SON DAKİKA
Hava Durumu

#Kurulu Güç

Ekometre - Kurulu Güç haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kurulu Güç haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Türkiye'nin elektrik kurulu gücü 126 bin megavatı aştı Haber

Türkiye'nin elektrik kurulu gücü 126 bin megavatı aştı

Türkiye'nin elektrik kurulu gücü haziran sonu itibarıyla 126 bin 113 megavata yükseldi. Yenilenebilir enerji kaynaklarının toplam kurulu güç içindeki payı yüzde 62,7'ye ulaşırken, yerli kaynakların payı ise yüzde 71,9 olarak gerçekleşti. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı verilerine göre, toplam 126 bin 113 megavatlık kurulu gücün 79 bin 62 megavatını yenilenebilir enerji kaynakları oluşturdu. Güneş ve rüzgarın payı arttı Haziran sonu itibarıyla güneş enerjisi kurulu gücü 27 bin 210 megavata ulaşarak toplam kurulu gücün yüzde 21,6'sını oluşturdu. Rüzgar enerjisi kurulu gücü ise 15 bin 281 megavat ile yüzde 12,1 pay aldı. Böylece güneş ve rüzgar santrallerinin toplam kurulu gücü 42 bin 491 megavata yükselirken, toplam elektrik kurulu gücü içindeki payı yüzde 33,7'ye çıktı. Hidroelektrik ilk sırada Kaynak bazında dağılım incelendiğinde hidroelektrik santralleri 32 bin 344 megavatlık kurulu güç ve yüzde 25,6 pay ile ilk sırada yer aldı. Doğal gaz santrallerinin kurulu gücü 25 bin 21 megavat (yüzde 19,9), yerli kömür santrallerinin kurulu gücü 11 bin 565 megavat (yüzde 9,2), ithal kömür santrallerinin kurulu gücü ise 10 bin 466 megavat (yüzde 8,3) olarak kaydedildi. Biyokütle kaynaklı kurulu güç 2 bin 428 megavatla yüzde 1,9, jeotermal enerji ise 1.798 megavatla yüzde 1,4 paya ulaştı. Bayraktar: Enerjide dönüşüm hız kazanıyor Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, özellikle güneş ve rüzgar enerjisindeki büyümenin Türkiye'nin enerji dönüşümünün en önemli göstergelerinden biri olduğunu belirtti. Bayraktar, elektrik kurulu gücünün 126 bin megavat eşiğini aşmasının önemli bir kilometre taşı olduğunu ifade ederek, şu değerlendirmede bulundu: "Kurulu gücümüzü daha da yukarılara taşıyarak 'Enerjide Tam Bağımsız Türkiye' hedefimize emin adımlarla ilerlemeyi sürdüreceğiz. Özellikle güneş ve rüzgar enerjisinde yakaladığımız ivme, ülkemizin enerji mimarisindeki büyük dönüşümün en net göstergesidir."

