SON DAKİKA
Hava Durumu

#Mesleki Eğitim

Ekometre - Mesleki Eğitim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mesleki Eğitim haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Biba: İtfaiye teşkilatımızı güçlendirmenin haklı gururunu yaşıyoruz Haber

Biba: İtfaiye teşkilatımızı güçlendirmenin haklı gururunu yaşıyoruz

Bursa Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı bünyesinde görev yapacak 150 aday personel, üç aylık mesleki eğitimlerini başarıyla tamamladı. Bu kapsamda Tofaş Spor Salonu’nda düzenlenen ‘İtfaiye Mesleki Eğitim Tamamlama Töreni’ düzenlendi. Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba’nın katıldığı tören, itfaiye personeli tarafından Türk bayrağı ve kurum bayraklarıyla gerçekleştirilen iniş gösterisiyle başladı. “İtfaiyecilerimizin cesaretleri takdire şayan” Törende konuşan Başkan Vekili Şahin Biba, itfaiye teşkilatının yangınların yanı sıra çeşitli felaket ve doğal afetlerde de canlarını hiçe sayarak görevlerini yerine getirdiğini belirtti. İtfaiye personelinin canlı ayrımı yapmaksızın tehlikelerden kurtarmak ve korumak için kendilerini siper ettiğini söyleyen Biba, itfaiyecilerin cesaretlerinin takdire şayan olduğunu ifade etti. İtfaiye teşkilatının 1714 yılından bu yana görev bilinci ve sorumluluk anlayışıyla hizmet verdiğini dile getiren Biba, görevleri başında hayatını kaybeden itfaiye şehitlerini de rahmetle andı. “Bugünden itibaren personel sayımız 1.052 oldu” Üç aylık zorlu mesleki eğitim sürecini başarıyla tamamlayan 150 personelin göreve başlayacağını belirten Biba, “İtfaiye Dairesi Başkanlığımız bünyesinde göreve başlayacak olan 150 gözü kara personelimiz mesleki eğitimlerini başarıyla bitirdi. Halihazırda toplam 902 olan personel sayımız, bugünden itibaren 1.052 oldu. Bir yandan sizlerin mutluluğunu paylaşırken diğer yandan da itfaiye teşkilatımızı güçlendirmenin haklı gururunu yaşıyoruz” dedi. Yeni itfaiye personellerini ve ailelerini tebrik eden Biba, eğitimlerini dereceyle tamamlayan personellere de teşekkür ederek, “150 evladımızın her birinin görevini layıkıyla yerine getireceğinden hiç kuşkum yoktur. Rabbim sizleri korusun ve görevlerinizde muvaffak eylesin” ifadelerini kullandı. Törende Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba kursu derece ile bitiren aday personellere madalyalarını takdim etti. Aday personeller, itfaiyecilik mesleğinin temel değerlerine, görev ve sorumluluklarına bağlılıklarını ifade etmek amacıyla hep birlikte mesleki görev ve sorumluluk sözü verdi. Ardından itfaiyeci duası gerçekleştirildi.

BTSO’dan hizmet sektörüne nitelikli iş gücü yatırımı Haber

BTSO’dan hizmet sektörüne nitelikli iş gücü yatırımı

Bu kapsamda, BTSO’nun destekleriyle yenilenen Osmangazi Mesleki Eğitim Merkezi Güzellik ve Saç Bakım Hizmetleri Sınav ve Eğitim Salonu, yeni eğitim döneminde öğrencilerin kullanımına sunuldu. Toplam 400 metrekarelik alana sahip merkez, teknolojik gelişmelere uygun şekilde modernize edilerek öğrencilerin teorik ve uygulamalı mesleki eğitimlerini çağın gerektirdiği donanımlarla alabilecekleri modern bir eğitim alanına dönüştürüldü. İl Millî Eğitim Müdürü Gürhan Çokgezer, BTSO Meclis ve Komite Üyeleri, meslek odası başkanları ve sektör temsilcilerinin katılımıyla gerçekleşen açılış programında konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Türkiye genelindeki 367 oda ve borsa arasında hizmet sektörüne bu ölçekte ve donanımda çıraklık merkezi kazandıran tek oda olduklarını söyledi. İbrahim Burkay, eğitim yatırımlarının BTSO’nun öncelikli alanlarından biri olduğunu belirtti. GUHEM bünyesindeki Gökmen Havacılık ve Uzay Yüksek Teknoloji Fen Lisesi’nin hemen ardından hizmet sektörüne yönelik merkezi de şehre kazandırmaktan gurur duyduklarını ifade eden Başkan Burkay, “Türkiye’deki 367 oda ve borsa içinde bu ölçekte ve donanımda bir eğitim ve çıraklık merkezini hayata geçiren tek odayız. Bu yatırım, BTSO’nun yalnızca sanayide değil, ticarette, hizmette, sağlıkta ve turizmde de şehrine ve ülkesine sunduğu çok yönlü vizyonun en somut göstergesidir. Kentlerin ve toplumların gelişiminde estetik anlayışı belirleyici bir unsurdur. Burada eğitim görecek gençlerimiz meslek sahibi olmakla kalmayacak, bireylerin ve toplumun estetiğini, yaşam kalitesini ve mutluluğunu artıran çok değerli bir vazifeyi üstlenecekler.” diye konuştu. BTSO’nun 2030 Vizyonunda Hizmet Sektörüne Güçlü Destek İbrahim Burkay, mesleki eğitim ile sektörün ihtiyaçlarını buluşturan merkezlerin, iş dünyası ile gençler arasında güçlü bir köprü oluşturduğunu belirterek, “BTSO olarak 70 meslek komitemizle iş dünyasının her alanında projeler üreten ve bu projeleri hayata geçiren bir kurumuz. İçinde bulunduğumuz 400 metrekarelik alanda 20 koltuk bulunuyor. Burada hem cilt bakımı hem de kuaförlük alanlarında çıraklarımızın eğitimlerini gerçekleştiriyoruz. Bu merkezi çok önemsiyoruz. Sektörde faaliyet gösteren firmalarımızın birçoğu lansmanlarını burada gerçekleştiriyor. Sektörün tüm paydaşlarının bir araya geldiği, firmalarımızın merkezi aktif şekilde kullandığı bu yapı bizim için çok kıymetli. BTSO olarak ticaretten hizmet sektörüne, finanstan sağlığa, eğitimden turizme, tarımdan sanayiye kadar her alanda 60 bin üyemize hizmet sunmak için var gücümüzle çalışıyoruz. Bu dönemde de 2030 vizyonumuz doğrultusunda, özellikle ticaret başta olmak üzere tüm alanlarda yalnızca Bursa’yı değil, Türkiye’yi dönüştürecek projeleri hayata geçireceğiz.” dedi. Mesleki Eğitimde Bursa’nın Öğrenci Sayısı 80 Bine Ulaştı Bursa İl Milli Eğitim Müdürü Gürhan Çokgezer, sanayi kenti Bursa’da mesleki eğitime verilen desteğin önemine dikkat çekerek, “BTSO ile yürütülen güçlü iş birliği ve öğretmenlerimizin gayreti sayesinde Bursa’da mesleki eğitimdeki öğrenci sayısı 80 bine ulaştı. Ahilik Haftası vesilesiyle Ahi Evran ve Yunus Emre’den miras kalan helal üretim ve dürüst kazanç kültürünün bu atölyelerde nesilden nesle aktarılmasını diliyorum. Emeği geçen, atölyenin yapımında katkısı bulunan Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu’na ve Başkanımıza çok teşekkür ediyorum. İnşallah buradan öğrencilerimiz işlerini öğrenerek, usta olarak evlerine ekmek götürecek birer birey olarak yetişirler.” dedi. “Gençlerin Yetişmesine Büyük Katkı Sağlayacak” BTSO Meclis Üyesi Erhan Ceren, hizmet sektörü olarak gençlerin yetişmesine katkı sağlayacak önemli bir atölyenin açılışı için bir araya geldiklerini belirterek, “BTSO Başkanımız İbrahim Burkay’ın ortaya koyduğu 2030 vizyonu doğrultusunda, sektörlerimizin geleceğine yönelik çalışmaların içerisinde yer almaktan ve bu vizyonu desteklemekten büyük memnuniyet duyuyoruz. Kendi sektörüm açısından baktığımda, yaklaşık üç dönemdir beraber çalışıyoruz ve hizmet sektörüne verdiği destekler göz ardı edilemeyecek kadar kıymetli. Bugün ‘başardık’ dediğimiz tüm projelerde kendisi yanımızda oldu ve tam desteğini verdi. Burası da o projelerden bir tanesi. Sektörümüzün her zaman yanında oldu, kendisine bugüne kadar verdiği destek ve emekleri için teşekkür ediyorum.” dedi. “Bursa İçin Çok Önemli Bir Kazanım” BTSO Meclis Üyesi Ali Bocan, Osmangazi Mesleki Eğitim Merkezi bünyesindeki güzellik ve saç bakım hizmetleri alanı atölyelerini güncel teknolojiler doğrultusunda hizmete sunduklarını belirterek, “BTSO Yönetim Kurulu Başkanımız Sayın İbrahim Burkay’ın destekleriyle atölyelerimizi gençlerimizin hizmetine sunduk. Bu proje sektörümüz, gençlerimiz ve Bursamız için çok önemli bir kazanım oldu. Merkezde Cilt Bakımı ve Makyaj, Kadın Kuaförlüğü ve Erkek Kuaförlüğü alanlarında eğitimler veriliyor ve bu alanlarda 1.300 kişi eğitim alıyor. Bu sayı her geçen gün artıyor. Burada ulusal ve uluslararası standartlara uygun müfredatlar kapsamında eğitim alan gençlerimizi istihdam eden işletmelerimiz, devlet tarafından sağlanan teşviklerden de yararlanabiliyor.” dedi.

