SON DAKİKA
Hava Durumu

#Lgs

Ekometre - Lgs haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Lgs haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

GUHEM Havacılık ve Uzay Teknolojileri Fen Lisesi’nde ilk ders zili çaldı Haber

GUHEM Havacılık ve Uzay Teknolojileri Fen Lisesi’nde ilk ders zili çaldı

Türkiye genelinde LGS’de en başarılı 48 öğrencinin eğitim göreceği okulun açılışında konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, “Geleceğimiz için yaptığımız en büyük yatırım öğrencilerimizdir. Buradan ülkemizi geleceğe taşıyacak çok değerli girişimciler ve liderler yetişeceğine inanıyorum.” dedi. BTSO öncülüğünde Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı destekleriyle hayata geçen GUHEM’in yerleşkesindeki programa Bursa Valisi Erol Ayyıldız, BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, BTSO Meclis Başkanı Ali Uğur, İl Millî Eğitim Müdürü Gürhan Çokgezer, BTSO Meclis ve Yönetim Kurulu üyeleri, öğretmenler, öğrenciler ve veliler katıldı. BTSO Başkanı İbrahim Burkay, GUHEM projesine yaklaşık 10 yıl önce büyük bir hayalle başladıklarını belirterek merkezin bugün dünyanın önde gelen uzay ve havacılık merkezlerinden biri haline geldiğini söyledi. Bursa’nın ekonomik gücünün arkasında sanayi ve teknolojinin bulunduğunu ifade eden Burkay, geleceğin asıl gücünün ise nitelikli insan kaynağı olduğunu vurguladı. İbrahim Burkay, “Fabrikalarımız, üretim gücümüz ve teknolojimiz elbette çok kıymetli. Ancak geleceğimiz için yaptığımız en büyük yatırım gençlerimizdir. GUHEM çatısı altında yetişecek gençlerimizin içinden önümüzdeki 20 yılda ülkemizi sıçratacak girişimciler, bilim insanları ve liderler çıkacağına inanıyoruz.” diye konuştu. Pekin ve Toulouse ile öğrenci değişimi Öğrencilerin uluslararası eğitim ve proje programlarıyla destekleneceğini belirten Başkan Burkay, Çin’in Pekin ve Fransa’nın Toulouse kentlerindeki uzay merkezleriyle iş birliklerinin bulunduğunu söyledi. Burkay, “Öğrencilerimiz Çin, Fransa, İngiltere ve ABD başta olmak üzere farklı ülkelerdeki gençlerle ortak projeler geliştirecek. İngilizcenin yanında ikinci bir yabancı dili de çok önemsiyoruz. Önümüzdeki yıldan itibaren hazırlık sınıfımızda İngilizcenin yanı sıra Çince eğitimi de vermeyi planlıyoruz. Hedefimiz gençlerimize bilgiyle birlikte harekete geçme cesareti kazandırmak.” dedi. Yüksek Teknoloji Kampüsü öğrencilere açılacak GUHEM Havacılık ve Uzay Teknolojileri Fen Lisesi öğrencilerinin akademik eğitimin yanı sıra üretim ve teknoloji altyapılarıyla da buluşacağını ifade eden Burkay, BUTGEM, MESYEB, BUTEKOM ve Bursa Model Fabrika’nın yer aldığı Yüksek Teknoloji Kampüsü’nün öğrencilerin çalışma alanlarından biri olacağını kaydetti. Öğrencilerin GUHEM’de görev yapan uzmanlardan eğitim alacağını belirten Burkay, “Tüm öğrencilerimiz yüzde 100 burslu. 12 öğrencimiz şehir dışından geldi. Önümüzdeki yıldan itibaren Bursa’daki öğrencilerimiz dahil tamamının yatılı eğitim almasını hedefliyoruz. Bu evlatlarımız artık bize emanet. Onların analitik düşünme kabiliyetlerini geliştirecek ve dünya ile rekabet edebilecek bireyler olarak yetişmelerini sağlayacak her türlü desteği vereceğiz.” ifadelerini kullandı. “48 öğrencimiz bu vizyonun temsilcileri olacak” Bursa Valisi Erol Ayyıldız, günümüzde ülkelerin gücünün bilgi üreten, teknoloji geliştiren ve nitelikli insan kaynağı yetiştiren ekosistemlerle ölçüldüğünü söyledi. Havacılık, uzay ve savunma sanayiinin stratejik