Jeotermal sektöründe “ayrımcılık” rahatsızlığı Haber

Jeotermal sektöründe “ayrımcılık” rahatsızlığı

Jeotermal Enerji Derneği (JED) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kındap, 24 Temmuz tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren yönetmeliğin, lisanslı yatırımların imar ve ruhsat süreçlerindeki bürokratik mekanizmaları sadeleştirdiğine dikkat çekerek, “Yönetmeliğin hazırlık safhasında jeotermal yatırımlarının da kapsama dâhil edilmesi yönündeki düşüncelerimizi başta Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu olmak üzere kamu otoritelerimiz ve kamuoyumuzla şeffaf şekilde paylaşmıştık. Ülkemizin kapasite faktörü en yüksek ve baz yük olma özelliği taşıyan tek yenilenebilir enerji kaynağı olan jeotermalin düzenlemenin dışında tutulmasını ayrımcılık olarak görmekteyiz.” dedi. 2035’E kadar 10 milyar dolar yatırım Jeotermal kaynaklı elektrik enerjisi kurulu gücünde 1.800 Megavat (MW) seviyesine ulaşan Türkiye’nin, 2035 enerji hedefleri çerçevesinde, gelecek on yılda kurulu gücünü iki buçuk kat artırarak 4.500 MW seviyesine çıkaracağını anımsatan Kındap, yaklaşık 10 milyar dolarlık yatırıma karşılık gelen projelerin çevresel standartları en yüksek seviyede karşılar nitelikte olduğunu belirtti. Türkiye’nin son yirmi yılda yenilenebilir enerjide tüm dünyanın dikkatini çeken bir başarı öyküsü yazdığını kaydeden Ali Kındap, bu başarıda jeotermal enerjinin çok önemli payı olduğunu, küresel jeotermal literatürüne “Türk Mucizesi” olarak geçen bu başarı sonucunda kurulu gücün son on beş yılda 15 Megavat (MW)’tan 1.800 MW’a yükseldiğini hatırlattı. “Üvey kardeş değil öz kardeş” JED Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kındap, şu değerlendirmeyi yaptı: “Türk jeotermal sektörü olarak, dünyanın en çevreci santrallerine, küresel ölçekte başarılar kazanan sondaj teknolojilerine ve insan kaynağına sahibiz. Ülkemizin temiz enerji yolculuğunda tamamlayıcı değil, baz yük işlevi yüklenen temel enerji kaynağını değere dönüştürüyoruz. Rüzgâr ve güneş enerjisi yatırımları için gerçekleştirilen düzenlemeyi isabetli ve gerçekçi buluyoruz. Ancak hepimiz çok iyi biliyoruz ki ülkemizin yenilenebilir enerji ve Net Sıfır hedeflerine ulaşabilmesi için yatırım süreçlerinin hızlanması gerekiyor. Aynı hedefe hizmet eden jeotermal yatırımların bu düzenlemenin dışında kalmasını anlamakta güçlük çekmekteyiz. Bir yenilenebilir enerji kaynağının yatırım süreçlerini hızlandırırken, dünyada dördüncü ve Avrupa’da birinci olduğumuz bir başka yenilenebilir enerji kaynağını mevcut bürokratik süreçlerle baş başa bırakmanın hakkaniyetle bağdaşmadığını ifade ediyoruz. İmar ve ruhsat süreçlerinin sadeleştirilmesi ve yatırımcı