SON DAKİKA
Hava Durumu

#Mücbir Sebep

Ekometre - Mücbir Sebep haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mücbir Sebep haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Alüminyum fiyatları son dört yılın zirvesinde Haber

Alüminyum fiyatları son dört yılın zirvesinde

Alüminyum fiyatları, ABD Başkanı Donald Trump'ın Hürmüz Boğazı'na uyguladığı abluka nedeniyle sevkiyatların daha da aksayabileceği endişesiyle dört yılın en yüksek seviyesine çıktı. Metal fiyatları Londra'da yüzde 2'ye varan oranda yükselerek, Orta Doğu savaşından kaynaklanan arz sıkıntısının tetiklediği yükselişi yeniden canlandırdı. ABD ordusu, İran limanlarına veya kıyı bölgelerine giren veya çıkan tüm gemileri kapsayan ablukanın pazartesi günü TSİ 14.00'te uygulanacağını açıkladı. Orta Doğu, küresel alüminyum üretiminin yaklaşık yüzde 9'unu karşılıyor. Bölgenin en büyük alüminyum üreticisi Emirates Global Aluminium, bu ayın başlarında İran saldırısı sonucu tesislerinden birinin devre dışı kalmasının ardından, bazı teslimatlar için mücbir sebep ilan etmişti. Diğer birçok temel metal, hafta sonu Pakistan'da ABD-İran müzakerelerinin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından piyasalardaki kısa süreli iyimserliğin ortadan kalkmasıyla yatay seyretti veya değer kaybetti. Yükselen enerji fiyatlarının küresel ekonomiyi olumsuz etkilemesiyle metaller genel olarak daha düşük talep riski altında bulunuyor. Ancak savaş nedeniyle ortaya çıkan arz sıkıntısı nedeniyle alüminyum değer kazandı. Alüminyum piyasasındaki artan stresin en açık işareti, Londra Metal Borsası'ndaki (LME) hızla büyüyen geriye doğru fiyat farkı. Nakit sözleşmeler ile üç ay sonraki teslimat sözleşmeleri arasındaki fark, cuma gününden bu yana yüzde 37 artarak ton başına 91,50 dolar ile 2007'den beri en yüksek seviye ulaştı. Alıcıların metalin alternatif kaynaklarını aramasından dolayı acil teslimatlara yönelik talebin arttığı belirtiliyor. LME'de alüminyum yüzde 1,3 artışla ton başına 3.545,50 dolar seviyesinde işlem görüyor.

Petrol 200 Dolar'a çıkar mı? Haber

Petrol 200 Dolar'a çıkar mı?

Uzmanlara göre olası bir saldırı, Hürmüz Boğazı üzerinden kısmen de olsa geçen enerji akışını sekteye uğratarak petrol fiyatlarını 200 dolara kadar taşıyabilir ve dünya ekonomisinde sarsıntılara yol açabilir. ABD’nin İran’la uzlaşma sağlanamaması halinde enerji altyapısını hedef alabileceğine yönelik açıklamaları, küresel enerji piyasalarında ciddi bir arz şoku ihtimalini gündeme taşıdı. Uzmanlara göre böyle bir senaryo, dünya genelinde derin bir enerji krizi riskini beraberinde getirebilir. ABD Başkanı Donald Trump, daha önce Hürmüz Boğazı’nın 48 saat içinde açılmaması durumunda İran’a yönelik askeri adım atılacağını belirtmiş, hafta sonu yaptığı açıklamada ise bu süreyi 8 Nisan’a kadar uzattığını duyurmuştu. Trump: Bir planımız var Trump, son açıklamasında İran’la görüşmelerin olumlu ilerlediğini ifade ederken, verilen süre içinde anlaşma sağlanamaması halinde ülkenin enerji ve ulaşım altyapısını hedef alacaklarını belirterek, "Bir planımız var, yarın gece saat 12'ye kadar İran'daki her köprü yerle bir edilecek, tüm elektrik santralleri devre dışı kalacak" ifadelerini kullandı. İran cephesinden yapılan açıklamalarda ise gerilimi tırmandıran mesajlar öne çıktı. Yetkililer, “gelecekteki saldırıları engellemek için düşmanı pişmanlık duyacağı noktaya getirene kadar savaşın süreceği” yönünde açıklamalarda bulundu. Küresel enerji piyasalarında arz şoku riski Karşılıklı sert söylemler, ABD’nin İran’ın enerji altyapısına doğrudan müdahale edebileceği ihtimalini güçlendirirken, bu durumun küresel enerji arzında ciddi kesintilere yol açabileceği değerlendiriliyor. Uluslararası veri şirketi Primary Vision Network Enerji ve Ekonomi Analisti Osama Rizvi, söz konusu tehditlerin hayata geçirilmesi halinde enerji piyasalarında sert dalgalanmalar yaşanabileceğini belirtti. "Petrol 200 dolara kadar yükselebilir" Rizvi, mevcut jeopolitik gelişmelerin petrol arzı üzerindeki baskıyı geçmiş dönemlere kıyasla daha yüksek seviyeye taşıdığını vurgulayarak, "Trump'ın tehditlerinin gerçekleşmesi halinde enerji piyasaları eşi benzeri görülmemiş bir arz daralmasıyla karşı karşıya kalabilir. Böylece petrol fiyatları 200 dolara kadar yükselebilir ve bu durum uluslararası piyasalarda ciddi tahribata yol açabilir." dedi. LNG ve bölgesel üretim de risk altında Enerji altyapısına yönelik olası saldırıların sadece fiyatları değil, arzın yapısal bütünlüğünü de tehdit ettiğine dikkat çeken Rizvi, bazı Körfez ülkelerinde “mücbir sebep” ilanlarının devreye alındığını ve LNG arzının birçok bölgede olumsuz etkilendiğini ifade etti.

