SON DAKİKA
Hava Durumu

#Mehmet Şimşek

Ekometre - Mehmet Şimşek haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mehmet Şimşek haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Şimşek’ten ekonomi mesajları Haber

Şimşek’ten ekonomi mesajları

Toplantıda emeklilerin gelirlerini artırabilecek modeller ile 60 yaş üzerindeki ihtiyaç sahiplerine yönelik konut ve gıda desteği önerisi de gündeme geldi. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, MKYK toplantısında ekonominin mevcut görünümü ve önümüzdeki döneme ilişkin hedefler hakkında kapsamlı bir sunum yaptı. Yaklaşık iki saat süren toplantıda ekonomi programının uygulanması sırasında karşılaşılan sorunlar, enflasyonla mücadelede fiyatlama davranışlarının etkisi ve faiz politikasının geleceği ele alındı. Emeklilere yönelik olası destek modelleri de toplantının dikkat çeken başlıkları arasında yer aldı. Enflasyonla mücadelede geçmiş dönem etkisi Şimşek’in sunumunda enflasyonla mücadeleyi zorlaştıran unsurlardan biri olarak geçmiş enflasyona dayalı fiyatlama davranışlarına dikkat çekildi. Toplantıda özellikle kira ve diğer mal ve hizmet fiyatlarının belirlenmesinde geçmiş enflasyonun referans alınmasının, enflasyon gerilese bile fiyat artışlarının yüksek seyretmesine yol açabildiği değerlendirmesi yapıldı. Bu durumun dezenflasyon sürecini zorlaştıran ve fiyatlama davranışlarını yeniden besleyen bir döngü oluşturduğu görüşü dile getirildi. Faiz politikasında jeopolitik riskler izleniyor Ekonomi sunumunda faiz politikasının önündeki riskler de değerlendirildi. Devam eden savaşlar ve diğer jeopolitik gelişmelerin döviz kuru üzerinde yeni baskılar oluşturabileceğine dikkat çekildi. Kurda yaşanabilecek hareketliliğin ise enflasyon görünümünü olumsuz etkileyebileceği belirtildi. Bu nedenle jeopolitik risklerin, faiz politikasında hızlı adımlar atılmasının önündeki önemli unsurlardan biri olduğu ifade edildi. Kur hareketleri ekonomi yönetiminin takibinde Toplantıda jeopolitik gelişmelerin yalnızca döviz kuru üzerindeki etkileri değil, kur üzerinden fiyatlara yansıyabilecek olası sonuçları da ele alındı. Döviz kurunda yaşanabilecek yeni bir hareketliliğin enflasyonist baskıyı artırabileceği ve para politikasının hareket alanını daraltabileceği değerlendirildi. Emekliler için yeni modeller gündemde MKYK toplantısında emeklilerin gelirlerini artırmaya yönelik olası düzenlemeler de gündeme geldi. Emeklilerin ekonomik koşullarını desteklemek amacıyla farklı gelir artırıcı ve sosyal destek modelleri üzerinde çalışma yapılabileceği belirtildi. Ancak toplantıda gündeme gelen seçeneklerin henüz kesinleşmiş bir düzenleme niteliği taşımadığı ve uygulanacak modelin netleşmediği ifade edildi. 60 yaş üzerindeki ihtiyaç sahipleri için destek önerisi Toplantıda dikkat çeken önerilerden biri de 60 yaş üzerindeki ihtiyaç sahibi vatandaşlara yönelik konut ve gıda desteği oldu. Önerinin, özellikle düşük gelirli ve ihtiyaç sahibi kesimlerin yaşam maliyetlerini azaltmaya yönelik bir sosyal destek modeli olarak değerlendirildiği öğrenildi. 2027 ve 2028 için yeni düzenleme sinyali Şimşek’in emeklilere ilişkin değerlendirmelerinde 2027 ve 2028 yılları da gündeme geldi. Bu dönemde emeklilerin gelirlerini artırmaya yönelik bazı düzenlemelerin ele alınabileceği mesajının verildiği öğrenildi. Bununla birlikte söz konusu düzenlemelerin kapsamı, içeriği ve ne şekilde uygulanacağı konusunda şu aşamada kesinleşmiş bir karar bulunmuyor. MKYK toplantısındaki değerlendirmeler, ekonomi programının enflasyonla mücadele ve fiyat istikrarı hedefleri yanında, önümüzdeki yıllarda sosyal destek ve emeklilerin gelir durumuna ilişkin başlıkların da gündemde tutulacağını gösterdi.

