SON DAKİKA
Hava Durumu

#Katar

Ekometre - Katar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Katar haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Hürmüz için kritik diplomasi Haber

Hürmüz için kritik diplomasi

Associated Press’e konuşan bölgesel ve ABD’li yetkililere göre arabulucular, iki taraf arasında çatışmaların sona ermesini ve boğazın yeniden açılmasını sağlayacak kapsamlı bir anlaşma üzerinde çalışıyor. İran’ın geçen hafta sunduğu ve Hürmüz Boğazı’nın yedi gün içinde yeniden açılmasını öngören teklif ABD Başkanı Donald Trump tarafından kamuoyu önünde reddedilmişti. Buna karşın AP’nin son haberine göre perde arkasındaki arabuluculuk girişimleri devam ediyor. Arabuluculuk trafiği yeniden hızlandı AP’ye konuşan üç bölgesel yetkili ile iki ABD’li yetkili, arabulucuların hem Washington hem de Tahran ile temas halinde olduğunu ve dolaylı müzakerelerin yeniden başlamasının beklendiğini aktardı. Görüşmelerin merkezinde çatışmaların sona erdirilmesi ve Hürmüz Boğazı’nın yeniden gemi trafiğine açılması bulunuyor. Anlaşmanın ilk aşamasında Hürmüz hedefleniyor Görüşülen taslakta ilk aşamada Hürmüz Boğazı’nın yeniden ulaşıma açılması ve ABD’nin İran limanlarına yönelik deniz ablukasının kaldırılması öngörülüyor. Daha sonraki aşamada ise yaptırımların kaldırılması ve İran’ın nükleer programına ilişkin başlıkların ele alınması planlanıyor. İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi’nin geçen hafta açıkladığı teklifte de ABD’nin İran limanlarına yönelik ablukayı kaldırması, İran petrolüne yönelik yaptırımları hafifletmesi ve Lübnan’ı da kapsayan bir ateşkes sağlanması karşılığında Hürmüz’ün yedi gün içinde açılması önerilmişti. Trump teklifi reddetti ancak temas kapısı kapanmadı Trump, İran’ın teklifini kabul etmediğini açıklarken, ABD’li yetkililerin İran ile görüşmeleri sürdürmesi bekleniyor. AP’nin son haberinde de ABD’nin İran’ın teklifini resmi olarak kabul etmediği, ancak arabulucuların yeni bir uzlaşma zemini oluşturmak için çalışmayı sürdürdüğü bildirildi. Nükleer dosya anlaşmanın kilit başlıklarından Washington’ın beklentileri arasında İran’ın nükleer programına ilişkin tavizler de bulunuyor. AP’ye göre ABD tarafı, nükleer müfettişlerin