SON DAKİKA
Hava Durumu

#Jeopolitik Risk

Ekometre - Jeopolitik Risk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Jeopolitik Risk haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Altında petrol ve Fed baskısı Haber

Altında petrol ve Fed baskısı

Ons altın 4.100 doların, gram altın ise 6.500 liranın altına inerken yatırımcılar, önümüzdeki hafta açıklanacak Fed faiz kararı öncesinde altın fiyatlarındaki düşüşün nedenlerini ve kritik fiyat seviyelerini yakından izliyor. Altında günlük kayıp yüzde 1,5'i aştı Küresel piyasalarda altın fiyatları, enerji maliyetlerindeki yükselişin enflasyon görünümünü olumsuz etkileyebileceği endişesiyle satış baskısı altında kaldı. Faiz oranlarının uzun süre yüksek seviyelerde tutulabileceği beklentisi, faiz getirisi sağlamayan altına yönelik talebi zayıflattı. Ons altın gün içinde 4.066 dolara kadar gerileyerek 14 Ekim'den bu yana ilk kez 4.100 dolar seviyesinin altını gördü. Gram altın ise 6.485 liraya kadar düşerek 6.500 liralık kritik eşiğin altına indi. Altın fiyatları neden düşüyor? Altın fiyatlarındaki gerilemenin arkasında petrol fiyatlarındaki yükseliş, enflasyon beklentilerindeki artış ve Fed'in para politikasına ilişkin öngörüler bulunuyor. Enerji maliyetlerinin yükselmesi, enflasyonun beklenenden daha uzun süre yüksek kalabileceği endişesini güçlendiriyor. Bu durum, merkez bankalarının faiz indirimlerini erteleyebileceği veya faizleri daha uzun süre yüksek tutabileceği beklentisini destekliyor. Faizlerin yüksek seyretmesi, yatırımcılara faiz getirisi sağlamayan altının elde tutulmasının fırsat maliyetini artırıyor. Bu nedenle faiz beklentilerindeki yukarı yönlü değişim, altın fiyatları üzerinde baskı oluşturuyor. Petrol fiyatlarındaki yükseliş piyasaları etkiliyor Brent petrol fiyatları beş ayın en yüksek seviyelerine yakın seyrederken Suudi Aramco'nun Şeybah sahasına düzenlenen ve iki kişinin hayatını kaybettiği insansız hava aracı saldırısının ardından ham petrol fiyatlarında yükseliş görüldü. ABD yönetiminin Suudi Arabistan'daki bazı Amerikan temsilciliklerinde görev yapan personel ve aile üyelerinin ayrılmasını istemesi de bölgedeki jeopolitik risk algısını artırdı. OANDA Kıdemli Piyasa Analisti Kelvin Wong, petrol fiyatlarındaki yükselişin enflasyon beklentilerini artırabileceğine ve uzun vadede faiz oranlarının daha yüksek kalması ihtimalini güçlendirebileceğine dikkat çekti. Wong'a göre yatırımcıların kısa ve uzun vadeli faiz oranlarında yükseliş beklemesi, altının cazibesini azaltan unsurlar arasında yer alıyor. Fed'in faiz kararı altın piyasasının odağında ABD Merkez Bankasının 27-28 Ekim'de gerçekleştireceği toplantı, altın piyasasının yönü açısından önem taşıyor. Fed Başkanı Kevin Warsh'ın geçen cuma yaptığı açıklamalar, ekim toplantısında faizlerin sabit tutulacağı yönündeki beklentilerde belirgin bir değişikliğe yol açmadı. Bununla birlikte, yüksek enerji fiyatlarının enflasyon üzerinde kalıcı baskı yaratabileceği düşüncesi, sıkı para politikasının daha uzun süre devam edebileceği beklentisini güçlendiriyor. CME FedWatch verilerine göre piyasalar, ekim toplantısında faiz artırımı ihtimalini yüzde 16 seviyesinde fiyatlıyor. Aralık ayında faiz artırımı yapılması ihtimali ise yüzde 90 seviyesinde bulunuyor. Ons altında hangi seviyeler izleniyor? Teknik değerlendirmelerde ons altın için 14 Ekim'de görülen 4.073 dolar seviyesi yakından takip ediliyor. Yukarı yönlü hareketlerde 4.135 dolar ilk direnç noktası olarak öne çıkıyor. Bu seviyenin aşılması durumunda 4.150-4.169 dolar aralığı gündeme gelebilir. Petrol fiyatlarının seyri, enflasyon beklentileri ve Fed'in faiz politikasına ilişkin mesajlar, altının önümüzdeki dönemdeki yönü açısından belirleyici olmaya devam edecek. 22 Ekim 2026 güncel altın fiyatları Saat 08.52-08.53 itibarıyla paylaşılan verilere göre altın piyasasında fiyatlar şöyle: Ons altın Fiyat: 4.073,67 dolar Günlük değişim: yüzde -1,63 Alış: 4.073,38 dolar Satış: 4.073,97 dolar Gram altın Fiyat: 6.499,85 TL Günlük değişim: yüzde -1,49 Alış: 6.521,47 TL Satış: 6.522,30 TL Gram altın (serbest piyasa) Fiyat: 6.581,74 TL Günlük değişim: yüzde +0,13 Alış: 6.575,43 TL Satış: 6.581,74 TL Çeyrek altın Fiyat: 10.761,15 TL Günlük değişim: yüzde +0,13 Alış: 10.520,69 TL Satış: 10.761,15 TL Yarım altın Fiyat: 21.522,30 TL Günlük değişim: yüzde +0,13 Alış: 20.975,62 TL Satış: 21.522,30 TL Tam altın Fiyat: 42.912,97 TL Günlük değişim: yüzde +0,13 Alış: 42.082,75 TL Satış: 42.912,97 TL Cumhuriyet altını Fiyat: 44.274 TL Günlük değişim: yüzde +0,11 Alış: 43.613 TL Satış: 44.274 TL Ata altın Fiyat: 44.492,59 TL Günlük değişim: yüzde +0,13 Alış: 43.397,83 TL Satış: 44.492,59 TL 24 ayar has altın Fiyat: 6.572,87 TL Günlük değişim: yüzde -0,39 Alış: 6.474,28 TL Satış: 6.750,34 TL Has altın (0,995) Fiyat: 6.489,69 TL Günlük değişim: yüzde -1,16 Alış: 6.488,86 TL Satış: 6.489,69 TL 22 ayar bilezik Fiyat: 6.002,55 TL Günlük değişim: yüzde +0,13 Alış: 5.996,79 TL Satış: 6.002,55 TL

