SON DAKİKA
Hava Durumu

#New York

Ekometre - New York haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, New York haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Merkez Bankası 11,6 milyar dolarlık döviz aldı Haber

Merkez Bankası 11,6 milyar dolarlık döviz aldı

QNB ekonomistlerinin hesaplamalarına göre geçen haftaki alım 11.6 milyar doları buldu. ABD ve İsrail’in İran’a başlattığı savaşın ilk günlerinden itibaren TL’yi korumak için döviz satışı yapan Merkez Bankası 10 Nisan ile biten haftada haftalık nette ilk kez alıma döndü. 28 Şubat’ta başlayan savaş döneminde 5 hafta üst üste döviz satışı gerçekleştiren Merkez Bankası QNB ekonomistlerinin hesaplamalarına göre 10 Nisan haftasında 11.6 milyar dolar döviz aldı. Geçen hafta ABD ve İran iki haftalık ateşkes ilan ederek müzakerelere başlanacağını duyurmuştu. Böylece savaşın başından itibaren döviz satışı 37.6 milyar dolara indi. Uzmanlar rezerv artış eğiliminin tersine dönmemesi durumunda gelecek haftaki PPK’da faiz artırım ihtimalini azalttığını dile getirdi. QNB ekonomistlerinin analizine göre 10 Nisan haftasında toplam rezervler 9.1 milyar dolar artışla 170.8 milyar dolara yükseldi. Geçen hafta içerisinde bankaların TCMB’de zorunlu karşılık ve teminat depo çerçevesinde tuttukları döviz miktarının 0.6 milyar dolar azalması, brüt rezervi olumsuz etkiledi. Bunu hariç tutan net uluslararası rezerv ise 9.7 milyar dolar artışla 55.3 milyar dolara çıktı. Swap hariç net rezerv de önceki haftaya göre 13.4 milyar dolar artışla 31.8 milyar dolara yükselerek savaştan bu yana ilk kez artış gerçekleştirdi. Altın fiyatları olumlu etkiledi Şebnem Turhan'ın haberine göre, net rezerv içinde değerlendirilen yurt içi bankalarla yapılan swap hacminin 10 Nisan haftasında 3.7 milyar dolar azalmasının, net rezervi olumsuz etkilediğini belirten QNB ekonomistleri altın fiyatlarının yükselmesinin ise net rezervde 1.8 milyar dolarlık artışa yol açtığını hesapladı. Kamunun döviz mevduatı da incelenen hafta içerisinde 1.5 milyar dolar düşerken çoğunluğu eurobond itfasıyla ilgili olan bu çıkış, TCMB’nin geçici hesabında tutulduğu için henüz döviz rezervine yansımadı. QNB ekonomistleri “Sonuç olarak, bu saydığımız işlemler net rezervin geçen hafta 1.9 milyar dolar gerilemesine neden olmuştur. Net rezervdeki değişimi dikkate aldığımızda, bunun dışında kalan işlemlerle toplamda 11.6 milyar dolar döviz alışı gerçekleştiğini hesaplıyoruz” dedi. Karahan'dan ABD'de sunum IMF –Dünya Bankası Bahar Toplantıları için New York’ta bulunan Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan programı kapsamında ilk sunumunu gerçekleştirdi. Karahan, "Enflasyon ve Makroekonomik Görünüm" başlıklı sunumunda, mart ayında yıllık enflasyonun yüzde 30,9’a gerilediğini belirten Karahan, düşüş hızının değişmekle birlikte dezenflasyonun tüm alt gruplarda sürdüğünü kaydetti. Karahan, mart ayında enflasyonun ana eğiliminde düşüşün görüldüğüne dikkati çekerek, kira ve eğitim kalemlerinde azalan katılığın dezenflasyonu desteklediğini ve bu desteğin bu yıl devam etmesinin beklendiğini bildirdi. Rezervler daha güçlü Eşel mobil sisteminin enflasyonist baskıları sınırlandırdığını vurgulayan Karahan, iktisadi faaliyette yavaşlamanın görüldüğünü aktardı. Karahan, kapasite kullanımının zayıf seyrettiğini belirterek, talep göstergelerinin iktisadi faaliyette yavaşlamaya işaret ettiğini vurguladı. Ankete dayalı göstergelerin, iktisadi faaliyetteki yavaşlamayı doğruladığını aktaran Karahan, kredi büyümesinin yılın ilk çeyreğinde yavaşladığını ifade etti. Karahan, enerji ve turizmle şekillenen cari işlemler açığının tarihsel ortalamanın altında seyrettiğini vurguladı. Altın fiyatlarındaki gerilemenin hanehalkı döviz talebinde etkili olduğunu kaydeden Karahan, rezervlerin düzeyinin daha önceki çıkış dönemlerinde olduğundan daha güçlü olduğunu bildirdi.

