SON DAKİKA
Hava Durumu

#Küresel Piyasalar

Ekometre - Küresel Piyasalar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Küresel Piyasalar haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Enerji şoku faiz indirimini engelliyor Haber

Enerji şoku faiz indirimini engelliyor

Yıla faiz indirimi beklentisiyle giren piyasalarda ‘şahin’ politikaların devam edeceği beklentisi hakim olmaya başladı. Küresel piyasalar nisan ayına İran merkezli jeopolitik gerilimlerin gölgesinde girerken, tedarik endişeleriyle 115 dolar seviyelerine kadar tırmanan Brent petrol, yüksek enflasyonun kalıcı hale geleceği korkusunu tetikleyerek, para politikasının dizginlerini elinde tutan merkez bankalarının mevcut planlarını doğrudan etkiledi. Yaşanan bu ani enerji şoku, yıla faiz indirim döngüsü beklentisiyle giren majör merkez bankalarının nisan ayındaki toplantılarında planları değiştirdi. 29 Nisan’da toplanacak ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz indirimlerini ertelemesi bekleniyor. Fed, kararını 30 Nisan’da açıklayacak. Avrupa Merkez Bankası’nın da (ECB) olası bir ‘faiz artırımı’ senaryosu dahi yeniden dillendirilmeye başlandı. İngiltere Merkez Bankası’na (BOE) yönelik faiz indirimi beklentileri ise yerini sabit tutma eğilimine bırakırken, Japonya Merkez Bankası’nın (BoJ) faiz artıracağına ilişkin öngörüler güçlendi. 22 Nisan’da toplanacak Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) da değişen bu küresel ve yerel şartlar ışığında faiz kararını piyasalarla paylaşacak. Enerjide ‘hürmüz’ çıkmazı İstanbul Ticaret’e değerlendirmede bulunan Gedik Yatırım Yatırım Danışmanlığı Müdür Yardımcısı Onurcan Bal, 28 Şubat’ta ABD ve İsrail’in İran’a saldırısıyla başlayan ve halen devam eden mevcut savaş halinin en çok enerji piyasalarını vurduğunu belirtti. Petrol ve doğalgaz fiyatlarındaki sert artışın nedenlerini detaylandıran Bal, “Bölgedeki altyapı tesislerinin zarar görmesi ve üretimin ilerleyen sürece dair ne kadar hasar alacağına ilişkin belirsizliğin yanı sıra dünyadaki petrol ticaretinin yaklaşık beşte birine hizmet eden Hürmüz Boğazı’nın kapalı olması, enerji maliyetlerinde ciddi bir artışı beraberinde getirdi” dedi. Enerji maliyetlerinin artmasının küresel çapta enflasyon ve büyüme üzerinde olumsuz etkiler yarattığına dikkat çeken Bal, savaş sona erse dahi petrol fiyatlarının çok hızlı bir şekilde savaş öncesi seviyelere dönmesinin ana senaryo olmadığını vurguladı. İndirim döngüsü şimdilik rafa kalktı Son bir buçuk aylık süreçte artan maliyetler ve enflasyon tarafında gündeme gelen endişelerin merkez bankalarının stratejilerini doğrudan değiştirdiğini ifade eden Bal, “Savaş öncesinde küresel piyasalarda hâkim olan kademeli faiz indirim döngüsü şu an için rafa kaldırılmış durumda. Merkez bankalarının faiz indirimlerini ertelediğini söyleyebiliriz” dedi. Küresel çapta çok hızlı bir şahinleşme ve sert faiz artırımları beklemediklerini dile getiren Bal, beklentilerindeki değişimi şu sözlerle aktardı: “Fed’e ilişkin genel beklentiler, bu yıl faiz indirimi yapılmaması yönünde ama kuvvetli bir faiz artırım beklentisi yok. Avrupa Merkez Bankası’nda ise bu yıl faiz değişimi beklenmiyordu, şimdi ‘bir artırım olabilir’ düşüncesi daha ağır basıyor. Fed ve İngiltere Merkez Bankası gibi faiz indirim döngüsünde olan merkez bankalarının bu döngüyü şu an için ertelemesi anlamına geliyor.” Enerji maliyetlerindeki tırmanış, zayıflayan faiz indirimi beklentileri ve riskli varlıklara yönelik azalan iştahın, gelişmekte olan ülkelerden para çıkışlarına sebep olduğunu belirten Bal, jeopolitik riskler sürdükçe bu çıkış eğiliminin devam edebileceğinin altını çizdi. Güvenli liman arayışında yatırımcıların ağırlıklı olarak tahvil ve dolara yöneldiğini aktaran Bal, değerli metallerdeki alışılagelmişin aksine yaşanan düşüşe dikkat çekti: “Normal şartlarda güvenli liman talebiyle altın talep görür, ancak içinde bulunduğumuz