SON DAKİKA
Hava Durumu

#Morgan Stanley

Ekometre - Morgan Stanley haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Morgan Stanley haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Kripto ETF'lerinde para akışı hızlandı Haber

Kripto ETF'lerinde para akışı hızlandı

Bitcoin ETF'lerine 160,04 milyon dolar, Ether ETF'lerine ise 121,02 milyon dolar giriş olurken, BlackRock'ın IBIT ve ETHA fonları toplam akışta başı çekti. Kripto para piyasasında kurumsal yatırımcıların borsa yatırım fonları üzerinden gerçekleştirdiği işlemlerde dikkat çekici bir hareketlilik yaşandı. SoSoValue verilerine göre, spot Bitcoin ve Ether ETF'lerine 14 Eylül'de toplam 281,06 milyon dolarlık net giriş gerçekleşti. Fon akışlarında özellikle BlackRock'ın Bitcoin ETF'si IBIT ile Ether ETF'si ETHA öne çıktı. Bitcoin ETF'lerine 160 milyon dolarlık giriş ABD'de işlem gören spot Bitcoin ETF'leri 14 Eylül'de 160,04 milyon dolarlık net giriş kaydetti. Bitcoin ETF'leri arasında günün lideri BlackRock'ın IBIT fonu oldu. IBIT'e 134,35 milyon dolarlık net yatırım girişi gerçekleşti. Fidelity'nin FBTC fonu 53,33 milyon dolar, Morgan Stanley'nin MSBT fonu 9,75 milyon dolar, Franklin Templeton'ın EZBC fonu ise 4,57 milyon dolar net giriş aldı. Buna karşılık ARK 21Shares ARKB fonunda 41,95 milyon dolarlık net çıkış görüldü. Bitcoin ETF'lerinde toplam varlık 100 milyar doları aştı Spot Bitcoin ETF'lerinin kümülatif net girişi 55,31 milyar dolara ulaşırken, fonların toplam net varlık büyüklüğü 100,09 milyar dolar seviyesine çıktı. Bu rakam, Bitcoin'in toplam piyasa değerinin yaklaşık yüzde 6,30'una karşılık geliyor. Bitcoin ETF'lerinde günlük toplam işlem hacmi de 2,69 milyar dolar olarak gerçekleşti. BlackRock'ın IBIT fonu tek başına 2,08 milyar dolarlık işlem hacmine ulaşırken, fonun toplam net varlık büyüklüğü 62,22 milyar dolar oldu. Ether ETF'lerinde de lider Blackrock Spot Ether ETF'leri de aynı gün güçlü bir para akışı kaydetti. Fonlara toplam 121,02 milyon dolarlık net giriş gerçekleşti. Ether ETF'lerinde de en yüksek yatırım BlackRock'ın ETHA fonuna geldi. ETHA'ya 80,50 milyon dolar net giriş oldu. Grayscale Ethereum Mini Trust 16,23 milyon dolar, BlackRock ETHB 14,39 milyon dolar, Fidelity FETH 8,86 milyon dolar ve 21Shares TETH 6,47 milyon dolar net giriş kaydetti. Invesco Galaxy QETH fonunda ise 5,43 milyon dolarlık net çıkış gerçekleşti. Ether ETF'lerinin toplam varlığı 16,42 milyar dolar Spot Ether ETF'lerinin kümülatif net girişi 13,51 milyar dolara yükseldi. Ether ETF'lerinin toplam net varlık büyüklüğü 16,42 milyar dolar seviyesinde bulunurken, bu tutar Ether'in toplam piyasa değerinin yüzde 5,23'üne denk geliyor. Ether ETF'lerinde günlük toplam işlem hacmi ise 1,07 milyar dolar olarak kaydedildi. BlackRock'ın ETHA fonunun net varlıkları 9,18 milyar dolar, günlük işlem hacmi ise 737,25 milyon dolar oldu. Gözler kurumsal para akışında Bitcoin ve Ether ETF'lerinde aynı gün görülen yüksek tutarlı girişler, kurumsal yatırımcıların kripto varlıklara erişiminde ETF'lerin önemini bir kez daha ortaya koydu. Özellikle BlackRock'ın IBIT ve ETHA ürünlerinde yoğunlaşan para akışı, iki fonun ABD'deki spot kripto ETF piyasasındaki ağırlığını dikkat çekici biçimde ortaya koydu.