ING’den dolar uyarısı Haber

ING’den dolar uyarısı

Banka, doların kısa vadede güçlü kalabileceğini değerlendirirken euro/dolar paritesinde 1,110-1,112 aralığına doğru geri çekilme riskine dikkat çekti. Tahvil piyasalarındaki gelişmeler doları etkiliyor ING stratejistleri Frantisek Taborsky, Francesco Pesole ve Chris Turner, ABD Hazine tahvili piyasasında yaşanan kısmi rahatlamanın dolarda sınırlı bir değer kaybına yol açtığını bildirdi. Ancak bankaya göre, piyasalarda daha kapsamlı bir düzeltmeye işaret eden güçlü sinyaller henüz ortaya çıkmadı. Küresel tahvil piyasalarındaki kırılganlık ve risk iştahındaki dalgalanmalar doların seyrinde belirleyici olmaya devam ediyor. ING, Fed’in sıkı para politikası yaklaşımının da doların kısa vadeli görünümünü desteklediğini değerlendirdi. Fed’in faiz artırımı beklentisi doları destekliyor ING’nin değerlendirmesine göre piyasalar, Fed’in aralık ayında faiz artırabileceği beklentisini koruyor. Bu beklenti, doların kısa vadede değer kazanması için alan yaratıyor. Fed yetkilileri Alberto Musalem ve Christopher Waller’ın ilave faiz artırımlarına ihtiyaç duyulabileceğine ilişkin açıklamaları da piyasa beklentilerinde etkili oldu. Yatırımcılar, Fed yetkililerinin açıklamalarını ve ABD’den gelecek ekonomik verileri yakından izliyor. Petrol fiyatlarında jeopolitik risk etkisi ABD Başkanı Donald Trump’ın 3 Kasım’daki ara seçimlerden önce İran’a saldırı düzenlenmeyeceğini açıklamasının ardından jeopolitik gelişmeler de piyasalarda takip ediliyor. ING, Körfez bölgesinden petrol arzında iyileşme görülmesine rağmen piyasanın jeopolitik riskleri fiyatlardan tamamen çıkarmakta temkinli davrandığını belirtti. Petrol fiyatlarının varil başına 100 doların üzerinde kalmasında bu risk algısının etkili olduğu değerlendirildi. ABD’de tüketici güveni ve enflasyon beklentileri izlenecek ABD’de Michigan Üniversitesi tarafından açıklanacak tüketici güveni ve enflasyon beklentileri anketleri, piyasaların gündeminde yer alıyor. ING, tüketici güveninde hafif gerileme, enflasyon beklentilerinde ise sınırlı yükseliş öngörüyor. Açıklanacak verilerin doların yönü ve Fed’in gelecekteki para politikası adımlarına ilişkin beklentiler üzerinde etkili olması bekleniyor. Fransa kaynaklı riskler euro üzerindeki baskıyı artırıyor Euro/dolar paritesinin doların zayıflamasıyla 1,120 seviyesinin üzerine çıkmasına rağmen ING, euroda kalıcı bir toparlanma işareti görülmediğine dikkat çekti. Euronun İsviçre frangı, İngiliz sterlini ve İsveç kronu karşısında belirgin bir güç kazanamaması, Fransa’nın kamu maliyesine ilişkin endişelerin devam ettiğine işaret ediyor. Fransa’nın 10 yıllık devlet tahvili ile Almanya’nın aynı vadeli tahvili arasındaki getiri farkının 140 baz puanda bulunması da yatırımcıların Fransa kaynaklı riskleri izlemeyi sürdürdüğünü gösteriyor. Euro/dolar paritesinde 1,110-1,112 aralığı izleniyor ING, Fransa’nın mali görünümüne ilişkin belirsizliklerin ve doların güçlü seyrinin euro/dolar paritesi üzerinde baskı oluşturabileceğini belirtti. Banka, kısa vadede paritenin 1,110-1,112 aralığına gerileme ihtimalini koruyor. ING’ye göre küresel tahvil piyasalarındaki kırılganlık, Fed’in faiz politikası ve Fransa kaynaklı riskler, döviz piyasalarında önümüzdeki dönemde belirleyici olmaya devam edecek.

