SON DAKİKA
Hava Durumu

#Jeopolitik Riskler

Ekometre - Jeopolitik Riskler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Jeopolitik Riskler haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

ABD istihdamı beklentilerin altında kaldı Haber

ABD istihdamı beklentilerin altında kaldı

İstihdam yalnızca 29 bin kişi artarken dolar geriledi, ABD 10 yıllık tahvil faizinde düşüş görüldü. Faiz beklentilerindeki değişimin etkisiyle gram altın yüzde 1,19 yükselerek 6 bin 667 TL’ye, ons altın ise yüzde 1,18 artışla yukarı yöneldi. İstihdam verisi sonrası dolar geriledi ABD tarım dışı istihdam verisinin açıklanmasının ardından doların altı önemli para birimi karşısındaki değerini ölçen dolar endeksinde düşüş hızlandı. Veri öncesinde 102,09 seviyesinde bulunan dolar endeksi, açıklamanın ardından 101,87’ye geriledi. ABD 10 yıllık tahvil faizi de yüzde 1,28 oranında düşüşle yüzde 5,17 seviyesine indi. Tahvil getirilerindeki geri çekilme, faiz getirisi bulunmayan altın gibi değerli metalleri destekleyen unsurlar arasında öne çıktı. Gram altın 6 bin 667 TL’ye yükseldi ABD’den gelen zayıf istihdam verisinin ardından altın fiyatlarında yükseliş görüldü. Gram altın yüzde 1,19 artışla 6 bin 667 TL’ye çıkarken, ons altın da yüzde 1,18 değer kazandı. Yurt içi piyasalarda döviz kurları da yakından izlenirken dolar/TL 49,14, Euro/TL ise 55,31 seviyesinde işlem gördü. Kripto paralarda da yükseliş yaşandı ABD istihdam verisinin ardından kripto para piyasasında da yukarı yönlü hareket görüldü. Bitcoin 86 bin 908 dolar seviyesine yükselirken Ethereum 2 bin 758 dolardan işlem gördü. Makroekonomik verilerin Fed’in para politikası üzerindeki etkisi, kripto para piyasalarının yönü açısından da yakından takip ediliyor. Fed’in faiz politikası yeniden gündemde ABD Merkez Bankası’nın para politikasında istihdam ve enflasyon verileri temel göstergeler arasında yer alıyor. Tarım dışı istihdam artışının beklentilerin altında kalması, iş gücü piyasasındaki momentumun zayıfladığına ilişkin değerlendirmeleri gündeme getirirken, Fed’in faiz politikasına ilişkin beklentiler de yeniden şekillendi. Fed’in bir sonraki para politikası toplantısı 27-28 Ekim tarihlerinde gerçekleştirilecek. Zayıf istihdam altını destekleyebiliyor Tarım dışı istihdam verisinin beklentilerin altında kalması, diğer koşulların da uygun olması halinde dolar ve tahvil faizlerinde düşüşe yol açarak altın fiyatlarını destekleyebiliyor. Buna karşılık güçlü istihdam verileri, faiz beklentilerini ve dolar talebini artırarak ons altın üzerinde baskı oluşturabiliyor. Ancak altın fiyatlarının yönünü yalnızca istihdam verisi belirlemiyor. Enflasyon gelişmeleri, Fed’in para politikası, jeopolitik riskler ve küresel risk iştahı da fiyatlamalarda etkili oluyor. Kripto para piyasasında ise istihdam verilerinin etkisi; faiz beklentileri, dolar likiditesi ve yatırımcıların risk alma eğilimi üzerinden şekilleniyor.

