SON DAKİKA
Hava Durumu

#Kamu Kurumları

Ekometre - Kamu Kurumları haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kamu Kurumları haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Ulusal su planı su yönetimi yaklaşımını belirliyor Haber

Ulusal su planı su yönetimi yaklaşımını belirliyor

Tarımsal sulama sektörünün öncü firmalarından NETAFIM, Türkiye’deki faaliyetlerini Ulusal Su Planı çerçevesinde konumlandırırken, AR-GE ve üretim çalışmalarını belirlenen su politika ve stratejileriyle eşgüdüm içinde sürdürmeye devam ediyor. İklim risklerine uyum, dijital izlenebilirlik ve karar destek sistemleri ile su–işçilik–enerji ekseninde toplam verimlilik artışı yaklaşımlarında bugüne kadar atılan adımların hızlandırılması ve Ulusal Su Planına tam entegrasyon amacıyla bir “çalışma ve izleme grubu” oluşturan NETAFIM Türkiye Genel Müdürü Pınar Parmaksız, şu değerlendirmede bulundu: “NETAFIM olarak uzun yıllara dayanan saha gözlemlerimizi, elde ettiğimiz verileri ve dünyadaki örnek tarımsal su yönetimi ile verim artırıcı uygulamaları; sürdürülebilirlik stratejilerimizin temel girdileri olarak titizlikle değerlendiriyor, üretim, AR-GE ve ticari faaliyetlerimizin merkezine yerleştiriyoruz. Bu çalışmalarımızın güncel sonuçlarını başta kamu kurumları, üniversiteler, sivil toplum örgütleri, çiftçiler ve diğer paydaşlarımızla paylaşıyoruz. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından detaylandırılan ve şekillendirilen Ulusal Su Planı’nı son derece önemli buluyoruz.” Tarımda dijitalleşme ve suyun verimli kullanımı kapsamında, Ulusal Su Planı’nda öngörülen hedeflere ulaşılmasında özel sektörün inisiyatif almasının önemine dikkat çeken Parmaksız, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kuraklığın etkilerini her geçen gün daha fazla hissederken, hassas tarım ve sulama yaklaşımına büyük önem veriyoruz. Çeyrek asrı aşan süredir Türkiye pazarında, tarımsal verimlilik artışını su tasarrufuyla özdeşleştirmek amacıyla damla sulama sistemlerinin yaygınlaştırılması için ekibimizle birlikte önemli adımlar attık. Dijital tarım ve otomasyonun artık kavramsal bir tercih değil, su yönetiminin ayrılmaz bir parçası hâline geldiğini; bu yaklaşımın her geçen yıl daha fazla benimsendiğini görüyoruz. Dijital dönüşümle su kaynaklarının akıllı teknolojilerle yönetilmesini öngören yeni 10 yıllık Ulusal Su Planı’nın da bu vizyonun güçlenmesinde önemli bir rol oynayacağına inanıyoruz.” Tarım arazilerinin sulanmasına yönelik yapılan yatırımın hem verimli hem de kalıcı olmasının büyük önem taşıdığını belirten Pınar Parmaksız, “Sulama borularını toprak altına indirmek; özellikle buharlaşmaya bağlı su kaybını azaltırken, her sezon tekrar eden serme-toplama işçiliğini de ortadan kaldırıyor. Önümüzdeki dönemde devlet teşviklerinin ve hibelerin, daha kapsamlı bir içerikle toprak altı sulama sistemlerini hem tarlalarda hem de bahçelerde yaygınlaştırmanın önünü açması, hiç şüphesiz 2026–2035 Ulusal Su Planı’nın genel perspektifiyle birebir örtüşecektir.” dedi. Kişi başına günlük su tüketiminin yaklaşık 200 litre seviyelerinden, planın öngördüğü şekilde dört yıl içinde 120 litre düzeylerine indirilmesinin kritik bir hedef olduğuna işaret eden Pınar Parmaksız, şunları söyledi: “Tarımsal faaliyetler, %70 ile hâlihazırda suyu en çok tüketen sektör olma özelliğini koruyor. Bunun temel nedenleri; sulamada doğru bilinen yanlışlar, verimsizlik ve geleneksel uygulamalar. Mevcut kişi başı su tüketimi, Avrupa ülkelerinin ortalamasının yaklaşık %45 üzerinde. NETAFIM’in 110 ülkedeki faaliyetlerinden edindiği deneyimle, suyun daha akılcı kullanılması; gelecek nesillerin iklim riskinin etkilerini daha az hissetmesi ve yönetilebilir bir su kullanımının başta çiftçilerimiz olmak üzere tüm halkımız tarafından içselleştirilmesi doğrultusunda Ulusal Su Planı’nın ortaya koyduğu hedeflere önemli katkı sağlayabileceğimize inanıyorum.”

