SON DAKİKA
Hava Durumu

#Kredi Maliyetleri

Ekometre - Kredi Maliyetleri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kredi Maliyetleri haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

KTO Meclisinde iş dünyasının OVP beklentileri değerlendirildi Haber

KTO Meclisinde iş dünyasının OVP beklentileri değerlendirildi

Toplantıda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Konya Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Öztürk, İsrail’in Suriye’nin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü hedef alan saldırılarının kabul edilemez olduğunu belirterek, “Suriye’de barışın, istikrarın ve devlet düzeninin yeniden tesis edilmesini son derece önemsiyoruz. Suriye’nin egemenliğinin ve toprak bütünlüğünün korunması vazgeçilmezdir. Hükümetimizin bu doğrultuda izleyeceği politikayı ve atacağı adımları destekliyoruz” dedi. Yeni OVP Reel sektörün temel beklentilerine cevap vermeli Türkiye ekonomisinin gelecek üç yıllık yol haritasını ortaya koyacak 2027-2029 dönemi Orta Vadeli Programı’nın eylül ayının ilk haftasında açıklanmasının beklendiğini belirten Öztürk, programın temel makroekonomik hedeflerin yanı sıra iş ve yatırım ortamını doğrudan etkileyen politika ve tedbirleri de kapsayacağını ifade etti. Öztürk, bu süreçte iş dünyasının beklenti ve taleplerini ekonomi yönetimine ve TOBB’a ilettiklerini de kaydetti. Mevcut Orta Vadeli Program hedeflerinin gerçekleşme düzeyini değerlendiren Öztürk, istihdam, ihracat ve kişi başına gelir hedeflerinde olumlu bir görünüm oluştuğunu, büyüme ve cari dengede kısmi ilerleme sağlandığını, enflasyon ve dış ticaret dengesinde ise belirgin sapmalar yaşandığını söyledi. Yeni programdan reel sektörün temel beklentilerini paylaşan Öztürk, şunları kaydetti: “Reel sektörün temel beklentisinin fiyat istikrarının sağlanması, enflasyonun hedeflenen rakamlara ve nihayetinde tek haneye düşürülmesi, öngörülebilir ve sürdürülebilir bir büyüme ortamının oluşturulması, istihdamın artırılması, iş ve yatırım ortamının iyileştirilmesi ve yapısal reformlara öncelik verilmesi olduğunu bir kez daha vurgulamak isteriz. KOBİ’ler öncelikli olmak üzere reel sektörün finansmana erişiminin kolaylaştırılması, emek yoğun sektörlere ek destekler verilmesi, ülkemizin üretim, yatırım, istihdam ve ihracat kapasitesinin korunması, işgücü piyasasında ve mesleki eğitimde reform yapılması, artan korumacılık ve küresel ticaret savaşları döneminde yerli sanayimizin korunması ve rekabet gücünün artırılması bizim açımızdan öncelikli konulardır.” Enflasyonla mücadele sürdürülürken reel sektörün ve üretim gücünün korunmasını sağlayacak dengeli bir yaklaşım benimsenmesi gerektiğini vurgulayan Öztürk, yatırım ve ihracatı destekleyen finansman modellerinin devreye alınmasının, döviz kuru ile enflasyon arasındaki dengesizliğin giderilmesinin ve kamu ile özel sektör arasında güçlü bir iş birliği kurulmasının programın başarısını artıracağını söyledi. Normalleşme adımı ticari kredi ve finansman maliyetlerine yansıtılmalı OVP kapsamında reel sektörün finansman ihtiyacının ayrı bir öncelikle ele alınması gerektiğini belirten Öztürk, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının son kararına ilişkin şu değerlendirmede bulundu: “Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının bir hafta vadeli repo ihalelerine yeniden başlama kararını, piyasa fonlama maliyetini 3 puan aşağı çekmesi ve finansal piyasalardaki normalleşme sürecini desteklemesi bakımından olumlu değerlendiriyoruz. Bankalar ve katılım bankaları, bu normalleşme adımını vakit kaybetmeden ticari kredi ve finansman maliyetlerine yansıtmalıdır. Politika faizi ile kredi faizleri arasındaki yüksek fark, reel sektörümüzün taşıma sınırlarını zorlamaktadır. Yüksek kredi maliyetleri, daralan limitler ve ağır teminat şartları üretimi, yatırımı ve ticareti ciddi biçimde baskılamaktadır. Merkez Bankamızdan özellikle KOBİ kredilerinin büyüme sınırlamalarının dışında tutulmasını, ihracatçılarımıza sağlanan reeskont kredilerindeki döviz dönüşüm desteğinin artırılmasını ve reel sektörü destekleyecek finansman imkânlarının genişletilmesini bekliyoruz.” Öztürk, toplantıya katkı sağlayan Meclis Üyelerine teşekkür ederek alınan kararların Konya’ya, Oda üyelerine ve iş dünyasına hayırlı olmasını diledi.