Platform günleri 2026 İstanbul’da başladı Haber

Platform günleri 2026 İstanbul’da başladı

17–19 Eylül tarihlerinde Tuzla Autodrom’da gerçekleştirilecek organizasyon; üreticilerden kiralama şirketlerine, distribütörlerden teknik hizmet ve ekipman tedarikçilerine kadar tüm sektörü aynı sahada bir araya getiriyor. Yerli ve Uluslararası sektör temsilcileri tuzla’da buluştu PLATFORMDER’in ana desteği ve Uluslararası Yükseltici Platform Federasyonu’nun (IPAF) resmî partnerliğiyle gerçekleştirilen Platform Günleri 2026; yeni nesil personel yükseltici platformlar, vinç ve forkliftlerin yanı sıra güvenlik teknolojileri ve dijital filo yönetimi çözümleriyle de sektör profesyonellerini buluşturdu. Bu yıl beşincisi düzenlenen Platform Günlerinde üç gün boyunca 1.500–2.000 profesyonel ziyaretçinin ağırlanması hedefleniyor. Organizasyonun uluslararası ayağında Çin, ABD, Fransa, Almanya ve İtalya merkezli markalar yer alırken; yerli üreticiler de Türkiye’nin gelişen mühendislik ve üretim kapasitesini sergiliyor. Platform Günleri; yeni satış ve kiralama bağlantılarının yanı sıra distribütörlük, yatırım ve uluslararası iş birliklerine zemin oluşturacak. 35 bin platformdan 30 bini kiralık platform kiralama pazarı 600 milyon tl Personel yükseltici platformların kullanımı inşaatın yanı sıra sanayi tesisleri, depolar, enerji tesisleri, belediye hizmetleri, bakım-onarım, perakende ve açık hava reklamcılığı gibi farklı alanlarda bir iş güvenliği önlemi olarak yaygınlaşıyor. Türkiye’de aktif personel yükseltici platform sayısı yaklaşık 35 bine, kiralama filolarındaki makine sayısı ise yaklaşık 30 bine ulaşmış durumda. Sektörün son sekiz yıldaki büyüme oranı yüzde 114 olarak gerçekleşti. Platform kiralama sektörünün cirosu ise 2018’den bu yana yüzde 684 artışla 600 milyon TL’ye yükseldi. Sektörün önümüzdeki beş yıllık hedefi ise Türkiye’deki platform parkını 50 bin adede çıkarmak. Günaydın: "Platformda yerli üretim artıyor" Tuzla Autodrom’da gerçekleştirilen Platform Günleri’nin açılış töreninde konuşan Platformder Yönetim Kurulu Başkanı Saruhan Günaydın, "Platform Günleri, sektörel kalkınmanın ve birlikte büyümenin yoludur." sözleriyle konuşmasına başladı. Günaydın, sektörün büyümesinin yalnızca makine parkındaki artışla değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekerek Platform Günleri’nin üretim, yatırım ve ticari ilişkiler açısından taşıdığı önemi vurguladı: "Türkiye’de sektörümüz büyürken yerli üretim kapasitemiz de güçleniyor. Türkiye’nin üretim kabiliyetine ve girişimcilerimizin cesaretine güveniyoruz. Yerli üreticilerimizin gelişmesini, firmalarımızın dünya pazarlarında daha güçlü yer almasını istiyoruz. Platform Günleri’nde üreticiyi, kiralama şirketini, distribütörü, kullanıcıyı ve uluslararası markaları aynı sahada buluşturuyoruz. Burada yapılan bir görüşmenin yeni bir iş ortaklığına, sahada gerçekleştirilen bir demonstrasyonun ise doğru bir yatırım kararına dönüşebilmesi bizim için önemli. Hedefimiz, burada kurulan bağlantıların organizasyon sonrasında da kalıcı ticaret üretmesidir." Platform Günleri’nin uluslararası sektörle ilişkilerin geliştirilmesinde de önemli bir rol üstlendiğini belirten Günaydın, Türkiye’nin üretim ve hizmet kabiliyetinin yeni pazarlara taşınmasını hedeflediklerini ifade etti. Ana gündem iş güvenliği Platform Günleri’nin öne çıkan başlıklarından birini de yüksekte güvenli çalışma oluşturuyor. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın SGK bildirimleri üzerinden yaptığı analize göre, 2013–2023 döneminde inşaat sektöründeki ölümlü iş kazalarının ortalama yüzde 40,7’si yüksekten düşme nedeniyle meydana geldi. Korkuluk sistemiyle çalışanı sürekli koruma altında tutan yükseltici platformlar ile iş kazalarının yüzde 80'i önlenebiliyor. Bu nedenle inşaatlar, depolama alanları ve AVM gibi ortamlarda platformlar kiralanarak iş güvenliği için kullanılıyor. Platformder; doğru ekipman kullanımı, eğitimli operatör ve güvenlik kültürünün birlikte ele alınması gerektiğine dikkat çekiyor. Platformder Başkanı Günaydın, "Bütün bu hedeflerin merkezinde ise insan var. En önemli başarı ölçümüz, çalışanlarımızın günün sonunda evlerine sağ salim dönmesidir. Güvenli çalışma kültürü, verdiğimiz her kararın ve yaptığımız her işin ayrılmaz parçası olmalıdır." sözleriyle iş güvenliğinin önemine vurgu yaptı. Personel yükseltici platform sektörü büyüyor Açılış töreninde konuşan Hybrid İletişim Genel Müdürü Gökhan Kuyumcu ise Platform Günlerinin bu yıl resmi fuar statüsüyle yapıldığına vurgu yaptı: "Beş yıldır büyük bir heyecan ve özveriyle düzenlediğimiz Platform Günleri’nin her geçen yıl güçlenerek büyüdüğünü görmek bizim için büyük bir mutluluk. Sektörün desteği ve artan katılımla bugün geldiğimiz noktada organizasyonumuzun Türkiye Fuar Takvimi’nde yer alan resmi bir fuar hüviyeti kazanmış olmasını da bu gelişimin önemli bir göstergesi olarak görüyoruz." Geleceğin ustaları sektörle buluşuyor Organizasyonun bu yılki sosyal ve sektörel başlıklarından biri de "Geleceğin Ustaları Atölyesi". Haydarpaşa Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi bünyesinde hayata geçirilen proje ile sektörün nitelikli insan kaynağı ihtiyacına katkı sağlanması ve mesleki eğitim ile istihdam arasında doğrudan bir köprü kurulması hedefleniyor. Proje kapsamında öğrencilerin üzerinde çalışarak revize ettiği personel yükseltici platformlar da etkinlikte sergileniyor. Öğrenciler öğretmenleriyle birlikte sektör profesyonelleriyle buluşarak çalışmalarını tanıtma fırsatı yakalıyor. Platformder, projeyi gençlerin teknik becerilerinin geliştirilmesi ve sektörün gelecekte ihtiyaç duyacağı nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesi açısından önemli bir adım olarak değerlendiriyor.