Petrol fiyatları arz toparlanmasıyla geriledi Haber

Petrol fiyatları arz toparlanmasıyla geriledi

Brent petrolün varil fiyatı yüzde 1,10 düşüşle 96,95 dolara, Batı Teksas türü ham petrolün (WTI) varil fiyatı ise yüzde 1,36 kayıpla 89,18 dolara indi. Piyasalarda ABD-İran görüşmelerine ilişkin belirsizlik devam ederken, fiziksel petrol arzının toparlandığına yönelik işaretler jeopolitik risk priminin bir bölümünü geri çekti. Ortadoğu’dan sevkiyatlar toparlanıyor Petrol fiyatlarındaki düşüşte Körfez bölgesinden ham petrol akışlarının yeniden hızlanması etkili oldu. Körfez’den gerçekleştirilen petrol ihracatı yeniden 2025 seviyelerine yaklaşırken, Suudi Arabistan’ın Yanbu üzerinden sevkiyatlarını artırması da bölgedeki fiziksel arzın toparlanmasına katkı sağladı. Hürmüz akışları 13,2 milyon varile çıktı Bölgedeki arz görünümündeki iyileşmenin önemli göstergelerinden biri Hürmüz Boğazı’ndaki petrol akışları oldu. Güncel piyasa verilerine göre boğazdan geçen petrol akışı günlük yaklaşık 13,2 milyon varile yükseldi. Suudi Arabistan’ın Doğu-Batı Boru Hattı kapasitesinin bir bölümünü yeniden devreye alması da Hürmüz dışındaki alternatif sevkiyat kanallarını güçlendirdi. Bununla birlikte petrol akışlarının savaş öncesi seviyelere tamamen döndüğünü söylemek için henüz erken. Ticari gemi trafiği ve güvenlik koşullarındaki kısıtlamalar devam ediyor. ABD’den 40 milyon varillik rezerv hamlesi Petrol fiyatları üzerinde baskı oluşturan bir diğer gelişme ABD’nin Stratejik Petrol Rezervi’nden yeni arz sağlamaya hazırlanması oldu. ABD yönetiminin, koordineli küresel rezerv kullanımının son ayağı kapsamında stratejik rezervden 40 milyon varile kadar petrolü enerji şirketlerine ödünç vermeyi planladığı belirtiliyor. Bu adım, mart ayında yaklaşık 30 ülkenin katılımıyla kararlaştırılan toplam 400 milyon varillik küresel rezerv kullanımının ABD’ye düşen bölümünün devamı niteliğinde. ABD stokları da yükseldi ABD’de açıklanan petrol stok verileri de fiyatlar üzerindeki aşağı yönlü baskıyı artırdı. ABD ham petrol stoklarının son haftada 922 bin varil arttığı bildirildi. Piyasa beklentileri ise stoklarda düşüş yaşanması yönündeydi. Beklentilerin aksine stoklarda görülen artış, ABD’de fiziksel arzın güçlendiği algısını destekledi. ABD-İran belirsizliği sürüyor Petrol akışlarında toparlanma görülmesine rağmen piyasaların odağında ABD ile İran arasındaki diplomatik süreç bulunuyor. İran hükümeti sözcüsü Fatemeh Mohajerani, Tahran’ın Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasına ilişkin ABD’den bir teklif aldığını açıkladı. Ancak taraflar arasında henüz kalıcı bir anlaşmaya varılmış değil. Bu nedenle arz görünümündeki iyileşme petrol fiyatlarını aşağı çekerken, ABD-İran hattındaki gelişmeler ve bölgedeki jeopolitik riskler düşüşü sınırlayabilecek unsurlar arasında yer alıyor. OPEC+ kararı bekleniyor Petrol piyasasının bir diğer gündem maddesi OPEC+ toplantısı olacak. Grubun hafta sonu gerçekleştireceği toplantıda kasım ayı üretim kotalarında değişikliğe gitmemesi bekleniyor. Petrol fiyatlarının bundan sonraki seyrinde Hürmüz Boğazı’ndaki akışların kalıcılığı, ABD-İran görüşmeleri, ABD petrol stokları ve OPEC+ üretim politikası belirleyici olacak.

