SON DAKİKA
Hava Durumu

#Öğrenme Modeli

Ekometre - Öğrenme Modeli haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Öğrenme Modeli haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

LGS'de ezber dönemi kapanıyor Haber

LGS'de ezber dönemi kapanıyor

LGS matematik tartışması: Uzmanlara göre yeni nesil sınavlarda bilgi kadar dikkat ve yorumlama da belirleyici LGS’nin ardından tartışma konusu olan matematik sorularını değerlendiren eğitim uzmanları, yeni nesil sınavlarda başarının yalnızca konu bilgisiyle değil; okuduğunu anlama, yorumlama, dikkat yönetimi, sınav kaygısını kontrol edebilme ve bilgiyi doğru bağlamda kullanma becerisiyle belirlendiğini söyledi. Liselere Geçiş Sistemi kapsamındaki merkezi sınavın ardından özellikle matematik soruları öğrenciler, veliler ve eğitim çevrelerinde tartışma konusu oldu. Uzun metinli, günlük yaşam senaryolarına dayalı ve çok adımlı yorum gerektiren sorular, “Matematik bilgisi mi ölçülüyor, okuduğunu anlama becerisi mi?” tartışmasını yeniden gündeme taşıdı. BCN Eğitim Kurumları’ndan Eğitimci Adem Bican, Çocuk Gelişimi Uzmanı Fulya Bican ve Psikolojik Danışman Barış Sezgin, LGS matematik sorularına ilişkin tartışmayı akademik başarı, çocuk gelişimi ve sınav psikolojisi açısından değerlendirdi. Uzmanlara göre yeni nesil sınavlarda öğrencilerden yalnızca bilgiyi hatırlamaları değil; bilgiyi anlamaları, yorumlamaları, problem durumuna uyarlamaları ve sınav anında dikkatlerini sürdürebilmeleri bekleniyor. Adem Bican: Ezberci hazırlık modeli artık yeterli değil Eğitimci Adem Bican, LGS matematik sorularının yalnızca işlem becerisini değil, öğrencinin problemi anlama ve yorumlama gücünü de ölçtüğünü belirtti. Bican, yeni nesil sınavlarda öğrencinin önce soruyu anlaması, verilen bilgileri ayıklaması, problemi zihninde modellemesi ve ardından matematiksel çözüm yolunu kurması gerektiğini ifade etti. “Bugünün sınavlarında formül ezberi tek başına yeterli değil. Öğrenci formülü bilse bile sorunun ne istediğini anlayamıyorsa, verilen bilgileri doğru ilişkilendiremiyorsa ve zamanı yönetemiyorsa başarıya ulaşmakta zorlanıyor. Yeni nesil sınavlarda başarı yalnızca konu bilmekle değil, bilgiyi doğru bağlamda kullanabilmekle mümkün hale geliyor.” dedi. Matematik testlerinde gerçek yaşam senaryolarının, tablo ve grafiklerin, şekil yorumlarının ve çok aşamalı problemlerin daha görünür hale geldiğini söyleyen Bican, bu durumun öğrencilerin sınava hazırlık biçimini de değiştirmesi gerektiğini kaydetti. Bican, “LGS sonrası tartışmayı yalnızca ‘sorular zordu’ ya da ‘kolaydı’ düzeyinde ele almak eksik kalır. Burada daha büyük bir dönüşüm var. Öğrenciden artık yalnızca işlem yapması değil, okuduğunu anlaması, analiz etmesi ve çözüm stratejisi geliştirmesi bekleniyor. Ezberci hazırlık modeli artık çocukları ileri taşımıyor.” değerlendirmesinde bulundu. “Matematik artık sadece işlem değil, muhakeme becerisi istiyor” LGS’de tartışılan matematik sorularının eğitim sistemi açısından önemli bir mesaj verdiğini belirten Bican, okulların ve velilerin sınav hazırlığına daha geniş bir perspektiften bakması