SON DAKİKA
Hava Durumu

#Lübnan

Ekometre - Lübnan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Lübnan haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Kurban Bayramı 9 gün olacak mı? Haber

Kurban Bayramı 9 gün olacak mı?

Kabine iki haftalık aranın ardından yine yoğun gündemle toplanacak. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlığında yapılacak toplantının en önemli başlığı Orta Doğu'da aşılmaya çalışılan kriz olacak. ABD ile İran arasındaki ateşkes süreci yakından takip ediliyor. Bölgede yeni bir güvenlik paradigmasının inşası için hareket eden Ankara'nın önceliği ateşkesin kalıcı bir barışa evrilmesi. Kabine toplantısında Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğinde Türkiye'nin yürüttüğü barış diplomasisi üzerinde durulacak. Ayrıca soykırımcı İsrail'in Lübnan ve Filistin topraklarındaki saldırıları ile Küresel Sumud Filo'suna yönelik müdahalesi de ele alınacak. Ekonomi programı ile piyasalardaki son durum ele alınacak Orta Doğu'daki gelişmeler, özellikle de Hürmüz Boğazı'ndaki bilmece küresel ekonomiyle ticaret üzerindeki olumsuz etkisini sürdürüyor. Kabine toplantısında enerji fiyatlarındaki yükselişlere rağmen dezenflasyon sürecinin devamını sağlamak için yapılacaklar gündeme gelecek. Orta Vadeli Program ve 12'nci Kalkınma Planı çerçevesinde uygulanan ekonomi programı ile piyasalardaki son durum değerlendirilecek. Kabinede "Terörsüz Türkiye" gündemi Terörsüz Türkiye hedefi de Kabine'nin gündeminde yer alacak. Süreçte gelinen aşama ile Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nda kabul edilen rapor ışığında atılacak yasal adımlar toplantıda ele konuşulacak. BAYRAM TATİLİ 9 GÜN OLACAK MI? Bakan Ersoy, Kurban Bayramı tatilinin 9 gün olup olmayacağı konusunda, "9 günlük tatil turizm açısından gayet olumlu olur ama bu Kabine'de tartışılıp alınacak bir karar." açıklamalarında bulunmuştu.

Abdullah Gül Yunanistan'daki Delfi Ekonomi Forumu'na katıldı Haber

Abdullah Gül Yunanistan'daki Delfi Ekonomi Forumu'na katıldı

Delfi Ekonomi Forumu'nda katıldığı sohbette konuşan 11. Cumhurbaşkanı Gül, dünyanın küresel bir kriz ve belirsizlik döneminden geçtiğine işaret etti. Kurallara dayalı düzen aşındırılıyor Gül, bazı güçlü devletlerin kurallara dayalı düzeni ve uluslararası normları aşındırdığını ifade etti. Gazze, İran ve Lübnan'a yönelik saldırıların yıkıcı olduğunu belirten Gül, "Bu operasyonlar uluslararası kuralları hiçe saydı. Ciddi insan hakları ihlallerine neden oldu. Uzmanlara ve Birleşmiş Milletler (BM) raporlarına göre Gazze'deki durum soykırım oldu" dedi. ABD, İllegal eylemlerin kapılarını aralıyor' ABD'nin İran'a yönelik saldırılarının da uzun vadede bölgesel ve küresel anlamda stratejik sonuçları olacağını vurgulayan Gül, "Amerikalı yetkililer bile Tahran'ın ABD için yakın bir tehdit oluşturmadığını kabul ediyor. Bu şekilde davranarak, ABD diğer güçler için de illegal eylemlerin kapılarını aralıyor" diye konuştu. Gül, bu süreçte ABD'nin imajının zedelendiğini ve Körfez ülkelerinin de ABD'nin gücüne olan güvenini kaybettiğini belirtti. Hürmüz Boğazı'nın yeni bir sorun olduğuna işaret eden Gül, küresel enerji arzının da olumsuz etkilendiğini kaydetti. 'İsrail bölgedeki acının sorumlusudur' Gül, İsrail'in her zamankinden daha izole olduğunu belirterek, "İsrail bölgedeki acının sorumlusudur. Komşu ülkelere yönelik sözde tampon bölge, işgal ve yasa dışı yerleşim politikaları sürdükçe bölgedeki olumsuz hava değişmeyecektir" dedi. Bu arada, Avrupa'nın stratejik özerklik gereksinimine de değinen Gül, "Ankara, Avrupa'nın bugün ihtiyaç duyduğu askeri kabiliyet ve stratejik erişime sahiptir" diye konuştu.