İran’a yeniden erişim sağlaması gibi adımların görüşmelerin bir parçası olmasını istiyor. İran ise Hürmüz’ün açılması karşılığında ABD’nin ekonomik baskıyı hafifletmesini ve nükleer görüşmelerin yeniden başlatılmasını talep ediyor. Tahran’ın son önerisi, Haziran ayında kısa sürede çöken mutabakatın bazı unsurlarını yeniden gündeme getiriyor. Katar arabuluculuk sürecinde öne çıkıyor Diplomatik temaslarda Katar önemli bir arabulucu rolü üstleniyor. Erakçi’nin Katarlı arabulucularla görüşmesi ve ABD’nin yanıtının İran tarafına iletilmesi bekleniyor. İran yönetimi, bundan sonraki adımlarını Washington’dan gelecek resmi yanıta göre belirleyeceğini ifade ediyor. Hürmüz küresel enerji piyasasının odağında Hürmüz Boğazı çevresindeki çatışmalar yalnızca bölgesel güvenliği değil, küresel enerji ticaretini de etkiliyor. AP’ye göre savaşın başlamasının ardından Körfez ülkeleri petrol ihracatını alternatif güzergâhlara yönlendirmeye çalışırken, taşıma maliyetleri ve enerji piyasalarındaki riskler yükseldi. Brent petrolünün 108 doların üzerine çıkması da Hürmüz’deki belirsizliğin enerji piyasaları üzerindeki etkisini gündemde tutuyor. Babülmendep cephesindeki risk de sürüyor Diplomatik sürecin bir diğer önemli boyutunu Kızıldeniz’in güney girişindeki Babülmendep Boğazı oluşturuyor. AP, İran destekli Husilerin bölgedeki faaliyetlerinin enerji ve deniz taşımacılığı üzerindeki baskıyı artırdığını bildiriyor. İran ise Husilerin kendi talepleri doğrultusunda hareket ettiğini ve Suudi Arabistan ile yaşanan gerilimin ABD-İran çatışmasından ayrı değerlendirilmesi gerektiğini savunuyor. Bununla birlikte Tahran, taraflar arasında arabuluculuk yapmaya hazır olduğunu belirtiyor. Diplomasi sürüyor, anlaşmazlıklar devam ediyor ABD ile İran arasındaki temel anlaşmazlıklar henüz aşılmış değil. Hürmüz Boğazı’nın açılması, ABD ablukasının kaldırılması, petrol yaptırımları, nükleer program ve bölgesel ateşkes başlıkları müzakerelerin ana gündemini oluşturuyor. Trump’ın İran’ın son teklifini reddettiğini açıklamasına rağmen arabulucuların temaslarını sürdürmesi, diplomatik kanalın tamamen kapanmadığını gösteriyor. Ancak AP’nin aktardığına göre taraflar arasındaki önemli görüş ayrılıkları devam ediyor.