Vergi denetiminde yeni dönem Haber

Vergi denetiminde yeni dönem

Vergi denetimlerinde büyük ölçekli şirketler ve yüksek gelir grubundaki mükellefler daha yakından izleniyor. Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında farklı denetim yöntemleri kullanılırken, yüksek gelir grubuna yönelik gözetim programında dikkat çekici sonuçlara ulaşıldı. Bu yıl büyük ölçekli mükelleflerin yüzde 31,3'ü vergi incelemesine alındı. Geçmiş yıllarda yaklaşık yüzde 11 seviyesinde bulunan bu oran, büyük mükelleflere yönelik denetim yoğunluğunun önemli ölçüde arttığını ortaya koydu. Denetimde ölçeğe göre farklılaşma Vergi Denetim Kurulu, mükelleflerin büyüklüğüne ve risk durumuna göre vergi incelemesi, izaha davet ve gözetim gibi farklı yöntemler uyguluyor. Orta ölçekli mükelleflerin yüzde 7,3'ü bu yıl denetim kapsamına alınırken, küçük ölçekli mükelleflerde bu oran yüzde 1,1 oldu. Orta ölçekli mükelleflerde izaha davet yöntemi öne çıkarken, küçük ölçekli mükelleflerde uyarı niteliğindeki gözetim uygulamalarından yararlanılıyor. 16 bin 307 kişi yüksek gelir programında Vergi Denetim Kurulu, yüksek gelir grubundaki mükelleflerin 2025 yılı kazançlarına ilişkin beyanlarının doğru şekilde yapılmasını sağlamak amacıyla 2'nci Yüksek Gelir Grupları Gözetim ve Uyum Programını uygulamaya aldı. Program kapsamında yüksek gelir grubunda bulunduğu değerlendirilen 16 bin 307 mükellef gözetim kapsamına dahil edildi. Çalışmada mükellefler iki ana grupta değerlendirildi. İlk grupta şirket ortağı olan kişiler yer alırken, ikinci grupta herhangi bir şirket ortaklığı bulunmamasına rağmen yaşam standardı ile ödediği vergi arasında uyumsuzluk olduğu değerlendirilen kişiler yer aldı. 42 bin büyük şirketin ortakları mercek altında İlk gruptaki mükelleflerin Türkiye'nin ölçek açısından en büyük 42 bin firmasında ortaklıklarının bulunduğu belirlendi. Bu kişilerin gelir vergisi tutarlarının, risk analizleri sonucunda belirlenen kazançlarıyla uyumlu olmadığı değerlendirildi. Diğer grupta ise şirket ortaklığı bulunmayan ancak yaşam standardı ile beyan edilen vergiler arasında uyumsuzluk olduğu değerlendirilen kişiler incelendi. Gözetim programında 48,7 milyar liralık sonuç Yüksek gelir grubuna yönelik gözetim ve uyum çalışmasının sonucunda mükelleflerin artırdığı toplam matrah 48,7 milyar liraya ulaştı. Çalışmanın önemli sonuçlarından biri de daha önce gelir beyanında bulunmayan mükelleflerin sisteme dahil edilmesi oldu. Gözetim kapsamındaki yaklaşık 7 bin mükellefin geçmiş dönemlerde hiç beyanname vermediği tespit edildi. Bu kişilerin önemli bölümü çalışma sonrasında ilk kez beyannamelerini vererek gelirlerini beyan etti. Gelir vergisi beyanı 6,7 milyar lira arttı Program kapsamında yapılan çalışmalar sonucunda gelir vergisi beyanındaki artış 6,7 milyar lira oldu. Gözetim kapsamındaki kişilerin ortak oldukları şirketlerin yaptığı vergi kesintisi matrahındaki artış ise 4,2 milyar lira olarak gerçekleşti. Şirketler tarafında da önemli bir değişim görüldü. Söz konusu mükelleflerin ortak olduğu şirketlerin kurumlar vergisi matrahı 33,9 milyar lira arttı. Şimşek: Denetim kapasitesini büyük mükelleflere yöneltiyoruz Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, vergi denetim kapasitesinin teknolojinin etkin kullanılmasıyla önemli ölçüde güçlendirildiğini belirtti. Şimşek, vergi adaletini artırmaya yönelik çalışmalar kapsamında denetim kapasitesinin büyük ölçekli ve yüksek gelir grubundaki mükelleflere yöneltildiğini ifade etti. Bakan Şimşek, bu mükelleflerin vergiye gönüllü uyuma davet edildiğini belirterek denetimlerde teknolojik imkanların daha etkin kullanılmaya devam edeceği mesajını verdi.

