SON DAKİKA
Hava Durumu

#Kredi

Ekometre - Kredi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kredi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

İstihdam verileri düştü Haber

İstihdam verileri düştü

Ancak aynı dönemde istihdam edilen kişi sayısı 294 binden 139 bine indi. Bir yandan bölgesel gelişmişlik farklarının azaltılması diğer yandan istihdamın artırılması amacıyla sürdürülen ve geçtiğimiz yıl Mayıs ayından itibaren değişen teşvik sistemi, her iki amacın da gerçekleşmesine fayda sağlayamadı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın yatırım teşviklerine ilişkin istatistiklerinden yapılan hesaplamalara göre yükselen enflasyona rağmen, teşvikli yatırımlar TL cinsinden ciddi anlamda geriledi. 2020 yılında 1 trilyon 225 milyar lira olan sabit yatırım tutarı, 2021’de 1 trilyon 215 milyar liraya gerilerken, 2022’de 220 milyar liralık artışla 1 trilyon 435 milyar liraya yükseldi. 2023 yılı teşvikli yatırımlarda rekor yılı oldu ve 1 trilyon 661 milyar liralık yatırım yapıldı. Takip eden 2024 yılında teşvikli yatırımlar 386 milyar liralık azalışla 1 trilyon 275 milyar liraya geriledi. Geçen yıl ise 273 milyar lira daha azalarak 1 trilyon 2 milyar liraya indi. Hem maliyet hem istihdam azaldı Teşvik sistemi 2025 yılı Mayıs ayında değiştirildi. Bu değişiklikten sonra Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı teşvik istatistiklerini, verilerin önemli bölümünü eksilterek yayımlamaya başladı. Bakanlığın teşvik bülteninden yapılan hesaplamalara göre 1 kişiyi istihdam etmek için gerekli olan yatırım tutarı (toplam yatırımın istihdam sayısına bölünmesiyle hesaplandı) 2020 yılında döviz cinsinden 593 bin dolar seviyesindeydi. Bu tutar 2021’de 381 bin dolara, 2022’de 249 bin dolara, 2023’te ise 211 bin dolara geriledi. 2024 yılında 1 kişiyi istihdam etmek için gerekli olan yatırım 143 bin dolara inerken, geride bıraktığımız 2025 yılında yaklaşık 40 bin dolarlık artışla 181 bin dolara yükseldi. Buna karşılık teşvikli yatırımlarla oluşturulan istihdam yarıya yakın azalarak 270 bin 929’dan 139 bin 542’ye geriledi. Son 6 yıllık zaman diliminde en yüksek istihdam 358 bin 614 ile 2021 yılında yaratıldı. İstihdam desteği almak için son 10 gün Emek yoğun sektörlerde istihdamın korunması amacıyla Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, KOSGEB ve İŞKUR bünyesinde başlatılan destek paketine başvurular 30 Nisan’da sona eriyor. Bu kapsamda işletmelere 50 milyon liraya kadar yüzde 10 finansman desteği sağlanacak. Bu para sadece vergi ve SGK prim borcu ödemelerinde kullanılabilecek. Toplam büyüklüğü 100 milyar lira olan destek pakete kapsamında, “NACE Kodu Kısım-C İmalat” başlığı altında faaliyet gösteren KOBİ’ler ve Büyük işletmeler anlaşmalı 15 banka aracılığıyla kredi kullanabiliyor. İstihdamı Koruma Paketi kapsamında işletmelere sağlanacak kredi tutarı, 2025 yılı Kasım ve Aralık aylarına ilişkin prime esas kazanç toplamının aylık ortalamasını aşamayacak. İşletme başına 50 milyon lira üst limit belirlenirken, bu limit yıl içerisinde tek seferde kullandırılacak. Krediye 15 banka aracılık edecek T.C. Ziraat Bankası, Türkiye Vakıflar Bankası, Türkiye İş Bankası, Türkiye Halk Bankası, Türkiye Garanti Bankası, Yapı ve Kredi Bankası, Akbank, DenizBank, Kuveyt Türk Katılım Bankası, Türk Ekonomi Bankası, Ziraat Katılım Bankası, Vakıf Katılım Bankası, Albaraka Türk Katılım Bankası, Emlak Katılım Bankası, Türkiye Finans Katılım Bankası. Teminat güçlüğü çeken KOBİ’lere program kapsamında, kefalet sistemi kapsamındaki şirketler aracılığıyla teminat desteği verilecek. Bu kapsamda; Kredi Garanti Fonu A.Ş. (KGF), Katılım Finans Kefalet A.Ş. (KFK), İhracatı Geliştirme A.Ş. (İGE) KOBİ’lere teminat sağlayacak. Kişi başına 3 bin 500 lira destek Ekonomim'den Hüseyin Gökçe'nin haberine göre, destelerden yararlanabilmek için ön şart olarak, işletmelerin 2025 yılı Kasım ve Aralık aylarındaki prim gün sayısını korumaları getirildi. Yani istihdamı azaltmamış olmaları gerekiyor. Tekstil, giyim, deri ve mobilya imalatı gibi belirli sektörler için; Korunan her bir istihdam için 30 prim gün karşılığı 3.500 TL geri ödemesiz destek verilecek ve işletme başına üst limit 10 milyon 458 bin lira olacak. Bunlar dışındaki sektörlere ise kullanılacak kredilerde 50 milyon liraya kadar 10 puan finansman desteği sağlanacak. Bu krediler 6 aya kadar anapara ödemesiz ve en fazla 36 ay vade ile kullandırılacak. Burada sağlanacak finansman, sadece vergi ve SGK prim borcu ödemelerinde kullanılabilecek.