Matlı’dan etkileyici Bursa ekonomisi vizyonu Haber

Matlı’dan etkileyici Bursa ekonomisi vizyonu

70 meslek komitesinden 2 bin 425 üyeyle gerçekleştirilen görüşmelerin, 300 saati aşan toplantıların ve 12 uzmandan oluşan çalışma ekibinin katkılarıyla hazırlanan plan; 6 ana dönüşüm ekseni, 28 büyük dönüşüm hamlesi ve 46 yüksek etkili çözümden oluşuyor. Matlı, 2040’ın Bursa’nın uzun vadeli ekonomik yönünü, 2026-2030 döneminin ise ilk uygulama, sonuç alma ve hesap verme programını ifade ettiğini söyledi. Birleşmiş Milletler’in küresel kent dönüşümlerinde tercih ettiği süre olan 15 yıllık bir dönemi temel aldıklarını beyan eden Matlı, basın toplantısına Kapalıçarşı’da başlayan yolculuklarını sanayinin kalbinde sürdürdüklerini belirterek başladı. Matlı, “Bugün burada yalnızca bir program açıklamak için değil, 60 bin üyenin biriken itirazını, talebini ve gelecek iradesini seslendirmek için bulunuyoruz” dedi. “Bu, iki yönetim anlayışı arasındaki farktır. İsraf doğru kaynağı, yanlış önceliğe bağlamaktır. ” Konuşmasında mevcut BTSO yönetimine yönelik eleştirilerde de bulunan Matlı, aynı projelerin farklı tarihler ve isimlerle yeniden açıklanmasının Bursa’ya zaman kaybettirdiğini söyledi. TEKNOSAB’ın doluluk oranının on yılı aşan sürenin sonunda yüzde 9,4 düzeyinde kaldığını, yeni genişleme alanı diye duyurulan yerlerin, görselde olduğunu varlığında o alana tüm söylenenlerin sığmayacağını ancak hızlıca yapılan şeylerin üyenin ihtiyaçlarını çözmediğini belirten Matlı, fizibilitesi ve finansman modeli tamamlanmadan açıklanan yeni projelerin “vizyon” olarak sunulamayacağını ifade etti. Matlı, şöyle konuştu: “Bu bir kişisel polemik değildir. Bu, iki yönetim anlayışı arasındaki açık farktır. Mevcut anlayış proje sayısını, bina büyüklüğünü ve faaliyetleri anlatıyor. Biz, üyemizin kazandığı zamanı, azalan maliyetini, ulaştığı finansmanı, yeni müşterisini ve cirosunu anlatacağız. İsraf yalnızca fazla para harcamak değildir. Doğru kaynağı yanlış önceliğe bağlamak da israftır. Eski vaatleri yeniden açıklamak ise Bursa’nın zamanını ve güvenini israf etmektir.” Göreve geldiklerinde bütçenin, iştirak faaliyetlerinin, proje harcamalarının ve her yatırımın ürettiği ekonomik değerin açık biçimde paylaşılacağını belirten Matlı, bağımsız denetimin düzenli işleyeceğini ve BTSO kaynaklarının 60 bin üyenin rekabet gücüne yönlendirileceğini vurguladı. Birinci eksen: Üyenin önündeki engeller kaldırılacak, cebi rahatlatılacak İlk eksen dönüşümün önündeki engelleri kaldır. Bu kapsamda, BTSO artık üyeyi binasına çağıran değil, ilçeye, çarşıya ve sanayi sitesine giderek hizmet veren bir kurum olacak. Mevcuttaki mobil uygulama geliştirilerek BTSO ONE üzerinden üye, başvurusunu tek yerden yapacak ve sonucunu telefonundan izleyecek. Faaliyet belgesi ve yılda beş temel belge ücretsiz verilecek, aidatlar düşürülecek. Nefes Kredileri yeniden başlayacak, Finansmana Erişim Merkezi kredi ve teşvik başvurularını üye adına takip edecek. Birlikte Alım modeliyle enerji, lojistik ve ortak girdilerde 60 bin üyenin satın alma gücü birleştirilerek maliyetler düşürülecek. Ankara Masası ise üyelerin başkentteki ofisi olacak. İkinci eksen: Geleceği planlayan bir anlayış İkinci eksen ise dönüşümü planla. Bu eksenin ve dönüşümün merkezinde bulunan Bursa Ekonomik Gelişim Enstitüsü, kentin firmalarını, ürünlerini, üretim gücünü ve yatırım ihtiyaçlarını canlı bir envanterde toplayacak. İşletmeler Check Up 360° ile hangi alanda geri kaldığını görecek; Bursa Dönüşüm Pusulası ile hangi yatırımı, ne zaman ve hangi finansmanla yapacağını bilecek. Sektör Gelecek Laboratuvarları ve Gelecek İşleri Gözlemevi, önümüzdeki 10 yılın teknolojilerini, pazarlarını ve mesleklerini belirleyecek. Böylece hem firmalar yanlış yatırımdan korunacak hem de Bursa’nın eğitim, üretim ve yatırım kararları gerçek ihtiyaca göre alınacak. Üçüncü eksen: Üyenin parasını, ona kazanca dönüştürecek bir yapıya yön ver. Üçüncü eksen ise dönüşüme yön ver, üyenin ticaretini bilgiyle ilişkiyle ve teknoloji ile geliştir. Dönüşüme yön ver: Üyenin ticaretini bilgi, ilişki ve teknolojiyle geliştir. Bursa İş Ağı ile kentteki büyük alıcıların ihtiyaçları Bursa’daki üretici, tüccar, hizmet işletmesi ve KOBİ’lerle buluşturulacak; Bursa’da oluşan talebin daha büyük bölümü Bursa’da ciroya dönüşecek. BursaLink 365, Türkiye’deki 367 oda ve borsayı, hemşehri kuruluşlarını ve uluslararası oda bağlantılarını üyeler için çalışan ticaret koridorlarına çevirecek. Bursa Trade Cloud firmaların ürünlerini yılın 365 günü alıcıların karşısına çıkarırken, BAK! Bursa Alışveriş Kartı şehrin harcamasını Bursa işletmelerine yönlendirecek. Bursa Global ise firmayı alıcı bulmadan teklife, sözleşmeden finansmana ve güvenli tahsilata kadar destekleyecek. Bursa Yaşam Ekonomisi ile çarşı, gastronomi, turizm ve hizmet sektörleri de bu ticaret sisteminin güçlü bir parçası olacak. Dijital Çarşı 4.0, esnafın ürünlerini katalogdan ödemeye ve teslimata kadar çalışan bir dijital satış sistemine taşıyacak. Bursa Gastronomi Ağı; yerel üreticileri, tedarikçileri, restoranları ve otelleri buluşturarak Bursa’nın lezzetini yeni müşteriye ve gelire dönüştürecek. Bursa Deneyim Rotası; tarih, termal, sağlık, Uludağ, doğa, spor, zanaat, ipek, alışveriş ve gastronomiyi konaklamalı paketlerde birleştirerek ziyaretçinin şehirde daha uzun kalmasını ve daha fazla Bursa işletmesinden alışveriş yapmasını sağlayacak. Kongre, fuar ve festivaller konaklama, ulaşım, gastronomi ve çarşıyla birlikte planlanacak; Hizmet İhracatı Hattı ise sağlık, eğitim, lojistik, yazılım ve danışmanlık firmalarını yeni pazarlara taşıyacak. Böylece başarı, yapılan toplantı ve ziyaretlerle değil; üyeye kazandırılan müşteri, geceleme, sipariş, ihracat ve ciroyla ölçülecek. Dördüncü eksen: Kente entegre üretim ekosistemi, eğitim yapıları ve vizyon projeler Dördüncü eksen, Bursa için doğru bir üretim ekosistemi kurarak dönüşümün altyapısını yapmak üzerine kurulu. Bursa’nın doğusunda, batısında ve kuzeyinde, her biri yaklaşık 200 hektarlık KOBİ OSB’leri kurulacak. Bu alanların yanında 50 ila 100 hektarlık ticaret bölgeleri, ortak showroomlar, ofisler, depolar ve lojistik merkezleri yer alacak. Yeni küçük sanayi siteleri üretim ekosistemine bağlı biçimde planlanırken mevcut siteler Sanayi Siteleri 4.0 ile deprem, yangın, enerji, internet, atık ve lojistik bakımından yenilenecek. Beşevler’de kurulacak UstaTek Mesleki Eğitim Kampüsü ise gençleri doğrudan sanayinin içinde ustalarla, modern atölyelerle ve istihdam imkânlarıyla buluşturacak. Vizyoner bir proje: Güney Marmara Marina Projesi Planın öne çıkan yatırımlarından Güney Marmara Marina Projesi, Gemlik, Mudanya-Güzelyalı ve Karacabey kıyılarını tek turizm ve ticaret rotasında birleştirecek. Marina yalnızca teknelerin yanaştığı bir liman olmayacak; otellerden restoranlara, çarşılardan ulaşıma ve deniz sporlarına kadar yeni bir kıyı ekonomisi oluşturacak. Proje, üyeye rakip olmayacak; mevcut esnafın ve işletmelerin müşteri sayısını, ticaretini ve gelirini büyütecek. Beşinci eksen: Teknoloji fabrikada çalışacak, ürüne ve gelire dönüşecek Beşinci eksen ise dönüşümü kalıcı kılmak için üretilecek gelişmeler olacak. BUTEKOM X ile Bursa’nın test ve laboratuvar gücü tekstilden mobiliteye, medikalden robotiğe ve yeşil teknolojilere açılacak. Bursa Dönüşüm Kampüsü firmalara ortak Ar-Ge, pilot üretim ve dijital ikiz imkânı sunacak. Factory AI Bursa ile yapay zekâ seminerlerde anlatılmak yerine kalite kontrol, bakım, üretim planlama ve enerji yönetiminde fabrika hattında çalışacak. TechBridge Europe Avrupa’dan şirket alımı ile dünyadaki teknolojiyi Bursa’ya taşırken BUTGEM Next geleceğin becerilerine sahip çalışanlar yetiştirecek. Bursa IP, TalentCloud ve Venture Studios ile fikirler patente, yetenek işe, sektör sorunları ise satılabilir ürünlere ve yeni şirketlere dönüşecek. Altıncı Eksen: Sonuç veren projeler büyütülecek Vizyon 2040, açıklanıp rafa kaldırılan sabit bir proje listesi olmayacak. Her uygulamanın üyeye kazandırdığı zaman, maliyet avantajı, finansman, sipariş, ihracat ve istihdam düzenli olarak ölçülecek. Sonuç veren projeler büyütülecek, vermeyenler yeniden tasarlanacak veya durdurulacak. Bursa’nın otomotiv, tekstil, makine, gıda, sağlık ve turizm gücü; yeni nesil mobilite, ileri malzeme, medikal teknoloji, robotik, biyoekonomi, yeşil teknoloji, endüstriyel yazılım ve deneyim ekonomisine taşınacak. Bursa Lojistik Akıl Ağı üretimi limandan son kilometreye hızlandırırken, Yaşanabilir Bursa Ekonomi Standardı büyümenin suya, havaya, ulaşıma ve yaşam kalitesine zarar vermemesini güvence altına alacak. “Vizyon 2040 Bursa’ya verdiğimiz uzun vadeli sözdür” Önümüzdeki seçimin iki isimden çok iki yönetim anlayışı arasında gerçekleşeceğini söyleyen Özer Matlı, sözlerini şöyle tamamladı: “Bir tarafta 13 yılın sonunda ertelenen, yeniden açıklanan ve birbirinden kopuk projeler var. Diğer tarafta geçmişte üretilen değerleri koruyup yükselten, yenisini doğru ihtiyaca göre ekleyen ve bütün kaynakları 60 bin üye için çalıştıran bütüncül bir sistem var. Bursa yalnızca daha fazla değil, daha değerli üretecek; teknoloji, tasarım, marka, yazılım ve fikrî mülkiyet satacak. KOBİ, tüccar, esnaf, küçük üretici, kadın ve genç girişimci bu dönüşümün kenarında değil, merkezinde olacak. Vizyon 2040 bir seçim sloganı değil, Bursa’ya verdiğimiz uzun vadeli sözdür. Birlikte Güçlü, Birlikte İleri.” “Benim yanımda KOBİ’ler ve en önemlisi korkmayan gençler var” BTSO seçimleri sürecinde, seçim çalışması yapan veya fotoğraf çektiren kişilere baskı uygulanmaya çalışıldığını, kaybedecekleri şeyi çok olanların, karşılarına kimse aday çıkmasın diye ellerinden geleni yapmaya çalıştığını anlatan Özer Matlı “Biz bu yola Bursa sevgisi için çıktık. 60 Bin üyenin parasını savunmak, onların gelişimini ve kalkınmasını sağlamak için çıktık. Benim yanımda 60 Bin üye var. Benim yanımda korkmayan gençler var. Korkuları, baskı yapmalarına yol açıyor. Sormak lazım bu kadar korktukları ne? Perşembe gününe seçim koyduracak kadar, katılım az olsun diye uğraşacak kadar korktukları şey ne? Bizim önerimiz iyi ki oldu da seçim Fuar Alanı’nda yapılacak. Yoksa yine üyemizim demokratik hakkını elinden almak için zorlaştıracaklardı.” dedi.