Şimşek’ten cari açık mesajı Haber

Şimşek’ten cari açık mesajı

Şimşek, küresel ticaretteki belirsizliklere karşı ihracatçıların rekabet gücünü artıracak ve yüksek teknolojili, katma değerli üretimi destekleyecek politikaların sürdürüleceğini bildirdi. Türkiye’nin temmuz ayı ödemeler dengesi verilerinin açıklanmasının ardından ekonomi yönetiminden ihracat ve üretim odaklı mesaj geldi. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, cari açığın görünümünü değerlendirirken Türkiye’nin küresel ticaretteki değişime uyum sağlayabilmesi için üretim ve ihracat kapasitesinin güçlendirilmesine yönelik politikaların devam edeceğini belirtti. Cari açık 40,7 milyar dolar Şimşek, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından açıklanan temmuz ayı ödemeler dengesi verilerini değerlendirdi. Yıllıklandırılmış cari işlemler açığının temmuz itibarıyla 40,7 milyar dolar seviyesinde gerçekleştiğini belirten Şimşek, küresel ticarette belirsizliklerin ve maliyet baskılarının arttığı bir döneme dikkat çekti. Bakan Şimşek, Türk ihracatçılarının değişen küresel koşullara uyum sağlamaya devam ettiğini ifade etti. İhracatçının rekabet gücü desteklenecek Şimşek, önümüzdeki dönemde ihracatçıların uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü artırmaya yönelik adımların sürdürüleceğini açıkladı. Türkiye’nin ürün ve pazar çeşitliliğinin yanı sıra güçlü üretim altyapısının ihracat performansını desteklediğini belirten Şimşek, firmaların küresel ticaretteki değişimlere hızlı uyum sağlama kapasitesinin önemine işaret etti. Yüksek teknolojili üretim öncelikte Ekonomi yönetiminin mesajında yüksek teknolojili ve katma değerli üretim öne çıktı. Şimşek, “Önümüzdeki dönemde ihracatçılarımızın rekabet gücünü artıracak adımlar atmaya, yüksek teknolojili ve katma değerli üretimi güçlendirecek yapısal dönüşüm politikalarımızı sürdürmeye devam edeceğiz” dedi. Bu yaklaşım, cari açığın kalıcı olarak azaltılması açısından yalnızca ihracat hacminin değil, ihracatın teknoloji ve katma değer kompozisyonunun da güçlendirilmesinin hedeflendiğine işaret ediyor. Hizmet ihracatı dış dengeyi destekliyor Şimşek, mal ihracatının yanı sıra hizmet ihracatındaki güçlü görünümün de cari denge açısından destekleyici olduğunu belirtti. Hizmet ihracatındaki dirençli seyrin dış dengedeki görünümü olumlu etkilediğini ifade eden Şimşek, Türkiye’nin cari dengesindeki iyileşmenin sürdürülebilir olması için üretim ve ihracat yapısının güçlendirilmesinin önemini vurguladı. Tedarik güvenliği de gündemde Küresel ticarette yaşanan dönüşüm ve jeopolitik gelişmelerin yeni riskler ortaya çıkardığına dikkat çeken Şimşek, Türkiye’nin rekabet gücünün yanı sıra tedarik güvenliğinin de artırılmasının hedeflendiğini bildirdi. Yüksek teknoloji ve katma değer odaklı yapısal dönüşümün, Türkiye’nin küresel ticaretteki konumunu güçlendirmesinin yanı sıra dış dengedeki kırılganlıkların azaltılmasına da katkı sağlaması hedefleniyor.