sürecin faiz indirim beklentilerini zayıflatması, tahvil faizlerini yükseltmesi ve dolara olan ilgiyi artırması, altını ve gümüşü zayıflatan bir faktör. Enerji maliyetleri yüksek seyretmeye devam ederse altın ve gümüş tarafı zayıf kalmaya devam edebilir.” TCMB için beklenti Küresel jeopolitik tablonun yurt içine yansımalarını da değerlendiren Bal, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) cephesinde de indirim beklentilerinin ötelendiğini kaydetti. Yüzde 1.94 gelen mart enflasyonunun ardından nisan ayının da marttan düşük olmayacağına işaret eden Bal, “Hâlihazırda zaten üst banttan fonlama yapıldığını görüyoruz. Dolayısıyla kısa vadeli bir faiz indirimi şu an bizim taraf için de yok” dedi. Küresel enflasyon korkusunun yeni bir faza geçebileceği uyarısında da bulunan Bal, “savaş uzamaya devam eder, daha da şiddetlenir ve enerji maliyetlerindeki artış eğilimi tekrar hızlanacak olursa hem bizde hem dünyada faiz artırım ihtimalleri daha ciddi konuşulmaya başlanabilir” değerlendirmesinde bulundu. Piyasalar yön arıyor İnfo Yatırım Yatırım Danışmanı Tunç Safa Altunsaray, yıla başlarken dünyada enflasyonun kontrol altına alındığı ve gelişmekte olan ülkelerde dezenflasyon sürecinin devam ettiği iyimser bir tablo olduğunu hatırlattı. Ancak jeopolitik gerilimlerin bu durumu hızla tersine çevirdiğini belirten Altunsaray, “ABD, İran ve İsrail savaşının başlaması, devamında Hürmüz Boğazı’nın kapanması ve petrolde arz sıkıntısının devreye girmesiyle beraber petrol fiyatlarında ciddi artışlar gördük” dedi. Dünya LNG ticaretinin de sekteye uğramasıyla enerji maliyetlerinin ciddi oranda tırmandığını vurgulayan Altunsaray, enerji fiyatlarındaki yukarı yönlü her hareketin tarihi olarak enflasyonist baskı yarattığını ifade etti. Fiyat istikrarının merkez bankalarının ana görevi olduğunu hatırlatan Altunsaray, değişen beklentileri şu sözlerle özetledi: “Şu an enerji maliyetlerinin artmasından dolayı küresel bir enflasyon riski olduğunu düşünecek olursak merkez bankalarının faiz indirimlerinin rafa kalktığını söyleyebiliriz. Hatta Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve İngiltere Merkez Bankası (BOE) gibi kimi merkez bankalarından faiz artışları bile bekleniyor.” Gelişmekte olan borsalardan çıkış hızlandı Gelişmiş ülke merkez bankalarının faiz politikalarındaki şahinleşme eğiliminin piyasalardaki para akışını doğrudan değiştirdiğini vurgulayan Altunsaray, bu durumun borsalar üzerinde baskı oluşturduğuna dikkat çekti. Ocak başından şubat sonuna kadarki süreci örnek gösteren Altunsaray, “Gelişmiş ülkelerin merkez bankalarının faiz indirimi yaptığı ya da beklendiği dönemlerde genelde gelişmekte olan ülkelerin borsalarına ve piyasalarına para girişi olduğunu görmüşüzdür” dedi. Ancak mevcut tabloda rüzgarın tersine döndüğünü belirten Altunsaray, “Faiz indirimi beklentileri değişip merkez bankalarının faiz politikaları sıkılaşma anlamında değiştiği zaman, gelişmekte olan ülkelerin borsalarından çıkış olup paranın sabit getirili ürünlere gittiğini görmüşüzdür. Aslında şu anda gerçekleşen durum tam olarak bu” değerlendirmesinde bulundu. Yeni güvenli liman talebi Yatırımcıların bu belirsizlik ortamında nasıl bir strateji izlemesi gerektiğine de değinen Altunsaray, portföylerin bir miktar nakitte tutulmasının veya para piyasası fonları (PPF) ile mevduat gibi sabit getirili enstrümanlarda değerlendirilmesinin daha kritik olacağını kaydetti. Altın fiyatlarında yaşanan geri çekilmenin arka planını da açıklayan Altunsaray, şunları söyledi: “Şu an merkez bankalarının altın satması, Körfez ülkelerinden likidite ihtiyacı dolayısıyla altın satılması ve dolar endeksinin (DXY) güçlenmesi geri çekilmelere sebep oldu. Aynı zamanda Fed’in faiz indirimlerini ötelemesi dünyada doları güçlendirdi. Bu yüzden güvenli liman tarafının, piyasadaki belirsizlikten dolayı şu an için sabit getirili ürünlerde olduğunu düşünüyorum.”