Türkiye’nin ilave 1 milyon işgücüne ihtiyacı var Haber

Türkiye’nin ilave 1 milyon işgücüne ihtiyacı var

Raporda, özellikle Suriye’den geri dönüşlerin oluşturacağı işgücü açığının, Türk Cumhuriyetleri başta olmak üzere Türk soylu topluluklardan sağlanacak kontrollü göç politikaları ile dengelenebileceği ifade edildi. Konya Ticaret Odası Başkanı Selçuk Öztürk, raporun Türkiye’nin ekonomik geleceğine ışık tuttuğunu belirterek, işgücü planlamasında stratejik ve sürdürülebilir bir yaklaşımın önemine dikkat çekti. Konya Ticaret Odası Stratejik Araştırmalar Merkezi (KOSAM), Türkiye’nin iş gücü piyasasındaki yapısal dinamikleri ve demografik dönüşüm sürecini kapsamlı şekilde ele alan “Bir Milyon Soydaş Göçmen İşgücünün Türkiye’ye Sosyo-Ekonomik Etkileri” başlıklı raporunu kamuoyuyla paylaştı. Rapor, küresel ölçekte derinleşen nitelikli iş gücü rekabeti karşısında Türkiye’nin, kültürel ve dilsel bağlara sahip Türk soylu göçmen potansiyelini nasıl değerlendirmesi gerektiğine ilişkin somut politika önerileri sunuyor. Konya Ticaret Odası Başkanı Selçuk Öztürk, rapora ilişkin değerlendirmesinde göç konusunun artık yalnızca sosyal bir mesele değil, aynı zamanda ekonomik güvenlik ve sürdürülebilir kalkınma açısından stratejik bir alan haline geldiğini vurguladı. Öztürk, küresel iş gücü rekabetinin yeni bir döneme girdiğini belirterek, gelişmiş ülkelerin yaşlanan nüfus ve düşen doğurganlık oranları nedeniyle ciddi iş gücü açıklarıyla karşı karşıya olduğunu ifade ederek, “OECD verilerine göre İtalya 2028’e kadar 500 bin, Almanya ise 2035’e kadar 7 milyon vasıflı işçiye ihtiyaç duyarken; Türkiye de benzer demografik risklerle karşı karşıyadır. Sanayi, tarım, hizmet ve teknoloji sektörlerinde artan iş gücü ihtiyacı, bizi daha planlı, şeffaf ve stratejik bir göç yönetimine yöneltmek zorundadır” dedi. Bu sürecin kısa vadeli çözümlerle yönetilemeyeceğini vurgulayan Öztürk, göç ve iş gücü politikalarının uzun vadeli kalkınma vizyonunun ayrılmaz bir parçası olması gerektiğini ifade etti. Raporda öne çıkan önemli başlıklardan birinin Türk Cumhuriyetlerinden gelen iş gücü potansiyeli olduğunu belirten Öztürk, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan ve Türkmenistan gibi ülkelerden gelen iş gücünün Türkiye açısından stratejik bir fırsat sunduğunu söyledi. Öztürk, “Dil birliği, kültürel yakınlık ve tarihsel bağlar, entegrasyon sürecini hızlandıran en önemli unsurlardır. Bu durum hem toplumsal kabulü artırmakta hem de kayıtlı istihdamın önünü açmaktadır. Türk soylu göçmenlere yönelik toplumsal tepkinin düşük olması ve uyum sürecinin daha sağlıklı ilerlemesi, Türkiye açısından önemli bir avantajdır” değerlendirmesinde bulundu. KOSAM raporunun yalnızca bir durum tespiti değil, aynı zamanda uygulanabilir bir yol haritası sunduğunu ifade eden Öztürk, politika önerilerini şu şekilde değerlendirdi: “Türk soylu göçmenler için Avrupa’daki Mavi Kart uygulamasına benzer şekilde ‘Türk Soylu Kart Modeli’ oluşturulmalı, ikamet ve çalışma izinleri bu sistem üzerinden düzenlenmelidir. Başvurularda eğitim, mesleki yeterlilik ve dil seviyesi gibi kriterlere dayalı nitelik odaklı bir değerlendirme mekanizması kurulmalıdır. Ayrıca işverenler ile göçmen iş gücünü güvenli bir zeminde buluşturacak dijital bir eşleştirme platformu hayata geçirilmelidir. İŞKUR ve ilgili kurumlar iş birliğiyle ihtiyaç temelli mesleki eğitim programları geliştirilmelidir. Türkiye’de belirli bir süre çalışarak üretime katkı sunan ve toplumsal uyum sağlayan Türk soylu bireylere vatandaşlık imkânı tanınması da uzun vadeli nüfus ve iş gücü dinamizmi açısından önemli bir adım olacaktır.” Türkiye’nin ekonomik gücüne de dikkat çeken Selçuk Öztürk, “Ülkemiz 1,60 trilyon doları aşan GSYH büyüklüğüyle Türk dünyasının en büyük ekonomisi konumundadır. Bu gücü sürdürülebilir kılmak için beşerî sermayemizi stratejik ve rasyonel bir göç yönetimiyle desteklemek zorundayız” dedi. Öztürk, bir milyon soydaş göçmen iş gücünün planlı, kademeli ve nitelik temelli biçimde Türkiye ekonomisine kazandırılmasının; sanayinin rekabet gücünü artıracağını, üretim kapasitesini yükselteceğini ve Türkiye’yi küresel ölçekte nitelikli insan kaynağı için bir cazibe merkezi haline getireceğini ifade ederek değerlendirmesini tamamladı.