Erdoğan: Türkiye karamsar tablonun dışındadır Haber

Erdoğan: Türkiye karamsar tablonun dışındadır

Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlığında toplandı. Yaklaşık üç saat süren toplantının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan açıklamalarda bulundu. Erdoğan, "Türkiye’nin uluslararası yatırımcıların gelecek planlamalarında bir istikrar adası, bir güvenli liman olarak öne çıktığını görmekten büyük memnuniyet duyuyoruz. Tabii burada bir hususun özellikle vurgulanması gerektiğine inanıyorum. Değerli arkadaşlar, İran’a yönelik saldırıların başlamasıyla küresel ekonomi yakın tarihin en ağır şoklarından biriyle yüzleşiyor." dedi. Hürmüz Boğazı kaynaklı gerilimin ekonomilere etkisine değinen Erdoğan Türkiye'nin aldığı önlemler hakkında "Gübre ve ham madde tedarik yerimizi de zaten çok önceden yapmıştık. Savaştan bu yana alternatif ülkelerden uygun fiyata üre gübresi temini için gümrük vergisini sıfıra indirdik. Keza bazı gübre cinslerinde de gümrük vergisini sıfırladık. İhracat kapasitesine sahip olduğumuz gübrelerin ihracatını da durdurarak bu ürünlerin yurt içinde daha fazla kullanılabilmesinin önünü açtık. Ayrıca antrepolarda bulunan üre gübresinin Türkiye üzerinden yurt dışına transferini ve yeniden ihracını durdurduk. Gübre gibi tarımsal üretim girdilerinde sıkıntımız yoktur. Aldığımız tedbirler sayesinde inşallah gıda arz güvenliğinde de hiçbir sorun yaşamayacağız." şeklinde konuştu Erdoğan savaşın küresel ticarete etkileri hakkında ise, "Tüm bunları söylerken elbette her şey güllük gülistanlık demiyoruz. Bölgemizdeki savaşın küresel ticarete yansımalarından, özellikle ihracat boyutunda kuşkusuz biz de etkileniyoruz. Biz üretimi, ihracatı ve turizmi ayakta tutan işletmelerimizi güçlü desteklerle koruyor, bu fırtınalı dönemi atlatmalarına yardımcı oluyoruz. Hafta sonu yeni bir paketi daha kamuoyumuzla paylaştık. Hazine ve Maliye Bakanlığımızın kefalet desteğiyle turizm ve ihracat odaklı sektörlere yönelik yeni bir kredi imkânını devreye aldık. Bu kredi 120 milyar liradır. Turizm işletmeleri için 60 milyar lira, ihracatçılar için 42 milyar lira ve katılım finans alanında 18 milyar lira ek limit tanımladık. Böylece finansmana erişimde yaşanabilecek daralmaların önüne geçmeyi ve reel sektörün nakit akışını korumayı hedefliyoruz. Turizm sektörümüze ve ihracatçılarımıza hayırlı olsun diyorum." ifadelerini kullandı. İşte Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkan satır başları: "Aile, dış politika, ekonomi, enerji ve diğer başlıklarda kapsamlı istişareler yaptığımız bir kabine toplantımızı daha tamamlamış bulunuyoruz. Öncelikle aldığımız kararların ülkemize ve milletimize hayırlar getirmesini Cenab-ı Allah'tan niyaz ediyorum. Birileri bu vatan için meydanlarda nutuk atarken kimileri de yolsuzluklarını perdelemek için Nutuk önünde poz verirken Cumhurbaşkanı ve kabinesi olarak Türkiye Yüzyılı'nı inşa mücadelemizi azimle sürdürüyoruz. Türkiye yapay gündemlere takılmadan hedeflerine doğru emin adımlarla ilerliyor. Açık ve net ifade etmek isterim ki hükümetimiz gündemine hakimdir. Bize kimse gündem dayatamaz. Hangi bahaneyle olursa olsun kimse Türkiye'nin gündemini suni tartışmalarla saptıramaz, enfekte edemez. Ne hükümetimizin ne milletimizin yakın vadedeki siyasi koordinatlarında erken veya ara seçimin yer almadığının bilinmesini istiyorum. "Milletimize hizmet etme peşindeyiz" Bölgemizde krizler, çatışmalar, büyük