SON DAKİKA
Hava Durumu

#Mühendislik

Ekometre - Mühendislik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mühendislik haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bursa’nın vergi şampiyonları sanayiden Haber

Bursa’nın vergi şampiyonları sanayiden

2025 Vergilendirme Dönemi Bursa Geneli Kurumlar Vergisi İlk 100 Sıralaması, kentin ekonomik yapısındaki sanayi ağırlığını bir kez daha ortaya koydu. Listenin zirvesinde SÜTAŞ Süt Ürünleri A.Ş. yer aldı. SÜTAŞ’ın tahakkuk eden kurumlar vergisi 1 milyar 274 milyon 372 bin TL olarak gerçekleşti. İkinci sıradaki OYAK Renault Otomobil Fabrikaları A.Ş. ise 735 milyon 122 bin TL ile dikkat çekti. Bu iki şirketin tek başına tahakkuk eden vergisi 2 milyar 9 milyon TL’yi aşıyor. Otomotiv Bursa ekonomisinin lokomotifi Listenin üst sıraları incelendiğinde otomotiv sektörünün Bursa ekonomisindeki ağırlığı açık biçimde görülüyor. OYAK Renault’nun yanı sıra; Yazaki Systems Technologies Turkey TOFAŞ Türk Otomobil Fabrikası Sege Taşıt Koltukları Çelikform Gestamp Otomotiv Otomotiv yan sanayisine hizmet veren diğer şirketler önemli vergi tahakkuklarıyla listede yer alıyor. Bu tablo, Bursa'nın yalnızca otomobil üretiminde değil, otomotiv yan sanayisinde de güçlü bir vergi ve katma değer tabanı oluşturduğunu gösteriyor. Gıda ve tarım-hayvancılık ikinci güçlü damar Listenin dikkat çeken bir başka özelliği ise gıda ve hayvancılık şirketlerinin yoğunluğu. SÜTAŞ'ın zirvede bulunmasının yanında Keskinoglu, Hastavuk, Tarfaş, Pro Yem, Demir Damızlık ve Öz Tavuk gibi şirketler üst sıralarda yer alıyor. Özellikle tavukçuluk ve yumurta sektörünün çok sayıda şirketle ilk 100 içerisinde bulunması, Bursa'nın entegre tarım-hayvancılık ve gıda sanayisindeki gücünü ortaya koyuyor. İlk 10, listenin yüzde 60'ına yakınını oluşturuyor Açıklanmasına izin verilen tutarlar üzerinden yapılan hesaplamaya göre, tabloda tutarı görülebilen 38 mükellefin toplam kurumlar vergisi tahakkuku yaklaşık 6,42 milyar TL. Bunun: İlk 2 şirket: 2,01 milyar TL İlk 5 şirket: 2,87 milyar TL İlk 10 şirket: 3,84 milyar TL Seviyesinde. Dolayısıyla açıklanan tutarlar açısından ilk 10 şirket, toplamın yaklaşık yüzde 59,8'ini oluşturuyor. Bu durum Bursa'daki kurumlar vergisi performansının önemli bölümünün, yüksek cirolu ve yüksek katma değer üreten büyük sanayi kuruluşlarında yoğunlaştığını gösteriyor. Makine, tekstil ve kimya da listede güçlü Bursa'nın geleneksel sanayi sektörleri de listede kendisini gösteriyor. Ermaksan Makina, Çoliplik Şeremet Tekstil, Cemtaş Çelik, Rudolf Duraner Kimyevi Maddeler, LeoNİ Systems Turkey Kablo, Epsan FZ Kimya Plastik ve Uzman Kafatezör Yüzey Kaplama gibi şirketlerin varlığı, Bursa sanayisinin otomotivden ibaret olmadığını ortaya koyuyor. Özellikle makine-metal, tekstil, kimya ve kablo sektörlerinin farklı basamaklarda temsil edilmesi, Bursa'nın üretim altyapısının çeşitliliğine işaret ediyor. İkinci 50'de dikkat çeken değişim 60–100 bandına gelindiğinde vergi tutarları doğal olarak aşağıya inerken, sektör çeşitliliği artıyor. Çelikform Gestamp 73,1 milyon TL Eker Süt 62,0 milyon TL BRY Mimarlık 61,2 milyon TL Özel Emine Eğitim 61,2 milyon TL Yafa Mühendislik 55,2 milyon TL Karagül Tavukçuluk 54,1 milyon TL Keskinoglu Tavukçuluk ve Damızlık 51,3 milyon TL Seviyesindeki tahakkuklarıyla öne çıkıyor. Önemli bir ayrıntı (*) ismini açıklamayanlar Listenin 100 şirketten oluşmasına rağmen çok sayıda şirketin adı ve vergi tutarı (*) olarak gizlenmiş olması, tablonun toplam vergi yükünün tamamını göstermediği anlamına geliyor. Tabloda açıklanan 38 şirket üzerinden yaptığımız hesaplama 6,42 milyar TL. Yani; “Vergi tutarlarının açıklanmasına izin veren 38 mükellefin toplam tahakkuku 6,42 milyar TL'yi aştı.” İsmini açıklamayanların sadece sektörü ödedikleri vergi açıklansaydı, daha detaylı bir Bursa fotoğrafı ortaya koyabilirdik.

