SON DAKİKA
Hava Durumu

#Kentsel Dönüşüm

Ekometre - Kentsel Dönüşüm haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kentsel Dönüşüm haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

İMO Bursa şubesi uyarıyor: Depreme hazır mıyız? Haber

İMO Bursa şubesi uyarıyor: Depreme hazır mıyız?

Depremin bir beka sorunu olduğunu söyleyen İMO Bursa Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Atilla Erdem, “Depremi afete çeviren inşaat mühendisliği bilimini yok sayan, hatalı ve sorumsuz insanlar eliyle yapılan uygulamalar olup, afetlere engel olmak mümkün olmasa da afetlerin yol açacağı hasarları ortadan kaldırabilir ya da en aza indirebiliriz” dedi. İMO Bursa Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Atilla Erdem, 6 Şubat Depremlerinin yıldönümünde uyarılarda bulunarak basın açıklaması yaptı: “Bugün ülkemizi derinden sarsan ve tüm yurttaşlarımızın hafızalarında unutulmayacak acılar bırakan 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş merkezli depremlerin üçüncü yıldönümünü geride bırakıyoruz. Aynı gün ardı ardına Kahramanmaraş’ın Pazarcık ve Elbistan ilçeleri merkezli meydana gelen depremlerde resmî verilere göre yaklaşık 39.530 bina yıkılmış, 200.350 bina ağır hasar almıştır. 11 ilde 14 milyonu aşkın nüfusu doğrudan etkileyen bu yıkımın sonucunda 50 binin üzerinde yurttaşımız hayatını kaybetmiştir. Bu büyük felakette hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, ailelerine ve yakınlarına bir kez daha başsağlığı diliyoruz. Altını çizerek ifade etmek gerekir ki Türkiye’de deprem “beklenmedik” bir doğa olayı değil; tam olarak ne zaman, nerede ve ne büyüklükte olacağı tespit edilemese de öngörülebilir ve etkileri büyük ölçüde azaltılabilir bir gerçektir. Denilebilir ki yıkımın büyüklüğü, depremin ölçüsünden çok; yapı üretiminin kalitesi, denetimin niteliği ve risk azaltma politikalarıyla doğrudan ilişkilidir. Aynı büyüklükteki depremlerin farklı ülkelerde bu ölçekte yıkıma ve can kaybına yol açmaması, sorunun doğada değil, insan eliyle yaratılan zaaflarda olduğunu açıkça göstermektedir. Dahası, ülkemizde orta büyüklükte sayılabilecek depremlerde bile büyük yıkımların meydana geldiği bilinmektedir. Son olarak 2025 yılında Balıkesir Sındırgı’da 10 Ağustos ve 27 Ekim tarihlerinde meydana gelen 6,1 ve 6,0 büyüklüğündeki iki deprem sonucu toplam 729 binadaki 1036 bağımsız bölüm ağır hasarlı veya yıkık olarak tespit edilmiştir. Yine 23 Nisan 2025 tarihinde Silivri açıklarında meydana gelen 6,2 büyüklüğündeki deprem, İstanbul başta olmak üzere Marmara Bölgesi’nde yaşayan yurttaşlarımızda büyük endişe yaratmış; depremin ardından iletişim ağının çökmesi, deprem toplanma alanlarının ve acil ulaşım yollarının yetersizliği, daha büyük bir olası depremde yaşanacaklar konusunda ne yazık ki iyimser varsayımlarda bulunmayı güçleştirmiştir. Hala Hangi Kentte Kaç Yapının Riskli Olduğu Net Biçimde Ortaya Konmamıştır Bugün gelinen noktada Türkiye’deki yapı stokunun önemli bir bölümünün hâlâ yüksek deprem riski altında olduğu bir sır değildir. Mevcut binaların birçoğunun hasar görebilirliği yüksek olan 2000 yılı öncesi inşa edilmiş binalardan oluşması bir yana, son 25 yılda çıkarılan 6 imar affı yasasıyla mevzuata aykırı eklenti veya değişiklikler, gerekli tedbirler alınmadan kâğıt üstünde yasal hale getirilerek, mühendislik hizmeti almamış kaçak yapıların yasallaşması sağlanmıştır. TBMM Kahramanmaraş Depremleri Araştırma Komisyonunun 2023 tarihli raporu ülke genelinde 6-7 milyon konutun acilen dönüştürülmesi gerektiğini; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ise sadece İstanbul’da yaklaşık 600 bin konutun çok riskli olduğunu, toplamda 1,5 milyon konutun dönüşmesi gerektiğini ifade etmektedir. Resmî makamların açık beyanlarıyla ülke genelindeki yapı stokunun ne kadar sorunlu olduğu gözler önüne serilmiştir. Buna