Bursa Platformu’ndan ortak akıl hamlesi Haber

Bursa Platformu’ndan ortak akıl hamlesi

Bursa’da şehrin geleceğine yönelik ortak akıl arayışları güç kazanıyor. Bursa Platformu Derneği, bu doğrultuda gerçekleştirdiği ziyaretlerle akademik odalar başta olmak üzere kent dinamikleriyle iş birliğini artırmayı hedefliyor. Bu kapsamda bir dizi çalışma yürüten Bursa Platformu Derneği Başkanı İsmail Hakkı Kavurmacı ve yönetim kurulu üyeleri, Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası Bursa Şubesi Başkanı Ali Faruk Çolak ile Mimarlar Odası Bursa Şube Başkanı Şirin Rodoplu Şimşek ile bir araya gelerek, kentin öncelikli sorunlarını değerlendirdi. Bursalılık bilinci ve kent sorunları masada Yapılan görüşmelerde Bursa’da Bursalılık bilincinin güçlendirilmesi, kentin kimliğinin korunması ve özellikle imar ile çevre başta olmak üzere kronikleşen sorunların çözümüne yönelik başlıklar ele alındı. Kavurmacı, Bursa Platformu’nun temel amacının farklı kesimleri ortak bir zeminde buluşturmak olduğunu vurgulayarak, akademik odalar, sivil toplum kuruluşları, kamu kurumları ve yerel yönetimlerle birlikte hareket etmenin önemine dikkat çekti. Bursa’nın yalnızca bugünü değil, geleceğini de ilgilendiren konuların geniş katılımlı istişarelerle ele alınması gerektiğini ifade eden Kavurmacı, bu doğrultuda ziyaretlerin artarak devam edeceğini belirtti. “Ortak akıl Bursa’nın en büyük gücü” Görüşmelerde kentin sorunlarının çözümünde ortak aklın belirleyici rol oynadığı vurgulanırken, kurumlar arası iş birliğinin artırılmasının önemine dikkat çekildi. Bursa’da yaşayan herkesin bu şehrin ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade eden Başkan İsmail Hakkı Kavurmacı, Bursalılık bilincinin ancak ortak çalışmalarla güçlenebileceğini dile getirdi. Akademik odalardan iş birliği mesajı Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası Bursa Şubesi Başkanı Ali Faruk Çolak ile Mimarlar Odası Bursa Şube Başkanı Şirin Rodoplu Şimşek de Bursa Platformu’nun çalışmalarını yakından takip ettiklerini ifade etti. Kentle ilgili konuların bilimsel ve teknik çerçevede ele alınmasının önemine dikkat çeken Ali Faruk Çolak, Bursa’nın en temel sorunlarından birinin plansızlık olduğuna işaret ederek, şehrin doğru planlanması gerektiğini vurguladı. Çolak, özellikle 1/100.000’lik Çevre Düzeni Planı’nın bir an önce tamamlanarak adeta bir “kent anayasası” niteliğinde ele alınmasının büyük önem taşıdığını ifade etti. Mimarlar Odası Bursa Şube Başkanı Şirin Rodoplu Şimşek ise plansızlığın kent estetiğini ve yaşam kalitesini doğrudan etkilediğine dikkat çekti. Özellikle 1/1.000’lik uygulama planları hazırlanırken sosyal donatı alanları, altyapı, ulaşım, yol ve otopark gibi unsurların bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini vurgulayan Şimşek, ilave kat artışlarının kente zarar verdiğini ve bu tür uygulamaların “kent suçu” niteliği taşıdığını ifade etti. Başkan Şimşek, Bursa’nın sağlıklı gelişimi için kontrolsüz ve “hormonal” büyümenin önüne geçilmesi gerektiğini belirterek, planlı, dengeli ve estetik bir kentleşmenin önemine dikkat çekti. Ziyaretler sürecek Bursa Platformu Başkanı İsmail Hakkı Kavurmacı, Bursa için fayda üretecek her türlü iş birliğine açık olduklarını belirterek, Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası ile Mimarlar Odası Bursa şubeleriyle başlayan akademik oda ziyaretlerini genişleterek sürdüreceklerini ifade etti. Kavurmacı, Bursa’daki tüm akademik odalarla birlikte kentin geleceğini planlı, sürdürülebilir ve güçlü bir vizyonla şekillendirecek projeler üretmeye devam edeceklerini vurguladı.

