SON DAKİKA
Hava Durumu

#Jet Yakıtı

Ekometre - Jet Yakıtı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Jet Yakıtı haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Rusya'nın petrol üretiminde tarihi düşüş Haber

Rusya'nın petrol üretiminde tarihi düşüş

Rafineri altyapısına yönelik saldırılar ve ihracat kısıtlamaları nedeniyle petrol ürünleri ihracatının da 2026'da 98,5 milyon tona gerilemesi bekleniyor. Rusya'nın enerji sektöründe savaşın etkileri, hükümetin gelecek yıllara ilişkin petrol üretimi ve ihracatı projeksiyonlarına yansıdı. Bütçe hazırlıklarında kullanılması beklenen yeni taslak tahminler, petrol üretiminde aşağı yönlü revizyona işaret ederken rafineri kapasitesindeki sorunların işlenmiş petrol ürünleri ihracatını da baskılayabileceğini ortaya koydu. 2026 üretim tahmini 494,2 milyon tona çekildi Yeni taslak projeksiyona göre Rusya'nın ham petrol ve gaz kondensatı üretiminin 2026'da 17,2 milyon ton azalarak 494,2 milyon tona gerilemesi bekleniyor. Söz konusu miktar günlük yaklaşık 9,88 milyon varile karşılık geliyor. Tahminin gerçekleşmesi durumunda Rusya'nın petrol üretimi 2009'dan bu yana en düşük seviyesine inecek. Hükümetin mayıs ayında yayımlanan önceki tahmininde ise 2026 petrol üretiminin 511 milyon ton olması bekleniyordu. 2027-2029 projeksiyonları da aşağı çekildi Rusya'nın 2026-2029 dönemine ilişkin petrol üretim beklentileri de önceki tahminlere göre aşağı yönlü revize edildi. Yeni projeksiyonda 2027 üretiminin 500 milyon tona yükselmesi bekleniyor. Ancak bu rakam, mayıs ayındaki tahminin 16 milyon ton altında kalıyor. 2028 ve 2029 yılları için petrol üretimi beklentisi ise 505 milyon ton olarak belirlendi. Önceki tahminlerde her iki yıl için 525 milyon ton üretim öngörülüyordu. Buna göre üretimin önümüzdeki yıllarda toparlanması beklense de yeni tahminler, Rusya'nın 2025'te gerçekleştirdiği 511,4 milyon tonluk üretimin altında kalıyor. Rafinerilere yönelik saldırılar baskıyı artırdı Üretim ve petrol ürünleri ihracatındaki aşağı yönlü beklentilerde rafineri altyapısında yaşanan sorunlar önemli rol oynuyor. Ukrayna'nın son aylarda Rus rafinerilerine yönelik yoğunlaştırdığı İHA saldırıları yakıt üretimini olumsuz etkilerken, ülkenin bazı bölgelerinde benzin sıkıntısına da neden oldu. Bunun yanında Avrupa Birliği'nin savaş sonrasında