rağmen, hâlâ bütüncül ve kamuoyuna açık bir yapı envanteri oluşturulmamış, hangi kentte kaç yapının riskli olduğu net biçimde ortaya konmamıştır. Risk bilinmeden, öncelik belirlenmeden, etkili bir dönüşümden söz etmek de mümkün değildir. Dönüşüm Yalnızca Eski Binaların Yıkılıp Yenilerinin Yapılması Değildir Yaklaşık on üç yıldır yürürlükte olan kentsel dönüşüm uygulamalarının bir kısmı gerçek amacından uzaklaşıp deprem riskini azaltmaktan çok, arsa değeri yüksek bölgelerde parsel bazlı yenilemelere indirgenmiştir. Oysa dönüşüm, yalnızca eski binaların yıkılıp yenilerinin yapılması değildir. Zemin özelliklerinden nüfus yoğunluğuna, ulaşım altyapısından toplanma alanlarına kadar pek çok unsurun birlikte ele alınmasını gerektiren kamusal bir planlama meselesidir. Bugüne kadar gerçekleştirilen dönüşüm uygulamaları, ülke genelindeki riskli yapı miktarıyla karşılaştırıldığında son derece sınırlı kalmıştır. Kentsel dönüşüm planlamasında öncelik göçme riski taşıyan yapılara verilmelidir. Bu sebeple şehirlerimizde yapı stoğu envanteri, saha çalışmaları ile gerçek manada çıkartılmalıdır. Depreme hazırlık konusu ise ne yazık ki afet sonrasına sıkışan, sürekliliği olmayan bir başlık olarak ele alınmaktadır. Oysa asıl belirleyici olan, deprem olmadan önce yapılanlardır. Okulların, hastanelerin, kamu binalarının ve altyapı sistemlerinin ne ölçüde güvenli olduğu ne kadarının güçlendirildiği ya da yenilendiği şeffaf ve bütüncül bir şekilde paylaşılmadığı için hâlâ net değildir. Vurgulamak gerekir ki afet yönetimi, yalnızca arama-kurtarma ya da yardım ulaştırma kapasitesiyle değil, risk azaltma ve hazırlık düzeyiyle ölçülür ki bu faaliyetlerde bile ne kadar hazırlıklı olunduğu da 6 Şubat Depremlerinin ardından açık bir şekilde görülmüştür(!) Toplanma Alanları, Afet Sonrası Değil; Afet Öncesi Planlamanın Asli Unsuru Toplanma alanlarına erişimin zor olduğunun altını çizen Erdem şunları söyledi: “Afet anında insanların nereye gideceğini bilmediği, toplanma alanlarına erişimin fiilen mümkün olmadığı bir kent düzeni, depremin kendisi kadar tehlikelidir. Toplanma alanları, afet sonrası değil; afet öncesi planlamanın asli unsuru olmak zorundadır. Ayrıca belirtmek gerekir ki deprem toplanma alanları salt boş bir alanı ifade etmez: üzerinde geçici barınma alanlarının kurulabileceği; elektrik, su, ısınma, duş, tuvalet gibi temel ihtiyaçların karşılanabileceği altyapıya sahip büyük ve geniş alanlar olarak tarif edilmektedir.” Uygulamaların İnşaat Mühendisliği Bilimi Öncelenerek Planlanması Gerekir Başkan Serdar Atilla Erdem İnşaat Mühendisliği mesleğinin önemini vurgulayarak sözlerini şöyle sürdürdü: “Açıkça görülmektedir ki yaşanan her büyük doğa olayı, gerekli önlemlerin vaktinde alınmaması nedeniyle birer afete dönüşerek büyük can ve mal kayıplarına neden olmaktadır. Bu sebeple inşaat mühendisliği bilimi öncelenerek yapılacak uygulamaların planlanması yadsınamayacak bir gerçekliktir. Bu tablo, risk azaltma ve hazırlık çalışmalarının önemini bir kez daha ortaya koymaktadır. TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Bursa Şubesi olarak bir kez daha vurguluyoruz: afetler kader değildir, bilimi, mühendisliği ve kamusal sorumluluğu esas almayan uygulamalarda ısrarın acı sonuçlarıdır. İvedi olarak yapılması gerekenler bellidir: Ülke çapında güncel ve şeffaf bir yapı envanteri oluşturulmalı, kentsel dönüşüm rant odaklı değil risk temelli bir kamu politikası olarak uygulanmalı, yapı üretiminin tüm aşamaları; proje, imalat ve denetim süreçlerinde mühendislik hizmetlerinin tam ve doğru bir biçimde verilebilmesi için gerekli yasal düzenlemeler yapılmalı, uygulamalar sıkı bir şekilde denetlenmelidir. Bursa’mızın Olası Bir Afete Hazır Hale Getirilmesi İçin Hazırladığımız Rapor Yetkililerimize İletilmiştir İMO Bursa Şubesi olarak kentsel dönüşüm ve afetlere