Yeni OVP açıklandı: Enflasyon hedefi yükseldi Haber

Yeni OVP açıklandı: Enflasyon hedefi yükseldi

Büyüme beklentisi ise yüzde 3,3’e çekildi. Hükümet, enflasyonun 2027’de yüzde 21’e, 2028’de yüzde 13,5’e ve 2029’da yüzde 9’a gerilemesini hedefliyor. Türkiye ekonomisinin gelecek üç yılına ilişkin hedefleri içeren yeni Orta Vadeli Program (OVP) Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz tarafından açıklandı. Programda büyüme ve enflasyon hedeflerinde önemli değişikliklere gidildi. 2026 yılı büyüme tahmini yüzde 3,3 olarak belirlenirken, yıl sonu enflasyon beklentisi yüzde 28,4’e yükseltildi. Hükümet, büyümenin 2027’de yüzde 4,2’ye, 2028’de yüzde 4,6’ya ve 2029’da yüzde 5’e ulaşmasını öngörürken, enflasyonun aynı yıllarda sırasıyla yüzde 21, yüzde 13,5 ve yüzde 9 seviyelerine gerilemesini hedefliyor. Enflasyon tahmini 12 puan yükseldi 2026-2028 dönemini kapsayan önceki OVP’de yıl sonu enflasyon tahmini yüzde 16 olarak belirlenmişti. Yeni programda 2026 yılı için bu tahmin yüzde 28,4’e çıkarıldı. Böylece enflasyon beklentisi bir önceki programa göre 12,4 puan yükselmiş oldu. Cevdet Yılmaz, küresel ekonomik görünümdeki değişimlerin ve jeopolitik gelişmelerin yeni programın hazırlanmasında etkili olduğunu belirtti. Yılmaz, dünya ekonomisinin ekonomik ve teknolojik gelişmelerin iç içe geçtiği, öngörülebilirliğin azaldığı bir dönemden geçtiğini ifade ederek, bölgedeki savaşların da ekonomik dengeler üzerindeki etkisine dikkat çekti. 2026 büyüme beklentisi yüzde 3,3 Yılmaz, 2026 yılı büyüme tahminini yüzde 3,3 olarak güncellediklerini açıkladı. Sanayi büyümesi beklentisinin de yüzde 2,3’e indirildiğini belirten Yılmaz, buna karşın büyümenin sonraki yıllarda kademeli olarak güçlenmesini beklediklerini söyledi. Buna göre büyümenin 2027’de yüzde 4,2, 2028’de yüzde 4,6 ve 2029’da yüzde 5 seviyesine ulaşması öngörülüyor. Yılmaz, ihracatçıların zorlu dış talep koşullarına rağmen 2026 yılında başarılı bir performans gösterdiğini belirtti. Jeopolitik risklerdeki artışın da ekonomi üzerinde önemli etkiler yarattığını ifade eden Yılmaz, enerji ithalatı beklentisinin 63 milyar dolardan 71 milyar dolara çıkarılmasında bu gelişmelerin etkili olduğunu söyledi. “Enflasyon kontrolden çıkabilirdi” Programın soru-cevap bölümünde konuşan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ise enflasyon hedeflerindeki sapmaya ilişkin özeleştiri yaptı. Şimşek, mevcut ekonomik koşullarda enflasyonun yalnızca düşmemekle kalmayıp kontrolden çıkabileceğini, ancak bunun gerçekleşmediğini belirtti. Başlangıçta belirlenen hedeflerin iddialı olduğunu ifade eden Şimşek, “Biz ataleti muhtemelen düşük ölçtük. Açık konuşalım burada.” değerlendirmesinde bulundu. Enflasyonun 2029’da tek haneye inmesi hedefleniyor Yeni OVP’de hükümetin enflasyonla mücadelede kademeli düşüş hedefi korunuyor. 2026 sonunda yüzde 28,4 olması beklenen enflasyonun 2027’de yüzde 21’e, 2028’de yüzde 13,5’e ve 2029’da yüzde 9’a gerilemesi hedefleniyor. Yılmaz, mayıs 2024’te yüzde 75,5 seviyesine yükselen enflasyonun uygulanan politikalarla belirgin bir düşüş eğilimine girdiğini söyledi. Ancak savaş koşullarının oluşturduğu arz yönlü baskılar nedeniyle düşüş eğiliminin geçici olarak yataylaştığını belirten Yılmaz, Merkez Bankası hesaplamalarına göre savaşın enflasyon üzerindeki doğrudan ve dolaylı etkisinin yaklaşık 7 puan olduğunu aktardı. Milli gelir 1,8 trilyon doları aşacak OVP kapsamında Türkiye ekonomisinin büyüklüğüne ilişkin hedefler de açıklandı. Yılmaz, 2026 sonunda milli gelirin Cumhuriyet tarihinde ilk kez 1,8 trilyon doları aşmasının beklendiğini belirtti. Kişi başına milli gelirin de ilk kez 20 bin doları geçmesinin öngörüldüğünü söyledi. Program döneminde yaklaşık 2,1 milyon ilave istihdam oluşturulması ve daha fazla kişinin işgücüne katılması hedefleniyor. Program sonunda milli gelirin 2,2 trilyon doların üzerine, mal ve hizmet ihracatının ise 450 milyar dolara çıkarılması amaçlanıyor. TL mevduatın payı yüzde 61,5’e yükseldi Yılmaz, uygulanan ekonomi politikalarının Türk lirasına güveni artırdığını savundu. TL mevduatının toplam mevduat içerisindeki payının yüzde 31,6’dan 28 Ağustos itibarıyla yüzde 61,5’e yükseldiğini belirten Yılmaz, bu gelişmenin uygulanan politikaların sonuç verdiğinin göstergelerinden biri olduğunu ifade etti. Bütçe açığının da kademeli olarak düşürülmesi hedefleniyor. 2026 yılı için daha önce yüzde 3,5 olarak öngörülen bütçe açığının alınan tedbirlerle yüzde 3,1 seviyesinde gerçekleşmesi bekleniyor. Sosyal konut yatırımları artırılacak Yeni programda konut politikası da öncelikli alanlar arasında yer aldı. Yılmaz, dar ve orta gelirli vatandaşların konuta erişimini kolaylaştırmak amacıyla sosyal konut yatırımlarının yüzde 150 artırılacağını açıkladı. Ekonomik güvenlik ve dayanıklılığın da programın temel unsurlarından biri olduğunu belirten Yılmaz, kritik alanlarda dışa bağımlılığın azaltılmasını ve ekonominin dış şoklara karşı direncinin güçlendirilmesini hedeflediklerini söyledi. Yılmaz’dan seçim açıklaması Cevdet Yılmaz, OVP’nin hazırlanmasında seçim takvimine ilişkin herhangi bir spekülatif varsayım yapılmadığını söyledi. Yılmaz, programın seçimlerin zamanında yapılacağı varsayımıyla hazırlandığını belirterek, 2028 baharı veya yazına doğru bir seçim öngördüklerini ifade etti. Seçimin daha erken bir tarihe alınmasının ise Meclis’in takdirinde olduğunu belirten Yılmaz, şimdiden farklı bir varsayım üzerinden hareket etmenin doğru olmayacağını söyledi. İş dünyası OVP’yi nasıl değerlendirdi? İstanbul Ticaret Odası Başkanı Şekib Avdagiç, yeni OVP’de üretim ve ihracatın yanı sıra küresel yatırımların ve yeteneklerin teşvik edilmesine yönelik düzenlemelere kapsamlı biçimde yer verilmesini olumlu karşıladıklarını belirtti. Avdagiç, dezenflasyon programının kararlı biçimde uygulanmasının ve oluşacak alanın kademeli faiz normalizasyonuna dönüştürülmesinin önemine dikkat çekti. Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı Mustafa Gültepe ise yeni programın küresel belirsizlikleri ve mevcut ekonomik koşulları dikkate alan daha temkinli bir çerçeve sunduğunu ifade etti. Gültepe, imalat sanayisinin üretim ve ihracat kapasitesinin korunmasına verilen önemi vurgularken, finansman, işletme sermayesi ve emek yoğun sektörlere yönelik desteklerin somutlaştırılmasını olumlu değerlendirdi. Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu Başkanı Nail Olpak da OVP’yi Türkiye ekonomisinin gelecek üç yıllık yol haritasını ortaya koyması ve iş dünyasının planlamalarına rehberlik etmesi açısından önemli bulduklarını belirtti. İstanbul Ticaret Borsası Başkanı Ali Kopuz ise fiyat istikrarı, büyüme, yatırım ve ihracatı güçlendirmeye yönelik hedeflerin önemine dikkat çekti. Kopuz, seçici finansman imkanlarının yatırım yapan, ihracat gerçekleştiren, istihdam sağlayan ve katma değer üreten işletmelere yönlendirilmesinin üretim kapasitesini ve rekabet gücünü artıracağını ifade etti. YENİ Parti’den OVP’ye sert eleştiri YENİ Parti Kayseri Milletvekili Aşkın Genç ise yeni OVP’yi önceki programlarla karşılaştırarak hükümetin hedeflerinde ciddi sapmalar yaşandığını savundu. Genç, 2023’te açıklanan hedefler gerçekleşseydi, o yıl sonunda 100 lira olan bir mal sepetinin 2026 sonunda yaklaşık 166 liraya çıkacağını, gerçekleşmeler ve yeni OVP tahmini dikkate alındığında ise aynı sepetin yaklaşık 243 liraya ulaştığını belirtti. Genç, “OVP artık ekonominin önünü göstermiyor, gerçekleşmelerin arkasından hedef değiştiriyor” değerlendirmesinde bulundu. “Enflasyon hedefi 8,5’ten 28,4’e çıktı” Genç, 2026 yılı enflasyon hedefinin son üç yılda sürekli yukarı yönlü revize edildiğine dikkat çekti. 2023’te yüzde 8,5 olarak açıklanan 2026 enflasyon hedefinin 2024’te yüzde 9,7’ye, 2025’te yüzde 16’ya ve yeni programda yüzde 28,4’e yükseldiğini belirten Genç, üç yıl içerisinde tahminin yaklaşık 3,3 katına çıktığını söyledi. Genç, yalnızca son bir yıldaki artışın 12,4 puan olduğunu ve bunun yüzde 77,5’lik yükselişe karşılık geldiğini ifade etti. Büyüme hedefi de aşağı çekildi Genç, enflasyon hedefindeki yükselişin yanı sıra büyüme beklentisindeki gerilemeye de dikkat çekti. 2026 yılı için üç yıl önce yüzde 5 olarak açıklanan büyüme hedefinin yeni OVP’de yüzde 3,3’e indirildiğini belirten Genç, “Üç yılda daha yüksek enflasyon, daha düşük büyüme tablosuyla karşı karşıyayız” dedi. Genç ayrıca, geçen yılki OVP’de 2027 yılı için yüzde 9 olarak öngörülen enflasyonun yeni programda yüzde 21’e çıkarıldığını, tek haneli enflasyon hedefinin ise 2027’den 2029’a ötelenmiş olduğunu belirtti. 2024 yılında açıklanan OVP’de 2027 enflasyonunun yüzde 7 olarak öngörüldüğünü hatırlatan Genç, yeni hedeflerin önceki programlarla arasındaki farkın ekonomik beklentiler açısından önemli bir sapmaya işaret ettiğini savundu.

