SON DAKİKA
Hava Durumu

#Müzakere

Ekometre - Müzakere haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Müzakere haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

İran - ABD görüşmelerinde kriz derinleşti Haber

İran - ABD görüşmelerinde kriz derinleşti

Nükleer program, yaptırımlar ve Hürmüz Boğazı üzerindeki talepler diplomatik çözümü zorlaştırıyor. İran resmi haber ajansı IRNA’ya göre Tahran yönetimi, ABD’nin sunduğu taslak öneriye verdiği yanıtı arabulucular aracılığıyla iletti. İran basını, Washington’un teklifini “Trump’ın aşırı taleplerine boyun eğme” olarak değerlendirdi ve teklifin reddedildiğini duyurdu. ABD Başkanı Donald Trump ise İran’ın cevabını “tamamen kabul edilemez” sözleriyle değerlendirdi. İran’ın talepleri netleşti İran basınına göre Tahran yönetimi; Hürmüz Boğazı’ndaki Amerikan ablukasının kaldırılması, savaşın sona ermesi ve yaptırımların kaldırılması gibi şartları masaya koydu. İran’ın ayrıca petrol satışını engelleyen yaptırımların 30 gün içinde kaldırılmasını, savaş tazminatı ödenmesini ve Hürmüz Boğazı üzerindeki egemenliğinin tanınmasını istediği öne sürüldü. ABD basınında yer alan iddialara göre ise İran, deniz ablukasının kaldırılması karşılığında Hürmüz Boğazı’nı aşamalı olarak ticari geçişe açmayı teklif etti. Trump’tan sert mesaj Trump, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada İran’ın teklifini “hiç hoşuma gitmedi” sözleriyle değerlendirirken, anlaşma sağlanamaması halinde operasyonların daha da genişleyebileceği mesajını verdi. İran tarafı ise Trump’ın açıklamalarına karşılık “Hedefimiz Trump’ı memnun etmek değil” ifadelerini kullandı. Bölgedeki gerilim sürüyor Süreçte Israel faktörünün de etkili olduğu belirtilirken, İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu’nun İran’ın nükleer programını tamamen durdurmayan hiçbir anlaşmaya sıcak bakmadığı iddia edildi. Öte yandan ABD Donanması’nın İran limanlarına yönelen çok sayıda ticari gemiyi farklı rotalara çevirdiği belirtilirken, yeni müzakere turunun Pakistan’ın başkenti İslamabad’da gelecek hafta yeniden başlayabileceği öne sürüldü.

Samsung’da grev alarmı maliyet 20 milyar doları aşabilir Haber

Samsung’da grev alarmı maliyet 20 milyar doları aşabilir

Sendikalı çalışanlar, performansa dayalı ikramiyelerin artırılması talebiyle 21 Mayıs-7 Haziran tarihleri arasında greve gitmeyi planladıklarını açıkladı. Grev kararının özellikle yarı iletken üretimi ve küresel teknoloji tedarik zinciri üzerinde baskı oluşturabileceği belirtiliyor. Yönetimden müzakere mesajı Samsung yönetimi yaptığı açıklamada, sendika ile görüşmelerin süreceğini belirterek şirketin rekabet gücünün korunmasının öncelikli olduğunu vurguladı. Açıklamada, küresel ekonomik koşulların zorlu olduğuna dikkat çekilirken, yönetimin şirketin geleceği için sorumlu hareket edeceği ifade edildi. Şirket ayrıca çalışanlardan mevcut süreçte operasyonların sürdürülebilirliği için destek beklediklerini bildirdi. Güney Kore hükümeti devrede Güney Kore Çalışma Bakanı Kim Young-hoon da taraflara müzakereleri sürdürme çağrısı yaptı. Bakanlık, grevin büyümeden çözülebilmesi için görüşmelere destek vereceklerini açıkladı. Samsung’daki gelişmeler, Güney Kore ekonomisi açısından kritik başlıklar arasında görülüyor. Yarı iletken üretimi risk altında Samsung, dünya yarı iletken ve elektronik sektörünün en büyük üreticileri arasında yer alıyor. Bu nedenle olası üretim aksaklıklarının yalnızca şirketi değil, küresel teknoloji piyasasını da etkileyebileceği belirtiliyor. Uzmanlara göre özellikle çip üretiminde yaşanabilecek gecikmeler: elektronik üreticilerini,otomotiv sektörünü,yapay zekâ donanım tedarikini,veri merkezi yatırımlarını doğrudan etkileyebilir. 20,3 milyar dolarlık risk Analistler, planlanan grevin uzaması halinde Samsung’un milyarlarca dolarlık üretim ve gelir kaybıyla karşı karşıya kalabileceğini belirtiyor. Yaklaşık 20,3 milyar dolarlık olası maliyet hesabının; üretim kaybı,tedarik zinciri gecikmeleri,sipariş ertelemeleri ve küresel yarı iletken piyasasındaki fiyat etkilerini kapsadığı ifade ediliyor.Küresel teknoloji piyasaları yakından izliyor Samsung’daki grev süreci, yalnızca Güney Kore’de değil küresel piyasalarda da dikkatle takip ediliyor. Özellikle son dönemde jeopolitik gerilimler, enerji maliyetleri ve çip sektöründeki rekabet baskısı nedeniyle teknoloji üreticileri zaten zorlu bir süreçten geçerken, olası uzun süreli bir grevin sektörde yeni kırılmalar yaratabileceği değerlendiriliyor.

