SON DAKİKA
Hava Durumu

#Mevduat Faizleri

Ekometre - Mevduat Faizleri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mevduat Faizleri haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Yatırımcı rotayı yurtdışı hisselerine çevirdi Haber

Yatırımcı rotayı yurtdışı hisselerine çevirdi

TCMB verilerine göre toplam yurtdışı hisse yatırımı 4,77 milyar dolarla, hanehalklarının portföyü ise 3,98 milyar dolarla tarihi zirveye çıktı. Portföylerde en büyük payı yüzde 86 ile ABD hisseleri aldı. Yurtiçi yerleşiklerin yatırım tercihinde yılın ikinci çeyreğinde dikkat çekici bir değişim yaşandı. Jeopolitik gerilimlerin etkisiyle dalgalı bir seyir izleyen Borsa İstanbul'da yatırımcı ilgisi zayıflarken, özellikle yapay zeka temasıyla güç kazanan ABD teknoloji hisseleri yurtiçi yatırımcının yeni adresi oldu. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) verilerine göre, yurtiçi yerleşiklerin yurtdışı hisse senetlerindeki toplam yatırımı nisan-haziran döneminde 4,77 milyar dolara ulaşarak tarihi rekor kırdı. Hanehalklarının yurtdışı hisse portföyü de 3,98 milyar dolarla şimdiye kadarki en yüksek seviyesine çıktı. Yatırımcıların yurtdışına yönelmesinde, teknoloji hisselerindeki yüksek getiri potansiyelinin yanı sıra yurtiçinde sınırlı kalan döviz kazancı arayışının da etkili olduğu değerlendiriliyor. Borsa İstanbul'daki dalgalanma tercihi değiştirdi Ekonomim'den Şebnem Turhan'ın haberine göre, yılın ikinci çeyreğinde ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının yarattığı jeopolitik ortam, finansal piyasalar üzerinde etkili oldu. Bu süreçte Borsa İstanbul'daki dalgalı seyir yatırımcı tercihlerinde değişime yol açarken, yurtdışı piyasalarda özellikle teknoloji ve yapay zeka temalı şirketlerin yükselişi Türk yatırımcıların ilgisini artırdı. TCMB'nin sıkı para politikası çerçevesinde TL varlıkları desteklemek amacıyla uyguladığı makroihtiyati tedbirler de yatırım ortamının önemli başlıkları arasında yer aldı. İran savaşı sonrası dezenflasyon programına ilişkin risklerin artması, yüksek faiz ve enflasyonun daha uzun süre devam edebileceği beklentilerini de güçlendirdi. Döviz getirisi arayışı yurtdışına taşındı Haziran 2023'ten bu yana dolar/TL'deki yükselişin görece sınırlı kalması, yurtiçi yatırımcıların döviz bazlı getiri arayışını farklı piyasalara yöneltti. Yılın ikinci çeyreğinde TCMB'nin haftalık repo ihalelerine ara vermesi ve piyasayı üst banttan fonlaması, kredi ve mevduat faizlerinin yüksek seyretmesine neden oldu. Bankacılık sektöründe TL mevduat faizleri ikinci çeyrek boyunca yüzde 40'ın altına gerilemedi. Buna karşılık döviz kurundaki hareketin Merkez Bankası'nın müdahaleleriyle dengelenmesi, yatırımcıların döviz getirisi elde etmek için yurtdışı varlıklara ilgisini artırdı. Yurtdışı portföy yatırımları 9 milyar doları aştı TCMB verilerine göre yurtiçi yerleşiklerin