önemine dikkat çeken Vali Ayyıldız, “Bugün eğitime başlayan 48 öğrencimiz bu vizyonun en önemli temsilcileri olacaktır. GUHEM’in güçlü altyapısından yararlanacak, üniversitelerimizin ve sanayicilerimizin mentorluk desteğiyle üretim kültürü içerisinde yetişeceksiniz. Sizlerden beklentimiz merak eden, araştıran, üreten ve bilgisini ülkemiz için değere dönüştüren gençler olmanızdır.” dedi. “Köklü birikimi bilim ve havacılıkla buluşturuyoruz” BTSO Meclis Başkanı Ali Uğur da Bursa’nın üretim ve girişimcilik birikiminin bilim ve teknolojiyle güçlendiğini belirterek, “GUHEM’in eğitimle bütünleşmesini Bursa adına tarihi bir adım olarak görüyorum. GUHEM Havacılık ve Uzay Teknolojileri Fen Lisemizle gençlerimiz geleceğin stratejik alanlarına çok daha donanımlı hazırlanacaktır. Bu yatırımın hayata geçirilmesinde emeği bulunan başta Yönetim Kurulu Başkanımız İbrahim Burkay olmak üzere tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyorum.” dedi. “BTSO üyesi olarak bu projeleri görünce ödediğimiz aidatlar helal olsun diyoruz” Öğrenci velisi Esra Şahiner Çırpar, BTSO’nun teknoloji merkezlerini ziyaret ettiklerini belirterek, “Biz de BTSO üyesiyiz. Odamız bugüne kadar birçok şeyi başardı. Bugün BUTEKOM’u, MESYEB’i ve diğer merkezleri gezdik, katma değeri çok yüksek projeler gördük. Odamızın gücünden güç alan GUHEM’de oğlumuzun okumasını yürekten istedik. Oda’mıza ödediğimiz aidatlar helal olsun. Bu emeklerin nereye dönüştüğünü bugün daha iyi gördük. BTSO’ya ve Yönetim Kurulu Başkanımıza gönülden teşekkür ediyorum.” dedi. “İbrahim Burkay’ın güçlü bir vizyonu var” Kırklareli Lüleburgaz’dan oğlunu okula getiren Salih Akaner ise kampüsü gördükten sonra yeni açılan bir okul olmasına ilişkin endişelerinin tamamen ortadan kalktığını söyledi. Akaner, “Fiziki şartları ve ortaya konan vizyonu görünce içimiz çok rahatladı. BTSO Başkanı İbrahim Burkay’ın çok derin bir tecrübesi var, vizyonu geniş. Buraya katkısının ne kadar büyük olduğunu gördüm. Aynı enerjiyi çocuklarımız da yakalarlarsa ülkemiz için çok değerli evlatlar olarak yetişeceklerinden hiç şüphem kalmadı. Burada gördüklerimizin benim vizyonuma da katkı sağlayacağına inanıyorum.” ifadelerini kullandı. “GUHEM bir dünya markası” Öğrencilerden Metin Önder, hayalinin uzay ve havacılık alanında eğitim almak olduğunu belirterek, “GUHEM’i daha önce de biliyordum. Burada bir lise açıldığını duyunca büyük heyecan yaşadım. Sadece Türkiye’de değil tüm dünyada büyür bir marka. Bizim hayal ettiğimiz okul burasıydı. Burada çok iyi eğitim alacağıma eminim. Burada harika imkanlar var. Laboratuvarları ve imkânları gördük. Arkadaşlarımızla birlikte TEKNOFEST başta olmak üzere önemli projelere imza atmak istiyoruz. Geleceğin uzay, havacılık ve teknoloji mühendislerinin buradan yetişeceğine inanıyorum. Bize bu imkanı sağlayan BTSO’ya ve emeği geçenlere teşekkür ederim” dedi. “Pilot olmak istiyorum” Zixin Liao da GUHEM’i daha önce okul gezisiyle ziyaret ettiğini belirterek, “Havacılıkla ilgileniyorum ve ileride pilot olmak istiyorum. İlk öğrencilerden biri olduğum için çok heyecanlıyım. Hayallerime giden ilk adımlarımı burada atmayı umuyorum.” diye konuştu. GUHEM ortamının heyecan verici olduğunu ifade eden öğrenci Ezgi Berfin Kaymakçı ise “Burası diğer okullardan farklı. Havacılık ve uzayla doğrudan iç içe bir ortamımız var. GUHEM Fen Lisesi’nin bize çok şey katacağına ve geleceğe daha güçlü hazırlayacağına inanıyorum.” ifadelerini kullandı.

