SON DAKİKA
Hava Durumu

#Madencilik

Ekometre - Madencilik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Madencilik haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Sanayi üretiminde temmuzda düşüş Haber

Sanayi üretiminde temmuzda düşüş

Türkiye’nin sanayi üretiminde temmuz ayında zayıflama görüldü. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı verilere göre, sanayi üretim endeksi hem aylık hem de yıllık bazda geriledi. Sanayi üretimi, temmuz ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 0,3 azaldı. Aylık bazda ise düşüş yüzde 1 oldu. Elektrik ve gaz üretiminde sert düşüş Ana sanayi gruplarına bakıldığında temmuz ayında farklı sektörlerde ayrışma görüldü. Madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi yıllık bazda yüzde 3,8 geriledi. İmalat sanayisi endeksi ise aynı dönemde yüzde 0,3 arttı. Elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektöründe ise yıllık düşüş yüzde 5,6 olarak gerçekleşti. Böylece yıllık bazda en sert gerileme bu sektörde kaydedildi. Sanayide aylık kayıp yüzde 1 Temmuz ayında sanayi üretimindeki zayıflama aylık verilerde de görüldü. Madencilik ve taş ocakçılığı sektörü üretimi bir önceki aya göre yüzde 2,2 azalırken, imalat sanayisi üretimi yüzde 0,8 geriledi. Elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektöründe de aylık bazda yüzde 2,2 düşüş yaşandı. İmalat sanayisinde yıllık artış sınırlı kaldı Sanayinin en büyük bileşeni olan imalat sanayisi, yıllık bazda sınırlı da olsa artış kaydetti. Sektörün üretimi geçen yılın aynı ayına göre yüzde 0,3 yükseldi. Buna karşın imalat sanayisinde aylık bazda yüzde 0,8'lik gerileme yaşanması, temmuz ayında üretim aktivitesinin kısa vadede zayıfladığını gösterdi. Temmuz verileri, sanayi üretiminde özellikle elektrik ve gaz üretimi ile madencilik sektörlerindeki düşüşün toplam görünümü aşağı çektiğine işaret etti.