Orta Doğu gerilimiyle küresel enerji güvenlik ağı çöküyor Haber

Orta Doğu gerilimiyle küresel enerji güvenlik ağı çöküyor

ABD ve İsrail'in İran'a saldırıları ve İran'ın misillemeleri ile İran savaşı, enerjiyi ve sıvılaştırılmış doğalgaz tedarik zincirinin her noktasını etkiledi. WSJ'daki habere göre Hürmüz Boğazı'nın da kapanmasıyla oluşan petroldeki arz krizinin yaratacağı tahribat öngörülemiyor. LNG, savaş alanının ta kendisi haline gelirken, dünya da bu konuda zorlu bir sınava giriyor Wall Street Journal'daki habere göre İran'daki savaş, bölgesel LNG tedarik zincirinin her noktasını parçaladı. Dünyanın en büyük LNG üreticilerinden biri olan Katar'a İran'ın düzenlediği misilleme saldırıları, Ras Laffan tesisine zarar vererek kapasitesinin yaklaşık yüzde 17'sini beş yıla kadar devre dışı bıraktı ve ülkenin devasa genişleme planlarını geciktirdi. Salı günü ise QatarEnergy; Çin, Güney Kore, İtalya ve Belçika'daki müşterileri de dahil olmak üzere bazı LNG tedarik sözleşmelerinde mücbir sebep ilan etti. "LNG, savaş alanının ta kendisi oldu" Yani on yıllar boyunca sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG), enerji krizleri sırasında küresel ekonominin güvenilir bir çıkış noktası görevi görülürken, şimdi savaş alanının ta kendisi haline geldi. Tüm bunlarla beraber küresel LNG'nin yaklaşık beşte birini taşıyan Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemi trafiği de felç olmuş durumda. Körfez'den gelen arz konusunda alıcı güveni de sarsılmış durumda. Uzmanlar, Trump yönetimi ve İran kısa süre içinde savaşı sona erdirmek konusunda anlaşsalar bile, LNG piyasası üzerindeki sonuçların uzun süreli ve petrol piyasasına göre daha da derin olacağını söylüyor. Ham petrolün aksine, dünyada acil durumlarda kullanılabilecek büyük bir stratejik doğalgaz rezervi bulunmamakta. Ortadoğu petrolünün bir kısmı karayolu boru hatlarıyla Hürmüz Boğazı'nı atlayarak Katar'a taşınabilirken, Katar LNG'sinin alternatif çıkış yolları yok. Öte yandan, sıvılaştırma tesisleri, inşası yıllar süren ve geleneksel petrol sahalarına göre onarımı çok daha uzun süren son derece uzmanlaşmış mühendislik mega projeler olarak biliniyor. "Savaş bir gecede bitse bile, doğalgaz piyasasının normale dönmesi çok uzun sürecek" WSJ'a konuşan Oxford Üniversitesi'nde öğretim görevlisi ve eski enerji ticaret yöneticisi Adi Imsirovic "Savaş bir gecede bitse bile, doğalgaz piyasasının normale dönmesi petrol piyasasına göre çok daha uzun sürecektir. Sistemdeki açığın büyük bir kısmı eskiden LNG tarafından karşılanıyordu, bu nedenle zincirleme etkiler çok büyük" dedi. LNG krizi, zengin ülkeleri uzun süreli enerji kaynaklı enflasyon dalgasıyla tehdit ederken, aynı zamanda kırılgan gelişmekte olan ekonomileri yakıtı kısıtlamaya ve fabrika üretim hatlarını kapatmaya zorluyor. Ayrıca küresel mahsul verimini de tehlikeye atıyor. Uzmanlara göre bu yeni gerçeklik, LNG'nin jeopolitik bir güvenlik ağı olarak uzun süredir sahip olduğu itibarını da zedeliyor. Rusya'nın 2022'de Ukrayna'ya saldırısının ardından Avrupa'nın doğalgaz boru hattı tedarikini