Arteche'nin küresel büyümesine Türkiye'den güçlü katkı Haber

Arteche'nin küresel büyümesine Türkiye'den güçlü katkı

Dünyanın en büyük üç ölçü ve koruma trafosu üreticisinden biri olan İspanya merkezli Arteche, 2026 yılının ilk yarısında güçlü finansal ve operasyonel performansını sürdürdü. Yılın ilk altı ayında net kârını geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 44,3 artırarak 30,6 milyon Euro'ya çıkaran şirket, siparişlerini yüzde 15,7, satışlarını ise yüzde 10,7 artırdı. Arteche'nin küresel ölçekte devam eden büyümesinde Türkiye fabrikası da üretim, mühendislik ve ihracat kabiliyetiyle stratejik rol üstleniyor. Arteche'nin açıkladığı 2026 ilk yarı sonuçlarına göre şirketin siparişleri 338 milyon Euro'ya, satışları ise 277,9 milyon Euro'ya ulaştı. Operasyonel verimlilik ve ürün karmasındaki gelişimin de katkısıyla FAVÖK yüzde 29,2 artışla 51,1 milyon Euro seviyesine yükselirken, FAVÖK marjı yüzde 18,4 olarak gerçekleşti. Özellikle Türkiye'nin de içinde bulunduğu EMEA bölgesinde siparişlerin yüzde 23,4, satışların ise yüzde 18,8 artması, bölgenin Arteche'nin küresel büyüme stratejisindeki önemini bir kez daha ortaya koydu. Bayram: "Türkiye fabrikamız küresel büyümenin önemli yapı taşlarından biri" Arteche'nin Türkiye ve Endonezya fabrikalarından sorumlu Genel Müdürü Murat Bayram, grubun ilk yarı performansını değerlendirirken, güçlü finansal sonuçların arkasında teknoloji, insan kaynağı, operasyonel verimlilik ve sürdürülebilir büyüme anlayışının bulunduğunu belirtti. Bayram, "Arteche'nin 2026 yılının ilk yarısında ortaya koyduğu güçlü performans, küresel ölçekte izlediğimiz uzun vadeli büyüme stratejisinin önemli bir sonucu. Özellikle EMEA bölgesinde kaydedilen büyüme bizim açımızdan ayrıca değerli. Türkiye fabrikamız; sahip olduğu üretim kabiliyeti, mühendislik gücü, kalite standartları ve ihracat yetkinliğiyle Arteche'nin bu bölgedeki ve küresel pazarlardaki büyümesinin önemli yapı taşlarından biri olmayı sürdürüyor" dedi. Birçok alanda etkin çalışma Öte yandan, Türkiye operasyonunda sürdürülebilirlik, dijitalleşme ve yalın üretim uygulamalarını öncelikli alanlar arasında tutan Arteche; üretim süreçlerinin gerçek zamanlı izlenebilirliğinden enerji verimliliğine, çevre dostu ürün geliştirmeden kaynakların etkin kullanımına kadar birçok alanda çalışmalar yürütüyor. Türkiye fabrikasında mühendislik, inovasyon, kalite ve sürdürülebilirliğin birlikte ele alındığı yaklaşım, şirketin daha önce açıkladığı uzun vadeli büyüme stratejisinin de temelini oluşturuyor.

Türkiye-Avusturya ticaretinde yeni hedef 6 milyar dolar Haber

Türkiye-Avusturya ticaretinde yeni hedef 6 milyar dolar

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, iki ülke arasındaki ticaret hacminin dengeli ve sürdürülebilir biçimde 6 milyar dolara çıkarılmasının hedeflendiğini açıkladı. Türkiye ile Avusturya arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin geliştirilmesine yönelik yeni hedefler belirlendi. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Avusturya Başbakanı Christian Stocker'ın Türkiye ziyareti kapsamında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirilen heyetler arası görüşmeye katıldı. Görüşmenin ardından açıklamalarda bulunan Bolat, Türkiye ile Avusturya arasındaki ticaret hacminin 2025 yılında 4,4 milyar dolara ulaşarak tarihi zirvesini gördüğünü belirtti. İki ülke arasındaki ticarette yakalanan olumlu ivmenin önümüzdeki dönemde de sürdürülmesinin hedeflendiğini ifade eden Bolat, ticaret hacminin 6 milyar dolara çıkarılması konusunda görüş alışverişinde bulunulduğunu kaydetti. Karşılıklı yatırımlar güçleniyor Türkiye-Avusturya ekonomik ilişkilerinde ticaretin yanı sıra karşılıklı yatırımlar da önemli bir yer tutuyor. Bolat'ın verdiği bilgilere göre, Türkiye'de 1075 Avusturyalı şirket faaliyet gösteriyor. Avusturya'nın Türkiye'deki doğrudan yatırım stoku ise 4,8 milyar dolar seviyesine ulaştı. Türkiye'nin Avusturya'daki yatırımlarının toplamı da 1,8 milyar dolar olarak açıklandı. Bolat, önümüzdeki dönemde mevcut yatırım ilişkilerinin geliştirilmesi ve yatırım portföylerinin çeşitlendirilmesinin hedeflendiğini belirtti. Üçüncü ülkelerde ortak proje fırsatı Görüşmede, Türkiye ve Avusturya şirketlerinin üçüncü ülkelerde birlikte üstlenebileceği projeler de ele alındı. Avusturya'nın resmi ihracat kredi kuruluşu Oesterreichische Kontrollbank Aktiengesellschaft ile Türk Eximbank arasında imzalanan işbirliği anlaşmasının, ortak projelerin finansmanı açısından yeni imkanlar oluşturabileceği belirtildi. Türk müteahhitlik sektörünün uluslararası projelerdeki deneyiminin, Avusturyalı yüksek teknoloji ve mühendislik şirketlerinin uzmanlığı ve finansman imkanlarıyla birleştirilmesinin üçüncü ülkelerde yeni iş fırsatları yaratabileceği ifade edildi. Kara yolu taşımacılığında serbestleşme gündemde İki ülke arasındaki ticaret hacminin artırılması hedefi kapsamında kara yolu taşımacılığı da görüşmelerde gündeme geldi. Türkiye, artan ticaret hacmine paralel olarak kara yolu taşımacılığında tam serbestleşmenin sağlanmasını hedefliyor. Bu kapsamda mevcut geçiş belgelerinin sayısının artırılması yönündeki beklentiler Avusturya tarafına iletildi. Yeşil ve dijital dönüşümde işbirliği Görüşmede, Avrupa Birliği çerçevesindeki ekonomik ve ticari düzenlemelerde işbirliğinin geliştirilmesi de ele alındı. Özellikle Sanayi Hızlandırma Yasası, yeşil ve dijital dönüşüm, kamu alımları ve ticaret politikaları alanlarında iki ülkenin birlikte çalışabileceği konular değerlendirildi. Bolat, Türkiye ile Avusturya arasındaki ikili ticaretin artırılması, iş dünyaları arasındaki bağların güçlendirilmesi ve ekonomik ilişkilerin daha kurumsal bir zemine taşınması konusunda kararlı olduklarını ifade etti.