hazırlık komitemizin hazırlamış olduğu kapsamlı ve geniş rapor tamamlanarak Bursa Valiliği başta olmak üzere Çevre İl Müdürlüğü, Büyükşehir Belediyesi, İlçe Belediyeleri, AFAD vb. ilgili kurumlara tarafımızca teslim edilmiştir. Deprem riski yüksel bölgelerin başında yer alan Bursa’mızın ivedilikle, olası bir afete hazır hale getirilmesi hepimizin birinci önceliği olmalıdır. Afetlere hazırlık için aşağıda başlıklar halinde sıraladığımız konuların vakit kaybetmeden çalışılarak tamamlanması son derece önemlidir. Bu başlıkları özetle şu şekilde sıralayabiliriz: Stratejik Planlama ve Kurumsal Koordinasyon, Yapı Stoğu Envanterinin Saha Çalışmaları ile Bilimsel Olarak Çıkartılması, Toplanma ve Barınma Alanlarının Belirlenmesi, Sığınak ve Güvenli Alan Kontrolleri, Afet Yönetiminde Uzman Ekiplerin Güçlendirilmesi, Lojistik Alanların Planlanması, Toplumsal Farkındalık ve Eğitim başlıklarında hazırların tamamlanması, Afet Tehlikesinin ve Risk Unsurlarının Belirlenmesi, Kentsel Dönüşüm Süreçlerinin Bilimsel ve Bütüncül Planlanması, Yapı Stoğunun Depreme Hazır Hale Getirilmesi, Yapı Denetim Sisteminin Güçlendirilmesi ve Yetkin Mühendislik Uygulamalarının Hayata Geçirilmesi. 6 Şubat Depremleri, etkilediği coğrafi alanın genişliği, nüfusun fazlalığı ve yıkımın boyutu itibarıyla, yıllarca etkisini sürdürecek bir toplumsal travma yaratmıştır. Bununla birlikte bilimin ve mühendislik uygulamalarının gelişimine, ülkemizin bu alandaki beşerî kaynaklarına dayanarak, Türkiye gibi aktif fay hatlarıyla örülü bir coğrafyada deprem endişesiyle yaşama çaresizliğine mahkûm olmadığımız rahatlıkla söylenebilir. Bu sebeple afetleri bir beka sorunu olarak görüyor; mühendislik biliminin ışığında kanun ve yönetmeliklerdeki eksiklerin tamamlanarak çağımıza uygun hale getirilmesinin elzem olduğunu söylüyoruz. Her zaman söylediğimiz gibi “deprem öldürmez, mühendislik hizmeti almamış bina öldürür. 1999 Depremi de 6 Şubat Depremi de on binlerce insanımızın yitip gitmesine, devletimizin sırtına yüz milyarlarca dolar maddi yük binmesine sebep olmuştur. Yani hem milletimize hem de devletimize maddi, manevi çok ağır bedeller ödetmiştir. Peki bu iki büyük depremde de can ve mal kayıplarımızın tek sorumlusu inşaat mühendisliği mesleği midir? Elbette değildir. Mesleğimizin icrasındaki denetim ile kanuni ve mesleki eksiklerden kaynaklandığı apaçık ortadadır. Peki maddi ve manevi kayıplara sebep olan deprem sizce de başlı başına bir beka sorunu değil midir? Depremin vereceği hasarları engellemek, yukarıda bahsettiğimiz gibi inşaat mühendislerinin mesleki sorunlarını çözmekle hallolacağı apaçık ortadayken daha neyi bekliyoruz? O zaman gelin ne yapılması gerektiğini konuşalım. Öncelikle devlet ve millet olarak inşaat mühendisliği mesleğine hak ettiği değeri gösterip ardından gerekenleri yapmak için en acilinden bir eylem planı ortaya koyalım. Yapı Denetim Kanunu, Şantiye Şefliği Yönetmeliği ve 1938 yılında yürürlüğe giren Mimarlık ve Mühendislik Hakkındaki Kanun ve Müteahhitlik Yasası’nın eksikliklerinin yasal düzenlemelerle tamamlanıp çağına uygun hale getirilmeli ve Yetkin ve Uzman Mühendislik Yasası bir an önce düzenlenerek hayata geçirilmelidir. Tabii bu konuda en önemli görev devletimize düşmekte olup acilen kanuni ve hukuki düzenlemelerin yapılması şarttır.” Sonuç olarak diyoruz ki deprem bir beka sorunudur. Depremi beka sorunu olmaktan çıkarmanın tek yolu ise asli meslek grubu olan inşaat mühendislerinin önünü açacak doğru planlama ve doğru uygulamalar adına hukuki düzenlemelerin bir an önce hayata geçirilmesi ve mesleğin kronik sorunlarının çözülmesidir. 6 Şubat’ta yitirdiklerimize karşı sorumluluğumuz, aynı acıların bir daha yaşanmaması için bugünden harekete geçmektir. Bilimin ve mühendisliğin uyarılarını dikkate almadan geçen her gün, yeni felaketlerin zeminini hazırlamaktadır.”