Çin’den ABD yaptırımlarına sert hamle Haber

Çin’den ABD yaptırımlarına sert hamle

China ile United States arasındaki yaptırım gerilimi yeni bir aşamaya taşındı. “Engelleme kuralı” ilk kez devrede Pekin, İran petrolü yaptırımlarına karşı şirketlere “uymayın” talimatı verdi Ministry of Commerce of the People's Republic of China, şirketlere ABD yaptırımlarına uymamaları yönünde talimat verirken, 2021 yılında yürürlüğe giren “engelleme kuralı” ilk kez bu kapsamda devreye alındı. ABD’nin hedefinde Çinli rafineriler vardı Washington yönetimi son haftalarda İran petrolü kullandığı öne sürülen Çinli rafinerilere yönelik yaptırım baskısını artırmıştı. ABD, nisan ayında Hengli Petrochemical bünyesindeki bir birimi yaptırım listesine eklerken, İran petrolü ticaretine aracılık eden finans kuruluşlarının da hedef alınabileceği uyarısında bulundu. Bu gelişmelerin ardından Pekin yönetimi, Amerikan yaptırımlarına karşı daha sert ve doğrudan bir pozisyon aldı. Çin “engelleme kuralını” ilk kez uyguladı Çin’in devreye aldığı “engelleme kuralı”, yabancı ülkelerin ticareti kısıtlayan veya uluslararası hukuk normlarına aykırı görülen yaptırımlarına karşı şirketleri korumayı amaçlıyor. Uzmanlara göre bu adım, Pekin’in ABD yaptırımlarına yalnızca diplomatik açıklamalarla değil, düzenleyici ve hukuki araçlarla da karşılık vermeye başladığını gösteriyor. “Pekin direnmeye hazır olduğunu gösteriyor” Nanyang Technological University bünyesinde Çin dış politikası üzerine çalışan uzman Dylan Loh, Çin’in hamlesini stratejik bir mesaj olarak değerlendirdi. Loh’a göre Pekin, tek taraflı yaptırımlara karşı direnebileceğini ve buna hazır olduğunu göstermek istiyor. Carnegie China Araştırma Direktörü Damien Ma ise Çin’in bu hamlesini, ABD’nin ekonomik baskı araçlarına karşı geliştirilen bir yanıt olarak yorumladı. Trump-Xi görüşmesi öncesi dikkat çeken zamanlama Analistler, kararın zamanlamasına dikkat çekiyor. Hamlenin, Donald Trump ile Xi Jinping arasında gerçekleşmesi beklenen temaslar öncesinde geldiğine işaret ediliyor. Uzmanlara göre Pekin yönetimi, Washington’un yaptırımları diplomatik pazarlık aracı olarak kullanmasına karşı müzakere masasındaki dengeyi yeniden kurmayı hedefliyor. İran petrolü yeni gerilim başlığı oldu ABD’nin İran petrolüne yönelik yaptırım politikası, Çinli rafinerilerin hedef alınmasıyla birlikte Washington-Pekin hattında yeni bir kriz alanına dönüştü. Çin’in şirketlere açık şekilde “uymayın” talimatı vermesi, iki ülke arasındaki ekonomik ve siyasi rekabetin daha sert bir zemine taşındığı şeklinde değerlendiriliyor.

