SON DAKİKA
Hava Durumu

#Konut

Ekometre - Konut haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Konut haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

İstanbul’da ekim enflasyonu yüzde 2,47’ye yükseldi Haber

İstanbul’da ekim enflasyonu yüzde 2,47’ye yükseldi

İstanbul’da yıllık enflasyon yüzde 32,47 İTO’nun 2023=100 bazlı İstanbul Tüketici Fiyat İndeksi sonuçlarına göre, kentte perakende fiyatlar ekim ayında bir önceki aya kıyasla yüzde 2,47 yükseldi. Ekim 2025-Ekim 2026 dönemini kapsayan yıllık fiyat artışı ise yüzde 32,47 oldu. En yüksek artış giyim ve ayakkabıda Ekim ayında harcama grupları arasında en yüksek fiyat artışı yüzde 10,60 ile giyim ve ayakkabıda görüldü. İTO, yükselişte kış sezonunun etkili olduğunu bildirdi. İkinci sırada yüzde 5,32 artışla eğlence ve kültür grubu yer aldı. Haberleşme fiyatları yüzde 5,05 yükselirken gıda ve alkolsüz içeceklerdeki artış yüzde 2,58 oldu. Konut ve lokanta fiyatları da yükseldi İTO verilerine göre ekim ayında konut harcamalarında yüzde 2,24, lokanta ve oteller grubunda yüzde 1,87 fiyat artışı kaydedildi. Çeşitli mal ve hizmetler grubunda artış yüzde 1,82, sağlık grubunda yüzde 1,80 olarak gerçekleşti. Ev eşyası, eğitim ve ulaştırmada son durum Ekim ayında ev eşyası fiyatları yüzde 1,67 yükseldi. Eğitim grubunda yüzde 1,52, ulaştırmada ise yüzde 0,45 artış görüldü. Alkollü içecekler ve tütün grubunda ise fiyat değişimi yaşanmadı. İTO’dan fiyat artışlarının nedenlerine ilişkin açıklama İTO, giyim ve ayakkabı grubundaki yükselişte kış sezonunun başlamasının etkili olduğunu belirtti. Gıda ve alkolsüz içeceklerdeki fiyat artışlarının ise mevsim değişiminden kaynaklandığını bildirdi. Diğer bazı harcama gruplarında görülen fiyat hareketlerinde piyasa koşullarının etkili olduğu ifade edildi. İTO Ekim 2026 enflasyon verileri İTO’nun açıkladığı verilere göre İstanbul’da ekim ayında aylık enflasyon yüzde 2,47, yıllık enflasyon yüzde 32,47 oldu. Giyim ve ayakkabı yüzde 10,60 ile fiyat artışının en yüksek olduğu harcama grubu olarak öne çıktı.