Rus petrolü ve petrol ürünlerinin büyük bölümüne yönelik uyguladığı ithalat yasağı, Rusya'nın geleneksel ihracat kanalları üzerindeki baskıyı artırdı. Rusya Başbakan Yardımcısı Alexander Novak da haziran ayında petrol üretiminin yıl başından bu yana gerilediğini belirtmiş ve düşüşü rafinerilerdeki plansız bakım çalışmalarına bağlamıştı. Ham petrol ihracatında artış bekleniyor Rafineri kapasitesindeki kayıpların işlenmiş petrol ürünleri üretimini sınırlaması, Rusya'nın daha fazla ham petrol ihraç etmesine neden olabilir. Yeni tahmine göre Rusya'nın ham petrol ihracatı 2026'da 244,7 milyon tona ulaşacak. Ülkenin ham petrol ihracatı 2025'te 230,8 milyon ton seviyesindeydi. 2026 beklentisi, mayıs ayında açıklanan 237,2 milyon tonluk önceki tahminin de 7,5 milyon ton üzerinde bulunuyor. Asya pazarlarının ağırlığı artıyor Ham petrol ihracatındaki artışta Çin ve Hindistan başta olmak üzere Asya pazarlarının etkili olması bekleniyor. Bununla birlikte yeni projeksiyonlar, ham petrol ihracatında 2026 sonrasında düşüş öngörüyor. İhracatın 2027'de 232,5 milyon tona, 2028 ve 2029 yıllarında ise 216,6 milyon tona gerilemesi bekleniyor. Önceki tahminlerde 2027 için 227,4 milyon ton, 2028 ve 2029 yılları için ise 236,3 milyon ton ihracat öngörülmüştü. Petrol ürünleri ihracatında 27,3 milyon tonluk düşüş İşlenmiş petrol ürünlerinde ise daha sert bir gerileme beklentisi bulunuyor. Rus hükümeti, petrol ürünleri ihracatının 2026'da 27,3 milyon ton azalarak 98,5 milyon tona düşmesini bekliyor. Yeni tahmin, önceki projeksiyonun 24,1 milyon ton altında bulunuyor. 2027'de petrol ürünleri ihracatının 113,1 milyon tona yükselmesi bekleniyor. Ancak bu seviye de 2025'in yaklaşık 13 milyon ton ve önceki tahminin 21 milyon ton altında kalacak. Yeni projeksiyona göre petrol ürünleri ihracatı 2028'de 134 milyon ton, 2029'da ise 130 milyon ton olacak. Moskova iç piyasayı korumak için ihracatı sınırlıyor Rusya, iç piyasadaki yakıt arzını artırmak amacıyla petrol ürünleri ihracatına yönelik kısıtlamalarını da sürdürüyor. Ülke, benzin ve jet yakıtı ihracatına yönelik kısıtlamaların yanı sıra motorin ihracatını da yasakladı. Yeni projeksiyonlar, rafineri kapasitesindeki sorunlar, saldırılar ve ihracat kısıtlamalarının Rusya'nın enerji dengesini önümüzdeki yıllarda da şekillendireceğine işaret ediyor.