EİB'den Ağustos ayında 1 milyar 605 milyon dolarlık ihracat Haber

EİB'den Ağustos ayında 1 milyar 605 milyon dolarlık ihracat

Türkiye’nin ihracatı ise Ağustos ayında geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 8 artışla 23 milyar 466 milyon dolar oldu. EİB’nin 2026 yılının Ocak-Ağustos döneminde ihracatı yüzde 5 artışla 12 milyar 784 milyon dolar olurken son bir yıllık dönemde ihracatı ise yüzde 4 artışla 19 milyar 129 milyon dolar olarak gerçekleşti. Sanayi ihracatı Ağustos ayında yüzde 1 artışla 824 milyon dolar, tarım ihracatı yüzde 6 artışla 632 milyon dolar, madencilik ihracatı ise yüzde 38 artışla 148 milyon dolar olarak gerçekleşti. Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği 206 milyon dolarlık ihracatla zirvedeki yerini korudu. Ege Maden İhracatçıları Birliği yüzde 38 artışla 148 milyon dolarlık ve Ege Tütün İhracatçıları Birliği yüzde 38 artışla 121 milyon dolarlık döviz getirerek Ağustos ayında ihracatını en fazla artıran Birlikler oldu. Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği yüzde 11 artışla 175 milyon dolarlık ihracatla Ağustos ayını geride bıraktı. Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği yüzde 13 artışla 112 milyon dolarlık, Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Ağustos ayında yüzde 3 artışla 104 milyon dolar ihracat gerçekleştirdi. Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği yüzde 3 artışla 97 milyon dolar, Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği 60 milyon dolar ihracatı kayda aldı. Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği 57 milyon dolar, Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği yüzde 7 artışla 35 milyon dolar ihracat yaptı. Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği 16 milyon dolar, Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği 14 milyon dolarlık dövizi Türkiye’ye kazandırdı. 185 ülke ve gümrüklü bölgeye ihracat yaptık Ağustos ayında 185 ülke ve gümrüklü bölgeye ihracat yapıldığını, 87 ülkeye ihracatın artırıldığını aktaran Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, “Almanya, ABD ve İspanya en büyük ihraç pazarlarımız olmayı sürdürdü. Avrupa Birliği'ne ihracatımız yüzde 6 artışla 764 milyon dolara yükselirken, toplam ihracatta AB’nin payı yüzde 53’e ulaştı. Son bir yıllık ihracatımızda ilk kez 19 milyar dolar barajını aşarak 19 milyar 129 milyon dolara ulaştık. Ağustos ayındaki yüzde 4’lük ihracat artışı potansiyelimizi yansıtmıyor. İhracatımızın ekonomik büyümeye güçlü katkı verebilmesi için çift haneli büyüme rakamlarına ulaşmamız gerekiyor.” dedi. İhracatçıların yüksek faiz, enflasyon ve döviz kuru üçgeninde rekabetçiliklerini korumakta zorlandıklarını vurgulayan Öztürk, “Enflasyon yüzde 30’un üzerinde direncini korurken yüksek faizler yatırımcının hareket alanını daraltıyor, döviz kurlarındaki artış ise enflasyonun gerisinde kalıyor. Sağlıklı ve sürdürülebilir bir ekonomi için büyümenin sanayi ve ihracat destekli olması gerekiyor.” diye konuştu. “İhracatçının finansmana erişimi güçlendirilmeli” İhracatçının uygun maliyetli finansmana erişiminin kritik hale geldiğine dikkati çeken Öztürk sözlerini şöyle tamamladı: “Yüksek faiz-düşük kur sarmalından çıkmamız gerekiyor. Üretimin katma değere ve ihracat gelirine dönüşmesi için ihracatçılarımız uygun finansman modelleriyle desteklenmeli. Üreticimizin emeğinin karşılığını alması, sanayimizin çarklarının dönmesi, istihdamın korunması ve toplumun refahının artması için ihracatımızın yolculuğundaki taşları hep birlikte temizlemeliyiz.”

Borsa İstanbul güne yükselişle başladı Haber

Borsa İstanbul güne yükselişle başladı

Borsa İstanbul, dünkü sert düşüşün ardından yeni işlem gününe pozitif başladı. Küresel piyasalarda jeopolitik tansiyonun kısmen azalması ve risk iştahının güçlenmesi, BIST 100 endeksinin açılışını destekledi. BIST 100 endeksi, açılışta önceki kapanışa göre 30,61 puan ve yüzde 0,22 artışla 14.081,17 puana yükseldi. Bankacılık endeksi öne çıktı Dün satış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, günü yüzde 1,25 değer kaybıyla 14.050,56 puandan tamamlamıştı. Yeni işlem gününün açılışında bankacılık endeksi yüzde 1,17, holding endeksi ise yüzde 0,18 değer kazandı. Sektör endeksleri arasında açılışta en fazla yükselen sektör yüzde 1,18 ile madencilik olurken, en fazla gerileyen sektör yüzde 1,97 ile bilişim oldu. Küresel piyasalarda risk iştahı arttı Küresel piyasalarda jeopolitik tansiyonun kısmen hafiflemesi ve petrol fiyatları ile tahvil faizlerindeki yükselişin hız kesmesi, risk iştahının yeniden güçlenmesine katkı sağladı. ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a yönelik saldırıların çok uzun sürmeyebileceğine ilişkin açıklamaları da küresel piyasalardaki olumlu havayı destekledi. ABD'de beklentilerin altında kalan ADP özel sektör istihdam verisi, iş gücü piyasasında ivme kaybına işaret etti. New York Fed Başkanı John Williams ise gümrük vergilerinin etkisinin zayıflaması ve yüksek enerji fiyatlarının diğer hizmet sektörlerine yayılmaması halinde ABD'de enflasyonun yavaşlamayı sürdürebileceğini belirtti. Bu değerlendirmeler, son dönemde güçlenen faiz artırım beklentilerinin kısmen dengelenmesine katkı sağladı. Piyasalarda yoğun veri gündemi Analistler, bugün yurt içinde enflasyon, yurt dışında ise dünya genelinde hizmet sektörü ve Bileşik Satın Alma Yöneticileri Endeksi (PMI) verilerinin takip edileceğini belirtti. Avro Bölgesi'nde Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE), ABD'de ise dış ticaret dengesi verisinin yatırımcıların odağında olacağı kaydedildi. Teknik açıdan BIST 100 endeksinde 14.200 ve 14.300 puan direnç, 13.900 ve 13.800 puan ise destek seviyeleri olarak öne çıkıyor.