çalkantılar yaşanırken bizim tek bir gündemimiz vardır; o da ülkemizi bu ateşten uzak tutmak ve milletimizin sofrasındaki ekmeğini büyütmektir. Bunun dışındaki her tartışmayı havanda su dövmek olarak görüyoruz. Biz havanda su dövme değil iş yapma, hizmet üretme, milletimize hizmet etme peşindeyiz. Biz yatırıma, üretime, hizmete, kalkınmaya gitmesi gereken kaynakları hortumlayanlarla hukuk dairesi içinde mücadele etmenin çabasındayız. Biz ülkemizin itibarını hem ulusal ölçekte hem uluslararası ölçekte daha da artırmanın mücadelesini veriyoruz. Başkaları ne yaparsa yapsın biz işimize bakıyoruz, önümüze bakıyoruz. Türkiye'yi güçlü ekonomisiyle, büyük ekonomisiyle küresel oyuncu haline getirmeye bakıyoruz. Nitekim son toplantımızdan bu yana teknolojiden ulaştırmaya, iletişimden tarıma geniş bir yelpazede eser ve hizmet maratonumuzu sürdürdük. 27 Mart Cuma günü İstanbul'da önemli bir toplantıya ev sahipliği yaptık. Dünya Ekonomik Forumu Ülke Stratejisi Toplantısı vesilesiyle küresel iş dünyasının üst düzey yöneticilerini Türkiye'de ağırladık. Toplantıya 16 ülkeden imalat, teknoloji, enerji, finans, varlık yönetimi gibi farklı sektörlerden toplam değeri 1,2 trilyon doları bulan yatırımcılar iştirak etti. İlgili bakanlarımız toplantıda iş dünyası temsilcilerine Türkiye'nin yatırım iklimi, küresel değer zincirlerindeki konumu, sunduğu yatırım fırsatları ve ekonomik görünümü hakkında bilgi verdi. 'Ne gerek var' denen yatırımlarımız bugün görüyoruz ki Türkiye'yi küresel rekabette çok avantajlı bir konuma getiriyor. Türkiye'nin uluslararası yatırımcıların gelecek planlamalarında bir istikrar adası olarak, bir güvenli liman olarak öne çıktığını görmekten büyük memnuniyet duyuyoruz. Tabii burada bir hususun özellikle vurgulanması gerektiğine inanıyorum. Değerli arkadaşlar, İran'a yönelik saldırıların başlamasıyla küresel ekonomi yakın tarihin en ağır şoklarından biriyle yüzleşiyor. "Küresel ekonomiyi derinden sarsıyor" Hürmüz Boğazı fiilen kapandı. Hürmüz sıradan bir geçiş olmanın ötesinde dünyadaki petrolün yüzde 20'sinin ve doğal gazın çok önemli bir kısmının taşındığı kritik bir hattır. Mesele sadece enerji de değildir. Petrokimya ürünleri, gübreler, ilaç ham maddeleri ve yarı iletken üretiminde kullanılan helyum gibi birçok kritik mamul de bu boğazdan geçiyor. Yani Hürmüz'ün kapanması yalnızca bir sektörü değil enerjiden tarıma, sanayiden teknolojiye her alanda küresel ekonomiyi derinden sarsıyor. "Türkiye bu karamsar tablonun dışındadır" Mesela Avrupa'nın son 30 günde fosil yakıt faturası 17 milyar dolar kabardı. Doğal gaz fiyatı yüzde 100, petrol ise yüzde 60 oranında artış kaydetti. Dünyaya şöyle bir göz attığımızda tıpkı salgın döneminde olduğu gibi bazı ülkelerde akaryakıta kota getirildiğini, bazı ülkelerde okulların belirli günlerde kapatıldığını, bazı ülkelerde kamu hizmetlerinin kısıtlanmasının tartışıldığını görüyoruz. Hamdolsun Türkiye bu karamsar tablonun dışındadır. Enerji arz güvenliği, tedariki ve depolama noktasında bir sorunumuz yok. Türkiye'nin Basra'dan veya Hürmüz geçişli herhangi bir LNG tedariki bulunmuyor. Yaklaşık yüzde 10'luk petrol ve petrol ürünü ithalatımız buradan gelmesine karşın bunlar bizim kolayca yönetebileceğimiz oranlardır. Enerjide kaynak ülke çeşitlendirme politikamızın değeri işte bugünlerde anlaşılmaktadır. Gübre ve hammadde tedariklerimizi de zaten çok önceden yapmıştık. Savaştan bu yana alternatif ülkelerden