açısından öngörülebilir hâle getirilmesi vizyonu, tüm enerji yatırımları için geçerli olmalı. Bu düşüncemizi kamu otoritelerimiz ve kanun yapıcılarla şeffaf şekilde paylaşarak raporladık. Türk jeotermal sektörü olarak ayrımcılık değil eşitlik, üvey kardeş olmak değil öz kardeş olmak istiyoruz.” Öngörülebilir yatırım ortamı talebi Jeotermal enerji yatırımlarında kaynak arama çalışmalarının taşıdığı riskin tamamıyla yatırımcıya ait olduğuna ve bu durumun yatırımların başlangıç aşamasında yüksek maliyetli arama ve sondaj çalışmaları gerektirdiğine dikkat çeken Kındap, izin ve ruhsat süreçlerindeki zaman kaybının jeotermal yatırımlar açısından rüzgâr ve güneş enerjisine kıyasla çok daha kritik sonuçlar doğurduğunu kaydetti. Sektörün talep ajandasının hiçbir zaman çevre mevzuatının, teknik denetimlerin ya da kamu yararını güvence altına alan süreçlerin ortadan kaldırılması veya zayıflatılması olmadığının altını çizen JED Başkanı Kındap; kuralları açık, denetimi güçlü ve süresi öngörülebilir bir yatırım ortamı talep ettiklerini sözlerine ekledi. JED olarak uzun süredir lisans, izin, ruhsat, arazi, imar, ÇED ve sondaj süreçlerinde mükerrer işlemlerin kaldırılması ve birbirinden bağımsız yürüyebilecek süreçlerin eş zamanlı başlatılması gerektiğini dile getirdiklerini anımsatan Ali Kındap, sözlerini şöyle sürdürdü: “2035’te 4.500 mw kurulu güce rahatlıkla ulaşırız” “Aynı belgenin farklı kurumlar tarafından tekrar tekrar istenmediği, birbirini beklemek zorunda olmayan izinlerin eş zamanlı yürütülebildiği bir modelden söz ediyoruz. Rüzgâr ve güneş için ortaya konulan iradenin jeotermal enerji için de gösterilmesini bekliyoruz. Bu bir ayrıcalık talebi değil, yenilenebilir enerji kaynakları arasında eşit bir yatırım ortamı talebidir. Türkiye’nin enerji dönüşümünde temiz enerji kaynaklarını birbirinin alternatifi değil, birbirini tamamlayan stratejik unsurlar olarak görmemiz gerekiyor. Ülkemizin enerjide dışa bağımlılığını azaltmak ve yerli, yenilenebilir kaynaklarımızdan azami ölçüde yararlanmak istiyorsak bütün yenilenebilir enerji kaynaklarına aynı kararlılıkla yol açmalıyız. Jeotermalde bugün ulaştığımız başarı seviyesine tesadüfen gelmedik. İlmek ilmek örülen bir yatırım, mühendislik bilgisi, insan kaynağı ve sektör tecrübesi oluşturduk. Şimdi önümüzde bu birikimi çok daha ileriye taşıma fırsatı bulunuyor. Sayın Cumhurbaşkanımızın 2035 yılı için belirlediği 4.500 MW jeotermal kurulu güç hedefine rahatlıkla ulaşabileceğimizi tüm kamuoyumuzla paylaşmak istiyoruz. Küresel ölçekte jeotermal enerjiye ilgi yeniden hızla artarken, Türkiye’nin yatırım süreçlerindeki bürokratik yük nedeniyle sahip olduğu avantajı kaybetmesine izin vermemeliyiz.”