Sanayi üretimi haziranda yıllık yüzde 1,4 geriledi Haber

Sanayi üretimi haziranda yıllık yüzde 1,4 geriledi

Madencilik ve imalat sanayisindeki gerilemeye karşın elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektöründeki artış dikkat çekti. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), haziran ayına ilişkin sanayi üretim endeksi verilerini açıkladı. Buna göre, takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi haziranda geçen yılın aynı ayına göre yüzde 1,4 azaldı. Sanayinin alt sektörleri incelendiğinde, madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi yıllık bazda yüzde 1,6, imalat sanayi sektörü endeksi ise yüzde 1,5 geriledi. Elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi ise yüzde 1,1 artış kaydetti. Aylık bazda sınırlı artış Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi, haziranda bir önceki aya göre yüzde 0,1 arttı. Alt sektörler bazında madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi aylık yüzde 0,5 azalırken, imalat sanayi sektörü endeksi değişim göstermedi. Elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi ise yüzde 1,5 yükseldi. Öte yandan, arındırılmamış sanayi üretim endeksinde yıllık bazda yüzde 14,4 artış hesaplandı. TÜİK bazı verilerde revizyona gitti TÜİK, bazı aylara ilişkin sanayi üretim endeksi verilerinde revizyon yaptı. Revize edilen verilere göre takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretiminin yıllık değişim oranları, son dönemde dalgalı bir görünüm sergiledi. 2025 yılında haziranda yüzde 8,2 artış kaydeden sanayi üretimi, 2026 yılı haziran ayında ise yıllık bazda yüzde 1,4 geriledi. 2026 yılında ocak ayında yüzde 1,9 azalan sanayi üretimi, şubatta yüzde 2,2 artmış, martta yüzde 1,2 gerilemiş ve nisanda yüzde 6,1 yükselmişti. Mayıs ayında ise yıllık değişim yüzde eksi 0,1 olarak gerçekleşmişti.

