneksel yazılı e-postaların ötesine geçen siber saldırganlar, artık şirket CEO'larının veya üst düzey yöneticilerin seslerini saniyeler içinde kopyalayarak acil para transferi talep eden sahte sesli mesajlar veya video aramaları düzenliyor. Çalışanların üzerindeki otorite baskısını ve aciliyet duygusunu kullanan bu taktikler, milyonlarca liralık kayıplara yol açabiliyor. Çalışanların inisiyatifine bırakılan güvenlik süreçleri bu sofistike saldırılar karşısında yetersiz kalırken, Bitdefender Türkiye Distribütörü Laykon Bilişim Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu şirketlerin karşı karşıya kaldığı bu görünmez tehlikeye dikkat çekerek atılması gereken 4 adımı paylaşıyor. "Yapay Zeka destekli taklitler kurumsal güvenliği kökünden sarsıyor" Ses ve görüntü kopyalama teknolojilerinin siber suçluların elinde kusursuz bir silaha dönüştüğünü belirten Bitdefender Türkiye Distribütörü Laykon Bilişim Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, "Çalışanlar, karşılarında bizzat şirket yöneticisinin sesini duyduklarında veya görüntüsünü gördüklerinde siber güvenlik protokollerini kolayca göz ardı edebiliyor. Otorite figürlerinin bu derece inandırıcı bir şekilde taklit edilmesi, finans departmanlarını savunmasız bırakarak saniyeler içinde geri dönüşü olmayan fon kayıplarına neden oluyor. Kurumların bu yeni nesil tehditlerle başa çıkabilmesi, salt teknolojik önlemlerle sınırlı kalmayıp aynı zamanda çalışan farkındalığını en üst seviyeye çıkaran kapsamlı güvenlik kültürünün inşa edilmesine bağlıdır." dedi. Alev Akkoyunlu, şirketlerin deepfake destekli patron dolandırıcılıklarına karşı alması gereken 4 önlemi paylaşıyor: 1. Finansal işlemler için katı ve çoklu onay protokolleri geliştirin. Büyük miktarlı para transferleri veya hassas veri paylaşımları için asla tek bir iletişime güvenmeyin. E-posta, sesli arama veya video konferans yoluyla gelen acil ödeme taleplerini gerçekleştirmeden önce, işlemi farklı ve bağımsız iletişim kanalları üzerinden şirket içi onay mekanizmalarıyla mutlaka doğrulayın. 2. Şirket içi "güvenlik kelimeleri" veya gizli şifreler belirleyin. Yöneticiler ve kritik departman çalışanları arasında, acil durumlarda kimlik doğrulaması yapmak üzere önceden belirlenmiş ortak parolalar kullanın. Beklenmedik bir transfer talebi geldiğinde bu şifrelerin sorulması, karşınızdaki kişinin yapay zeka destekli bir kopyadan ibaret olup olmadığını anlamanın en pratik yollarından biridir. 3. Çalışanlarınızı yeni nesil yapay zeka tehditlerine karşı eğitin. Kurumsal siber güvenlik eğitimlerini, geleneksel oltalama (phishing) taktiklerinin ötesine taşıyın. Başta finans ve insan kaynakları olmak üzere tüm ekiplerinize deepfake teknolojisinin nasıl çalıştığını, sesli taklit saldırılarının belirtilerini ve şüpheli durumlar karşısında izlemeleri gereken adımları uygulamalı olarak gösterin. 4. Ağınızı ve cihazlarınızı kapsamlı bir çözümle koruma altına alın. Dolandırıcıların e-posta hesaplarınıza sızmasını veya deepfake araçlarını devreye sokmadan önce sisteminize zararlı yazılım yerleştirmesini engellemek için cihazlarınızı Bitdefender Total Security gibi kapsamlı çözümlerle koruyarak kurumunuzda tam güvenlik sağlayın.