Kale Grubu'ndan geleceğe yatırım Haber

Kale Grubu'ndan geleceğe yatırım

TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Orhan Aydın’ın da katılımıyla gerçekleşen etkinlikte, Seramik Teknolojileri Öncül Ar-Ge Merkezi ile Kalesinterflex 2. Hat Tevsi Yatırımı'nın açılışı gerçekleştirildi. Kale Grubu Başkanı ve CEO'su Zeynep Bodur Okyay, teknoloji ve Ar-Ge yatırımlarıyla geleceğin rekabetine bugünden hazırlandıklarını vurgulayarak, teknoloji üretme kapasitesinin temelinde bilgi üretme kültürü ile insana yapılan uzun soluklu yatırımın yer aldığını belirtti. Kale Grubu, 69. kuruluş yıldönümünü Çan'daki Kaleseramik tesislerinde düzenlenen Geleneksel Seramik Bayramı'nda çalışanları, iş ortakları ve paydaşlarıyla birlikte kutladı. Çan’daki Kaleseramik tesislerinde düzenlenen törene, TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Orhan Aydın, Çanakkale kent protokolü, kamu ve özel sektör temsilcileri de katıldı. Törende Seramik Teknolojileri Öncül Ar-Ge Merkezi ile Kalesinterflex 2. Hat Tevsi Yatırımı hizmete alınırken, grubun teknoloji, Ar-Ge, yüksek katma değerli üretim ve insan odaklı gelişim vizyonu paylaşıldı. Zeynep Bodur Okyay: “69 yıldır bilgiye, Ar-Ge'ye ve insana yatırım” Kale Grubu Başkanı ve CEO'su Zeynep Bodur Okyay, Kale'nin teknoloji üretme kapasitesinin temelinde yalnızca yatırımların değil, bilgi üretme kültürü ile insan kaynağına yapılan uzun soluklu yatırımın bulunduğunu söyledi. Ar-Ge'yi hiçbir zaman yalnızca bir bölüm olarak görmediklerini belirten Okyay, şöyle konuştu: "Teknolojiyi satın alabilirsiniz. Makineyi satın alabilirsiniz. Ama bilgi üretme kabiliyetini satın alamazsınız. Bilgi ancak öğrenilerek üretilir, denenerek geliştirilir, sabırla korunur ve zamanla kurumsal bir hafızaya dönüşür. İşte bu nedenle Ar-Ge'yi hiçbir zaman yalnızca bir bölüm olarak görmedik. Ar-Ge, Kale'nin düşünme biçimidir." dedi. Kalesinterflex'te yüksek katma değerli üretim kapasitesi arttı Kale Grubu'nun yüksek katma değerli ürün segmentindeki rekabetçiliğini artıracak önemli adımlardan biri olan Kalesinterflex 2. Hat Tevsi Yatırımı Seramik Bayramı kapsamında devreye alındı. Bu yeni üretim hattı sayesinde, Kaleseramik'in 3mm inceliğindeki büyük ebatlı porselen plaka üretim kapasitesi yüzde 44 artarak 2,4 milyon metrekareye ulaşacak. Bu yatırımla birlikte Kalebodur'un toplam porselen plaka üretim kapasitesi 5,6 milyon metrekarenin üzerine çıkarken, şirket, 100x300 cm'den 162x323 cm'ye uzanan büyük ebat seçenekleri ve 2 ila 20 mm arasındaki kalınlık alternatifleriyle farklı kullanım alanlarına yönelik geniş bir ürün yelpazesi sunuyor. Seramik Teknolojileri Öncül Ar-Ge Merkezi açıldı Törende, TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Orhan Aydın’ın katılımıyla, açılışı yapılan bir diğer yatırım ise Seramik Teknolojileri Öncül Ar-Ge Merkezi oldu. Kale'nin Ar-Ge alanındaki 50 yılı aşkın birikimi üzerine inşa edilen ve TÜBİTAK 1515 Öncül Ar-Ge Laboratuvarları Destekleme Programı kapsamında beş yıl boyunca yaklaşık 125 milyon TL destek almaya hak kazanan merkez, Türkiye'de seramik teknolojileri alanında lazer, mikrodalga ve fonksiyonel dijital mürekkep geliştirme konularında ilk ve öncü laboratuvar olma özelliğini taşıyor. Merkezde dijital baskı teknolojileri, yeni nesil fonksiyonel yüzeyler, çevreci üretim yöntemleri ve ileri proses teknolojileri üzerine çalışmalar yürütülecek. 2030 yılına kadar altı patente ulaşmayı hedefleyen merkezin açılışında konuşan Kale Grubu Başkanı ve CEO’su Zeynep Bodur Okyay, “Bu merkezin gerçek başarısının yetiştireceği araştırmacılarla, mühendislerle ve bilim insanlarıyla ölçüleceğine inanıyoruz. Bu anlayışla oluşturacağımız araştırma ekibinde kadın istihdamını önceliklendiriyor, merkezimizde yüzde 60 kadın istihdam oranını hedefliyoruz” dedi. TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Orhan Aydın “TÜBİTAK olarak, ülkemizin bilim, teknoloji ve yenilik ekosistemini güçlendirecek stratejik programlar yürütüyoruz. Bu kapsamda hayata geçirdiğimiz 1515 Öncül Ar-Ge Laboratuvarları Destekleme Programı ile sanayi, üniversite ve kamu arasında bütüncül bir araştırma ağı kurarak ülkemizi küresel bir çekim merkezi haline getirmeyi hedefliyoruz. Dünyanın önde gelen seramik üreticileri arasında yer alan Kaleseramik’in kurduğu bu Öncül Ar-Ge Laboratuvarı, seramikte ileri malzeme ve yenilikçi imalat teknolojilerine odaklanarak sektörün yeşil dönüşümüne ve dışa bağımlılığın azaltılmasına önemli katkılar sunacaktır. Enerji ve su verimliliğinden nitelikli insan kaynağına, patentlerden uluslararası iş birliklerine kadar geniş bir yelpazede değer üretecek bu laboratuvarın, Türkiye’nin küresel bilim ve teknoloji arenasındaki konumunu daha da güçlendireceğine yürekten inanıyorum.” ifadelerini kullandı. Savunma ve havacılıkta teknoloji odaklı büyüme sürüyor Kale Grubu, Yapı Grubu şirketlerinde gerçekleştirdiği teknoloji ve Ar-Ge odaklı dönüşümü, savunma ve havacılık alanındaki faaliyetleriyle desteklemeye devam ediyor. Grup, geliştirdiği yerli turbojet motorlarıyla Türkiye'nin savunma sanayiindeki teknoloji yetkinliğini güçlendirirken, jet motoru ihracatına yönelik 10'dan fazla ülkeyle görüşmelerini sürdürüyor. Savunma Sanayii Başkanlığı koordinasyonunda iki yeni jet motorunun geliştirme çalışmaları devam ederken, yakın zamanda bünyesine kattığı Kale ANDAR ile elektromekanik sistemler alanındaki yetkinliklerini de güçlendirerek Türkiye'nin kritik sistemleri geliştirme kabiliyetine katkı sunuyor. Kale Grubu Başkanı ve CEO'su Zeynep Bodur Okyay, savunma ve havacılık faaliyetlerinin Grubun dönüşüm vizyonunun önemli bir parçası olduğunu belirterek, "Savunma ve havacılık bizim için yeni bir alan değil; yaklaşık kırk yıllık mühendislik birikimimizin ileri teknolojilere taşınmasıdır. Türkiye'nin ilk yerli jet motorunu geliştiren, bu ürünle ilk ihracatı gerçekleştiren savunma şirketi olmak bizim için hiçbir rakamla ölçülemeyecek bir gurur. Savunma ve havacılıkta gerçek başarı, kısa vadeli kazanımlarla değil; yıllar içinde inşa edilen teknoloji yetkinliği ve sürdürülebilir mühendislik kabiliyetiyle mümkün oluyor." dedi Seramik Bayramı geleneği devam ediyor Kale kültürünün en önemli buluşmalarından biri olan Seramik Bayramı kapsamında bu yıl da çalışanlar, aileleri, emekliler, bayiler ve iş ortakları bir araya geldi. Program kapsamında spor ödülleri, kıdem törenleri ve geleneksel sünnet organizasyonu gerçekleştirilirken, Kale Grubu'nun 69 yıllık kurum kültürü ve birliktelik anlayışı bir kez daha vurgulandı. Bu yıl altı branşta 435 çalışan spor organizasyonlarına katılırken, 102 çocuk için geleneksel sünnet töreni düzenlendi. Ayrıca Kale Grubunda 5, 10, 15, 20, 25, 30, 35 ve 40 yıl çalışanlara kıdem ödülleri takdim edildi.