toplam yurtdışı portföy yatırımları yılın ikinci çeyreğinde 9,1 milyar doların üzerine çıktı. Bu tutar ilk çeyreğe göre 1 milyar doların üzerinde gerilemeye işaret etse de, düşüşün önemli bölümünün ilk çeyrekte para piyasası araçlarına yapılan olağan dışı yüksek yatırımlardan kaynaklandığı belirtildi. İlk çeyrekte 1,6 milyar dolar seviyesinde bulunan yurtdışı para piyasası araçları yatırımı, ikinci çeyrekte 127 milyon dolara geriledi. Böylece yatırım tutarı önceki dönemlerdeki eğilimine yeniden yaklaştı. Yurtdışı bono ve tahvil yatırımlarında da gerileme görüldü. İlk çeyrekte 4,66 milyar dolar olan yatırım tutarı, ikinci çeyrekte 4,2 milyar dolara indi. Yurtdışı hisselerde 5 yılda dört katlık büyüme İkinci çeyrekte diğer portföy araçlarında gerileme yaşanırken, yurtdışı hisse senetleri yatırımcıların en fazla ilgi gösterdiği alan oldu. Yurtiçi yerleşiklerin yurtdışı hisse senedi yatırımları, ilk çeyrekteki 3,97 milyar dolar seviyesinden 4,77 milyar dolara yükseldi. Böylece yurtdışı hisse yatırımları tarihi zirvesine ulaştı. Geçen yılın aynı dönemine göre artış yüzde 67,22 olurken, toplam portföyün yüzde 83,4'ünün hanehalklarına ait olduğu görüldü. Hanehalklarının yurtdışı hisse portföyü ise ikinci çeyrekte 3,98 milyar dolara çıktı. Bu rakam, yaklaşık beş yıl önceki seviyenin dört katına ulaşırken, yılın ilk çeyreğine göre yaklaşık 800 milyon dolarlık artış anlamına geldi. Geçen yılın aynı dönemine kıyasla hanehalklarının yurtdışı hisse yatırımlarındaki artış yüzde 68,33 olarak hesaplandı. Bono ve tahvilden çıkıp hisseye yöneldiler Hanehalklarının yatırım tercihlerinde hisse senetleri lehine belirgin bir değişim yaşandı. Yurtiçi hanehalklarının yurtdışı bono ve tahvil yatırımları, yılın ilk çeyreğine göre yaklaşık 500 milyon dolar azalarak 2,18 milyar dolar seviyesinde kaldı. Borsa İstanbul'daki kayıplar ve yurtiçi hisse yatırımlarına yönelik ilginin azalmasıyla birlikte yatırımcıların, döviz bazlı getiri arayışında yurtdışı borsalara yöneldiği görülüyor. Portföylerin yüzde 86'sı ABD hisselerinde Yurtiçi yerleşiklerin yurtdışı hisse yatırımlarında açık ara en büyük pay ABD piyasalarının oldu. TCMB verilerine göre yurtdışı hisse senedi portföyünün yüzde 86'sı ABD hisselerinde bulunuyor. Amerika borsalarındaki toplam hisse yatırımı 4,1 milyar doları aşarken, Avrupa piyasalarındaki hisse portföyü 619 milyon dolar seviyesinde kaldı. Diğer kıtalardaki yatırımlar ise oldukça sınırlı düzeyde gerçekleşti. Özellikle yapay zeka teknolojilerinin sürüklediği ABD teknoloji endekslerindeki güçlü performansın, yurtiçi yatırımcıların Amerikan hisselerine yönelmesinde belirleyici olduğu değerlendiriliyor. İkinci çeyrek verileri, Türk yatırımcının döviz bazlı getiri arayışında yurtdışı piyasalara ve özellikle yapay zeka odaklı teknoloji şirketlerine daha güçlü biçimde yöneldiğini ortaya koydu.