Savaşın AB’ye enerji maliyeti 35 milyar Euro Haber

Savaşın AB’ye enerji maliyeti 35 milyar Euro

AB Komisyonu’nun Enerjiden Sorumlu Üyesi Dan Jorgensen, kriz sürecinin başlamasından bu yana Avrupa ülkelerinin enerji için normal seviyelerin yaklaşık 35 milyar euro üzerinde ödeme yaptığını söyledi. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nde düzenlenen gayriresmi AB enerji bakanları toplantısının ardından konuşan Jorgensen, yaşanan süreci “fosil yakıt krizi” olarak tanımladı. “Avrupa hâlâ kırılgan” Jorgensen, AB’nin 2022’ye kıyasla daha hazırlıklı olduğunu, yenilenebilir enerji kapasitesinin arttığını ve enerji tedarikinin çeşitlendirildiğini belirtti. Ancak küresel piyasalardaki fiyat artışlarının Avrupa ekonomisini hâlâ ciddi şekilde etkilediğini vurguladı. AB’nin fosil yakıtlara bağımlılığını azaltması gerektiğini ifade eden Jorgensen, özellikle sanayi üretimi ve vatandaşların enerji maliyetleri konusunda baskı altında olduğunu söyledi. Jet yakıtı için gözlem merkezi kuruldu AB Komisyonu, olası arz sorunlarını izlemek amacıyla Avrupa’daki jet yakıtı hareketlerini takip edecek özel bir gözlem merkezi kurduğunu duyurdu. Jorgensen, kısa vadede ciddi bir arz güvenliği problemi beklenmediğini ancak Orta Doğu’daki gelişmelerin ve hava yolu şirketlerinin vereceği tepkilerin süreci belirleyeceğini ifade etti. Bazı hava yolu şirketlerinin şimdiden uçuş iptallerine başladığına dikkat çekti. GKRY’den yeni doğal gaz hamlesi GKRY Enerji Bakanı Michael Damianos ise Avrupa’nın ithal fosil yakıtlara bağımlılığının ekonomik ve güvenlik açısından ciddi risk oluşturduğunu söyledi. Damianos, Romanya, Yunanistan, Polonya ve GKRY’deki yeni doğal gaz keşiflerinin Avrupa’nın enerji güvenliğine katkı sağlayabileceğini belirtti. Özellikle GKRY merkezli Kronos sahasında yürütülen görüşmelerin son aşamaya geldiğini ifade eden Damianos, anlaşmanın sağlanması halinde Avrupa pazarına ilk gaz akışının 2027 sonu veya 2028 başında başlayabileceğini açıkladı. Afrodit sahasında ise ilk gaz üretiminin 2030-2031 döneminde başlamasının planlandığı bildirildi. LNG ve enerji güvenliği gündemde AB yetkilileri, küresel LNG piyasasındaki dalgalanmalar ve Orta Doğu’daki jeopolitik risklerin Avrupa enerji güvenliği açısından yeni baskılar oluşturduğuna dikkat çekiyor. Birlik, enerji arz güvenliğini artırmak için hem yenilenebilir enerji yatırımlarını hızlandırmayı hem de yerli doğal gaz kaynaklarını sisteme dahil etmeyi hedefliyor.