Anadolu Isuzu Fransa’daki başarısını güçlendiriyor Haber

Anadolu Isuzu Fransa’daki başarısını güçlendiriyor

Ticari araç sektöründe 40 yılı aşkın deneyime sahip olan Anadolu Isuzu, araçlarını kendi Ar-Ge merkezinde tasarlayıp geliştirerek akıllı fabrika teknolojileriyle donatılmış modern üretim tesislerinde üretiyor. Esnek ve ihtiyaca özel üretim kabiliyeti sayesinde şirket, uluslararası pazarlarda ülke, belediye ve operatörlerin özel ihtiyaçlarına uygun özelleştirilmiş ulaşım çözümleri sunuyor. Bugün Anadolu Isuzu, 36 distribütörü ile 44 ülkede faaliyet göstererek küresel ayak izini genişletiyor ve Türkiye’nin önde gelen ticari araç ihracatçılarından biri olarak konumunu güçlendiriyor. Fransa pazarında güçlü konum Fransa, Anadolu Isuzu’nun en başarılı uluslararası pazarlarından biri olarak öne çıkıyor. Fast Concept Car (FCC) ile uzun yıllara dayanan iş birliği sayesinde, Anadolu Isuzu Fransa pazarında elektrikli (EV) ve sıkıştırılmış doğal gazlı (CNG) modelleri de dahil olmak üzere 2000’in üzerinde bir araç parkına ulaşmış durumda. Birçok şehirde toplu taşıma ve yolcu mobilitesi ihtiyaçlarına hizmet eden Anadolu Isuzu araçları, Fransa yollarında tanıdık bir görünüm kazanarak markanın pazardaki bilinirliğini ve itibarını yansıtıyor. Bu büyüyen araç parkı, operasyonel başarının ötesinde, Anadolu Isuzu’nun araçlarına, mühendislik yetkinliğine ve müşteri odaklı yaklaşımına duyulan güvenin de somut bir göstergesi niteliği taşıyor. Bugün Anadolu Isuzu, Fransa genelindeki güçlü ve etkin varlığıyla modern, sürdürülebilir mobilite çözümlerinin geliştirilmesine katkı sağlamayı sürdürüyor. 130 araçlık yeni teslimatlar büyümeyi hızlandırıyor Anadolu Isuzu, bu güçlü ivmeyi iş ortağı Fransa distribütörü Fast Concept Car (FCC) ile birlikte imzalanan 130 araçlık yeni sözleşme kapsamındaki teslimatlarla sürdürüyor. Citiport CNG ve Kendo CNG modellerinden oluşan filo, Fransa'nın daha temiz ve sürdürülebilir ulaşım sistemlerine geçiş sürecine katkı sağlıyor. Bu teslimatlar, Anadolu Isuzu ve FCC’nin değişen müşteri beklentilerine, satın alma kriterlerine ve çevre dostu mobilite çözümlerine yönelik artan talebe etkin şekilde yanıt verme kabiliyetini ortaya koyuyor. Anadolu Isuzu’nun üretim ve mühendislik uzmanlığını, FCC’nin güçlü yerel pazar deneyimi, müşteri desteği ve operasyonel yetkinliğiyle birleştiren iş birliği, Fransa genelinde güvenilir ve sürdürülebilir mobilite çözümleri sunmaya devam ediyor. Paris’teki 130 araçlık filo gibi büyük ölçekli projelerde ise kesintisiz operasyonun sağlanması ve uzun vadeli müşteri memnuniyeti açısından satış sonrası hizmetler ile yedek parça bulunabilirliği kritik önem taşıyor.