Sağlık yönetimi mezunlarının sesi duyulsun Haber

Sağlık yönetimi mezunlarının sesi duyulsun

Özellikle kamu kurumları ve üniversite hastaneleri tarafından yapılan büro personeli alımlarında, Sağlık Yönetimi Lisans ve Sağlık Kurumları İşletmeciliği Ön Lisans bölümlerinden mezun olanlara hak ettikleri kontenjanın verilmemesine dikkat çeken Sahim-Sen Genel Başkanı Özlem Akarken, "Sağlık yönetimi mezunlarını göz ardı etmeyin!" diyerek önemli bir çağrıda bulundu. 1963 yılında Sağlık Bakanlığı tarafından kurulan ve 2023 YÖK verilerine göre 146 üniversitede mezun vermeye devam eden Sağlık Yönetimi Lisans ve Sağlık Kurumları İşletmeciliği Ön Lisans bölümleri, genelden muhasebeye, finans yönetiminden insan kaynaklarına kadar geniş bir yelpazede eğitim alıyor. Ancak büro personeli alımlarında bu mezunların göz ardı edilmesi büyük bir adaletsizliğe yol açıyor. Sağlık sektörünün iş yükünü hafifletmek ve hizmet kalitesini artırmak adına bu mezunlara duyulan ihtiyacın elzem olduğuna dikkat çeken Özlem Akarken, üniversite hastanelerinin personeli alımlarında bu mezunların göz ardı edilmesinin kabul edilemez bir durum olduğunu vurguladı. Üniversite Hastanelerinde Profesyonel Kadrolar şart Sağlık Yönetimi ve Sağlık Kurumları İşletmeciliği mezunlarının hastane yönetimi, tıbbi dökümasyon, finansal planlama ve yönetsel iş akışlarını düzenleme gibi kritik alanlarda önemli katkılar sunduğuna vurgu yapan Akarken, "Sağlık Kurumları İşletmeciliği ve Sağlık Yönetimi mezunları, aldıkları nitelikli eğitim sayesinde hastane yönetimi, tıbbi dokümantasyon ve finansal planlama gibi alanlarda önemli katkılar sunmaktadır. Mezunlarımız sahada etkin olarak yer aldığında, kurumların iş yükü hafifliyor, hizmet kalitesi artıyor. Ancak üniversite hastanelerinin Sağlık Bakanlığı büro personeli ilanlarında bu bölüm mezunlarının az kontenjan verilmesi kabul edilemez." dedi. Sağlık Yönetimi Mezunlarına adil istihdam fırsatı verilsin Sağlık Yönetimi ve Sağlık Kurumları İşletmeciliği mezunlarının karşılaştığı adaletsizliklere dikkat çeken Akarken, kamu hizmetlerinde liyakat ilkesinin temel alınmasının önemini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı; "Sağlık sektöründe etkin bir hizmet sunabilmek için, her alanda yetkin ve nitelikli profesyonellere ihtiyaç vardır. Devlet memurlarının göreve alımında liyakat ilkesi esastır. Kamu hizmetlerinde ilerleme ve atamalarda adil bir uygulama bekliyoruz. Sağlık Yönetimi mezunları, çalışma hayatında hak ettikleri konumda yer almayı ve hizmetlerini kurumsal yapılarda profesyonelce sunmayı beklemektedir. Bu, sadece mezunlarımızın hakkı değil, aynı zamanda sağlık kurumlarında hizmet kalitesinin artırılması için de bir gerekliliktir.’’ Kamu Kurumlarına çağrımızı yineliyoruz Sağlık sektöründeki nitelikli insan kaynağı ihtiyacını karşılamak ve hizmet kalitesini artırmak adına önemli bir adım atılması gerektiği bir dönemde, 18 Aralık Sağlık Yöneticileri Günü, Sağlık Yönetimi ve Sağlık Kurumları İşletmeciliği mezunlarının seslerini duyurması için bir fırsat sunuyor.  Sağlık sektöründe büyük bir rol oynayan bu profesyonellerin yaşadığı mağduriyetleri gündeme getiren Özlem Akarken, bu önemli günde kamu kurumlarına önemli bir çağrıda bulundu; ‘‘Sağlık Yönetimi Lisans ve Sağlık Kurumları İşletmeciliği Ön Lisans mezunlarına, büro personeli ilanlarında ve açılacak aile sağlığı merkezlerşnde hak ettikleri kontenjanları ayırın! Bu, sadece eğitim almış profesyonellerin hakkıdır, aynı zamanda sağlık sistemimizin gelişmesine katkı sağlayacak önemli bir adım olacaktır.’’  