Trump’ın İran açıklaması petrolü yükseltti Haber

Trump’ın İran açıklaması petrolü yükseltti

Brent petrolün varil fiyatı 103,73 dolara çıkarken, piyasalarda Orta Doğu’daki diplomasi trafiği ve petrol arzına ilişkin gelişmeler yakından izleniyor. Brent vadeli kontratları yüzde 1,11 artışla 103,73 dolara yükselirken, ABD Batı Teksas türü ham petrolün (WTI) varil fiyatı yüzde 0,38 artarak 89,72 dolara ulaştı. Eylülde güçlü yükseliş Brent petrolün eylül ayını yaklaşık yüzde 14 yükselişle tamamlaması bekleniyor. Bu gerçekleşirse Temmuz 2026’dan bu yana en güçlü aylık artış kaydedilmiş olacak. WTI’ın ise eylül ayını yaklaşık yüzde 4 yükselişle tamamlaması öngörülüyor. İki petrol türü arasındaki fiyat farkı da ay içerisinde dört ayın en yüksek seviyesine ulaştı. Trump yaptırım haberlerini reddetti Axios’un ABD’li yetkililere dayandırdığı haberinde, Trump yönetiminin İran’ın nükleer programıyla ilgili somut adımlar atması karşılığında yaptırımların hafifletilmesi ve dondurulmuş İran varlıklarının serbest bırakılmasına yönelik bir seçeneği değerlendirdiği öne sürüldü. Trump ise Truth Social hesabından yaptığı açıklamayla söz konusu iddiayı reddetti. ABD Başkanı, İran’a böyle bir teklif sunulmadığını belirtti. Trump’ın açıklaması, İran konusunda diplomatik çözüm ihtimaline ilişkin piyasa beklentilerinin yeniden değerlendirilmesine yol açarken petrol fiyatlarında yukarı yönlü hareket görüldü. Katar diplomasi trafiğini sürdürüyor Katar, Washington ile Tahran arasındaki temasların ilerletilmesine yönelik diplomatik girişimlerini sürdürüyor. Katar Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Majed al-Ansari, taraflar arasında mesaj alışverişinin devam ettiğini ve çatışmanın etkilerini sınırlayabilecek ortak bir zemin oluşturulması için çalışmaların sürdüğünü açıkladı. Diplomatik temasların seyri, petrol piyasasında jeopolitik risk priminin yönü açısından önem taşıyor. Hürmüz’den petrol akışı toparlanıyor Arz tarafında ise Hürmüz Boğazı’ndan gerçekleştirilen petrol sevkiyatlarına ilişkin gelişmeler takip ediliyor. Kpler verilerine göre Orta Doğu’nun önde gelen üreticilerinin ham petrol ihracatı eylül ayında günlük 16,328 milyon varile yükseldi. Bu seviyenin, ABD-İsrail ile İran arasındaki savaşın şubat sonunda başlamasından bu yana görülen en yüksek ihracat hacmi olduğu belirtiliyor. İhracattaki toparlanmada Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin sevkiyatlarını artırması etkili oldu. Yanbu’dan petrol yüklemeleri yeniden başladı Suudi Arabistan’ın Doğu-Batı Boru Hattı’ndaki faaliyetlerin yeniden başlamasının ardından Kızıldeniz kıyısındaki Yanbu Limanı’ndan petrol tankerlerine yükleme işlemlerini yeniden başlattığı bildirildi. Yanbu üzerinden yapılan yüklemelerin yeniden başlaması, Hürmüz Boğazı dışındaki alternatif sevkiyat kapasitesinin kullanılması açısından piyasaların yakından takip ettiği gelişmeler arasında yer alıyor. ABD petrol stokları arttı ABD’de ise petrol stoklarına ilişkin veriler piyasaların gündeminde. Piyasa kaynaklarına göre, 25 Eylül’de sona eren haftada ABD ham petrol stokları 1,02 milyon varil arttı. Aynı dönemde benzin stoklarında da yükseliş görülürken distilat stokları geriledi. Piyasalarda oynaklık devam ediyor MST Marquee Enerji Araştırmaları Başkanı Saul Kavonic, Hürmüz Boğazı’ndaki petrol akışlarının toparlandığına ilişkin işaretlerin arttığını, ancak petrol taşımacılığının hâlâ maliyetli ve kısıtlı olduğunu belirtti. Petrol piyasasında fiyatların yönü, ABD ile İran arasındaki diplomatik temasların yanı sıra Hürmüz Boğazı’ndaki akışların seyri, Suudi Arabistan’ın alternatif sevkiyat kapasitesi ve ABD’nin olası dizel ihracat düzenlemeleri tarafından şekillenmeye devam ediyor.