LGS'de ezber dönemi kapanıyor Haber

LGS'de ezber dönemi kapanıyor

LGS matematik tartışması: Uzmanlara göre yeni nesil sınavlarda bilgi kadar dikkat ve yorumlama da belirleyici LGS’nin ardından tartışma konusu olan matematik sorularını değerlendiren eğitim uzmanları, yeni nesil sınavlarda başarının yalnızca konu bilgisiyle değil; okuduğunu anlama, yorumlama, dikkat yönetimi, sınav kaygısını kontrol edebilme ve bilgiyi doğru bağlamda kullanma becerisiyle belirlendiğini söyledi. Liselere Geçiş Sistemi kapsamındaki merkezi sınavın ardından özellikle matematik soruları öğrenciler, veliler ve eğitim çevrelerinde tartışma konusu oldu. Uzun metinli, günlük yaşam senaryolarına dayalı ve çok adımlı yorum gerektiren sorular, “Matematik bilgisi mi ölçülüyor, okuduğunu anlama becerisi mi?” tartışmasını yeniden gündeme taşıdı. BCN Eğitim Kurumları’ndan Eğitimci Adem Bican, Çocuk Gelişimi Uzmanı Fulya Bican ve Psikolojik Danışman Barış Sezgin, LGS matematik sorularına ilişkin tartışmayı akademik başarı, çocuk gelişimi ve sınav psikolojisi açısından değerlendirdi. Uzmanlara göre yeni nesil sınavlarda öğrencilerden yalnızca bilgiyi hatırlamaları değil; bilgiyi anlamaları, yorumlamaları, problem durumuna uyarlamaları ve sınav anında dikkatlerini sürdürebilmeleri bekleniyor. Adem Bican: Ezberci hazırlık modeli artık yeterli değil Eğitimci Adem Bican, LGS matematik sorularının yalnızca işlem becerisini değil, öğrencinin problemi anlama ve yorumlama gücünü de ölçtüğünü belirtti. Bican, yeni nesil sınavlarda öğrencinin önce soruyu anlaması, verilen bilgileri ayıklaması, problemi zihninde modellemesi ve ardından matematiksel çözüm yolunu kurması gerektiğini ifade etti. “Bugünün sınavlarında formül ezberi tek başına yeterli değil. Öğrenci formülü bilse bile sorunun ne istediğini anlayamıyorsa, verilen bilgileri doğru ilişkilendiremiyorsa ve zamanı yönetemiyorsa başarıya ulaşmakta zorlanıyor. Yeni nesil sınavlarda başarı yalnızca konu bilmekle değil, bilgiyi doğru bağlamda kullanabilmekle mümkün hale geliyor.” dedi. Matematik testlerinde gerçek yaşam senaryolarının, tablo ve grafiklerin, şekil yorumlarının ve çok aşamalı problemlerin daha görünür hale geldiğini söyleyen Bican, bu durumun öğrencilerin sınava hazırlık biçimini de değiştirmesi gerektiğini kaydetti. Bican, “LGS sonrası tartışmayı yalnızca ‘sorular zordu’ ya da ‘kolaydı’ düzeyinde ele almak eksik kalır. Burada daha büyük bir dönüşüm var. Öğrenciden artık yalnızca işlem yapması değil, okuduğunu anlaması, analiz etmesi ve çözüm stratejisi geliştirmesi bekleniyor. Ezberci hazırlık modeli artık çocukları ileri taşımıyor.” değerlendirmesinde bulundu. “Matematik artık sadece işlem değil, muhakeme becerisi istiyor” LGS’de tartışılan matematik sorularının eğitim sistemi açısından önemli bir mesaj verdiğini belirten Bican, okulların ve velilerin sınav hazırlığına daha geniş bir perspektiften bakması gerektiğini söyledi. “Matematik artık sadece işlem değil, muhakeme becerisi istiyor. Öğrenci soruda verilen bilgiyi okuyacak, gereksiz