gerektiğini söyledi. “Matematik artık sadece işlem değil, muhakeme becerisi istiyor. Öğrenci soruda verilen bilgiyi okuyacak, gereksiz ayrıntıyı ayıklayacak, şekli veya tabloyu yorumlayacak ve ardından çözüm yolunu kuracak. Bu nedenle sınava hazırlık yalnızca çok soru çözmekten ibaret görülemez. Okuma becerisi, dikkat yönetimi ve problem çözme disiplini de hazırlığın merkezinde olmalı.” ifadelerini kullandı. Bican, çocukların yalnızca bilgiyi bilen değil, bilgiyi yorumlayan, analiz eden ve farklı durumlara uyarlayan bireyler olarak yetiştirilmesi gerektiğini belirterek, “Yeni nesil sınav, yeni nesil öğrenme modeli istiyor.” dedi. Fulya Bican: Bu beceriler son yıl test çözerek kazanılmaz Çocuk Gelişimi Uzmanı Fulya Bican ise LGS’de tartışılan uzun metinli ve yorum gerektiren soruların, çocukların gelişim sürecinde kazandığı temel becerilerle doğrudan ilişkili olduğunu söyledi. Fulya Bican, okuduğunu anlama, dikkatini sürdürme, yönerge takip etme ve problem çözme becerilerinin yalnızca 8. sınıfta yoğun test çözerek kazanılamayacağını belirtti. “Bir çocuğun uzun metinli soruyu anlayabilmesi, verilen bilgiyi ayıklayabilmesi ve problemi çözümleyebilmesi sadece son yıl yaptığı test sayısıyla açıklanamaz. Bu beceriler erken yaşlardan itibaren gelişen bilişsel süreçlerin sonucudur. Çocuğun kitapla ilişkisi, oyun içinde problem çözme deneyimi, neden-sonuç bağlantısı kurması ve günlük yaşamda düşünmeye teşvik edilmesi ilerleyen yıllarda akademik performansı doğrudan etkiler.” dedi. Fulya Bican, matematik başarısının yalnızca sayılarla işlem yapma becerisine indirgenmemesi gerektiğini vurguladı. Bican, “Matematiksel düşünmenin temeli erken çocuklukta atılır. Sınıflama, karşılaştırma, sıralama, örüntü kurma, neden-sonuç ilişkisi geliştirme gibi beceriler çocuğun ilerleyen yıllardaki problem çözme kapasitesini güçlendirir. Çocuk erken yaşlardan itibaren soru sormaya, keşfetmeye ve çözüm üretmeye teşvik edilmelidir.” diye konuştu. “Sınavda çocuk sadece bilgisiyle değil, dikkat sistemiyle de mücadele eder” Sınav anında öğrencinin yalnızca konu bilgisiyle değil, dikkat ve kaygı yönetimiyle de karşı karşıya kaldığını belirten Fulya Bican, uzun metinli soruların bazı öğrencilerde zihinsel yük oluşturabileceğini kaydetti. “Bir çocuk konuyu biliyor olabilir. Ancak sınav anında kaygısı yükseldiğinde, dikkatini sürdüremediğinde veya sorudaki yönergeyi doğru takip edemediğinde bildiği konuyu da yanlış uygulayabilir. Bu nedenle sınav başarısını yalnızca kaç soru çözüldüğüyle açıklamak eksik kalır. Dikkat süresi, duygusal dayanıklılık ve problem karşısında sakin kalabilme becerisi de en az akademik bilgi kadar önemlidir.” ifadelerini kullandı. Fulya Bican, ailelerin sınav sürecinde yalnızca akademik sonuca odaklanmaması gerektiğini belirtti. Bican, “Çocuğun evde yapabildiği soruyu sınavda yapamaması her zaman bilgi eksikliği anlamına gelmez. Bazen çocuk sınav anında kaygılandığı için soruyu yanlış okur, dikkati dağılır veya çözüm adımlarını sürdüremez. Bu nedenle çocukların duygusal dayanıklılığını desteklemek, sınav başarısının önemli bir