SON DAKİKA
Hava Durumu

#Konut

Ekometre - Konut haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Konut haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Güvenli liman algısı gayrimenkul talebini güçlendiriyor Haber

Güvenli liman algısı gayrimenkul talebini güçlendiriyor

Bu yeni eğilim gayrimenkul piyasasında da etkisini gösterirken, turizm altyapısı, yüksek yaşam potansiyeli ve uluslararası talep avantajıyla Antalya, Manavgat ve Side hattı yatırımcıların radarına daha güçlü girmeye başladı. Jeopolitik riskler ve değişen yatırım tercihleri, gayrimenkulde yeni güvenli liman arayışını hızlandırdı. Türkiye’nin Akdeniz hattı, özellikle Antalya-Manavgat-Side ekseni, bu dönüşümün dikkat çeken adreslerinden biri olarak değerlendiriliyor. Turizm altyapısı, yıl boyu yaşam potansiyeli, uluslararası erişim kolaylığı ve artan güvenli destinasyon algısıyla bölge, yalnızca klasik konut yatırımının değil, daha stratejik ve uzun vadeli yatırım modellerinin de merkezlerinden biri haline geliyor. Uzmanlara göre bu ilgi, dönemsel bir hareketten çok yapısal bir yatırım eğilimine işaret ediyor. Gayrimenkul, turizm ve yatırım alanlarında uzun yıllara dayanan tecrübeye sahip girişimci Ahmet Tanır’a göre, son dönemde değişen yatırım davranışlarında güven, erişilebilirlik ve değer koruma potansiyeli çok daha belirleyici hale gelmiş durumda. Turizm destekli gayrimenkul modeli güçleniyor Klasik konut yatırımının ötesine geçen modelde, gayrimenkul artık turizm ekonomisiyle birlikte okunuyor. Sezonluk kira getirileri, kısa dönem kiralama imkanları, döviz bazlı değer üretim potansiyeli ve yaşam odaklı projeler yatırımcı ilgisini artırıyor. Özellikle Side’nin uluslararası bilinirliği ve Manavgat’ın gelişime açık yapısı, bölgeyi yalnızca tatil odaklı değil, yatırım perspektifiyle de güçlü kılıyor. Tanır, “Burada yatırım sadece konut almak değil; turizmle beslenen bir değer zincirine dahil olmak anlamına geliyor. Bu nedenle bölge, klasik yatırım bölgelerinden farklı bir dinamik taşıyor” değerlendirmesinde bulunuyor. Yaşam odaklı ve uzun vadeli yatırımlar Bölgede yalnızca kısa vadeli yatırım modelleri değil, yaşam temelli yeni yatırım kurgularının da dikkat çekmeye başladığı belirtiliyor. Özellikle uzun süreli yaşam, emeklilik odaklı yerleşim modelleri ve wellness eksenli projeler, Akdeniz hattında yeni bir yatırım segmenti oluşturuyor. Sektör temsilcilerine göre bu dönüşüm, konutu sadece bir varlık değil, yaşam ve gelir modeli olarak konumlandıran yeni bir yatırım yaklaşımına işaret ediyor. Arsa ve proje geliştirmede hareketlilik artıyor Manavgat ve Side hattında artan proje stoğu, arsa geliştirme faaliyetleri ve nitelikli konut projeleri bölgedeki büyümenin diğer dikkat çekici göstergeleri arasında yer alıyor. Villa, rezidans ve karma yaşam projelerine artan ilginin, bölgenin uzun vadeli büyüme potansiyelini desteklediği ifade ediliyor. Bu hareketliliğin geçici olmadığını belirten Ahmet Tanır, “Bugün bu bölge yalnızca bugünün değil, geleceğin yatırım merkezlerinden biri olarak okunmalı” diyor. Doğru lokasyon, doğru zaman, doğru proje Artan ilginin yatırım kararlarını daha stratejik hale getirdiğini vurgulayan Tanır, yeni dönemde doğru lokasyon, doğru zamanlama ve doğru proje seçiminin her zamankinden daha önemli olduğuna dikkat çekerek, “Yatırımcı artık yalnızca fiyat odaklı değil; ulaşım, turizm potansiyeli, yaşam kalitesi ve bölgesel gelişim perspektifiyle karar veriyor. Bu da profesyonel bakışı zorunlu hale getiriyor” dedi. Tanır, özellikle Akdeniz hattının bu anlamda güçlü fırsatlar sunduğunu ifade ediyor. Uzmanlara göre güvenli liman algısı, turizm destekli büyüme ve değişen yatırım tercihleri birlikte değerlendirildiğinde, Akdeniz hattı Türkiye gayrimenkul piyasasında yeni büyüme koridorlarından biri olmayı sürdürüyor. Özellikle Manavgat-Side ekseni, hem değer koruma hem uzun vadeli getiri açısından yatırımcı radarındaki yerini güçlendiriyor.