İlerlemeye rağmen hala 138 milyon çocuk işçi var Haber

İlerlemeye rağmen hala 138 milyon çocuk işçi var

ILO ve UNICEF tarafından bugün yayımlanan yeni tahminlere göre, 2024 yılında yaklaşık 138 milyon çocuk işçi bulunuyor. Bunların yaklaşık 54 milyonu, sağlıklarını, güvenliklerini veya gelişimlerini tehlikeye atabilecek tehlikeli işlerde çalışıyor. En son veriler, 2020’den bu yana 22 milyondan fazla çocuğun çocuk işçiliğinden el çektirildiğini gösteriyor; bu da 2016-2020 arasında yaşanan endişe verici artışın tersine döndüğünü ortaya koyuyor. Ancak olumlu eğilime rağmen, dünya 2025 yılına kadar çocuk işçiliğini ortadan kaldırma hedefine ulaşamadı. “Çocuk İşçiliği: 2024 Küresel Tahminler, Eğilimler ve İlerleme Yolu” başlıklı rapor, Dünya Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Günü'nden bir gün önce ve aynı zamanda Uluslararası Oyun Günü’nde yayımlandı. Rapor, elde edilen kazanımlara rağmen milyonlarca çocuğun hala öğrenme, oyun oynama ve çocuk olma hakkından mahrum bırakıldığını ortaya koyuyor. ILO Genel Direktörü Gilbert F. Houngbo, “Raporumuzun bulguları umut verici ve ilerlemenin mümkün olduğunu gösteriyor. Çocuklar okulda olmalı, çalışmamalı. Ebeveynlerin de kendileri için insana yakışır işe erişimi olmalı ki çocuklarını sınıfta tutabilsinler, pazarda satış yapmaya ya da aile çiftliğinde çalışmaya göndermek zorunda kalmasınlar. Ama unutmamalıyız ki; çocuk işçiliğini tamamen ortadan kaldırmak için hala uzun bir yolumuz var,” dedi. Verilere göre, tarım sektörü, çocuk işçiliğinde hâlâ en büyük paya sahip ve tüm çocuk işçiliğinin %61’ini oluşturuyor. Bunu, hizmet sektörü (%27), ev içi işler ve pazarda satış gibi, ve sanayi (%13), maden ve imalat dahil, takip ediyor. Asya ve Pasifik, 2020’den bu yana çocuk işçiliği oranında en büyük düşüşü gerçekleştirdi: 49 milyondan 28 milyona yani %5,6’dan %3,1’e düştü. Latin Amerika ve Karayipler ise çocuk işçiliği oranında %8’lik bir göreli düşüş ve toplam sayılarda %11’lik bir azalma sağladı. Sahra Altı Afrika, hala çocuk işçiliğinin en yoğun olduğu bölge. Bölgede yaklaşık 87 milyon çocuk, yani tüm çocuk işçiliği vakalarının üçte ikisine yakını bulunuyor. Oran %23,9’dan %21,5’e gerilese de, nüfus artışı nedeniyle toplam sayı sabit kaldı. UNICEF Genel Direktörü Catherine Russell, “Dünya, çocukları zorla çalıştırmaktan kurtarma konusunda önemli ilerlemeler kaydetti. Ancak çok sayıda çocuk hala madenlerde, fabrikalarda ya da