SON DAKİKA
Hava Durumu

#Kazakistan

Ekometre - Kazakistan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kazakistan haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Türkiye’nin Türk devletleriyle ticareti 72,2 milyar dolara ulaştı Haber

Türkiye’nin Türk devletleriyle ticareti 72,2 milyar dolara ulaştı

Türkiye bu dönemde söz konusu ülkelere 41,6 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirirken, 30,6 milyar dolarlık ithalat yaptı. Böylece dış ticaret fazlası 10,9 milyar dolar oldu. Ticaret 72,2 milyar dolara çıktı Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, Türkiye’nin Türk Devletleri Teşkilatı üyesi Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan ile 2021-2025 dönemindeki toplam ticaret hacmi 72,2 milyar dolar olarak gerçekleşti. Bu dönemde dört ülkeye yapılan toplam ihracat 41,6 milyar dolar olurken, ithalat 30,6 milyar dolarda kaldı. Türkiye 10,9 milyar dolar fazla verdi Türkiye’nin söz konusu ülkelerle ticaretinde ihracatın ithalatı aşması dikkat çekti. 2021-2025 döneminde Türkiye’nin toplam ihracatı 41,6 milyar dolar, ithalatı ise 30,6 milyar dolar oldu. Böylece Türkiye, dört ülkeyle ticaretinde 10,9 milyar dolarlık dış ticaret fazlası verdi. İhracat 4,8 milyar dolar oldu Türkiye İhracatçılar Meclisi verilerine göre, bu yılın ilk 9 ayında Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan’a yapılan toplam ihracat 4,8 milyar dolar olarak gerçekleşti. Türkiye’nin bölge ülkeleriyle ekonomik ilişkileri ticaretin yanı sıra yatırım, ulaştırma, enerji, teknoloji ve dijital ticaret alanlarında da gelişiyor. En fazla ihracat Azerbaycan’a Türkiye’nin 2021-2025 döneminde dört ülke arasında en fazla ihracat yaptığı ülke Azerbaycan oldu. Bu dönemde Azerbaycan’a 13,7 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirildi. Azerbaycan’ı 12,4 milyar dolarla Kazakistan, 9,9 milyar dolarla Özbekistan ve 5,6 milyar dolarla Kırgızistan izledi. İthalatta Kazakistan önde Türkiye’nin söz konusu ülkelerden gerçekleştirdiği ithalatta ilk sırayı Kazakistan aldı. 2021-2025 döneminde Kazakistan’dan 16,7 milyar dolarlık ithalat yapıldı. Özbekistan’dan 6,9 milyar dolar, Azerbaycan’dan 6,2 milyar dolar ve Kırgızistan’dan 951,9 milyon dolarlık ithalat gerçekleştirildi. TDT 2009’da kuruldu Türk Devletleri Teşkilatı, Türk dünyasındaki ülkeler arasında işbirliğini geliştirmek amacıyla 3 Ekim 2009’da “Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyi” adıyla kuruldu. Teşkilat, 2021 yılında Türk Devletleri Teşkilatı adını aldı. Üye ülkeler arasındaki siyasi, ekonomik, kültürel ve toplumsal işbirliğinin geliştirilmesi hedefleniyor. Orta Koridor öne çıkıyor TDT’nin hedefleri arasında üye ülkeler arasında emtia, sermaye, hizmet, teknoloji ve insan kaynaklarının serbest dolaşımının kademeli olarak sağlanması bulunuyor. Orta Koridor’un daha hızlı, güvenli ve ekonomik bir lojistik güzergaha dönüştürülmesi de teşkilatın öncelikleri arasında yer alıyor. Yenilenebilir enerji, akıllı şebeke teknolojileri ve ortak yatırımlar da işbirliği alanları arasında bulunuyor. Azerbaycan ile ticaret güçleniyor Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ekonomik işbirliği enerji, ulaştırma, savunma, teknoloji ve medya gibi farklı alanlara yayılıyor. Bakü-Tiflis-Kars Demir Yolu Hattı da iki ülke arasındaki ulaştırma bağlantılarının önemli unsurlarından biri olarak öne çıkıyor. Kazakistan ile yeni alanlar Türkiye ve Kazakistan arasındaki ekonomik ilişkiler özellikle Orta Koridor üzerinden gelişiyor. İki ülke arasındaki işbirliği yapay zeka, inovasyon, uzay faaliyetleri ve madencilik gibi alanlarda da genişliyor. Kırgızistan ve Özbekistan Türkiye’nin Kırgızistan ve Özbekistan ile ekonomik ilişkilerinde ulaştırma, enerji, madencilik, dijital ticaret ve yatırımlar öne çıkıyor. Orta Koridor’un geliştirilmesiyle birlikte Türkiye’nin Orta Asya ülkeleriyle ticari bağlantılarının daha da genişletilmesi hedefleniyor.

