SON DAKİKA
Hava Durumu

#New York

Ekometre - New York haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, New York haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

İran'dan Washington'a savaşın sona ermesi şartı Haber

İran'dan Washington'a savaşın sona ermesi şartı

Bekayi, görüşmede savaşın sona erdirilmesi, ABD'nin saldırılarının ve ekonomik yaptırımlarının durdurulması ile İran varlıklarının serbest bırakılması gibi şartların iletildiğini bildirdi. İran ile ABD arasında New York'ta gerçekleşen temaslara ilişkin Tahran'dan açıklama geldi. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, iki ülke arasındaki görüşmenin Katarlı bir arabulucu aracılığıyla gerçekleştirildiğini ve İran'ın taleplerinin ABD tarafına iletildiğini söyledi. İran devlet televizyonuna göre Bekayi, Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu kapsamında New York'ta bulunan İran ve ABD heyetleri arasındaki temasa ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İran şartlarını ABD'ye iletti Bekayi, temasın İran'ın şartlarını karşı tarafa aktarmak amacıyla yapıldığını belirtti. İranlı sözcü, talepler arasında savaşın tüm alanlarda sona erdirilmesi, ABD'nin saldırgan eylemlerinin, deniz ablukasının ve ekonomik savaşın durdurulması ile İran varlıklarının serbest bırakılmasının bulunduğunu ifade etti. Bekayi'nin açıklaması, iki ülke arasındaki diplomatik temasların sürdüğü bir dönemde geldi. Trump görüşmeyi doğruladı ABD Başkanı Donald Trump, daha önce yaptığı açıklamada, ABD'li yetkililerin New York'ta İran heyeti temsilcileriyle yaklaşık üç saat süren bir görüşme gerçekleştirdiğini bildirmişti. Trump, görüşmenin "çok iyi geçtiğini" söylemişti. İran devlet televizyonu da İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi ile Trump'ın özel temsilcileri Steve Witkoff ve Jared Kushner'in New York'ta bir araya geldiğini aktardı. Görüşmenin ABD'li yetkililerin ısrarlı talebi üzerine gerçekleştiği belirtildi. Diplomatik temasların seyri izleniyor İran'ın açıklaması ve ABD tarafının görüşmeye ilişkin değerlendirmeleri, iki ülke arasındaki müzakerelerin seyrine ilişkin yeni bir gelişme olarak öne çıktı. Tarafların savaşın sona erdirilmesi, ekonomik yaptırımlar ve İran varlıklarının durumu gibi başlıklarda nasıl bir yol izleyeceği, önümüzdeki dönemde diplomatik gündemin temel konuları arasında yer alacak.