Petrolde yatırımcı stratejisi değişti gözler 3-6 aylık işlemlerde Haber

Petrolde yatırımcı stratejisi değişti gözler 3-6 aylık işlemlerde

Petrol piyasasında jeopolitik risklerin yükselmesi yatırımcıların işlem stratejilerini de değiştirdi. İran ve Ukrayna’daki savaşların üretim, ticaret akışları ve rafine petrol ürünleri arzında yarattığı belirsizlik, uzun vadeli pozisyonlara yönelik iştahı azaltırken 3-6 aylık işlemleri öne çıkardı. Morgan Stanley Küresel Petrol Ticareti Eş Başkanı Brendan Ross, yatırımcıların türev piyasalarda daha seçici pozisyon almaya başladığını belirtti. Petrol yatırımcısı riskini kısa vadeye çekiyor Singapur’da düzenlenen Asya Pasifik Petrol Konferansı’nda konuşan Ross, artan jeopolitik risklerin yatırımcı davranışlarını değiştirdiğini söyledi. Ross’a göre yatırımcılar artık hangi riskleri almak istediklerini daha net belirliyor ve portföylerinde taşımak istemedikleri riskleri azaltıyor. Bu eğilim, işlemlerde özellikle önümüzdeki 3 ila 6 aylık dönemin ağırlık kazanmasına neden oluyor. Uzun vadeli petrol kontratlarında likidite azalıyor Yatırımcıların daha kısa vadeli pozisyonlara yönelmesi, uzun vadeli petrol kontratlarının işlem hacmi ve likiditesi üzerinde baskı oluşturuyor. Ross, yatırımcıların daha seçici hale gelmesinin uzun vadeli kontratlarda likiditeyi azalttığını ve bunun ileri vadeli fiyatlamalara ilişkin belirsizliği artırdığını ifade etti. Böylece piyasada uzun vadeli fiyat yönü belirlemekten ziyade, daha yakın vadelerde ortaya çıkabilecek risklere karşı pozisyon alma eğilimi güçleniyor. Savaşlar petrol fiyatlarında sert dalgalanma yarattı Jeopolitik gelişmeler petrol piyasasındaki oynaklığın temel unsurlarından biri haline geldi. ABD ile İran arasındaki çatışmalarda yaşanan hızlı gelişmeler, Washington ile Tahran arasında zaman zaman yeniden başlayan görüşmeler ve Ukrayna’nın Rusya’nın enerji altyapısına yönelik saldırıları fiyatlarda sert hareketlere neden oldu. Brent petrol fiyatı yıl içerisinde varil başına yaklaşık 60 dolar ile 126 dolar arasında geniş bir bantta hareket etti. Rafine ürünlerde fiyat baskısı daha güçlü Jeopolitik risklerin etkisi yalnızca ham petrol fiyatlarında görülmedi. Üretim tesislerinde ve ticaret rotalarında yaşanan aksamalar, özellikle rafine petrol ürünlerinde arz endişelerini artırdı. Dizel başta olmak üzere rafine ürünlerdeki fiyat hareketleri ham petrole kıyasla daha sert seyretti. ABD’de perakende dizel fiyatları geçen hafta rekor seviyeye ulaşırken, küresel arz sıkışıklığının etkisi Avrupa’daki akaryakıt maliyetlerine de yansıdı. Ross, fiziksel petrol piyasası ile finansal piyasa arasındaki ayrışmanın özellikle rafine petrol ürünlerinde daha belirgin hale geldiğine dikkat çekti. Yatırımcı uzun vadeli yön yerine risk yönetimine odaklanıyor Petrol piyasasındaki mevcut görünüm, yatırımcıların uzun vadeli fiyat tahminlerinden ziyade kısa ve orta vadeli riskleri yönetmeye yöneldiğini gösteriyor. Jeopolitik gelişmelerin hızlı değişmesi, enerji altyapısına yönelik saldırılar ve ticaret rotalarındaki belirsizlikler, uzun vadeli pozisyonların taşıdığı riski artırıyor. Bu nedenle yatırımcılar daha ileri vadeli kontratlardan uzaklaşırken 3-6 aylık işlemler petrol piyasasında giderek daha fazla öne çıkıyor.