Petrol piyasasında yükseliş molası Haber

Petrol piyasasında yükseliş molası

ABD ham petrol stoklarında beklentilerin aksine görülen 7,1 milyon varillik artış satış baskısını güçlendirirken, Suudi Arabistan’daki Yanbu terminaline ilişkin arz belirsizliği fiyatlardaki gerilemeyi sınırlıyor. Petrol piyasasında önceki gün yaşanan sert yükselişin ardından yeni günde aşağı yönlü hareket öne çıktı. ABD’den gelen stok verileri fiyatlar üzerinde baskı oluştururken, Suudi Arabistan’ın Kızıldeniz kıyısındaki Yanbu terminalinde yaşanan operasyonel belirsizlik arz endişelerinin devam etmesine neden oluyor. Brent 108 doların üzerinde tutundu Brent petrol yüzde 0,52 gerileyerek 108,18 dolardan işlem gördü. Gün içerisinde Brent’in gördüğü en düşük seviye 107,51 dolar oldu. ABD tipi Batı Teksas petrolü (WTI) ise yüzde 1,03 düşüşle 104,75 dolara indi. WTI gün içinde 104,27 dolara kadar geriledi. Dört ayın zirvesinin ardından geri çekilme Brent petrol, önceki seansta 108,75 dolarla 19 Mayıs’tan bu yana en yüksek kapanışını gerçekleştirmişti. Fiyatlardaki yükselişte, Suudi Arabistan’ın Kızıldeniz kıyısında bulunan Yanbu terminalindeki yüklemelerin durması ve bazı Avrupa sevkiyatlarının iptal edilmesi etkili olmuştu. ABD stokları beklentiyi tersine çevirdi Piyasanın yönünü değiştiren gelişmelerden biri ABD ham petrol stoklarından geldi. Öncü verilere göre ABD’de ham petrol stokları geçen hafta 7,1 milyon varil arttı. Piyasa beklentisi ise yaklaşık 1,6 milyon varillik düşüş yönündeydi. Beklentilerin aksine gerçekleşen yüksek stok artışı, piyasadaki arz endişelerinin bir bölümünü hafifleterek petrol fiyatlarında satış baskısının güçlenmesine yol açtı. Yanbu’daki arz belirsizliği devam ediyor Petrol fiyatlarındaki düşüşün önündeki en önemli unsurlardan biri ise Suudi Arabistan’daki operasyonel belirsizlik. Doğu-Batı Boru Hattı’na yönelik saldırının ardından Yanbu terminalindeki petrol yüklemelerinin henüz tam kapasiteye dönmediği belirtiliyor. Boru hattı ve terminal operasyonlarının tamamen normale döneceği tarihin netleşmemesi, küresel petrol arzına ilişkin risklerin piyasada canlı kalmasına neden oluyor. Avrupa’da alternatif tedarik arayışı Yanbu’daki aksamanın bazı Avrupa sevkiyatlarının iptal edilmesine neden olması, rafinerileri alternatif kaynaklara yöneltiyor. Kuzey Denizi, ABD, Kazakistan, Cezayir ve Guyana gibi bölgelerden gerçekleştirilebilecek ek tedarik seçenekleri öne çıkarken, gelişmeler vadeli piyasaların yanı sıra fiziki petrol ticaretine de yansıyor. Türkiye için enerji maliyeti riski devam ediyor Brent petrolün zirve seviyesinden sınırlı ölçüde gerilemesi kısa vadede bir rahatlama sağlasa da fiyatın 100 doların üzerinde seyretmesi, Türkiye açısından enerji maliyetleri bakımından risk oluşturmaya devam ediyor. Petrol fiyatlarındaki yüksek seyir; enerji ithalatı, akaryakıt maliyetleri, enflasyon ve cari denge üzerindeki olası etkileri nedeniyle yakından takip ediliyor. Piyasada gözler resmi stok verisinde Petrol piyasasının bir sonraki önemli gündem maddesi ABD’nin resmi stok verileri olacak. Öncü verilerde görülen 7,1 milyon varillik artışın teyit edilmesi halinde satış baskısının devam etmesi mümkün. Buna karşılık Yanbu’daki operasyonel sorunların uzaması veya yeni arz kesintilerinin gündeme gelmesi, petrol fiyatlarındaki düşüşü sınırlayabilecek unsurlar arasında bulunuyor.