Ege İhracatçı Birlikleri ihracat rekorlarını otomatiğe bağladı Haber

Ege İhracatçı Birlikleri ihracat rekorlarını otomatiğe bağladı

Ege İhracatçı Birlikleri temmuz ayında ihracatını yüzde 7’lik artışla 1 milyar 634 milyon dolardan 1 milyar 746 milyon dolara taşıdı ve aylık bazda tarihinin en yüksek ihracat rakamına imza attı. Ege İhracatçı Birlikleri’nin sanayi ürünleri ihracatı yüzde 4’lük artışla 880 milyon dolardan 911 milyon dolara çıkarken, tarım sektörlerinin ihracatı yüzde 5’lik yükselişle 647,5 milyon dolardan 677,5 milyon dolara ilerledi. Madencilik sektörü yüzde 47’lik rekor artışla ihracatını 106,8 milyon dolardan 157 milyon doların üzerine taşıdı. Demir ve demirdışı metaller zirvedeki yerini korudu Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği, temmuz ayında 221,5 milyon dolarlık ihracatla zirvedeki yerini korurken, 7 aylık dönemde 1 milyar 530 milyon dolarlık, son bir yıllık dönemde 2 milyar 603 milyon dolarlık ihracat performansı ortaya koydu. Su ürünleri ve hayvansal mamuller ihracatı 2 milyar dolara koşuyor Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği 191,8 milyon dolarlık ihracatla zirve takibini sürdürdü. 2026 yılı ocak – temmuz döneminde 1 milyar 141 milyon dolarlık ihracata imza atan ESÜHMİB son 1 yıllık dönemde ihracatını yüzde14’lük artışla 1 milyar 993 milyon dolara taşıdı ve ağustos ayında yıllık ihracatının 2 milyar doları aşacağının sinyalini verdi. Maden ihracatında 1,5 milyar dolar hedefi 5 ay önce aşıldı Temmuz ayında yüzde 47’lik ihracat artışıyla EİB çatısı altında ihracat artış rekortmeni olan Ege Maden İhracatçıları Birliği 157,1 milyon dolar dövizi Türkiye’ye kazandırdı. EMİB, son 1 yıllık dönemde ihracatını yüzde 11’lik artışla 1 milyar 519 milyon dolara çıkardı ve 2026 yılı sonu için belirlediği 1,5 milyar dolar ihracat hedefine 5 ay önce ulaşma başarısı gösterdi. Hazır giyim sektörü ihracat artışını 3 aya taşıdı Mayıs ve haziran aylarında ihracatını artırma başarısı gösteren Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği, temmuz ayında da ihracatını yüzde 1 artırdı ve 129,6 milyon dolar dövizi hanesine yazdırdı. EHKİB’in ihracat artış serisi 3 aya ulaştı. Taze meyve sebze ihracatı uçuşa geçti Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği, 2025 yılı temmuz ayında 94,5 milyon dolar olan ihracatını 2026 yılı temmuz ayında yüzde 32’lik artışla 124,8 milyon dolara ilerletti. Bu artışta taze meyve sebze ihracatındaki yüzde 193’lük artış etkili oldu. Tütün ihracatı yatay bir seyir izledi Temmuz ayında Tütün Araştırmaları Bilimsel İş Birliği Merkezi (CORESTA)’nin 65’inci Zirai Kimyasal Analiz Alt Grup Toplantısı’nda 17 farklı ülkeden gelen bilim insanlarını Türkiye’de ağırlayan Ege Tütün İhracatçıları Birliği 106,4 milyon dolarlık ihracata imza atarken 2025 yılı temmuz ayındaki performansını tekrarladı. ETİB’in son 1 yıllık dönemde ihracatı yüzde 3’lük artışla 1 milyar 1 milyon dolardan 1 milyar 29 milyon dolara çıktı. Hububat bakliyat yağlı tohumlar ihracatı 89,3 milyon dolar Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği, temmuz ayında gerçekleştirdiği ihracatla 89 milyon 270 bin dolar dövizi Türkiye’ye kazandırdı. Kuru meyve ihracatı 1 milyar doların üzerinde tutunuyor Çekirdeksiz kuru üzüm, kuru kayısı ve kuru incirimizi dünyanın dört bir tarafına ulaştıran Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği, iklim krizi ve rekolte düşüşlerine rağmen temmuz ayında 73 milyon dolarlık ihracat başarısı ortaya koydu. EKMİB son 1 yıllık dönemde 1 milyar 13 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi ve 1 milyar doların üzerinde tutunmayı başardı. Mobilya kâğıt ve orman ürünlerinde ibre yukarı yönlü 2026 yılında fuarlar, ticaret heyetleri, tasarım yarışmalarıyla arı gibi çalışan Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği temmuz ayında ihracatını yüzde 15’lik artışla 63,3 milyon dolardan 72,6 milyon dolara yükseltti. Tekstil sektörü ihracatını yüzde 15 artırdı Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği temmuz ayında ihracatını yüzde 15’lik artışla 33,7 milyon dolardan 38,8 milyon dolara ilerletti. Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği’nin ihracattaki kan kaybı temmuz ayında da sürdü. Temmuz ayında ihracatı yüzde 49 düşen EZZİB 17 milyon 558 bin dolarlık ihracat yaparken, Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği 17 milyon 442 bin dolarlık ihracata imza attı. Ege Bölgesi’nin ihracatı 3 milyar doları aştı Türkiye İhracatçılar Meclisi verilerine göre Ege Bölgesi’nin temmuz ayındaki ihracatı yüzde 6’lık artışla 2 milyar 838 milyon dolardan 3 milyar 6 milyon dolara çıktı ve 3 milyar doları aştı. İzmir, 1 milyar 714 milyon dolarlık ihracatla Ege Bölgesi ihracatının yüzde 57’sini tek başına gerçekleştirirken İzmir’de kurulu iki serbest bölge İzmir’in ihracatına 295 milyon dolarlık katkı sağladılar. Denizli ihracatını yüzde 17 artırarak 416 milyon dolardın 483,8 milyon dolara çıkardı ve bu başarısıyla Manisa’yı geride bırakarak Ege Bölgesi’nde en çok ihracat yapan ikinci il konumuna yükseldi. Manisa’nın ihracatı yüzde 21’lik azalışla 445,8 milyon dolardan 353,3 milyon dolara geriledi. Muğla ihracatını yüzde 9’luk artışla 127,6 milyon dolardan 139,5 milyon dolara ilerletti. Balıkesir’in ihracatı yüzde 24’lük azalışla 138,5 milyon dolardan 105,7 milyon dolara indi. Aydın 87,2 milyon dolarlık ihracat yaparken ihracatını yüzde 7 artırma başarısı gösterdi. Afyon’un ihracatı yüzde 12’lik artışla 40,3 milyon dolardan 45,3 milyon dolara yükseldi. Kütahya ihracatını 2 artırarak 40,5 milyon dolar ihracatı hanesine yazdırdı. Uşak 36,2 milyon dolarlık ihracata imza atarken yüzde 23’lük ihracat artış hızıyla Ege Bölgesi illeri arasında ihracat artış rekortmeni olmayı başardı. Almanya iki ay sonra zirveyi geri aldı Ege İhracatçı Birlikleri’nin en çok ihracat yaptığı ülkeler listesinde ilk sırada 160,3 milyon dolarla Almanya yer aldı. Mayıs ayında ABD ve İtalya’nın, haziran ayında İtalya’nın gerisinde kalan Almanya iki ay aranın ardından zirvedeki yerini geri aldı. Amerika Birleşik Devletleri 138,4 milyon dolarlık taleple zirve ortağı olurken, İtalya 109 milyon dolarla zirvenin üçüncü basamağında yer buldu. Ege İhracatçı Birlikleri, temmuz ayında Libya, Hindistan, Litvanya, Suriye, Vietnam ve Türkmenistan’a 3 haneli ihracat artış rakamlarına ulaştı. Öztürk; “6 birliğimizin ihracatı azaldı” Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, haziran ayından sonra temmuz ayında da aylık ihracat rekoru kırmanın ve yıllık ihracatta 19 milyar doları aşmanın mutluluğunu yaşadıklarını dile getirdi. Öztürk; “Bu başarıların yanında 12 ihracatçı birliğimizin 6 tanesinin ihracat rakamlarının 2025 yılı temmuz ayının gerisinde kalması bizleri üzüyor” değerlendirmesinde bulundu. Ege Bölgesi’ndeki 9 ilin 7’sinin temmuz ayında ihracatını artırdığına vurgu yapan Öztürk, “İhracat rakamlarımızdaki artışların çift hanelere ulaşması için ihracatçılarımızın finansmana erişimdeki engellerinin kaldırılması gerekiyor. Yüzde 45-50’ye ulaşan finansman maliyetleriyle ihracatımızı artıramayız. Ege Bölgesi’nin ihracatında tarım sektörleri yüzde 40 pay alıyor. Pek çok üründe ihraç sezonları başlıyor. Tarım ürünleri ihracatçılarımız 1 yıl boyunca ihraç edecekleri ürünleri bu aylarda satın alacak ve ödemelerini gerçekleştirecek. Tarım sektörlerine özel Türk Eximbank’ın bir finansman modelini hayata geçirmesini bekliyoruz” diye konuştu.