Sanayi ve meslek liseleri güçbirliği projesi yeniden başlıyor Haber

Sanayi ve meslek liseleri güçbirliği projesi yeniden başlıyor

EGSD, EHKİB ve ETHİB eğitim komitelerinden meslek liseleri için güçbirliği: “Sektörün geleceğine bugünden dokunuyoruz” 2019 yılında EGSD ve EHKİB iş birliğiyle başlatılan “Sanayi ve Meslek Liseleri Güçbirliği Projesi”, 2026-2027 eğitim öğretim yılında daha sistemli ve sürdürülebilir bir mentorlük modeliyle devam edecek. Projenin temel amacı, öğrencilerin yalnızca okulda aldıkları teorik eğitimle değil, sektörün ihtiyacı olan yetkinlikler ile tanışmalarını sağlamak. Öğrencilerin hazır giyim ve tekstil sektörünü yakından tanımaları, farklı meslekleri ve kariyer olanaklarını görmeleri, firmaların çalışma ortamını deneyimlemeleri ve eğitimlerini sektörün ihtiyaçlarıyla buluşturmaları hedefleniyor. “Öğrenci sektörü tanımadan doğru bir tercih yapamaz” Projenin ilk döneminde İzmir kent merkezinde Moda Tasarım Teknolojileri Alanı bulunan mesleki ve teknik Anadolu liseleri ziyaret edilmiş, sektörün öğrenciler tarafından daha yakından tanınması için çeşitli çalışmalar gerçekleştirilmişti. Bu kapsamda 10 mesleki ve teknik Anadolu lisesi proje kapsamına alınırken, üye 40 firma ile okullar eşleştirildi. Firma temsilcileri ve okul yönetimleri arasında doğrudan iletişim kurulması sağlandı. Öğrenciler ve öğretmenler firmalara teknik geziler gerçekleştirirken, okulların derslerde ihtiyaç duyduğu kumaş ve aksesuar malzemeleri de sektör temsilcileri tarafından karşılandı. Kariyer günlerinde okulları ziyaret eden sektör temsilcileri, sektörü anlatarak öğrencilerin alan tercihlerini bilinçli şekilde yapmalarına katkı sundu. EGSD Yönetim Kurulu Başkanı Yasin Akçakaya, projenin temelinde, sektörün kendi geleceğine sahip çıkmasının bulunduğunu belirterek şunları söyledi: “Biz bu projeye sadece okullara destek olalım diye başlamıyoruz. Gençlerimizin sektörü tanımasını istiyoruz. Bir öğrenci çalışacağı ortamı, yaptığı işin nereye dokunduğunu ve önünde nasıl bir kariyer olduğunu gördüğünde mesleğine bakışı da değişiyor. Biz sanayiciler olarak gençlerin sektörümüzü tercih etmelerini bekliyoruz. Bu nedenle sektörümüzün geleceği için meslek liseleriyle daha yakın çalışmayı çok önemsiyoruz.” Akçakaya, projenin gönüllülük esasına dayanmasının da önemli olduğunu vurgulayarak, “Her firmanın yapabileceği katkı farklı olabilir. Önemli olan bu desteğin süreklilik kazanması” dedi. “Meslek lisesi öğrencisi sektörün en büyük potansiyellerinden biri” EHKİB Yönetim Kurulu Başkanı Çağlar Bağcı, hazır giyim sektörünün güçlü üretim altyapısının devamlılığı için gençlerin sektöre kazandırılmasının büyük önem taşıdığını ifade etti. Bağcı: “Sektör olarak bugün nitelikli insan kaynağı konusunda yaşadığımız sıkıntıyı yarının da sorunu haline getirmemeliyiz. Bunun yolu da gençlerle daha okul sıralarındayken buluşmaktan geçiyor. Meslek lisesinde okuyan bir öğrencinin fabrikayı, tasarım ofisini, üretim sürecini görmesi; orada çalışan insanlarla konuşması çok kıymetli. Çünkü mesleğini tanıyan genç, geleceğiyle ilgili kararını da daha bilinçli veriyor. Projenin başında tüm okulları ziyaret ettik, öğretmenlerimiz büyük özveri ve istekle çalışıyorlar onlara şükran borçluyuz. “Sanayicinin okulla kurduğu bağ ne kadar güçlü olursa, eğitimdeki ihtiyaçları ve sektördeki değişimi de o kadar doğru anlatabiliriz. Bu nedenle okul-sanayi iş birliğini bir proje dönemiyle sınırlı görmüyoruz” dedi. “Gençlerimize sektörün geleceğinde yerleri olduğunu göstermek istiyoruz” ETHİB Sanayi- Üniversite İş Birliği Eğitim Komitesi Başkanı Tevfik Aksu ise projenin yalnızca öğrencilere yönelik bir destek çalışması olarak değil, sektör ile gençler arasında uzun vadeli bir bağ kurulması açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Aksu, “Proje kapsamında belirlediğimiz 10 meslek lisesini düzenli olarak ziyaret ederek, her bir okulun ihtiyaçlarını yakından takip etmek ve gönüllü olarak okulu sahiplenen firmalarımızın desteğiyle bu ihtiyaçlara birlikte çözüm üretmek istiyoruz. Öğrencilerin tekstil ve hazır giyim sektörünü yakından tanımalarını, sektöre ilişkin farkındalık kazanmalarını ve aidiyet duygusu geliştirmelerini sağlayacak çalışmaların okullarımızda hayata geçirilmesini önemsiyoruz. Gençlerimizin tekstil ve hazır giyimin geçmişten bugüne devam eden, kendilerine farklı kariyer fırsatları sunabilecek ve gelecekte de ihtiyaç duyulacak bir sektör olduğunu görmelerini istiyoruz. Onlara, sektörün kendilerini önemsediğini ve eğitim hayatları boyunca yanlarında olduğunu hissettirebilirsek, bu projenin en önemli amacına ulaşmış olacağız” dedi. “Mentorlük modelini kalıcı hale getirmek istiyoruz” EHKİB Eğitim Komitesi Başkanı Mehmet Peköz ise yeni dönemde projenin daha düzenli bir iletişim ve takip sistemiyle yürütüleceğini belirterek, okullar ile firmaların yalnızca belirli dönemlerde değil, eğitim yılı boyunca iletişim halinde olmasını hedeflediklerini söyledi. Peköz , “Geçmiş yıllarda çok güzel çalışmalar yaptık. Şimdi bu deneyimi daha sistemli bir yapıya taşımak istiyoruz. Güncel iletişim grupları oluşturulacak ve ihtiyaçlar doğrudan ilgili firmalara aktarılacak. Böylece okulların ihtiyaçlarının daha hızlı çözüme kavuşacağına inanıyoruz ” dedi. “Eğitim sadece okulda verilen bir şey değil” EGSD Eğitim Komitesi Başkanı Zeynep San ise sektörün öğrencilerle doğrudan temasın önemine dikkat çekti. San, “Bir öğrencinin bir fabrikaya girip üretimin nasıl yapıldığını görmesi ya da sektörde yıllardır çalışan bir kişinin kendi deneyimini anlatması, bazen saatlerce anlatılabilecek bir konuyu birkaç dakikada anlaşılır hale getiriyor. Bu nedenle sektör temsilcilerinin okullara girmesi ve öğrencilerin de işletmeleri görmesi çok değerli.” diye konuştu. San, geleceğe dönük yeni fikirlerin de proje kapsamında değerlendirilmesini istediklerini belirterek, “Örneğin okullarda bir moda kütüphanesi oluşturulması, öğrencilerin güncel tasarım ve üretim kaynaklarına ulaşabilmesi gibi fikirleri de konuşuyoruz. Burada önemli olan, okulların gerçek ihtiyacını dinlemek ve sektör olarak buna birlikte çözüm üretmek” dedi. Proje kapsamında ; EGSD, EHKİB ve ETHİB Eğitim Komiteleri, projenin yalnızca bugünün ihtiyaçlarına cevap veren bir çalışma olarak değil, İzmir'de tekstil ve hazır giyim sektörünün geleceği ile mesleki eğitim arasında kalıcı bir köprü kurulması açısından değerlendirilmesini amaçlıyor.