Türkiye’nin ilave 1 milyon işgücüne ihtiyacı var Haber

Türkiye’nin ilave 1 milyon işgücüne ihtiyacı var

Raporda, özellikle Suriye’den geri dönüşlerin oluşturacağı işgücü açığının, Türk Cumhuriyetleri başta olmak üzere Türk soylu topluluklardan sağlanacak kontrollü göç politikaları ile dengelenebileceği ifade edildi. Konya Ticaret Odası Başkanı Selçuk Öztürk, raporun Türkiye’nin ekonomik geleceğine ışık tuttuğunu belirterek, işgücü planlamasında stratejik ve sürdürülebilir bir yaklaşımın önemine dikkat çekti. Konya Ticaret Odası Stratejik Araştırmalar Merkezi (KOSAM), Türkiye’nin iş gücü piyasasındaki yapısal dinamikleri ve demografik dönüşüm sürecini kapsamlı şekilde ele alan “Bir Milyon Soydaş Göçmen İşgücünün Türkiye’ye Sosyo-Ekonomik Etkileri” başlıklı raporunu kamuoyuyla paylaştı. Rapor, küresel ölçekte derinleşen nitelikli iş gücü rekabeti karşısında Türkiye’nin, kültürel ve dilsel bağlara sahip Türk soylu göçmen potansiyelini nasıl değerlendirmesi gerektiğine ilişkin somut politika önerileri sunuyor. Konya Ticaret Odası Başkanı Selçuk Öztürk, rapora ilişkin değerlendirmesinde göç konusunun artık yalnızca sosyal bir mesele değil, aynı zamanda ekonomik güvenlik ve sürdürülebilir kalkınma açısından stratejik bir alan haline geldiğini vurguladı. Öztürk, küresel iş gücü rekabetinin yeni bir döneme girdiğini belirterek, gelişmiş ülkelerin yaşlanan nüfus ve düşen doğurganlık oranları nedeniyle ciddi iş gücü açıklarıyla karşı karşıya olduğunu ifade ederek, “OECD verilerine göre İtalya 2028’e kadar 500 bin, Almanya ise 2035’e kadar 7 milyon vasıflı işçiye ihtiyaç duyarken; Türkiye de benzer demografik risklerle karşı karşıyadır. Sanayi, tarım, hizmet ve teknoloji sektörlerinde artan iş gücü ihtiyacı, bizi daha planlı, şeffaf ve stratejik bir göç yönetimine yöneltmek zorundadır” dedi. Bu sürecin kısa vadeli çözümlerle yönetilemeyeceğini vurgulayan Öztürk, göç ve iş gücü politikalarının uzun vadeli kalkınma vizyonunun ayrılmaz bir parçası olması gerektiğini ifade etti. Raporda öne çıkan önemli başlıklardan birinin Türk Cumhuriyetlerinden gelen iş gücü potansiyeli olduğunu belirten Öztürk, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan ve Türkmenistan gibi ülkelerden gelen iş gücünün Türkiye açısından stratejik bir fırsat sunduğunu söyledi. Öztürk, “Dil birliği, kültürel yakınlık ve tarihsel bağlar, entegrasyon sürecini hızlandıran en önemli unsurlardır. Bu durum hem toplumsal kabulü artırmakta hem de kayıtlı istihdamın önünü açmaktadır. Türk soylu göçmenlere yönelik toplumsal tepkinin düşük olması ve uyum sürecinin daha sağlıklı ilerlemesi, Türkiye açısından önemli bir avantajdır” değerlendirmesinde bulundu. KOSAM raporunun yalnızca bir durum tespiti değil, aynı zamanda uygulanabilir bir yol haritası sunduğunu ifade eden Öztürk, politika önerilerini şu şekilde değerlendirdi: “Türk soylu göçmenler için Avrupa’daki Mavi Kart uygulamasına benzer şekilde ‘Türk Soylu Kart Modeli’ oluşturulmalı, ikamet ve çalışma izinleri bu sistem üzerinden düzenlenmelidir. Başvurularda eğitim, mesleki yeterlilik ve dil seviyesi gibi kriterlere dayalı nitelik odaklı bir değerlendirme mekanizması kurulmalıdır. Ayrıca işverenler ile göçmen iş gücünü güvenli bir zeminde buluşturacak dijital bir eşleştirme platformu hayata geçirilmelidir. İŞKUR ve ilgili kurumlar iş birliğiyle ihtiyaç temelli mesleki eğitim programları geliştirilmelidir. Türkiye’de belirli bir süre çalışarak üretime katkı sunan ve toplumsal uyum sağlayan Türk soylu bireylere vatandaşlık imkânı tanınması da uzun vadeli nüfus ve iş gücü dinamizmi açısından önemli bir adım olacaktır.” Türkiye’nin ekonomik gücüne de dikkat çeken Selçuk Öztürk, “Ülkemiz 1,60 trilyon doları aşan GSYH büyüklüğüyle Türk dünyasının en büyük ekonomisi konumundadır. Bu gücü sürdürülebilir kılmak için beşerî sermayemizi stratejik ve rasyonel bir göç yönetimiyle desteklemek zorundayız” dedi. Öztürk, bir milyon soydaş göçmen iş gücünün planlı, kademeli ve nitelik temelli biçimde Türkiye ekonomisine kazandırılmasının; sanayinin rekabet gücünü artıracağını, üretim kapasitesini yükselteceğini ve Türkiye’yi küresel ölçekte nitelikli insan kaynağı için bir cazibe merkezi haline getireceğini ifade ederek değerlendirmesini tamamladı.