2027'de yatırımın adresi değişiyor Haber

2027'de yatırımın adresi değişiyor

Ulaştırma yatırımlarında liderliğini koruyacak Türkiye'nin 2027 yılı yatırım planlamasında ulaştırma sektörü en yüksek payı alacak. Toplam sabit sermaye yatırımlarının yüzde 36,1'inin bu alanda gerçekleştirilmesi öngörülüyor. 2027 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı'na göre konut yatırımları yüzde 32'lik payla ikinci, imalat sanayisi ise yüzde 15,8'lik payla üçüncü sırada bulunacak. İlk iki sektör yatırımların yüzde 68,1'ini alacak Ulaştırma ve konut sektörlerinin toplam sabit sermaye yatırımlarından alacağı pay yüzde 68,1'e ulaşacak. Böylece 2027 yılında planlanan yatırımların yaklaşık üçte ikisinden fazlası bu iki sektörde yoğunlaşacak. İmalat sanayisi ise yüzde 15,8'lik payla yatırım dağılımında üçüncü sıradaki yerini alacak. 2026'ya göre ulaştırma ve imalatın payı artacak 2026 yılı cari fiyatlarla toplam sabit sermaye yatırımlarında ulaştırmanın payının yüzde 35,9, konutun yüzde 32,4, imalat sanayisinin ise yüzde 15 olması bekleniyor. 2027 yılında ulaştırma ve imalat sanayisinin toplam yatırımlar içindeki payının yükselmesi, konutun payının ise sınırlı ölçüde gerilemesi öngörülüyor. Kamu yatırımlarında imalat ve enerji öncelikli olacak Kamu kesiminin 2027 yılı sabit sermaye yatırımlarında imalat sanayisi ve enerji alt sektörlerinin ağırlığının artırılması hedefleniyor. 2026 yılında kamu yatırımlarının ağırlıklı olarak ulaştırma, diğer hizmetler, eğitim, tarım, madencilik ve sağlık sektörlerinde yoğunlaşması bekleniyor. Kamu yatırımlarının yüzde 49,8'ini merkezi yönetim üstlenecek 2027 yılında cari fiyatlarla kamu kesimi sabit sermaye yatırımlarının yüzde 49,8'inin merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki idareler tarafından gerçekleştirilmesi bekleniyor. Yerel yönetimlerin payının yüzde 27,3, kamu iktisadi teşebbüslerinin (KİT) payının yüzde 21,7 olması öngörülüyor. Döner sermayeli kuruluşlar ile sosyal güvenlik kuruluşlarının toplam payının ise yüzde 1,3 seviyesinde gerçekleşmesi planlanıyor. Özel sektör yatırımlarında yüzde 3,7 artış beklentisi Özel kesim sabit sermaye yatırımlarının 2027 yılında reel olarak yüzde 3,7 artacağı tahmin ediliyor. Özel sektör yatırımlarında imalat sanayisi, madencilik ve eğitim alt sektörlerinin öne çıkması bekleniyor. Böylece imalat sanayisi hem toplam yatırım dağılımında hem de özel sektörün yatırım tercihlerinde önemli bir yer tutacak. 2026'da özel sektör yatırımları yüzde 4,2 artacak 2026 yılında özel kesim sabit sermaye yatırımlarında reel yüzde 4,2 artış öngörülüyor. Bu yıl özel sektör yatırımlarının ağırlıklı olarak imalat sanayisi, ulaştırma ve konut sektörlerinde yoğunlaşması beklenirken 2027'de madencilik ve eğitimin de öncelikli alanlar arasına girmesi planlanıyor. Merkezi yönetimin kamu yatırımlarındaki payı gerileyecek 2026 yılında kamu kesimi sabit sermaye yatırımlarının yüzde 55,4'ünün merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki idareler tarafından gerçekleştirilmesi bekleniyor. Yerel yönetimlerin payı yüzde 22,4, KİT'lerin payı yüzde 21 olarak tahmin edilirken döner sermayeli kuruluşlar ile sosyal güvenlik kuruluşlarının payının yüzde 1,2 olması öngörülüyor. 2027 yılında merkezi yönetimin kamu yatırımlarındaki payının azalması, yerel yönetimlerin payının ise artması bekleniyor. 2027'nin yatırım öncelikleri netleşiyor 2027 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı'ndaki öngörüler, sabit sermaye yatırımlarında ulaştırma ve konutun ağırlığını koruyacağını ortaya koyuyor. Kamu kesiminde imalat sanayisi ve enerji, özel sektörde ise imalat sanayisi, madencilik ve eğitim yatırımlarının öne çıkması bekleniyor. Böylece gelecek yılın yatırım dağılımında ulaştırma ve konut toplam yatırımların büyük bölümünü oluştururken üretim ve enerji alanları da yatırım planlamasında yer alacak.