Hürmüz'de uzlaşma beklentisi Haber

Hürmüz'de uzlaşma beklentisi

Brent petrol 87,24 dolara, ABD tipi ham petrol WTI ise 81,67 dolara gerilerken, enerji piyasasında gözler bölgedeki diplomatik temaslara çevrildi. Petrol fiyatlarında düşüş eğilimi yeni işlem gününde de devam etti. Hürmüz Boğazı'nda petrol sevkiyatının yeniden artabileceğine yönelik beklentiler, piyasalardaki arz kaynaklı kaygıları azaltarak fiyatları aşağı yönlü etkiledi. Brent petrol art arda dördüncü işlem gününde değer kaybederken, WTI'daki düşüş beşinci güne taşındı. Brent vadeli işlemleri yüzde 0,7 gerileyerek 87,24 dolara inerken, WTI aynı oranda düşüşle 81,67 dolar seviyesinde işlem gördü. Hürmüz'deki gelişmeler risk primini azalttı Fiyatlardaki son geri çekilmenin en önemli nedeni, İran ve Umman arasında Hürmüz Boğazı'nın kullanımına ilişkin yürütülen temaslar oldu. Tarafların, stratejik su yolundaki geçişlerin yeniden genişletilmesine yönelik bir düzenleme üzerinde çalıştığı bildirildi. İran Devrim Muhafızları'nın da boğazın kullanımına ilişkin taraflar arasında uzlaşmaya varıldığı yönünde açıklama yapması, petrol piyasasında olumlu karşılandı. Bu gelişme, çatışmalar nedeniyle önemli ölçüde gerileyen enerji sevkiyatının yeniden toparlanabileceği beklentisini güçlendirdi. Piyasalarda oluşan iyimserlik, Hürmüz Boğazı kaynaklı jeopolitik risk priminin bir miktar geri çekilmesine yol açtı. Küresel enerji arzının stratejik geçiş noktası Hürmüz Boğazı, dünya petrol ve doğal gaz ticaretinin en kritik güzergâhları arasında bulunuyor. Çatışmalar öncesinde küresel enerji tüketiminin yaklaşık beşte birine karşılık gelen petrol ve doğal gaz sevkiyatının bu bölgeden geçtiği belirtiliyordu. Ancak savaşın başlamasının ardından İran'ın geçişleri sınırlandırması, boğaz üzerinden yapılan petrol taşımacılığını ciddi biçimde düşürdü. Sevkiyat hacminin normal dönemdeki seviyesinin yaklaşık dörtte birine kadar gerilemesi, küresel arz endişelerini artırmıştı. Geçişlerin yeniden normalleşebileceği yönündeki beklenti ise petrol fiyatları üzerindeki jeopolitik baskının hafiflemesine katkı sağlıyor. Arz endişeleri henüz tamamen sona ermedi Buna rağmen enerji piyasasında tüm risklerin ortadan kalktığı görüşü hakim değil. ANZ Kıdemli Emtia Stratejisti Daniel Hynes, İran ve Umman arasındaki temasların Hürmüz Boğazı'nın yeniden daha etkin kullanılabileceği beklentisini artırdığını ve petrol fiyatlarındaki düşüşte etkili olduğunu ifade etti. Hynes, buna karşın küresel enerji piyasasındaki arz sıkışıklığının tamamen giderilmediğine dikkat çekti. Bu nedenle Hürmüz'deki olumlu gelişmelere rağmen petrol piyasasının jeopolitik ve arz kaynaklı risklere karşı hassasiyetini koruduğu belirtiliyor. Katar'ın İran ziyareti piyasaların radarında Orta Doğu'daki diplomatik hareketlilik de petrol yatırımcılarının yakından izlediği başlıklar arasında yer alıyor. Katar Başbakanı'nın bugün İran'a gerçekleştirmesi beklenen ziyaretin, yaklaşık altı aydır devam eden çatışmaların sona erdirilmesine yönelik temaslara yeni bir ivme kazandırması öngörülüyor. Ancak olası bir ateşkesin koşulları konusunda taraflar arasındaki önemli görüş ayrılıklarının sürdüğü bildiriliyor. Bu nedenle diplomatik süreçten çıkacak sonuçların, önümüzdeki dönemde petrol fiyatlarının seyri açısından kritik önemde olması bekleniyor. Dizel stokları enerji piyasasında yeni risk oluşturuyor Ham petrol fiyatları gerilerken, rafine ürün tarafındaki arz sorunları ise gündemde kalmaya devam ediyor. ABD Enerji Bilgi İdaresi'nin verilerine göre 21 Ağustos'ta sona eren haftada dizel ve kalorifer yakıtını kapsayan distilat stokları 2,2 milyon varil azalarak 103,4 milyon varile düştü. ANZ, söz konusu seviyenin yılın bu dönemi açısından görülen en düşük stok miktarına işaret ettiğini belirtti. Orta Doğu'daki gerilim ve Rusya-Ukrayna savaşının dizel arzı üzerindeki etkisi sürerken, petrol piyasasının yönünde önümüzdeki günlerde Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmeler, bölgedeki diplomatik trafik ve küresel stok verileri belirleyici olacak.