Türkiye'nin petrol ithalatı nisanda yüzde 12,6 geriledi Haber

Türkiye'nin petrol ithalatı nisanda yüzde 12,6 geriledi

Ham petrol ve motorin ithalatındaki gerileme dikkat çekti. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun (EPDK) "Nisan 2026 Petrol Piyasası Sektör Raporu"na göre, Türkiye'nin toplam petrol ve petrol ürünleri ithalatı geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 12,6 azalarak 3 milyon 757 bin 501 ton olarak gerçekleşti. Toplam ithalatın en büyük bölümünü oluşturan ham petrol ithalatı, nisanda yıllık bazda yüzde 9,19 düşüşle 2 milyon 620 bin 645 tona geriledi. Motorin türleri ithalatı da yüzde 26,22 azalarak 802 bin 329 ton oldu. Kalan ithalat kalemlerini ise havacılık ve denizcilik yakıtları ile diğer petrol ürünleri oluşturdu. Türkiye'nin en fazla ham petrol ve petrol ürünü ithal ettiği ülke 1 milyon 758 bin 314 tonla Rusya oldu. Rusya'yı 529 bin 551 tonla Kazakistan ve 314 bin 827 tonla Irak takip etti. Yurt içi satış verileri incelendiğinde ise benzin tüketimindeki artış öne çıktı. Benzin satışları nisanda geçen yılın aynı ayına göre yüzde 6,08 yükselerek 466 bin 449 tona ulaştı. Buna karşılık motorin satışları yüzde 4,10 azalarak 2 milyon 4 bin 871 ton olarak gerçekleşti. Toplam petrol ürünü satışları ise yüzde 2,06 düşüşle 2 milyon 602 bin 949 ton seviyesinde kaldı. Petrol ihracatı yüzde 22,78 azaldı Türkiye'nin petrol piyasasındaki toplam ihracatı da nisanda geçen yılın aynı ayına göre yüzde 22,78 azalarak 1 milyon 69 bin 143 ton oldu. Ürün bazında değerlendirildiğinde denizcilik yakıtları ihracatı yüzde 47,82 artışla 98 bin 578 tona yükselirken, motorin ihracatı yüzde 77,47 düşüşle 101 bin 235 tona geriledi. Havacılık yakıtları ihracatı yüzde 14,29 azalarak 508 bin 950 ton, benzin ihracatı ise yüzde 39,98 düşüşle 4 bin 190 ton olarak kaydedildi. Rafineri üretimi geriledi Nisan ayında toplam rafineri petrol ürünleri üretimi de yıllık bazda yüzde 6,07 azalarak 3 milyon 200 bin 59 ton oldu. Üretim kalemlerinde ise farklı bir görünüm ortaya çıktı. Havacılık yakıtı üretimi yüzde 16,61 artışla 669 bin 985 tona, benzin üretimi yüzde 5,02 artışla 445 bin 902 tona yükseldi. Motorin üretimi ise yüzde 7,44 düşüşle 1 milyon 300 bin 381 ton olarak gerçekleşti.