Şimşek’ten ekonomi mesajları Haber

Şimşek’ten ekonomi mesajları

Toplantıda emeklilerin gelirlerini artırabilecek modeller ile 60 yaş üzerindeki ihtiyaç sahiplerine yönelik konut ve gıda desteği önerisi de gündeme geldi. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, MKYK toplantısında ekonominin mevcut görünümü ve önümüzdeki döneme ilişkin hedefler hakkında kapsamlı bir sunum yaptı. Yaklaşık iki saat süren toplantıda ekonomi programının uygulanması sırasında karşılaşılan sorunlar, enflasyonla mücadelede fiyatlama davranışlarının etkisi ve faiz politikasının geleceği ele alındı. Emeklilere yönelik olası destek modelleri de toplantının dikkat çeken başlıkları arasında yer aldı. Enflasyonla mücadelede geçmiş dönem etkisi Şimşek’in sunumunda enflasyonla mücadeleyi zorlaştıran unsurlardan biri olarak geçmiş enflasyona dayalı fiyatlama davranışlarına dikkat çekildi. Toplantıda özellikle kira ve diğer mal ve hizmet fiyatlarının belirlenmesinde geçmiş enflasyonun referans alınmasının, enflasyon gerilese bile fiyat artışlarının yüksek seyretmesine yol açabildiği değerlendirmesi yapıldı. Bu durumun dezenflasyon sürecini zorlaştıran ve fiyatlama davranışlarını yeniden besleyen bir döngü oluşturduğu görüşü dile getirildi. Faiz politikasında jeopolitik riskler izleniyor Ekonomi sunumunda faiz politikasının önündeki riskler de değerlendirildi. Devam eden savaşlar ve diğer jeopolitik gelişmelerin döviz kuru üzerinde yeni baskılar oluşturabileceğine dikkat çekildi. Kurda yaşanabilecek hareketliliğin ise enflasyon görünümünü olumsuz etkileyebileceği belirtildi. Bu nedenle jeopolitik risklerin, faiz politikasında hızlı adımlar atılmasının önündeki önemli unsurlardan biri olduğu ifade edildi. Kur hareketleri ekonomi yönetiminin takibinde Toplantıda jeopolitik gelişmelerin yalnızca döviz kuru üzerindeki etkileri değil, kur üzerinden fiyatlara yansıyabilecek olası sonuçları da ele alındı. Döviz kurunda yaşanabilecek yeni bir hareketliliğin enflasyonist baskıyı artırabileceği ve para politikasının hareket alanını daraltabileceği değerlendirildi. Emekliler için yeni modeller gündemde MKYK toplantısında emeklilerin gelirlerini artırmaya yönelik olası düzenlemeler de gündeme geldi. Emeklilerin ekonomik koşullarını desteklemek amacıyla farklı gelir artırıcı ve sosyal destek modelleri üzerinde çalışma yapılabileceği belirtildi. Ancak toplantıda gündeme gelen seçeneklerin henüz kesinleşmiş bir düzenleme niteliği taşımadığı ve uygulanacak modelin netleşmediği ifade edildi. 60 yaş üzerindeki ihtiyaç sahipleri için destek önerisi Toplantıda dikkat çeken önerilerden biri de 60 yaş üzerindeki ihtiyaç sahibi vatandaşlara yönelik konut ve gıda desteği oldu. Önerinin, özellikle düşük gelirli ve ihtiyaç sahibi kesimlerin yaşam maliyetlerini azaltmaya yönelik bir sosyal destek modeli olarak değerlendirildiği öğrenildi. 2027 ve 2028 için yeni düzenleme sinyali Şimşek’in emeklilere ilişkin değerlendirmelerinde 2027 ve 2028 yılları da gündeme geldi. Bu dönemde emeklilerin gelirlerini artırmaya yönelik bazı düzenlemelerin ele alınabileceği mesajının verildiği öğrenildi. Bununla birlikte söz konusu düzenlemelerin kapsamı, içeriği ve ne şekilde uygulanacağı konusunda şu aşamada kesinleşmiş bir karar bulunmuyor. MKYK toplantısındaki değerlendirmeler, ekonomi programının enflasyonla mücadele ve fiyat istikrarı hedefleri yanında, önümüzdeki yıllarda sosyal destek ve emeklilerin gelir durumuna ilişkin başlıkların da gündemde tutulacağını gösterdi.