Brent petrol 78 doların altını test etti Haber

Brent petrol 78 doların altını test etti

rent petrol gün içinde 78,12 doları görerek 13 Temmuz'dan bu yana en düşük seviyesini test ederken, yatırımcıların odağı ABD'nin resmi petrol stok verilerine çevrildi. Petrol fiyatları, haftanın ilk iki işlem gününde yaşanan sert kayıpların ardından düşüş eğilimini sürdürdü. Küresel piyasalarda, ABD ile İran arasında devam eden gerilimin diplomatik yollarla çözülmesine yönelik girişimler ve Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğinin yeniden normale dönebileceği beklentisi fiyatlar üzerinde baskı oluşturdu. Katar'ın arabuluculuk çalışmalarında ilerleme sağlandığını açıklaması, tarafların uzlaşmaya yaklaşabileceği beklentisini güçlendirirken petrol piyasalarında satışların hız kazanmasına neden oldu. Brent petrolde 13 Temmuz'dan bu yana en düşük seviye Brent petrol vadeli işlemleri yüzde 0,54 düşüşle varil başına 78,94 dolardan işlem görürken, gün içinde 78,12 dolara kadar gerileyerek 13 Temmuz'dan bu yana en düşük seviyesini gördü. ABD tipi ham petrol (WTI) ise yüzde 0,70 değer kaybederek varil başına 75,28 dolara indi. Brent petrol, Katar'dan gelen diplomasi mesajlarının ardından salı günü de yüzde 5'in üzerinde düşüş kaydederek yeniden 80 dolar seviyesinin altına gerilemişti. Katar'dan diplomasi mesajı Katar yönetimi, ABD ile İran arasındaki savaşı sona erdirmeyi amaçlayan diplomatik girişimlerde ilerleme sağlandığını duyurdu. Katar Emirliği'nin açıklamasına göre ABD Başkanı Donald Trump ile Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani'nin gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde Washington ile Tahran arasındaki anlaşmazlıkların azaltılmasına yönelik adımlar ve kalıcı bir uzlaşı ihtimali ele alındı. Bu gelişmeler, Hürmüz Boğazı'nda enerji sevkiyatının yeniden normalleşebileceği beklentisini güçlendirerek petrol fiyatları üzerindeki aşağı yönlü baskıyı artırdı. Hürmüz Boğazı kritik önemini koruyor Piyasa analistleri, ABD ile İran arasındaki görüşmelerde en önemli başlıklardan birinin Hürmüz Boğazı olduğunu belirtiyor. Analistlere göre İran'ın boğaz üzerindeki talepleri ve ABD'nin bu konudaki yaklaşımı, diplomatik sürecin yönünü belirleyecek temel unsurlar arasında yer alıyor. Hürmüz Boğazı'nın yeniden güvenli şekilde uluslararası deniz trafiğine açılabileceği beklentisi ise küresel petrol arzına ilişkin endişeleri azaltarak fiyatların geri çekilmesine katkı sağlıyor. İran müzakere iddialarını reddediyor ABD Başkanı Donald Trump, pazartesi günü yaptığı açıklamada İran ile görüşmelerin başladığını ve Tahran yönetiminin anlaşmaya varması için önemli bir fırsat bulunduğunu ifade etmişti. İranlı yetkililer ise ABD ile resmi bir müzakere yürütüldüğü yönündeki iddiaları reddetmeye devam ediyor. Taraflardan gelen farklı açıklamalar, diplomatik sürece ilişkin belirsizliğin sürmesine neden oluyor. ABD petrol stokları arttı Amerikan Petrol Enstitüsü (API) verilerine göre, 31 Temmuz haftasında ABD'nin ham petrol ve benzin stoklarında artış yaşanırken, distilat yakıt stoklarında düşüş görüldü. Ham petrol stoklarının yaklaşık 2,7 milyon varil artması, arzın talebe kıyasla güçlendiğine işaret ederek petrol fiyatları üzerinde ilave baskı oluşturdu. Piyasaların gözü resmi stok verilerinde Piyasalar şimdi ABD Enerji Enformasyon İdaresi'nin (EIA) çarşamba günü TSİ 17.30'da açıklayacağı resmi petrol stok verilerine odaklandı. Uzmanlar, hem stok verilerinin hem de ABD-İran hattındaki diplomatik gelişmelerin petrol fiyatlarının kısa vadeli yönü üzerinde belirleyici olmaya devam edeceğini değerlendiriyor.