parçasıdır.” değerlendirmesinde bulundu. Barış Sezgin: Konuyu bilmek yetmez, sınav anını yönetmek gerekir Psikolojik Danışman ve Eğitim Koçu Barış Sezgin ise LGS matematik sorularına ilişkin tartışmanın öğrencilerin sınav anı performansı açısından da değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Sezgin, yeni nesil soruların öğrenciden yalnızca bilgiyi hatırlamasını değil, sınav anında dikkatini korumasını, zamanı planlamasını ve kaygısını yönetmesini beklediğini belirtti. “Bir öğrenci konuyu çok iyi biliyor olabilir. Ancak uzun metinli, çok adımlı ve yorum gerektiren bir soruyla karşılaştığında kaygısı yükselirse dikkatini sürdüremeyebilir. Bu durumda sorun bilgi eksikliği değil, sınav anı performansını yönetememektir. Yeni nesil sınavlarda başarı, bilgiyi doğru anda doğru stratejiyle kullanabilen öğrencilerle mümkün oluyor.” dedi. Sezgin, sınav hazırlığının yalnızca konu tekrarı ve test çözme üzerinden yürütülmesinin eksik kalacağını ifade etti. “Öğrenci sınava yalnızca akademik olarak değil, psikolojik olarak da hazırlanmalı. Uzun sorular karşısında paniğe kapılmadan önce neyi okuduğunu anlamak, gereksiz bilgiyi ayıklamak, işlem sırasını belirlemek ve zamanı doğru kullanmak gerekir. Bunlar da tıpkı konu bilgisi gibi çalışılarak geliştirilen becerilerdir.” diye konuştu. “Deneme çözmek kadar deneme sonrası analiz yapmak da önemli” Barış Sezgin, sınav sürecinde deneme sınavlarının yalnızca net takibi için değil, öğrencinin davranış ve hata örüntüsünü görmek için de değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Sezgin, “Deneme çözmek kadar deneme sonrası hata analizi yapmak da önemlidir. Öğrenci zamanı nerede kaybettiğini, hangi soru tiplerinde kaygısının arttığını, hangi yönergeleri yanlış okuduğunu ve hangi aşamada dikkatten koptuğunu fark etmelidir. Bu farkındalık olmadan yalnızca daha fazla test çözmek, aynı hatayı daha hızlı tekrar etmekten başka bir sonuç doğurmayabilir.” değerlendirmesinde bulundu. Sınav anında öğrencilerin özellikle uzun metinli sorularda stratejiye ihtiyaç duyduğunu belirten Sezgin, “Öğrencinin her soruya aynı refleksle yaklaşması doğru değil. Bazı sorularda önce kök okunmalı, bazı sorularda veri tabloyla birlikte değerlendirilmeli, bazı sorularda ise gereksiz bilgi ayıklanmalı. Bu beceriler düzenli deneme, analiz ve sınav simülasyonu ile gelişir.” dedi. Uzmanlardan ortak mesaj: Sınav başarısı çok boyutlu ele alınmalı Uzmanlara göre LGS matematik soruları üzerinden başlayan tartışma, sınav başarısının çok boyutlu yapısını bir kez daha ortaya koydu. Adem Bican sınavların ezberci hazırlık modelinin sınırına işaret etti. Fulya Bican, okuduğunu anlama ve dikkat becerilerinin erken yaşlardan itibaren geliştiğine dikkat çekti. Barış Sezgin ise öğrencinin bildiğini sınav anında performansa dönüştürebilmesi için kaygı, dikkat ve zaman yönetimi becerilerinin desteklenmesi gerektiğini ifade etti. Uzmanlara göre yeni nesil sınavlarda başarı; yalnızca konu bilgisiyle değil, okuduğunu anlama, matematiksel muhakeme, dikkat yönetimi, duygusal dayanıklılık ve sınav stratejisiyle birlikte değerlendirilmeli.