Asya borsalarında sert düşüş Haber

Asya borsalarında sert düşüş

Güney Kore’de Kospi yüzde 3,26 geriledi. Asya piyasalarında teknoloji hisselerindeki kayıplar yatırımcıların risk iştahını zayıflattı. Yapay zeka şirketlerinin teknoloji geliştirme hızını yavaşlatabileceğine ilişkin endişeler ve küresel ölçekte artan jeopolitik riskler, bölge borsalarında satış baskısının güçlenmesine neden oldu. Hong Kong dışındaki başlıca Asya piyasalarında düşüşler öne çıkarken, özellikle teknoloji şirketlerinin hisselerinde yaşanan sert kayıplar dikkat çekti. Kospi yüzde 3,26 geriledi Güney Kore’de teknoloji hisselerindeki satışların etkisiyle Kospi endeksi yüzde 3,26 değer kaybederek 6.684 puandan günü tamamladı. Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,58 düşüşle 63.641 puana geriledi. Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,12 azalışla 3.883 puanda bulunurken, Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 0,2 yükselişle 24.766 puan seviyesinde seyrediyor. Hindistan borsalarında ise resmi tatil nedeniyle işlem gerçekleştirilmedi. Teknoloji şirketlerinde kayıplar hızlandı Bölge genelinde teknoloji şirketlerinin hisselerinde yaşanan düşüşler piyasanın genel görünümünde belirleyici oldu. Güney Kore merkezli SK Hynix'in hisseleri yüzde 5,6, Samsung Electronics'in hisseleri yüzde 3,5 geriledi. Japonya merkezli SoftBank Group Corp'un hisselerinde ise yüzde 11,4'lük sert düşüş görüldü. Teknoloji hisselerindeki satışlarda, yapay zeka şirketlerinin teknoloji geliştirme süreçlerinde hız kesebileceğine ilişkin değerlendirmeler etkili oldu. Piyasaların gözü BoJ kararında Asya piyasalarında bu hafta yatırımcıların takip edeceği başlıca gündem maddelerinden biri Japonya Merkez Bankasının (BoJ) faiz kararı olacak. Artan enerji maliyetlerinin enflasyonist baskıları artırması ve yenin değer kaybetmesinin oluşturduğu baskı nedeniyle BoJ'un yüzde 1 seviyesinde bulunan politika faizini 25 baz puan artırması bekleniyor. Piyasalar, faiz kararının yanı sıra bankanın para politikasına ilişkin vereceği mesajlara da odaklanacak. Japonya'da sanayi üretimi geriledi Japonya ekonomisine ilişkin bugün açıklanan veriler de piyasaların gündeminde yer aldı. Temmuz ayında sanayi üretimi aylık bazda yüzde 0,2 azalırken, yıllık bazda yüzde 3,9 arttı. Ekonomik veriler ile BoJ'un faiz kararına ilişkin beklentiler, Japonya piyasalarında yatırımcıların yön arayışında önemli rol oynuyor.