Morgan Stanley'den Türkiye analizi Haber

Morgan Stanley'den Türkiye analizi

Banka, ilk faiz indiriminin yılın son çeyreğinde gerçekleşmesini bekliyor. ABD merkezli yatırım bankası Morgan Stanley, Türkiye ekonomisine ilişkin yayımladığı son değerlendirmede, yükselen petrol fiyatları ve Orta Doğu'da yeniden tırmanan jeopolitik gerilimin enflasyon görünümünü olumsuz etkileyebileceğini bildirdi. Banka, bu gelişmelerin Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) faiz indirim sürecini geciktirebileceğine dikkat çekti. Raporda, Türkiye'nin enerji fiyatlarındaki dalgalanmalardan en fazla etkilenen CEEMEA (Orta ve Doğu Avrupa, Orta Doğu ve Afrika) ülkeleri arasında yer aldığı belirtilirken, artan enerji maliyetlerinin dezenflasyon sürecini zorlaştırabileceği vurgulandı. Morgan Stanley analistleri, mevcut görünüm altında ilk faiz indiriminin ancak 2026'nın dördüncü çeyreğinde gerçekleşmesini beklediklerini, yıl sonu politika faizi tahminlerini ise yüzde 35 seviyesinde koruduklarını açıkladı. Raporda, yükselen enerji fiyatları, döviz kuru üzerindeki baskı, küresel risk iştahındaki zayıflama ve iç talebin beklenenden güçlü seyretmesi halinde yalnızca faiz indirimlerinin ertelenmesinin değil, gerektiğinde ilave parasal sıkılaştırmanın da gündeme gelebileceği ifade edildi. Banka, faiz indirimlerinin daha erken başlayabilmesi için aylık enflasyonda belirgin bir yavaşlama, döviz piyasasında istikrarın güçlenmesi ve ekonomik büyümede daha net bir dengelenme görülmesi gerektiğini değerlendirdi. Piyasaların gözü şimdi TCMB'nin bu hafta gerçekleştireceği Para Politikası Kurulu toplantısına çevrilmiş durumda. Morgan Stanley'nin değerlendirmesi, küresel gelişmelerin para politikası üzerindeki etkisinin önümüzdeki dönemde daha belirgin hissedilebileceğine işaret ediyor.

Altın 4.200 doları aşmakta zorlandı Haber

Altın 4.200 doları aşmakta zorlandı

Ancak gün içinde yükselişini hızlandıran ons altın, 4.200 dolar seviyesinin üzerinde kalıcı olmayı başaramadı. Ons altın zirveden geri döndü Spot altının ons fiyatı gün içinde 4.220,74 doları test ettikten sonra kazançlarının bir bölümünü geri verdi. Ons altın işlemlerde yüzde 0,95 primle 4.194,90 dolar seviyesinde dengelendi. Yurt içinde ise gram altın yüzde 0,9 yükselişle 6.261,15 TL'den işlem gördü. Kapalıçarşı'da yükseliş sürdü Kapalıçarşı'da gram altın günü yüzde 0,31 artışla 6.329,48 TL'den tamamlarken, Cumhuriyet altını yüzde 0,45 değer kazanarak 42.605 TL'ye yükseldi. Petrol fiyatları altını destekliyor Saxo Bank Emtia Stratejisti Ole Hansen, kısa vadede enerji fiyatlarının değerli metaller üzerinde belirleyici olmaya devam edeceğini belirtti. Hansen'e göre ABD ile İran arasında İsviçre'de devam eden görüşmelerin piyasaya ilave petrol arzı beklentisini artırması, petrol fiyatlarını baskılarken altın fiyatlarına destek sağlıyor. Bankalardan farklı altın senaryoları Bank of America, ons altının 6.000 dolara ulaşmasının mevcut piyasa koşullarında zor olduğunu değerlendirirken, bu seviyenin görülebilmesi için faiz artırımı beklentilerinin tamamen ortadan kalkması gerektiğini belirtti. Morgan Stanley ise yıl sonuna yönelik 5.200 dolar/ons hedefini korurken, bu seviyeye ulaşılabilmesi için altın ETF'lerine güçlü fon girişlerinin yeniden başlamasının kritik önemde olduğunu vurguladı.