Jet yakıt stokları azalıyor uçuşlar iptal ediliyor Haber

Jet yakıt stokları azalıyor uçuşlar iptal ediliyor

Havacılık dünyasının duayen ismi Uğur Cebeci, artan ağırlık ve maliyetler nedeniyle sektörün birinci ve ikinci çeyrekte zarar açıklamasını beklediğini vurguladı. Cebeci; Savaş nedeniyle özellikle Avrupa’da birçok havalimanında stoklardaki uçak yakıtı ciddi biçimde azaldı. Bazı havayolu şirketleri gittikleri havalimanında yakıt almak zorunda kalmamak için gidiş-dönüş yakıtı ile uçmayı zorunlu hale getirdi. Bu da çoğu zaman maliyetleri artırdı. Çünkü taşınan yakıt ağırlığı için de yakıt harcaması yapılması operasyonu daha pahalı hale getirmiş durumda. Birçok havayolu şirketi birinci ve ikinci çeyrekte zarar açıklamak zorunda kalacaklar. SAVAŞ nedeniyle Hürmüz’ün kapalı olduğu dönemlerde onlarca havalimanı, jet yakıtı stoklarını hızla eritti. Hürmüz Boğazı açılıp kapandıkça stoklardaki jet yakıtı (Kerosen) da azaldı. Büyük havalimanlarında kurulu yakıt çiftliklerindeki depoların bazı yerlerde boşaldığı ve ciddi sorunlar yarattığı görüldü. Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Fatih Birol bu konuda çok önceden uyarılarını yapmıştı. Dünyada en etkili liderden biri olan Fatih beyin uyarıları durup-durup yeniden başlayan savaş nedeniyle artık ciddi bir tehlikeyi işaret etmeye başladı. Savaş süresince yaşanan sefer iptalleri, rota uzamaları, yakıtta fiyat oynamaları birçok havayolunun birinci ve ikinci çeyreklerde zarar açıklamak zorunda kalacaklar. Birkaç örnek vermek gerekirse; KLM Havayolları, 160 noktaya uçuşunu iptal etti. Bunu diğer Avrupalı havayolu şirketleri de izledi. Türk Hava Yolları da ilk etapta Almanya Leipzig ve Danimarka Billund seferylerini iptal ediyor. Bunu başka sefer iptalleri de izleyecek. Yani bu uçuşlar artık yapılmayacak. İngiltere uçak yakıtının yüzde 60’ını kendi rafinerilerinde üretiyor ama geri kalanı dışarıdan temin ediyor. Bu konuda en rahat ülke İspanya oldu. Çünkü İspanya kendi ihtiyacından çok fazla jet yakıtı yani kerosen imal ettiği için zaten ihracatçı ülkelerin başında geliyor. Hürmüz Boğazı’ndan kapalı dönemlerinde bile Türk tankerlerinin gecikmeli olsa da geçmesi bizde ciddi bir kritik yokluk noktası yaratmadı. İspanyol tankerleri için de bu böyle oldu. Ama herhangi bir nedenle ablukası süren Hürmüz Boğazı yeniden kapanırsa sorunun daha fazla ülkeye yayılacağı ve çok sayıda havayolunun uçuş iptaline gideceği gündeme gelecek. Rota değişiklikleri de yakıtı harcadı Ortadoğu’daki savaş, geniş bir bölgede hava sahasının kapatılması, bazı havalimanlarında operasyonların azaltılması, çatışma bölgelerinden kaçınmak için uzayan büyük rota değişiklikleri ve yakıt kıtlığı hakkında manşetler gördük. Birçok havayolu şirketi için özenle planlanmış programlarını uygulamak imkânsız hale geldi. Bazı havalimanları da şimdiden uçuş sınırlaması yoluna gitmeye başladı. Savaş sona erse bile -ki hepimiz bunu umuyoruz- havayolu seferlerindeki aksaklıklara yönelik çözümler hemen gelmeyecek. Bazı havayolları, yolculara aksaklıkları planlayabilmeleri için zaman tanımak amacıyla önleyici iptaller yaptı. Operasyonların yeniden başlatılması ise uçakların ve mürettebatın yeniden konumlandırılması, sefer programlarının yeniden oluşturulması, yakıt tedarikinin yenilenmesi ve ağların toparlanması zaman alacak. Normale dönmek günler değil, aylar sürecek. Bu nedenle ortalık biraz sakinleşse de uçuşlarınızı önceden kontrol edin. Son dakika değişiklikleri nedeniyle çaresiz kalmak istemiyorsanız ve para kaybetmemek için havayolu Kerosen nedir? Kerosen (gaz yağı), jet motorlu uçaklarda (Jet A1) kullanılan, petrolün damıtılmasıyla elde edilen, yüksek enerji veren, düşük sıcaklıklarda donmayan ( -47 derece altı) ve benzine göre daha güvenli (yüksek parlama noktası: 38 derece üstü) bir hidrokarbon yakıtı. Genellikle ticari uçuşlarda Kerosen kullanılır, eksi 49°C’ye kadar akışkanlığını korur. Benzine göre daha zor alev alır, bu da kaza anında yangın riskini düşürür. Bir kova içine konan kerosene kibrit çakılıp atıldığında bazen alev almadığı görülür. Ama bu yakıt kapalı hacimlerde yüksek basınçla karşılaştığında bomba gibi patlar. New York’ta ikiz kulelere çarpan uçaklardaki yakıt patlaması bunu en iyi anlatan örnektir. Ve bu patlamada çok yüksek ısı ortaya çıkar.