BofA’dan TCMB’ye ekim ayında 100 baz puanlık indirim tahmini Haber

BofA’dan TCMB’ye ekim ayında 100 baz puanlık indirim tahmini

BofA, yıl sonu politika faizi beklentisini yüzde 36, yıl sonu enflasyon tahminini ise yüzde 29,5 olarak korudu. Bank of America (BofA), Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) para politikası görünümüne ilişkin yeni değerlendirmesini yayımladı. Banka, yüksek enflasyon beklentileri ve devam eden jeopolitik riskler nedeniyle TCMB’nin doğrudan faiz indirimleri için hareket alanının sınırlı olduğunu belirtirken, eylül ayındaki Para Politikası Kurulu toplantısında politika faizinin sabit tutulmasını bekledi. BofA’ya göre TCMB, yılın ilk ve tek doğrudan politika faizi indirimini ekim ayında gerçekleştirecek. Banka, 100 baz puanlık indirimle politika faizinin yüzde 36 seviyesine çekileceğini öngörüyor. Likidite normalleşmesi dikkat çekti Ekonomist Hande Küçük imzalı değerlendirmede, TCMB’nin İran Savaşı sonrasında oluşan makro-finansal riskler nedeniyle ara verdiği bir haftalık repo ihalelerine yeniden başlaması, likidite politikalarında normalleşme adımı olarak yorumlandı. Söz konusu gelişmeyle birlikte ortalama fonlama maliyeti ve TLREF oranının yüzde 40 seviyelerinden savaş öncesindeki yaklaşık yüzde 37 düzeyine gerilediğine dikkat çekildi. Rezervler ve sermaye girişleri etkili oldu BofA, TCMB Başkanı Fatih Karahan’ın 13 Ağustos’taki Enflasyon Raporu toplantısında verdiği mesajların ardından atılan adımın zamanlamasına da işaret etti. Brüt ve net rezervlerdeki güçlü toparlanma, carry-trade girişlerindeki artış ve iç talepte gözlenen belirgin yavaşlamanın, likidite koşullarındaki normalleşmenin öne çekilmesinde etkili olduğu belirtildi. Eylül ayında faiz değişikliği beklenmiyor Bankaya göre efektif faizlerde yaklaşık 300 baz puanlık düşüş yaşanmasına rağmen, politika faizinde doğrudan bir indirim için mevcut koşullar henüz yeterli değil. Enflasyon beklentilerinin yüksek seyretmesi ve jeopolitik belirsizliklerin sürmesi nedeniyle BofA, TCMB’nin eylül ayındaki PPK toplantısını pas geçmesini ve politika faizini mevcut seviyesinde tutmasını bekliyor. Eylül enflasyonu yüzde 30 bandına gerileyebilir Bank of America, baz etkisinin desteğiyle eylül ayında yıllık enflasyonun yüzde 30-30,5 aralığına gerilemesini öngörüyor. BofA’nın tahminine göre enflasyondaki bu gerilemenin ardından TCMB, politika faizinde indirime gitmek için ekim ayını tercih edecek. Ekimde 100 baz puanlık indirim öngörüsü Banka, yılın ilk ve tek doğrudan politika faizi indiriminin ekim ayında yapılacağını tahmin ediyor. BofA’ya göre TCMB, politika faizini 100 baz puan indirerek yüzde 36 seviyesine çekecek. Bu tahmin doğrultusunda Bank of America’nın Türkiye için yıl sonu politika faizi beklentisi de yüzde 36 seviyesinde bulunuyor. Yıl sonu enflasyon beklentisi yüzde 29,5 BofA, Türkiye ekonomisine ilişkin yıl sonu enflasyon tahminini yüzde 29,5 seviyesinde korudu. Banka, 2027 yıl sonu için politika faizi beklentisini yüzde 32, enflasyon tahminini ise yüzde 26 olarak açıkladı. Banka, mevcut enflasyon görünümü ve küresel risklerin hızlı ve geniş kapsamlı bir faiz indirim sürecini sınırladığını değerlendirirken, ekim ayında 100 baz puanlık sınırlı bir indirim senaryosunu öne çıkardı.