Piyasalar ateşkesi coşkuyla karşıladı Haber

Piyasalar ateşkesi coşkuyla karşıladı

Küresel ekonomide “yüksek enflasyon-yüksek faiz” baskısı hafifilerken; ons altın 4.858 dolar ve Bitcoin 72 bin 750 dolarla son 3 haftanın zirvesine yöneldi. Gümüş fiyatı 76,50 dolara yükselirken, Asya borsalarında %5’in de üzerinde primler dikkat çekiyor. Orta Doğu’da ABD ve İran’ın iki haftalık ateşkes ilan etmesinin ardından küresel piyasalar nefes aldı. Dün akşam TSİ 21.00’de 110 dolarda işlem gören Brent petrolün varil fiyatının bugün sabah saatlerinde 95 dolara kadar gerilemesi, bütün piyasalarda risk iştahını artırdı. Petrolde saatler içinde %-14’e yaklaşan sert düşüşün ardından, altın başta olmak üzere gümüş, kripto varlıklar ve borsalarda sert yükselişler yaşanıyor. Kıymetli metaller Orta Doğu krizi sırasında en düşük 4.099 doları test eden ons altın fiyatı, bugün 4.858 dolara kadar yükseldi. Böylece ons fiyatında 19 Mart sonrası işlemlerde en yüksek seviye görüldü. TSİ 05:50 sıralarında ons fiyatı %2’nin de üzerinde primle 4.810 dolara yakın denge arayışını sürdürüyor. Benzer şekilde gümüş de yükselişe geçerek 76,50 dolara yöneldi. Mart ayında gri metal en düşük 61 doları görmüş, dünkü işlemlerde de 69,80 doları test ettikten sonra 72,90 dolardan kapanış yapmıştı. Kripto varlıklar Riskli varlık grubunda yer alan kriptolarda da pozitif fiyatlamalar öne çıktı. Pazartesi günü 68.850 dolardan kapanış yapan BTC fiyatı jeopolitik tansiyonda düşüşle birlikte 72 bin 750 dolara kadar yükseldi. BTC fiyatında sabah saatlerinde 71.500 dolara yakın görünüm devam ederken, piyasanın en büyük kripto varlığı, yeniden psikolojik 70 bin dolar seviyesini aşarak, son 3 haftanın en yüksek noktalarını yokladı. Borsalarda coşku Petrolün yüksek seyri Asya başta olmak üzere bütün ekonomileri tehdit ederken, enerji fiyatları üzerindeki stresin azalması, borsalarda da büyük coşkuyla karşılandı. Asya borsalarında bu sabah ilk işlemlerde %5’in de üzerinde yükselişler dikkat çekiyor. Japonya endeksi %4,90, G. Kore %5,70, Hong Kong %2,75 ve Çin borsasında da %1’in üzerinde prim öne çıkıyor. Avrupa borsalarında vadeli işlemlerde %4’ün de üzerinde yükseliş gözlemlenirken, ABD vadeli endekslerinde de artışlar %2’yi geçti. Dolar endeksi ve tahviller Bu arada dün 100 seviyesinin üzerinde seyreden dolar endeksi bugün 98,85’e geriledi ve son 1 ayın dibini gördü. ABD’de 2 yıllık gösterge faiz de %-2,7 geriledi ve 3,73’e çekildi. Küresel piyasalar, yüksek petrol fiyatları sebebiyle “yüksek enflasyon-yüksek faiz” endişeleri ile son dönemde büyük baskı altında kalmıştı. İki haftalık ateşkes ve petrol fiyatındaki sert düşüş, piyasalarda ilk tepkiler itibarıyla bu endişeleri de bir miktar azalttı. Analistler, bundan sonraki süreçte ateşkes şartlarının netleşmesi, bunların uygulanabilirliği, kalıcı bir çatışmasızlık ortamının tesisi ve özellikle de Hürmüz Boğazı’nın açılması gibi gelişmelerin piyasaların radarında olacağını vurguluyor.

Piyasaların gözü Fed kararında Haber

Piyasaların gözü Fed kararında

Yatırımcılar, Fed’in faiz kararının yanı sıra yayımlanacak "nokta grafiği" ve ekonomik projeksiyonlar üzerinden para politikasının gelecek dönem rotasına dair ipuçlarını takip edecek. Küresel piyasalar jeopolitik risklerin gölgesinde Fed'in para politikası kararlarına odaklandı. Fed'in politika faizini sabit bırakmasına kesin gözüyle bakılırken, Fed Başkanı Powell'ın sözle yönlendirmeleri ve bankanın ekonomiye dair projeksiyonları yakından takip edilecek. Küresel piyasalarda, Ortadoğu'da gerilimin yakın zamanda sona erebileceğine yönelik iyimserliğin etkisiyle toparlanma eğilimi sürerken, bugün ABD Merkez Bankası'nın (Fed) para politikası kararları ve Fed Başkanı Jerome Powell'ın sözle yönlendirmeleri yatırımcıların odağına yerleşti. ABD ve İsrail’in İran'a yönelik saldırıları ve İran'dan gelen misillemelerle Ortadoğu'da tırmanan gerilim, başta petrol arzı olmak üzere küresel ekonomi açısından önemli bir risk unsuru olmayı sürdürüyor. Bölgedeki gerginliklerin kısa sürede sona ereceğine dair iyimserliklerin öne çıkmaya başlamasına karşın, çatışmaların uzun vadede ekonomiler üzerindeki olası etkilerinin boyutu ise belirsizliğini koruyor. Çatışmalarda bazı petrol tesislerinin hedef alınması ve petrol sevkiyatı açısından kritik öneme sahip Hürmüz Boğazı'nda deniz trafiğinin yavaşlaması, enerji maliyetlerini artırarak küresel enflasyon risklerini yukarı yönlü besliyor. FED'İN SABİT BIRAKMASI KESİN GİBİ: GÖZLER POWELL'IN MESAJLARINDA Enflasyon risklerindeki artış, merkez bankalarının politikalarına ilişkin beklenti oluşumunu zorlaştırırken, gözler Fed'in bu akşam alacağı para politikası kararlarına çevrildi. Para piyasalarındaki fiyatlamalarda, Fed'in politika faizini sabit bırakmasına kesin gözüyle bakılırken, karar sonrası Fed Başkanı Powell'ın sözle yönlendirmeleri ve bankanın ekonomiye dair projeksiyonları yatırımcılar tarafından yakından takip edilecek. Buna ek olarak faiz kararının ardından yayımlanacak "nokta grafiği"nin gelecekte politika adımlarının yönü ve zamanlamasına ilişkin önemli ipuçları sunması bekleniyor. Fed mart ayı faiz kararını Türkiye saati ile 21.00'de kamuoyuna duyuracak.