Türkiye’nin jet yakıtı ihracatında güçlü sıçrama Haber

Türkiye’nin jet yakıtı ihracatında güçlü sıçrama

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun (EPDK) mart ayına ilişkin Petrol Piyasası Sektör Raporu’na göre, Türkiye’nin havacılık yakıtı ihracatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 41,14 artarak 683 bin 467 tona ulaştı. Aynı dönemde petrol piyasasında toplam ihracat ise yüzde 0,92 artışla 1 milyon 339 bin 667 ton olarak gerçekleşti. Petrol ithalatı yükseldi Mart ayında Türkiye’nin toplam petrol ve petrol ürünleri ithalatı yıllık bazda yüzde 7,79 artışla 4 milyon 123 bin 407 tona çıktı. Toplam ithalat içinde en büyük kalemi oluşturan ham petrol ithalatı yüzde 11,81 artarak 2 milyon 799 bin 824 ton oldu. Motorin ithalatı ise yüzde 6,26 düşüşle 987 bin 708 ton seviyesine geriledi. Türkiye’nin en fazla ham petrol ve petrol ürünü ithal ettiği ülke 2 milyon 46 bin 981 tonla Rusya olurken, onu Irak ve Kazakistan izledi. İç piyasada akaryakıt talebi arttı Yurt içi benzin satışları mart ayında yıllık bazda yüzde 8,09 artarak 480 bin 187 ton oldu. Toplam petrol ürünleri satışları yüzde 7,90 yükselişle 2 milyon 877 bin 758 tona, motorin satışları ise yüzde 8,13 artışla 2 milyon 260 bin 390 tona ulaştı. Rafineri üretiminde çift haneli büyüme Mart ayında toplam rafineri petrol ürünleri üretimi geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 16,47 artarak 3 milyon 593 bin 804 ton olarak gerçekleşti. Havacılık yakıtları üretimi yüzde 26,09 artışla 679 bin 578 tona yükselirken, benzin üretimi yüzde 20,31 artarak 528 bin 121 ton oldu. Motorin üretimi ise yüzde 4,30 artışla 1 milyon 467 bin 986 ton seviyesinde kaydedildi.