Gram altında tarihi tırmanış Haber

Gram altında tarihi tırmanış

Yaklaşık 5 ay sonra yeniden 7 bin TL’nin üzerine çıkan gram altında, doların zayıflaması ve ABD Hazinesinin tahvil geri alımlarını artırma hamlesi yükselişi destekleyen başlıca gelişmeler arasında yer aldı. Küresel piyasalarda altına yönelik talep güçlenirken, yükseliş iç piyasada gram fiyatına da yansıdı. Ons altındaki artışın yanı sıra doların değer kaybetmesiyle gram altın gün içinde 7.026 TL’ye kadar yükseldi. Bu seviye, gram altında 18 Mart’tan bu yana görülen en yüksek fiyat olurken, değerli metal yaklaşık 5 ay aradan sonra yeniden 7 bin TL eşiğinin üzerine çıktı. Ons altın haftayı güçlü kazançla kapatmaya hazırlanıyor Altın fiyatları haftanın son işlem gününde de yükselişini sürdürdü. Spot altın yüzde 0,5 artışla 4.540,18 dolara yükselirken, hafta başından bu yana elde ettiği kazanç yüzde 3,6’ya ulaştı. Önceki seansta haziran ayından bu yana en yüksek seviyesini gören ons altın, böylece üst üste üçüncü haftayı da yükselişle tamamlama yolunda ilerledi. ABD altın vadeli kontratları da yüzde 0,6 değer kazanarak 4.596,60 dolar seviyesine çıktı. Kapalıçarşı’da altın fiyatları yükseldi Küresel piyasalardaki hareketlilik Kapalıçarşı fiyatlarına da yansıdı. Çeyrek altın 11.217 TL’ye yükselirken, yarım altın 22.840 TL’den, tam altın ise 45.516 TL’den işlem gördü. Gram altındaki yükselişin hem ons fiyatındaki hareketten hem de döviz piyasasındaki gelişmelerden destek aldığı belirtildi. Zayıflayan dolar altına talebi artırıyor GoldSilver Central Genel Müdürü Brian Lan, doların değer kaybetmesinin altın başta olmak üzere değerli metaller açısından destekleyici bir ortam oluşturduğunu belirtti. Doların haftayı kayıpla tamamlamaya yönelmesi, dolar üzerinden fiyatlanan altını diğer para birimlerini kullanan yatırımcılar için daha erişilebilir hale getirerek talebi destekliyor. ABD Hazinesinin tahvil hamlesi piyasaların odağında Altın fiyatlarını destekleyen önemli gelişmelerden biri de ABD Hazinesinin tahvil piyasasına ilişkin adımları oldu. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, hükümetin Hazine tahvillerine yönelik geri alım programını daha da genişletebileceğini açıkladı. Hazine Bakanlığı ise gelecek çeyrekte uzun vadeli tahviller için gerçekleştirilecek geri alım operasyonlarının büyüklüğünü en az 4 milyar dolara çıkaracağını daha önce duyurmuştu. Piyasalarda bu adımların likidite ve tahvil piyasası üzerindeki etkileri yakından izlenirken, güvenli liman talebinin de altın fiyatlarına destek verdiği değerlendiriliyor. Gözler Fed’in faiz kararlarında Altının önümüzdeki dönemdeki seyrinde ABD Merkez Bankasının para politikası kararları belirleyici olmaya devam edecek. Brian Lan, yükseliş eğiliminin sürdürülebilirliği açısından Fed’in faiz politikasına ilişkin vereceği mesajların kritik olduğunu ifade etti. ABD’de açıklanan son işsizlik maaşı başvuruları verisi, başvuruların geçen hafta hafif gerilediğini gösterdi. Temmuz ayında istihdamda yaşanan sürpriz düşüşe rağmen iş gücü piyasasının genel görünümünün istikrarlı kalması da para politikası beklentilerinde etkili oluyor. CME FedWatch verilerine göre piyasalar, Fed’in gelecek ay faizleri sabit tutma ihtimalini yüzde 64, faiz artırma ihtimalini ise yüzde 36 olarak fiyatlıyor. İran yaptırımları ve jeopolitik riskler izleniyor Jeopolitik gelişmeler de değerli metal piyasasının gündemindeki yerini koruyor. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Washington yönetiminin İran’a yönelik yeni dönemde “tarihin en sert yaptırımlarını” uygulayacağını açıklarken, artan jeopolitik belirsizliklerin güvenli liman olarak görülen altına yönelik ilgiyi etkileyebileceği değerlendiriliyor. Gümüş, platin ve paladyum da yükseldi Altındaki güçlü seyre diğer değerli metaller de eşlik etti. Spot gümüş yüzde 1,3 artışla 68,92 dolara yükselirken, platin yüzde 2,4 değer kazanarak 1.872,64 dolara çıktı. Paladyum ise yüzde 1,3 yükselişle 1.351,28 dolar seviyesine ulaştı. Gümüş, platin ve paladyumun da haftayı kazançla tamamlamaya hazırlandığı görüldü.