Bewen Enerji sermaye piyasalarına adım atıyor Haber

Bewen Enerji sermaye piyasalarına adım atıyor

Talep toplama ise 29-30-31 Temmuz 2026 tarihlerinde gerçekleşecek. Bewen Enerji Genel Müdürü Zafer İğdeli: “Halka arzdan elde edeceğimiz net gelirin yüzde 55’ini mevcut santrallerimizdeki kapasite artışlarına ve inorganik büyüme fırsatlarına ayıracağız.” Türkiye’nin yeşil enerji dönüşümünde etkin rol üstlenen Bewen Enerji A.Ş., Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) onayının ardından halka arz sürecindeki detayları ve gelecek vizyonunu düzenlediği basın lansmanıyla paylaştı. Türkiye Sınai Kalkınma Bankası A.Ş. (TSKB) konsorsiyum liderliğinde ve Yatırım Finansman Menkul Değerler A.Ş. konsorsiyum eş liderliğinde yürütülen süreçte, Bewen Enerji’nin toplam 80.000.000 adet payı, 48,10 TL sabit fiyatla yatırımcılara sunulacak. Halka arz sonrasında şirketin halka açıklık oranının yüzde 25,24, halka arz büyüklüğünün ise 3 milyar 848 milyon TL seviyesinde gerçekleşmesi bekleniyor. Yatırımcılar için talep toplama ise 29-30-31 Temmuz 2026 tarihlerinde gerçekleştirilecek. İki dev kurumsal gücün sinerjisi Türk sanayisinin lokomotif gruplarından Beyçelik Holding ile küresel finans devi Japon ORIX Corporation iştiraki olan İspanyol Elawan Energy ortaklığında faaliyetlerini sürdüren Bewen Enerji, yarım asırlık yerli sanayi tecrübesiyle küresel yenilenebilir enerji birikimini aynı çatıda buluşturuyor. Bewen Enerji Genel Müdürü Zafer İğdeli, basın toplantısında yaptığı konuşmada şirketin kurumsal gücüne dikkat çekerek “Portföyümüzün yüzde 100’ü sıfır karbonlu yeşil enerjiden oluşuyor. Genlerimizde fosil yakıt veya karbon bazlı tek bir yatırım dahi bulunmuyor. Bugün itibarıyla Kayseri Yahyalı’da, Aydın Çine’de ve İzmir Selçuk’taki rüzgar enerji santrallerimiz (RES) ve Kayseri Yahyalı RES’e yardımcı kaynak güneş enerjisi santralimiz (GES) ile toplam 208,9 MW mekanik kurulu güce sahibiz. Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği Ocak 2026 İstatistik Raporuna göre işletmedeki RES’ler bazında Türkiye’nin en büyük 33. yatırımcısı, MW100 araştırmasına göre ise kurulu güç bakımından ülkemizin 76. büyük elektrik üreticisiyiz” dedi. Gelirin yüzde 55’i büyüme ve yeni yatırımlara ayrılacak Halka arzdan elde edilecek kaynağın kullanım stratejisini paylaşan Zafer İğdeli, önceliğin büyüme olduğunun altını çizdi: “Net halka arz gelirimizin yüzde 55’lik en büyük kısmını mevcut üç rüzgar santralimizdeki 53,35 MW elektriksel kapasite artışlarında ve inorganik büyüme fırsatlarında değerlendireceğiz. Yaklaşık 55-60 milyon dolarlık bu yatırım süreciyle üretim gücümüzü artıracağız. Gelirimizin yüzde 40’lık stratejik kısmıyla finansal maliyetlerimizi düşürerek bilançomuzu daha da sağlamlaştıracak; kalan yüzde 5’lik bölümü ise işletme sermayemizi güçlendirmek için kullanacağız. Yatırımcılarımıza geleceğin sektörü yenilenebilir enerjide uzun vadeli bir değer ortaklığı sunuyoruz.” Talep toplama 29, 30 ve 31 Temmuz tarihlerinde Toplantıda ayrıca Elawan Energy CEO’su Dionisio Fernandez Auray, Beyçelik Holding CFO’su Merve Gökdemir ve TSKB Proje Lideri Uğur Aydın Ünüvar da birer konuşma yaparak ortaklık yapısının küresel vizyonuna ve halka arzın finansal boyutlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Sermaye artırımı ve ortak satışı yöntemiyle gerçekleştirilecek halka arzda; payların yüzde 50’si Yurt İçi Bireysel Yatırımcılara, yüzde 40’ı Yurt İçi Kurumsal Yatırımcılara ve yüzde 10’u Yüksek Talepte Bulunacak Yatırımcılara tahsis edildi. Bireysel yatırımcılar için eşit dağıtım yöntemi uygulanacak. Yatırımcılar, 29, 30 ve 31 Temmuz 2026 tarihlerinde taleplerini iletebilecek. Halka Arzın Öne Çıkan Detayları: Halka Arz Fiyatı: 48,10 TL (Sabit Fiyat)Toplam Pay Adedi: 80.000.000 Lot (56.000.000 Lot Sermaye Artırımı, 24.000.000 Lot Ortak Satışı)Halka Arz Büyüklüğü: 3.848.000.000 TLHalka Açıklık Oranı: Yüzde 25,24Dağıtım Yöntemi: Bireysel Yatırımcılara Eşit DağıtımKonsorsiyum Liderleri: TSKB (Lider), Yatırım Finansman (Eş Lider)Talep Toplama Tarihleri: 29-30-31 Temmuz 2026