Küresel piyasalar tedirgin Haber

Küresel piyasalar tedirgin

Verinin ayrıntılarında görülen sınırlı tarife etkilerinin önümüzdeki dönem artabileceğine dair endişelerle dolar yükseldi, ABD 30 yıllık tahvil getirisi yüzde 5'i aştı. Barclays döviz stratejisti Skylar Montgomery Koning, ABD’de açıklanan tüketici enflasyonuna ilişkin olarak, “Rakamlar, gümrük vergilerinin temel mallar üzerinde etkisi olduğunu ve bu etkinin bundan sonra daha da artarak Fed’in faiz indirimini sınırlayacağını ve doları güçlendireceğini gösterdi” derken, Bloomberg Dolar Endeksi verinin ardından yüzde 0,4 oranında yükseldi. Monex’ten Helen Given de verinin güvercin Fed üyelerinin umduğu derece ılımlı olmadığını ve 1 Ağustos itibarıyla devreye girecek yeni oranlarla, enflasyonist tarife etkilerinin artacağına dair endişelerin tırmandığını belirtti. Yatırımcıların daha az Fed faiz indirimi fiyatlamasıyla ABD tahvilleri tüm vadelerde değer kaybetti. 30 yıllık ABD tahvillerinin getirisi haziran ayından bu yana ilk kez yüzde 5’i aştı. S&P 500, 6.300 puanı aştıktan sonra geriledi ve günü yüzde 0,4 ekside tamamladı. Wells Fargo & Co.’nun net faiz geliri tahminini düşürmesi üzerine ABD’nin finans devlerinin işlem gördüğü endeks düştü. JPMorgan Chase & Co. nispeten iyi gelen bilançosuna rağmen düşüş yaşadı. Citigroup Inc., hisse geri alım planıyla 2008’den bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Fed faiz indirim beklentilerinin azalmasıyla Asya borsalarının MSCI göstergesi bu sabah TSİ 08:04 itibarıyla ekside. ABD ve Avrupa vadeli endeksleri de düşüyor.

Küresel piyasalar karışık seyrediyor Haber

Küresel piyasalar karışık seyrediyor

Wall Street borsaları ve tahvil piyasası bugün işleme kapalı olacak. Benzer şekilde İngiltere, Fransa, Almanya, İtalya, İspanya ve Hong Kong piyasaları da işlem görmeyecek. Öncesinde ABD borsaları perşembe gününü Trump’ın tarife anlaşmaları konusunda iyimser açıklamaları ile Fed Başkanı Powell’a yönelik şikayetlerini izleyerek karışık bir görünümle tamamladı. S&P 500 yüzde 0,13 ile sınırlı artarken, Nasdaq 100 yatay kapandı. Yatırımcıların gümrük tarifelerinin küresel ekonomi üzerindeki etkisi konusunda endişeleri S&P 500’ü dokuz hafta içinde yedinci düşüşüne taşırken, Cboe VIX Endeksi önemli bir seviye olan 30’un üzerinde seyretti. Dow Jones Industrial Average’ın en yüksek ağırlığa sahip hissesi olan sağlık sigortası şirketi UnitedHealth Group Inc. hissesi, şirketin, analist beklentilerinin altında kalan bir ilk çeyrek karı rakamı açıklamasının ardından yüzde 22,4 değer kaybetti. Bu da Dow Jones’ın diğer endekslerden tarihi bir ayrışma yaşamasına be günü yüzde 1,3 kayıpla tamamlamasına neden oldu. Bu sabah TSİ 07:16 itibarıyla Asya hisseleri çok sayıda piyasanın tatilde olması nedeniyle düşük hacimli bir yükseliş ortaya koyuyor. Önceki gün Japonya ile tarife anlaşması yolunda “büyük ilerleme” sağlandığını açıklayan Trump’ın Çin’e yönelik daha fazla tarifeden yana olmadığını, AB ile anlaşma sağlanacağına inandığını açıklamasının etkileri izleniyor. Japon Nikkei 225 yüzde 0,9 artarken, Çin borsası CSI 300 ABD yönetiminin gemilerine ücret uygulama hazırlıkları ile yüzde 0,4 düştü.

Küresel piyasalar temkinli Haber

Küresel piyasalar temkinli

Wall Street endeksleri günü hafif ekside tamamladı. S&P 500 ve Nasdaq 100 gibi sınırlı bir oranda yüzde 0,2 düştü. Bu sabah TSİ 07:38 itibarıyla ABD ve Avrupa vadeli endeksleri kayıpları sürdürüyor. Sabah erken saatlerde bir ara yüzde 0,8 yükselen MSCI Asya Pasifik Endeksi kazançlarının büyük bölümünü geri vererek yataya döndü. Japonya’nın Nikkei 225 endeksi bugün açıklanan verilerin BOJ’dan faiz artırımı beklentilerini desteklemesi ile yende yaşanan güçlenmenin etkisiyle yüzde 1,5’ten fazla düştü. ABD Başkanı Joe Biden’ın Japon çelik üreticisi Nippon Steel Corp.’un United States Steel Corp’un 14,1 milyar dolara devralmasını engelleyeceği haberi sonrası US Steel hisseleri New York’ta yüzde 17,5 düşüşle kapanarak Nisan 2017’den bu yana en büyük günlük kaybını yaşadı. Nippon Steel hisseleri ise bu sabah yüzde 0,3 ekside. Şirketin hisseleri dün yüzde 2,4 düşüş kaydetmişti. Hong Kong ve Güney Kore’deki gösterge endeksler geriledi. Tayvan’ın Taiex endeksi, çip üreticilerinin hisselerindeki toparlanmanın öncülüğünde yüzde 1’den fazla artış gösterdi. JPMorgan’ın hisseleri için tavsiye düşürdüğü Çin’de Borsa yatay. Dün 8 baz puan düşen ABD 10 yıllık tahvil getirisi bu sabah yüzde 3,7628’de yatay. 2 yıllık ABD tahvillerinin getirisi de dün 11 baz puan düştükten sonra yüzde 3,7642’de. Dün yüzde 0,3 düşen Bloomberg Dolar Endeksi de bu sabah fazla değişim göstermedi. Dolar/TL sabah saatlerinde 34,0364 seviyesinden işlem gördü. Bugün yurt içinde OVP dışında BDDK ve TCMB’nin haftalık verileri izlenecek. ABD’de S&P Global hizmet ve bileşik PMI verilerinin son okuması TSİ 16:45’te, ISM hizmet endeksi TSİ 17:00’de yayımlanacak. AMB Yönetim Konseyi üyesi Robert Holzmann TSİ 17:00’de konuşacak.