Körfez’de yapay zeka yatırımları büyüyor Haber

Körfez’de yapay zeka yatırımları büyüyor

Son 20 yılda dijital teknolojilere 250 milyar doların üzerinde yatırım yapan bölge, küresel veri merkezi kapasitesinde henüz sınırlı bir paya sahip olsa da yapımı ve planlaması süren projelerde hızla büyüyor. Ancak teknoloji bağımlılığı, nitelikli insan kaynağı açığı, kritik altyapıların güvenliği ve su tüketimi yeni risk alanları oluşturuyor. Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkeleri, petrol gelirlerine dayalı ekonomik yapıyı çeşitlendirmek amacıyla yapay zeka ve dijital altyapı yatırımlarına ağırlık veriyor. Son 20 yılda yapay zeka, gelişmiş veri merkezleri, video oyunları ve dijital ekosistemlere 250 milyar doların üzerinde yatırım yapan Körfez ülkeleri, küresel teknoloji yarışında daha büyük bir rol üstlenmeye hazırlanıyor. Bölge bugün küresel veri merkezi kapasitesinin yüzde 1’inden biraz fazlasına sahip. Buna karşılık yapımı devam eden veri merkezi kapasitesinin yaklaşık yüzde 7’si, planlanan kapasitenin ise yaklaşık yüzde 6’sı Körfez ülkelerinde bulunuyor. Suudi Arabistan ve BAE öne çıkıyor Körfez'in yapay zeka ve veri merkezi yarışında Suudi Arabistan ile Birleşik Arap Emirlikleri başı çekiyor. Riyad ve Abu Dabi yönetimleri, ulusal varlık fonlarının sağladığı finansman ve küresel teknoloji şirketleriyle yapılan iş birlikleriyle büyük ölçekli dijital altyapı projelerine yöneliyor. Bölgenin düşük maliyetli enerji kaynakları, güçlü finansal kapasitesi, deniz suyunu arıtma altyapısı ve Avrupa, Asya ile Afrika arasındaki stratejik konumu yatırımlar açısından önemli avantajlar sağlıyor. Ancak dijital dönüşümün hızlanması, Körfez ülkelerinin karşı karşıya olduğu riskleri tamamen ortadan kaldırmak yerine farklı alanlara taşıyor. Teknoloji bağımlılığı sürüyor Körfez ülkelerinin yapay zeka hedefleri, özellikle yarı iletkenler, grafik işlemcileri ve büyük bulut hizmetleri gibi kritik teknolojilerde yabancı şirketlere bağımlılığı devam ettiriyor. Bölgede gelişmiş bir yarı iletken üretim ekosistemi ve güçlü bir yerel yazılım mimarisi altyapısının henüz oluşmamış olması, teknoloji yatırımlarındaki dışa bağımlılığı önemli bir risk haline getiriyor. Benzer bir durum insan kaynağında da görülüyor. Yapay zeka, bulut bilişim ve yarı iletken teknolojilerindeki uzmanlara küresel ölçekte yüksek talep bulunması, Körfez ülkelerinin nitelikli çalışan ihtiyacını artırıyor. Veri merkezleri kritik altyapıya dönüşüyor Dijital ekonominin büyümesiyle birlikte veri merkezleri, deniz altı internet kabloları, bulut platformları ve dijital ağlar Körfez ekonomileri açısından kritik altyapılar haline geliyor. Finansal hizmetlerden kamu sistemlerine, akıllı şehirlerden şirketlerin tedarik zincirlerine kadar çok sayıda sektör bu altyapılara bağımlı hale geliyor. Bu durum, bölgedeki jeopolitik riskler açısından yeni bir kırılganlık alanı oluşturuyor. Büyük veri merkezleri fiziksel saldırılar açısından potansiyel hedef haline gelirken, deniz altı kabloları da dijital bağlantının sürekliliği açısından kritik önem taşıyor. Yapay zekanın su ihtiyacı tartışılıyor Körfez'in dijital dönüşümündeki en önemli sorunlardan biri ise su kaynakları. Tatlı su kaynaklarının sınırlı olduğu bölgede su ihtiyacının önemli bölümü deniz suyunun arıtılması yoluyla karşılanıyor. Standart bir hiper ölçekli veri merkezinin soğutulması için günde 1 ila 5 milyon litre su gerekebilmesi, veri merkezi yatırımlarının büyümesiyle birlikte su kaynakları üzerindeki baskının da artabileceğine işaret ediyor. Sanayi, konutlar ve dijital altyapı arasında su kullanımının nasıl dengeleneceği, Körfez ülkelerinin teknoloji yatırımlarında giderek daha önemli bir konu haline geliyor. Yeni teknoloji, yeni bağımlılıklar Körfez ülkelerinin yapay zeka yatırımları ekonomik çeşitlenme açısından önemli bir fırsat sunarken, bölgenin risk profilini de değiştiriyor. Enerji gelirlerine bağımlılığın azaltılması hedeflenirken bu kez yarı iletkenlerden bulut hizmetlerine, uzman insan kaynağından kritik dijital altyapılara kadar yeni bağımlılık alanları ortaya çıkıyor. Bu nedenle Körfez'in yapay zeka hamlesi yalnızca teknoloji yatırımları açısından değil; tedarik zincirlerinin güvenliği, operasyonel dayanıklılık, iş sürekliliği ve kritik altyapıların korunması açısından da stratejik önem taşıyor.