kesmesiyle, deniz yoluyla taşınan LNG sevkiyatları bu boşluğu hızla doldurmaya yardımcı oldu. 2011'deki Fukuşima felaketinin ardından, LNG sevkiyatları Japonya'nın nükleer reaktörlerini kapatmasının şokunu absorbe etti ve elektrik şebekesinin çalışmasını sağladı. Rystad Energy danışmanlık firmasının kıdemli analisti Jan-Eric Fähnrich "Bu, doğalgaz piyasası için yönsel bir değişim: zaman içinde daha fazla arz esnekliği beklemekten, daha sıkı dengeler ve daha büyük altyapı riskiyle karşı karşıya kalmaya doğru bir geçiş. Şimdi önemli olan sadece kaybedilen hacim değil, aynı zamanda oluşturulan emsaldir. Körfez'deki kritik enerji altyapısının savunmasız olduğu görüldüğünde, alıcılar bu riski ilk kesintiden daha uzun süre fiyatlandıracaklardır." değerlendirmesinde bulundu. "Savaş özellikle asya'yı orantısız şekilde etkiliyor" Katar ve BAE ihracatının durmasıyla birlikte, Avrupa ve Asya, ABD ve Avustralya'dan gelen boş kapasite için agresif bir şekilde rekabet etmek zorunda kalıyor. Veri sağlayıcısı Kpler'e göre, Avrupa'ya gitmesi planlanan yaklaşık 11 LNG tankeri 3 Mart'tan bu yana Asya'ya yönlendirildi. Geçtiğimiz hafta, Louisiana'daki Plaquemines LNG terminalinde yüklediği kargoyu taşıyan ve yaklaşık üç futbol sahası uzunluğundaki La Seine adlı tanker, yolculuğunun ortasında rotasını değiştirdi. Kpler verilerine göre, tanker batı Fransa'daki bir ithalat terminali yerine Asya'da daha yüksek fiyat veren bir alıcıya yöneldi. Rystad'a göre, İran savaşının sonuçları Asya'yı orantısız bir şekilde etkiliyor. Çin, Katar LNG'sinin en büyük ithalatçısı olup ihracatının yaklaşık dörtte birini satın alırken, Hindistan yaklaşık yüzde 10'unu ithal ediyor. LNG'lerinin çoğunu Körfez'den alan Asya'daki gelişmekte olan ülkeler, fiyatların yüksekliği nedeniyle özellikle zor durumda kalıyorlar. Planlar teker teker erteleniyor Saldırılardan önce, Katar'ın devasa Kuzey Sahası genişletme projesinin bu yılın sonlarından itibaren piyasayı yeni LNG ile doldurması bekleniyordu. Körfez'deki altyapı hasarı ve lojistik felci, bu planları erteleyecek gibi görünüyor. Rystad, genişlemede bir yıla kadar gecikmeler olabileceğini, Ras Laffan'ın yeniden inşasının ise beş yıl sürebileceğini tahmin ediyor. Danışmanlık firması Eurasia Group, müşterilerine gönderdiği bir raporda, "Aşırı arz beklenirken, küresel doğalgaz piyasası artık yetersiz arz (ve pahalılık) durumuna düşecek" diye yazdı. En büyük LNG ihracatçısı olan ABD, kıtlık döneminde büyük bir kazanç elde edecek olsa da, yeni ihracat kapasitesi eklemek yıllar alacak. Yine de yöneticiler, fiyatların hızla yükselmesinin talep düşüşüne ve ekonomik yavaşlamaya yol açabileceği konusunda uyarıyor. Shell, küresel LNG talebinin 2040 yılına kadar yüzde 68'e kadar artacağını öngörüyor. Ancak LNG'nin taşınabilirliğini sağlayan mühendislik, altyapısını benzersiz derecede kırılgan hale getiriyor. Uzmanlara göre savaş devam ettiği sürece kırılganlıklar ve belirsizlikler dünyayı ve enerji piyasalarını sarsmaya devam edecek gibi görünüyor...

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.