Eylül ayı enflasyonu açıklandı Haber

Eylül ayı enflasyonu açıklandı

Yıllık enflasyon böylece yüzde 30’un altına inerken, 12 aylık ortalama enflasyon yüzde 31,49 olarak gerçekleşti. Yıllık enflasyon geriledi TÜİK verilerine göre TÜFE, Eylül 2026’da bir önceki aya göre yüzde 1,84 arttı. Yıllık enflasyon ise ağustostaki yüzde 31,51 seviyesinden yüzde 29,73’e geriledi. Aylık enflasyon ağustos ayında da yüzde 1,84 olarak gerçekleşmişti. Böylece eylülde aylık fiyat artışının hızında değişim yaşanmazken, baz etkisinin de katkısıyla yıllık enflasyonda düşüş görüldü. Kira artışında oran yüzde 31,49 TÜFE’de 12 aylık ortalamalara göre artış yüzde 31,49 oldu. Bu oran, ekim ayında yenilenecek konut ve iş yeri kira sözleşmelerindeki artış üst sınırının belirlenmesinde esas alınacak oran olarak öne çıkıyor. Ocak zammı için kritik veri Eylül enflasyonu, memur ve emeklilerin Ocak 2027 dönemindeki zam hesaplamaları açısından da önemli bir veri oluşturuyor. Ancak Ocak ayındaki kesin zam oranı henüz belli değil. Yılın ikinci yarısındaki enflasyonun tamamlanmasının ardından oluşacak altı aylık enflasyon farkı, zam hesaplamalarında belirleyici olacak. İstanbul’da enflasyon yüzde 2,11 İstanbul Ticaret Odası’nın (İTO) verilerine göre İstanbul’da perakende fiyatlar eylül ayında aylık bazda yüzde 2,11 arttı. İstanbul Tüketici Fiyat İndeksi’nde yıllık değişim yüzde 33,55 olurken, 12 aylık ortalamalara göre değişim oranı da ayrıca takip edilen göstergeler arasında yer aldı. Eğitim fiyatları öne çıktı İstanbul’da eylül ayındaki fiyat artışlarında eğitim harcamaları dikkat çekti. Eğitim grubunda fiyatlar bir önceki aya göre yüzde 22,59 yükseldi. Yeni eğitim öğretim yılının başlamasıyla birlikte eğitim hizmetleri ve ilgili ürünlerde yaşanan fiyat artışları, İstanbul’daki enflasyonun yükselmesinde etkili oldu. Ulaştırmada artış yüzde 4,60 Eylül ayında İstanbul’da ulaştırma harcamaları yüzde 4,60 arttı. Çeşitli mal ve hizmetlerde yüzde 2,96, lokanta ve otellerde yüzde 2,42, haberleşmede ise yüzde 2,24 artış görüldü. Ev eşyası grubunda fiyatlar yüzde 1,93, eğlence ve kültürde yüzde 1,73, konutta yüzde 1,69 arttı. Giyim ve ayakkabı fiyatları yüzde 0,91 yükseldi. Gıdada sınırlı artış İstanbul’da gıda ve alkolsüz içecekler grubundaki aylık fiyat artışı yüzde 0,14 ile sınırlı kaldı. Alkollü içecekler ve tütün ile sağlık harcamaları gruplarında ise eylül ayında fiyat değişimi gerçekleşmedi. Enflasyon yüzde 30’un altında Eylül verileriyle birlikte Türkiye’de yıllık tüketici enflasyonu yüzde 29,73’e geriledi. Aylık yüzde 1,84’lük artışa rağmen yıllık oranın yüzde 30’un altına inmesi, fiyat artışlarının yıllık hızında aşağı yönlü seyrin sürdüğünü gösterdi.