Kentsel dönüşümde Şehrin Merkezine odaklanmalıyız Haber

Kentsel dönüşümde Şehrin Merkezine odaklanmalıyız

300’ü aşkın üyesiyle inşaat sektörünün en güçlü derneklerinden Anadolu Yakası İnşaat Müteahhitleri Derneği (AYİDER), 9. İnşaat Zirvesi ve Fuarı’nı 19 Kasım Çarşamba günü “Depreme Dayanıklı Kentler” temasıyla İstanbul Kadıköy Büyük Kulüp’te gerçekleştirdi. Zirvenin açış konuşmasını yapan AYİDER Başkanı Hakan Şişik, eski yapı stoğunun yoğunlaştığı İstanbul’un merkez ilçelerinde kentsel dönüşümün hızlandırılması gerektiğine dikkat çekti. Bu yıl 9.’sunun 19 Kasım Çarşamba günü Kadıköy Büyük Kulüp’te düzenlenen etkinliğe yaklaşık 500 davetli katıldı. Zirvenin açış konuşmasını yapan AYİDER Başkanı Hakan Şişik, “Bakanlığımızın yapmış olduğu açıklamaya göre İstanbul’da 1,5 milyonun üzerinde riskli bağımsız bölüm bulunuyor. İstanbul'da bugüne kadar toplam 924 bin 943 bağımsız bölümün dönüşümü tamamlandı. 263 bin 895 bağımsız bölümde ise çalışmalar devam ediyor. Aynı zamanda Balıkesir gibi çevre illerde yaşanan depremler, Anadolu’nun birçok kentinde de de kentsel dönüşüm gerçeğini gözler önüne seriyor. İstanbul’un Türkiye’nin can damarı olduğunu düşünürsek şehrin özellikle eski yapı stoğunun yoğunluk kazandığı merkez ilçelerinde kentsel dönüşüm çalışmalarının hızlandırılması şart. Yarısı Bizden kampanyasıyla bakanlık önemli bir çalışma başlattı. Bizim burada bir önerimiz İstanbul’un 39 ilçesinin koordine olarak yerel yönetimlerle iş birliği içerisinde kentsel dönüşümün gerçekleştirilmesidir” açıklamalarında bulunurken yeşil binaların önemine de vurgu yaptı. Şişik, ““İstanbul’u tehdit eden iklim krizine karşı binaların yeşil dönüşümünü de gerçekleştirmeliyiz. Kentsel dönüşümü konuşuyoruz ama binaların yeşil mi, çelik mi gibi nasıl yapılması gerektiğini konuşmuyoruz. İstanbul, tarihte beri su fakiri bir kent ve iklim kriziyle birlikte de yağmur periyodlarının azalması nedeniyle barajlardaki su azaldı. Bursa’daki durum gözler önünde. İstanbul’un ise 50 günlük suyu kaldı ve yağmurlar yağsa dahi bu sene sadece günlük kullanımlara yetecek suyumuz olacak. Binalarımızı, kendi kendine yeten, doğaya zarar vermeyen, enerjiyi minimum tüketen hale dönüştürmeliyiz. Her döktüğümüz bir metreküp beton, milli servet. 2 sene önce AYİDER olarak inşaat sektörü içerisinden Dünya Su Konseyi’ne üye tek inşaat derneğiyiz. İklim krizine dikkat çekmek için çalışmalarımız devam ediyor” dedi. Zirvede konuşma yapan Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağı da kentsel dönüşümün İstanbul’da en hızlı Kadıköy’de ilerlediğini belirtti.

Kentsel dönüşümde kira destekleri artıyor Haber

Kentsel dönüşümde kira destekleri artıyor

 Kentsel dönüşümü desteklemek amacıyla verilen kira yardımlarının artırılmasıyla ilgili bilgi veren Altın Emlak Global Genel Müdürü Mustafa Hakan Özelmacıklı “Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız tarafından yapılan açıklamada 2025 yılı için il bazlı verilen kira yardım tutarlarında yeni rakamlar açıklandı. Buna göre İstanbul için aylık destek tutarı 5 bin 500 liradan, 8 bin liraya çıkartılıyor. Ankara, Antalya, Bursa ve İzmir'de ise 4 bin 500 liradan 6 bin 500 liraya yükseltilecek. Diğer büyükşehirlerimizde aylık kira yardımı da 3 bin 750 liradan, 5 bin 500 liraya çıkacak. Diğer illerimizde de kira yardımı 3 bin liradan 4 bin 500 liraya yükselmiş olacak. Kiracılara ise defaten bu tutarların 2 katı kadar ödeme yapılıyor. En son 2024 yılı Ocak ayında yapılan artış sonrasında, İstanbul için verilen destek miktarı geçen yıla göre yüzde 45 seviyesinde artarken, diğer illerde de yüzde 50 seviyesinde artış yapılmış olacak” dedi.    2024 Yılını Yaklaşık 3 Milyon Satışla Kapatacağız   2024 yılında özellikle son aylarda gayrimenkul satışlarının arttığını ifade eden Özelmacıklı, “2023 yılında ülkemizde tüm gayrimenkul türlerinde yaklaşık 2.95 milyon gayrimenkul satış işlemi yapılmış ve 60 milyar 59 milyon 215 bin 486 lira tapu harcı geliri elde edilmişti. Bu yılı ise yine tüm gayrimenkul türlerinde 3 milyon seviyesinde bir satış ve yaklaşık 90 milyar toplam tapu harcı geliri ile kapatacağımızı öngörüyoruz” dedi.    Tapuda 'Dijital Bina' Dijital Devrim Olacak   1 Ocak 2025 tarihinden itibaren mimari projelerin üç boyutlu sayısal yapı modelinin Tapu müdürlüklerine gönderilme zorunluluğunun da başlayacağını belirten Özelmacıklı, “TKGM tarafından hayata geçirilen “Dijital Bina” uygulaması ile vatandaş, belediye ve ilgili diğer kurumlar arasındaki dijital dönüşüm süreci hızlanacak, işlemlerin daha şeffaf ve güvenli bir şekilde gerçekleşmesi sağlanacak. İnternet adresi olarak dijitalbina.tkgm.gov.tr adresinden hizmete başlanan uygulama ile mülk sınırlarının tespiti kolaylaşacak, afet risklerinin azaltılmasına katkı sunacak. Taşınmazların değer tespiti, adil vergilendirme, gerçek m2 tespitleri gibi birçok konuda faydalar sağlayacak. Ulaşım, altyapı gibi projelere genel bir altlık oluşturacak. Gayrimenkul stokumuzun çok daha etkin ve verimli bir şekilde takip edilmesi imkanını sağlayacak” dedi.