AgaOne Commodities, Afrikada altın madeni devralıyor Haber

AgaOne Commodities, Afrikada altın madeni devralıyor

Şirket, maden için toplam yatırımın 70 milyon dolara ulaşmasını hedefliyor. AgaOne Commodities, yerel ortağı Nova Africa Resources ile yürütülen çalışmaların tamamlanmasının ardından, Botsvana'nın tek altın madeni olan Mupane Gold Mining'i 21,5 milyon dolar bedelle satın alacak. Şirket, devralma sürecinin ardından madenin yeniden faaliyete geçirilmesi ve modernizasyonu için milyonlarca dolarlık yatırım yapmayı planlıyor. 70 milyon dolarlık yatırım hedefi AgaOne Genel Müdür Yardımcısı Tanyel Yılmaz, toplam yatırım tutarının yaklaşık 70 milyon dolara ulaşmasının beklendiğini belirterek, yatırımın Botsvana hükümetiyle yapılacak anlaşmalar, rezerv verileri ve mevcut altyapının durumuna göre netleşeceğini söyledi. Yılmaz, "Beş yıllık süreçte 700 bin ons altın üretimini hedefliyoruz. Üretimi ise 2027 yılının ortalarında yeniden başlatmayı planlıyoruz." dedi. AgaOne'ın yalnızca altın madenciliği yapmayacağını vurgulayan Yılmaz, entegre bir süreç yönetimi modeliyle Afrika'da örnek oluşturacak katma değerli bir ekosistem kurmayı hedeflediklerini ifade etti. Teknik eğitim merkezi kurulacak AgaOne Commodities Kurucu Ortağı ve Yönetim Kurulu Başkan Vekili Gökhan Yılmaz ise, Finlandiya'daki Laiva Altın Madeni ortaklığının ardından Botsvana yatırımının şirketin küresel büyüme stratejisinde önemli bir adım olduğunu söyledi. Yılmaz, Türkiye'nin mücevher üretimi ve kıymetli madenler alanındaki bilgi birikiminden yararlanarak Botsvana'da bir Teknik Eğitim Merkezi kurmayı planladıklarını belirtti. Merkezde madencilik akademisi, mücevher tasarımı, darphane ve üretim alanlarına yönelik eğitim programlarının yanı sıra kadınların sektörde daha aktif rol almasını hedefleyen "Women Up" girişiminin de yer alacağı ifade edildi.