Şimşek: Enflasyonda düşüş devam ediyor Haber

Şimşek: Enflasyonda düşüş devam ediyor

Eğitim ve akaryakıt fiyatlarındaki dönemsel artışlara rağmen dezenflasyon sürecinin sürdüğünü belirten Şimşek, temel mal ve kira enflasyonundaki gerilemeye dikkat çekti. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, ağustos ayı enflasyon verilerini değerlendirdi. Eğitim fiyatlarındaki dönemsel yükselişler ile savaşın etkilediği akaryakıt fiyatlarına rağmen enflasyondaki düşüş eğiliminin sürdüğünü belirten Şimşek, yıllık enflasyonun yüzde 31,5 olarak gerçekleştiğini bildirdi. Şimşek, değerlendirmesini sosyal medya hesabı X üzerinden yaptığı paylaşımla kamuoyuyla paylaştı. Temel mal enflasyonunda dikkat çeken gerileme Bakan Şimşek, yıllık temel mal enflasyonunun yüzde 15,9'a indiğini belirtti. Bu seviyenin, Kasım 2020'den bu yana kaydedilen en düşük temel mal enflasyonu olduğuna dikkat çeken Şimşek, fiyat artışlarındaki yavaşlamanın dezenflasyon sürecinin devam ettiğini gösterdiğini ifade etti. Kira enflasyonu son 46 ayın en düşük seviyesinde Şimşek, kira fiyatlarındaki yıllık artışta da gerileme yaşandığını belirtti. Buna göre yıllık kira enflasyonu son 46 ayın en düşük seviyesine indi. Yapısal politikalar sürdürülecek Küresel fiyat şoklarının Türkiye'deki enflasyon üzerindeki etkisini sınırlamaya yönelik adımların sürdüğünü belirten Şimşek, fiyat istikrarının kalıcı şekilde sağlanması için yapısal politikaların da devam edeceğini vurguladı. Şimşek, ekonomi politikalarının temel hedefinin kalıcı fiyat istikrarını sağlamak olduğunu ifade etti.