uygun fiyata üre gübresi temini için gümrük vergilerini sıfıra indirdik. Keza bazı gübre cinslerinde de gümrük vergisini sıfırladık. İhracat kapasitesine sahip olduğumuz gübrelerin ihracatını da durdurarak bu ürünlerin yurt içinde daha fazla kullanılabilmesinin önünü açtık. Ayrıca antrepolarda bulunan üre gübresinin Türkiye üzerinden yurt dışına transitini ve yeniden ihracını durdurduk. Gübre gibi tarımsal üretim girdilerinde sıkıntımız yoktur. Aldığımız tedbirler sayesinde inşallah gıda arz güvenliğinde de hiçbir sorun yaşamayacağız. Fahiş fiyat artışlarıyla milletin ekmeğine kan doğrayan savaş fırsatçılarına yönelik denetimlerimiz yoğun bir şekilde devam ediyor. Yine sivil havacılık, denizcilik ve karayolu tarafında da önlemlerimizi aldık. Aziz milletim, hîn-i hacette kullanmak amacıyla biriktirdiğimiz rezervlerimiz aynı şekilde yeterli ve güçlüdür. Dış borcumuzun ve toplam dış finansman ihtiyacımızın milli gelire oranı tarihsel ortalamaların altındadır. Dış dengeden bütçe disiplinine, Merkez Bankası rezervlerinden bankacılık sektörümüze kadar temel göstergelerde geçmişte karşılaşılan dış şoklara kıyasla çok daha sağlam bir noktadayız. Bunlara ilaveten krizin ekonomiye ve piyasaya menfi etkilerini proaktif bir yaklaşımla sınırlı tutmaya gayret ediyoruz. "Vatandaşımıza bir koruma kalkanı oluşturduk" Savaşın başlamasından sadece 5 gün sonra Eşel Mobil sistemini devreye aldık. Küresel petrol fiyatlarındaki sert artış karşısında vatandaşımıza bir koruma kalkanı oluşturduk. Motorinde litre başına 17 lira, benzinde ise 12 liraya yakın artış pompaya yansıtılmadı. Şimdiye kadar toplam 50 milyar lirayı bulan ek maliyet Eşel Mobil sistemi sayesinde devletimiz tarafından sübvanse edilmiş oldu. Tüm bunları söylerken elbette her şey güllük gülistanlık demiyoruz. Bölgemizdeki savaşın küresel ticarete yansımalarından özellikle ihracat boyutunda kuşkusuz biz de etkileniyoruz. Ancak biz üretimi, ihracatı ve turizmi ayakta tutan işletmelerimizi güçlü desteklerle koruyor, bu fırtınalı dönemi atlatmalarına yardımcı oluyoruz. Hafta sonu yeni bir paketi daha kamuoyumuzla paylaştık. Hazine ve Maliye Bakanlığımızın kefalet desteğiyle turizm ve ihracat odaklı sektörlere yönelik yeni bir kredi imkanını devreye aldık. Bu kredinin toplam büyüklüğü 120 milyar liradır. Turizm işletmeleri için 60 milyar lira, ihracatçılar için 42 milyar lira ve katılım finans alanında 18 milyar lira ek limit tanımladık. Böylece finansmana erişimde yaşanabilecek daralmaların önüne geçmeyi ve reel sektörün nakit akışını korumayı hedefliyoruz. Turizm sektörümüze ve ihracatçılarımıza hayırlı olsun diyorum. "Vatandaşlarımız endişeye kapılmasın" Dezenflasyon programımızda da herhangi bir taviz söz konusu değildir. Her zaman söylediğimiz gibi istihdamın, üretimin ve ihracatın korunması bu süreçte de önceliğimiz olmayı sürdürecektir. Vatandaşlarımız endişeye kapılmasın. İş dünyamız müsterih olsun. Türkiye stratejik coğrafyasıyla, güçlü ve modern altyapısıyla, genç ve nitelikli iş gücüyle, İstanbul Finans Merkezi'yle ve daha birçok avantajıyla yeni dönemin doğal cazibe merkezlerinden biri olmaya namzettir. Dünyanın önde gelen şirketleriyle gerçekleştirdiğimiz toplantımızda bunun emarelerini bizzat gördük. Yurt dışında da bunun sinyallerini şimdiden almaya başladık. Ülkemize düşmanlığı bilinen yabancı medya organlarında bile Türkiye'nin yeni dönemin parlayan yıldızı olacağına dair haberler yazılıyor.