İran - ABD hattında müzakere krizi Haber

İran - ABD hattında müzakere krizi

Hürmüz Boğazı yakınlarında bir yük gemisinin hedef alınması ise küresel enerji arzına ilişkin endişeleri yeniden artırdı. ABD ile İran arasında aylardır devam eden gerilimin diplomatik yollarla sona erdirilmesine ilişkin belirsizlik sürüyor. Taraflardan gelen birbirini yalanlayan açıklamalar, küresel piyasalarda risk algısını artırırken, Hürmüz Boğazı çevresinde yaşanan son güvenlik olayı enerji piyasalarını yeniden gündeme taşıdı. Trump: "İran için son şans" ABD Başkanı Donald Trump, Oval Ofis'te yaptığı açıklamada İran ile temasların sürdüğünü belirterek, Tahran yönetiminin kapsamlı bir anlaşmaya varması için "son şansa" sahip olduğunu söyledi. Trump, görüşmelerin İran'ın yanı sıra Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar'ın talebi doğrultusunda devam ettiğini öne sürdü. Tahran'dan net yalanlama İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi ise ABD ile herhangi bir müzakerenin yürütülmediğini ve planlanmış hiçbir görüşmenin bulunmadığını açıkladı. Bekayi, İran'ın önümüzdeki günlerde ne yabancı heyet kabul edeceğini ne de yurt dışına müzakere heyeti göndereceğini belirterek, devam eden tek diplomatik temasın Umman ile Hürmüz Boğazı'nın yönetimine ilişkin teknik görüşmeler olduğunu ifade etti. Hürmüz'de saldırı alarmı Bölgedeki güvenlik riskleri de sürüyor. Birleşik Krallık Deniz Ticaret Operasyonları (UKMTO), Umman açıklarında Hürmüz Boğazı yakınlarında seyreden bir yük gemisinin kimliği belirsiz bir mühimmatın isabetine uğradığını bildirdi. Olay, küresel enerji arz güvenliğine yönelik endişeleri yeniden artırdı. Deniz trafiği düşük seviyede Dünya petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz ticaretinin önemli bölümünün geçtiği Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiği de düşük seviyelerde kalmaya devam ediyor. Gemi takip şirketi Kpler'in verilerine göre, pazartesi günü boğazdan yalnızca üç petrol tankeri ve üç dökme yük gemisi geçiş yaptı. Bir önceki gün bu sayı yedi olarak kaydedilmişti. Piyasalar gelişmeleri yakından izliyor Analistler, ABD ile İran arasında diplomatik sürecin belirsizliğini koruması ve Hürmüz Boğazı çevresindeki güvenlik risklerinin devam etmesi nedeniyle petrol fiyatlarında oynaklığın sürebileceğini belirtiyor. Özellikle enerji arzına ilişkin gelişmelerin önümüzdeki günlerde küresel piyasalarda fiyatlamalar üzerinde belirleyici olması bekleniyor.

Katar'dan piyasaları rahatlatan açıklama Haber

Katar'dan piyasaları rahatlatan açıklama

. Tarafların müzakereleri sürdürme konusunda mutabakata vardığı, bir sonraki görüşmenin ise cenaze töreninin ardından yapılmasının planlandığı bildirildi. Katar Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Macid el-Ensari, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Katar ve Pakistan'ın arabuluculuğunda Doha'da ABD ve İran heyetleriyle ayrı ayrı gerçekleştirilen görüşmelerde, İslamabad Mutabakat Zaptı kapsamındaki başlıklarda olumlu ilerleme sağlandığını duyurdu. Müzakereler devam edecek Ensari, İsviçre'de düzenlenen Luzern Gölü Zirvesi'nde elde edilen sonuçların temel alındığını belirterek, tarafların müzakereleri önümüzdeki dönemde sürdürme konusunda mutabakata vardığını ifade etti. Yeni görüşme cenaze töreni sonrasında Katarlı sözcü, bir sonraki temasın, eski İran lideri Ali Hamaney'in cenaze töreninin tamamlanmasının ardından mümkün olan en kısa sürede gerçekleştirilmesinin kararlaştırıldığını açıkladı. ABD Başkanı Donald Trump, 29 Haziran'da yaptığı açıklamada İran'ın görüşme talebinde bulunduğunu ve toplantının 30 Haziran'da Doha'da yapılacağını duyurmuştu. İran ise Doha'ya heyet göndereceğini ancak 14 Haziran'da varılan mutabakattaki maddeler yerine getirilmeden ABD heyetiyle doğrudan görüşmeyeceğini açıklamıştı. Öte yandan İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, İran heyetinin Doha'da ABD ile doğrudan temas kurmadığını belirterek, Katar ve Pakistan heyetleriyle üçlü görüşmeler gerçekleştirdiklerini söyledi. Garibabadi, görüşmelerde özellikle Lübnan'a ilişkin Mutabakat Zaptı'nın uygulanması ve İran'ın dondurulmuş varlıklarının serbest bırakılması konularının ele alındığını ifade etti.