Şimşek: Türkiye ekonomisi yüzde 2,3 büyüdü Haber

Şimşek: Türkiye ekonomisi yüzde 2,3 büyüdü

Türkiye ekonomisi, 2026’nın ikinci çeyreğinde zorlu küresel ve jeopolitik koşullara rağmen büyümesini sürdürdü. Ekonomi, bir önceki çeyreğe göre yüzde 1,1, geçen yılın aynı dönemine göre ise yüzde 2,3 büyürken, yıllıklandırılmış milli gelir 1,7 trilyon doların üzerine çıktı. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, büyüme verilerini değerlendirirken ekonominin iç ve dış talebin desteğiyle dengeli bir görünüm sergilediğini belirtti. Sanayi ve tarımdan büyümeye güçlü katkı İkinci çeyrekte büyümeye sektörlerden de önemli katkılar geldi. Şimşek’in verdiği bilgilere göre sanayi katma değeri yıllık bazda yüzde 2,4 arttı. Bu performansta teknoloji yoğun sektörlerdeki olumlu görünüm etkili oldu. Tarım sektöründe ise büyüme yüzde 13,3 olarak gerçekleşti. Özel tüketim yüzde 3,5, yatırımlar yüzde 0,6 büyürken net dış talep de büyümeye pozitif katkı sağladı. Böylece ikinci çeyrekte büyümenin hem iç hem de dış talep tarafından desteklendiği bir yapı oluştu. Cari açık 38,9 milyar dolara yükseldi Jeopolitik gelişmelerin Türkiye’nin ticaret ortakları üzerindeki etkisi ve özellikle enerji başta olmak üzere emtia fiyatlarındaki yükseliş cari denge üzerinde baskı oluşturdu. Şimşek, yıllıklandırılmış cari açığın ikinci çeyrekte 38,9 milyar dolar olduğunu açıkladı. Cari açığın milli gelire oranı ise yüzde 2,3 seviyesinde gerçekleşti. Şimşek, söz konusu oranın sürdürülebilir seviyelerde bulunduğunu belirtti. Bütçe performansı olumlu seyrini korudu Şimşek, kayıt dışılıkla mücadele, vergide adaletin güçlendirilmesi ve harcama disiplininin mali alan oluşturduğunu ifade etti. Küresel fiyat şoklarının vatandaşlar üzerindeki etkisini sınırlamak ve dezenflasyon sürecini desteklemek amacıyla eşel mobil uygulaması kapsamında önemli miktarda vergi gelirinden vazgeçilmesine rağmen bütçe performansının olumlu seyrini koruduğunu söyledi. Dış borcun milli gelire oranı yüzde 31,6 Türkiye’nin dış borç göstergelerinde de ikinci çeyrekte önemli bir değişim yaşanmadı. Şimşek, brüt dış borç stokunun milli gelire oranının yüzde 31,6 seviyesinde yatay seyrettiğini belirtti. Türkiye’nin toplam borcunun milli gelire oranının ise yüzde 91 olduğunu ifade eden Şimşek, bu oranın gelişmekte olan ülkeler ortalaması olan yüzde 229’un ve dünya ortalaması olan yüzde 306’nın oldukça altında bulunduğuna dikkat çekti. Şimşek: Ekonominin şoklara karşı direnci artıyor Şimşek, ekonomide güçlenen makroekonomik temellerin dış şoklara karşı dayanıklılığı artırdığını vurguladı. Dezenflasyon sürecindeki ilerleme ve küresel koşulların daha destekleyici hale gelmesiyle birlikte büyümenin önümüzdeki dönemde kademeli olarak artmasını beklediklerini söyledi. Yeni OVP büyüme hedeflerine odaklanacak Ekonomi yönetiminin bir sonraki önemli gündem maddelerinden biri 2027-2029 dönemini kapsayacak Orta Vadeli Program olacak. Şimşek, yeni OVP ile fiyat istikrarının sağlanmasının yanı sıra teknolojik dönüşüm ve verimlilik artışı yoluyla Türkiye’nin büyüme potansiyelinin güçlendirilmesinin hedeflendiğini belirtti. Programın aynı zamanda kalıcı refah artışını destekleyecek bir yol haritası ortaya koyacağını ifade eden Şimşek, ekonomi politikalarının temel hedefinin dezenflasyon sürecini sürdürürken büyüme potansiyelini daha sağlam bir zemine taşımak olduğunu vurguladı.