Gayrimenkulde yatırım rotası Akdeniz’e kaydı Haber

Gayrimenkulde yatırım rotası Akdeniz’e kaydı

Türkiye’de gayrimenkul piyasasında dengeler yeniden şekillenirken, yatırımcıların rotası turizmle entegre, değer üretme potansiyeli yüksek bölgelere yöneliyor. Bu dönüşümde öne çıkan lokasyonların başında ise Antalya’nın Manavgat ve Side hattı geliyor. Yalnızca dönemsel bir ilgi değil, sürdürülebilir talep yapısı ve güçlü yatırım dinamikleriyle dikkat çeken bölge, her dönemde değerini koruyan ve geliştiren nadir yatırım alanlarından biri olarak öne çıkıyor. Gayrimenkul, turizm ve yatırım alanlarında uzun yıllara dayanan tecrübeye sahip girişimci Ahmet Tanır, Akdeniz hattında yatırım dengelerinin değişmediğini, aksine daha da güçlendiğini vurguluyor. “Manavgat ve sıde her dönemde yatırımcının radarında” Bölgenin yalnızca yazlık ya da ikinci konut talebiyle değil, yatırım odaklı bir açıdan değerlendirildiğini belirten Ahmet Tanır, “Manavgat ve Side, turizm potansiyeli, doğal ve tarihi zenginlikleri ve gelişen şehir yapısıyla Türkiye’de yatırım açısından her zaman güçlü bir konumda oldu. Bugün de bu değişmiş değil. Aksine, artan talep ve gelişen projelerle birlikte bölge yatırımcılar için daha stratejik hale geliyor.” Dedi. Turizm gücü yatırım değerini destekliyor Özellikle Side’nin uluslararası bilinirliği ve Manavgat’ın geniş gelişim alanı, bölgeyi farklı yatırım segmentleri için cazip hale getiriyor. Yüksek sezonluk kira potansiyeli, kısa dönem kiralama modeli ve döviz bazlı gelir imkânı, yatırımcıların ilgisini artıran başlıca unsurlar arasında yer alıyor. Turizmle entegre bir gayrimenkul yapısına sahip olan bölgede yatırım, klasik konut anlayışının ötesine geçtiğini belirten Tanır, “Burada yatırım sadece bir konut almak değil; doğru lokasyonda, doğru projeye dahil olarak uzun vadeli bir değer yaratmak anlamına geliyor.” İfadelerini kullandı. Yeni projeler ve arsa geliştirme hareketliliği dikkat çekiyor Manavgat’ta son dönemde artan proje üretimi ve arsa geliştirme faaliyetleri, bölgenin büyüme potansiyelini ortaya koyuyor. Özellikle villa, site ve rezidans projelerine olan talep artarken, yatırımcıların arsa tarafında da daha bilinçli hareket ettiği gözlemleniyor. Bölgedeki bu hareketliliğin kalıcı olduğuna dikkat çeken Tanır, “Manavgat, gelişmeye açık yapısıyla yalnızca bugünün değil, geleceğin yatırım bölgeleri arasında yer alıyor” ifadelerini kullanıyor. “Doğru yatırım için uzmanlık şart” Artan talep ile birlikte yatırım kararlarının daha stratejik hale geldiğini belirten Tanır, yatırımcıların profesyonel destek almadan hareket etmemesi gerektiğini vurgulayarak, “Bugün en kritik konu doğru yer, doğru proje ve doğru zaman üçlüsünü bir araya getirebilmek. Bu da ancak bölgeyi iyi tanıyan, sahaya hakim bir bakış açısıyla mümkün.” Dedi. Akdeniz’de değer kaybetmeyen yatırım hattı Manavgat ve Side, turizm gücü, altyapı gelişimi ve artan yatırım ilgisiyle Türkiye’de gayrimenkul yatırımının en güçlü bölgeleri arasında yer almaya devam ediyor. Uzmanlara göre, bu bölgede doğru yapılan yatırımlar, hem kısa vadeli getiri hem de uzun vadeli değer artışı açısından önemli fırsatlar sunuyor.