Temmuz 2026 faiz oranı açıklandı Haber

Temmuz 2026 faiz oranı açıklandı

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, 23 Temmuz 2026 tarihinde gerçekleştirilen Para Politikası Kurulu toplantısının ardından faiz kararını açıkladı. Piyasaların yakından izlediği TCMB faiz kararı kapsamında politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranında değişikliğe gidilmedi. Böylece Merkez Bankası faiz oranı yüzde 37 seviyesinde korunurken, gözler enflasyonun seyri ve 10 Eylül 2026 tarihinde açıklanacak bir sonraki faiz kararına çevrildi. Merkez Bankası Faiz kararı Merkez Bankası faiz kararı ne oldu sorusu, Temmuz 2026 Para Politikası Kurulu toplantısının ardından yanıt buldu. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit bıraktı. TCMB faiz kararı ile birlikte politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranında değişiklik yapılmadı. Böylece Merkez Bankası faiz oranı, haziran ayındaki toplantının ardından temmuz ayında da yüzde 37 düzeyinde korundu. Kararla birlikte TCMB, 2026 yılının ocak ayında gerçekleştirdiği 100 baz puanlık indirimin ardından üst üste dört toplantıda politika faizini değiştirmemiş oldu. Temmuz 2026 tcmb faiz kararı yüzde kaç oldu? Temmuz 2026 TCMB faiz kararı kapsamında politika faizi yüzde 37 olarak belirlendi. Merkez Bankası, yılın beşinci Para Politikası Kurulu toplantısında faiz oranını değiştirmeyerek mevcut sıkı para politikası duruşunu sürdürdü. Merkez Bankası faiz kararı; mevduat faizleri, kredi maliyetleri, döviz kuru, altın fiyatları ve Borsa İstanbul’daki fiyatlamalar açısından yakından takip ediliyor. Politika faizinin sabit tutulması, TCMB’nin para politikasında hızlı bir gevşeme adımı yerine enflasyon verilerini ve ekonomik gelişmeleri izlemeyi tercih ettiğine işaret ediyor. Merkez Bankası 2026 faiz kararları Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın 2026 yılında aldığı faiz kararları şöyle: 22 Ocak 2026: 100 baz puan indirim yapıldı, politika faizi yüzde 38’den yüzde 37’ye çekildi. 12 Mart 2026: Politika faizi yüzde 37 seviyesinde sabit bırakıldı. 22 Nisan 2026: Politika faizi yüzde 37 seviyesinde sabit bırakıldı. 11 Haziran 2026: Politika faizi yüzde 37 seviyesinde sabit bırakıldı. 23 Temmuz 2026: Politika faizi yüzde 37 seviyesinde sabit bırakıldı. Böylece Merkez Bankası, ocak ayında yaptığı faiz indiriminin ardından mart, nisan, haziran ve temmuz aylarında politika faizini değiştirmedi. 2026 Merkez Bankası toplantı takvimi Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın resmi Para Politikası Kurulu takvimine göre 2026 yılının kalan faiz kararları 10 Eylül, 22 Ekim ve 10 Aralık tarihlerinde açıklanacak. Toplantı tarihi – Karar özeti – Politika faizi 22 Ocak 2026 – 100 baz puan indirim – yüzde 37 12 Mart 2026 – Sabit bırakıldı – yüzde 37 22 Nisan 2026 – Sabit bırakıldı – yüzde 37 11 Haziran 2026 – Sabit bırakıldı – yüzde 37 23 Temmuz 2026 – Sabit bırakıldı – yüzde 37 10 Eylül 2026 – Gelecek toplantı – Henüz açıklanmadı 22 Ekim 2026 – Gelecek toplantı – Henüz açıklanmadı 10 Aralık 2026 – Gelecek toplantı – Henüz açıklanmadı Faiz kararı neden sabit kaldı? Merkez Bankası faiz kararında enflasyonun seviyesi ve ana eğilimi, iç talepteki gelişmeler, döviz kuru hareketleri, enerji fiyatları, küresel ekonomik görünüm ve jeopolitik riskler etkili oluyor. Politika faizinin temmuz ayında da yüzde 37 seviyesinde sabit tutulması, TCMB’nin enflasyondaki düşüş eğiliminin kalıcılığını görmek istediği şeklinde değerlendiriliyor. Haziran ayında açıklanan önceki kararda da TCMB, politika faizini yüzde 37’de tutmuş; gecelik vadede borç verme faiz oranını yüzde 40, gecelik vadede borçlanma faiz oranını ise yüzde 35,5 seviyesinde korumuştu. Enflasyon yüzde kaç oldu? Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan son verilere göre tüketici fiyatları Haziran 2026’da bir önceki aya kıyasla yüzde 0,99 arttı. Yıllık enflasyon ise yüzde 32,11 seviyesinde gerçekleşti. Tüketici fiyatlarındaki artış, 2025 yılının aralık ayına göre yüzde 17,76 olurken on iki aylık ortalamalara göre enflasyon yüzde 32,03 olarak hesaplandı. Son açıklanan enflasyon verileri şöyle: Aylık enflasyon: Yüzde 0,99 Yıllık enflasyon: Yüzde 32,11 2025 yılı aralık ayına göre değişim: Yüzde 17,76 On iki aylık ortalamalara göre değişim: Yüzde 32,03 Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi ise Haziran 2026’da aylık yüzde 1,80, yıllık yüzde 28,09 arttı. Enflasyon faiz kararını nasıl etkiliyor? Enflasyon görünümü, Merkez Bankası faiz kararının temel belirleyicileri arasında yer alıyor. TCMB, politika faizini belirlerken aylık enflasyon gelişmelerini, fiyat artışlarının ana eğilimini, enflasyon beklentilerini ve iç talebin gücünü birlikte değerlendiriyor. Yıllık tüketici enflasyonunun yüzde 32,11 seviyesinde bulunmasına karşın politika faizinin yüzde 37 düzeyinde tutulması, sıkı para politikası duruşunun korunması açısından önemli görülüyor. Enflasyonda belirgin ve kalıcı bir gerileme sağlanması, gelecek dönemde faiz indirimi için alan oluşturabilir. Ancak enerji fiyatları, döviz kuru, ücret ve vergi ayarlamaları ile jeopolitik gelişmelerin enflasyon üzerindeki olası etkileri, faiz kararlarında ihtiyatlı hareket edilmesine neden olabilir. Politika faizinin yüzde 37 seviyesinde sabit bırakılması, bankaların fonlama maliyetleri ile mevduat ve kredi faizlerinin kısa vadeli seyri açısından önem taşıyor. Faiz oranının değiştirilmemesi, mevcut para politikası sıkılığının korunacağı anlamına geliyor. Bununla birlikte bankaların uyguladığı ihtiyaç, konut ve taşıt kredisi faizleri yalnızca politika faizine göre belirlenmiyor. Bankaların kaynak maliyetleri, mevduat toplama ihtiyacı, vade yapısı, kredi riski ve makroihtiyati düzenlemeler de tüketici ve ticari kredi faizlerini etkiliyor. Mevduat ve kredi faizleri nasıl etkilenir? Merkez Bankası faiz kararı, bankaların Türk lirası mevduata sunduğu getiriler açısından yakından izleniyor. Politika faizinin sabit tutulması, mevduat faizlerinde kısa vadede sert bir değişiklik oluşmayabileceğine işaret ediyor. Kredi faizlerinde ise bankaların maliyetleri ve kredi politikaları belirleyici olmaya devam edecek. İhtiyaç, konut, taşıt ve ticari kredi faizlerinde bankadan bankaya farklılık görülebilecek. TCMB’nin sıkı para politikası duruşunu koruması, kredi büyümesinin kontrollü seyretmesi ve Türk lirası tasarrufların desteklenmesi bakımından önem taşıyor. DOLAR, ALTIN VE BORSA FAİZ KARARINDAN NASIL ETKİLENİR? Merkez Bankası faiz kararı sonrasında piyasalarda ilk olarak döviz kurları, gram altın, tahvil faizleri ve Borsa İstanbul’daki hareketler takip ediliyor. Politika faizinin piyasa beklentilerine paralel biçimde sabit bırakılması durumunda fiyat hareketleri sınırlı kalabilir. Buna karşılık karar metninde para politikasının geleceğine ilişkin verilen mesajlar, piyasalarda kararın kendisinden daha etkili olabilir. Yatırımcılar özellikle enflasyon görünümü, olası faiz indiriminin zamanı, Türk lirası likiditesi ve sıkı para politikasının ne kadar sürdürüleceğine ilişkin ifadeleri izleyecek. Merkez Bankası bir sonraki faiz kararı ne zaman? Merkez Bankası’nın bir sonraki faiz kararı 10 Eylül 2026 tarihinde açıklanacak. TCMB’nin resmi toplantı takvimine göre eylül ayındaki kararın özeti ise 17 Eylül 2026 tarihinde yayımlanacak. Eylül ayındaki toplantıya kadar açıklanacak temmuz ve ağustos enflasyon verileri, döviz kuru hareketleri, iç talepteki görünüm ve küresel piyasalardaki gelişmeler yakından izlenecek. Piyasalar, gelecek toplantıda politika faizinin yeniden sabit bırakılması veya faiz indirimi yapılması ihtimalini açıklanacak ekonomik verilere göre fiyatlayacak. Piyasaların odağında enflasyon verileri olacak Temmuz 2026 Merkez Bankası faiz kararının ardından piyasaların odağı yeniden enflasyon verilerine çevrildi. Özellikle aylık enflasyonun ana eğilimi, hizmet fiyatları, kira artışları ve enerji maliyetleri para politikasının yönü açısından önem taşıyacak. TCMB’nin gelecek faiz kararlarında toplantı bazlı ve veri odaklı yaklaşımını sürdürmesi beklenirken, enflasyonda kalıcı gerileme görülmeden hızlı bir faiz indirimi sürecinin başlaması ihtiyatla değerlendiriliyor. Merkez Bankası faiz kararı kapsamında politika faizinin yüzde 37 seviyesinde sabit bırakılması, enflasyonla mücadelede sıkı para politikası duruşunun temmuz ayında da devam ettiğini gösterdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.