Yıldırım Belediyesi metruk bina bırakmıyor Haber

Yıldırım Belediyesi metruk bina bırakmıyor

Yıldırım Belediyesi, 2019 yılından bugüne insan ve çevre güvenliği açısından tehlike oluşturan 602 metruk bina yıkımını gerçekleştirdi.  Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, “Bir yandan kentsel dönüşüm çalışmaları, bir yandan tapulandırma, bir yandan da kaçak yapı ile mücadele ederken ilçede güvenliği tehdit eden metruk binaları da birer birer yıkıyoruz.”  Yıldırım Belediyesi, ilçenin çarpık, plansız yapı stokunu güvenli, planlı, sosyal donatı alanları desteklenmiş yaşam alanlarına dönüştürüyor. Yıldırım Belediyesi, kullanım ömrünü tamamlayan, kent estetiği için olumsuz görüntü oluşturup çevre ve insan güvenliği açısından tehlike oluşturan ve kötü amaçlarla kullanıldığı tespit edilen metruk binaları yıkıyor. Yapı ve Kontrol Müdürlüğü ekipleri tarafından, 2019 yılından bu yana tespit edilen 866 metruk yapının 602’sinin yıkımı gerçekleştirilirken 2024 yılının 7 ayında 40 binanın yıkımı yapıldı.  Metruk ve terk edilmiş binaların amaçları dışında kullanılabildiğini ifade eden Başkan Oktay Yılmaz, “Buralar, madde bağımlıların mekânı haline geliyor. Bu durum ise bölge sakinlerinin güvenlik ve huzurunu tehdit ediyor. Buna müsamaha göstermemiz söz konusu dâhi olmaz. Yıldırım’da huzuru bozacak karanlık hiçbir nokta kalmayacak. Mahallelerinde bu tür metruk bina olan hemşehrilerimiz belediyemize veya gerekli kamu kurumlarına taleplerini ilettiği takdirde bir olumsuzluk yaşanmadan gereğini yapılması için çalışmalarımızı sürdüreceğiz” diye konuştu. Kentsel dönüşüm bir zorunluluk Kentsel dönüşümün tercihten ziyade zorunluluk olduğunu aktaran Başkan Oktay Yılmaz, “Yıldırım vizyonumuzun merkezine koyduğumuz temel öncelik şehrin dönüşümü. Depreme dayanıksız, sosyal donatı alanları, ulaşım ağları yetersiz bölgelerimizi vakit kaybetmeden dönüştürmeye çalışıyoruz. Yıldırım’da daha sağlıklı yaşam alanları oluşturmak için göreve geldiğimiz günden bu yana bir yandan kentsel dönüşüm çalışmaları, bir yandan tapulandırma, bir yandan da kaçak ve metruk yapı ile mücadele ediyoruz” diye konuştu.   