Konut kredi faizleri 28 ayın en düşüğünde Haber

Konut kredi faizleri 28 ayın en düşüğünde

Dezenflasyon programı ve Merkez Bankası'nın faiz indirimlerinin etkisiyle konut kredisi faizleri 28 ayın en düşük seviyesine geriledi. 12 Aralık haftasında ortalama faiz oranı yüzde 37,63 olarak kaydedilirken, aylık faiz oranı da yüzde 2,5'in altına kadar indi. Ekonomi yönetimi tarafından uygulanan dezenflasyon programının çıktıları verilere yansırken, Haziran 2024'te yüzde 71,6'ya yükselen enflasyon kasımda yüzde 31,1'e kadar düştü. Bu gerilemeye paralel olarak politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını kademeli bir şekilde aşağı çeken Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), son olarak 150 baz puan düşürerek yüzde 38'e indirdi. TCMB tarafından yapılan indirimler bankalarca sunulan konut kredilerinin faiz oranlarına da yansıdı. Merkez Bankası verilerine göre, bankalarca açılan konut kredilerinde uygulanan ortalama faiz oranı 12 Aralık haftasında yüzde 37,63'e düşerken, bu rakam 28 ayın en düşük seviyesi olarak kayıtlara geçti. Bundan önceki düşük rakam 1 Eylül 2023'te yüzde 35,69 şeklindeydi. En yüksek oran ise 5 Nisan 2024 haftasında yüzde 45,14 olmuştu. Aylık faiz oranı yüzde 2,5'in altına geriledi Geçen yıl ortalarında bankalarda en düşük konut kredisi faiz oranı yüzde 3,05 iken, bu rakam yüzde 2,49'a kadar geriledi. Böylece 10 yıl vadeli 1 milyon liralık kredi için aylık ödenen rakam 31 bin 352 liradan 26 bin 273 liraya düşmüş oldu. Toplam ödenen tutar ise 609 bin lira düşüşle 3 milyon 153 bin liraya geriledi. "Bankalar konut kredisi hacmini kontrollü biçimde yeniden açmak istiyor" İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Hepşen, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, bankalarca açılan konut kredilerinde uygulanan ağırlıklı ortalama faiz oranının 5 Nisan 2024'ten bu yana yaklaşık 7,5 puan geri çekildiğini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu gerilemenin arkasında birkaç dinamik var. İlki, bankaların konut kredisi hacmini kontrollü biçimde yeniden açma isteği. 2023 sonbaharından itibaren konut kredisi neredeyse 'vitrin ürününe' dönüşmüştü. Fiyat vardı, müşteri yoktu. Talep sert biçimde baskılanmıştı. İkinci unsur ise politika faizinin zirveye yaklaşmasıyla ileriye dönük beklentilerin yumuşaması. Bankalar kredi fiyatlarken sadece bugünkü politika faizine bakmaz. Önümüzdeki 12-24 aya ilişkin faiz patikasını da fiyatlar. Burada 'daha yukarısı zor' algısı oluştuğu anlaşılıyor." Hepşen, bu oranın herkese açılan bir faiz seviyesi olmadığını kaydederek, düşük riskli ve yüksek peşinatı bulunan müşterilerin bundan daha çok faydalandığını söyledi. "Oranlar hala yüksek" Prof. Dr. Hepşen, bu oranın hala yüksek olduğunu belirterek, söz konusu düşüşün geniş tabanlı bir talep patlaması oluşturmayacağını, kısmi bir nefes alma sağladığını anlattı. Faizlerin zirve yaptığı dönemde bankaların "Konut kredisi veriyorsam, ya gerçekten çok kazanırım ya da hiç vermem" mantığıyla yaklaştığını dile getiren Hepşen, "Bugün ise yaklaşım biraz değişmiş görünüyor. Kredi musluğu açılmıyor ama kilit de tamamen kapalı değil. Faizdeki düşüş bu strateji değişiminin işareti." dedi. Hepşen, mevcut oranlarla kredili alıcının kesin geri döndüğünün söylenemeyeceğini kaydederek, "Ancak krediyi tekrar hesaba katan bir alıcı profili oluşuyor. 'Hiç mümkün değil' noktasından, 'küçük bir krediyle' noktasına geçiliyor. Bu bile piyasa psikolojisi açısından önemli diye düşünüyorum." diye konuştu. "Satışlara ciddi etki yapacak oran yüzde 1 seviyesi" Tüm Girişimci Emlak Müşavirleri Derneği (TÜGEM) Genel Başkanı Hakan Akdoğan da kredilerdeki gerilemenin ipotekli satışlara yansımaya başladığını belirterek, "2025'in 11 ayında ipotekli satışlar yüzde 53,5 artmasına rağmen kredili satışların toplamdan aldığı pay hala istenilen seviyede değil. Şu anda yüzde 13,3 seviyesinde ancak yüzde 30'larda olması gerekiyor. Bunun sebebi kredi oranlarının halen istenilen seviyelere gelmemesi." dedi. Yüksek kira ödemek istemeyenlerin mevcut oranlara rağmen kredi kullanarak ev sahibi olma yolunu seçtiğini dile getiren Akdoğan, "Şu anda oranlar hala yüzde 2,5 ve üzerinde. Ancak tüketicilerin beklentisi ve satışlara ciddi etki yapacak oran yüzde 1 seviyesi. Sosyal konut kampanyasına başvuranların sayısı, milyonlarca kişinin konuta talebinin olduğunu gösteriyor. Bu nedenle krediler daha hızlı düşmeli ve daha aşağılara gelmeli." şeklinde konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.