Altın yükselişte gözler ABD enflasyon verisinde Haber

Altın yükselişte gözler ABD enflasyon verisinde

Altın piyasasında hareketlilik devam ediyor. Küresel piyasalarda yatırımcıların gözü ABD’de açıklanacak temmuz ayı Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) verisine çevrilirken, altının ons fiyatı yeniden yükselişe geçti. Spot altının ons fiyatı 4 bin 414 dolar seviyesine yaklaşırken, yurt içinde gram altın 6 bin 767 TL seviyelerinde işlem görüyor. Altın fiyatlarında yükseliş Gram altın, ağustos ayının başından bu yana yükselişini sürdürürken yatırımcıların odağında ABD enflasyon verisi bulunuyor. Piyasalarda enflasyon verisinin, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) para politikasına ilişkin beklentiler üzerinde belirleyici olması bekleniyor. Enflasyonun beklentilerin altında kalması halinde Fed’in faiz politikasında daha gevşek bir tutum izleyebileceği beklentisi güçlenebilir. Bu durumun altın fiyatlarını desteklemesi beklenirken, yüksek bir enflasyon verisi ise faiz indirimi beklentilerini zayıflatarak altın üzerinde baskı oluşturabilir. Jeopolitik riskler de altını destekliyor Altın fiyatlarında makroekonomik gelişmelerin yanı sıra jeopolitik riskler de etkili oluyor. Orta Doğu’daki gelişmeler ve bölgedeki gerilimin devam etmesi, yatırımcıların güvenli liman olarak görülen altına yönelmesini destekleyen unsurlar arasında bulunuyor. 12 Ağustos 2026 güncel altın fiyatları Altın türü Alış Satış Gram altın 6.767,28 TL 6.768,41 TL Ons altın 4.413,88 $ 4.414,61 $ Çeyrek altın 10.826,36 TL 11.064,64 TL Yarım altın 21.618,07 TL 22.163,03 TL Tam altın 43.774,00 TL 44.066,00 TL Cumhuriyet altını 43.303,96 TL 44.121,92 TL Ziynet altını 43.371,67 TL 44.190,50 TL Ata altın 44.251,55 TL 45.375,74 TL 14 ayar bilezik 3.681,32 TL 4.897,80 TL 22 ayar bilezik 6.126,28 TL 6.339,77 TL Altın fiyatlarının gün içindeki seyri, ABD enflasyon verisinin yanı sıra doların ve tahvil faizlerinin hareketine göre şekillenmeye devam edecek.

Altın fiyatları yükselişini sürdürüyor Haber

Altın fiyatları yükselişini sürdürüyor

Ons altın 4.127 dolara yükselirken gram altın 6.400 TL sınırına yaklaştı. Piyasaların odağında ise ABD istihdam verileri ve Fed'in faiz politikası bulunuyor. Altın fiyatları, küresel piyasalarda doların değer kaybetmesi ve enerji fiyatlarındaki düşüşün enflasyon baskılarını hafifleteceği beklentisiyle yükselişini sürdürdü. Güvenli liman talebinin artmasıyla birlikte hem ons altın hem de gram altın değer kazandı. Spot altın yüzde 1,3 yükselerek ons başına 4.127,04 dolara çıkarken, ABD altın vadeli işlemleri yüzde 0,8 primle 4.184,40 dolardan işlem gördü. Gram altın 6.400 TL'ye yaklaştı Küresel piyasalardaki yükselişin etkisi iç piyasaya da yansıdı. Gram altın gün içerisinde 6.381 TL seviyesini görerek 6.400 TL sınırına yaklaştı. Uzmanlar, gram altının seyrinde ons altın fiyatı ile dolar/TL kurunun belirleyici olmaya devam ettiğini ifade ediyor. Güncel altın fiyatları Piyasalarda işlem gören güncel fiyatlar şöyle: Gram altın: 6.400 TL sınırında Çeyrek altın: 10.343 TL Yarım altın: 20.665 TL Tam altın: 41.193 TL 22 ayar bilezik (gram): 5.927 TLOns altın: 4.127,04 dolarDoların zayıflaması altını destekledi ABD Dolar Endeksi'ndeki gerileme, dolar cinsinden fiyatlanan altını yabancı yatırımcılar açısından daha cazip hale getirdi. Piyasalarda doların zayıf seyri ve ABD tahvil faizlerindeki düşüş, faiz getirisi bulunmayan altına olan talebi artıran en önemli faktörler arasında gösteriliyor. Petrol fiyatlarındaki düşüş etkili oldu Petrol fiyatlarında son günlerde yaşanan sert gerileme de altın fiyatlarını destekleyen gelişmeler arasında yer aldı. Enerji maliyetlerindeki düşüşün enflasyon baskısını azaltabileceği beklentisi, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) ilave faiz artırımı yapma ihtimalini zayıflattı. Bu gelişme, güvenli liman olarak görülen altına yönelik talebin artmasına katkı sağladı. Diplomatik gelişmeler piyasaları etkiliyor Katar'ın, ABD ile İran arasındaki diplomatik girişimlerde ilerleme sağlandığını açıklaması petrol fiyatlarının gerilemesine neden olurken, bu gelişme dolaylı olarak altın piyasasını da destekledi. İran yönetimi ise ABD Başkanı Donald Trump'ın müzakerelerin başladığı yönündeki açıklamalarını doğrulamadı. Taraflardan gelen farklı açıklamalar nedeniyle jeopolitik riskler yakından izlenmeye devam ediyor. OANDA Kıdemli Piyasa Analisti Kelvin Wong, petrol fiyatlarındaki gerilemenin devam etmesi halinde altın fiyatlarının ilave destek bulabileceğini değerlendirdi. Fed beklentileri değişiyor Piyasalarda Fed'in 15-16 Eylül toplantısında faiz artırma ihtimali yüzde 59 seviyesinde fiyatlanıyor. Bu oran bir gün önce yüzde 67 düzeyindeydi. Faiz artışı beklentilerindeki gerileme, faiz getirisi olmayan altın üzerindeki baskıyı azaltarak yükselişi destekliyor. Gözler ABD istihdam verilerinde Yatırımcılar şimdi ABD'de açıklanacak ADP özel sektör istihdam verisi ile cuma günü yayımlanacak tarım dışı istihdam raporuna odaklandı. Beklentilerin altında gelecek istihdam verilerinin Fed'in faiz artırımı ihtimalini daha da azaltabileceği ve altın fiyatlarına destek sağlayabileceği değerlendiriliyor. Gümüş ve platin de yükseldi Altındaki yükseliş diğer değerli metallere de yansıdı. Spot gümüş yüzde 1,9 artışla ons başına 60,64 dolara yükselirken, platin yüzde 1,4 primle 1.758,35 dolara çıkarak haziran ortasından bu yana en yüksek seviyesini gördü. Paladyum ise yüzde 0,9 yükselişle 1.365,62 dolardan işlem gördü.