Arçelik 25 ülkeden distribütörlerini  Manisa’da ağırladı Haber

Arçelik 25 ülkeden distribütörlerini Manisa’da ağırladı

Şirketin küresel büyüme stratejisi, yenilikçi ürün ve üretim yatırımlarına olan kararlılığı ile uzun vadeli ortaklık vizyonunu paylaştığı etkinlikte distribütörler tüketicilere sundukları ürünlerin ar-ge ve tasarım süreçleri ile üretim teknolojilerini yerinde inceleme fırsatı buldu. Arçelik CEO’su Can Dinçer, “57 ülkede 120 iştirakimiz ve 22 markamızla faaliyet gösteriyor, dünyanın dört bir yanındaki ar-ge merkezlerimizde farklı pazarların ihtiyaçları doğrultusunda ürünler geliştiriyoruz. Bu küresel yapının gücünü sahaya taşıyan, teknolojilerimizi daha geniş kitlelere ulaştıran global distribütör ağımız, büyüme stratejimizin çok kıymetli bir parçasını oluşturuyor. Distribütörlerimizin tüketicilerle buluşturdukları ürünlerin arkasında nasıl bir ar-ge birikimi, üretim teknolojisi ve mühendislik yetkinliği yattığını bizzat deneyimlemelerini istedik. Bu anlamda %80 otomasyon seviyesi, her 6 saniyede 1 ürün üretimi ve 99 ülkeye ihracatıyla şirketimizin üretim altyapısının en güçlü örneklerinden biri olan Manisa İşletmemizde bir araya geldik. Şirketimizin dünyanın dört bir yanındaki küresel varlığının ve etki alanının güzel bir yansıması olan bu etkinlikte, 25 ülkeden partnerlerimizi işletmemizde ağırlamaktan büyük memnuniyet duyduk. Önümüzdeki dönemde iş birliklerimizi daha da derinleştirerek daha fazla evde katma değer yaratmaya devam edeceğiz” diye konuştu. Ev teknolojileri sektörünün öncü şirketi Arçelik, Azerbaycan, Balkanlаr, Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT), Doğu Avrupa, Kanada, Kıbrıs, Kuzey Afrika ve Orta Doğu distribütörlerinin temsilcilerini bir araya getirdiği Global Distribütörler Toplantısı’nı Manisa’da düzenledi. Arçelik CEO’su Can Dinçer ve Arçelik Türkiye Genel Müdürü Cem Kural’ın ev sahipliğinde dijitalleşme, yapay zekâ ve ileri otomasyon da dahil sürdürülebilir üretim ve Endüstri 4.0 uygulamalarıyla Türkiye'nin en ileri üretim tesislerinden biri olan Manisa Çamaşır Makinesi İşletmesi'nde gerçekleştirilen etkinlikte, 100’e yakın distribütör; sattıkları ürünlerin tasarımından üretime uzanan süreçleri bizzat yerinde inceledi. Toplantıda şirketin büyüme stratejisi, rekabet avantajı, çok markalı yönetim anlayışı, kusursuz üretim yaklaşımı, ar-ge ve inovasyon platformu, müşteri hizmetleri, sürdürülebilirlik, yapay zekâ odaklı değer yaratma ve EMENA stratejisi başlıkları ele alınırken, uzun vadeli ve karşılıklı fayda sağlayan ortaklık vizyonu distribütörlerle paylaşıldı. Arçelik CEO’su Can Dinçer: “Distribütör ağımız büyüme stratejimiz için çok kıymetli” Konuyla ilgili açıklamada bulunan Arçelik CEO’su Can Dinçer, “57 ülkede 120 iştirakimiz ve 22 markamızla faaliyet gösteriyor, dünyanın dört bir yanındaki ar-ge merkezlerimizde farklı pazarların ihtiyaçları doğrultusunda ürünler geliştiriyoruz. Kalite, inovasyon, sürdürülebilirlik odağında ürün ve üretim yatırımlarımızı kararlılıkla sürdürüyor, teknoloji altyapımızı güçlendiriyor ve tüketicilerin hayatına gerçek anlamda değer katan yenilikçi ürünler geliştirmeye devam ediyoruz. Bu küresel yapının gücünü sahaya taşıyan, teknolojilerimizi daha geniş kitlelere ulaştıran distribütör ağımız büyüme stratejimizin çok kıymetli bir parçasını oluşturuyor. Distribütörlerimizin tüketicilerle buluşturdukları ürünlerin arkasında nasıl bir ar-ge birikimi, üretim teknolojisi ve mühendislik yetkinliği yattığını bizzat deneyimlemelerini istedik. Bu anlamda %80 otomasyon seviyesi, her 6 saniyede 1 ürün üretimi ve 99 ülkeye ihracatıyla şirketimizin üretim altyapısının en güçlü örneklerinden biri olan Manisa İşletmemizde bir araya geldik. Şirketimizin dünyanın dört bir yanındaki küresel varlığının ve etki alanının güzel bir yansıması olan bu etkinlikte, 25 ülkeden partnerlerimizi işletmemizde ağırlamaktan büyük memnuniyet duyduk. Önümüzdeki dönemde iş birliklerimizi daha da derinleştirerek daha fazla evde katma değer yaratmaya devam edeceğiz” dedi. Arçelik, 22 markasının sahip olduğu mağazaları, bayi ağı ve distribütörlerini kapsayan geniş satış kanalları üzerinden bugün 150’den fazla ülkede tüketicilere ulaşıyor. Şirket, bu güçlü küresel yapıyı yenilikçi ürün yatırımları ve derinleşen ortaklıklarla daha da ileriye taşıyor. 100’E yakın ülkeye çamaşır makinesi ihracatı Arçelik’in global distribütörlerini ağırladığı Manisa Çamaşır Makinesi İşletmesi, yapay zekâ destekli üretim sistemleri, veri odaklı yönetim anlayışı ve ileri otomasyon da dahil sürdürülebilir üretim ve Endüstri 4.0 uygulamalarıyla ülkenin en teknolojik üretim tesislerinden biri konumunda yer alıyor. 92 bin m2’lik alana kurulu tesis, 4 milyona yakın çamaşır makinesi üretim kapasitesiyle yılda ortalama 1900 kişiye istihdam sağlarken, işletmede üretilen ürünler 99 ülkeye ihraç ediliyor. Otomatik Yönlendirmeli Araçlar (AGV), Raylı Güdümlü Araçlar (RGV) ve Otomatik Depolama Sistemleri (SLS) teknolojileriyle donatılan tesis, üretim hatlarında %80 otomasyon seviyesine ulaşırken, sürdürülebilirlik performansıyla da sektörde fark yaratıyor. Tesisin çatısına kurulu 10 MW’lık güneş enerji sistemiyle yılın üç ayı enerjisinin tamamı güneşten karşılanırken, yağmur suyu depolama sistemiyle su tüketimi de önemli ölçüde azaltılıyor.