Trump'tan BM kürsüsünde İran mesajı Haber

Trump'tan BM kürsüsünde İran mesajı

Trump, Tahran'la yaşanan krizin anlaşmayla ya da daha sert bir müdahaleyle çözülmesi gerektiğini savunurken Rusya-Ukrayna Savaşı, Küba ve Grönland konusunda da açıklamalarda bulundu. Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu'nun yüksek düzeyli katılım haftası New York'ta başladı. ABD Başkanı Donald Trump, Genel Kurul kapsamında yaptığı konuşmada dış politika, bölgesel çatışmalar ve ABD'nin uluslararası güvenlik politikalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasının ilk bölümünde Amerikan iç politikası ve ekonomisine odaklanan Trump, yaklaşan Kongre ara seçimleri öncesinde kendi yönetiminin politikalarını savundu. ABD Başkanı, görev süresince sekiz savaşı sona erdirdiğini öne sürerek Rusya-Ukrayna Savaşı, İran'la yaşanan gerilim ve Gazze'deki insani kriz başta olmak üzere çeşitli bölgesel sorunların çözümü için çaba gösterdiklerini ifade etti. İran'la anlaşma için seçim sonrasını işaret etti Trump, İran'la yaşanan gerilime ilişkin açıklamasında, 3 Kasım'da yapılacak seçimlerin ardından bir anlaşmaya varılabileceğine inandığını söyledi. ABD Başkanı, "Seçimlerden hemen sonra İran'la bir anlaşmaya varacağımıza inanıyorum çünkü onların bunu yapmaması mantıklı değil." ifadelerini kullandı. İran'ın ABD'deki seçim sonuçlarını beklediğini öne süren Trump, söz konusu seçimlerde kendisinin aday olmadığını, Cumhuriyetçi Parti'nin yarışacağını belirtti. Trump, İran'la anlaşma yapılması veya ülkeye karşı daha sert bir adım atılması arasında karar verilmesi gereken bir aşamada olduklarını savundu. İran'la yaşanan krizin bir şekilde çözülmesi gerektiğini belirten ABD Başkanı, sürecin hızlı biçimde sonuçlandırılması gerektiğini dile getirdi. Rusya-Ukrayna Savaşı için çözüm mesajı Rusya-Ukrayna Savaşı'na da değinen Trump, çatışmaların sona erdirilmesi için çalıştıklarını ve savaşın durmasını istediklerini söyledi. ABD Başkanı, Rusya ve Ukrayna liderleriyle yakın iş birliği içinde olduklarını belirterek, "Rusya ve Ukrayna'nın liderleriyle çok yakın işbirliği içindeyiz ve bu konuyu halledeceğiz." dedi. Trump'tan Küba yönetimine yönelik sert açıklamalar Latin Amerika'daki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Trump, Küba yönetimini eleştirdi. Küba'daki yönetimin başarısız olduğunu savunan ABD Başkanı, ülkedeki siyasi ve ekonomik durumun köklü biçimde değişmesini hedeflediklerini ifade etti. Trump, "Komünist rejimin büyük bir baskı altında olduğu Küba'daki durumun da kökten değişmesini hedefliyoruz. Küba, başarısız olmuş bir devlet. Küba, çöküyor ve çökecek." ifadelerini kullandı. Trump'ın konuşması sırasında salonda bulunan Küba heyetinin ayağa kalkarak protesto amacıyla salonu terk ettiği görüldü. Grönland'da askeri üs açıklaması Trump, Danimarka ve Grönland'la yürütülen anlaşma kapsamında bölgedeki Amerikan askeri varlığına ilişkin de açıklamalarda bulundu. Grönland'da askeri varlığın ABD'nin güvenliği açısından önem taşıdığını belirten Trump, bölgede iki büyük askeri üs inşa edileceğini söyledi. ABD Başkanı, "Grönland'da uygun yerlerde geniş çaplı bir askeri varlık oluşturma sürecine derhal başlayacağız. Orada iki adet çok büyük askeri üs inşa edeceğiz." ifadelerini kullandı. Trump'ın açıklamaları, ABD'nin İran, Avrupa'nın kuzeyi ve Latin Amerika'ya yönelik dış politika önceliklerine ilişkin mesajlarıyla birlikte Genel Kurul konuşmasının öne çıkan başlıkları arasında yer aldı.