Türkiye'nin petrol ürünleri ithalatı şubatta düştü Haber

Türkiye'nin petrol ürünleri ithalatı şubatta düştü

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun (EPDK) şubat ayına ilişkin "Petrol Piyasası Sektör Raporu"na göre, Türkiye'nin toplam petrol ithalatı içinde en büyük kalemi oluşturan ham petrol ithalatı yüzde 14,08 artarak 2 milyon 559 bin 916 ton olarak gerçekleşti. Bu dönemde motorin türleri ithalatı ise yüzde 30,93 azalarak 702 bin 189 ton oldu. İthalatın kalan kısmını, benzin ve fuel-oil türleri, havacılık ve denizcilik yakıtları ile diğer ürünler oluşturdu. Böylece toplam ithalat, şubatta geçen yılın aynı ayına göre yüzde 1,84 azalarak 3 milyon 512 bin 919 ton olarak kayıtlara geçti. En fazla ham petrol ve petrol ürünleri ithalatı, 1 milyon 508 bin 282 tonla Rusya’dan yapılırken, bu ülkeyi 645 bin 346 tonla Irak ve 550 bin 184 tonla Kazakistan izledi. Yurt içi benzin satışları şubatta geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 17,73 artarak 417 bin 803 ton oldu. Petrol ürünleri satışları yüzde 3,71 artarak 2 milyon 378 bin 526 ton, motorin satışları yüzde 1,11 artarak 1 milyon 834 bin 490 ton olarak gerçekleşti. Petrol piyasasında ihracat yüzde 18,62 azaldı Aynı dönemde petrol piyasasında toplam ihracat yüzde 18,62 düşüşle 910 bin 559 ton oldu. Türkiye'nin havacılık yakıtları ihracatı yüzde 30,07 artarak 401 bin 899 ton olurken, motorin türleri ihracatı yüzde 83,43 azalarak 86 bin 439 ton olarak kayıtlara geçti. Denizcilik yakıtları ihracatı yüzde 29,96 azalarak 52 bin 538 ton, benzin türleri ihracatı ise yüzde 36,90 artarak 7 bin 224 ton oldu Rafineri petrol ürünleri üretimi yüzde 2,80 arttı Aynı dönemde toplam rafineri petrol ürünleri üretimi yüzde 2,80 artışla 2 milyon 972 bin 124 ton olarak gerçekleşti. Havacılık yakıtları üretimi şubatta geçen yılın aynı ayına göre yüzde 17,55 artarak 488 bin 28 ton, benzin türleri üretimi yüzde 9,57 artarak 398 bin 990 ton oldu. Motorin türleri üretimi ise yüzde 9,72 azalarak 1 milyon 203 bin 133 ton olarak kaydedildi.

Türkiye'nin petrol ürünleri ithalatı şubatta düştü Haber

Türkiye'nin petrol ürünleri ithalatı şubatta düştü

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun (EPDK) şubat ayına ilişkin "Petrol Piyasası Sektör Raporu"na göre, Türkiye'nin toplam petrol ithalatı içinde en büyük kalemi oluşturan ham petrol ithalatı yüzde 14,08 artarak 2 milyon 559 bin 916 ton olarak gerçekleşti. Bu dönemde motorin türleri ithalatı ise yüzde 30,93 azalarak 702 bin 189 ton oldu. İthalatın kalan kısmını, benzin ve fuel-oil türleri, havacılık ve denizcilik yakıtları ile diğer ürünler oluşturdu. Böylece toplam ithalat, şubatta geçen yılın aynı ayına göre yüzde 1,84 azalarak 3 milyon 512 bin 919 ton olarak kayıtlara geçti. En fazla ham petrol ve petrol ürünleri ithalatı, 1 milyon 508 bin 282 tonla Rusya’dan yapılırken, bu ülkeyi 645 bin 346 tonla Irak ve 550 bin 184 tonla Kazakistan izledi. Yurt içi benzin satışları şubatta geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 17,73 artarak 417 bin 803 ton oldu. Petrol ürünleri satışları yüzde 3,71 artarak 2 milyon 378 bin 526 ton, motorin satışları yüzde 1,11 artarak 1 milyon 834 bin 490 ton olarak gerçekleşti. Petrol piyasasında ihracat yüzde 18,62 azaldı Aynı dönemde petrol piyasasında toplam ihracat yüzde 18,62 düşüşle 910 bin 559 ton oldu. Türkiye'nin havacılık yakıtları ihracatı yüzde 30,07 artarak 401 bin 899 ton olurken, motorin türleri ihracatı yüzde 83,43 azalarak 86 bin 439 ton olarak kayıtlara geçti. Denizcilik yakıtları ihracatı yüzde 29,96 azalarak 52 bin 538 ton, benzin türleri ihracatı ise yüzde 36,90 artarak 7 bin 224 ton oldu Rafineri petrol ürünleri üretimi yüzde 2,80 arttı Aynı dönemde toplam rafineri petrol ürünleri üretimi yüzde 2,80 artışla 2 milyon 972 bin 124 ton olarak gerçekleşti. Havacılık yakıtları üretimi şubatta geçen yılın aynı ayına göre yüzde 17,55 artarak 488 bin 28 ton, benzin türleri üretimi yüzde 9,57 artarak 398 bin 990 ton oldu. Motorin türleri üretimi ise yüzde 9,72 azalarak 1 milyon 203 bin 133 ton olarak kaydedildi.