Petrol 87 doları aştı Haber

Petrol 87 doları aştı

Brent petrolün varil fiyatı 87 doların üzerine çıkarken, ABD Batı Teksas (WTI) ham petrolü ise 82 dolar seviyesine ulaştı. İşlemlerin ilk bölümünde yükselişe geçen Brent petrol, yüzde 3,63 değer kazanarak 87,14 dolar seviyesine çıkarken, WTI petrol de yüzde 3,46 artışla 82 dolar seviyesinde işlem gördü. Böylece önceki seansta yaşanan kayıpların önemli bölümü telafi edildi. ABD stokları 3,3 milyon varil geriledi Piyasa kaynaklarının Amerikan Petrol Enstitüsü (API) verilerine dayandırdığı bilgilere göre, 24 Temmuz'da sona eren haftada ABD ham petrol stokları yaklaşık 3,3 milyon varil azaldı. Aynı dönemde benzin stokları 918 bin varil, distilat stokları ise 355 bin varil arttı. Piyasaların gözü ise gün içerisinde açıklanacak ABD Enerji Enformasyon İdaresi (EIA) verilerine çevrildi. Orta Doğu'daki gerilim arz endişelerini artırdı Petrol piyasasında yükselişi destekleyen bir diğer unsur ise Orta Doğu'da yeniden artan jeopolitik riskler oldu. Irak'taki İran destekli gruplara yönelik hava saldırıları, İran ile ABD arasındaki gerilimin yeniden tırmanması ve Hürmüz Boğazı'na ilişkin belirsizlikler, küresel petrol arzında aksama yaşanabileceği endişelerini güçlendirdi. İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiğine yönelik önerilere sıcak bakmaması ve boğaz üzerindeki kontrol taleplerini sürdürmesi de fiyatlar üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturdu. Fed beklentileri de yakından izleniyor Analistler, petrol fiyatlarındaki yükselişin yalnızca enerji piyasaları açısından değil, küresel enflasyon ve para politikaları açısından da önem taşıdığına dikkat çekiyor. Petrol fiyatlarının yüksek seviyelerde kalıcı olması halinde enflasyon baskılarının yeniden güçlenebileceği, bunun da ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz politikasına ilişkin beklentileri etkileyebileceği değerlendiriliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.