Trump’tan Pezeşkiyan’a görüşme mesajı Haber

Trump’tan Pezeşkiyan’a görüşme mesajı

İran konusunda karar aşamasında olduğunu belirten Trump, yakın gelecekte “büyük gelişmeler” yaşanabileceğini söyledi. Açıklamalar, ABD ile İran arasındaki savaşın ardından diplomatik temas beklentilerini yeniden gündeme taşıdı. Trump’tan İran konusunda dikkat çeken mesaj ABD ile İran arasındaki savaş ve bölgesel gerilim devam ederken, diplomasi ihtimali yeniden gündeme geldi. ABD Başkanı Donald Trump, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile bu hafta New York’ta görüşme olasılığına açık olduğunu belirtti. Fox News’e konuşan Trump, İran konusunda henüz nihai kararını vermediğini ifade etti. ABD Başkanı, yakın zamanda önemli gelişmeler yaşanabileceği mesajını verirken, Washington ile Tahran arasındaki olası diplomatik temaslara ilişkin beklentileri artırdı. Trump ayrıca İran’ın bundan sonraki süreçte daha temkinli hareket etmesi gerektiğini söyledi. Pezeşkiyan da New York’ta bulunacak İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu çalışmaları kapsamında New York’ta bulunması bekleniyor. Trump’ın da aynı dönemde kentte temaslar gerçekleştirecek olması, iki lider arasında görüşme ihtimalini gündeme getirdi. Ancak Trump ile Pezeşkiyan arasında kesinleşmiş resmi bir görüşme takvimi bulunmuyor. Piyasalar diplomasi ihtimaline odaklandı Trump’ın açıklamaları, ABD ile İran arasındaki çatışmanın diplomatik yollarla hafifletilebileceği beklentisini güçlendirdi. Enerji piyasalarında da savaşın sona ermesine yönelik bir diplomatik kanal açılması ihtimali yakından takip ediliyor. Brent petrolün varil fiyatı 102 doların altına gerilerken, Batı Teksas tipi ham petrol yaklaşık 98 dolar seviyesinde işlem gördü. Piyasalarda, diplomatik gelişmelerin Orta Doğu kaynaklı arz risklerini azaltabileceği değerlendiriliyor. Hürmüz Boğazı’nda enerji akışı sürüyor Petrol fiyatlarındaki düşüşte, Hürmüz Boğazı üzerinden enerji sevkiyatlarının devam etmesi de etkili oldu. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı Başkanı Amiral Brad Cooper, son iki haftada Hürmüz Boğazı üzerinden taşınan ham petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz miktarının son altı ayın en yüksek seviyesine ulaştığını açıkladı. Cooper, boğazdaki ana geçiş güzergâhlarının mayınlardan temizlendiğini ve Basra Körfezi ülkelerinin son aylarda Hürmüz Boğazı üzerinden 1 milyar varilden fazla ham petrol sevk ettiğini belirtti. Petrol piyasasında arz baskısı tartışılıyor Guotai Junan Futures Kıdemli Petrol Analisti Xuyi Zhao, petrol piyasasının görünümünde değişim yaşandığını söyledi. Zhao, piyasanın sürekli kötüleşen arz koşullarının hâkim olduğu bir görünümden, arz sıkışıklığının en sert bölümünün geride kalmış olabileceğinin tartışıldığı yeni bir aşamaya geçtiğini belirtti. Bununla birlikte Zhao, petrol fiyatlarında kalıcı bir düşüş trendinin başladığını söylemek için erken olduğunu ifade etti. Analist, Brent petrolün varil fiyatının 100 dolar civarında dengelenebileceği değerlendirmesinde bulundu. Hürmüz Boğazı’nın stratejik rolü gündemde Enerji piyasalarında Hürmüz Boğazı’nın küresel petrol ve LNG ticaretindeki gelecekteki rolü de tartışılıyor. Katar Enerji Bakanı Saad Al-Kaabi, ABD Hazine Bakanı Scott Bessent’ın Hürmüz Boğazı’nın iki yıl içinde stratejik önemini kaybedebileceği yönündeki değerlendirmesine karşı çıktı. Al-Kaabi, boğazın küresel petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz ticaretindeki önemini koruyacağını savundu. BM Genel Kurulu’nda kritik temaslar bekleniyor Donald Trump’ın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu haftasında İran’ın yanı sıra Çin ve Körfez ülkelerinin liderleriyle de görüşmeler gerçekleştirmesi bekleniyor. Bu nedenle New York’taki diplomatik temaslar, ABD-İran savaşının geleceği ve bölgedeki enerji arzının seyri açısından yakından izlenecek. Trump ile Pezeşkiyan arasında doğrudan bir görüşme gerçekleşmesi halinde, bu temas savaşın ardından iki ülke arasındaki diplomasi süreci açısından önemli bir gelişme olarak değerlendirilebilir.