Kredi maliyetleri sanayici zor durumda bırakıyor Haber

Kredi maliyetleri sanayici zor durumda bırakıyor

Son bir yıllık dönemde TL referans faizinin altı kat artması, özellikle deprem illerinde ödeme güçlüğü yarattı. Zor durumdaki şirket sayısı arttı. Şirketlerin krediyi dövize çevirme önerisinin de bankalar tarafından kabul edilmediği belirtiliyor. Hüseyin Gökçe ve Mehmet Nabi Batuk'un haberine göre deprem bölgesindeki birçok işletme Hazine destekli KGF kefaletiyle kullandığı kredinin maliyeti olağanüstü yükselince, geri ödemede güçlük yaşamaya başladı. İşletmelerin referans faize endeksli kullandığı değişken kredinin maliyeti anaparanın bile üzerine çıkınca bölgede ifl as aşamasına gelen şirket sayısında ciddi artış yaşandı. Bazı şirketlerin yükselen faiz yükünden kurtulmak için kredisini dövize çevirmeyi önerdikleri, ancak bankaların KGF garantisinden çıkmamak için bunu kabul etmediklerini bildiriliyor. Hazine desteğiyle işletmelere kefalet vererek bankalardan kredi kullanmalarını sağlayan Kredi Garanti Fonu’nun (KGF) destek unsurları arasına, 6 Şubat deprem felaketinden etkilenen 11 il için iki yeni kredi paketi dahil edilmişti. Bu iki kredi kaleminde bugüne kadar bankalardan 12,6 milyar lirası işletme 4,8 milyar lirası yatırım olmak üzere toplam 17 milyar 555 milyon liralık kredi kullanıldı. Düşük faiz döneminde bankalar krediden kaçıyordu Depremzede sanayicilere verilenler dahil KGF’nin şu anda yürürlükte toplam 9 kredi destek paketi bulunuyor. Bu destekler Hazine tarafından sağlanırken, KGF kredilere kefil oluyor ve kredi sisteme dahil olan kamu ve özel bankalar tarafından kullandırılıyor. Faizin düşük olduğu dönemlerde kredi iştahı azalan, hatta KGF kaynaklı kredi kullandırmaktan kaçınan bankaların, faizdeki yükselişle birlikte yeniden bu alana yöneldikleri belirtiliyor. Ancak TLREF’e (Türk Lirası referans faiz oranı) endekslenen kredilerin maliyeti Merkez Bankası politika faizini yükselttikçe artışa geçti. Politika faizi yüzde 50’ye gelince de sanayiciler geri ödemede zorlanmaya başladılar. KGF’nin deprem yatırım ve işletme desteklerinde 1 yıldan başlamak üzere geri ödemesiz dönem bulunmasına rağmen, sorun daha çok bölgeden kullanılan diğer kredi kalemlerinde yaşanıyor. Faiz yüzde 7,6’ya kadar gerilemişti Faizsiz kredi desteği de olmakla birlikte bu kredilerin çok büyük bölümü Türk Lirası Gecelik Referans Faizine (TLREF) endeksli olduğu için bu sıkıntı gün yüzüne çıkmış durumda. Yani depremin hemen ardından yüzde 7,62’ye kadar gerileyen referans faiz oranı bugün yüzde 53 sınırında bulunuyor. 