Kentsel dönüşümde hibe dönemi Haber

Kentsel dönüşümde hibe dönemi

Nexonya Yönetim Kurulu Başkanı Ali Koray Vural Türkiye’yi domine eden sektörlerin başında gelen inşaat sektöründe TÜİK verilerine göre 2023 yılında Türkiye genelinde 1 milyon 225 bin 926 konut satılmıştır. Ülkemizin yıllık yeni konut ihtiyacı ortalama 1 milyondur. 2023 yılında ise 600 bin konut üretilmiştir. Asrın Felaketi olan 6 Şubat depremleri sonrasında Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı tarafından yürütülen hasar tespit çalışması sonucuna göre acil yıkılacak, yıkık veya ağır hasarlı kategorilerine giren toplam konut sayısı 518.009 olarak belirlenmiştir. Kentsel dönüşümdeki kanunların hayata geçirilmesi, şehirlerimizin güvenliği ve yapılaşma kalitesi açısından kritik bir rol oynuyor. Özellikle yeni yasal düzenlemeler bu sürecin daha hızlı ve etkin bir şekilde ilerlemesine çok büyük katkı sağlayacak. Ve yine bu düzenlemelerle birlikte kentsel dönüşüm sürecini hızlandırmak ve engelleri aşmak için hem inşaat sektörümüzün yolu açılmıştır hem de vatandaşlarımız adına önemli bir adım atılmıştır. Kentsel dönüşümde başta yapı ruhsatı alınması da dahil tüm iş ve işlemlerin yüzde 50+1’le alınacak olması gibi süreçlerde alınan bu yeni kararlar, işlemlerin daha hızlı yürütülmesine olanak tanıyor. Bu da kentsel dönüşüm sürecinin daha verimli işlemesine katkı sağlıyor. Kira yardımından sonra açıklanan yarısı bizden kampanyasının Resmi Gazete’de yayımlanmasıyla birlikte hak sahiplerine bir konut için 700 bin liraya kadar hibe, 700 bin liraya kadar da kredi verilecek. İnsaat yapımı için verilecek hibe haricinde kiracılara bir kereye mahsus ve karşılıksız 100 bin lira tahliye desteği verilecek. İş yerleri için ise 350 bin liraya kadar hibe, 350 bin liraya kadar da kredi desteği verilecek. Kredilerin vadesi 10 yıl olacak. İlk 12 taksite ise faiz uygulanmayacak. Uzun zamandır sektörün beklediği bu haberin Resmi Gazete’de yer almasıyla birlikte kentsel dönüşüm sürecinin hızlanacağını düşünüyoruz. Nexonya olarak kentsel dönüşüm ana merceğimiz. Şu an ürettiğimiz projelerin üçte birini kentsel dönüşüm projeleri oluşturuyor. Konut sahiplerinin bu kampanyayla kentsel dönüşüme ilgisinin artacağını, sektörün hareketleneceğini düşünüyoruz. Kentsel Dönüşüm Uzmanı Mimar Dr. Nihat Şen İstanbul genelinde resmi kayıtlarda 1 milyon 166 bin bina bulunuyor. Binaların 255 bini 1980 öncesinde, 533 bini 1990-2000, 376 bini de 2000-2019 yılları arasında inşa edildi. İstanbul’da meydana gelecek 7.5 büyüklüğündeki bir deprem senaryosunda yaklaşık 48 bin binanın ağır veya çok ağır, 146 bin binanın ise orta hasar alacağı tahmin ediliyordu. Bu da 200 bin binanın orta veya ağır hasar alması ve 3 milyon insanı etkilemesi anlamına geliyor. Bir gerçek var ki deprem kuşağında olan ve Türkiye coğrafyasının yüzde 66’sını Türkiye nüfusunun yüzde 72’sini ilgilendiren doğal afetten etkilenecek bir gerçekle karşı karşıyayız.  Deprem uzmanlarının her gün altını çizdiği üzere Büyük Marmara depremi de yaklaşıyor. Bu anlamda binaların bir an önce dönüşmesi gerekiyor diye sürekli belirtsek de dönüşümü yavaşlatan en önemli konuların başında finansmana erişim sorunu geliyordu. Özellikle de pandemi sonrasında sürekli yukarı yönlü eğilime giren konut fiyatları (hem malzeme hem de işçilik ücretlerinin artması), metrekarede konut üretiminin ortalama 30 bin TL’ye kadar yükselmesi, kentsel dönüşüm kabul edilse dahi konut kiralarının yüksekliği, insanları kentsel dönüşümden uzaklaştırıyordu. Böyle bir kampanya ödemelerde bir nebze rahatlama oluşturacaktır. Bu anlamda açıklanan yarısı bizden kampanyasının Resmi Gazete’de yayımlanmasıyla birlikte hak sahiplerine bir konut için 700 bin liraya kadar hibe, 700 bin liraya kadar da kredi verilecek. İnsaat yapımı için verilecek hibe haricinde kiracılara bir kereye mahsus ve karşılıksız 100 bin lira tahliye desteği verilecek. İş yerleri için ise 350 bin liraya kadar hibe, 350 bin liraya kadar da kredi desteği verilecek. Kredilerin vadesi 10 yıl olacak. İlk 12 taksite ise faiz uygulanmayacak. Kredi borcunda meydana gelecek yıllık artışı belirlemek üzere güncelleme oranının uygulandığı her yılın ocak ayıda TÜFE’nin bir önceki yılın aynı ayına göre meydana gelen yıllık değişimin yarısının baz alınması da olumlu. Ancak 12 ay sonunda faizin nasıl işleyeceği belirsiz. Yıl içerisinde yapılan açıklamalarda faizin yüzde 1’in altında olacağı belirtilmişti. İlk yıl sonrasındaki yapılandırmada faiz oranının yüzde 1’in altında tutulması teşvik edici bir adım alacaktır. Kira yardımlarının da İstanbul’da 3 bin 500 liradan 5 bin 500 liraya çıkarıldığını da hatırlatmakta yarar var. Tabii ki tüm bunlar kentsel dönüşümün hızlanması adına önemli adımlar. Hem durağan bir döneme giren inşaat sektörünü hızlandıracak hem de depreme karşı daha dayanıklı binaların yapımı hızlanacaktır.