Bayraktar: Günlük 22 milyon metreküp doğal gaz üretiyoruz Haber

Bayraktar: Günlük 22 milyon metreküp doğal gaz üretiyoruz

Enerji arzında sorun yaşanmayacağını belirten Bayraktar, Türkiye’nin enerjide merkez ülke olma hedefi doğrultusunda yatırımlarını sürdürdüğünü söyledi. BOTAŞ’ın 6 kıta, 39 ülke ve 50’den fazla kaynaktan doğal gaz tedarik ettiğini belirten Bayraktar, LNG ve depolama yatırımlarıyla altyapının güçlendirildiğini ifade etti. “Doğal gazda arz sorunu yaşamıyoruz” Kırklareli’nin Babaeski ilçesinde düzenlenen ENKA 850 megavat Doğal Gaz Kombine Çevrim Santrali açılışında konuşan Bayraktar, Türkiye’nin son yıllarda enerji krizlerine karşı en dirençli ülkelerden biri haline geldiğini söyledi. Bayraktar, “Gerçekleştirdiğimiz uluslararası projeler ve güçlü altyapımız sayesinde doğal gazda arz sorunu yaşamıyoruz, bundan sonra da yaşamayacağız” dedi. LNG kapasitesi büyüyor Türkiye’nin yıllık yaklaşık 60 milyar metreküplük doğal gaz tüketimiyle Avrupa’da dördüncü sırada yer aldığını belirten Bayraktar, LNG gazlaştırma kapasitesinin günlük 161 milyon metreküpe ulaştığını açıkladı. Önümüzdeki yıllarda iki yeni FSRU yatırımıyla bu kapasitenin günlük 200 milyon metreküpe çıkarılması hedefleniyor. 2035 hedefi: 10 bin megavat ek kapasite Enerji talebinin hızla arttığını vurgulayan Bayraktar, doğal gazın Türkiye’nin enerji dönüşümünde kritik bir “geçiş yakıtı” olduğunu söyledi. Türkiye Ulusal Enerji Planı kapsamında 2035 yılına kadar doğal gaz santrallerine ilave 10 bin megavat kurulu güç eklenmesinin planlandığını belirten Bayraktar, yenilenebilir enerji yatırımlarının da hız kesmeden süreceğini ifade etti. Depolama kapasitesi artırılıyor Silivri ve Tuz Gölü yer altı depolama tesislerinin toplam kapasitesinin 6,3 milyar metreküpe ulaştığını açıklayan Bayraktar, 2028 yılına kadar Türkiye’nin yıllık doğal gaz tüketiminin en az yüzde 20’sini depolayabilecek seviyeye çıkılacağını söyledi.