Eğitim ve sanayiyi buluşturan GEBKİM Modeli tanıtıldı Haber

Eğitim ve sanayiyi buluşturan GEBKİM Modeli tanıtıldı

GEBKİM OSB ve GEBKİM Vakfı tarafından geliştirilen model; eğitim, üretim ve istihdam süreçlerini aynı çatı altında buluşturarak öğrencilerin daha mezun olmadan sektörle buluşmasını sağlıyor. Programda ayrıca GEBKİM Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nin dönüşüm hikâyesi, istihdam odaklı uygulamaları ve geleceğe yönelik projeleri de katılımcılarla paylaşıldı. Türkiye'nin ilk kimya ihtisas OSB'si olma unvanını taşıyan GEBKİM-Kocaeli Gebze V (Kimya) İhtisas Organize Sanayi Bölgesi ve GEBKİM Vakfı tarafından hayata geçirilen GEBKİM Modeli, 23 Haziran 2026 Salı günü Golden Tulip GEBKİM Otel’de düzenlenen özel programla tanıtıldı. Sanayi, eğitim ve vakıf iş birliğini aynı vizyonda buluşturan modelde GEBKİM Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nin dönüşüm hikâyesi, öğrencilerin sahaya hazır yetiştirilmesi, istihdam odaklı projeler ve Türkiye’ye örnek olacak eğitim-sanayi entegrasyonu başlıklarıyla ele alındı. Gerçekleştirilen tanıtım programına, Kocaeli Vali Yardımcısı Ertuğrul Şevket Aksoy, Dilovası Kaymakamı Metin Kubilay, Dilovası Belediye Başkanı Ramazan Ömeroğlu, Kocaeli İl Milli Eğitim Müdürü Emrullah Aydın, GEBKİM OSB Yönetim Kurulu Başkanı Vefa İbrahim Aracı, Dilovası İlçe Milli Eğitim Müdürü Vedat Çetin, GEBKİM MTAL Müdürü İlknur Bolu, GEBKİM Vakfı yönetim kurulu üyeleri, eğitimciler, sanayiciler ve öğrenciler katıldı. Aracı, "Burada Yaptığımız En Değerli İş Eğitim Oldu" Programın açılış konuşmasını yapan GEBKİM OSB Yönetim Kurulu Başkanı Vefa İbrahim Aracı, yıllar önce sanayi bölgesinin içerisinde başlayan eğitim yolculuğunun bugün Türkiye'ye örnek gösterilen bir modele dönüştüğünü söyledi. Aracı, "Burası taşlık, dağlık bir yerdi. Fabrikaları kurduk, altyapılarımızı oluşturduk. Ama bence burada yaptığımız en değerli iş eğitime verdiğimiz katkı oldu. İyi ki bu okulu yapmışız. Bu okuldan mezun olup bugün organize sanayi bölgemizde çalışan, üretime katkı sunan gençlerimizi görmek bize gurur veriyor" dedi. Eğitime yapılan yatırımların sadece bugünü değil geleceği şekillendirdiğini vurgulayan Aracı, GEBKİM Modeli'nin sürdürülebilir şekilde büyümeye devam edeceğini ifade etti. Meslek Liselerine yönelik algı değişmeli Kocaeli İl Milli Eğitim Müdürü Emrullah Aydın ise mesleki eğitimin Türkiye'nin kalkınma hedefleri açısından kritik önem taşıdığını belirtti. Meslek liselerine yönelik önyargıların kırılması gerektiğini ifade eden Aydın, "Meslek liselerine kalbur altı öğrenciler geliyor algısını değiştirmeliyiz. İnsanları zorlayarak değil, ilgi ve yeteneklerine göre mesleklerle buluşturmalıyız. Mesleki eğitimde bir öncülük olacaksa bunun liderliğini Kocaeli yapmalıdır" diye konuştu. Aydın ayrıca Türkiye'de mesleki eğitim oranının yüzde 36 seviyesinde olduğunu, bu oranın Kocaeli'de yüzde 47'ye, Dilovası'nda ise yüzde 67'ye ulaştığını belirterek ilçenin bu alanda önemli bir başarı ortaya koyduğunu söyledi. İstihdam demek huzur ve güç demektir Programda konuşan Kocaeli Vali Yardımcısı Ertuğrul Şevket Aksoy ise GEBKİM Modeli'nin Türkiye genelinde yaygınlaştırılması gereken bir örnek olduğunu vurgulayarak, "İstihdam demek iş demek, aş demek, gelir demek, mutluluk demektir. Bir toplumun istihdam düzeyi arttıkça huzuru ve refahı da artar. Kocaeli'de bugün iş arayan 63 bin kişi bulunurken, sanayimizin 33 bin kişilik personel ihtiyacı var. Bu tablo bize eğitim ile istihdam arasındaki bağın ne kadar önemli olduğunu gösteriyor" dedi. Sanayinin artık daha nitelikli iş gücüne ihtiyaç duyduğunu belirten Aksoy, "Kaliteli ve verimli üretim yapamazsanız küresel rekabette geri kalırsınız. Bunun yolu da eğitim ile sanayiyi aynı hedefte buluşturmaktan geçiyor" ifadelerini kullandı. Dilovası eğitimde büyük dönüşüm yaşadı Dilovası Belediye Başkanı Ramazan Ömeroğlu da ilçenin eğitim alanında geçirdiği dönüşüme dikkat çekerek, "Bir dönem Dilovası'nda birkaç okul vardı. Bugün ise 45 okula ulaştık. Bu gelişimde sanayicilerimizin eğitime verdiği desteklerin çok önemli payı bulunuyor. Dünümüzü unutmadan geleceğe daha güçlü yürümek zorundayız" dedi. Dilovası Kaymakamı Metin Kubilay ise GEBKİM'in eğitim yatırımlarının ilçeye önemli katkılar sunduğunu belirterek, "Anaokulundan liseye kadar eğitim alanında yapılan yatırımlar Dilovası'nın geleceğine yapılan yatırımlardır. Bu destekler için GEBKİM ailesine teşekkür ediyorum" diye konuştu. En dezavantajlı okuldan türkiye'ye örnek model doğdu Dilovası İlçe Milli Eğitim Müdürü Vedat Çetin, GEBKİM Modeli'nin temelinde güçlü bir dönüşüm hikâyesi bulunduğunu belirterek, "2017 yılında yapılan değerlendirmelerde o dönemki adıyla Şehit Can Duyar Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ilimizin en dezavantajlı meslek liselerinden biri olarak karşımıza çıktı. Yaklaşık 129 öğrencisi bulunan okulda kayıt ve devamlılık sorunları yaşanıyordu. GEBKİM OSB ile yapılan iş birliği protokolünün ardından okulun fiziki altyapısı yenilendi, yeni laboratuvarlar ve üretim alanları kuruldu. Bir dönem öğrenci bulmakta zorlanan okul bugün 500 öğrencisiyle Türkiye'nin örnek mesleki eğitim kurumlarından biri haline geldi" dedi. GEBKİM Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürü İlknur Bolu ise, "Öğrencilerimizi yalnızca mezun etmiyor, üretime ve istihdama hazır bireyler olarak yetiştiriyoruz. Erasmus+, LCAMP, ELMAS ve TÜBİTAK projeleriyle gençlerimizi geleceğin mesleklerine hazırlıyoruz" ifadelerini kullandı. Gebkim Modeli'nin merkezinde istihdam var Programda yapılan sunumlarda GEBKİM Modeli'nin yalnızca okul başarısına değil, doğrudan istihdama odaklanan bir sistem olduğu vurgulandı. Öğrenciler son sınıfta haftanın üç günü organize sanayi bölgesindeki firmalarda uzun dönem staj yaparken, mezuniyet öncesinde üretim süreçlerini, laboratuvar çalışmalarını, iş güvenliği kültürünü ve sanayi disiplinini sahada öğreniyor. GEBKİM tarafından geliştirilen GEB-LINK sistemi sayesinde mezunlar ile firmalar dijital platformda buluşturulurken, insan kaynakları süreçlerinin daha etkin yönetilmesi hedefleniyor. Türkiye'ye örnek gösterilen model GEBKİM MTAL'nin Erasmus+, LCAMP ve ELMAS Programı gibi ulusal ve uluslararası projelerde elde ettiği başarılar da programda paylaşıldı. Eğitim, sanayi ve sosyal destek mekanizmalarını aynı yapıda buluşturan GEBKİM Modeli'nin, mesleki eğitimde Türkiye'nin örnek uygulamalarından biri olarak gösterildiği belirtildi.