Petrol piyasasında tansiyon düşüyor Haber

Petrol piyasasında tansiyon düşüyor

Brent petrolün varil fiyatı 101 dolar seviyesine gerilerken, düşüş serisi dördüncü işlem gününe taşındı. Piyasada jeopolitik risk priminin azalması ve bölgedeki petrol akışının beklenenden güçlü seyretmesi, fiyatlar üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturdu. Petrol fiyatlarında düşüş hızlandı Kasım vadeli Brent petrolün varil fiyatı gün içinde yüzde 2'yi aşan düşüşle 101,71 dolara kadar geriledi. ABD tipi Batı Teksas petrolü (WTI) ise yüzde 2'nin üzerinde değer kaybederek 98,15 doları gördü. Böylece Brent petrol, haziran ayından bu yana en uzun günlük düşüş serisine yöneldi. Petrol piyasasındaki satışlarda, ABD ile İran arasında diplomatik temas ihtimalinin güçlenmesi ve Hürmüz Boğazı üzerinden enerji sevkiyatlarının tamamen durmadığına ilişkin veriler etkili oldu. Diplomasi beklentisi risk primini azalttı ABD ile İran arasında diplomatik bir çözüm ihtimalinin yeniden gündeme gelmesi, savaşın enerji arzı üzerindeki etkilerine yönelik endişelerin kısmen hafiflemesini sağladı. KCM Trade Baş Piyasa Analisti Tim Waterer, ABD-İran savaşında gerilimi azaltabilecek diplomatik bir yol ortaya çıkabileceği beklentisinin petrol fiyatlarındaki risk priminin bir bölümünü ortadan kaldırdığını belirtti. Piyasalar, savaşın seyri ve enerji arzına yönelik olası etkiler açısından diplomatik gelişmeleri yakından izlemeyi sürdürüyor. Trump-Pezeşkiyan görüşmesi gündemde ABD Başkanı Donald Trump, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu için New York'ta bulunması beklenen İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile görüşmeye açık olabileceğini söyledi. Trump'ın aynı hafta Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ve Körfez ülkelerinin liderleriyle de temaslarda bulunması bekleniyor. Piyasalarda, bu görüşmelerden ABD-İran savaşının geleceğine ilişkin diplomatik bir sinyal çıkıp çıkmayacağı takip ediliyor. Bununla birlikte taraflar arasındaki karşılıklı tehditlerin sürdüğü ve henüz somut bir ateşkes anlaşmasının bulunmadığı belirtiliyor. Hürmüz Boğazı'nda enerji akışı sürüyor Petrol fiyatlarındaki düşüşte etkili olan bir diğer unsur, Hürmüz Boğazı üzerinden enerji sevkiyatlarının beklenenden daha dirençli seyretmesi oldu. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı, petrol ve LNG hareketlerinin son iki haftada altı ayın en yüksek seviyesine çıktığını bildirirken, piyasa verileri boğazdaki gemi trafiğinin savaş öncesi seviyelere göre hâlâ oldukça düşük olduğunu gösteriyor. Reuters'ın Kpler verilerine dayandırdığı habere göre, 13 Eylül haftasında 13 tanker yaklaşık 34 milyon varil petrol taşıyarak Hürmüz Boğazı'ndan çıkış yaptı. Bu hacmin yaklaşık yarısını Suudi Arabistan sevkiyatları oluşturdu. Buna karşın boğazdan geçen toplam gemi sayısı savaş öncesi seviyelerin oldukça altında kalmaya devam ediyor. Bu nedenle enerji akışındaki toparlanmanın tam anlamıyla normalleşme anlamına gelmediği değerlendiriliyor. Suudi Arabistan'ın petrol ihracatı toparlandı Petrol piyasasında arz endişelerini azaltan