Kazakistan Hükümeti’nden Nobel AFF’ye "En İyi Yatırımcı" Ödülü Haber

Kazakistan Hükümeti’nden Nobel AFF’ye "En İyi Yatırımcı" Ödülü

Kazakistan'ın en önde gelen ilaç şirketinden biri olan Nobel AFF, 6. Kazakistan Küresel Yatırım Yuvarlak Masası (KGIR) kapsamında düzenlenen ödül töreninde "En İyi Yatırımcı" ödülünün sahibi oldu. Kazakistan Başbakanı Alikhan Smailov'un katılımıyla gerçekleşen ödül töreninde, ekonomi, sağlık, eğitim, enerji, tarım gibi sektörlerde on kategoride en iyi yatırımcılar ödüllendirildi. Nobel AFF, "Kazakistan sağlık sektörünün gelişimine katkılarından dolayı" sağlık sektörü kategorisinde ödüle layık görüldü. “Sağlıkta yarattığımız değer ile Türkiye’yi farklı coğrafyalarda gururla temsil ediyoruz” Nobel İlaç Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Nobel AFF Genel Müdürü Selçuk Tanrıverdi, ödül töreninde yaptığı açıklamada, "Nobel İlaç olarak, Sağlık için Değer ilkemiz ile bir yandan Türkiye ve uluslararası pazarlarda büyümemizi sürdürüyoruz, diğer yandan Nobel AFF şirketimiz ile Kazakistan ve çevresindeki ülkelere odaklanıyoruz. Nobel AFF ile Kazakistan sağlık sektörünün gelişimine sağladığımız katkılarından dolayı devletin zirvesinden aldığımız bu ödül, çalışanlarımızın üstün başarısını ve şirketimizin kalite standartlarına olan bağlılığını yansıtıyor. Köklerini ve gücünü Türkiye’den alan Nobel AFF ile ülkemizi uluslararası platformlarda başarı ile temsil etmenin gururunu yaşıyoruz. Bilim, Ar-Ge, inovasyon ve üretime yatırım yapmayı sürdürerek; Nobel İlaç ile Türkiye ve farklı coğrafyalarda, Nobel AFF ile de Kazakistan ve çevresinde Sağlık için değer yaratmaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu. Yaklaşık 500 çalışanı ve 300 ürünü ile Kazakistan’da faaliyetlerini sürdürüyor Sağlık için Değer ilkesi ile faaliyet gösteren yüzde yüz Türk sermayeli ilaç şirketi Nobel, ilk yurtdışı yatırımlarından birini Ulkar Holding bünyesinde Nobel AFF adıyla 2002 yılında Kazakistan’a gerçekleştirmişti. GMP sertifikasını Kazakistan’da alan ilk şirket olan Nobel AFF, ihracattaki başarısı ve vergi sıralamasındaki konumu ile dikkat çekiyor. Nobel AFF Kazakistan ilaç sanayisinde inovasyon ve ilerlemeye öncülük ediyor. Nobel AFF, 500’e yakın çalışanı, yıllık 750 milyon tablet, 250 milyon kapsül, 20 milyon şurup ve süspansiyon, 10 milyon krem ve pomat üretim kapasitesi ile faaliyetlerine devam ediyor. Yerel pazarda yaklaşık 300 çeşit ürünü bulunan Nobel AFF; Kırgızistan, Özbekistan, Rusya, Belarus, Moğolistan ve Moldava’ya ürünlerini ihraç ediyor. Nobel İlaç Hakkında: 70 yıla dayanan tecrübesiyle bugün uluslararası bir oyuncu olan Nobel, yerli sermayeli bir Türk şirketi olarak kuruldu. Firma, “İnsan sağlığı için dünyanın her köşesinde güvenilir ve erişilebilir ürünler sunma” vizyonuyla yıllar içinde uluslararası platformda değerli bir konuma erişti. Bugün Nobel; Türkiye’de üç, Kazakistan ve Özbekistan’da da birer tane olmak üzere toplam beş üretim tesisiyle faaliyet gösteriyor. Yaklaşık 4000 kişilik, alanında uzman kadrosu bulunan Nobel, uluslararası standartlara göre ürettiği nitelikli ürünlerini yaklaşık 50’den fazla ülkeye ihraç ediyor, 20’den fazla ülkedeki temsilcilikleriyle tanıtım ve satış faaliyetlerini yürütüyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.