Kentsel dönüşüm kanun teklifi TBMM den geçti Haber

Kentsel dönüşüm kanun teklifi TBMM den geçti

Teklife göre, hak sahipliğine ilişkin işlemler hariç olmak üzere hasar tespit raporlarına dayalı olarak tesis edilen idari işlemlere karşı açılan iptal davalarında İdari Yargılama Usulü Kanunu’na eklenecek maddeyle yeni usuller getiriliyor. Keşif yapılması ve bilirkişi raporlarının teslim edilmesi bakımından süreler kısaltılıyor. Tarafların istemi olsa dahi duruşma yapılması mahkemenin takdirine bırakılıyor; davaların dosyanın tekemmülünden veya ara karar, keşif, bilirkişi incelemesi ya da duruşma yapılması gereken hallerde, bunların tamamlanmasından itibaren en geç 15 gün içinde karara bağlanması hüküm altına alınıyor. Kentsel Dönüşüm Başkanlığı kurulacak ve Başkanlık özel bütçeli olacak. Riskli yapı tespiti ve Hazine taşınmazlarının değerlendirilmek üzere Bakanlığa tahsisine ilişkin görev, hak ve yetkilerin bundan sonra Kentsel Dönüşüm Başkanlığınca kullanılmasını sağlamak üzere değişiklik yapılıyor. Teklifle, İstanbul’da dönüşümü hızlandırmak için başlatılan ’yarısı bizden’ kampanyasının uygulanabilmesi için hak sahiplerine yapım için mali yardım yapılabilmesine yönelik kanunda düzenleme yapılıyor. Salt çoğunluk ile karar alan malikler tarafından, alınan karar ile anlaşma şartlarını ihtiva eden teklifin salt çoğunlukla alınan karara katılmayan maliklere, noter vasıtasıyla veya ilgili muhtarlıkta 15 gün süre ile ilan edilmek suretiyle bildirilecek.

Kentsel Dönüşüm Başkanlığı kuruldu Haber

Kentsel Dönüşüm Başkanlığı kuruldu

Kentsel Dönüşüm Başkanlığı’nın altında biri Marmara’ya özel olmak üzere 3 ayrı genel müdürlük oluşturuldu. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, “Kentsel Dönüşüm Başkanlığımız ile kentsel dönüşüm çalışmalarımızı çok daha hızlı ve etkin bir şekilde yürüteceğiz.” dedi. Türkiye'de yapı stokunun yenilenmesi için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı bünyesinde 'Kentsel Dönüşüm Başkanlığı' oluşturuldu. Karar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yayımlanarak yürürlüğe girdi. Kentsel Dönüşüm Başkanlığı’nın altında ise; Kentsel Dönüşüm Genel Müdürlüğü, Marmara Kentsel Dönüşüm Genel Müdürlüğü, Taşınmaz ve Kaynak Geliştirme Genel Müdürlüğü olmak üzere 3 ayrı genel müdürlük oluşturuldu. Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada; Kentsel Dönüşüm Genel Müdürlüğü’nün Marmara haricindeki bölgelerde yer alan kentsel dönüşüm çalışmalarına devam edeceği, Marmara Kentsel Dönüşüm Genel Müdürlüğü'nün sadece Marmara Bölgesi’nin dönüşümünü takip edeceği, Taşınmaz ve Kaynak Geliştirme Genel Müdürlüğü’nün ise kentsel dönüşüme kaynak oluşturmak için taşınmazların tarama, planlama, değerleme, geliştirme ve arsa üretim çalışmalarını sürdüreceği bildirildi. 'kentsel Dönüşüme yeni bir soluk getirdik' Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, kentsel dönüşüme yeni bir soluk getirdiklerini söyleyerek, "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın Resmi Gazete’de bugün yayımlanan kararıyla, kentsel dönüşüm sürecini hızlandıracak ve güçlendirecek yeni yapısal düzenlemeler yürürlüğe girdi. Bu karara göre; Kentsel Dönüşüm Başkanlığı kuruldu. Kentsel Dönüşüm Başkanlığımız ile kentsel dönüşüm çalışmalarımızı çok daha hızlı ve etkin bir şekilde yürüteceğiz. Bununla birlikte Kentsel Dönüşüm Başkanlığımızın bünyesinde; Kentsel Dönüşüm Genel Müdürlüğü, Marmara Kentsel Dönüşüm Genel Müdürlüğü, Taşınmaz ve Kaynak Geliştirme Genel Müdürlüğü de kuruldu. Bir genel müdürlüğümüz sadece Marmara Bölgesi’ndeki kentsel dönüşüm sürecini yürütecek, diğer genel müdürlüğümüz ise Marmara dışında kalan bölgelerdeki çalışmalara yönelecek. Taşınmaz ve Kaynak Geliştirme Genel Müdürlüğümüz ise taşınmazları tespit, planlama ve değerleme işlemlerini gerçekleştirerek kentsel dönüşüm sürecine kaynak oluşturacak" ifadelerini kullandı. 'Geleceğin şehirlerini inşa edeceğiz' Bakan Özhaseki, geliştirdikleri modelle hazineye mali bir yük oluşturmadan güçlü şehirler hazırlayacaklarını ifade ederek, "Yeni düzenlemelerle, inşallah ülkemizi deprem başta olmak üzere afetlere karşı daha hızlı bir şekilde dirençli hale getireceğiz. Türkiye Yüzyılına yakışır sağlam, güvenli, sıfır atık uyumlu, iklim dostu ve mahalle kültürünü yansıtan, akıllı şehir teknolojileriyle donatılmış geleceğin şehirlerini hep birlikte inşa edeceğiz. Türkiye Yüzyılının lideri, çalışmalarımızın hamisi, şehircilik anlayışımızın mimarı Sayın Cumhurbaşkanımıza desteklerinden dolayı şükranlarımı sunuyorum. Yeni düzenlemeler ülkemize, milletimize hayırlı uğurlu olsun" değerlendirmesinde bulundu.