tarlalarda tehlikeli işlerde çalışıyor,” dedi. “Yasal koruma önlemleri, genişletilmiş sosyal güvenlik sistemleri, ücretsiz ve kaliteli eğitime yatırım ve yetişkinler için insana yakışır işe erişim ile ilerleme mümkün. Ancak küresel fon kesintileri, bu kazanımları geri alabilir. Çocukların sınıflarda ve oyun alanlarında olması için kararlılığımızı yeniden göstermeliyiz.” Son yıllarda elde edilen kazanımların korunabilmesi için hem küresel hem de ulusal düzeyde sürdürülebilir ve artırılmış finansmana her zamankinden fazla ihtiyaç var. Eğitime, sosyal korumaya ve geçim kaynaklarına verilen desteğin azalması, kırılgan aileleri çocuklarını çalıştırmaya itebilir. Ayrıca, veri toplama yatırımlarının azalması, sorunu görmeyi ve müdahale etmeyi zorlaştıracaktır. Çocuk işçiliği, çocukların eğitimini engelleyerek onların haklarını ve gelecek fırsatlarını sınırlandırır; fiziksel ve ruhsal zarar riskini artırır. Aynı zamanda, yoksulluğun ve kaliteli eğitime erişim eksikliğinin bir sonucudur ve aileleri çocuklarını çalıştırmaya iterek kuşaklar arası yoksulluk döngüsünü sürdüren bir faktördür. Rapora göre, erkek çocuklar her yaşta kız çocuklara kıyasla çocuk işçiliğinde daha fazla yer alıyor; ancak haftada 21 saatten fazla ücretsiz ev işi de hesaba katıldığında, toplumsal cinsiyet farkı tersine dönüyor. 2000 yılından bu yana, çocuk işçiliği neredeyse yarı yarıya azalarak 246 milyondan 138 milyona düştü. Ancak mevcut ilerleme hızı çok yavaş ve 2025’te küresel olarak çocuk işçiliğini ortadan kaldırma hedefinin gerisinde. Bu hedefe önümüzdeki beş yıl içinde ulaşmak için ilerleme hızının 11 kat artması gerekiyor. ILO ve UNICEF, ilerlemeyi hızlandırmak için hükümetlere şu çağrılarda bulunuyor: • Kırılgan haneler için sosyal korumaya yatırım yapın; evrensel çocuk yardımları gibi sosyal güvenlik ağları sağlayarak ailelerin çocuklarını çalıştırmaya yönelmemesini sağlayın. • Çocuk koruma sistemlerini güçlendirin; özellikle en kötü biçimlerdeki çocuk işçiliğine maruz kalan çocukları belirleyip korumak için sistemleri geliştirin. • Kırsal ve krizlerden etkilenen bölgeler başta olmak üzere tüm çocuklar için kaliteli eğitime evrensel erişimi sağlayın. • Yetişkinler ve gençler için insana yakışır işleri garanti altına alın; sendikal hakları ve çıkarlarını savunma haklarını koruyun. • Sömürüyü sona erdirmek ve tedarik zincirlerinde çocukları korumak için yasaları uygulayın ve şirketleri sorumlu tutun.