Borç yapılandırmada son 1 ay Haber

Borç yapılandırmada son 1 ay

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK) aldığı bir karar ile bankalara olan kart ve kredi borçlarının yeniden yapılandırılmasının önünü açmıştı. Yapılandırma başvuru için de 3 aylık bir süre verildi. 29 Ocak'ta alınan bu karar sonrası son başvuru ise 29 Nisan'da son erecek. Borçtan kurtulmak isteyenler için 1 aylık bir süre kalmış durumda. Peki bu yapılandırma nasıl yapılacak. BDDK'nın kararına göre işte yapılandırmanın detayları... Kimler yapılandırmadan yararlanabilecek? Son ödeme tarihinde dönem borcu kısmen ya da tamamen ödenmemiş bireysel kredi kartları ile 29 Ocak 2026'dan önce kullandırılmış ve bu tarih itibarıyla anapara ve/ veya faiz ödemeleri otuz günden fazla gecikmiş ihtiyaç kredilerinin (kredili mevduat hesapları dahil) sahipleri olan vatandaşlar yapılandırmadan yararlanacak. Yapılandırma şartları nasıl belirlendi? Yapılandırma için vade seçenekleri 48 aya kadar çıkartıldı. Resmi Gazete'de yayınlanan yönetmeliğe göre de uygulanacak akdi faiz oranı, ilan edilen aylık referans oranını aşamayacak. Bu da yüzde 3.11 olarak belirlendi. Daha kısa vade seçilebilecek mi? Sabh'tan Faruk Erdem'in haberine göre, BDDK yapılandırma vadesi olarak 'en fazla 48 ay' sınırı belirledi. Tüketiciler isterlerse daha kısa vadelerde borçlarını bitirebilecek. Böylece daha az faiz ile kısa sürede borçlarından kurtulabilecek. Her tüketici ödeme imkanına göre vade belirleyebilecek. Bankalar hangi işlemleri yapacak? Şartları taşıyan vatandaşlar, borçlu oldukları bankalara müracaat edecekler. Banka kendiliğinden işlem yapmayacak. Başvuru gerekiyor. Bankalar borçlunun istediği vade seçeneğine göre belirlenen faiz oranını uygulayarak borcu taksitlendirecek. Sonra da ödemeler başlayacak. İlk taksit ödendikten sonra vatandaşın kredi riski de kalkmış olacak. Kredi kartında yapılandırılan aylık taksit tutarı, ilgili ayın asgari ödeme tutarına eklenecek. Kredi kartı yeniden yapılandırma borcunun yüzde 50'si ödeninceye kadar ilgili bankaca kart hamiline tahsis edilen kredi kartlarının limiti artırılmayacak. Kredi kartı tekrar kullanılabilecek mi? Yapılandırmadaki kredi kartı limiti olduğu sürece kullanılabilecek. Yeniden yapılandırma tutarının kredi kartı limitini aşması halinde, yapılandırma tutarının kart limitini aşan kısmı, limit aşımı olarak değerlendirilmeyecek. Başvuru süresi ne zaman bitecek? Yapılandırma başvuruları, bankalar üzerinden gerçekleşecek. Yapılandırma için 3 ay içinde başvurmak gerekiyor. Karar tarihi 29 Ocak 2026. Buna göre borçlu vatandaşlar 29 Nisan'a kadar bankalarına başvurabilecek. Bu yüzden tüketiciler için sadece 1 aylık süre kaldı. En az faiz ödeme hangi vadede olacak? Borçlar 48 aya kadar taksitle yapılandırılabiliyor. Ödeme gücü hangi taksite yetiyorsa o vadeyi seçmek daha doğru. Ancak hesaplamalar kısa vadeli yapılandırmanın avantajlı olduğunu gösteriyor. Böylece daha kısa sürede daha az ödeme yaparak borç kapatılabilecek. Vade kısaldıkça ödenecek faiz miktarı da azalıyor. Bu yüzden bütçeler zorlanarak kısa vade seçilmesi tüketicinin avantajına olacak.