Bulgaristan’ın yatırım potansiyeli İstanbul’da masaya yatırıldı Haber

Bulgaristan’ın yatırım potansiyeli İstanbul’da masaya yatırıldı

Diplomatik temsilcileri, üst düzey kamu görevlilerini, yatırımcıları ve iş dünyasının önde gelen isimlerini bir araya getiren buluşmada; Türkiye ile Bulgaristan arasındaki ticari ilişkilerin geliştirilmesi, karşılıklı yatırımların artırılması ve Türk şirketlerinin Bulgaristan üzerinden Avrupa Birliği pazarına açılma fırsatları ele alındı. “Varna, Türk üreticileri için AB’ye açılan en yakın kapılardan biri” Ziraat Bankası Yönetim Kurulu Üyesi Fazlı Kılıç, İSO Yönetim Kurulu Üyesi Cemal Keleş, İOSB Yönetim Kurulu Başkan Vekili Kazım Özeren, Dilko Okulları Yönetim Kurulu Başkanı Ali Oğuztürk, Kavram Okulları Kurucusu Bahattin Durmuş,Sampaş,Holding YKB Şekip Karakaya, Dedeman Hotelleri YK Üyeleri Banu Dedeman, Macaristan Cumhuriyeti İstanbul Ticari Konsolosu Miklos Bujaky, iş insanları Hüseyin Öztürk,Özdemir Polat ve Işılay Reis’in de katıldığı etkinlik, Prestige Uluslararası İlişkileri Geliştirme Platformu Başkanı Mehmet Gözcü’nün açılış konuşmasıyla başladı. Ardından Platform Başkan Vekili Yılmaz Gözcü, Bulgaristan’daki iş ve yatırım ortamına ilişkin kapsamlı bir sunum gerçekleştirdi. Özellikle Varna’nın Türk yatırımcılar açısından taşıdığı potansiyele dikkat çeken Gözcü; Avrupa Birliği içindeki stratejik konumu, gelişmiş liman altyapısı ve Türkiye’ye coğrafi yakınlığıyla kentin sanayi, üretim, lojistik ve uluslararası ticaret açısından önemli fırsatlar sunduğunu belirtti. Gözcü, Bulgaristan’ın Türk şirketleri açısından yalnızca komşu bir ülke değil, aynı zamanda yaklaşık 450 milyon tüketicilik Avrupa Birliği pazarına erişim sağlayan stratejik bir yatırım ve üretim üssü olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Bulgaristan’da yaklaşık 2 bin 500 Türk şirketinin faaliyet gösterdiğini, 70’in üzerinde üretim tesisi bulunduğunu, Türk yatırımlarının yaklaşık 2,5 milyar avroya ulaştığını ve bu yatırımların yaklaşık 15 bin kişiye istihdam sağladığını belirten Gözcü, Varna’nın bu tabloda özel bir yere sahip olduğunu vurguladı. Varna’da özellikle turizm ve otelcilik, konut, endüstri ve üretim, lojistik ve depolama, marina ve denizcilik ile sağlık alanlarında yatırım fırsatları bulunduğunu ifade eden Gözcü, şunları söyledi: “İstanbul’dan karayoluyla yaklaşık beş saatlik mesafede bulunan Varna, Türkiye’deki üretici ve sanayiciler için Avrupa pazarına açılmanın en pratik kapılarından biri. Ancak yatırım kararları mutlaka doğru bilgiye ve ayrıntılı fizibilite çalışmalarına dayanmalı. Yatırım şansa değil; sağlam analize ve planlamaya dayanır. Çünkü güvenin olduğu yerde yatırım gelişir.” Prestige Platformu olarak Bulgaristan’ın farklı bölgelerini ekonomik yapı, hukuki süreçler, lojistik avantajlar, yatırımın geri dönüş potansiyeli ve sürdürülebilirlik açısından incelediklerini belirten Gözcü, amaçlarının Türk yatırımcıların doğru lokasyonda, doğru sektör ve iş modeliyle hareket etmesine katkı sağlamak olduğunu kaydetti. Türk şirketleri Bulgaristan deneyimlerini paylaştı Etkinlik kapsamında, Green Gold Foundation Yönetim Kurulu Üyesi Özlem Dalga’nın moderatörlüğünde “Bulgaristan’da Yatırım – Türk Şirketlerinin Deneyimleri” başlıklı panel gerçekleştirildi. Panelde Elopar Group Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Sandal, Türk Ytong Yönetim Kurulu Başkan Vekili F. Fethi Hinginar ve Prestige Uluslararası İlişkileri Geliştirme Platformu Başkan Vekili Yılmaz Gözcü, Bulgaristan pazarındaki deneyimlerini iş dünyası temsilcileriyle paylaştı. Elopar Group Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Sandal, yurt dışı yatırımlarında ülke ve pazar araştırmasının önemine dikkat çekerek, yatırımcıların yalnızca mevcut koşulları değil, küresel ekonomideki ve uluslararası ticaretteki gelişmeleri de yakından takip etmesi gerektiğini vurguladı. Türk Ytong Yönetim Kurulu Başkan Vekili F. Fethi Hinginar ise Avrupa Birliği’nin Türk şirketleri açısından son derece büyük ve önemli bir pazar olduğuna işaret etti. Balkanlar’daki gelişen ekonomilerin yeni fırsatlar yarattığını belirten Hinginar, Türkiye’deki üreticilerin bölgeye daha fazla odaklanması gerektiğini ifade etti. Etkinliğin karbon ayak izi sıfırlandı Bulgaria Connect, katılımcıların sorularının yanıtlandığı soru-cevap bölümünün ardından Türkiye ve Bulgaristan iş dünyası temsilcilerini buluşturan networking ve kokteyl programıyla sona erdi. Sürdürülebilirlik yaklaşımı etkinliğin organizasyonuna da yansıdı. Green Gold Foundation, Bulgaria Connect’in oluşturduğu karbon ayak izini ölçerek dengeleme çalışmasını gerçekleştirdi. Böylece iş ve yatırım fırsatlarının konuşulduğu buluşmada, ekonomik büyümenin yanı sıra çevresel sürdürülebilirlik konusunda da somut bir adım atıldı.