Motorine yeni zam kapıda Haber

Motorine yeni zam kapıda

Zam gerçekleşirse motorindeki toplam artış, son 8 günde 11 lira 79 kuruşa ulaşacak. Akaryakıt maliyetlerindeki hızlı yükseliş, başta lojistik, ulaşım ve taşımacılık olmak üzere birçok sektörde maliyet baskısını artırmaya devam ediyor. Küresel enerji piyasalarındaki hareketlilik ve rafineri kaynaklı maliyetler, motorin fiyatlarında yeni bir zam beklentisini gündeme taşıdı. 14 Ağustos'ta motorinin litresine yapılan 8 lira 89 kuruşluk artışın ardından, 22 Ağustos Cumartesi günü gece yarısından itibaren 2 lira 90 kuruşluk yeni bir zam yapılması bekleniyor. Beklenen artışın pompaya yansıması halinde motorinin litre fiyatı yalnızca 8 günlük süreçte toplam 11 lira 79 kuruş yükselmiş olacak. Eşel mobil devrede ancak fiyat baskısı sürüyor Küresel enerji piyasalarındaki dalgalanmanın tüketiciye yansımasını sınırlamak amacıyla ağustos ayında motorinde eşel mobil sistemi kapsamında Özel Tüketim Vergisi'nin (ÖTV) sıfırlandığı belirtildi. Ancak bu vergi desteğine rağmen küresel motorin fiyatlarındaki yükseliş ve rafineri marjlarındaki artış, pompa fiyatları üzerindeki yukarı yönlü baskının devam etmesine neden oluyor. Zam gelirse büyükşehirlerde motorin ne kadar olacak? Motorine beklenen 2 lira 90 kuruşluk zammın gerçekleşmesi halinde İstanbul, Ankara ve İzmir'de tahmini litre fiyatlarının şu seviyelere çıkması bekleniyor: İstanbul Avrupa Yakası: 82,63 TLİstanbul Anadolu Yakası: 82,48 TLAnkara: 83,73 TLİzmir: 84,02 TL Benzin fiyatlarında ise yeni bir değişiklik beklenmiyor. Buna göre benzinin litre fiyatının İstanbul Avrupa Yakası'nda 71,46 TL, Anadolu Yakası'nda 71,31 TL, Ankara'da 72,43 TL ve İzmir'de 72,73 TL seviyelerinde kalması öngörülüyor. Şimşek: Mazot-Brent marjı 5 katına çıktı Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, motorin fiyatları üzerindeki baskının küresel enerji piyasalarındaki olağanüstü koşullardan kaynaklandığını belirtti. Ham petrol fiyatlarında savaş dönemindeki zirvelere kıyasla gerileme yaşansa da taşımacılıkta yaşanan aksamalar ve rafineri kesintilerinin arz sıkışıklığını artırdığına dikkat çeken Şimşek, mazot fiyatlarındaki yükseliş baskısının bu nedenle devam ettiğini ifade etti. Şimşek, Mazot-Brent petrol marjının uzun dönem ortalamasının yaklaşık 5 katına çıkarak varil başına 100 dolar seviyelerinde seyrettiğini belirterek, eşel mobil uygulamasıyla küresel şokun vatandaşlara yansımasının sınırlandırılmaya çalışıldığını ve bütçe disiplininin korunmaya devam edildiğini vurguladı. Akaryakıt zammı enflasyon baskısını artırıyor Motorin fiyatlarındaki yükseliş yalnızca araç sahiplerini değil, taşımacılığa bağlı tüm sektörleri doğrudan etkiliyor. Lojistik maliyetlerindeki artışın ürün fiyatlarına yansıması, akaryakıt fiyatlarındaki hareketliliği enflasyon açısından da önemli hale getiriyor. Beklenen zammın gerçekleşmesiyle birlikte gözler, önümüzdeki günlerde küresel petrol piyasalarında ve rafineri maliyetlerinde yaşanacak gelişmelere çevrilecek.

Şimşek: Faiz dışı fazla 470 milyar TL’ye çıktı Haber

Şimşek: Faiz dışı fazla 470 milyar TL’ye çıktı

Şimşek, mali disiplinin korunacağını ve elde edilen mali alanın öncelikli alanlara yönlendirileceğini belirtti. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, temmuz ayı merkezi yönetim bütçe sonuçlarını değerlendirerek mali disiplin mesajı verdi. Jeopolitik gelişmelerin olumsuz etkilerine ve dezenflasyon sürecini desteklemek amacıyla eşel mobil uygulaması kapsamında vazgeçilen vergi gelirlerine rağmen bütçe hedefleri doğrultusunda ilerlediklerini belirten Şimşek, faiz dışı bütçe fazlasındaki artışa dikkat çekti. Faiz dışı fazla 470 milyar TL’ye ulaştı Şimşek, ocak-temmuz döneminde faiz dışı bütçe fazlasının geçen yılın aynı dönemine göre 228 milyar TL arttığını belirterek, söz konusu tutarın 470 milyar TL’ye yükseldiğini açıkladı. Bakan Şimşek, faiz dışı bütçe fazlasındaki artışın kamu maliyesindeki dengelenme ve borç yükünün azaltılması açısından önemli olduğunu ifade etti. Bütçe hedefleri doğrultusunda ilerleme Temmuz ayı bütçe sonuçlarına ilişkin değerlendirmesinde jeopolitik gelişmelerin yanı sıra iç talepteki dengelenmenin gelir performansı üzerinde etkili olduğunu belirten Şimşek, buna karşın mali disiplinin korunduğunu söyledi. Dezenflasyon sürecini desteklemek amacıyla eşel mobil uygulaması kapsamında önemli miktarda vergi gelirinden feragat edildiğini hatırlatan Şimşek, tüm bu gelişmelere rağmen bütçe hedefleri doğrultusunda ilerlediklerini kaydetti. Yurt içi borç çevirme oranı yüzde 87 Finansman koşullarını gözeterek borçlanma politikasını sürdürdüklerini belirten Şimşek, yurt içi borç çevirme oranının yüzde 87 seviyesinde tutulduğunu açıkladı. Şimşek, gelir politikalarında etkinliğin artırılması ve harcama disiplininin güçlendirilmesiyle oluşturulan mali alanın öncelikli alanlara aktarılacağını belirtti. Mali alan dezenflasyon için kullanılacak Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, mali disiplinin güçlendirilmesinin dezenflasyon sürecine katkı sağlayacağını vurguladı. Şimşek, gelir politikalarındaki etkinliğin ve harcama disiplininin artırılmasıyla elde edilen mali alanın öncelikli alanlara yönlendirilmeye devam edileceğini bildirdi. Şimşek, maliye politikasının dezenflasyon sürecini destekleyecek şekilde uygulanacağını ifade etti.