Ticari krediler daraldı faizler yüzde 55’e yükseldi Haber

Ticari krediler daraldı faizler yüzde 55’e yükseldi

Döviz kredisine erişim neredeyse dururken; TL kredilere yönelen talep, faizlerin yüzde 55 seviyelerine yükselmesine yol açtı. Sektör temsilcileri tahsilatların aksadığı piyasada ‘yaprak dökümü’ uyarısında bulunurken, savaşın 2026’yı da ‘kayıp yıla’ dönüştürmesinden endişeli. ABD-İsrail ile İran arasında 28 Şubat’ta başlayan çatışmaların gerilimi sürerken, savaşın ateşi iç piyasayı ısıtmaya devam ediyor. Küresel enerji koridorunun merkezi konumundaki Hürmüz Boğazı’nın kapanmasıyla petrol kaynaklı hammadde krizi, başta plastik olmak üzere birçok sektörde maliyetleri ve belirsizliği artırırken, reel sektörün daralan finansman kanallarını iyice sıkıştırdı. Savaşın başlamasının hemen ardından Merkez Bankası’nın (TCMB) önlem amacıyla attığı sıkılaştırma adımlarının yanı sıra artan döviz kredilerine erişimin neredeyse durması kredi maliyetlerini fırlattı. Bankalar kredi faiz oranlarını yüzde 45’ler seviyesinden yüzde 55’lere kadar yükseltirken, yüksek maliyetine katlanan firmaların dahi kredi bulmakta zorlandığı iddia ediliyor. Savaşın doğurduğu petrol krizinin enflasyonist etkisinden endişe edinen reel sektör, finansman ve operasyonel maliyetlerde yukarı yönlü hareketin 2026’yı da tıpkı 2025 gibi kayıp yıla çevirmesinden endişe ediyor. FAYAT: TL kredi kıymete bindi Merve Yiğitcan'ın haberine göre, piyasadaki finansal sıkışıklığa ilişkin değerlendirmelerde bulunan TOBB Hazır Giyim ve Konfeksiyon Sanayi Meclisi Başkanı Şeref Fayat, Merkez Bankası’nın politika faizine dokunmadan attığı adımların piyasa faizlerini yukarı çektiğini söyledi. Fayat, “Merkez Bankası, birkaç regülasyonla politika faizini artırmadan gecelik borçlanma maliyetini yaklaşık 300 baz puan yukarı çekmiş oldu. Bu hamle, bankaları döviz kredisi kullandırmama noktasına itti. Şu an hangi bankaya gitseniz ‘döviz yok’ yanıtını alıyorsunuz” dedi. Döviz kanallarının kapanmasıyla TL kredilere yönelik bir talep yığılması olduğunu dile getiren Fayat, “Adeta TL kredi kıymete bindi. Son iki haftada faizlerin yüzde 10 gibi çok yüksek bir oranda yukarı çekildiğini görüyoruz, yüzde 55 oranları konuşulmaya başlandı. Hem bayram öncesi ödemeler hem de çalışan maliyetleri bu talebi artırmış olabilir ancak asıl tetikleyici, döviz verilmemesi sebebiyle TL faizinin tırmanmasıdır” diye konuştu. Sektörün gelecek projeksiyonuna dair endişelerini de dile getiren Fayat, “Avrupa’nın satın alma endeksinin yükselmesiyle yılın ikinci yarısında bir toparlanma bekliyorduk ancak savaş kaynaklı ortaya çıkan bu finansal sıkıntılar ile bir çeyrek daha kaybetmiş olduk. Son çeyreğe kadar önümüzü göremeyeceğimiz bir hasar aldık. Eğer bu durum biraz daha uzarsa, 2025 yılını komple ‘kayıp yıl’ olarak geçirebiliriz. Risk gerçekten çok büyük” uyarısında bulundu. EROĞLU: En ufak sıkıntıda dahi kredi bulmak zorlaşıyor TOBB Plastik, Kauçuk ve Kompozit Sanayi Meclisi Başkanı Yavuz Eroğlu, savaşın başlamasıyla kredi maliyetlerinin bir anda yükselmesinin sanayiciyi şaşırtmadığını, ancak zor durumda bıraktığını anlattı. Eroğlu, “Biz sanayiciler olarak şunu hep yaşıyoruz, en ufak bir sıkıntı olduğunda kredi bulmak zorlaşıyor. Bankalar biraz nazlı davranıyor böyle zamanlarda, ilk adım olarak kredileri zorlaştırıyorlar. Zaten bu kadar zorken kredi bulmak, kaynağı elinde bulunduranların bu kadar sıkı davranması ister istemez durumu sanayiciler için daha da güçleştiriyor” şeklinde konuştu. ÖNEL: Kredi bulamayan faktoringe yöneldi İstanbul Tüccarlar Kulübü Başkanı İlker Önel de, finansman maliyetlerindeki artışın reel sektörü faktoring kıskacına ittiğini belirtirken, bankaların ‘isteksiz’ tavrına dikkat çekti. Önel, piyasadaki son durumu şu sözlerle aktardı: “Bankalar arası para piyasasında maliyetler hızla artarken, reel tarafta borçlanma imkanları neredeyse durdu. Bankalar artık kredi kullandırma taraftarı değil. Hatta maliyetine katlanıp yüksek faizle kredi almak isteyene dahi kaynak yaratılmıyor. Kredi bulamayan işletmeler zorunlu olarak faktoring firmalarına yöneliyor ancak orada da maliyetlerin yüzde 100 sınırını aşması kaçınılmaz hale geldi. Bir taraftan hammadde tedarikinde lojistik sıkıntılar var, diğer taraftan paraya ulaşamıyorsun. Bu tabloda üretimin ve ticaretin sürdürülebilirliği ortadan kalkıyor.” Piyasadaki nakit akışının bozulmasının bir ‘yaprak dökümüne’ dönüşebileceği uyarısında bulunan Önel, tahsilat sürelerinin dramatik şekilde uzamasının büyük bir risk olduğuna işaret etti. Savaşın piyasada güveni zedelediğine dikkat çeken Önel, “Savaş ve bölgesel riskler bahane edilerek tahsilat süreleri çok uzatıldı. Piyasada talep zaten düşük, bir de üzerine tahsilatların durma noktasına gelmesi işletmelerin öz sermayesini tamamen tüketti. İcra ve iflas dosyalarındaki ivmeli artış ile kapanan işletme sayılarındaki yükseliş piyasanın ne kadar sıkıştığını net bir şekilde gösteriyor. Kamunun selektif kredi türleri veya sektörel destek paketleriyle piyasayı rahatlatacak farklı kanallar açması artık bir zorunluluk haline geldi” ifadelerini kullandı.