İstanbul'da enflasyonun ağustos faturası Haber

İstanbul'da enflasyonun ağustos faturası

Giyim ve ayakkabıda ise fiyatlar yüzde 0,08 geriledi. İstanbul'da ağustos ayına ilişkin tüketici fiyatları belli oldu. İstanbul Ticaret Odası (İTO) verilerine göre, perakende fiyat hareketlerinin göstergesi olan İTO İstanbul Tüketici Fiyat İndeksi, ağustos ayında bir önceki aya göre yüzde 1,66 arttı. İstanbul'daki tüketici fiyatlarında yıllık artış ise yüzde 34,96 olarak kaydedildi. Böylece İTO 2023=100 bazlı İstanbul Tüketici Fiyat İndeksi'nde yıllık değişim yüzde 34,96 seviyesinde gerçekleşti. Eğitim fiyatlarında dikkat çeken yükseliş Ağustos ayında harcama grupları arasında fiyatların en fazla arttığı alan eğitim oldu. Eğitim harcamalarında aylık fiyat artışı yüzde 17,28 olarak gerçekleşti. Bu grubu yüzde 8,22'lik artışla alkollü içecekler ve tütün harcamaları takip etti. Konut harcamalarında fiyatlar yüzde 2,32 yükselirken, ulaştırma grubundaki artış yüzde 1,43 oldu. Ev eşyası harcamaları da yüzde 1,41 arttı. Çeşitli mal ve hizmetler grubunda aylık fiyat artışı yüzde 1,35 olarak gerçekleşti. Eğlence ve lokanta fiyatları da arttı Ağustos ayında eğlence ve kültür harcamalarında fiyatlar yüzde 1,11 yükseldi. Haberleşme harcamalarında yüzde 0,86, lokanta ve oteller grubunda ise yüzde 0,72 artış kaydedildi. Gıda ve alkolsüz içecekler grubundaki fiyat artışı yüzde 0,20 ile daha sınırlı kaldı. Giyim ve ayakkabıda fiyatlar geriledi Ağustosta fiyatların gerilediği tek harcama grubu giyim ve ayakkabı oldu. Bu grupta fiyatlar bir önceki aya göre yüzde 0,08 azaldı. Sağlık harcamalarında ise ağustos ayında herhangi bir fiyat değişimi görülmedi. Eğitim, tütün, konut ve ulaştırma etkili oldu İTO verilerine göre ağustos ayındaki fiyat endeksinin oluşumunda eğitim, alkollü içecekler ve tütün, konut ve ulaştırma harcama gruplarında yer alan bazı ürün ve hizmetlerdeki dönemsel ve kamu kaynaklı fiyat değişimleri etkili oldu. Gıda ve alkolsüz içecekler grubunda mevsimsel etkilere bağlı fiyat değişimleri görülürken, giyim ve ayakkabı grubundaki aşağı yönlü hareket de endeksi etkiledi. İstanbul'da yıllık enflasyon yüzde 34,96 İTO İstanbul Tüketici Fiyat İndeksi, ağustosta aylık bazda yüzde 1,66 artarken, 2025 yılının ağustos ayına göre yıllık değişim yüzde 34,96 oldu. Harcama grupları bazında ağustos ayının en yüksek aylık artışı yüzde 17,28 ile eğitimde, en yüksek düşüş ise yüzde 0,08 ile giyim ve ayakkabıda gerçekleşti.