   UTİB, New York ta iki fuara birden katıldı   Haber

   UTİB, New York ta iki fuara birden katıldı  

Premiere Vision’da 50 Türk firması yer aldı Her iki fuara da milli katılım organizasyonu düzenleyen Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği’nin (UTİB) trend alanı ve info standı ise ziyaretçilerin ilgi odağı oldu. Moda ve tekstil sektöründeki son trendlerin ve yenilikçi ürünlerin sergilendiği prestijli bir platform olan Premiere Vision New York Fuarı, 18-19 Temmuz’da New York’ta gerçekleştirildi. Katılımcılar, etkinlik boyunca elde ettikleri deneyimlerle projelerine yön verme ve iş birliklerini güçlendirme fırsatı yakaladı. Bu yıl 45’incisi düzenlenen fuara Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği (UTİB), Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (EHKİB) ve 50 Türk firma katılım gösterdi. UTİB Yönetim Kurulu Başkanı Pınar Taşdelen Engin, UTİB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ufuk Ocak ve EHKİB Yönetim Kurulu Başkanı Burak Sertbaş’ın da katıldığı uluslararası organizasyonda firmalar, yaratıcı tasarımlarını ve ürünlerini tüm dünyayla paylaştı. Etkinlik boyunca gerçekleşen seminerler ve atölye çalışmaları, sektörün önde gelen isimlerini bir araya getirerek bilgi ve deneyim paylaşımına katkıda bulundu. Turkısh Taste bölümü ziyaretçilerin yoğun ilgisini çekti Türkiye'nin gururu olan milli katılımcılar, etkinliğin en dikkati çeken ve başarılı stantları arasında yer aldı. UTİB’in milli katılım organizasyonunda yer alan 34 firma, kaliteli ürünleri ve çarpıcı tasarımlarıyla büyük ilgi odağı oldu. Bireysel katılımcılar da kendi alanlarında özgün ürünlerini tanıtarak etkinliğe değer kattı. Katılımcılara yeni iş fırsatları ve ticari ilişkiler kurma imkânı sağlayan fuar, özellikle küresel moda endüstrisinin merkezi New York'ta uluslararası birçok alıcı ve profesyoneli bir araya getirdi. UTİB standında, İstanbul Yaş Meyve Sebze Mamulleri İhracatçıları Birliği iş birliği ile Başkan Melisa Tokgöz Mutlu koordinasyonunda oluşturulan Turkish Taste bölümü ise ziyaretçilerin yoğun ilgisini çekti. Ülkemize has ürünlerden olan Türk Fındığı, Kestane Şekeri, Türk Kahvesi, Türk içecekleri ve çeşitli atıştırmalıklar ziyaretçilere ikram edilerek, Türkiye lezzetlerinin tanıtımına da katkı sağlandı. Premiere Vision New York Fuarı’nda firma standlarını ve UTİB standını ziyaret eden New York Başkonsolosu Reyhan Özgür ve Ticaret Ataşeleri Filiz Köseyener, Bilgehan Ramazan Caner ve Osman Nuri Gökbulut çalışmalar hakkında bilgi alarak katılımcılara başarılar diledi. ‘türk Tekstili global pazarda önemli rol üstleniyor’ Her iki fuarın da sektöre ilham vererek yenilikçi iş birliklerine kapı araladığını belirten UTİB Yönetim Kurulu Başkanı Pınar Taşdelen Engin, “Moda ve tekstil dünyasında yeni ufuklar açan Premiere Vision New York ve eş zamanlı düzenlenen Functional Fabric Fuarları, sektörde yeni bir dönemin başlangıcını işaret ediyor. Fuardaki etkinlikleri ve katılımcıları incelediğimizde, özellikle Türk milli katılımcılarının büyük başarıya imza attığını gözlemledim. Özellikle Birliğimizin ve üyelerimizin stantlarında sergiledikleri kaliteli kumaşlar ve aksesuarlar ziyaretçilerin ilgisini çekti. Ülkemizin tekstil ve hazır giyim sektöründeki gücünü bir kez daha kanıtlayan Türk katılımcılar, global pazarda önemli bir rol üstlendiğini gözler önüne serdi. Gelecek yıllarda da bu tür etkinliklerin düzenlenmesi, sektördeki gelişimi ve rekabeti destekleyecektir.” diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.