Trump: ABD artık İngiltere ve Fransa'ya yardım etmeyecek Haber

Trump: ABD artık İngiltere ve Fransa'ya yardım etmeyecek

Washington’ın askeri ve lojistik yardımlarının karşılıklılık esasına göre şekilleneceğini söyleyen Trunp "ABD artık size yardım etmeyecek, tıpkı sizin bize yardım etmediğiniz gibi" ifadesini kullandı. ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı ile ilgili yaşanan krizden dolayı jet yakıtı tedarikinde sorun yaşayan ülkelere, ABD'den satın almaları veya "Hürmüz Boğazı'na giderek kendilerinin almaları" tavsiyesinde bulundu. Trump, sosyal medya platformundan konuya ilişkin paylaşım yaptı. ABD Başkanı paylaşımında, "Hürmüz Boğazı yüzünden jet yakıtı alamayan tüm ülkeler, örneğin İran'ın başsız bırakılmasına karışmayı reddeden Birleşik Krallık gibi, size bir önerim var. Birincisi, ABD'den satın alın, bizde bol miktarda var ve ikincisi, biraz cesaret toplayın, Boğaz'a gidin ve onu alın." ifadelerini kullandı. Trump ayrıca paylaşımda ülkelerin, "kendi başlarına savaşmayı öğrenmeleri gerektiğini" savunarak, "ABD artık size yardım etmeyecek, tıpkı sizin bize yardım etmediğiniz gibi. İran esasen yerle bir edildi. Zor kısım bitti. Gidin kendi petrolünüzü alın!" değerlendirmesine yer verdi. ABD Başkanı bir diğer paylaşımında da "Fransa'nın İsrail'e giden askeri malzeme yüklü uçakların kendi hava sahasını kullanmasına izin vermediğini, Paris yönetiminin, başarıyla ortadan kaldırılan 'İran Kasabı' ile ilgili çok da yardımcı olmadığını, ABD'nin bunu unutmayacağını" belirtti. İsrail ve ABD, Tahran ile Washington yönetimleri arasında müzakereler sürerken 28 Şubat'ta İran'a askeri saldırı başlattı. İran da İsrail'in yanı sıra ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn başta olmak üzere bazı bölge ülkelerinde belirlediği hedeflere saldırılarla karşılık verdi. ABD-İsrail saldırılarında, dönemin İran lideri Ali Hamaney'in yanı sıra çok sayıda üst düzey yetkili öldü.

Artan yakıt maliyetleri bilet fiyatlarına yansıyacak Haber

Artan yakıt maliyetleri bilet fiyatlarına yansıyacak

Uzmanlar, artan yakıt fiyatlarının birkaç hafta içinde stok sıkıntısına, daha pahalı biletlere ve uçuş iptallerine yol açabileceği uyarısında bulunuyor. Jet yakıtı fiyatlarında yaşanan sert yükseliş, hava yolu sektöründe yeni bir maliyet dalgasını gündeme taşıdı. Argus ABD Jet Yakıt Endeksi'ne göre, jet yakıt fiyatları, 27 Mart itibarıyla galon (3,78 litre) başına yaklaşık 2,17 dolardan 4,57 dolara yükseldi. Uzmanlar, ABD’de jet yakıt fiyatlarının yükselmesiyle hava yollarının stoklarının birkaç hafta içinde tükenebileceği ve bunun da daha yüksek uçak bilet fiyatlarına ve uçuş iptallerine yol açabileceği uyarısında bulunuyor. United Airlines Üst Yöneticisi (CEO) Scott Kirby, yakıt maliyetlerindeki artış nedeniyle kısa vadede planlanan uçuşların yaklaşık yüzde 5'ini azaltacaklarını, fiyatların böyle devam etmesi halinde sadece jet yakıtının yıllık giderlere 11 milyar dolar ek maliyet getirebileceği uyarısında bulundu. Delta Air Lines CEO'su Ed Bastian da jet yakıt fiyatlarındaki artışın yalnızca mart ayında 400 milyon dolara kadar ek maliyet getirdiğini, bu yüksek maliyetlerin de bilet fiyatlarındaki artışlara yansımaya başladığını belirtti. Hava yolu şirketlerinin en büyük gider kalemlerinden birini jet yakıtı oluşturuyor. Yüzde 17'sini karşılıyordu Orta Doğu ülkeleri, günde yaklaşık 1,1 milyon varil jet yakıtı ihracatı ile küresel tüketimin yaklaşık yüzde 15-17'sini karşılıyor. Ancak bölgede devam eden ABD-İsrail ile İran arasındaki savaşa bağlı olarak Hürmüz Boğazı’ndaki tanker trafiğinin önemli ölçüde yavaşlaması nedeniyle jet yakıt arzının büyük bir kısmı piyasalara ulaştırılamıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.