Jeotermale ‘Hayır’ demek, ithâl kaynaklara ‘Evet’ demektir Haber

Jeotermale ‘Hayır’ demek, ithâl kaynaklara ‘Evet’ demektir

Jeotermal Enerji Derneği (JED) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kındap, Anadolu ve Trakya coğrafyasında bin 500’ün üzerinde doğal jeotermal çıkış noktası olduğunu hatırlatarak, başta enerji olmak üzere yatırımların Ege’den ülke geneline doğru yayılması için seferberlik ilân edilmesi gerektiğini vurguladı. DOĞU ANADOLU JEOTERMAL ZENGİNİ Ağrı, Muş, Bingöl, Elazığ ve Van başta olmak üzere Doğu Anadolu illerinin tektonik yapıları gereği çok zengin jeotermal kaynaklara sahip olduğu bilgisini veren Kındap, “Jeotermal tamamen bizim olan, kullanırken kimseden izin istemediğimiz, kimseye bir para ödemeyeceğimiz; 7 gün 24 saat kesintisiz üretim yaptığımız; temiz, yenilenebilir ve sürdürülebilir bir kaynak. Doğu Anadolu Bölgemizdeki illerimizde, jeotermalin tüm kullanım alanlarında ülke ekonomisinin kalkınmasına hizmet edecek projeler geliştiriliyor. Pek çok kentimizde yurttaşlarımızın yatırımları desteklediğini görmek bizlere de mutluluk veriyor. Çünkü hepimiz biliyoruz ki tamamen bizim olan jeotermal enerjiye ‘hayır’ demek, kıt olan dövizimizi harcayarak ithal ettiğimiz enerji kaynaklarına ‘evet’ demek anlamına geliyor.” dedi. “Bilgi eksikliğini gidermek görevimiz” Muş ve Bingöl’de bazı vatandaşların bilgi eksikliğinden kaynaklı sebeplerle jeotermale karşı çıkabildiğini söyleyen Kındap, bu yöndeki eksikliğin giderilmesi ve karşı çıkışların siyasi istismar konusu olmaması için JED ve benzeri sivil toplum örgütlerine görev düştüğünü hatırlattı. “Türkiye’de halen enerji üreten ya da inşa halinde olan jeotermal santrallerin, dünyanın kabul ettiği en yüksek çevre standartlarına sahip olduklarına işaret eden JED Başkanı Ali Kındap, şu değerlendirmeyi yaptı: “Varto ve Karlıova başta olmak üzere Doğu Anadolu Bölgesi’nde gerçekleştirilecek jeotermal yatırımların, başta istihdam olmak üzere bölge ekonomisine çok farklı alanlarda katkı sağlamasını bekliyoruz. Bugün Ağrı’nın Diyadin ilçesi nasıl jeotermal seracılıkta bir Türkiye markası olduysa; Varto ve Karlıova gibi pek çok ilçemiz enerji üretiminde, termal turizmde, sebze ve meyve kurutma yatırımlarında, jeotermal madencilik uygulamalarında birer marka şehir olabilir. Gerek inşaat gerekse işletme süreçlerinde yaratılacak doğrudan ve dolaylı iş imkanları, bu ilçelerimizde ciddi bir ekonomik hareketlilik yaratacak. Kaynaklarımızın verimliliği ile paralel olarak tarımsal üretimde artış, yılın 12 ayı kesintisiz üretim yapılabilen modern seracılık uygulamaları yaygınlaşacak. Sektör temsilcileri olarak bizler, yurttaşlarımızın doğru bilgilenmesine büyük önem vermekteyiz. Bir ilimizde jeotermal yatırımlar alkışlarla karşılanırken, birkaç yüz kilometre uzaklıktaki bir başka şehrimizde eleştiri konusu oluyorsa, bizlerin de sorumluluk alması gereken bir bilgi eksikliği var demektir.” “Türkiye jeotermali elinin tersi ile itemez” Rusya – Ukrayna ve ABD-İran savaşlarının Türkiye için enerji arz güvenliğinin taşıdığı stratejik önemi gösteren örnekler olduğuna dikkat çeken Kındap, gelişmişlik seviyesi ne olursa olsun tüm ülkelerin yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarına çok daha fazla önem verdiklerini belirtti. Dünyada dördüncü, Avrupa’nın lider jeotermal zengini ülkesi olan Türkiye’nin, bu dev enerji kaynağını elinin tersi ile itemeyeceğini kaydeden Ali Kındap, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ülkemiz doğalgaz ve petrol zengini bir ülke değil. Enerjide bağımsız olmamız için bu kaynaklara sahip olmamız da gerekmiyor. Tüm yenilenebilir kaynaklarımızdan etkin şekilde ve sonuna kadar yararlanmalı, 85 milyonluk ülkemizin enerjisini bu kaynaklarla karşılamalıyız. Bu açıdan baktığımızda Doğu Anadolu’daki jeotermal yatırımlarımız ekonomik kalkınma, çevresel sürdürülebilirlik ve enerji bağımsızlığı hedeflerimizin tam kesişim noktasında yer alıyor. Bu yatırımların ülkemizin temiz enerji yolculuğunda güçlü birer adım olduğuna inanıyoruz. Nasıl ki rüzgâr enerjisi yatırımlarımız son yıllarda batıdan doğuya doğru hızlı bir ivme ile yayılıyorsa, jeotermal enerjide de aynı rotayı izlemeliyiz.” Rakamlarla jeotermal sektörü Jeotermal kaynaklı elektrik üretiminde 1758 MW kurulu güç seviyesine ulaşan Türkiye; potansiyelinin çok altında kalan bu seviye ile dünyanın dördüncü, Avrupa’nın lider ülkesi konumunda. Türkiye, enerji üretiminin yanı sıra konut ısıtması, jeotermal seracılık, termal turizm, jeotermal balıkçılık ve sebze meyve kurutma alanlarında 7 bin MW’ın biraz üzerinde jeotermal kullanıma sahip. Maden Tetkik Arama Kurumu (MTA) Türkiye’nin keşfi tamamlanan jeotermal potansiyelini 62 bin MW/termal olarak açıklarken, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı verilerine göre Türkiye üçte birinden azına karşılık gelen 19 bin 836 MW/termal kullanıma sahip. 150 bin dönüm jeotermal ısıtmalı sera potansiyeline sahip olan Türkiye, halen 7 bin dönüm jeotermal ısıtmalı seraya sahip. Türkiye, potansiyelinin % 5’i seviyesinde olan bu kapasite ile dünyada 7'inci, Avrupa'da ise 1'inci sırada yer alıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.