Altın fiyatları haftaya yükselişle başladı Haber

Altın fiyatları haftaya yükselişle başladı

Petrol fiyatlarındaki gerileme de değerli metaller üzerindeki baskının azalmasına katkı sağladı. Altın fiyatları toparlandı Spot altın yüzde 0,9 yükselişle ons başına 4.197 dolara çıktı. Geçtiğimiz hafta 11 Haziran'dan bu yana en düşük seviyesini gören altın, böylece kayıplarının bir bölümünü geri aldı. ABD'de işlem gören ağustos vadeli altın kontratları ise yüzde 0,7 düşüşle 4.215 dolar seviyesinde işlem gördü. Gram Altın 6.300 TL'yi Aştı Yurt içinde gram altın fiyatı da yükseliş eğilimini sürdürdü. Gram altın yüzde 1'e yakın değer kazanarak 6.300 TL seviyesinin üzerine çıktı. Gün içerisinde en düşük 6.175 TL seviyesi görüldü. ABD-İran görüşmeleri etkili oldu İsviçre'de gerçekleştirilen ABD-İran görüşmelerinin ilk turunun ardından taraflardan olumlu mesajlar geldi. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, müzakerelerde ilerleme kaydedildiğini açıkladı. Arabulucu ülkeler Katar ve Pakistan'ın ortak açıklamasında ise tarafların 60 gün içerisinde nihai bir anlaşmaya ulaşmayı hedefleyen yol haritası üzerinde uzlaştığı belirtildi. Fed belirsizliği sürüyor Altın fiyatlarındaki yükselişe rağmen ABD Merkez Bankası'nın faiz politikası piyasaların odağında kalmaya devam ediyor. Fed Başkanı Kevin Warsh'ın enflasyona yönelik açıklamaları ve faiz artırımı ihtimalini dışlamaması, yatırımcıların yeni faiz artışlarını fiyatlamasına neden oldu. CME FedWatch verilerine göre piyasalar, aralık ayında faiz artırımı olasılığını yüzde 89 seviyesinde fiyatlıyor. Diğer değerli metallerde yükseliş Diğer değerli metallerde de yükseliş görüldü. Spot gümüş yüzde 1,8 artışla 66,10 dolara, platin yüzde 0,2 yükselişle 1.667 dolara çıktı. Paladyum ise yüzde 1 değer kazanarak 1.270 dolar seviyesine ulaştı.

ABD ve İran anlaştı savaş sona eriyor Haber

ABD ve İran anlaştı savaş sona eriyor

Anlaşma haberi ilk olarak arabulucu rolü üstlenen Pakistan tarafından duyurulurken, hem Washington hem de Tahran cephesinden gelen açıklamalar mutabakatı doğruladı. Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, yoğun diplomatik görüşmelerin ardından tarafların barış anlaşmasına vardığını belirterek, askeri operasyonların sona erdirileceğini açıkladı. ABD Başkanı Donald Trump da yaptığı açıklamada İran ile anlaşmanın tamamlandığını duyurdu. Trump, Hürmüz Boğazı'nın yeniden uluslararası gemi trafiğine açılacağını ve ABD'nin uyguladığı deniz ablukasının kaldırılacağını belirterek anlaşmanın bölgeye barış ve güvenlik getireceğini ifade etti. İran tarafı da mutabakatı doğrularken, anlaşmanın ardından yaptırımlar, nükleer program ve ekonomik ilişkiler başta olmak üzere birçok kritik başlığın müzakere edileceği yeni bir dönemin başlayacağını açıkladı. İranlı yetkililer, nihai çözüm için diplomatik temasların devam edeceğini vurguladı. Anlaşmanın en önemli maddeleri arasında Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması, askeri operasyonların durdurulması ve taraflar arasında kapsamlı müzakerelerin başlatılması yer alıyor. Enerji piyasaları da gelişmeye olumlu tepki verirken, petrol arzına yönelik endişelerin azalmasıyla birlikte fiyatlarda geri çekilme görüldü. Türkiye başta olmak üzere birçok ülke anlaşmayı memnuniyetle karşıladı. Ankara, mutabakatın bölgesel istikrarın güçlenmesine katkı sağlayacağını belirtirken, Birleşmiş Milletler, İngiltere ve Katar da sürecin kalıcı barışa dönüşmesi temennisinde bulundu. Uzmanlar, anlaşmanın savaşın sona erdirilmesi açısından tarihi bir adım olduğunu ancak özellikle İran'ın nükleer programı ve yaptırımlar gibi başlıklarda zorlu müzakerelerin henüz yeni başladığını belirtiyor. Bu nedenle gözler şimdi 19 Haziran'da İsviçre'de gerçekleştirilecek resmi imza törenine çevrilmiş durumda.