Küresel rüzgar enerjisi planları hedefine ulaşamıyor Haber

Küresel rüzgar enerjisi planları hedefine ulaşamıyor

Ülkeler küresel rüzgar enerjisi kapasitesini 2030'a kadar 2,4 katına çıkarmayı hedeflerken, ülkelerin ulusal planları geçen yıl Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Zirvesi'nde (COP28) açıklanan küresel yenilenebilir enerji kapasitesini üç katına çıkarma taahhüdüne ulaşılmasında yetersiz kalıyor. Londra merkezli uluslararası düşünce kuruluşu Ember, mevcut rüzgar enerjisi kurulu gücünün yüzde 99'unu oluşturan 70 ülke ve Avrupa Birliği'nin (AB) 2030'a yönelik ulusal rüzgar enerjisi hedeflerini ve bu hedeflerin geçen yıl COP28'de açıklanan "küresel yenilenebilir enerji kapasitesini üç katına çıkarma" hedefiyle uyumlu olup olmadığını analiz etti. Rapora göre, ülkelerin ulusal hedefleri 2030'a kadar küresel rüzgar enerjisi kapasitesinin iki katına çıkarılmasını sağlarken, COP28'de açıklanan söz konusu taahhüde ulaşılmasında yetersiz kalıyor. Mevcut ulusal hedefler, rüzgar enerjisi kapasitesinin 2 bin 157 gigavat, bir başka deyişle 2022 sonundaki 901 gigavatlık rüzgar enerjisi kurulu gücünün 2030'a kadar 2,4 kat katına çıkmasını sağlıyor. Hedef üç katı Rüzgar enerjisi kapasitesinin üç katına çıkarılması için dünyada 585 gigavat ilave kapasite artışı gerekiyor. Ulusal hedefler kapsamında öngörülen iki kat artışın büyük kısmının ise Çin'deki büyümeyle sağlanması bekleniyor. Çin'in 2030' kadar rüzgar enerjisi gücünü mevcut seviyesinden üç katına çıkaracağı ve 2024'ten 2030'a kadar dünyadaki rüzgar enerjisi kapasitesi artışının yarısından fazlasını oluşturacağı öngörülüyor. ABD ve Hindistan'da ise mevcut 2030 hedeflerini karşılamak için gerekli kurum ile tahmin edilen arasında büyük bir boşluk bulunuyor. Öte yandan, tüm ülkeler hedeflerinin gerisinde kalmıyor. Brezilya'nın 2030 hedeflerine ulaşması için 2024-2030 arasında yıllık 0,3 gigavat rüzgar enerjisi santrali inşa etmesi gerekiyor. Brezilya geçen yıl 5,3 gigavat rüzgar enerjisi kurulu gücü ekleyerek rekor kırarken, Uluslararası Enerji Ajansı, ülkenin 2030'a kadar yılda ortalama 2,4 gigavat rüzgar kapasitesi inşa edeceğini öngörüyor. Türkiye ise 2030'da elektriğinin yüzde 12'sini rüzgar enerjisinden üretme hedefine neredeyse ulaştı ancak rüzgar enerjisi potansiyeli, mevcut hedeflerin çok üzerinde ve daha yüksek bir hedef belirleme kapasitesi bulunuyor. "Rüzgar yeterince ilgi görmüyor" Ember Elektrik Analisti Katye Altieri, rapora ilişkin değerlendirmesinde, "Hükümetler özellikle kara rüzgar enerjisi kapasitesi olmak üzere bu alanda yeterince iddialı ve istekli değil. Ucuz elektrik sağlamasına ve güneş enerjisini tamamlamasına rağmen, rüzgar yeterince ilgi görmüyor" ifadelerini kullandı. Küresel Rüzgar Enerjisi Konseyi (GWEC) Üst Yöneticisi Ben Backwell rüzgar enerjisinin temiz enerji dönüşümünün merkezinde yer alması gerektiğini belirterek, "Kurulan her gigavat, yeşil bir dünyaya doğru atılan bir başka adım. Hedefler, gidilecek yönün belirlenmesinde kilit bir rol oynuyor, ancak iklim değişikliğiyle gerçekten mücadele eden, temiz sanayi ve güvenli enerji sağlayan tek şey, bu hedefleri gerçekleştiren gerçek eylemler" değerlendirmesinde bulundu.