2027 emlak vergisinde yeni dönem başlıyor Haber

2027 emlak vergisinde yeni dönem başlıyor

Konut, iş yeri, otel, fabrika ve birçok farklı yapı türünde uygulanacak bedeller, taşınmazların vergi değerinin hesaplanmasında arsa veya arsa payı değeriyle birlikte dikkate alınacak. Ev ve iş yeri sahiplerini ilgilendiren 2027 yılı emlak vergisi hesaplamalarına ilişkin yeni düzenleme yürürlüğe girdi. Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından hazırlanan Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliği, Resmi Gazete'de yayımlandı. Düzenlemeyle, gelecek yıl bina vergi değerlerinin belirlenmesinde esas alınacak metrekare normal inşaat maliyet bedelleri yapıların türüne, sınıfına ve kullanım amacına göre yeniden tespit edildi. Emlak vergisi yalnızca bina maliyetine göre hesaplanmayacak Yeni rakamlar, 2027 yılı emlak vergisinin hesaplanmasında önemli bir unsur oluşturacak. Ancak açıklanan metrekare inşaat maliyetleri, tek başına ödenecek emlak vergisini belirlemeyecek. Bina vergi değeri hesaplanırken yapının metrekare normal inşaat maliyetinin yanı sıra taşınmazın bulunduğu arsanın veya arsa payının değeri de dikkate alınacak. İki unsur, ilgili mevzuat çerçevesinde birlikte değerlendirilerek vergiye esas bina değeri ortaya çıkarılacak. Bu nedenle aynı özelliklere sahip binalarda, bulundukları arsanın değerine göre farklı vergi sonuçları ortaya çıkabilecek. Yapı türü ve sınıfı vergi hesabını etkileyecek Resmi Gazete'de yayımlanan maliyet cetvelinde yapılar, inşaat özelliklerine göre farklı gruplara ayrıldı. Çelik karkas, betonarme karkas, yığma kâgir, yığma yarı kâgir, ahşap ve taş yapılar için ayrı metrekare maliyet bedelleri belirlendi. Her yapı türü ayrıca kendi içerisinde sınıflandırıldı. Böylece yapıların niteliği ve sınıfı, emlak vergisi hesabında kullanılacak normal inşaat maliyetini doğrudan etkileyecek. Aynı metrekareye sahip iki binanın yapı sistemi veya sınıfının farklı olması halinde, vergi değerinin hesaplanmasında esas alınan maliyet tutarı da değişebilecek. Konuttan fabrikaya geniş kapsamlı maliyet cetveli Tebliğ yalnızca meskenleri kapsamıyor. Farklı kullanım amaçlarına sahip çok sayıda yapı için de ayrı metrekare normal inşaat maliyetleri açıklandı. Yeni cetvelde konutların yanı sıra fabrika ve imalathaneler, oteller, sinema ve tiyatro binaları, banka ve sigorta yapıları, idari binalar, yeraltı ve müstakil garajlar, yurtlar, okullar, yüzme havuzları, hamamlar, silolar, ticarethaneler ve iş yerleri gibi çeşitli yapı türleri yer aldı. Bu yapıların her biri için belirlenen maliyetler, binanın niteliği ve sınıfına göre farklılık gösterecek. 2027 emlak vergisi hesabında yeni bedeller esas alınacak Resmi Gazete'de yayımlanan tebliğ ekindeki ayrıntılı maliyet cetveli, 2027 yılı boyunca emlak vergisine esas bina değerlerinin hesaplanmasında kullanılacak. Vergi hesabında yeni metrekare normal inşaat maliyetleri ile arsa veya arsa payı değerinin birlikte değerlendirilmesiyle taşınmazın vergi değeri belirlenecek. Bu nedenle 2027 yılında ödenecek emlak vergisi açısından hem binanın fiziki özellikleri hem de bulunduğu arsanın değeri belirleyici olmaya devam edecek.