İtalya İsrail'in savunma anlaşmaları askıya alındı Haber

İtalya İsrail'in savunma anlaşmaları askıya alındı

İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, mevcut siyasi ve askeri durumu gerekçe göstererek, İsrail ile 2016 yılından bu yana yürürlükte olan ve askeri teçhizat ile teknolojik araştırma değişimini kapsayan savunma iş birliği anlaşmasının otomatik yenilenme sürecini durdurduklarını açıkladı. Verona kentindeki bir fuarı ziyareti sırasında basın mensuplarına açıklama yapan Başbakan Meloni, "Hükümet, mevcut durum ışığında, İsrail ile olan savunma anlaşmasının otomatik yenilenmesini askıya almaya karar vermiştir." dedi. Meloni ayrıca, ABD Başkanı Donald Trump’ın, Vatikan Devlet Başkanı Papa 14. Leo'ya yönelik sözlerini "kabul edilemez" bulduğunu da yineledi. Bu arada, İtalyan ANSA ajansının haberine göre, İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, İtalya-İsrail askeri işbirliği mutabakatını askıya alan mektubu İsrailli mevkidaşı Israel Katz'a gönderdi. Söz konusu mutabakat, iki ülke arasında askeri teçhizat ve teknolojik araştırmaların değişimiyle ilgili savunma işbirliğini kapsıyordu. Mutabakat, daha önce 5 yılda bir yenilenmeyi öngörüyordu ve 13 Nisan 2016'da yürürlüğe girmişti. Ülkede muhalefet partileri, sendikalar ve sivil toplum kuruluşları, uzun süredir Meloni hükümetine, İtalya-İsrail Askeri İşbirliği Mutabakatı'nın durdurulması yönünde çağrılar yapıyordu. İtalya ile İsrail ilişkilerinde tansiyon Lübnan dolayısıyla yükseldi İtalya-İsrail ilişkileri, Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Barış Gücü (UNIFIL) bünyesindeki İtalyan askeri araç konvoylarına, İsrail ordusunca açılan ateşler dolayısıyla son günlerde gerilmişti. 8 ve 12 Nisan’da meydana gelen olaylarda İtalyan askerlerinin de bulunduğu UNIFIL konvoylarına, İsrail ordusunca uyarı ateşi açıldığı basına yansımıştı. İtalya Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Antonio Tajani, 8 Nisan'daki olayın ardından İsrail'in Roma Büyükelçisi Jonathan Peled'in dışişleri bakanlığına çağrılması talimatını vermişti. Son olarak Bakan Tajani'nin, dün Lübnan'ın başkenti Beyrut'a yaptığı ziyaret sırasında, İsrail'in sivilleri hedef alan "kabul edilemez" saldırıları karşısında dayanışma göstermek için Lübnan'a gittiğini ifade etmesi, İsrail'in tepkisini çekmişti. İsrail Dışişleri Bakanlığı, Tajani'nin sözlerini protesto etmek üzere dün İtalya'nın Tel Aviv Büyükelçisi Luca Ferrari'yi bakanlığa çağırmıştı.

Pezeşkiyan Türkiye'nin İran'la olan dayanışmasından memnun Haber

Pezeşkiyan Türkiye'nin İran'la olan dayanışmasından memnun

İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, "Türkiye'nin, İran'a yönelik acımasız saldırıları kınayan tutumu ve özellikle Türk milletinin İran'la etkileyici dayanışmasını takdir ediyoruz" dedi. İran Cumhurbaşkanlığının yazılı açıklamasına göre Pezeşkiyan ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Liderler, görüşmede savaşa son verilmesine yönelik çözümler hakkında görüş alışverişinde bulundu. İran'a karşı askeri saldırganlığın durdurulması yönündeki çabalarından dolayı bazı dost ve komşu ülkelere teşekkür eden Pezeşkiyan, "Türkiye'nin, İran'a yönelik acımasız saldırıları kınayan tutumu ve özellikle Türk milletinin İran'la etkileyici dayanışmasını takdir ediyoruz." ifadelerini kullandı. İran ile ABD arasında varılan ve İsrail'i de içeren geçici ateşkes anlaşmasının Lübnan dahil olmak üzere bölgedeki tüm cepheleri kapsaması gerektiğini vurgulayan Pezeşkiyan, şunları kaydetti: "İsrail'in eylemleri bölgede bir yangın çıkarmayı amaçlamaktadır ve İslam ülkeleri, Siyonist rejimin savaş kışkırtıcılığına ve bölgenin istikrarını ve barışını tehlikeye atmasına karşı dayanışma içinde olmalıdır. Uluslararası toplumun ve İslam ülkelerinin, başta Lübnan olmak üzere bölgesel ülkelere yönelik saldırganlık ve suçların durdurulması için ABD ve Siyonist rejime baskı yapması şarttır." Pezeşkiyan, İran'ın bölgesel istikrarın korunması ve çatışmaların yayılmasını önlemek için ateşkesi kabul ettiğini belirterek, "ateşkesin devamının karşı tarafın yükümlülüklerine gerçek anlamda uymasına bağlı olacağını" vurguladı.