Trump gerilimi petrolü yükseltti Haber

Trump gerilimi petrolü yükseltti

Piyasalar, Hürmüz Boğazı’ndaki krizin uzayabileceği endişesiyle yeniden hareketlendi. Brent petrolün varil fiyatı yüzde 4’ün üzerinde artarak 105 dolar seviyesini aşarken, ABD tipi ham petrol (WTI) ise 99 doların üzerine çıktı. Trump, sosyal medya paylaşımında İran’ın teklifini “tamamen kabul edilemez” olarak değerlendirdi. Hürmüz Boğazı endişesi büyüyor Şubat sonunda başlayan çatışmalar sonrası Hürmüz Boğazı’ndaki geçişlerin büyük ölçüde durması, küresel enerji sevkiyatında ciddi aksamalara yol açtı. Ham petrol, doğalgaz ve yakıt taşımacılığındaki sorunların fiyat baskısını artırdığı belirtiliyor. Uzmanlar, enerji arzındaki sıkıntının küresel enflasyon riskini yeniden yükseltebileceği uyarısında bulunuyor. “Fiyatlarda yeni yükseliş alanı oluşabilir” ING Group Emtia Stratejisi Başkanı Warren Patterson, ABD ile İran arasında kısa vadede anlaşma ihtimalinin zayıfladığını belirterek, çatışmaların yeniden tırmanabileceğine dikkat çekti. Patterson, artan jeopolitik risklerin petrol fiyatlarında yeni yükseliş alanı oluşturabileceğini söyledi. Bölgedeki saldırılar sürüyor Öte yandan Katar açıklarında bir yük gemisine insansız hava aracıyla saldırı düzenlendiği bildirildi. Saldırı sonrası gemide kısa süreli yangın çıkarken, olay bölgedeki deniz taşımacılığı risklerini yeniden gündeme taşıdı. Saudi Aramco CEO’su Amin Nasser ise Hürmüz Boğazı’ndaki kısıtlamaların birkaç hafta daha sürmesi halinde enerji piyasalarının ancak 2027 yılında normalleşebileceğini ifade etti.