Güvenli liman algısı gayrimenkul talebini güçlendiriyor Haber

Güvenli liman algısı gayrimenkul talebini güçlendiriyor

Bu yeni eğilim gayrimenkul piyasasında da etkisini gösterirken, turizm altyapısı, yüksek yaşam potansiyeli ve uluslararası talep avantajıyla Antalya, Manavgat ve Side hattı yatırımcıların radarına daha güçlü girmeye başladı. Jeopolitik riskler ve değişen yatırım tercihleri, gayrimenkulde yeni güvenli liman arayışını hızlandırdı. Türkiye’nin Akdeniz hattı, özellikle Antalya-Manavgat-Side ekseni, bu dönüşümün dikkat çeken adreslerinden biri olarak değerlendiriliyor. Turizm altyapısı, yıl boyu yaşam potansiyeli, uluslararası erişim kolaylığı ve artan güvenli destinasyon algısıyla bölge, yalnızca klasik konut yatırımının değil, daha stratejik ve uzun vadeli yatırım modellerinin de merkezlerinden biri haline geliyor. Uzmanlara göre bu ilgi, dönemsel bir hareketten çok yapısal bir yatırım eğilimine işaret ediyor. Gayrimenkul, turizm ve yatırım alanlarında uzun yıllara dayanan tecrübeye sahip girişimci Ahmet Tanır’a göre, son dönemde değişen yatırım davranışlarında güven, erişilebilirlik ve değer koruma potansiyeli çok daha belirleyici hale gelmiş durumda. Turizm destekli gayrimenkul modeli güçleniyor Klasik konut yatırımının ötesine geçen modelde, gayrimenkul artık turizm ekonomisiyle birlikte okunuyor. Sezonluk kira getirileri, kısa dönem kiralama imkanları, döviz bazlı değer üretim potansiyeli ve yaşam odaklı projeler yatırımcı ilgisini artırıyor. Özellikle Side’nin uluslararası bilinirliği ve Manavgat’ın gelişime açık yapısı, bölgeyi yalnızca tatil odaklı değil, yatırım perspektifiyle de güçlü kılıyor. Tanır, “Burada yatırım sadece konut almak değil; turizmle beslenen bir değer zincirine dahil olmak anlamına geliyor. Bu nedenle bölge, klasik yatırım bölgelerinden farklı bir dinamik taşıyor” değerlendirmesinde bulunuyor. Yaşam odaklı ve uzun vadeli yatırımlar Bölgede yalnızca kısa vadeli yatırım modelleri değil, yaşam temelli yeni yatırım kurgularının da dikkat çekmeye başladığı belirtiliyor. Özellikle uzun süreli yaşam, emeklilik odaklı yerleşim modelleri ve wellness eksenli projeler, Akdeniz hattında yeni bir yatırım segmenti oluşturuyor. Sektör temsilcilerine göre bu dönüşüm, konutu sadece bir varlık değil, yaşam ve gelir modeli olarak konumlandıran yeni bir yatırım yaklaşımına işaret ediyor. Arsa ve proje geliştirmede hareketlilik artıyor Manavgat ve Side hattında artan proje stoğu, arsa geliştirme faaliyetleri ve nitelikli konut projeleri bölgedeki büyümenin diğer dikkat çekici göstergeleri arasında yer alıyor. Villa, rezidans ve karma yaşam projelerine artan ilginin, bölgenin uzun vadeli büyüme potansiyelini desteklediği ifade ediliyor. Bu hareketliliğin geçici olmadığını belirten Ahmet Tanır, “Bugün bu bölge yalnızca bugünün değil, geleceğin yatırım merkezlerinden biri olarak okunmalı” diyor. Doğru lokasyon, doğru zaman, doğru proje Artan ilginin yatırım kararlarını daha stratejik hale getirdiğini vurgulayan Tanır, yeni dönemde doğru lokasyon, doğru zamanlama ve doğru proje seçiminin her zamankinden daha önemli olduğuna dikkat çekerek, “Yatırımcı artık yalnızca fiyat odaklı değil; ulaşım, turizm potansiyeli, yaşam kalitesi ve bölgesel gelişim perspektifiyle karar veriyor. Bu da profesyonel bakışı zorunlu hale getiriyor” dedi. Tanır, özellikle Akdeniz hattının bu anlamda güçlü fırsatlar sunduğunu ifade ediyor. Uzmanlara göre güvenli liman algısı, turizm destekli büyüme ve değişen yatırım tercihleri birlikte değerlendirildiğinde, Akdeniz hattı Türkiye gayrimenkul piyasasında yeni büyüme koridorlarından biri olmayı sürdürüyor. Özellikle Manavgat-Side ekseni, hem değer koruma hem uzun vadeli getiri açısından yatırımcı radarındaki yerini güçlendiriyor.