Trump: Anlaşmamız böyle değildi Haber

Trump: Anlaşmamız böyle değildi

ABD Başkanı Donald Trump, İran ile varılan geçici ateşkesin temel şartı olan Hürmüz Boğazı’nın açılması konusunda Tahran yönetimini "yetersiz" kalmakla suçlayarak, mevcut durumun yapılan mutabakata aykırı olduğunu savundu. Trump, açıklamasında, "İran, petrolün Hürmüz Boğazı'ndan geçişine izin verme konusunda çok yetersiz, hatta bazılarının deyişiyle onursuz bir tutum sergiliyor. Bu, aramızdaki anlaşmaya aykırı." ifadelerine yer verdi. Donald Trump, konuyla ilgili son açıklamasında, "İran'ın Hürmüz Boğazı'ndan geçen tankerlerden ücret aldığına yönelik haberler var. Öyle olmasa iyi olur; ancak eğer ücret alıyorlarsa hemen buna son verseler iyi olur." ifadelerini kullanmıştı. ABD-İRAN arasında israil'i de kapsayan geçici ateşkes ABD ve İsrail'in İran'a 28 Şubat'ta başlattığı saldırıların ardından İran'ın misillemeleri ile bazı bölge ülkelerine düzenlediği saldırılarla savaşa dönüşen süreçte, ABD Başkanı Donald Trump, 8 Nisan'da saat 01.30 sularında ateşkesi kabul ettiğini duyurdu. Trump, Hürmüz Boğazı'nın açılması şartıyla 2 haftalık ateşkesi kabul ettiklerini, İran'dan 10 maddelik teklif aldıklarını ve bunun müzakere için uygulanabilir bir temel olduğunu ifade etti. "İran'ın savaştaki hedeflerine ulaştığı" açıklamasında bulunan İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi de nihai müzakerelerin İslamabad'da en fazla 15 gün içinde sonuçlandırılmasının hedeflendiğini bildirdi. Türkiye, Pakistan ve Mısır, ABD-İran arasındaki mesaj alışverişinin sürmesi ve sonuca ulaşması için yoğun çaba gösterdi. Geçici ateşkesi desteklediğini açıklayan İsrail yönetimi ise uzlaşmaya Lübnan konusunun dahil olmadığını savunarak Lübnan'a yönelik saldırılarını sürdürüyor.