Dünya Bankası'ndan 554,4 milyon avroluk finansman desteği Haber

Dünya Bankası'ndan 554,4 milyon avroluk finansman desteği

Kaynak, acil durum kapasitesinin güçlendirilmesi ve afetlere dayanıklı kamu binalarının inşasında kullanılacak. Böylece, Türkiye'nin bu yıl uluslararası kuruluşlardan sağladığı uygun koşullu finansman tutarı yaklaşık 14,7 milyar dolara ulaştı. Dünya Bankasından İstanbul genelinde acil durum hazırlık ve müdahale kapasitesinin güçlendirilmesi, afetlere dayanıklı ve enerji verimli kamu binalarının inşa edilmesi amacıyla 554,4 milyon euroluk finansman temin edildi. Hazine ve Maliye Bakanlığı'ndan edinilen bilgilere göre, Türkiye'nin yurt dışından uygun koşullu dış finansman temin çalışmaları devam ediyor. İstanbul'un afet ve iklim dirençliliğinin artırılmasına yönelik tasarlanan İstanbul Kentsel Dirençlilik Projesi, 8 Ağustos'ta Dünya Bankası İcra Direktörleri Kurulu tarafından onaylanmıştı. Proje kapsamında 554,4 milyon euro tutarında finansman sağlanmasına ilişkin anlaşma bugün imzalandı. Söz konusu proje, İstanbul Valiliği İstanbul Proje Koordinasyon Birimi tarafından yürütülecek. Projeyle İstanbul genelinde acil durum hazırlık ve müdahale kapasitesinin güçlendirilmesi, afetlere dayanıklı ve enerji verimli kamu binalarının inşa edilmesi amaçlanıyor. İstanbul için 1,9 milyar dolar dış finansman Böylece, Türkiye'nin bu yıl uluslararası kuruluşlardan sağladığı uygun koşullu dış finansman tutarı yaklaşık 14,7 milyar dolara ulaştı. Dünya Bankası finansmanı da dahil olmak üzere İstanbul'un afetlere karşı dirençliliğinin artırılmasına yönelik sağlanan dış finansman tutarı da 1,9 milyar dolara yükseldi. Ayrıca, 6 Şubat 2023 tarihli Kahramanmaraş merkezli depremden etkilenen illerin yeniden inşası amacıyla sağlanan finansman tutarı da yaklaşık 7,5 milyar doları buldu. Şimşek: Dünya Bankası ile güçlü ortaklığımız sürecek Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Dünya Bankası ile uzun yıllara dayanan işbirliğinin olumlu sonuçlarının alındığını belirterek, "Dünya Bankası ile işbirliğimiz çerçevesinde, afet risklerinin azaltılması, iklim değişikliğine uyum ve sürdürülebilir şehircilik alanlarında önemli ilerlemeler kaydedilmiştir. Bu güçlü ortaklık önümüzdeki dönemde de kararlılıkla sürdürülecektir. Sürdürülebilir büyüme ve toplumsal refahı önceleyen ekonomi programımız doğrultusunda, Orta Vadeli Program çerçevesinde İstanbul'un depreme hazırlık süreci, afet yönetimi kapasitesi ve kentsel dirençliliğin artırılmasına yönelik kamu yatırımlarına desteğimiz güçlü şekilde devam edecektir" dedi.

Kredi kullanacak esnafa belgelendirme zorunluluğu geliyor Haber

Kredi kullanacak esnafa belgelendirme zorunluluğu geliyor

Uygulama kredilerin altın, araba ya da ev alımı gibi farklı amaçlar için kullanılmasını önlemek üzere hayata geçirilirken TESKOMB Başkanı Abdulkadir Akgül, bu sistemle kimsenin kredi alamayacağını iyi niyetli esnafın da mağdur olacağını savundu. TESK Başkanı Bendevi Palandöken ise krediye ulaşamayan 250 ile 300 bin arasında iş yerinin kapanabileceğini söyledi. Hazine Faiz Destekli Yatırım ve İşletme Kredisi’ni kullanmak isteyen esnaf, yeni yıldan itibaren kredinin en az yüzde 33’ünün, 2027’de ise en az yüzde 67’sinin neye harcanacağını bildirmek ve belgelendirmek zorunda olacak. Amacı dışında veya gerçeğe aykırı beyanlarla kullanıldığı tespit edilen kredi, hazine faiz desteği uygulamasından çıkarılacak. "Yeni bir düzen ortaya çıkacak" Öte yandan yeni sistemin iyi niyetli esnafı da mağdur ettiğini belirten AK Parti Yozgat Milletvekili ve Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Kredi ve Kefalet Kooperatifleri Merkez Birliği (TESKOMB) Başkanı Abdulkadir Akgül, bir yıldır bu sistemi denediklerini ancak başaralı olamadıklarını belirtti. Esnafın kredi için zorunlu tutulan faturayı bulamayacağını ifade eden TESKOMB Başkanı, "Esnaf bu faturayı bulamaz ancak parayla satın alacak. Yeni bir düzen ortaya çıkacak. Kesinlikle bunu kimse alamayacak" dedi. Esnafın faiz destekli kredi ile BAĞ-KUR primlerini ödediğini ve diğer ihtiyaçları karşıladığını hatırlatan Akgül, borcu olmama zorunluluğuna da tepki gösterdi. Akgül, “Bu devirde borçsuz esnaf olur mu? Bu konunun da tekrar gözden geçirilmesi gerekiyor. Bu uygulamalar, krediyi veremez hâle getirecek. Primlerinin 9 binden 7 bin güne düşürülmesi için söz verdik ama hâlen 9 bin olarak devam ediyor” diye konuştu. 250 ile 300 bin arasında iş yeri kapanabilir TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, esnafın basit usule geçiş sürecine hazırlıksız yakalandığını belirtirken enflasyon karşısında esnafın desteklenmesi gerektiğini söyledi. Esnafın ne yapacağını şaşırmış durumda olduğunu belirten Palandöken, şöyle konuştu: “Bir taraftan muhasebe ücretleri, diğer taraftan e-hacizler ve vergi mevzuatındaki değişiklikler derken esnaf artık iş yapamaz hâle geldi. Mevcut şartlar esnafı ciddi şekilde zorluyor. Enflasyonu düşürmenin yolu bu değil. En azından belirli bir süre tanınmalıydı. Esnaf, bu süreçte hazırlığını yapardı. ‘Ben yaptım oldu’ anlayışıyla yapılan düzenlemeler, özellikle vergi alanında, insanları tedirgin ederek piyasalardaki durgunluğun temel sebeplerinden biri hâline geliyor. Enflasyon karşısında esnafın rahat bir nefes almasını sağlayacak tedbirler alınması gerekiyor aksi hâlde 250 ile 300 bin arasında iş yeri kapanmak zorunda kalacak.”