Merkez Bankası 11,6 milyar dolarlık döviz aldı Haber

Merkez Bankası 11,6 milyar dolarlık döviz aldı

QNB ekonomistlerinin hesaplamalarına göre geçen haftaki alım 11.6 milyar doları buldu. ABD ve İsrail’in İran’a başlattığı savaşın ilk günlerinden itibaren TL’yi korumak için döviz satışı yapan Merkez Bankası 10 Nisan ile biten haftada haftalık nette ilk kez alıma döndü. 28 Şubat’ta başlayan savaş döneminde 5 hafta üst üste döviz satışı gerçekleştiren Merkez Bankası QNB ekonomistlerinin hesaplamalarına göre 10 Nisan haftasında 11.6 milyar dolar döviz aldı. Geçen hafta ABD ve İran iki haftalık ateşkes ilan ederek müzakerelere başlanacağını duyurmuştu. Böylece savaşın başından itibaren döviz satışı 37.6 milyar dolara indi. Uzmanlar rezerv artış eğiliminin tersine dönmemesi durumunda gelecek haftaki PPK’da faiz artırım ihtimalini azalttığını dile getirdi. QNB ekonomistlerinin analizine göre 10 Nisan haftasında toplam rezervler 9.1 milyar dolar artışla 170.8 milyar dolara yükseldi. Geçen hafta içerisinde bankaların TCMB’de zorunlu karşılık ve teminat depo çerçevesinde tuttukları döviz miktarının 0.6 milyar dolar azalması, brüt rezervi olumsuz etkiledi. Bunu hariç tutan net uluslararası rezerv ise 9.7 milyar dolar artışla 55.3 milyar dolara çıktı. Swap hariç net rezerv de önceki haftaya göre 13.4 milyar dolar artışla 31.8 milyar dolara yükselerek savaştan bu yana ilk kez artış gerçekleştirdi. Altın fiyatları olumlu etkiledi Şebnem Turhan'ın haberine göre, net rezerv içinde değerlendirilen yurt içi bankalarla yapılan swap hacminin 10 Nisan haftasında 3.7 milyar dolar azalmasının, net rezervi olumsuz etkilediğini belirten QNB ekonomistleri altın fiyatlarının yükselmesinin ise net rezervde 1.8 milyar dolarlık artışa yol açtığını hesapladı. Kamunun döviz mevduatı da incelenen hafta içerisinde 1.5 milyar dolar düşerken çoğunluğu eurobond itfasıyla ilgili olan bu çıkış, TCMB’nin geçici hesabında tutulduğu için henüz döviz rezervine yansımadı. QNB ekonomistleri “Sonuç olarak, bu saydığımız işlemler net rezervin geçen hafta 1.9 milyar dolar gerilemesine neden olmuştur. Net rezervdeki değişimi dikkate aldığımızda, bunun dışında kalan işlemlerle toplamda 11.6 milyar dolar döviz alışı gerçekleştiğini hesaplıyoruz” dedi. Karahan'dan ABD'de sunum IMF –Dünya Bankası Bahar Toplantıları için New York’ta bulunan Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan programı kapsamında ilk sunumunu gerçekleştirdi. Karahan, "Enflasyon ve Makroekonomik Görünüm" başlıklı sunumunda, mart ayında yıllık enflasyonun yüzde 30,9’a gerilediğini belirten Karahan, düşüş hızının değişmekle birlikte dezenflasyonun tüm alt gruplarda sürdüğünü kaydetti. Karahan, mart ayında enflasyonun ana eğiliminde düşüşün görüldüğüne dikkati çekerek, kira ve eğitim kalemlerinde azalan katılığın dezenflasyonu desteklediğini ve bu desteğin bu yıl devam etmesinin beklendiğini bildirdi. Rezervler daha güçlü Eşel mobil sisteminin enflasyonist baskıları sınırlandırdığını vurgulayan Karahan, iktisadi faaliyette yavaşlamanın görüldüğünü aktardı. Karahan, kapasite kullanımının zayıf seyrettiğini belirterek, talep göstergelerinin iktisadi faaliyette yavaşlamaya işaret ettiğini vurguladı. Ankete dayalı göstergelerin, iktisadi faaliyetteki yavaşlamayı doğruladığını aktaran Karahan, kredi büyümesinin yılın ilk çeyreğinde yavaşladığını ifade etti. Karahan, enerji ve turizmle şekillenen cari işlemler açığının tarihsel ortalamanın altında seyrettiğini vurguladı. Altın fiyatlarındaki gerilemenin hanehalkı döviz talebinde etkili olduğunu kaydeden Karahan, rezervlerin düzeyinin daha önceki çıkış dönemlerinde olduğundan daha güçlü olduğunu bildirdi.