ayrıntıyı ayıklayacak, şekli veya tabloyu yorumlayacak ve ardından çözüm yolunu kuracak. Bu nedenle sınava hazırlık yalnızca çok soru çözmekten ibaret görülemez. Okuma becerisi, dikkat yönetimi ve problem çözme disiplini de hazırlığın merkezinde olmalı.” ifadelerini kullandı. Bican, çocukların yalnızca bilgiyi bilen değil, bilgiyi yorumlayan, analiz eden ve farklı durumlara uyarlayan bireyler olarak yetiştirilmesi gerektiğini belirterek, “Yeni nesil sınav, yeni nesil öğrenme modeli istiyor.” dedi. Fulya Bican: Bu beceriler son yıl test çözerek kazanılmaz Çocuk Gelişimi Uzmanı Fulya Bican ise LGS’de tartışılan uzun metinli ve yorum gerektiren soruların, çocukların gelişim sürecinde kazandığı temel becerilerle doğrudan ilişkili olduğunu söyledi. Fulya Bican, okuduğunu anlama, dikkatini sürdürme, yönerge takip etme ve problem çözme becerilerinin yalnızca 8. sınıfta yoğun test çözerek kazanılamayacağını belirtti. “Bir çocuğun uzun metinli soruyu anlayabilmesi, verilen bilgiyi ayıklayabilmesi ve problemi çözümleyebilmesi sadece son yıl yaptığı test sayısıyla açıklanamaz. Bu beceriler erken yaşlardan itibaren gelişen bilişsel süreçlerin sonucudur. Çocuğun kitapla ilişkisi, oyun içinde problem çözme deneyimi, neden-sonuç bağlantısı kurması ve günlük yaşamda düşünmeye teşvik edilmesi ilerleyen yıllarda akademik performansı doğrudan etkiler.” dedi. Fulya Bican, matematik başarısının yalnızca sayılarla işlem yapma becerisine indirgenmemesi gerektiğini vurguladı. Bican, “Matematiksel düşünmenin temeli erken çocuklukta atılır. Sınıflama, karşılaştırma, sıralama, örüntü kurma, neden-sonuç ilişkisi geliştirme gibi beceriler çocuğun ilerleyen yıllardaki problem çözme kapasitesini güçlendirir. Çocuk erken yaşlardan itibaren soru sormaya, keşfetmeye ve çözüm üretmeye teşvik edilmelidir.” diye konuştu. “Sınavda çocuk sadece bilgisiyle değil, dikkat sistemiyle de mücadele eder” Sınav anında öğrencinin yalnızca konu bilgisiyle değil, dikkat ve kaygı yönetimiyle de karşı karşıya kaldığını belirten Fulya Bican, uzun metinli soruların bazı öğrencilerde zihinsel yük oluşturabileceğini kaydetti. “Bir çocuk konuyu biliyor olabilir. Ancak sınav anında kaygısı yükseldiğinde, dikkatini sürdüremediğinde veya sorudaki yönergeyi doğru takip edemediğinde bildiği konuyu da yanlış uygulayabilir. Bu nedenle sınav başarısını yalnızca kaç soru çözüldüğüyle açıklamak eksik kalır. Dikkat süresi, duygusal dayanıklılık ve problem karşısında sakin kalabilme becerisi de en az akademik bilgi kadar önemlidir.” ifadelerini kullandı. Fulya Bican, ailelerin sınav sürecinde yalnızca akademik sonuca odaklanmaması gerektiğini belirtti. Bican, “Çocuğun evde yapabildiği soruyu sınavda yapamaması her zaman bilgi eksikliği anlamına gelmez. Bazen çocuk sınav anında kaygılandığı için soruyu yanlış okur, dikkati dağılır veya çözüm adımlarını sürdüremez. Bu nedenle çocukların duygusal dayanıklılığını desteklemek, sınav başarısının önemli bir parçasıdır.” değerlendirmesinde bulundu. Barış Sezgin: Konuyu bilmek yetmez, sınav