gelişmelerden biri de Suudi Arabistan'ın ihracatındaki toparlanma oldu. Kpler verilerine göre ülkenin petrol ihracatı ağustos ayında günlük yaklaşık 2,4 milyon varile kadar geriledikten sonra eylülde yeniden günlük 4 milyon varilin üzerine çıktı. Saudi Aramco, Husilerin Doğu-Batı boru hattına yönelik saldırılarının ardından Yanbu üzerinden bazı sevkiyatları durdurmuş, ancak Hürmüz Boğazı üzerinden ihracatı artırmıştı. Suudi Arabistan'ın son günlerde Hürmüz üzerinden gerçekleştirdiği sevkiyatların artması, piyasalarda en olumsuz arz senaryolarına ilişkin endişelerin bir bölümünü hafifletti. Orta Doğu'daki petrol akışı beklentileri aştı JPMorgan analistleri, Suudi Arabistan'ın Doğu-Batı boru hattındaki aksamalara rağmen Orta Doğu'daki petrol akışlarının beklenenden güçlü kaldığına dikkat çekti. Bölgedeki toplam petrol akışının son 10 günde günlük ortalama 17,1 milyon varil seviyesinde olduğu belirtiliyor. Bu seviye, 2025 ortalamasının altında kalmasına rağmen savaş sırasında öngörülen en kötümser arz senaryolarına kıyasla daha yüksek bir akışa işaret ediyor. Petrol sevkiyatlarının tamamen durmaması, piyasalarda arz açığına ilişkin beklentilerin yeniden değerlendirilmesine neden oluyor. Brent petrolde 100 dolar seviyesi izleniyor Guotai Junan Futures Kıdemli Petrol Analisti Xuyi Zhao, piyasanın giderek "arz koşulları daha ne kadar kötüleşebilir?" sorusundan "arz sıkışıklığının en kötü bölümü geride kalmış olabilir mi?" sorusuna geçtiğini belirtti. Zhao, buna rağmen kalıcı bir düşüş trendinin oluştuğunu söylemek için erken olduğunu ve Brent petrol fiyatının kısa vadede 100 dolar civarında dengelenebileceğini değerlendirdi. Bu değerlendirme, petrol fiyatlarının sert yükselişin ardından daha yatay ve dalgalı bir seyir izleyebileceğine yönelik beklentileri yansıtıyor. Petrol fiyatları yıl başından bu yana yüksek Son dört işlem günündeki düşüşe rağmen Brent petrol, yıl başından bu yana yüksek seviyelerde kalmaya devam ediyor. ABD-İran savaşı nedeniyle Hürmüz Boğazı'ndaki sevkiyatların aksaması, Husilerin Suudi Arabistan'ın enerji altyapısına yönelik saldırıları ve Rusya-Ukrayna savaşında enerji tesislerinin hedef alınması, petrol fiyatlarını destekleyen başlıca unsurlar arasında yer aldı. Özellikle motorin ve diğer rafine petrol ürünlerinde yaşanan fiyat artışları, ham petroldeki yükselişin üzerine çıkarak küresel enflasyon baskısını artırdı. Piyasaların odağında diplomasi ve Hürmüz Boğazı var Petrol fiyatlarının bundan sonraki seyri açısından iki temel gelişme öne çıkıyor. Bunlardan ilki, ABD-İran savaşında diplomatik temasların somut bir sonuca dönüşüp dönüşmeyeceği. İkincisi ise Hürmüz Boğazı üzerinden enerji sevkiyatlarının ne ölçüde toparlanacağı. Diplomatik gerilimin azalması ve Suudi Arabistan başta olmak üzere Körfez ülkelerinin ihracatını artırması, ham petrol üzerindeki jeopolitik risk priminin daha da gerilemesine yol açabilir. Buna karşılık savaşın yeniden şiddetlenmesi veya Hürmüz Boğazı'ndaki sevkiyatların kesintiye uğraması, Brent petrol fiyatlarında yeniden yukarı yönlü hareketi gündeme getirebilir.