Küresel piyasalar, Fed kararları öncesi temkinli Haber

Küresel piyasalar, Fed kararları öncesi temkinli

Dünya genelinde önemli merkez bankalarının enflasyonla mücadelede sona geldiğine yönelik beklentiler artmaya devam ederken, ABD'de açıklanan makroekonomik verilerin ülke ekonomisine ilişkin karışık sinyaller vermesi fiyatlamaları zorlaştırıyor. New York Fed'in yayımladığı Tüketici Beklentileri Anketi'nin sonuçlarına göre, ülkede tüketicilerin kısa vadeli enflasyon beklentisi, mayısta 0,1 puan azalışla yüzde 3,2'ye geriledi. Analistler, Fed'in bu hafta ve gelecek ayki para politikası toplantılarında faizi sabit bırakmasına kesin gözüyle bakıldığını anımsatarak, yarın açıklanacak kararın ardından Banka Başkanı Jerome Powell'ın sözle yönlendirmelerinin yanı sıra bankanın yayımlayacağı "nokta grafiği"nde olası faiz indirimlerinin boyutu ve zamanlamasına dair ipuçları aranacağını belirtti. ABD verileri yarın açıklanacak Yarın ABD'de açıklanacak Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) ve perşembe günkü Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) verilerinin de Fed'in gelecekteki para politikasına ilişkin sinyal verebileceğini kaydeden analistler, para piyasalarındaki fiyatlamalarda, Fed'in eylülde ilk faiz indirimine gitme ihtimalinin yüzde 55, kasımda ise yüzde 83 seviyesinde bulunduğunu bildirdi. Öte yandan, hisse sahipliğini çalışanlar ve yatırımcılar için daha erişilebilir hale getirmek amacıyla hisse bölünmesine giden Nvidia'nın hisseleri, günü yüzde 1'e yakın kazançla tamamladı. Dün, yıllık geliştirici etkinliği WWDC'de yeni yazılım güncellemeleri ve yapay zeka hamlelerinin yanı sıra ChatGPT'nin cihazlarına entegrasyonu için OpenAI ile işbirliğine gittiğini duyuran Apple'ın hisseleri yaklaşık yüzde 2 değer kaybetti. Duyurunun ardından Tesla, SpaceX ve X gibi şirketlerin sahibi Elon Musk, işletim sistemini OpenAI ile entegre ederse, güvenlik ihlaline yol açacağı gerekçesiyle Apple cihazlarını şirketlerinde yasaklayacağını belirtti. Söz konusu gelişmelerin ardından ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi 3 baz puanlık artışla yüzde 4,47 seviyesine çıkarken, şu sıralarda yüzde 4,45'te bulunuyor. Dün yüzde 0,2 artışla günü 105,2 seviyesinden tamamlayan dolar endeksi de şu dakikalarda önceki kapanışının hemen altında 105,1'de seyrediyor. Altının ons fiyatı yükseldi Altının ons fiyatı ise dün yüzde 0,7 değer kazancıyla günü 2 bin 311 dolardan tamamlarken, bugün önceki kapanışına göre yüzde 0,3 azalışla 2 bin 303 dolardan alıcı buluyor. Dün, yüzde 3,2 ile 3 Ocak'tan bu yana en güçlü günlük yükselişini kaydederek günü 81,9 dolardan kapatan Brent petrolün varil fiyatı, şu sıralarda yüzde 0,7 gerileyerek 81,3 dolardan işlem görüyor. New York borsasında dün Nasdaq endeksi yüzde 0,35 ve S&P 500 endeksi yüzde 0,26 artışla zirvelerini yenilerken, Dow Jones endeksi de yüzde 0,18 yükseliş kaydetti. ABD'de endeks vadeli kontratları yeni güne ise karışık bir seyirle başladı. Avrupa Borsalarında negatif seyir Avrupa borsalarında ise dün negatif bir seyir hakim olurken, söz konusu seyirde Avrupa Parlamentosu (AP) seçimlerinde aşırı sağcı partilerin performansını artırması ve Fransa'da parlamentonun feshedilmesi etkili oldu. Fransa Cumhurbaşkanı Macron, yaptığı açıklamada, sonuçların "Avrupa'yı savunan partiler için iyi olmadığını" kabul etti. Beklenmedik bir kararla 30 Haziran-7 Temmuz'da ülkede erken seçime gidileceğini duyuran Macron, "Oylamayla parlamenter geleceğimizin seçimini yeniden size vermeye karar verdim. O yüzden bu akşam Ulusal Meclisi feshediyorum." dedi. Aşırı sağcılar başta olmak üzere muhalefet, "meşruiyetini" kaybettiğini düşündüğü Macron'un bu kararından duydukları memnuniyeti dile getirdi. Böylelikle 26 Temmuz-11 Ağustos'ta düzenlenecek Paris Olimpiyat Oyunları'na 50 günden az bir süre kalırken, ülke son 2 yılda 4. kez ulusal seçimler kapsamında sandık başına gitmeye hazırlanmaya başladı. Analistler, özellikle Fransa'da Ulusal Meclis için yakın zamanda yeni seçimlerin yapılacağı beklentisinin yatırımcılar arasında belirsizliğe neden olduğunu belirterek, bunun