Gayrimenkulde yatırım rotası Akdeniz’e kaydı Haber

Gayrimenkulde yatırım rotası Akdeniz’e kaydı

Türkiye’de gayrimenkul piyasasında dengeler yeniden şekillenirken, yatırımcıların rotası turizmle entegre, değer üretme potansiyeli yüksek bölgelere yöneliyor. Bu dönüşümde öne çıkan lokasyonların başında ise Antalya’nın Manavgat ve Side hattı geliyor. Yalnızca dönemsel bir ilgi değil, sürdürülebilir talep yapısı ve güçlü yatırım dinamikleriyle dikkat çeken bölge, her dönemde değerini koruyan ve geliştiren nadir yatırım alanlarından biri olarak öne çıkıyor. Gayrimenkul, turizm ve yatırım alanlarında uzun yıllara dayanan tecrübeye sahip girişimci Ahmet Tanır, Akdeniz hattında yatırım dengelerinin değişmediğini, aksine daha da güçlendiğini vurguluyor. “Manavgat ve sıde her dönemde yatırımcının radarında” Bölgenin yalnızca yazlık ya da ikinci konut talebiyle değil, yatırım odaklı bir açıdan değerlendirildiğini belirten Ahmet Tanır, “Manavgat ve Side, turizm potansiyeli, doğal ve tarihi zenginlikleri ve gelişen şehir yapısıyla Türkiye’de yatırım açısından her zaman güçlü bir konumda oldu. Bugün de bu değişmiş değil. Aksine, artan talep ve gelişen projelerle birlikte bölge yatırımcılar için daha stratejik hale geliyor.” Dedi. Turizm gücü yatırım değerini destekliyor Özellikle Side’nin uluslararası bilinirliği ve Manavgat’ın geniş gelişim alanı, bölgeyi farklı yatırım segmentleri için cazip hale getiriyor. Yüksek sezonluk kira potansiyeli, kısa dönem kiralama modeli ve döviz bazlı gelir imkânı, yatırımcıların ilgisini artıran başlıca unsurlar arasında yer alıyor. Turizmle entegre bir gayrimenkul yapısına sahip olan bölgede yatırım, klasik konut anlayışının ötesine geçtiğini belirten Tanır, “Burada yatırım sadece bir konut almak değil; doğru lokasyonda, doğru projeye dahil olarak uzun vadeli bir değer yaratmak anlamına geliyor.” İfadelerini kullandı. Yeni projeler ve arsa geliştirme hareketliliği dikkat çekiyor Manavgat’ta son dönemde artan proje üretimi ve arsa geliştirme faaliyetleri, bölgenin büyüme potansiyelini ortaya koyuyor. Özellikle villa, site ve rezidans projelerine olan talep artarken, yatırımcıların arsa tarafında da daha bilinçli hareket ettiği gözlemleniyor. Bölgedeki bu hareketliliğin kalıcı olduğuna dikkat çeken Tanır, “Manavgat, gelişmeye açık yapısıyla yalnızca bugünün değil, geleceğin yatırım bölgeleri arasında yer alıyor” ifadelerini kullanıyor. “Doğru yatırım için uzmanlık şart” Artan talep ile birlikte yatırım kararlarının daha stratejik hale geldiğini belirten Tanır, yatırımcıların profesyonel destek almadan hareket etmemesi gerektiğini vurgulayarak, “Bugün en kritik konu doğru yer, doğru proje ve doğru zaman üçlüsünü bir araya getirebilmek. Bu da ancak bölgeyi iyi tanıyan, sahaya hakim bir bakış açısıyla mümkün.” Dedi. Akdeniz’de değer kaybetmeyen yatırım hattı Manavgat ve Side, turizm gücü, altyapı gelişimi ve artan yatırım ilgisiyle Türkiye’de gayrimenkul yatırımının en güçlü bölgeleri arasında yer almaya devam ediyor. Uzmanlara göre, bu bölgede doğru yapılan yatırımlar, hem kısa vadeli getiri hem de uzun vadeli değer artışı açısından önemli fırsatlar sunuyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.