Çin ekonomisi yılın ilk çeyreğinde yüzde 5 büyüdü Haber

Çin ekonomisi yılın ilk çeyreğinde yüzde 5 büyüdü

Çin Ulusal İstatistik Bürosunun (UİB) yayımladığı verilere göre, Çin'in Gayri Safi Yurt İçi Hasılası (GSYH) Ocak-Mart 2026 döneminde, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 5 arttı. Birinci çeyrekte büyüme, Orta Doğu'daki savaşın etkilerinin mart ayı verilerine olumsuz yansımasına rağmen, hükümetin bu yıl için "yüzde 4,5 ila 5" olarak belirlediği hedef doğrultusunda gelişim gösterdi. GSYH, ilk çeyrekte geçen yılın 4. çeyreğine kıyasla yüzde 1,3 artış kaydetti. Çin ekonomisi 2025'in 4. çeyreğinde yıllık bazda yüzde 4,5, yıl genelinde ise yüzde 5 büyüme kaydetmişti. Hükümet, büyümedeki ivme kaybı karşısında önceki 3 yılda "yüzde 5 civarında" belirlediği yıllık büyüme hedefini "yüzde 4,5 ila 5" olarak belirlemişti. UİB Direktör Yardımcısı Mao Şıngyong, Çin ekonomisinin ilk çeyrekte yıla güçlü bir başlangıç yaptığını, ancak giderek karmaşık ve kırılgan hale gelen dış koşullar ve içeride güçlü arz ile zayıf talep arasındaki dengesizliğin sürmesi nedeniyle ekonomik büyümenin temelinin daha fazla güçlendirilmesi gerektiğini belirtti. Üretim ve tüketimde ivme yavaşladı UİB'nin yayımladığı mart ayı ekonomik verilerine göre, savaşın etkilerinin hissedildiği ayda ülkede üretim ve tüketimdeki artış, ocak ve şubat aylarına kıyasla yavaşladı, yatırımlar ise geriledi. Yıllık cirosu 20 milyon yuanın (yaklaşık 2,9 milyon dolar) üzerindeki sanayi işletmelerinin üretim çıktılarının hesaplandığı sanayi üretimi, martta yıllık bazda yüzde 5,7 artarken ocak ve şubat aylarındaki yüzde 6,3 artışın altında kaldı. Tüketimin ölçüsü olarak kabul edilen perakende satışlar ise martta, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 1,7 artarken ilk iki aydaki yüzde 2,8'lik artışın gerisine düştü. Çin'de yatırımların seyri Altyapı, taşınmazlar, makine ve donanım harcamalarını içeren sabit sermaye yatırımları yılın ilk 3 ayında yüzde 1,7 artarken ilk 2 aydaki yüzde 1,8'lik artışa kıyasla geriledi. Son 3 yıldaki gerilemesiyle sabit sermaye yatırımlarını olumsuz etkileyen gayrimenkul sektöründe düşüş, bu yılın ilk çeyreğinde de devam etti. Gayrimenkul yatırımları, ilk 3 ayda, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 11,2 azaldı. Yatırımcı güveninin göstergesi olarak görülen özel sektör yatırımları da ilk çeyrekte yıllık bazda yüzde 2,2 düşüş kaydetti. Ülkede Şubat 2025 sonunda yüzde 5,3 olan kentlerdeki genel işsizlik oranı, mart ayı sonunda 0,1 puan artışla yüzde 5,4 oldu. IMF'nin büyüme tahmini Uluslararası Para Fonu (IMF), 14 Nisan'da Çin'in 2026 büyüme tahminini, zayıf iç ekonomik etkinlik ve İran savaşının etkilerini gerekçe göstererek yüzde 4,5'ten yüzde 4,4'e düşürdüğünü bildirmişti. Orta Doğu'da savaşın enerji fiyatlarındaki yol açtığı artışın hammadde maliyetlerinden enflasyon beklentilerine kadar tüm ülkeleri olumsuz etkileyeceğine işaret eden IMF, ABD, Avro bölgesi ve diğer majör ekonomiler için de büyüme tahminlerini düşürmüştü. ABD ve İsrail'in İran'a saldırıları ve İran'ın misillemeleri ile Basra Körfezi'nde tırmanan çatışma nedeniyle, küresel mal ve enerji ticareti açısından kritik bir geçiş hattı olan Hürmüz Boğazı'nda gemi trafiği büyük ölçüde kesilmişti. Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Kuveyt, Katar, Irak ve İran'ın hidrokarbon kaynaklarını dünya pazarlarına bağlayan Hürmüz Boğazı, dünya petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 25'inin, sıvılaştırılmış doğal gaz ticaretinin yaklaşık yüzde 20'sinin ve gübre ticaretinin yaklaşık yüzde 30'unun ana güzergahı konumunda bulunuyor. Çin'in ithal ettiği petrolün yaklaşık yüzde 45'i, sıvılaştırılmış doğal gazın yüzde 30'u Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı'ndan geçerek ülkeye ulaşıyor. Boğazdaki tanker trafiğindeki kesintiler küresel petrol tedarikinde aksamalara, petrol fiyatlarında artışa yol açmış durumda.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.