Trump Hürmüz Boğazı’nda deniz ablukası başlattı Haber

Trump Hürmüz Boğazı’nda deniz ablukası başlattı

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı, İran limanlarına giren ve bu limanlardan çıkan tüm gemilere yönelik deniz ablukası başlattı. ABD Başkanı Trump, ABD donanması, Hürmüz Boğazı'na girmeye veya boğazdan çıkmaya çalışan tüm gemileri ablukaya alma sürecini başlatacağını açıklamıştı. Tüm gemilere yönelik deniz ablukası başlattı Trump'ın Hürmüz Boğazı'nın ablukaya alınması için verdiği süre doldu. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı, İran limanlarına giren ve bu limanlardan çıkan tüm gemilere yönelik deniz ablukası başlattı. TRUMP: Yaklaşanlar derhal imha edilecek Trump, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı'nda kurdukları blokaja yaklaşacak İran'a ait gemilerin uyuşturucu taşıyan teknelerle aynı akıbete uğrayacağını bildirdi. İran donanmasına ait 158 geminin denizin dibinde yattığını ve Tahran'ın elinde henüz tehdit olarak görmedikleri az sayıda gemi kaldığını belirten Trump, "Şayet bu gemilerden herhangi biri blokajımızın yakınına dahi yaklaşacak olursa, denizde teknelerle uyuşturucu ticareti yapanlara karşı kullandığımız imha sistemiyle derhal etkisiz hale getirilecektir" ifadesini kullandı. Trump, bu sürecin "hızlı ve acımasız" olacağı uyarısında bulunarak, okyanus veya deniz yoluyla ABD’ye giren uyuşturucuların yüzde 98,2’sinin girişinin bu yolla durdurulduğunu belirtti. ABD Başkanı Donald Trump dün, İran'la Pakistan'da gerçekleşen müzakere sürecinin başarısızlığa uğramasının ardından sosyal medya platformunda yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı'nı abluka altına alma sürecini başlatacaklarını duyurmuştu. İran'ın nükleer hedeflerinden vazgeçmeye isteksiz olduğunu kaydeden Trump, "Birleşik Devletler Donanması, derhal Hürmüz Boğazı'na girme veya boğazdan çıkmaya çalışan tüm gemileri ablukaya alma sürecini başlatacak" ifadelerini kullanmıştı.

Trump: Anlaşmamız böyle değildi Haber

Trump: Anlaşmamız böyle değildi

ABD Başkanı Donald Trump, İran ile varılan geçici ateşkesin temel şartı olan Hürmüz Boğazı’nın açılması konusunda Tahran yönetimini "yetersiz" kalmakla suçlayarak, mevcut durumun yapılan mutabakata aykırı olduğunu savundu. Trump, açıklamasında, "İran, petrolün Hürmüz Boğazı'ndan geçişine izin verme konusunda çok yetersiz, hatta bazılarının deyişiyle onursuz bir tutum sergiliyor. Bu, aramızdaki anlaşmaya aykırı." ifadelerine yer verdi. Donald Trump, konuyla ilgili son açıklamasında, "İran'ın Hürmüz Boğazı'ndan geçen tankerlerden ücret aldığına yönelik haberler var. Öyle olmasa iyi olur; ancak eğer ücret alıyorlarsa hemen buna son verseler iyi olur." ifadelerini kullanmıştı. ABD-İRAN arasında israil'i de kapsayan geçici ateşkes ABD ve İsrail'in İran'a 28 Şubat'ta başlattığı saldırıların ardından İran'ın misillemeleri ile bazı bölge ülkelerine düzenlediği saldırılarla savaşa dönüşen süreçte, ABD Başkanı Donald Trump, 8 Nisan'da saat 01.30 sularında ateşkesi kabul ettiğini duyurdu. Trump, Hürmüz Boğazı'nın açılması şartıyla 2 haftalık ateşkesi kabul ettiklerini, İran'dan 10 maddelik teklif aldıklarını ve bunun müzakere için uygulanabilir bir temel olduğunu ifade etti. "İran'ın savaştaki hedeflerine ulaştığı" açıklamasında bulunan İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi de nihai müzakerelerin İslamabad'da en fazla 15 gün içinde sonuçlandırılmasının hedeflendiğini bildirdi. Türkiye, Pakistan ve Mısır, ABD-İran arasındaki mesaj alışverişinin sürmesi ve sonuca ulaşması için yoğun çaba gösterdi. Geçici ateşkesi desteklediğini açıklayan İsrail yönetimi ise uzlaşmaya Lübnan konusunun dahil olmadığını savunarak Lübnan'a yönelik saldırılarını sürdürüyor.