Hürmüz Boğazında kripto dönemi Haber

Hürmüz Boğazında kripto dönemi

İran’ın geçişleri izin, rota ve kripto ödemeye bağlaması, Hürmüz’de yeni bir ticaret rejimi yaratıyor. Azalan tanker trafiği ve artan maliyetler, enerji piyasalarında kalıcı riskleri gündeme taşıyor. İran’ın geçişleri izin, rota ve hatta kripto para ödemesine bağlayan yeni yaklaşımı, tanker trafiğini adeta durma noktasına getirdi. Sektör temsilcileri, “ateşkes sonrası normalleşme” beklentisinin yerini kontrollü ve sınırlı geçiş dönemine bıraktığını belirtiyor. Trafik dibe vurdu Normal şartlarda günde yaklaşık 130-140 geminin geçtiği boğazda, geçiş sayısı 10-15 bandına kadar geriledi. Hatta bazı günlerde bu sayı tek hanelere indi. Salı günü 11 olan geçiş sayısının çarşamba günü 4’e indiği rapor ediliyor. Analistlere göre bu düşüşün nedeni çatışmanın sona ermemesi değil, aksine yeni kuralların yarattığı belirsizlik. İran, geçiş için Devrim Muhafızları’ndan onay, rota kontrolü ve ücret şartı getirirken, gemi sahipleri riskleri net görmeden hareket etmek istemiyor. Körfez’de yüzlerce geminin beklemede olduğu, en az 300’ünün bölgeden çıkmak için fırsat kolladığı ifade ediliyor. Sektör kaynakları bu durumu “küresel enerji ticaretinde park alanı” olarak tanımlıyor. Kripto ile geçiş: Yeni sistem nasıl işleyecek? İran’ın en dikkat çekici hamlesi ise geçiş ücretini kripto para ile talep etmesi oldu. Planlanan sistemde tankerlerin önceden bildirim yapması, ardından kendilerine bildirilen ücretin kısa sürede dijital para ile ödenmesi gerekiyor. Bazı değerlendirmelere göre ücretin tanker başına milyon dolar seviyesine çıkabileceği, bazı senaryolarda ise varil başına ek maliyet yaratacağı belirtiliyor. Analistler, bu modelle yaptırımları aşarak gelir yaratma ve Boğaz üzerindeki kontrolü kurumsallaştırma amaçlandığını belirtiyor. Ancak bu sistemin uygulanabilirliği tartışmalı. Zira kripto ödeme talebi, Batılı şirketler açısından yaptırım ihlali riskini gündeme getiriyor. Sigorta ve güvenlik engeli Evrim Küçük'ün haberine göre, geçişin önündeki en kritik sorunlardan biri de sigorta. Boğaz hâlâ “yüksek riskli bölge” olarak sınıflandırılırken, primler savaş öncesine kıyasla katlanmış durumda. Sigortacıların, geçiş için İran’dan resmi onay talep etmesi ancak bu onayın nasıl alınacağının net olmaması, operasyonel tıkanıklığı artırıyor. Denizcilik şirketleri ayrıca mayın riski, askeri müdahale ihtimali ve rota belirsizliği nedeniyle temkinli kalmayı sürdürüyor. Bu nedenle ateşkese rağmen kısa vadede tam normalleşme beklenmiyor. “Serbest geçiş” tartışması büyüyor İran’ın geçişleri ücretlendirme ve kontrol altına alma girişimi, uluslararası alanda ciddi tepkiyle karşılanıyor. Körfez ülkeleri boğazda “engelsiz geçişin” kırmızı çizgi olduğunu vurgularken, ABD tarafı da olası bir anlaşmanın temel şartının serbest dolaşım olacağını belirtiyor. Analistler, böyle bir modelin kabul görmesi halinde küresel enerji ticaretinde güç dengelerini değiştirebileceğini ve üretici ülkeler arasında yeni gerilimler yaratabileceğini ifade ediyor. Askeri olarak boğazın zorla açılmasının ise yüksek maliyetli ve riskli olacağı, bu nedenle diplomatik sürecin belirleyici olacağı değerlendiriliyor. Petrol yeniden 100 doları zorluyor Petrol fiyatlarında ateşkes etkisi dün yerini yeniden yükselişe bıraktı. Bent petrol vadeli işlemleri dün yüzde 4’ten fazla artarak varil başına 99 dolara yaklaştı. Amerikan ham petrolünün fiyatı da yüzde 5.3 artarak 100 dolara dayandı. Bu artış, İsrail'in Lübnan'a yönelik yenilenen saldırılarının, kırılgan Ortadoğu ateşkesinin kalıcılığı konusunda şüpheler uyandırması ve Hürmüz Boğazı'nın büyük ölçüde kapalı kalmasıyla gerçekleşti.