Bakan Şimşek ten kamu kurumlarına 'tasarruf' genelgesi Haber

Bakan Şimşek ten kamu kurumlarına 'tasarruf' genelgesi

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in G20 dolayısıyla Hindistan'a gitmeden önce cuma günü imzaladığı ve bugün tüm kamu kurumlarına gönderilen genelgede, 30 Haziran 2021 tarihli kamu kurum ve kuruluşlarının harcamalarında tasarruf sağlanması, bürokratik işlemlerin azaltılması ve kamu kaynaklarının etkili, ekonomik ve verimli kullanımına ilişkin "Tasarruf Tedbirleri" konulu Cumhurbaşkanlığı Genelgesi yayımlandığı hatırlatıldı. Söz konusu genelge kapsamındaki kamu kurum ve kuruluşlarının, kendi bütçeleri veya tasarruflarındaki diğer kaynaklardan yapacakları yurt içi ve dışı harcamaları ile taşınır ve taşınmazların kullanılmasında genelgeyle belirlenen tedbirlere uymakla talimatlandırıldığı ifade edildi. Kamu hizmetleri bütçe sınırları içinde kalacak Cumhurbaşkanlığı Genelgesi'nde, genel ilke olarak kamu hizmetlerinin bütçe sınırları içinde kalınarak ayrılan kaynakların üzerinde harcama yapılmasına yol açılmadan azami tasarruf anlayışı içinde yerine getirilmesi gerektiği belirtilmişti. Bütçelerde ilave yük oluşturacak şekilde faaliyet genişlemesine ve iş artışına gidilmemesi istenen genelgede, ilgili mevzuatta belirtilen faaliyet alanlarıyla doğrudan ilgili olmayan herhangi bir harcama veya taahhütte bulunulmaması, ihale şartname ve sözleşmelerine alım konusuyla ilgisi olmayan unsurların dahil edilmemesi ve yapılacak alımlarda ölçek ekonomisinden yararlanarak ihtiyaçların daha düşük maliyetlerle karşılanması amacıyla ortak alım yoluyla tedarikin yaygınlaştırılması için azami gayret gösterilmesi gerektiği vurgulanmıştı. Kamuda ek tasarruf tedbirleri Bugün yayınlanan Bakan Şimşek imzalı genelgede, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin ilgili maddeleri uyarınca, "Maliye ve ekonomi politikalarının hazırlanmasına yardımcı olmak ve bu politikaları uygulamak", "Kamu harcamalarında etkinlik, etkililik, ekonomiklik ve verimlilik sağlamak amacıyla gerekli standartları tespit etmek ve sınırlamalar koymak, bu hususlarda tüm kamu kurum ve kuruluşları için uyulması zorunlu düzenlemeleri yapmak ve tedbirleri almak" görev ve yetkilerinin Hazine ve Maliye Bakanlığına verildiği hatırlatıldı. Deprem kaynaklı maliyetler haricinde tüm harcamaların gözden geçirilmesi, tedbirlerin ivedilikle uygulanabilmesine yönelik gerekli adımların atılması ve tasarruf takibinin tavizsiz sağlanması amacıyla yayımlanan genelgeye göre, bahse konu genel ilkelerin yanında, kamu kurum ve kuruluşları, taşınmaz edinimi ve kiralanması, resmi taşıt edinimi ve kullanımı, haberleşme giderleri, personel görevlendirmeleri, basın ve yayın giderleri, kırtasiye ve demirbaş alımları gibi giderlerini tasarruf kurallarına uygun gerçekleştirecek. Bunun yanı sıra kamu kurumları, temsil, tören, ağırlama, tanıtım ve personel giderleri, enerji ve su alımları, personel servisi hizmetine ilişkin giderler ve diğer hususlarda genelgede belirlenen kurallara uymakla yükümlü olacak. İdareler, genelgenin düzenlediği konularda bünyelerinde gerçekleştirdikleri iş ve işlemlerle bu kapsamda elde ettikleri tasarrufları, izleyen dönemde tasarruf imkanı olan alanları bakanlıklar ve diğer idareler aracılığıyla 28 Temmuz'a kadar Hazine ve Maliye Bakanlığına resmi yazıyla bildirecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.