İlerlemeye rağmen hala 138 milyon çocuk işçi var Haber

İlerlemeye rağmen hala 138 milyon çocuk işçi var

ILO ve UNICEF tarafından bugün yayımlanan yeni tahminlere göre, 2024 yılında yaklaşık 138 milyon çocuk işçi bulunuyor. Bunların yaklaşık 54 milyonu, sağlıklarını, güvenliklerini veya gelişimlerini tehlikeye atabilecek tehlikeli işlerde çalışıyor. En son veriler, 2020’den bu yana 22 milyondan fazla çocuğun çocuk işçiliğinden el çektirildiğini gösteriyor; bu da 2016-2020 arasında yaşanan endişe verici artışın tersine döndüğünü ortaya koyuyor. Ancak olumlu eğilime rağmen, dünya 2025 yılına kadar çocuk işçiliğini ortadan kaldırma hedefine ulaşamadı. “Çocuk İşçiliği: 2024 Küresel Tahminler, Eğilimler ve İlerleme Yolu” başlıklı rapor, Dünya Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Günü'nden bir gün önce ve aynı zamanda Uluslararası Oyun Günü’nde yayımlandı. Rapor, elde edilen kazanımlara rağmen milyonlarca çocuğun hala öğrenme, oyun oynama ve çocuk olma hakkından mahrum bırakıldığını ortaya koyuyor. ILO Genel Direktörü Gilbert F. Houngbo, “Raporumuzun bulguları umut verici ve ilerlemenin mümkün olduğunu gösteriyor. Çocuklar okulda olmalı, çalışmamalı. Ebeveynlerin de kendileri için insana yakışır işe erişimi olmalı ki çocuklarını sınıfta tutabilsinler, pazarda satış yapmaya ya da aile çiftliğinde çalışmaya göndermek zorunda kalmasınlar. Ama unutmamalıyız ki; çocuk işçiliğini tamamen ortadan kaldırmak için hala uzun bir yolumuz var,” dedi. Verilere göre, tarım sektörü, çocuk işçiliğinde hâlâ en büyük paya sahip ve tüm çocuk işçiliğinin %61’ini oluşturuyor. Bunu, hizmet sektörü (%27), ev içi işler ve pazarda satış gibi, ve sanayi (%13), maden ve imalat dahil, takip ediyor. Asya ve Pasifik, 2020’den bu yana çocuk işçiliği oranında en büyük düşüşü gerçekleştirdi: 49 milyondan 28 milyona yani %5,6’dan %3,1’e düştü. Latin Amerika ve Karayipler ise çocuk işçiliği oranında %8’lik bir göreli düşüş ve toplam sayılarda %11’lik bir azalma sağladı. Sahra Altı Afrika, hala çocuk işçiliğinin en yoğun olduğu bölge. Bölgede yaklaşık 87 milyon çocuk, yani tüm çocuk işçiliği vakalarının üçte ikisine yakını bulunuyor. Oran %23,9’dan %21,5’e gerilese de, nüfus artışı nedeniyle toplam sayı sabit kaldı. UNICEF Genel Direktörü Catherine Russell, “Dünya, çocukları zorla çalıştırmaktan kurtarma konusunda önemli ilerlemeler kaydetti. Ancak çok sayıda çocuk hala madenlerde, fabrikalarda ya da