İş dünyasında yeni nesil öğrenme dönüşümü Haber

İş dünyasında yeni nesil öğrenme dönüşümü

Küresel iş dünyasında dijitalleşmenin getirdiği "her an, her yerde öğrenme" ihtiyacı, profesyoneller için podcastleri vazgeçilmez bir stratejik araç haline getirdi. 2026 yılı itibarıyla dünya genelinde liderlerin %60’ından fazlası, sektördeki trendleri takip etmek, liderlik becerilerini geliştirmek ve yapay zeka gibi karmaşık konuları anlamlandırmak için ana kaynak olarak podcastleri tercih ediyor. Zamanın çok değerli olduğu günümüzde, podcastler sadece birer içerik formatı değil; aynı zamanda profesyonellerin trafikte, sporda veya molalarda iş dünyasının nabzını tutmasını sağlayan dinamik bir bilgi ağı ve kritik bir iş ihtiyacı olarak konumlanıyor. Türkiye’de Durum Nasıl? İnsan Kaynakları dünyasının deneyimli isimlerinden Başak Kavaklı Bilgin, İK dünyasında yükselen bu yeni iletişim ve öğrenme kanalı hakkında şu değerlendirmelerde bulundu: “Türkiye’de ise bu trend, özellikle son iki yılda yerel içerik üreticilerinin ve başta İnsan Kaynakları liderlerinin bu mecrayı sahiplenmesiyle büyük bir ivme kazandı. Geleneksel uzun eğitimlerin yerini "mikro öğrenme" modellerine bıraktığı ülkemizde, profesyoneller artık kendi dillerinde, yerel pazarın dinamiklerine uygun vaka analizlerini ve uzman görüşlerini podcastler aracılığıyla öğreniyor. Beyaz yaka dünyasının günlük operasyonlarından stratejik yetenek yönetimine kadar geniş bir yelpazede sunulan Türkçe podcast içerikleri, Türkiye’deki İK ekosisteminin daha şeffaf, paylaşımcı ve kolektif bir zekayla büyümesine aracılık ediyor.” “Podcast artık bir mikro öğrenme modeli” Podcastlerin iş dünyasındaki bu yükselişinin, bilginin demokratikleşmesi ve deneyimin dijital ortamda ölümsüzleşmesi adına bir dönüm noktası olduğuna dikkat çeken Başak Kavaklı Bilgin, “Günümüz dünyasında artan iş tempoları, farklı cephelerde verilen mücadeleler, azalan fırsatlar ve kaynaklar nedeni ile çevremde kimsenin kurumsal dünyada yaşadıklarını, iyi ya da kötü deneyimlerini ve öğrenilmiş derslerini birbiri ile paylaşma imkanının olmadığını görüyor, aynı dertten ben de muzdarip oluyordum. Bununla birlikte, iyi bir podcast dinleyicisi olarak 25 yıldır var olduğum kurumsal dünyada edindiğim deneyimler, kazanımlar, dostluklar ve tüm bunlardan ilham verecek hikayeler yaratma iştahım ile uzun zamandır ben de podcast dünyasına girmek istiyordum. Bu yüzden kendi podcastim Burada Yapılmışı Var’a başladım. Her bölümde alanında uzman bir iş profesyonelini konuk alıyorum. Bu podcast serisi ile amacım ister yeni mezun ister genel müdür olsun herkesin dinlediğinde bu yeni nesil öğrenme modeli ile deneyim ve hikayelerden ilham verecek notlar alması, kendi işine ışık tutması, yeni fikirlere, projelere zemin oluşturması. Gelecekte kurumsal iç iletişimden işveren markası stratejilerine kadar birçok alanda podcastlerin etkisinin katlanarak artmasını bekliyorum” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.