SARSILMAZ EFES-2026’da entegre savunma ekosistemini sergiledi Haber

SARSILMAZ EFES-2026’da entegre savunma ekosistemini sergiledi

SARSILMAZ ve grup şirketleri tarafından geliştirilen sistemler, tatbikat kapsamında hem sergi alanında hem de sahadaki operasyonel senaryolarda dikkat çekti. SARSILMAZ, EFES-2026 Tatbikatı’nda; tabanca ve piyade tüfeği platformlarından uzaktan komutalı silah sistemlerine, insansız kara araçlarından anti-drone çözümlerine, makineli tüfeklerden orta kalibre top sistemlerine uzanan geniş ürün gamıyla yer aldı. Savunma sanayiindeki köklü üretim tecrübesini ileri mühendislik kabiliyetleriyle birleştiren SARSILMAZ, EFES-2026’da yalnızca ürünlerini değil; modern muharebe sahasının farklı ihtiyaçlarına cevap verebilen entegre savunma yaklaşımını da ortaya koydu. Grup şirketleriyle birlikte geliştirilen sistemler, kara unsurlarının ateş gücü, yakın savunma, platform entegrasyonu, insansız sistemler ve anti-drone kabiliyetleri açısından çok katmanlı bir savunma ekosistemi sundu. Tatbikat boyunca sergilenen ürünler, SARSILMAZ’ın bir askeri birliğin sahada ihtiyaç duyabileceği farklı ölçeklerdeki silah ve sistem çözümlerini tek çatı altında geliştirebilen güçlü mühendislik ve üretim altyapısını yansıttı. Tabanca, piyade tüfeği ve makineli tüfek gibi kullanıcı ve birlik seviyesi çözümlerden; uzaktan komutalı silah sistemleri, gun pod, kule sistemleri, insansız kara araçları ve çok namlulu top sistemlerine kadar uzanan ürün yelpazesi, şirketin savunma teknolojilerindeki geniş yetkinlik alanını bir kez daha gösterdi. EFES-2026 kapsamında SARSILMAZ ve grup şirketleri; tabanca platformlarından makineli tüfeklere, anti-drone çözümlerinden insansız kara sistemlerine, uzaktan komutalı silah sistemlerinden orta kalibre top sistemlerine kadar geniş bir ürün gamını sergiledi. Bu kapsamda SAR9 SP Special tabanca, SAR Drone Killer, SAR 556 MT makineli tüfek, SARBOT’un yeni versiyonu, BEST Defence gizlenebilir Uzaktan Komutalı Silah Sistemi, TR Mekatronik tarafından geliştirilen 25 ve 30 mm top sistemleri ile ATAK Helikopteri’nde kullanılan 3 namlulu burun topu öne çıkan sistemler arasında yer aldı. SARSILMAZ ve grup şirketleri tarafından geliştirilen bu sistemler; yakın mesafe savunmadan platform silahlandırmasına, insansız kara görevlerinden anti-drone mücadeleye kadar uzanan geniş bir görev yelpazesinde, modern harp sahasının değişen ihtiyaçlarına yönelik yüksek teknoloji çözümler sundu. Böylece SARSILMAZ, tabanca ve piyade tüfeği platformlarındaki güçlü konumunun ötesinde, farklı kara ve hava platformlarına entegre edilebilen ileri savunma sistemleriyle de sahadaki etkinliğini ortaya koydu. 16-21 Mayıs 2026 tarihleri arasında İzmir’de icra edilen EFES-2026 Tatbikatı, birleşik ve müşterek harekâtta görev alan birliklerin harbe hazırlık seviyesinin geliştirilmesini hedefledi. Tatbikata Millî Savunma Bakanlığı, Türk Silahlı Kuvvetleri unsurları, kamu kurumları ve toplam 45 ülke katılım sağladı. Tatbikat kapsamında Savunma Sanayii Başkanlığı sorumluluğunda Savunma Sanayi Sergisi de düzenlendi. Ulusal ve uluslararası ölçekte geliştirdiği ileri teknoloji çözümlerle savunma sanayiindeki etkinliğini artırmayı sürdüren SARSILMAZ, EFES-2026’da sergilediği sistemlerle Türkiye’nin savunma teknolojilerindeki mühendislik gücünü sahaya taşıdı. Şirket, grup şirketleriyle oluşturduğu entegre yapı sayesinde, modern orduların ihtiyaç duyduğu çok katmanlı savunma çözümlerini tek çatı altında sunabilen stratejik bir savunma ekosistemi ortaya koydu.