IP adresini korumak için alınması gereken 5 kritik önlem Haber

IP adresini korumak için alınması gereken 5 kritik önlem

Bitdefender Türkiye Distribütörü Laykon Bilişim Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, internet kullanıcılarını ve işletmeleri bu tehlikelere karşı uyararak dijital ayak izlerini koruyacak 5 hayati adımı aktarıyor. İnternete bağlanan her cihazın benzersiz bir kimliği olan IP adresi, dijital dünyada kullanıcıların nerede bulunduğunu ve hangi ağa bağlı olduğunu gösteren temel bir bileşen işlevi görüyor. Bu adresin kötü niyetli kişilerin eline geçmesi, siber suçluların kullanıcıların fiziksel konumunu tahmin etmesine, ağa yönelik DDoS saldırıları düzenlemesine veya kişisel verileri hedef almasına olanak tanıyor. Özellikle şüpheli bağlantılara tıklamak veya güvensiz ağlara bağlanmak, IP adresinin kolayca açığa çıkmasına zemin hazırlıyor. Kontrolsüz bir şekilde bırakılan dijital ayak izleri kullanıcıların mahremiyetini tehlikeye atarken, Bitdefender Türkiye Distribütörü Laykon Bilişim Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu IP adresi güvenliğinin yol açtığı tehlikelere dikkat çekerek atılması gereken 5 adımı paylaşıyor. "IP adresinizi korumadan dijital güvenliği sağlayamazsınız" İnternet üzerindeki her adımın bir iz bıraktığını belirten Laykon Bilişim Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, "Kullanıcılar genellikle şifrelerini veya kredi kartı bilgilerini korumaya odaklansa da IP adresleri de en az bu veriler kadar kritik bir öneme sahip. Dijital ev adresiniz konumundaki bu bilginin açığa çıkması, ağınıza yönelik sızma girişimlerine veya çevrimiçi alışkanlıklarınızın izlenmesine yol açabiliyor. Cihazlarınızı ve ağınızı dışarıdan gelen tehditlere karşı korumanın en etkili yolu, bütünleşik bir güvenlik stratejisi benimsemek ve çevrimiçi görünürlüğünüzü minimuma indirmektir." dedi. Alev Akkoyunlu, kullanıcıların IP adreslerini gizlemek ve dijital mahremiyetlerini korumak için alması gereken 5 önlemi paylaşıyor: 1. Güvenilir bir sanal özel ağ (VPN) kullanın. VPN kullanmak, internet trafiğinizi şifreler ve gerçek IP adresinizi gizleyerek size farklı bir sunucu üzerinden yeni bir adres atar. Özellikle herkese açık ağlarda gezinirken VPN uygulamasını aktif tutmak, kimliğinizi siber korsanlardan saklamanın en güvenli yoludur. 2. Yönlendirici (Router) güvenliğinizi maksimuma çıkarın. Ev veya iş ağınızın kalbi olan yönlendiricinizin varsayılan şifrelerini tahmin edilmesi zor kombinasyonlarla değiştirin. Aygıt yazılımını düzenli olarak güncelleyerek ağınıza dışarıdan yapılabilecek sızma girişimlerini engelleyin. 3. Şüpheli bağlantılara ve oltalama mesajlarına karşı tetikte olun. Siber saldırganlar, IP adresinizi ele geçirmek için genellikle cazip görünen bağlantılar veya sahte e-postalar gönderir. Kaynağını bilmediğiniz mesajlardaki bağlantılara tıklamaktan veya bilinmeyen dosyaları indirmekten kesinlikle kaçının. 4. Gizlilik odaklı tarayıcılar ve arama motorları tercih edin. Siber saldırganlar genellikle eski yazılımlardaki açıkları kullanmayı tercih eder. Telefonunuzun işletim sistemini güncel tutarak siber korsanların faydalanabileceği güvenlik açıklarını kapatın. 5. Bütünleşik güvenlik çözümleriyle cihazlarınızı koruma altına alın. Ağınıza yönelik olası saldırıları ve IP adresinizi hedef alan tehditleri anında durdurmak için cihazlarınızı Bitdefender Total Security gibi kapsamlı çözümlerle koruyarak arka planda tam güvenlik sağlayın.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.