SON DAKİKA
Hava Durumu

#Karşılıksız Çek

Ekometre - Karşılıksız Çek haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Karşılıksız Çek haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Karşılıksız çeklerde alarm tutar 198 milyar liraya çıktı Haber

Karşılıksız çeklerde alarm tutar 198 milyar liraya çıktı

Yılın ilk yedi ayında karşılıksız çıkan çeklerin toplam tutarı 198 milyar liraya ulaşırken, ticari kredilerdeki reel büyümenin zayıflaması şirketlerin işletme sermayesi ihtiyacını daha önemli hale getiriyor. Türkiye ekonomisinde sıkı finansal koşulların şirketlerin nakit akışı üzerindeki etkisi daha belirgin hale geliyor. Bankaların ticari kredi büyümesinde daha temkinli hareket etmesi ve ticari faaliyetlerdeki yavaşlama, işletmelerin tahsilat sürelerini ve işletme sermayesi ihtiyacını gündeme taşıyor. Yılın ilk yedi ayında karşılıksız çıkan çeklerin toplam tutarının yaklaşık 198 milyar liraya ulaşması, şirketler arasındaki ödeme zincirinde yaşanan sorunların boyutuna ilişkin önemli bir gösterge olarak öne çıkıyor. Karşılıksız çek tutarı 198 milyar liraya ulaştı Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi verilerine göre, yılın ilk yedi ayında bankalara ibraz edildiğinde karşılıksız çıkan çeklerin toplam tutarının 198 milyar liraya ulaştığı belirtiliyor. Geçen yılın tamamında bu tutar 128 milyar lira seviyesindeydi. Bu gelişme, özellikle işletmelerin birbirinden olan alacaklarının tahsil edilmesinin ve nakit akışının önemini artırıyor. Bir şirketin müşterisinden tahsilat yapamaması, aynı şirketin kendi tedarikçisine veya bankasına olan yükümlülüklerini yerine getirmesini de zorlaştırabiliyor. Böylece ödeme zincirinde yaşanan sorunlar, tedarik zincirinin diğer halkalarına da yayılabiliyor. Ticari kredilerde reel büyüme zayıfladı Bankacılık sistemindeki kredi koşulları da şirketlerin finansman imkanları açısından belirleyici olmaya devam ediyor. BDDK haftalık verilerine göre ticari kredi hacmi 26 Aralık 2025-31 Temmuz 2026 döneminde yüzde 19,6 artarak 20,7 trilyon liraya yükseldi. Ancak aynı dönemde enflasyonun yüksek seyretmesi, nominal kredi artışının reel olarak sınırlı kalmasına neden oldu. Bu tablo, şirketlerin işletme sermayesi ihtiyacını yalnızca banka kredileriyle karşılamasını zorlaştırırken, ticari vadelerin önemini artırıyor. Vadeler uzadıkça şirketlerin alacak riski büyüyor Bankacılık kredilerine erişimin daha maliyetli hale geldiği dönemlerde şirketler, müşterilerine daha uzun vadeler sunarak ticari faaliyetlerini sürdürmeye çalışabiliyor. Bu durumda satıcı şirket açısından ticari alacaklar yükselirken, nakdin işletmeye dönüş süresi uzuyor. Özellikle tahsilatın gecikmesi, işletmelerin kendi ödemelerini yapabilmek için ilave finansmana ihtiyaç duymasına yol açıyor. Büyük şirketler güçlü bilançoları sayesinde bu süreci daha uzun süre taşıyabilirken, sermaye yapısı daha sınırlı olan KOBİ'ler açısından tahsilat sorunları daha ciddi bir finansman baskısı yaratabiliyor. Ticarette yavaşlama dikkat çekiyor Ticari faaliyetlerdeki ivme kaybı da şirketlerin nakit akışını etkileyen unsurlar arasında. TÜİK'in Mayıs 2026 verilerine göre ticaret satış hacmi yıllık bazda yüzde 1,4 geriledi. Buna karşılık perakende satış hacmi yüzde 13,7 arttı. Veriler, ticaretin alt kalemlerinde farklılaşan bir görünüm olduğunu ortaya koyuyor. Bu nedenle karşılıksız çeklerdeki artışın yalnızca kredi politikasına bağlanması yerine; satış hacmi, finansman maliyetleri, tahsilat süreleri ve şirketlerin işletme sermayesi ihtiyacıyla birlikte değerlendirilmesi gerekiyor. KOBİ'ler daha kırılgan Tahsilat süresinin uzaması, özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler için önemli bir risk oluşturuyor. Büyük işletmeler daha yüksek nakit rezervleri veya alternatif finansman kaynaklarıyla ödeme zincirindeki gecikmeleri daha uzun süre karşılayabilirken, KOBİ'lerde birkaç büyük müşteriden yapılacak tahsilatın gecikmesi bile nakit akışını bozabiliyor. Bu nedenle karşılıksız çeklerdeki yükseliş, yalnızca çek sahiplerinin ödeme gücü açısından değil, şirketler arasındaki ticari alacak zinciri açısından da izlenmesi gereken bir gösterge haline geliyor. Faktoringe olan ihtiyaç artıyor Şirketlerin vadeli alacaklarını daha erken nakde çevirmek için kullandığı faktoring de bu ortamda önem kazanıyor. Faktoring, özellikle bankacılık kredisine erişimin sınırlı veya maliyetli olduğu dönemlerde şirketlerin işletme sermayesi ihtiyacını karşılamada alternatif bir finansman kanalı olarak öne çıkıyor. Ancak alacakların finansman kuruluşlarına devredilmesi, ticari faaliyetlerdeki tahsilat probleminin ortadan kalktığı anlamına gelmiyor. Asıl belirleyici unsur, mal ve hizmet satışından doğan alacağın vadesinde tahsil edilip edilememesi olmaya devam ediyor. Gözler şirketlerin nakit akışında Önümüzdeki dönemde karşılıksız çek verileri, ticari kredi hacmi, satış göstergeleri ve şirketlerin finansal tablolarındaki ticari alacaklar birlikte izlenecek. Özellikle KOBİ'lerde tahsilat sürelerinin uzaması ve işletme sermayesi ihtiyacının artması, finansman koşullarının şirketler üzerindeki baskısının devam ettiğine işaret edebilir. Türkiye'de dezenflasyon süreci devam ederken ticari faaliyetlerin ve kredi koşullarının nasıl şekilleneceği, şirketlerin nakit akışları açısından belirleyici olmaya devam edecek.