Vergi incelemelerinde yeni dönem Haber

Vergi incelemelerinde yeni dönem

Yeni sistem sayesinde mükellefler, inceleme başlamadan önce kendilerinden istenecek bilgi ve belgeleri elektronik ortamda görebilecek ve eksiklerini tamamlama fırsatı bulacak. Hazine ve Maliye Bakanlığı bünyesindeki Vergi Denetim Kurulu tarafından geliştirilen uygulama, vergi incelemelerinde dijital altyapıyı güçlendirmeyi, hazırlık süreçlerini kolaylaştırmayı ve denetimlerin daha kısa sürede tamamlanmasını hedefliyor. Bilgi ve belgeler önceden görülebilecek Yeni uygulamayla birlikte vergi incelemelerinde talep edilen bilgi ve belgeler standart hale getirilecek. Mükellefler, inceleme başlamadan önce elektronik ortam üzerinden hangi bilgi ve belgeleri hazırlamaları gerektiğini görebilecek. Böylece hazırlıklarını önceden tamamlayarak inceleme sürecine daha etkin şekilde katılabilecek. Hazırlanan bilgi ve belgeler standart elektronik formatlarda Vergi Denetim Kurulu'na iletilecek. Bu sayede farklı formatlarda belge hazırlama zorunluluğu ortadan kalkacak, veri paylaşımı daha hızlı ve düzenli gerçekleştirilecek. OECD standartlarına uygun geliştirildi İncelemeye Hazırlık Dosyası uygulaması, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü'nün (OECD) geliştirdiği Vergi İçin Standart Denetim Dosyası metodolojisi esas alınarak Türkiye'nin denetim ihtiyaçlarına uygun şekilde hazırlandı. Standart veri yapısı sayesinde bilgisayar destekli analizler ve otomasyon sistemleri daha etkin kullanılabilecek. Böylece hem denetim süreçleri hızlanacak hem de idari iş yükü azalacak. KDV iade incelemeleri hızlanacak Uygulamanın özellikle KDV iade incelemelerinde önemli kolaylık sağlaması bekleniyor. İade süreçlerinde talep edilen bilgi ve belgelerin önceden eksiksiz ve standart formatta hazırlanması sayesinde eksik belge nedeniyle yaşanan yazışmalar ile tekrar eden bilgi taleplerinin azalması öngörülüyor. Yeni sistem ayrıca, vergi müfettişlerinin incelemeye başlamasından önce mükelleflere eksik veya hatalı bilgilerini düzeltme imkânı da tanıyacak. Rehberlik platformu da olacak İncelemeye Hazırlık Dosyası uygulaması yalnızca belge yükleme sistemi olarak değil, kapsamlı bir mükellef rehberliği platformu olarak da hizmet verecek. Dilekçe ve Bilgi Verme Sistemi üzerinden kullanılacak platformda kullanıcı dostu ekranlar, adım adım yönlendiren sihirbazlar, açıklama kutuları, uygulama kılavuzları, yükleme rehberleri ve eğitim videoları yer alacak. Böylece mükelleflerin hazırlık dosyalarını ilave desteğe ihtiyaç duymadan doğru ve eksiksiz şekilde oluşturabilmesi amaçlanıyor. Bakan Şimşek: "Vergi incelemelerinde devrim niteliğinde adım" Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, uygulamanın elektronik denetim altyapısını güçlendireceğini ve gönüllü vergi uyumunu artıracağını belirterek şu değerlendirmede bulundu: "Bu uygulamayla OECD'nin denetim standartlarını hızla uygulamaya koyarken vergi inceleme süreçlerinde devrim niteliğinde bir adım atıyoruz. Amacımız ceza kesmeden önce mükelleflerimizin vergiye gönüllü uyumunu artırmak ve işini kolaylaştırmak." Şimşek, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda ise yeni sistem sayesinde mükelleflerin vergi incelemesi başlamadan önce eksiklerini görebileceğini ve gerekli düzeltmeleri yapabileceğini belirterek, dijitalleşme adımlarının kayıt dışılıkla mücadeleyi güçlendireceğini ve Türkiye'nin vergi sistemini uluslararası standartlarla daha uyumlu hale getireceğini ifade etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.