Türkiye meralarının yarısından fazlasını kaybetti Haber

Türkiye meralarının yarısından fazlasını kaybetti

Kuraklık, çölleşme ve arazi tahribatının hızla arttığı bir dönemde 17 Haziran Dünya Çölleşme ve Kuraklıkla Mücadele Günü, doğal varlıkların korunmasının kritik önemini yeniden gündeme taşıyor. Birleşmiş Milletler’in 2026 yılını "Uluslararası Meralar ve Çobanlık Yılı" ilan etmesiyle birlikte, bu yılın odağı kurak ve yarı kurak ekosistemlerin korunmasında kritik rol oynayan meralar oldu. "Fark Et, Koru, İyileştir!" çağrısı, mera alanlarının ekolojik, ekonomik ve sosyal değerine dikkat çekerken; gıda güvenliği, su döngüsü ve kırsal yaşam için yaşamsal rolünü de ortaya koyuyor. TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç, meraların yalnızca hayvancılıkla sınırlı görülmemesi gerektiğini belirterek, "Doğal meralar; toprağı koruyan, suyun toprağa süzülmesini sağlayan, karbon depolayan ve çok sayıda canlıya yaşam alanı sunan ekosistemlerdir. İklim krizinin etkilerinin arttığı günümüzde meralar, çölleşme ve kuraklığa karşı en güçlü doğal kalkanlarımızdan biridir." dedi. Türkiye'nin kaybettiği mera alanı, Marmara’nın iki katı büyüklüğünde Doğal meraların çölleşme ve erozyonla mücadelede kritik rol oynadığını vurgulayan Ataç, "Toprağı örterek yağışın yüzeyde oluşturduğu tahribatı azaltır, suyun toprağa sızmasını sağlar ve su döngüsüne katkı sunar. Meraların tahrip edilmesi ise erozyonu artırır, toprak kaybını hızlandırır ve kuraklığın etkilerini derinleştirir." dedi. Türkiye’nin mera varlığının son 65 yılda yüzde 54 azaldığını vurgulayan Deniz Ataç, 1960’ta yaklaşık 29 milyon hektar olan çayır ve mera alanlarının bugün 13 milyon hektar seviyesine gerilediğini hatırlattı. Kaybedilen mera alanı, Marmara Bölgesi’nin iki katını aşan büyüklükte. "Doğal meralar azalırken, mevcut alanlar üzerinde baskı da artıyor. Bu durum hem ekosistem bütünlüğü hem de gıda güvenliği açısından ciddi riskler oluşturuyor." şeklinde konuşan Ataç, tarım arazisine dönüştürme, kentleşme, madencilik faaliyetleri ve arazi kullanım değişikliklerinin bu kaybın temel nedenleri olduğunu ifade etti. Gıda üretiminin ve kırsal yaşamın güvencesi Meralar ekonomik açıdan da önemli işlevler üstleniyor; küçükbaş ve büyükbaş hayvancılık önemli ölçüde mera alanlarına bağlı olarak sürdürülüyor. Hayvancılıkta en büyük maliyet kalemlerinden birinin yem giderleri olduğuna işaret eden Ataç, “Ülkemizde meraların yüzde 70’i düşük verimli, yeterli bitki örtüsünden yoksun ve bozulmuş halde. Bu durum verim düşüklüğüne, hayvanlarda beslenme yetersizliklerine ve kaba yem açığının büyümesine yol açıyor. Oysa meraların iyileştirilmesi, kaba yem açığının azaltılmasına katkı sağlayarak üreticileri destekler. Ayrıca kırsal yaşamın sürdürülmesi ve dünya genelinde hayvancılıkla geçimini sağlayan 500 milyon insanın ekonomik olarak güçlenmesi açısından da önemli bir fırsat sunar." dedi. Biyolojik çeşitliliğin göz ardı edilen yaşam alanları Meraların aynı zamanda biyolojik çeşitlilik açısından zengin doğal ekosistemler olduğuna da dikkat çeken TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı, birkaç metrekarelik bir mera alanında onlarca farklı bitki türünün bir arada bulunabildiğini belirtti. Meraların yalnızca bitkiler için değil, böcek, kuş ve memeli türleri için de yaşam alanı sağladığının altını çizerek "Dünya üzerindeki biyolojik çeşitlilik açısından önemli bölgelerin büyük bölümü doğal mera ekosistemleriyle ilişkilidir. Buna rağmen meralar, çoğu zaman ormanlar kadar dikkat çekmemekte ve yeterince korunmamaktadır. Oysa biyolojik çeşitliliğin korunması için meraların da güçlü koruma politikalarıyla desteklenmesi gerekiyor." uyarısında bulundu. Meraları korumak geleceği korumaktır Türkiye’de 4342 Sayılı Mera Kanunu’nun mera alanlarının korunması açısından önemli bir yasal çerçeve sunduğunu belirten Ataç, buna rağmen enerji, madencilik, turizm ve çeşitli arazi kullanım taleplerinin mera alanlarını tehdit ettiğini ifade etti. Deniz Ataç, özellikle Temmuz 2025’te kabul edilen Torba Yasa gibi son yıllarda yapılan yasal düzenlemelerin de doğal alanlar üzerindeki baskıyı artırdığına dikkat çekerek, "Zeytinliklerden ormanlara, tarım alanlarından mera ekosistemlerine kadar birçok doğal varlık kısa vadeli kullanım baskılarıyla karşı karşıya bırakılıyor. Oysa çölleşme ve kuraklık riskinin giderek arttığı bir dönemde doğal alanları korumak, ülkemizin geleceğini korumaktır." dedi. TEMA Vakfı'nın Kurucu Onursal Başkanları merhum Hayrettin Karaca ve merhum A. Nihat Gökyiğit’in Mera Kanunu’nun yasalaşması için büyük emek verdiğini hatırlatan Ataç, sözlerini şöyle tamamladı: "Vakfımızın ilk projelerinden biri mera ıslah çalışmalarıydı. Bugün çölleşme ve kuraklıkla mücadelede başarının yolu; mera alanlarının korunmasından, tahrip olmuş alanların iyileştirilmesinden ve sürdürülebilir mera yönetiminin yaygınlaştırılmasından geçiyor. Meraları korumak yalnızca bugünün üretimini değil; su varlığımızı, gıda güvenliğimizi ve biyolojik çeşitliliğimizi de korumaktır. Bu nedenle tüm karar vericileri, yerel yönetimleri ve toplumun tüm kesimlerini doğal meraların korunması ve iyileştirilmesi için birlikte hareket etmeye davet ediyoruz." Biliyorsun, Sorumlusun!