da hisse fiyatları üzerinde baskı oluşturduğunu kaydetti. Yatırımcılar ülkenin Ulusal Birlik Partisi (RN) müdahaleci ekonomi politikaları ve daha güçlü düzenleme riskinden de endişe duyarken, siyasi belirsizlik özellikle Fransız bankalarının hisse fiyatları üzerinde baskı oluşturdu. BNP Paribas, Societe Generale ve Credit Agricole hisseleri sırasıyla yüzde 5,56, yüzde 7,46 ve yüzde 3,70 değer kaybetti. JPMorgan analistleri yeni seçimle ilgili olarak "Bu karar sürpriz oldu ve büyük bir siyasi olay" yorumunda bulundu. Avrupa’da aşırı sağın seçimde yükselmesi Avrupa devlet tahvillerini de olumsuz etkilerken, yatırımcılar ağırlıklı olarak Fransız tahvillerini sattı. Fransız tahvillerinin bölge ülkelerinin tahvilleri ile getiri farkı yükseldi. Fransız tahvillerine gelen satışlar ülkenin 10 yıllık tahvillerin getirisini yaklaşık 10 baz puan artırarak yüzde 3,22'ye yükseltti. Böylece, söz konusu tahvilin faizi Kasım 2023'ten bu yana en yüksek seviyeye çıktı. Bu gelişmelerle birlikte, dün 1,0730 seviyesine inerek son bir ayın en düşük seviyesini test eden avro/dolar paritesi günü yüzde 0,4 azalışla 1,0760'tan tamamladı. Parite, şu dakikalarda 1,0770 seviyesinde bulunuyor. Dün İngiltere'de FTSE 100 endeksi yüzde 0,20, Fransa'da CAC 40 endeksi yüzde 1,35, Almanya'da DAX 40 endeksi yüzde 0,34 ve İtalya'da MIB 30 endeksi yüzde 0,34 azalış kaydetti. Avrupa'da endeks vadeli kontratlar, yeni güne ise karışık bir seyirle başladı. Asya Piyasaları karışık seyrediyor Asya pay piyasalarında da karışık bir seyir öne çıkarken, bölgede "Dragon Boat" Festivali tatilindeki düşük talep turizm firmalarının hisse fiyatını baskılıyor. Öte yandan, analistler, cuma günü Japonya Merkez Bankasının (BoJ) para politikası kurulu toplantısında faizi sabit bırakmasının beklendiğini ifade ederek, bankanın tahvil alımlarını azaltabileceğine ilişkin öngörülerin arttığını söyledi. BoJ Başkanı Kazuo Ueda'nın faiz kararının ardından yapacağı açıklamalardan ve toplantı metninden bankanın gelecek dönemde atacağı adımlara ilişkin ipuçları aranacağını aktaran analistler, söz konusu gelişmelerle birlikte dolar/yen paritesinde oynaklığın artabileceğini dile getirdi. Yükseliş eğilimini üst üste üçüncü işlem gününe taşıyan dolar/yen paritesi, şu dakikalarda önceki kapanışının yüzde 0,2 üzerinde 157,29 seviyesinden işlem görüyor. Ayrıca, kredi araştırma kuruluşu Tokyo Shoko Research, Japonya'da mayıs ayında yaşanan kurumsal iflasların önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 42,9 arttığı bildirdi. Kapanışa yakın Japonya'da Nikkei 225 endeksi ve Güney Kore'de Kospi endeksi yüzde 0,3 yükselirken, Çin'de Şanghay bileşik endeksi yüzde 1,1 ve Hong Kong'da Hang Seng endeksi yüzde 1,6 geriledi. Yurt içinde ise dün satıcılı bir seyir izleyen Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, günü önceki kapanışa göre yüzde 1,39 azalışla 9.997,91 puandan tamamladı. Böylece endeks, marttan bu yana ilk kez üst üste beş işlem günü düşüş kaydetti. Dolar/TL, dün dalgalı bir seyir izleyerek günü önceki kapanışının yüzde 0,1 üzerinde 32,3756'dan tamamlamasının ardından bugün bankalararası piyasanın açılışında 32,3660 seviyesinden işlem görüyor. Öte yandan, dün Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Tüketim ağırlıklı değil, daha çok üretim, ihracat, yatırım ağırlıklı bir büyüme kompozisyonuyla yolumuza devam ediyoruz. Enflasyonla mücadele ederken bir taraftan da büyümeyi ve istihdamı sürdürme çabası içindeyiz." dedi. Borsa kazançları üzerinden bir verginin söz konusu olmadığını ifade eden Yılmaz, şu değerlendirmelerde bulundu: "Bu konuda yapılan spekülasyonlara hiçbir şekilde itibar edilmemesi gerekir. Yapılan işlemler üzerinden bir bedel alma, o da çok cüzi yani işte 'On binlerde diyelim bir, iki gibi bir şey olur mu, olmaz mı?' bunun tartışmaları yapılıyor." Analistler, bugün yurt içinde perakende satışların takip edileceğini, yurt dışında ise veri gündeminin sakin olduğunu belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 9.900 ve 9.800 puanın destek, 10.100 ve 10.200 seviyelerinin ise direnç konumunda olduğunu kaydetti.

