Türkiye’nin yeni üretim yatırımı 3D yazıcı çiftlikleri
Endüstriyel üretimde 600’ün üzerinde 3D yazıcının aktif olarak kullanıldığı Türkiye’de, profesyonel ölçekte seri üretim yapan 3D Farm sayısının 30 ila 80 arasında olduğu tahmin ediliyor.
Küresel tedarik zincirlerindeki dönüşüm, artan işçilik maliyetleri, kişiselleştirilmiş ürünlere yönelik talebin yükselmesi ve düşük adetli üretimin önem kazanması, şirketleri kalıpsız ve dijital üretim modellerine yönlendiriyor. Bu dönüşümün dikkat çeken örneklerinden biri olan 3D yazıcı çiftlikleri (3D Farm), dünya genelinde yeni nesil üretim yatırımlarının önemli unsurlarından biri haline geliyor.
Küresel eklemeli imalat pazarının 30,5 milyar dolarlık büyüklüğe ulaştığı, yıllık ortalama yaklaşık yüzde 24 büyüme ivmesiyle 2033 yılında 169 milyar dolara çıkmasının beklendiği belirtiliyor.
Türkiye’de ise endüstriyel üretimde kullanılan 600’ün üzerinde 3D yazıcının aktif olarak çalıştığı, ticari 3D baskı hizmeti sunan işletme sayısının 700 ila 1.000’in üzerinde olduğu tahmin ediliyor. Buna karşın, gerçek anlamda seri üretim gerçekleştiren profesyonel 3D yazıcı çiftliklerinin sayısının yaklaşık 30 ila 80 arasında olduğu değerlendiriliyor.
Kalıpsız üretim modeli öne çıkıyor
Geleneksel üretim yöntemlerinde yeni bir ürünün geliştirilmesi ve seri üretime alınması; yüksek kalıp maliyetleri, uzun hazırlık süreçleri ve yüksek yatırım gereksinimleri nedeniyle özellikle düşük adetli ve kişiselleştirilmiş üretimlerde önemli maliyetler yaratıyor.
3D yazıcı çiftlikleri ise onlarca, hatta yüzlerce yazıcının aynı anda çalıştığı dijital üretim modeliyle bu süreci farklılaştırıyor. Dijital tasarımın sisteme yüklenmesinin ardından üretim kısa sürede başlatılabiliyor. Yeni bir ürün için kalıp hazırlanması ya da üretim hattının yeniden kurulması gerekmiyor.
Türkiye’de 3D Farm ekosistemi genişliyor
Türkiye’de eklemeli imalat ekosisteminin her geçen yıl büyüdüğünü belirten EXPO3D İstanbul Fuar Koordinatörü Yıldırım Ünverdi, Türkiye’de endüstriyel üretimde kullanılan 600’ün üzerinde 3D yazıcının aktif olduğunu, ticari olarak 3D baskı hizmeti sunan işletme sayısının ise 700 ila 1.000’in üzerinde olduğunun tahmin edildiğini söyledi.
Sektörün önemli bölümünün halen prototipleme ve düşük adetli üretim gerçekleştiren işletmelerden oluştuğuna dikkat çeken Ünverdi, gerçek anlamda seri üretim yapan ve 10’un üzerinde yazıcıyla faaliyet gösteren profesyonel 3D yazıcı çiftliklerinin sayısının ise yaklaşık 30 ila 80 arasında olduğunu ifade etti.
ABD, Çin ve Avrupa’da binlerce profesyonel 3D yazıcı çiftliğinin üretim süreçlerinde aktif olarak kullanıldığını belirten Ünverdi, yapay zekâ destekli üretim yönetimi, otomasyon sistemleri ve yeni nesil malzeme teknolojilerindeki gelişmelerin 3D Farm modelinin kullanım alanını genişlettiğini söyledi.
Ünverdi, Türkiye’nin güçlü üretim altyapısı ve artan teknoloji yatırımları sayesinde bu dönüşümden daha fazla pay alabileceğini belirtti.
Otomotivden medikale geniş kullanım alanı
Türkiye’nin otomotiv yan sanayisi, savunma sanayii, beyaz eşya, makine ve kalıp üretimindeki deneyiminin eklemeli imalat teknolojilerinin yaygınlaşması açısından önemli avantajlar sunduğunu belirten Ünverdi, Avrupa pazarına yakınlığın da Türkiye’yi bölgesel bir dijital üretim merkezine dönüştürebilecek fırsatlar barındırdığını ifade etti.
3D Farm modelinin yalnızca büyük sanayi kuruluşları için değil, KOBİ’ler ve girişimciler açısından da önemli fırsatlar sunduğunu vurgulayan Ünverdi, yüksek kalıp yatırımı gerektirmeden üretime başlanabilmesinin düşük ve orta ölçekli seri üretimi ekonomik hale getirdiğini söyledi.
Aynı üretim altyapısıyla farklı tasarımların üretilebilmesi kişiselleştirilmiş üretimi kolaylaştırırken; plastik, reçine, metal, seramik ve kompozit gibi farklı malzemelerin kullanılabilmesi teknolojinin uygulama alanını da genişletiyor.
Otomotiv, havacılık, savunma sanayii ve medikal sektörlerinin yanı sıra tasarım ve e-ticaret alanlarında da 3D yazıcı çiftliklerinin kullanımının arttığı belirtiliyor. Düşük adetli ancak yüksek katma değerli ürünlerin ekonomik şekilde üretilebilmesi, Türkiye’nin yüksek teknolojili ve kişiselleştirilmiş ürün ihracatındaki payını artırma potansiyeli taşıyor.
Ünverdi, çoklu 3D yazıcı sistemlerinin gelecekte fabrikaların standart üretim altyapısının bir parçası haline gelebileceğine dikkat çekerek, eklemeli imalatın prototiplemenin ötesine geçerek seri üretimde daha fazla kullanılacağını ifade etti.
Eklemeli imalat sektörü EXPO3D İstanbul’da buluşacak
Eklemeli imalat teknolojilerinin tüm paydaşlarını bir araya getirecek EXPO3D İstanbul – 3D Baskı Teknolojileri ve Katmanlı Üretim Fuarı, 17-19 Eylül 2026 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenecek.
Türkiye’nin bu alandaki ilk ve tek ihtisas fuarı olarak tanıtılan organizasyon; 3D yazıcı üreticilerinden filament ve metal tozu tedarikçilerine, yazılım geliştiricilerinden otomasyon firmalarına, tarama sistemlerinden son işlem teknolojilerine kadar eklemeli imalat ekosisteminin farklı paydaşlarını bir araya getirecek.
Savunma sanayii, otomotiv, havacılık, medikal, kalıp, makine, enerji, eğitim ve tasarım başta olmak üzere birçok sektörden profesyonelin katılması beklenen fuar, üretim süreçlerini dijitalleştirmek isteyen sanayi kuruluşları açısından yeni iş birlikleri, yatırım fırsatları ve teknoloji transferleri için buluşma noktası olmayı hedefliyor.