Türkiye Yüzyılı Vizyonuyla Eğitimde Kamu ve Özel Sektör Buluşması Haber

Türkiye Yüzyılı Vizyonuyla Eğitimde Kamu ve Özel Sektör Buluşması

BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay: “21. Yüzyılın En Stratejik Yatırımı Yeraltı Kaynakları Değil İnsan Kaynağıdır” BTSO 59’uncu Meslek Komitesi (Eğitim ve Öğretim Hizmetleri İle Kurslar) katkılarıyla, BTSO Akademi kapsamında düzenlenen buluşmada Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ve özel öğretim kurumlarının geleceği konuşuldu. Merinos Atatürk Kongre Kültür Merkezi’ndeki programa BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Eğitim Konseyi Başkanı Gıyasettin Bingöl, Meclis Üyesi Orhan Adanur, Komite Başkanı Hasan Temelli, Komite Başkan Yardımcısı Celal Arslan ve komite üyelerinin yanı sıra İl Milli Eğitim Müdürü Gürhan Çokgezer, Özel Kurumlar Daire Başkanı Ali İhsan Baykal ile il ve ilçe millî eğitim müdürlüğü yöneticileri de katıldı. Yeni ekonominin sermayesi bilgi Programın açılışında konuşan BTSO Başkanı İbrahim Burkay, tarih boyunca toprağa hükmedenlerin değil, bilgiye hükmedenlerin dünyaya yön verdiğini söyledi. Sanayi çağında kömür ve çelik ne ifade ediyorsa, bugün bilgi, teknoloji ve insan sermayesinin aynı anlamı taşıdığını belirten Burkay, “21. yüzyılın en stratejik yatırımı yeraltı kaynakları değil, insan kaynağıdır. Bilgiyi üreten ve teknolojiyi yönlendirenler yeni ekonominin belirleyicisi olacaktır. Yeni ekonominin sermayesi bilgi, üretim gücü ise nitelikli insan kaynağıdır.” dedi. Dünyanın tarihin en hızlı dönüşüm süreçlerinden birinden geçtiğini ifade eden Burkay, yapay zekâ ve büyük verinin geleneksel meslek dallarını dönüştürdüğünü kaydetti. Bugünkü eğitim anlayışının yarının dünyasına yetmeyebileceğine dikkat çeken Burkay, önümüzdeki 5 yılda mesleklerin yüzde 30’unun dönüşeceğini ve yeni meslek alanlarının ortaya çıkacağını söyledi. Türkiye Yüzyılı hedefinin bilimde, teknolojide, kültürde ve sanatta öncü bir Türkiye inşa etmek olduğunu belirten Burkay, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ni bu nedenle çok önemli bulduklarını ifade etti. Burkay, “Bu model; bilgiyi ahlakla, yetkinliği değerlerle, teknolojiyi ise medeniyet tasavvuruyla buluşturan köklü bir yaklaşımı ifade ediyor. Bu yaklaşımı hayati önemde görüyoruz. Bizim medeniyet perspektifimiz, teknolojiyi insan merkezli değerlerimizle birlikte geliştirmektir. Toplumun tüm dinamikleri olarak değerlerine bağlı, dünyayı doğru okuyabilen nesiller yetiştirmeliyiz.” diye konuştu. Ankara’nın çözüm iradesini yanımızda hissetmek bize güç veriyor Eğitimde özel teşebbüsün kaliteyi yukarıya taşıyan önemli bir araç olduğunu söyleyen Burkay, kurumların beklentilerine kulak verilmesinin rekabet gücüne yapılan en önemli katkılardan biri olduğunu belirtti. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası olarak bu bilinçle hareket ettiklerini ifade eden Burkay, Yeniceabat ve Atıcılar Mesleki Eğitim Kampüsü, BUTGEM, BTSO Akademi ve Bursa Business School projeleriyle yaşam boyu eğitimi desteklediklerini söyledi. Ayrıca 17 pilot meslek okulunda mesleki eğitime destek verdiklerini ve sektörel konsey yapılanmasını hayata geçiren ilk oda olduklarını kaydetti. Özel eğitim kurumlarının taleplerine de değinen Burkay, hizmet bedellerinin revize edilmesi, personel onay süreçlerindeki bürokratik engellerin giderilmesi ve artan maliyetlere yönelik finansman ihtiyaçlarının karşılanmasının sektörün öncelikli beklentileri arasında yer aldığını söyledi. Bakanlığın özel öğretim kurumlarına yönelik desteğinin önemli olduğunu belirten Burkay, Ankara’nın çözüm iradesini yanlarında hissetmenin kendileri için büyük önem taşıdığını ifade etti. Burkay konuşmasının sonunda programa katılan konsey başkanına, meclis ve komite üyelerine, il milli eğitim müdürlüğü temsilcilerine ve tüm katılımcılara teşekkür etti. Çalışma dönemimizde milli eğitim bakanlarımızı 4 kez btso’da ağırladık BTSO Eğitim Konseyi Başkanı Gıyasettin Bingöl, BTSO çatısı altında 8 yıldan bu yana Eğitim Konseyi ve komitelerinde uyumlu bir ekiple görev yaptıklarını ifade etti. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay’ın eğitim konusuna özel bir hassasiyeti olduğunu ve Konseyin tüm çalışmalarına destek verdiğini ifade eden Bingöl, “Biz göreve geldikten sonra pandemi yaşandı, sorunlar ortaya çıktı. Ama BTSO Başkanımızın destekleri ile tam 4 defa Milli Eğitim Bakanı Bursa’ya geldi, 6 defa Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlerimiz ile toplantı yaptık. Ayrıca Türkiye’de mesleki eğitim sistemi ilk olarak Bursa’dan başladı. BTSO’nun vizyonuna yakışan çok güzel işler yaptık, adımlar attık.” dedi. Uludağ’da uluslararası nitelikte, geleneksel hale gelecek büyük çaplı bir Eğitim Zirvesi düzenlemeyi hedeflediklerini kaydeden Bingöl ayrıca yine Uludağ’da özel öğretim kurumlarının temsilcilerini Milli Eğitim Bakanı, Bakan Yardımcıları ve Genel Müdürler ile bir araya getirmeyi planladıklarını açıkladı. Bursa’da özel okullarda eğitim alan 66 bin öğrenci var Özel öğretim kurumlarının eğitim sistemindeki önemine dikkati çeken Bingöl, “Her dönemde Türkiye’nin yüzde 10’unu özel öğretim okutuyor. Bursa bu konuda lider şehirlerden bir tanesi. Bursa’da özel okullarda okuyan 66 bin öğrencimiz var. BTSO gibi güçlü ve ortak bir zeminde okullarımızın sorunlarını gündeme taşımak, çözüme kavuşturmak adına önemli adımlar attık. İnşallah bundan sonra da bu çalışmalara devam edeceğiz.” diye konuştu. Bingöl ayrıca öğretmenlerin eğitimi konusuna vurgu yaptı. Öğretmenlerin yaz aylarında iki aylık izinleri olduğunu, bu dönemin öğretmenlerin gelişimi adına uygulanabilecek eğitim programlarının önünde engel oluşturduğunu ifade etti. Bursa’da 1.500’e yakın özel öğretim kurumu faaliyet gösteriyor Millî Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürü Fethullah Güner, Bursa’nın sanayi, ticaret, kültür ve turizm kenti olmasının yanı sıra aynı zamanda bir özel öğretim kenti olduğunu söyledi. Bursa’nın yaklaşık 1.500 özel öğretim kurumuyla önemli bir noktada bulunduğunu belirten Güner, “Özel öğretim kurumları olarak hep birlikte çok büyük dokunuşlar yapıyoruz. Türkiye genelinde neredeyse dokunmadığımız birey, aile yok. Özel okullardan rehabilitasyon merkezlerine, özel kurslardan sürücü kurslarına, iş makinesi kurslarından dil kurslarına kadar 22 farklı kurum türüyle çok geniş alanda hizmet veriyoruz” dedi. Özel öğretim kavramının yalnızca bir tanımlama olmadığını ifade eden Güner, “Bu aslında kamu hizmetinin özel kurumlar eliyle gerçekleşmesi anlamına geliyor. Yapılan iş ve üretilen hizmet bir kamu hizmeti. Ben ülkesine ve milletine değer katmak adına eğitim yolunu tercih eden herkese teşekkür ediyorum. Üretmiş olduğunuz değerle, 37 bin kurumla Türkiye’nin insan kaynağına ve gelecek inşasına katkı sunuyoruz” diye konuştu. Türkiye Yüzyılı maarif modeli önemli bir adım Son 3 yılda eğitim alanında önemli adımlar atıldığını belirten Güner, “Bu çalışmalar içerisinde Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli büyük bir yer tutuyor. Erdem, değer ve eylem üçlemesi çok önemli. ‘Köklerden geleceğe’ anlayışı en önemli kavramlardan biri. 200 yıldır Batı terminolojisinin üstten bakış açısıyla dayattığı kavramları artık kendi medeniyet perspektifimizle inşa edeceğiz. Orta Asya değil Türkistan diyeceğiz. Coğrafi keşifler değil sömürgeciliğin başlangıcı diyeceğiz. Köklerden geleceğe diyerek millet olarak aynı geçmişten ortak geleceğe yürüyeceğiz.” ifadelerini kullandı. Kamu özel sektör ortaklığında eğitimde yeni başarı hikayeleri yazacağız Bursa İl Milli Eğitim Müdürü Gürhan Çokgezer, eğitimin yalnızca bugünü yöneten değil geleceği inşa eden en güçlü toplumsal zemin olduğunu söyledi. Çokgezer, “Bu zeminin sağlamlığı ise eğitim paydaşlarının aynı hedefler doğrultusunda ortak hareket edebilmesine bağlıdır. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli tam olarak bu anlayışın bir tezahürüdür. Bu model yalnızca akademik başarıyı önceleyen değil düşünen, sorgulayan, değerlerine bağlı, vicdan sahibi, üreten, çağın becerileriyle donanmış bireyler yetiştirmeyi hedefleyen bütüncül bir eğitim yaklaşımını ortaya koymaktadır. Bu çerçevede özel öğretim kurumlarımızı da eğitim sistemimizin tamamlayıcı ve güçlendirici önemli bir paydaşı olarak görüyoruz.” dedi. Bursa’nın eğitim alanındaki güçlü birikimi ile öncü bir şehir olduğunu ifade eden Çokgezer, şöyle devam etti: “Bursa’da özel okullarda öğrenim gören 66 bin, özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde destek eğitim hizmeti alan 33 bin öğrenci bulunuyor. Bursa’da 622’si özel okul olmak üzere bin 483 özel öğretim kurumu faaliyet gösteriyor. Bu rakamlar, özel öğretim kurumlarının eğitimdeki yerini ve üstlendiği önemli sorumluluğu açıkça göstermektedir. Bizler eğitimde kamu-özel ayrımı gözetmeden aynı ideal etrafında birleştikçe daha güçlü başarı hikayeleri yazmaya devam edeceğiz.” Açılış konuşmalarının ardından BTSO 59. Meslek Komitesi Üyesi İsmail Güler özel öğretim sektörünün yıllar içindeki gelişimini anlatan bir sunum gerçekleştirdi. Program, sektör temsilcileri ve eğitim yöneticilerinin sorularının cevaplanmasıyla son buldu.