anını yönetmek gerekir Psikolojik Danışman ve Eğitim Koçu Barış Sezgin ise LGS matematik sorularına ilişkin tartışmanın öğrencilerin sınav anı performansı açısından da değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Sezgin, yeni nesil soruların öğrenciden yalnızca bilgiyi hatırlamasını değil, sınav anında dikkatini korumasını, zamanı planlamasını ve kaygısını yönetmesini beklediğini belirtti. “Bir öğrenci konuyu çok iyi biliyor olabilir. Ancak uzun metinli, çok adımlı ve yorum gerektiren bir soruyla karşılaştığında kaygısı yükselirse dikkatini sürdüremeyebilir. Bu durumda sorun bilgi eksikliği değil, sınav anı performansını yönetememektir. Yeni nesil sınavlarda başarı, bilgiyi doğru anda doğru stratejiyle kullanabilen öğrencilerle mümkün oluyor.” dedi. Sezgin, sınav hazırlığının yalnızca konu tekrarı ve test çözme üzerinden yürütülmesinin eksik kalacağını ifade etti. “Öğrenci sınava yalnızca akademik olarak değil, psikolojik olarak da hazırlanmalı. Uzun sorular karşısında paniğe kapılmadan önce neyi okuduğunu anlamak, gereksiz bilgiyi ayıklamak, işlem sırasını belirlemek ve zamanı doğru kullanmak gerekir. Bunlar da tıpkı konu bilgisi gibi çalışılarak geliştirilen becerilerdir.” diye konuştu. “Deneme çözmek kadar deneme sonrası analiz yapmak da önemli” Barış Sezgin, sınav sürecinde deneme sınavlarının yalnızca net takibi için değil, öğrencinin davranış ve hata örüntüsünü görmek için de değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Sezgin, “Deneme çözmek kadar deneme sonrası hata analizi yapmak da önemlidir. Öğrenci zamanı nerede kaybettiğini, hangi soru tiplerinde kaygısının arttığını, hangi yönergeleri yanlış okuduğunu ve hangi aşamada dikkatten koptuğunu fark etmelidir. Bu farkındalık olmadan yalnızca daha fazla test çözmek, aynı hatayı daha hızlı tekrar etmekten başka bir sonuç doğurmayabilir.” değerlendirmesinde bulundu. Sınav anında öğrencilerin özellikle uzun metinli sorularda stratejiye ihtiyaç duyduğunu belirten Sezgin, “Öğrencinin her soruya aynı refleksle yaklaşması doğru değil. Bazı sorularda önce kök okunmalı, bazı sorularda veri tabloyla birlikte değerlendirilmeli, bazı sorularda ise gereksiz bilgi ayıklanmalı. Bu beceriler düzenli deneme, analiz ve sınav simülasyonu ile gelişir.” dedi. Uzmanlardan ortak mesaj: Sınav başarısı çok boyutlu ele alınmalı Uzmanlara göre LGS matematik soruları üzerinden başlayan tartışma, sınav başarısının çok boyutlu yapısını bir kez daha ortaya koydu. Adem Bican sınavların ezberci hazırlık modelinin sınırına işaret etti. Fulya Bican, okuduğunu anlama ve dikkat becerilerinin erken yaşlardan itibaren geliştiğine dikkat çekti. Barış Sezgin ise öğrencinin bildiğini sınav anında performansa dönüştürebilmesi için kaygı, dikkat ve zaman yönetimi becerilerinin desteklenmesi gerektiğini ifade etti. Uzmanlara göre yeni nesil sınavlarda başarı; yalnızca konu bilgisiyle değil, okuduğunu anlama, matematiksel muhakeme, dikkat yönetimi, duygusal dayanıklılık ve sınav stratejisiyle birlikte değerlendirilmeli.