Figopara ilk 3'e girdi Haber

Figopara ilk 3'e girdi

KOBİ’lerin ve işletmelerin hızlı, kolay ve güvenli finansmana erişimini sağlayan Figopara, Türkiye’nin en hızlı büyüyen 100 şirketi arasında ilk 3’e girdi. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) öncülüğünde, Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) ve TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi (TOBB ETÜ) iş birliğiyle açıklanan 'Türkiye 100' listesinde Figopara, yüzde 5 bin 126’lık ciro artışıyla üçüncü sıraya yerleşerek fintek sektörünün yükselen gücü olduğunu bir kez daha gösterdi. Bu yıl 25 şehirden ve bilişimden makineye, toptan ticaretten metal ürünlere kadar 34 farklı sektörden şirketin yer aldığı 'Türkiye 100' sonuçları, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve iş dünyasının katılımıyla, TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nun ev sahipliğinde düzenlenen törende açıklandı. Figopara adına üçüncülük ödülünü Figopara CFO’su Fırat Aytaş, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’ndan aldı. 'KOBİ’lerin finansmana erişimindeki rolümüzün tescili' Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Figopara Kurucu Ortağı ve CEO’su Koray Bahar, “Kurulduğumuz günden bu yana KOBİ’lerin finansmana hızlı, kolay ve güvenli bir şekilde ulaşmasına aracılık ederek çok önemli bir ihtiyacı karşılıyoruz. “Türkiye 100” listesinde ilk 3’te yer almak, yalnızca elde ettiğimiz ciro artışının değil vizyonumuzun, dayanıklılığımızın ve dönüşüm potansiyelimizin de bir göstergesi. Bu başarı, sürdürülebilir büyümemizi olduğu kadar, iş modelimizin KOBİ’lerin büyümeleri için ihtiyaç duyduğu finansmana erişimde sağladığı faydayı ve finansal ekosistemdeki etkisini de ortaya koyuyor. Bankalarla kurduğumuz güçlü iş birlikleri ve geliştirdiğimiz yenilikçi çözümler sayesinde, KOBİ’lerin finansmana erişimini kolaylaştırmaya ve sektöre değer katmaya devam edeceğiz” dedi.

Bankalar kredileri sıkılaştırdı Haber

Bankalar kredileri sıkılaştırdı

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Banka Kredileri Eğilim Anketi'ne göre, 2024'ün birinci çeyreğinde, bankaların genel olarak işletmelere kullandırdıkları kredilere uyguladıkları standartları sıkılaştırdığı görülürken, yılın ikinci çeyreği için bankaların beklentisi, genel olarak işletmelere verilen kredilere uygulanan standartlardaki sıkılaşmanın güçlenerek devam edeceği yönünde oldu. Ankete göre, bu yılın ilk çeyreğinin alt kırılımları incelendiğinde, küçük ve orta ölçekli işletmelere verilen krediler dışındaki tüm kredi türlerine uygulanan standartlarda sıkılaşma gözlendi. 2024 yılının ilk çeyreğinde, tüm bireysel kredi türlerine uygulanan standartlarda sıkılaşma görülürken, 2024'ün ikinci çeyreği için işletme kredilerinde olduğu gibi tüm bireysel kredi türlerinde de standartlardaki sıkılaşmanın güçlenerek devam etmesi bekleniyor. Kredi talebi Anket sonuçları kredi talebi açısından incelendiğinde, genel olarak işletmelere verilen kredilere olan talepteki artış yönlü seyir, 2024'ün ilk çeyreğinde de devam etti. Alt kırılımlar incelendiğinde de büyük işletmelere verilen krediler dışındaki tüm kredilere olan talepte artış gözlendi. Özellikle, yabancı para cinsinden açılan kredilere talepteki artışın oldukça güçlü olduğu görülürken, 2024'ün ikinci çeyreğinde genel olarak işletmelere verilen kredilere talepteki artışın yerini azalışa bırakması bekleniyor. 2024 yılının birinci çeyreğinde, tüm bireysel kredi türlerine talepte azalış görülürken, bu yılın ikinci çeyreği için bankaların beklentisi, tüm bireysel kredi türlerinde talepte görülen azalışın güçlenerek devam edeceği yönünde oldu. Fonlama koşulları Bankaların fon sağlama imkanlarının gelişimi incelendiğinde, 2024'ün ilk çeyreğinde yurt içi fonlama koşullarında sıkılaşma yönlü, yurt dışı fonlama koşullarında ise gevşeme yönlü seyrin devam ettiği görüldü. 2024'ün ikinci çeyreği için yurt içi fonlama koşullarındaki sıkılaşmanın ve yurt dışı fonlama koşullarındaki gevşemenin güçlenerek devam etmesi bekleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.