Nilüfer’de kadınlar yeteneklerini sergiledi Haber

Nilüfer’de kadınlar yeteneklerini sergiledi

2005 yılından bu yana kadınların eğitim, üretim ve sosyal yaşamda daha aktif yer almasına katkı sunan Nilüfer Belediyesi Sürekli Mesleki Eğitim Merkezi’nin Fethiye Eğitim Merkezi kursiyerleri tarafından hazırlanan yıl sonu sergisi açıldı. Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Okan Şahin ile Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in eşi Nuray Özdemir’in de katıldığı sergide; geleneksel el nakışından ev tekstiline, çini boyama çalışmalarından takı tasarımına kadar 21 farklı branşta eğitim alan bin 493 kursiyerin ürünleri ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. “NİLSEM bizim gözbebeğimiz” Açılışta konuşan Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Okan Şahin, merkezin kadınların sosyal yaşama aktif katılımını destekleyen önemli bir dayanışma ve üretim alanı olduğunu söyledi. Nilüfer’de binlerce kadının bu merkezlerde yeni beceriler kazandığını belirten Şahin, şunları söyledi: “Nilüfer Belediyesi Sürekli Mesleki Eğitim Merkezi bizim gözbebeğimiz. Bu yıl mutluluğumuz daha da büyük. 2025-2026 eğitim döneminde ağımızı daha da genişlettik. Fethiye, Yüzüncüyıl, Üçevler ve Ataçarşı merkezlerimiz aralıksız hizmet verdi. Ayrıca bu yıl Kültür ve Balkan NİLSEM merkezlerimizi de faaliyete geçirdik. Böylece çok daha fazla mahallede, çok daha fazla kadına ulaşmanın mutluluğunu yaşıyoruz.” Kadınların üretime katılmasını ve yaşam boyu eğitim olanaklarından yararlanmasını önemsediklerini vurgulayan Şahin, “Kadının emeğinin olduğu her yerde yaşam güzelleşir, toplum güçlenir. Sergide yer alan her üründe sabır, emek, yetenek ve özveri var. NİLSEM, kadınların mesleki, sanatsal ve kişisel gelişimine katkı sunmayı büyüyerek sürdürecek” dedi. Nilüfer Halk Eğitimi Merkezi Müdürü Alaattin Sarı da Nilüfer Belediyesi ile birçok ortak çalışma yürüttüklerini belirterek, “Kursiyerlerin aldığı eğitimler çok kıymetli. Buradan edindikleri bilgi ve becerilerle girişimci olmaları ve meslek edinmeleri bizim için büyük bir mutluluk” ifadelerini kullandı. Sevgi, özveri ve el emeği ürünler Fethiye Mahalle Muhtarı Mustafa Ormanlı ile Nilüfer İlçe Milli Eğitim Şube Müdürü Hayri Akyol da kursiyerleri tebrik etti. NİLSEM kursiyerlerinden Arzu İşlerer ise kurs süresince hem yeni beceriler kazandıklarını hem de üretmenin mutluluğunu yaşadıklarını belirterek, “Sergimizde yer alan her çalışma sevginin, özverinin ve el emeğinin bir ürünü” dedi. Konuşmaların ardından Mustafa Karaarslan şefliğindeki Ataçarşı Bağlama Topluluğu mini konser verdi. Eğitmenlere teşekkür belgelerinin takdim edilmesinin ardından katılımcılar sergiyi gezdi. Geleneksel el nakışı, ev tekstili, çini boyama, giyim, takı tasarımı, dekoratif dokuma, geri dönüşüm çanta, wayu çanta ve iğne oyası gibi farklı alanlarda hazırlanan ürünlerden oluşan sergi, 16 Mayıs tarihine kadar Fethiye Mahalle Muhtarlığı’nda ziyaret edilebilecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.