Geleceğin Liderleri Houston'da Haber

Geleceğin Liderleri Houston'da

Türkiye, FIRST Championship'te büyük bir başarıya imza attı! Dört gün süren bu küresel buluşmada Türkiye, hem FIRST Robotics Competition (FRC) hem de FIRST Tech Challenge (FTC) programlarında güçlü bir performans sergileyerek toplamda 10 ödül kazandı. Bu yıl ülkemizden 23 FRC ve 4 FTC takımı, uluslararası arenada Türkiye'yi temsil etmek üzere şampiyonada yer aldı. Türk takımları; FRC programında 6, FTC programında ise 4 ödül olmak üzere toplamda 10 ödül kazanarak Türkiye'nin STEM alanındaki yükselişini bir kez daha tüm dünyaya kanıtladı. Ayrıca 5 Türk takımı, kendi yarıştıkları division'larda (bölüm) gösterdikleri üstün performansla playoff etabına yükseldi ve şampiyona sürecinde dikkat çeken bir başarıya ulaştı. Bu sonuç, Türkiye'nin yalnızca katılım boyutuyla değil, yarışma performansı açısından da küresel ölçekte başarılarını gözler önüne serdi. Türkiye'den katılan takımlar, yurt içi ve yurt dışında farklı bölgesel turnuvalarda elde ettikleri prestijli ödüller sayesinde bu büyük organizasyonda yarışma hakkı kazandı. Amerika Birleşik Devletleri, Kanada, Brezilya, Çin ve Hindistan başta olmak üzere 50'den fazla ülkeden, iki program kapsamında yaklaşık 1000 takımın yer aldığı şampiyonada Türkiye toplam 27 takımla temsil edildi. Bu büyük organizasyon, yalnızca bir robot yarışması değil; gençlerin potansiyelini tüm dünyaya gösterdiği küresel bir sahne niteliği taşımaktadır. Her yıl milyonlarca öğrenciyi kapsayan FIRST programları, gençleri mühendislik, girişimcilik ve toplumsal sorumluluk alanlarında geleceğe hazırlamaktadır. Öğrenciler yalnızca robot tasarlayıp inşa etmekle kalmayıp, aynı zamanda çeşitli projeler geliştirmekte, iş dünyası ile bağlantılar kurmakta ve uluslararası bir topluluğun parçası olmaktadır. Türkiye'de ise geçtiğimiz haftalarda sona eren 2025-2026 FIRST Robotics Competition sezonu; Fikret Yüksel Foundation ve Fikret Yüksel Eğitim Vakfı öncülüğünde gerçekleştirilmiş, 8 farklı bölgesel etkinlik, 3 etapta ve 2 farklı şehirde düzenlenmiş ve 8.000'in üzerinde öğrenciye ulaşılmıştır. Ayrıca sezon boyunca bizlere destek olan değerli sponsorlarımız; AV Sponsorumuz Consys, Teknoloji Destekçimiz Turknet, Makine Alanı Sponsorumuz Bosch Türkiye, Avrasya Regional Geleceğin Dostu Sponsorumuz Baymak, Ankara Etkinlikleri Mekan Sponsorumuz Etimesgut Belediyesi ve değerli destekçilerimiz Birikim Pilleri, Caudalie, Kurukahveci Mehmet Efendi, Didar Art Collection, Ultra Tekstil ve İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne gönülden teşekkür ederiz. Ödül Listesi Engineering Inspiration 5665 FENERBAHÇE DOGUS SPARC Archimedes FRC Engineering Inspiration 6429 4th Dimension Galileo FRC Championship FIRST Impact Award Finalist 9545 Caracal Robotics FRC Rookie All Star 10907 ROBOLYNX Hopper FRC Rising All Star 10396 Mostra Johnson FRC Judge's Award 6988 ACI35 Newton FRC Championship Compass Award 25171 Burçin Gündüz - RoboTakev FTC Sustain Award 25153 Cartesian Robotics Franklin FTC Connect Award 2nd place 25171 RoboTakev Franklin FTC Reach Award Winner 25577 ZAĞANOS Ross FTC