Madencilik sektörü artık teknoloji ile anılacak Haber

Madencilik sektörü artık teknoloji ile anılacak

“Maden-Tek 2024, Maden Endüstrisi Teknoloji Günleri” 12-13 Aralık 2024’te Ankara’da gerçekleştirilecek Bu kapsamda gerçekleştirilen organizasyonlar ise sektörün bir araya gelmesini sağlıyor. Son olarak madencilik sektörü ve teknoloji üreticileri Ankara’da bir araya geliyor. Ankara’nın ilk maden fuarı olma özelliğine sahip olan ve bu yıl ikincisi organize edilen “Maden-Tek 2024, Maden Endüstrisi Teknoloji Günleri” 12-13 Aralık 2024’te Hacettepe Üniversitesi Beytepe Kampüsü Tunçalp Özgen Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Gerek işçi sağlığı gerekse çevre güvenliği gibi konularda teknolojinin yoğun şekilde kullanılmasıyla güvenli madencilik örneklerinin çoğalması, üretimde verimlilik artışı ve sürdürülebilirlik kapsamında da teknolojik gelişmelerin madencilik faaliyetlerine entegre edilmesiyle artık madencilik faaliyetleri teknoloji odağıyla öne çıkıyor. Bu bağlamda teknoloji üreten firmalar ile bu teknolojileri kullanan maden şirketlerinin bir araya getirildiği etkinlikte sektörün öncü ve güçlü firmalarının yer almasıyla madencilik sektörüne en yüksek katkı sağlanması planlanıyor. Başta Türkiye olmak üzere Avrupa ve Amerika kıtasından, Türki Cumhuriyetler’den, komşu ülkelerden ve Afrika ülkelerinden ziyaretçi taleplerinin alındığı etkinlikte maden arama ve üretim alanında kullanılan ileri teknolojilerin sergi alanlarında tanıtılacağı ve eş zamanlı oturumlarda anlatılmasıyla Türk Maden Endüstrisi’nin teknolojik yüzü ortaya çıkarılacak. Şirketlerin boy gösterdiği stantlı alanların yanı sıra yoğun bir oturum programına da sahip olan etkinlik iki gün boyunca madencilik sektörünün tüm paydaşlarının ziyaretine açık olacak.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.