JPMorgan’dan petrol için kritik uyarı Haber

JPMorgan’dan petrol için kritik uyarı

Banka, Brent petrolün eylül ayı adil değerini yaklaşık 90 dolar olarak hesaplarken, 106 dolar civarındaki fiyatların ilave arz kaybı riskini de içerdiğine dikkat çekti. Petrol piyasasında Orta Doğu kaynaklı arz endişeleri fiyatlamalar üzerinde etkisini sürdürüyor. Brent petrol 100 doların üzerinde seyrederken JPMorgan, mevcut fiyatların piyasanın temel arz-talep dengesinin yanı sıra önemli bir jeopolitik risk primini de yansıttığını belirtti. JPMorgan analistleri, İran savaşının altı aydan uzun sürmesinin petrol piyasasına ilişkin öngörüleri zorlaştırdığını ifade etti. Banka, savaşın nasıl sona ereceğine ilişkin net bir baz senaryo oluşturmanın da giderek güçleştiğini bildirdi. Brent petrolde 16 dolarlık risk primi JPMorgan, Brent petrolün eylül ayı için adil değerini yaklaşık 90 dolar olarak hesapladı. Buna karşılık fiyatların 106 dolar civarında seyretmesi, yaklaşık 16 dolarlık farkın jeopolitik gelişmeler ve arz risklerinden kaynaklandığına işaret ediyor. Bankanın değerlendirmesine göre mevcut fiyatlama yalnızca halihazırda yaşanan arz kayıplarını değil, yeni kesintiler ihtimalini de içeriyor. Piyasa 4 milyon varillik ek kaybı fiyatlıyor JPMorgan’ın hesaplamasına göre Orta Doğu’daki savaş nedeniyle günlük yaklaşık 10 milyon varillik petrol arzı kesintiye uğramış durumda. Brent petrolün 106 dolar civarında fiyatlanması ise piyasanın mevcut arz kayıplarına ek olarak günlük yaklaşık 4 milyon varillik yeni bir kayıp ihtimalini de fiyatladığını gösteriyor. Suudi Arabistan’ın enerji altyapısına yönelik saldırılar ve bölgedeki petrol sevkiyatlarına ilişkin riskler, arz tarafındaki belirsizliği artıran başlıca unsurlar arasında bulunuyor. Suudi Arabistan’ın petrol altyapısı kritik Petrol piyasasında dikkatler Suudi Arabistan’ın enerji altyapısına çevrilmiş durumda. Ülkenin Doğu-Batı petrol boru hattı, Hürmüz Boğazı’ndaki kısıtlamaların ardından alternatif ihracat güzergahlarından biri olarak önem taşıyor. Yaklaşık günlük 4 milyon varil petrolün Kızıldeniz’e taşınmasında kullanılan hattın uzun süre devre dışı kalması, küresel arz açısından ilave kayıp riskini gündeme getiriyor. Petrol 104 dolara geriledi Petrol fiyatları haftanın son işlem gününde arz endişelerinin bir miktar hafiflemesiyle geriledi. Brent petrol yaklaşık yüzde 1 düşüşle 104 dolar civarında işlem görürken, ABD tipi WTI petrol 101 dolar seviyesine çekildi. Suudi Arabistan’ın Doğu-Batı hattının kapasitesinin bir bölümünü yeniden devreye alma çabaları ve Umman üzerinden sevkiyatları artırma girişimleri fiyatlar üzerindeki baskının azalmasında etkili oldu. Buna rağmen Brent petrol fiyatı, JPMorgan’ın eylül ayı için hesapladığı 90 dolarlık adil değerin üzerinde kalmayı sürdürüyor. Petrol stokları arz şokunu sınırlıyor JPMorgan’a göre savaş sürecinde küresel ham petrol ve petrol ürünleri stokları yaklaşık 555 milyon varil azaldı. Ancak bu düşüş, bankanın daha önce öngördüğü seviyenin yaklaşık üçte biriyle sınırlı kaldı. Küresel petrol talebinin de geçen yıla kıyasla günlük yaklaşık 4,4 milyon varil daha düşük seyretmesi, arz şokunun fiyatlar üzerindeki etkisini sınırlayan unsurlardan biri oldu. Çin, Avrupa, Japonya ve Güney Kore’de bulunan stokların kısa vadede piyasaya tampon oluşturabileceği belirtiliyor. Dördüncü çeyrek için yukarı yönlü risk JPMorgan, Orta Doğu’dan petrol akışının mevcut seviyelerde kalması halinde yılın son çeyreğine ilişkin fiyat tahminlerinde yukarı yönlü risk bulunduğunu belirtiyor. Bankanın mevcut baz senaryosunda dördüncü çeyrek petrol fiyatı yaklaşık 80 dolar seviyesinde bulunuyor. Ancak arz kesintilerinin devam etmesi halinde fiyatların bu tahminin yaklaşık 7 dolar üzerinde gerçekleşebileceği öngörülüyor. Aralık ayı için yaklaşık 78 dolarlık tahmine karşılık da yaklaşık 8 dolarlık yukarı yönlü risk hesaplanıyor. JPMorgan’a göre mevcut stoklar petrol piyasasında kısa vadeli bir tampon görevi görse de savaşın uzaması ve arz kesintilerinin devam etmesi halinde stokların azalması fiyat baskısını yeniden artırabilir.