Küresel yetenek açığı yüzde 70'i aştı Haber

Küresel yetenek açığı yüzde 70'i aştı

Yetenek açığı yüzde 78 olarak ölçülen ve 41 ülke içerisinde 12. sıraya çıkan Türkiye'de ise iş dünyasının bulmakta en zorlandığı teknik beceriler üretim ve imalat ile yapay zekâ ilişkili beceriler oldu. Araştırmaya göre yapay zekâ becerileri küresel çapta ilk kez en zor bulunan yetkinlikler haline gelerek mühendislik ve BT'yi geride bıraktı. ManpowerGroup tarafından 41 ülkede 39 binden fazla işverenle gerçekleştirilen 2026 Küresel Yetenek Açığı Araştırması'na göre küresel ölçekte 2026 yılında işverenlerin yüzde 70'ten fazlası, ihtiyaç duydukları yetenekleri bulmakta zorlandıklarını belirtiyor. Bu oran, bir önceki yıl yüzde 74 olan orana kıyasla sınırlı bir iyileşmeye işaret etse de yetenek açığının küresel ölçekte devam ettiğini gösteriyor. Yetenek açığının yüzde 78 olarak ölçüldüğü Türkiye ise 41 ülke içerisinde 12. sıraya yükseldi. Türkiye geçen yıl yüzde 76 ile yetenek açığı sıralamasında 21. sırada yer almıştı. Yüzde 87 ile Slovakya işverenlerin vasıflı yeteneklere ulaşmada en çok zorluk çeken ülke olurken bu ülkeyi yüzde 84 ile Yunanistan ve yine yüzde 84 ile Japonya takip etti. Çin işverenlerin boş pozisyonları doldurmakta en az zorlanan ülke oldu. Bu ülkeyi yüzde 57 ile Polonya ve yüzde 60 ile Finlandiya takip etti. Yapay zekâ ilk kez, işverenlerin bulmakta en çok zorlandığı beceri oldu Araştırma yapay zekâ (AI) becerilerinin ilk kez, küresel ölçekte işverenlerin bulmakta en çok zorlandığı yetkinlikler haline gelerek, geleneksel mühendislik ve BT becerilerini geride bıraktığını da ortaya çıkardı. Yapay zekâ model ve uygulama geliştirme ile yapay zekâ okuryazarlığı küresel ölçekte bulunması en zor beceriler sıralamasında ilk sıraya yerleşti. Türkiye'de iş dünyasının bulmakta en zorlandığı teknik beceriler listesinin başında üretim ve imalat yer alırken, bunu yapay zekâ modeli ve uygulaması geliştirme ile yapay zekâ okuryazarlığı takip etti. Türkiye ve dünyada bulunması en zor teknik beceriler Türkiye Dünya 1 Üretim ve İmalat Yapay Zekâ Modeli ve Uygulama Geliştirme 2 Yapay Zekâ Modeli ve Uygulama Geliştirme Yapay Zekâ Okuryazarlığı 3 Yapay Zekâ Okuryazarlığı Mühendislik 4 Mühendislik Satış ve Pazarlama 5 Operasyon ve Lojistik Üretim ve İmalat Türkiye ve dünyada en kritik davranışsal yetkinlikler Türkiye Dünya 1 İletişim, İş Birliği ve Takım Çalışması İletişim, İş Birliği ve Takım Çalışması 2 Profesyonellik ve İş Disiplini Profesyonellik ve İş Disiplini 3 Uyum Yeteneği ve Öğrenmeye Açıklık Uyum Yeteneği ve Öğrenmeye Açıklık 4 Eleştirel Düşünme ve Problem Çözme Etik Değerler ve Dürüstlük 5 Zaman Yönetimi Zaman Yönetimi “Yapay zekâ işleri ortadan kaldırmıyor, işleri dönüştürüyor” Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan ManpowerGroup Türkiye Genel Müdürü Feyza Narlı, “Yapay zekâ becerilerinin en zor bulunan yetkinlikler listesinin zirvesine çıkması, yetenek dünyasındaki dönüşümün hızını açıkça ortaya koyuyor. Şirketler bu değişime, çalışanlarını yeniden beceri kazandırmaya yönelik programlar ve daha esnek iş gücü modelleriyle karşılık veriyor; artık mevcut becerilerin yanı sıra potansiyele göre işe alım yapmanın önemini kabul ediyorlar. Bununla birlikte, çalışanların yeni teknolojileri doğru ve güvenle kullanabilmesi için yapay zekâ okuryazarlığını yaygınlaştırmaya odaklanıyorlar. Yapay zekâ işleri ortadan kaldırmıyor, işleri dönüştürüyor. Verimlilik artışını kariyer gelişimiyle birleştirebilen şirketler yetenek açığının yüksek olduğu bu ortamda rekabette öne çıkacak.” dedi. Türkiye ve dünyada sektörler genelinde yetenek açığı Küresel Yetenek Açığı Araştırması'nda sektörlere göre yetenek açığına bakıldığında ise Türkiye'de ticaret ve lojistik en fazla yeteneğe ihtiyaç duyulan sektör olurken bilişim yetenek açığının en az olduğu sektör oldu. Buna karşın bilişim, küresel yetenek açığında ilk sırada, ticaret ve lojistik 8. sırada yer aldı. Türkiye Dünya 1 Ticaret ve Lojistik (%89) Bilişim (%75) 2 İnşaat ve Emlak (%80) Ağırlama (%74) 3 Profesyonel, Bilimsel ve Teknik Hizmetler (%79) Kamu Sektörü, Sağlık ve Sosyal Hizmetler (%74) 4 Ağırlama (%78) Profesyonel, Bilimsel ve Teknik Hizmetler (%73) 5 Kamu Hizmetleri (%74) İmalat (%72) 6 Kamu Sektörü, Sağlık ve Sosyal Hizmetler (%74) İnşaat ve Emlak (%71) 7 İmalat (%73) Finans ve Sigorta (%71) 8 Finans ve Sigorta (%72) Ticaret ve Lojistik (%69) 9 Bilişim (%69) Kamu Hizmetleri ve Doğal Kaynaklar (%68) Türkiye ve dünyada şirket büyüklüğüne göre yetenek açığı Şirket büyüklüğüne göre yetenek açığı sıralamasında ülkemizde ilk sırada çalışan sayısı 250-999 olan şirketler yer alırken dünyada listenin başında çalışan sayısı 1.000-4.999 olan şirketler bulunuyor. Türkiye Dünya 1 250–999 çalışan (%80) 1.000–4.999 çalışan (%75) 2 10–49 çalışan (%78) 5.000+ çalışan (%74) 3 10'dan az çalışan (%77) 50–249 çalışan (%73) 4 50–249 çalışan (%77) 10–49 çalışan (%72) 5 1.000–4.999 çalışan (%75) 250–999 çalışan (%72) 6 5.000+ çalışan (%70) 10'dan az çalışan (%64) En fazla yetenek ihtiyacı Marmara Bölgesi'nde Türkiye genelinde bölgelere göre yetenek açığı incelendiğinde ise yüzde 82 ile Marmara Bölgesi ilk sırada yer alarak en fazla yetenek ihtiyacı duyulan bölge oldu. Marmara'yı sırasıyla yüzde 81 ile Doğu Anadolu, yüzde 80 ile Ege ve yüzde 78 ile İç Anadolu bölgeleri takip etti. Yetenek açığının nispeten daha düşük olduğu diğer bölgeler ise yüzde 70 ile Akdeniz, yüzde 68 ile Güneydoğu Anadolu ve yüzde 61 ile Karadeniz.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.