Küresel piyasalar haftaya temkinli başladı Haber

Küresel piyasalar haftaya temkinli başladı

ABD'de cuma günü açıklanan verilere göre, tüketici güveni, enflasyon beklentilerindeki keskin yükselişin etkisiyle 6 ayın en düşük seviyesine geriledi. Michigan Üniversitesince ölçülen tüketici güven endeksi, mayısta 67,4 ile piyasa beklentilerinin altında gerçekleşti. Buna karşın, tüketicilerin kısa vadeli enflasyon beklentisi, mayısta yüzde 3,2'den yüzde 3,5'e, uzun vadeli enflasyon beklentisi de yüzde 3'ten yüzde 3,1'e çıktı. Bununla birlikte Fed yetkililerinin açıklamaları da yakından takip edilirken, Dallas Fed Başkanı Lorie Logan, para politikasının enflasyonu yüzde 2 hedefine indirecek kadar sıkı olup olmadığının net olmadığını ve fiyat baskılarının hala çok güçlü olduğunu kaydetti. Logan, faiz oranlarını düşürmek için henüz çok erken olduğunu belirtti. Fed Yönetim Kurulu Üyesi Michelle Bowman da yılın ilk birkaç ayındaki kalıcı enflasyona işaret ederek, Fed'in 2024'te faiz indirimi yapmasının uygun olmayacağını bildirdi. Chicago Fed Başkanı Austan Goolsbee ise para politikasının "nispeten kısıtlayıcı" olduğuna inandığını, bunun da borçlanma maliyetlerinin enflasyon üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturduğu anlamına geldiğini vurguladı. Söz konusu açıklamalar Fed'in bu sene faiz indirimine gideceğine ilişkin fiyatlamaların sınırlı da olsa zayıflamasına neden olurken, bu hafta açıklanacak enflasyon verilerinden alınacak sinyallerin piyasaların yönü üzerinde etkili olması bekleniyor. Analistler, enflasyon verileriyle birlikte Fed Başkanı Jerome Powell'ın yapacağı açıklamalarının da yatırımcıların odağında yer aldığını bildirdi. Para piyasalarındaki fiyatlamalarda bu sene yüzde 88 ihtimalle bankanın en az bir faiz indirimine gideceği tahmin edilirken, bu hamlenin yüzde 63 olasılıkla eylül ayında yapılması bekleniyor. Cuma günkü fiyatlamalar Fed'in eylülde yüzde 70 ihtimalle faiz indirimine gideceğine işaret ediyordu. ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi haftaya yatay seyirle yüzde 4,50, altının ons fiyatı ise yüzde 0,3 azalışla 2 bin 352 dolardan başladı. Brent petrolün varil fiyatı da şu sıralarda yüzde 0,3 azalışla 82,3 dolardan alıcı buluyor. Cuma günü, New York borsasında Nasdaq endeksi yüzde 0,03 azalırken, Dow Jones endeksi yüzde 0,32 ve S&P 500 endeksi yüzde 0,16 yükseldi. ABD'de endeks vadeli kontratlar, yeni haftaya ise sınırlı yükselişle başladı. Avrupa'da bu hafta yoğun veri takvimi yatırımcıların odağına yerleşirken, Avrupa borsaları rekor kapanışlar gerçekleştirmeye devam ediyor. Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) gelecek ay yapacağı toplantıda faiz indirimine gideceğine kesin gözüyle bakılmaya devam edilirken, bölge genelinde "yumuşak iniş" yapıldığına ilişkin öngörüler risk iştahını beslemeyi sürdürüyor. Cuma günü, Almanya'da DAX 40 endeksi yüzde 0,46, İngiltere'de FTSE 100 endeksi yüzde 0,63, Fransa'da CAC 40 endeksi yüzde 0,38 ve İtalya'da MIB 30 endeksi yüzde 0,93 yükseldi. Avrupa'da endeks vadeli kontratlar, yeni haftaya karışık seyirle başladı. New York borsasındaki karışık seyir yeni haftanın ilk işlem gününde Asya'ya da taşınırken, Çin'de hafta sonu açıklanan enflasyon verilerinden alınan sinyaller risk iştahını olumsuz etkiliyor. Ülkede Tüketici Fiyat Endeksi'nin (TÜFE) yıllık bazda yüzde 0,3'le beklentilerin üzerinde artmasına karşın, Üretici Fiyat Endeksi'nin (ÜFE) yüzde 2,5 öngörülerden fazla azalması ülke ekonomisine ilişkin soru işaretlerini artırdı. Analistler, Çin'de devam eden deflasyon endişesinin varlık fiyatları üzerinde etkili olmayı sürdürdüğünü kaydetti. Kapanışa yakın Japonya'da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,2, Çin'de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,1 ve Güney Kore'de Kospi endeksi yüzde 0,3 gerilerken, Hong Kong'da Hang Seng endeksi yüzde 0,7 yükseldi. Yurt içinde cuma günü satıcılı bir seyir izleyen Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, günü önceki kapanışa göre yüzde 0,49 azalışla 10.218,58 puandan tamamladı. Cuma günü, Türkiye ekonomisine yönelik belirsizliklerin azalmasının ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan'ın yılın 2. Enflasyon Raporu sunumunda yaptığı açıklamaların ardından ülkenin 5 yıllık kredi risk primindeki (CDS) iyileşme devam etti. Türkiye'nin CDS'i, Şubat 2020'den bu yana ilk defa 273,75 baz puana geriledi. Bugün gözler Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in açıklayacağı tasarruf verimlilik paketine odaklandı. Öte yandan bugün açıklanacak mart ayı ödemeler dengesi istatistikleri yatırımcıların odağına yerleşirken, AA Finans'ın beklenti anketine katılan ekonomistler, cari işlemler hesabının mart ayında 3 milyar 837 milyon dolar açık verdiğini tahmin etti. Ekonomistler, cari işlemler açığının 2024 yılında ise 27 milyar 344 milyon dolar olarak gerçekleşeceğini öngördü. Dolar/TL, cuma günü yükseliş eğilimde bir seyir izleyerek günü önceki kapanışının yüzde 0,3 üstünde 32,3441'den tamamlamasının ardından bugün bankalararası piyasanın açılışında 32,2110 seviyesinden işlem görüyor. Analistler, bugün yurt içinde ödemeler dengesi ve perakende satışlar yurt dışında ise Almanya’da ödemeler dengesi verilerinin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 10.300 ve 10.400 seviyelerinin direnç, 100.200 ve 10.100 puanın destek konumunda olduğunu kaydetti. Piyasalarda bugün takip edilecek veriler şöyle: 10.00 Türkiye, mart ayı ödemeler dengesi 10.00 Türkiye, mart ayı perakende satışlar 15.45 Almanya, mart ayı ödemeler dengesi

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.