Dolarda değer kaybının derinleşmesi bekleniyor Haber

Dolarda değer kaybının derinleşmesi bekleniyor

Morgan Stanley’nin 2026 Yatırım Stratejisi Görünümü’ne göre ABD doları, önümüzdeki yıl dalgalı bir patika izleyerek 2026 ortasına kadar zayıflamayı, yılın ikinci yarısında ise toparlanmayı sürdürecek. Dolar endeksi, şu anki 100 seviyesinden 2026 ikinci çeyreğinde 94 ile 2021’den bu yana en düşük düzeye inecek; yıl sonunda yeniden 100 seviyesine dönmesi bekleniyor. Banka, önceki tahminlerinde doların 2026 ortasından yıl sonuna kadar %10 düşebileceğini öngörüyordu; ancak son gelişmeler, dolar için daha az olumsuz bir görünüm sundu. G10 FX Strateji Başkanı David Adams, Ekim Fed toplantısının faizlerin önceki beklentiler kadar hızlı düşmeyeceği algısını güçlendirdiğini ifade etti. Morgan Stanley, 2026’da ABD büyümesinin yıl ortasında yavaşlayıp yıl sonunda %1.8’e hızlanmasını bekliyor. Çekirdek PCE enflasyonunun ise %2.9’dan %2.6’ya gerileyeceği öngörülüyor. Fed’in faizleri Haziran 2026’ya kadar %3-%3.25 aralığına indirmesi, dolar üzerinde baskı yaratabilir. 2026’nın ikinci yarısında ise üç unsurun doları desteklemesi bekleniyor. ABD büyümesinin dayanıklılığı, Fed’in faiz indirim döngüsünün sona ermesiyle beraber faizlerde olası yukarı yönlü tepki ve şirketler ile yatırımcıların dolar zayıflamasına karşı hedge talebinin azalması. Bu düşüşün Fed Başkanlık seçimi nedeniyle gerçekleşeceğini de not düştü.

Morgan Stanley Ekimde 500 baz puanlık bir faiz artırımı bekliyor Haber

Morgan Stanley Ekimde 500 baz puanlık bir faiz artırımı bekliyor

Yatırım Bankası Morgan Stanley, İstanbul ve Ankara'da hükümet yetkilileri, bankacılar, yerel uzmanlar ve ekonomistlerle yaptığı görüşmelerin ardından hazırladığı raporunda, yeni ekonomi ekibi ve daha geleneksel bir politika çerçevesine geçişin makroekonomik istikrar için duyarlılığı ve beklentileri iyileştirdiğini bildirdi. Ancak Morgan Stanley, "Zorluklar devam ediyor" uyarısını da yaptı. Yerel seçimlerin süreci yavaşlatabileceğini de belirten Morgan Stanley, mart ayından sonra sıkılaştırmanın devam edeceğini, 2024 ikinci çeyrekte faiz oranının yüzde 40 olacağını tahmin etti. Morgan Stanley'in raporu şöyle: "Edindiğimiz izlenim, yeni ekonomi yönetimi ekibinin ve daha geleneksel politikalara yönelmelerinin geniş tabanlı bir desteğe sahip olduğu yönündedir. Seçim sonrası politika ayarlamalarına, ilk sonuçlar olarak dış rezervlerde tabansız bir iyileşme, kredi spreadlerinde önemli bir sıkılaşma ve bankaların ve şirketlerin dış finansmana erişiminde bir iyileşme eşlik etmiştir. TL mevduat ve kredi faizlerindeki önemli artış ve kredi büyümesindeki keskin yavaşlama ile birlikte, yerel şirketlerin döviz talebi azalmış ve iç talep çok güçlü seviyelerden ılımlılık göstererek Türkiye'yi makroekonomik istikrar yolunda ilerletmiştir. Bu arada, yüksek ve kalıcı enflasyon, büyük dış finansman ihtiyaçları ve döviz korumalı mevduat sistemi de dahil olmak üzere karmaşık bir dizi geleneksel olmayan araçla ilgili zorluklar devam etmekte olup, görüşümüze göre sıkılaştırma adımlarının devam etmesini gerektirmektedir. Yüzde 35'e yükseltilmesini bekliyoruz TCMB'nin enflasyonu öngörülen patikada tutma kararlılığının sinyalini vermesi nedeniyle (şu anda 23 yılsonu için yüzde 33 seviyesinde) ekim ayında 500 baz puanlık bir artış daha yaparak yüzde 35'e yükseltmesini bekliyoruz. Yüksek enflasyon eğilimi ve regülasyonlara olan bağımlılığı azaltmaya yönelik politika tercihi göz önüne alındığında, kasım ayında 250 baz puanlık bir artış daha yaparak yüzde 37,5'e yükseltmesini bekliyoruz. Yerel seçimler sıkılaştırma sürecini yavaşlatarak enflasyon görünümünde yukarı yönlü risklere işaret edebilir, ancak mart ayından sonra daha fazla sıkılaştırma öngörüyoruz ve nihai faiz tahminimiz 2024 ikinci çeyrekte yüzde 40"

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.