Kentsel dönüşümde hedef; verimlilik ve sürdürülebilirlik Haber

Kentsel dönüşümde hedef; verimlilik ve sürdürülebilirlik

Kafka Yapı Kurucu Ortağı İnşaat Mühendisi Kayhan Özyıldırım, inşaat sektöründe amaçladıkları hedeflere ulaşmak için teknolojinin tüm imkanlarıyla donatılmış genç ve dinamik bir altyapıya sahip olduklarını vurguladı. Mesleki tecrübeleriyle, sektöre yenilik getiren bir vizyona sahip olduklarını vurgulayan Özyıldırım, bu vizyonu şehirlerin yeniden imarında çok önemli paya sahip kentsel dönüşüm projelerinde de uygulamaya özen gösterdiklerinin altını çizdi. Özyıldırım, sektördeki verimlilik ve inşaat sektörünün sürdürülebilirliğinin kentsel dönüşüm projelerinin global bir vizyona sahip firmalar tarafından ele alınmasının şart olduğunu kaydetti. “Dönüşüm bugünü değil yarını düşünerek planlanmalı” Başarılı kentsel dönüşüm projelerine imza atan Kafka Yapı’nın Kurucu Ortağı İnşaat Mühendisi Fırat Köksal ise, projelerinde en çok değer verdikleri hususun özellikle planlama aşamasında modern ve global bir vizyon olduğunu vurguladı. Kentsel dönüşüm projelerini planlarken, sadece bugün değil gelecekte de yaşama katma değer sağlamasını hedeflediklerinin anlatan Köksal, “Kentsel dönüşüm yalnızca binaları yenilemekten ibaret olmamalı. Bugünün gereksinimlerini karşılayan yapılar planlarken, yarının ihtiyaçlarına cevap verebilecek şekilde çözümler de üretilmeli. Bu yüzden biz Kafka Yapı olarak tüm projelerimizi bugünü değil, yarını düşünerek tasarlıyoruz” diye konuştu. Yarın düşünülerek planlanan önemli çalışmalarından birinin de kentsel dönüşüm projelerinden Kafka Milena Kükürtlü olduğuna işaret eden Köksal, projenin hem mimari hem sosyal donatı alanları hem de modernliği ile şehirlerin global vizyonla yeniden imarına örnek teşkil ettiğini vurguladı. 2 etaptan oluşacak projede ilk etapta 36 daire ve dükkanlar, ikinci etapta ise 21 daire ve dükkanların yer alacağını belirten Fırat Köksal, bu projenin, şehrin köklü semtlerinden Kükürtlü’ye değer katacağını söyledi. Geleceğin yaşam alanlarını tasarlıyoruz Kentsel dönüşüm projeleriyle inşaat sektöründe sürdürülebilirliği desteklerken Kafka Yapı’nın markası Gahus Tinyhouse adı altında ürettikleri tiny house modeli tekerlekli evler ile geleceğin yaşam alanlarını tasarladıklarını belirtti. Dönüşümün yalnıza betonarme yapılardan ibaret olmadığının altını çizen Özyıldırım, yaşam alanlarının, konutların tasarlanmasında da geleceğe yönelik köklü dönüşümlere ihtiyaç olduğunu ifade etti.  Bireyleri artık daha sade ve minimal yaşam tarzlarını tercih ettiklerinin altını çizen Özyıldırım, “İnşaat sektöründeki tecrübeleri ve inovatif çözümleri modern yapı teknikleriyle birleştirerek tekerlekli yapılar oluşturduk. Gahus Tinyhouse proleri ile bağımsızlığa ve doğallığa önem veriyoruz. Minimal alanların en verimli şekilde kullanıma sunulduğu, tekerlekli ev tasarımları oldukça yoğun ilgi görüyor. Geleceğe yönelik yaptığımız en vizyoner yatırımlardan ve dönüşümlerden biri de Gahus Tinyhouse oldu.” şeklinde konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.