Protestolu senet ve karşılıksız çeklerde rekor artış Haber

Protestolu senet ve karşılıksız çeklerde rekor artış

Ekonomik aktivite ve ticari hayattaki güven ve istikrarın barometre göstergesi niteliğindeki protestolu senet ve karşılıksız çeklerde ciddi artışlar yaşandı. 2016 yılı sonrasında hızla düşen protestolu senet sayısı, yedi yıl aradan sonra 2024’te yeniden artışa geçerken, karşılıksız çekte de hem sayı hem tutar bazında 2023 yılında başlayan artışlar 2024’te belirgin biçimde hızlandı. Protesto edilen senet sayısında ekonomik ve ticari faaliyet hacmiyle orantılı biçimde 81 il içinde başı çeken İstanbul’u, Konya, Ankara, İzmir ve Antalya izledi. En fazla karşılıksız çek işlemi yapılan iller de sırasıyla İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya ve Bursa oldu. 48 milyarlık senet protesto edildi Türkiye Bankalar Birliği’nin (TBB) son verilerine göre, 2024’ün aralık ayında toplam tutarı 5 milyar 631,4 milyon TL olan 22 bin 683 adet senet protesto edildi. Önceki yılın aynı ayına göre protesto edilen senet sayısı yüzde 24,4, tutarı da yüzde 89,3 artış kaydetti. Geçen yıl senet protestoları özellikle ikinci yarısından itibaren hızlandı. Yılın ilk beş ayında 16 bin – 19 bin adet arasında seyreden senet protestoları, haziranda 21 bin adedi, ekimde de 23 bin adedi geçti. Aralık ayı ile yılın tümünde protesto edilen toplam senet sayısı önceki yıla göre yüzde 10,7 artışla 242 in 46 adede, tutarı da yüzde 150,1 artışla 48 milyar 57,7 milyon liraya ulaştı. Yedi yıl sonra ilk Dünya'dan Naki Bakır'ın haberine göre, protestolu senetlerde son on yıllık seyre bakıldığında ise 2024’ün bir kırılma noktası olduğu belirlendi. 2015 yılında 999 bin 720 adet olarak gerçekleşen protestolu senet sayısı, 2016’da 1 milyon 16 bin 978 adede kadar yükseldikten sonra hızlı düşüşe geçmiş, izleyen yıllarda sürekli gerileyerek 2023 itibarıyla 218 bin 685 düzeyine kadar inmişti. Buna göre 2024, yedi yıllık hızlı aza-lış döneminin ardından senet protestolarının yeniden hızlandığı bir yıl oldu. Ancak yaşanan artışa rağmen 2024 yılındaki protestolu senet sayısı, aynı zamanda 2023 hariç son on yılın en düşük düzeyini ifade ediyor. Protesto edilen senet adedinin 2015 yılındaki sayının yaklaşık yüzde 76 altında olduğu görülüyor. Yıllık bazda protesto edilen senetlerin 2015’te 10 milyar lira düzeyinde bulunan toplam tutarı da 2019’da 21,1 milyar liraya kadar yükselmiş, pandemi dönemi olan 2020, 2021 ve 2022 yıllarında 11-12 milyar lira dolayında seyretmiş, 2023’te ise yeniden artışa geçerek 19,2 milyar liraya çık-mıştı. Buna göre protestolu senet tutarında 2023’te başlayan artış, 2024’te ivme kazandı. Ancak protesto edilen senetlerin yıllık toplam tutarında 2015-2024 döneminde yaşanan 376,7’lik nominal artış bu dönemde TÜFE bazında yüzde 896 olan kümülatif enflasyondan arındırıldığında ise reel bazda yüzde 52 azalma olduğu görülüyor. Başka deyişle 2024’teki 48,1 milyar liralık protestolu senet tutarı, 2015 fiyatlarıyla 4,8 milyar liraya karşılık geliyor. 