Ateşkes belirsizliğiyle altın piyasası yatay seyrediyor Haber

Ateşkes belirsizliğiyle altın piyasası yatay seyrediyor

Altın fiyatları, ABD ile İran arasındaki ateşkes görüşmelerinin seyrine yönelik belirsizlik nedeniyle perşembe günü yatay bir görünüm sergiledi. Yatırımcıların odağında ayrıca gün içinde açıklanacak kritik ABD enflasyon verileri yer aldı. Spot altın, ons başına 4 bin 720 dolarda sınırlı değişim gösterdi. ABD’de haziran vadeli altın kontratları ise yüzde 0,8 düşüşle 4 bin 736,50 dolara geriledi. Gram altın ne kadar? Gram altın fiyatları yeni güne 6 bin 756 lira seviyesinde başladı. GoldSilver Central Genel Müdürü Brian Lan, altının kısa vadede net bir yön arayışında olmadığını belirterek, “Ateşkes sonrası gelişmelere dair spekülasyonlar sürüyor. Altın şu an için belirgin bir hareket sinyali vermiyor” dedi. Lan, fiyatların yakın vadede 4 bin 607 ile 4 bin 860 dolar aralığında konsolide olmasını beklediğini ifade etti. Jeopolitik riskler piyasaları baskılıyor Çarşamba günü İsrail’in Lübnan’a yönelik bugüne kadarki en yoğun saldırılarını gerçekleştirmesi ve yüzlerce kişinin hayatını kaybetmesi, bölgede tansiyonu yeniden yükseltti. İran’dan gelen misilleme tehdidi ise risk iştahını baskıladı. Öte yandan petrol fiyatları, Ortadoğu’daki arzın ateşkese rağmen tam olarak toparlanamayabileceğine yönelik endişelerle yükseldi. Altında savaş sonrası sert geri çekilme Spot altın, 28 Şubat’ta başlayan ABD-İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ardından yüzde 10’dan fazla değer kaybetti. Artan enerji fiyatlarının enflasyon baskısını güçlendirmesi, piyasaların faiz beklentilerini yeniden şekillendirmesine neden oldu. Faiz getirisi bulunmayan altın, genellikle düşük faiz ortamlarında daha güçlü performans gösteriyor. FED mesajları ve veri gündemi belirleyici olacak ABD Merkez Bankası’nın (Fed) 17-18 Mart tarihli toplantı tutanakları, enflasyonun yüzde 2 hedefinin üzerinde kalmaya devam etmesi nedeniyle daha fazla faiz artışı ihtimalinin güç kazandığını ortaya koydu. Özellikle İran savaşı kaynaklı enflasyon baskısı bu beklentiyi destekledi. Piyasalar şimdi ABD’de açıklanacak şubat ayı Kişisel Tüketim Harcamaları (PCE) verisi ile cuma günü yayımlanacak mart ayı enflasyon verilerine odaklanmış durumda. Bu verilerin, Fed’in para politikası patikasına dair yeni ipuçları sunması bekleniyor. Standard Chartered tarafından yayımlanan notta ise kısa vadeli dalgalanmalara rağmen, artan jeopolitik riskler nedeniyle altının önümüzdeki aylarda yeniden yükseliş trendine girebileceği öngörüldü. Diğer değerli metallerde düşüş Diğer değerli metallerde ise satış baskısı öne çıktı. Spot gümüş yüzde 0,5 düşüşle ons başına 73,71 dolara, platin yüzde 0,6 kayıpla 2.017,26 dolara ve paladyum yüzde 0,4 gerileyerek 1.549,18 dolara indi.

Legrand Türkiye Grubu’nda bayrak değişimi Haber

Legrand Türkiye Grubu’nda bayrak değişimi

Pascal DECONS, Legrand Türkiye Grubu’nun yeni Ülke Müdürü ve CEO’su olarak 1 Nisan 2026 itibarıyla göreve başlayacak. DECONS, Türkiye’deki faaliyetlerin geliştirilmesine ve inovatif çözümlerin pazara sunulmasına öncülük ederek, grubun sürdürülebilir büyüme hedeflerine de önemli katkılar sağlayacak. Pascal DECONS, Legrand’daki 26 yılı aşkın kariyeri boyunca farklı bölgelerde stratejik liderlik rollerinde bulundu. İngiltere’de pazarlama alanında başladığı kariyerini, Fransa’da kanal yönetimi deneyimi ile pekiştirdi. Ardından Orta Afrika’dan Lübnan’a, Fas’tan İspanya’ya ve Rusya-BDT ülkelerine kadar uzanan geniş bir coğrafyada ülke müdürlüğü ve genel müdürlük rollerini üstlendi. En son Polonya’da genel müdür olarak görev alan DECONS, küresel ölçekte ekip yönetimi, büyüme stratejileri ve inovatif çözümlerin pazara sunulması konularındaki kapsamlı deneyimiyle tanınıyor. Legrand bünyesinde farklı pazarlarda önemli görevler üstlenen DECONS, Türkiye’deki sorumluluğunun yanı sıra Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) ülkelerinin ülke müdürlüğü görevini de sürdürmektedir. Legrand Türkiye Grubu’nda ülke müdürü ve CEO görevini 10 yıldır başarıyla sürdürmekte olan Levent ILGIN ise, 1 Nisan 2026 itibarıyla kariyerine Legrand Grup’un İngiltere ve İrlanda operasyonlarından sorumlu Ülke Müdürü olarak devam edecek. Sayın ILGIN, yeni görevinde Legrand, CP Electronics, Electrak ve Power Control şirketlerinden oluşan grup şirketlerinin yönetimini üstlenirken, üç fabrikayı kapsayan operasyonlardan sorumlu olacak.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.