tarlalarda tehlikeli işlerde çalışıyor,” dedi. “Yasal koruma önlemleri, genişletilmiş sosyal güvenlik sistemleri, ücretsiz ve kaliteli eğitime yatırım ve yetişkinler için insana yakışır işe erişim ile ilerleme mümkün. Ancak küresel fon kesintileri, bu kazanımları geri alabilir. Çocukların sınıflarda ve oyun alanlarında olması için kararlılığımızı yeniden göstermeliyiz.” Son yıllarda elde edilen kazanımların korunabilmesi için hem küresel hem de ulusal düzeyde sürdürülebilir ve artırılmış finansmana her zamankinden fazla ihtiyaç var. Eğitime, sosyal korumaya ve geçim kaynaklarına verilen desteğin azalması, kırılgan aileleri çocuklarını çalıştırmaya itebilir. Ayrıca, veri toplama yatırımlarının azalması, sorunu görmeyi ve müdahale etmeyi zorlaştıracaktır. Çocuk işçiliği, çocukların eğitimini engelleyerek onların haklarını ve gelecek fırsatlarını sınırlandırır; fiziksel ve ruhsal zarar riskini artırır. Aynı zamanda, yoksulluğun ve kaliteli eğitime erişim eksikliğinin bir sonucudur ve aileleri çocuklarını çalıştırmaya iterek kuşaklar arası yoksulluk döngüsünü sürdüren bir faktördür. Rapora göre, erkek çocuklar her yaşta kız çocuklara kıyasla çocuk işçiliğinde daha fazla yer alıyor; ancak haftada 21 saatten fazla ücretsiz ev işi de hesaba katıldığında, toplumsal cinsiyet farkı tersine dönüyor. 2000 yılından bu yana, çocuk işçiliği neredeyse yarı yarıya azalarak 246 milyondan 138 milyona düştü. Ancak mevcut ilerleme hızı çok yavaş ve 2025’te küresel olarak çocuk işçiliğini ortadan kaldırma hedefinin gerisinde. Bu hedefe önümüzdeki beş yıl içinde ulaşmak için ilerleme hızının 11 kat artması gerekiyor. ILO ve UNICEF, ilerlemeyi hızlandırmak için hükümetlere şu çağrılarda bulunuyor: • Kırılgan haneler için sosyal korumaya yatırım yapın; evrensel çocuk yardımları gibi sosyal güvenlik ağları sağlayarak ailelerin çocuklarını çalıştırmaya yönelmemesini sağlayın. • Çocuk koruma sistemlerini güçlendirin; özellikle en kötü biçimlerdeki çocuk işçiliğine maruz kalan çocukları belirleyip korumak için sistemleri geliştirin. • Kırsal ve krizlerden etkilenen bölgeler başta olmak üzere tüm çocuklar için kaliteli eğitime evrensel erişimi sağlayın. • Yetişkinler ve gençler için insana yakışır işleri garanti altına alın; sendikal hakları ve çıkarlarını savunma haklarını koruyun. • Sömürüyü sona erdirmek ve tedarik zincirlerinde çocukları korumak için yasaları uygulayın ve şirketleri sorumlu tutun.