177 milyar liralık karşılıksız çek Bir ödeme aracı ve kullanımı ticari faaliyetlerin hacmiyle orantılı olan çeklerin toplam sayısının fazla değişmediği 2024 yılında, bunlar içinde “karşılıksız” çıkanların sayısında ise belirgin bir artış gözlendi. Bankalara ibraz edilen çeklerin sayısı önceki yıla göre sadece yüzde 0,7 oranındaki bir artışla 17 milyon 165 bin 935 adet oldu. Bunlar içinde karşılıksız işlemi yapılanların sayısı ise yüzde 85,9 artışla 273 bin 66 adede ulaştı. Karşılıksız çek düzenleyen tekil kişi sayısı ise 16 bin 79’dan 27 bin 590’a yükseldi. Geçen yıl düzenlenen toplam 7 trilyon 881,4 milyon liralık çekten, 177,2 milyar liralık kısmı karşılıksız çıktı. Çeklerdeki toplam tutar önceki yıla göre yüzde 71,5 artarken, karşılıksız çek tutarındaki artış yüzde 209,9’a ulaştı. Karşılıksız çıkanların toplam tutarda önceki yıl yüzde 1,2 olan payı 2024’de yüzde 2,2’ye yükseldi. Geçen yıl karşılıksız işlemi yapılan çek sayısında İstanbul 66 bin 184 adetle başı çekerken, onu 20 bin 693 adetle Ankara, 19 bin 623 adetle İzmir, 14 bin 834 adetle Antalya ve 13 bin 177 adetle Bursa izledi. Adana, Konya, Gaziantep, Kocaeli ve Mersin, en fazla karşılıksız çek işlemi yapılan ilk on il arasında yer aldı. Karşılıksız çek sayısının en düşük olduğu iller ise sırasıyla Kilis, Bayburt, Tunceli, Gümüşhane ve Bartın. İstanbul, Konya, Ankara başı çekiyor 2024 yılı boyunca en fazla senedin protesto edildiği il, 42 bin 497 adetle İstanbul oldu. Yıllık protestolu senet sayısında yüzde 17,6 payı olan bu ili 22 bin 454 adetle Konya, 19 bin 812 adetle Ankara, 16 bin 512 senetle İzmir ve 12 bin 71 adetle Antalya izledi. Daha sonra 11 bin 122 adetle Bursa, 5 bin 684 adetle Gaziantep, 5 bin 597 adetle Kayseri, 4 bin 652 adetle Muğla ve 4 bin 617 adetle Samsun geldi. En çok senedin protesto edildiği ilk on ildeki toplam sayı 145 bin 18 adetle ülke genelindekinin yüzde 59,9’unu oluşturdu. Tutar bazında ise Türkiye genelinde protesto edilen senetlerin 12 milyar 3,7 milyon TL ile yüzde 25’ini İstanbul ilindekiler oluştururken, bunu 4 milyar 173,5 milyon TL ve yüzde 8,7 payla Ankara, 3 milyar 362,5 milyon TL ve yüzde 8,1 payla İzmir, 3 milyar 362,5 milyon TL ve yüzde 7 payla Konya, 2 milyar 734,5 milyon lira ve yüzde 5,7 payla Antalya izledi. Bursa 1 milyar 620,1 milyon, Gaziantep 1 milyar 579,2 milyon, Adana 1 milyar 199,6 milyon, Manisa1 milyar 72,9 milyon ve Mersin 921,4 milyar TL ile protestolu senet tutarında ilk onda yer aldı. On ilde protesto edilen senetlerin toplam tutarı 32 milyar 583,9 milyon lira ile Türkiye genelinin yüzde 67,8’ini oluşturdu. Ticari faaliyet kapasitesi düşük iller olan Tunceli, Kilis, Ardahan, Gümüşhane ve Bayburt ise protesto edilen senet tutarında da en sonda yer aldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.