LGS velilerine özel 5 kritik öneri Haber

LGS velilerine özel 5 kritik öneri

15 Haziran Pazar günü gerçekleştirilecek sınavda öğrenciler hem akademik bilgilerini hem de stres yönetimine yönelik becerilerini ortaya koyarak lisede hedefledikleri okula girmek için yarışacak! Acıbadem Maslak Hastanesi’nden Uzman Psikolog Oğuzhan Gürdoğan “LGS sınavı, öğrencilerin akademik bilgi düzeylerini ölçmenin ötesinde, psikolojik sağlamlıklarını ve çevresel destek sistemlerini test eden önemli bir dönemdir. Bu süreçte en sık rastlanan zorluklardan biri, sınav kaygısıdır. Çocuklarda ‘Başaramazsam kimse beni önemsemeyecek’ ya da ‘Bu sınav hayatımın en önemli anı’ gibi inançlar, gerçekçi bir bakış açısı geliştirmeyi engeller. Bu düşünceler, kaygı, panik ve huzursuzluk gibi yoğun duyguları tetikler ki, bu tür olumsuz duygulara kapılmalarını önlemek için velilere büyük görev düşmektedir. Unutmayın; Çocuğunuzun başarısı sadece bir sınav kağıdıyla değil, kendine olan inancı ve sizin ona sunduğunuz duygusal alanla şekillenir” diyor. Anne babaların kendi kaygılarını ve streslerini kontrol edemeyerek bunu yansıtmalarının da çocukta baskı ve paniğe yol açarak sınav başarısını olumsuz etkileyebildiğini vurgulayan Uzman Psikolog Oğuzhan Gürdoğan, LGS Velilerine Özel 5 Kritik Öneride bulundu, önemli açıklamalar yaptı. Stresinizi yönetmeyi öğrenin Ebeveynlerin aşırı beklentili, eleştirel ya da stresli yaklaşımları çocukta “Eğer sınavda kötü yaparsam, bütün geleceğim mahvolur”, “Başarırsam mükemmelim, başaramazsam tamamen yetersizim”, “Bir soruyu yapamazsam kaybettim sayılır, diğerlerini de yapamam” gibi olumsuz düşüncelerin hakim olmasına yol açar. Bu tür düşünceler çocuğun gerçeği daha objektif bir şekilde değerlendirmesini zorlaştırır ve stresini artırır, sınavda bildiği soruyu bile yapamamasına neden olabilir. Bu nedenle stresinizi kontrol etmeye çalışın, gerekirse uzman desteği almaktan çekinmeyin. Çocuğunuzun kendini güvende hissetmesini sağlayın Çocuğunuzun, ailesinin her koşulda arkasında olduğu bilmesi son derece önemlidir. Anlayışlı ve koşulsuz kabul içeren bir tutum, çocuğun kendisini güvende hissetmesini sağlar. Bu noktada empatik dinleme çok değerlidir. Çocuğun duygularını küçümsemek yerine, onu anlamaya çalışmak ve ona “Ne olursa olsun yanındayım” mesajını vermek, stresle başa çıkma gücünü artırır. Olumsuz düşünceleleri ile baş etmesine destek olun Uzman Psikolog Oğuzhan Gürdoğan “Sınav kaygısına karşı en etkili müdahalelerden biri, çocuğun olumsuz düşüncelerini fark edip sorgulamasını desteklemektir. “Bu düşünce gerçeği yansıtıyor mu? Başka hangi kanıtlar var? Daha dengeli ve gerçekçi bir bakış açısı nasıl olurdu?” gibi sorularla çocuğun düşüncelerini yeniden çerçevelemesi sağlanabilir. Örneğin, “Sınav sonucu önemli ama tek başına tüm değerimi belirlemez” gibi daha gerçekçi ve esnek bir bakış açısı kazandırmak, kaygının şiddetini azaltır” diyor. Birlikte kaliteli zaman geçirin Sınavdan hiç söz etmeden, çocuğunuzla kaliteli zaman geçirmek, onu zihinsel ve duygusal olarak rahatlatacak, fiziksel aktivitelerle desteklenen ortamlar yaratmak, sanıldığı gibi çocuğu hedeften uzaklaştırmaz. Aksine bu tür sağlıklı molalar, sınav sürecine daha güçlü ve motive bir şekilde dönmesini sağlar. Bu süreçte; derin nefes egzersizleri, kas gevşetme çalışmaları ya da sınav öncesi kısa yürüyüşler, hem zihni hem de bedeni sakinleştirir. Ayrıca, deneme sınavı çözmek gibi adım adım sınava alışma ritüelleri, kaygının kontrol altına alınmasına yardımcı olur. Çabalarını takdir edin Uzman Psikolog Oğuzhan Gürdoğan, “Çocuğun kendisini güvende hissetmesi, özgüvenin ve öz-yeterlik duygusunun gelişimini destekler. Ailelerin çocuğun sadece başarısını değil, gösterdiği çabayı ve sürece dair gayretini takdir etmesi, uzun vadede daha güçlü bir psikolojik sağlamlık oluşturur. Bu yaklaşım, çocuğun sadece sınav için değil, tüm yaşamı boyunca stresle başa çıkma becerilerini geliştirir. Sınavlar gelip geçici birer deneyimdir; ancak çocuğun bu süreçte kendisine ve çevresine dair geliştirdiği düşünceler, yaşam boyu kalıcı olur. Çocuğun düşünce ve inançlarını daha esnek, gerçekçi ve olumlu bir çerçevede şekillendirmesi, ailesinin sunduğu koşulsuz destekle birleştiğinde, sınavdan çok daha önemli bir kazanım sağlar” diyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.