   UTİB, New York ta iki fuara birden katıldı   Haber

   UTİB, New York ta iki fuara birden katıldı  

Premiere Vision’da 50 Türk firması yer aldı Her iki fuara da milli katılım organizasyonu düzenleyen Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği’nin (UTİB) trend alanı ve info standı ise ziyaretçilerin ilgi odağı oldu. Moda ve tekstil sektöründeki son trendlerin ve yenilikçi ürünlerin sergilendiği prestijli bir platform olan Premiere Vision New York Fuarı, 18-19 Temmuz’da New York’ta gerçekleştirildi. Katılımcılar, etkinlik boyunca elde ettikleri deneyimlerle projelerine yön verme ve iş birliklerini güçlendirme fırsatı yakaladı. Bu yıl 45’incisi düzenlenen fuara Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği (UTİB), Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (EHKİB) ve 50 Türk firma katılım gösterdi. UTİB Yönetim Kurulu Başkanı Pınar Taşdelen Engin, UTİB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ufuk Ocak ve EHKİB Yönetim Kurulu Başkanı Burak Sertbaş’ın da katıldığı uluslararası organizasyonda firmalar, yaratıcı tasarımlarını ve ürünlerini tüm dünyayla paylaştı. Etkinlik boyunca gerçekleşen seminerler ve atölye çalışmaları, sektörün önde gelen isimlerini bir araya getirerek bilgi ve deneyim paylaşımına katkıda bulundu. Turkısh Taste bölümü ziyaretçilerin yoğun ilgisini çekti Türkiye'nin gururu olan milli katılımcılar, etkinliğin en dikkati çeken ve başarılı stantları arasında yer aldı. UTİB’in milli katılım organizasyonunda yer alan 34 firma, kaliteli ürünleri ve çarpıcı tasarımlarıyla büyük ilgi odağı oldu. Bireysel katılımcılar da kendi alanlarında özgün ürünlerini tanıtarak etkinliğe değer kattı. Katılımcılara yeni iş fırsatları ve ticari ilişkiler kurma imkânı sağlayan fuar, özellikle küresel moda endüstrisinin merkezi New York'ta uluslararası birçok alıcı ve profesyoneli bir araya getirdi. UTİB standında, İstanbul Yaş Meyve Sebze Mamulleri İhracatçıları Birliği iş birliği ile Başkan Melisa Tokgöz Mutlu koordinasyonunda oluşturulan Turkish Taste bölümü ise ziyaretçilerin yoğun ilgisini çekti. Ülkemize has ürünlerden olan Türk Fındığı, Kestane Şekeri, Türk Kahvesi, Türk içecekleri ve çeşitli atıştırmalıklar ziyaretçilere ikram edilerek, Türkiye lezzetlerinin tanıtımına da katkı sağlandı. Premiere Vision New York Fuarı’nda firma standlarını ve UTİB standını ziyaret eden New York Başkonsolosu Reyhan Özgür ve Ticaret Ataşeleri Filiz Köseyener, Bilgehan Ramazan Caner ve Osman Nuri Gökbulut çalışmalar hakkında bilgi alarak katılımcılara başarılar diledi. ‘türk Tekstili global pazarda önemli rol üstleniyor’ Her iki fuarın da sektöre ilham vererek yenilikçi iş birliklerine kapı araladığını belirten UTİB Yönetim Kurulu Başkanı Pınar Taşdelen Engin, “Moda ve tekstil dünyasında yeni ufuklar açan Premiere Vision New York ve eş zamanlı düzenlenen Functional Fabric Fuarları, sektörde yeni bir dönemin başlangıcını işaret ediyor. Fuardaki etkinlikleri ve katılımcıları incelediğimizde, özellikle Türk milli katılımcılarının büyük başarıya imza attığını gözlemledim. Özellikle Birliğimizin ve üyelerimizin stantlarında sergiledikleri kaliteli kumaşlar ve aksesuarlar ziyaretçilerin ilgisini çekti. Ülkemizin tekstil ve hazır giyim sektöründeki gücünü bir kez daha kanıtlayan Türk katılımcılar, global pazarda önemli bir rol üstlendiğini gözler önüne serdi. Gelecek yıllarda da bu tür etkinliklerin düzenlenmesi, sektördeki gelişimi ve rekabeti destekleyecektir.” diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.