Asya borsaları pozitif seyir izliyor Haber

Asya borsaları pozitif seyir izliyor

Orta Doğu’da gerilimin azalabileceğine yönelik mesajlar ve enerji fiyatlarındaki sınırlı geri çekilme, Asya piyasalarında alımları destekledi. Orta Doğu'daki gelişmelere ilişkin her türlü haber akışı varlık fiyatlarını etkilemeye devam ediyor. ABD Başkanı Donald Trump'ın, önceki günkü Orta Doğu'da bir anlaşma zemini üzerinde çalışıldığına yönelik açıklamalarına ek dün de İran ile müzakere halinde olduklarını ifade etmesi bölgedeki gerilimlerin yakın zamanda sona erebileceğine dair umutları artırdı. Bölgede tansiyonun tam olarak yatışmaması yatırımcıları temkinli hareket etmeye yöneltirken bu durum piyasaların güçlü bir toparlanmaya girmesini engelliyor. Asya piyasalarında enerji maliyetlerindeki sınırlı geri çekilme ve gerilimlerin azalacağına yönelik iyimserliklerle alış ağırlıklı bir seyir izleniyor. Bölge genelinde jeopolitik gelişmeler yakından takip edilirken Çin Dışişleri Bakanı Vang Yi ile İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi telefonda görüştü. Erakçi, görüşmede, uluslararası enerji ve mal ticareti açısından kritik bir nakil hattı olan deniz yolunun durumuna ilişkin, "Hürmüz Boğazı herkese açıktır ve tüm gemiler güvenle geçebilir fakat (bizimle) savaşan ülkeler söz konusu değildir." ifadesini kullandı. Çinli Bakan Vang da krizlerin güç kullanımıyla değil diyalog ve müzakereyle çözümünden yana olduklarını, bunun İran devletinin ve halkının çıkarına olduğu kadar uluslararası toplumun da genel arzusu olduğunu vurguladı. Vang, tarafların barış için tüm fırsatları ve fırsat pencerelerini değerlendirmelerini ve barış sürecini en kısa zamanda başlatmalarını umut ettiklerini belirtti. Analistler, Orta Doğu'daki gelişmelerin enerji açısından Çin'i yakından ilgilendirdiğini ifade ederken Çin'in ithal ettiği petrolün yaklaşık yüzde 45'i, Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı'ndan geçerek ülkeye ulaştığını hatırlattı. Öte yandan, uluslararası derecelendirme kuruluşu S&P Global Ratings, Orta Doğu savaşının tetiklediği enerji şokuna karşın Asya'da teknoloji odaklı ekonomiler ve sektörlerin desteğiyle büyümenin süreceğini tahmin etti. Buna ek olarak, Çin'de düzenlenen Boao Asya Forumu'nun "Asya'da Ekonomik Görünüm ve Bütünleşmenin Gelişimi" başlıklı raporunda, Asya ülkelerinin toplam gayrisafi yurt içi hasılasının (GSYH) bu yıl yüzde 4,5 artacağının öngörüldüğü bildirildi. Raporda Asya-Pasifik ekonomilerinin bölgesel entegrasyon yoluyla küresel değer zincirlerine eklemlenme sürecinin hızlandığı, ülkelerin bölgesel dayanışma sayesinde değer zincirinde hızla üst basamaklara tırmandığına işaret edildi. Makroekonomik veri tarafında ise Japonya'da ekonomik faaliyetlerdeki gelecek yönlü eğilimi ölçmek için kullanılan öncü endeks, ocakta 112,1 oldu. Bu gelişmelerle Güney Kore'de Kospi endeksi yüzde 1,6 yükselişle 5.642 puandan, Japonya'da Nikkei 225 endeksi yüzde 2,8 artışla 53.727 puandan günü tamamladı. Şu sıralarda Çin'de Şanghay bileşik endeksi yüzde 1,2 değer kazancıyla 3.926 puandan, Hong Kong'da Hang Seng endeksi ise bir önceki kapanışına göre yüzde 0,3 primle 25.147 puandan işlem görüyor. Hindistan'da Sensex endeksi ise yüzde 2,2 yükselişle 75.668 puan seviyesinde bulunuyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.