2022 yılı sonunda yüzde 10,26 seviyesinde olan TLREF, 4 Ocak 2023’te yüzde 8,59 olurken, 27 Şubat 2023’te yüzde 7,62’ye kadar gerilemişti. Cumhurbaşkanlığı seçiminin yaşandığı Mayıs ayına kadar yüzde 10 bandında bulunan TLREF bu aydan itibaren yükselişe geçti ve 23 Haziran’da yüzde 16,38, 31 Ağustos’ta yüzde 23,72, 29 Eylül’de yüzde 31,48, olurken, yılı 29 Aralık’ta yüzde 43,62 ile kapattı. 31 Ocak 2024’te yüzde 43,50 olan TLREF, 29 Şubat’ta yüzde 44,43, 29 Mart’ta yüzde 52,99’a yükseldi. Faiz oranı Nisan sonunda da bu seviyesini korurken, 24 Mayıs itibarıyla yüzde 52,99’a yükseldi. Hangi illerde kullandırılıyor? 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen deprem felaketi nedeniyle Kahramanmaraş, Gaziantep, Şanlıurfa, Diyarbakır, Adana, Adıyaman, Malatya, Osmaniye, Hatay, Elazığ, Kilis illeri ve Sivas ili Gürün ilçesinde faaliyet gösteren işletmelere yatırım ve finansman kredileri kullandırılmaya başlandı. Ancak bu kredilerde de maliyet yükselmiş olmakla birlikte, geri ödemesiz dönem bulunduğu için henüz faiz yükselişinin sıkıntıları yansımamış durumda. Ödeme güçlüğü çeken şirketler ise yine değişken faizli olup, diğer kategoride kredi kullananlar. KGF aracılığıyla kullandırılan yatırım kredileri azami 36 ay ödemesiz olmak üzere toplam 120 ay vadelendiriliyor. İşletme kredilerinde vade ise 12 ayı ödemesiz olmak üzere en fazla 60 ay olarak belirlendi. Limit 125 milyon liraya kadar çıkıyor KGF desteklerinden KOBİ’ler yüzde 90’a kadar kefaletle 35 milyon liraya kadar yararlanabiliyorlar. KOBİ dışı işletmeler ise yüzde 85 kefalet oranı ile 125 milyon liraya kadar kredi kullanabiliyor. Kredi 4 farklı şekilde kullandırılıyor KGF kefaletli krediler; kredi kartları, banka kartları, işletme kredisi ve yatırım kredisi olmak üzere 4 kategoride kullandırılıyor. Ticari kredi kartı tahsisi veya mevcut kartın limit artırımıyla; taksitli kredi, spot kredi, murabaha şeklinde kullandırım yapılıyor. Veya yeni bir Kredili Mevduat Hesabı açılarak; taksitli, spot kredi kullandırılıyor. İşletme kredisi kapsamında, spot kredi, rotatif kredi, nakit çekimine kapalı KMH ürünleri veya katılım bankacılığına uygun yöntemlerde destek sağlanıyor. Yatırım kredilerinde ise finansal kiralama ve katılım bankacılığıyla uygun yöntemler dahil destek veriliyor. İşletme kredinin %35’i nakit veriliyor Kullanılabilecek kredi tutarı, yatırımın yüzde 70’ini aşamıyor. Yatırım Teşvik Belgesi kapsamında yapılan yatırımlar için de aynı oran geçerli. Kullanıcı, tahsis edilen kredinin en fazla yüzde 35’ini nakit olarak alabiliyor. Kredilerde ödemeler firmalara değil, fatura karşılığı ilgili firmalara yapılıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.