Hürmüz'de uzlaşma beklentisi Haber

Hürmüz'de uzlaşma beklentisi

Brent petrol 87,24 dolara, ABD tipi ham petrol WTI ise 81,67 dolara gerilerken, enerji piyasasında gözler bölgedeki diplomatik temaslara çevrildi. Petrol fiyatlarında düşüş eğilimi yeni işlem gününde de devam etti. Hürmüz Boğazı'nda petrol sevkiyatının yeniden artabileceğine yönelik beklentiler, piyasalardaki arz kaynaklı kaygıları azaltarak fiyatları aşağı yönlü etkiledi. Brent petrol art arda dördüncü işlem gününde değer kaybederken, WTI'daki düşüş beşinci güne taşındı. Brent vadeli işlemleri yüzde 0,7 gerileyerek 87,24 dolara inerken, WTI aynı oranda düşüşle 81,67 dolar seviyesinde işlem gördü. Hürmüz'deki gelişmeler risk primini azalttı Fiyatlardaki son geri çekilmenin en önemli nedeni, İran ve Umman arasında Hürmüz Boğazı'nın kullanımına ilişkin yürütülen temaslar oldu. Tarafların, stratejik su yolundaki geçişlerin yeniden genişletilmesine yönelik bir düzenleme üzerinde çalıştığı bildirildi. İran Devrim Muhafızları'nın da boğazın kullanımına ilişkin taraflar arasında uzlaşmaya varıldığı yönünde açıklama yapması, petrol piyasasında olumlu karşılandı. Bu gelişme, çatışmalar nedeniyle önemli ölçüde gerileyen enerji sevkiyatının yeniden toparlanabileceği beklentisini güçlendirdi. Piyasalarda oluşan iyimserlik, Hürmüz Boğazı kaynaklı jeopolitik risk priminin bir miktar geri çekilmesine yol açtı. Küresel enerji arzının stratejik geçiş noktası Hürmüz Boğazı, dünya petrol ve doğal gaz ticaretinin en kritik güzergâhları arasında bulunuyor. Çatışmalar öncesinde küresel enerji tüketiminin yaklaşık beşte birine karşılık gelen petrol ve doğal gaz sevkiyatının bu bölgeden geçtiği belirtiliyordu. Ancak savaşın başlamasının ardından İran'ın geçişleri sınırlandırması, boğaz üzerinden yapılan petrol taşımacılığını ciddi biçimde düşürdü. Sevkiyat hacminin normal dönemdeki seviyesinin yaklaşık dörtte birine kadar gerilemesi, küresel arz endişelerini artırmıştı. Geçişlerin yeniden normalleşebileceği yönündeki beklenti ise petrol fiyatları üzerindeki jeopolitik baskının hafiflemesine katkı sağlıyor. Arz endişeleri henüz tamamen sona ermedi Buna rağmen enerji piyasasında tüm risklerin ortadan kalktığı görüşü hakim değil. ANZ Kıdemli Emtia Stratejisti Daniel Hynes, İran ve Umman arasındaki temasların Hürmüz Boğazı'nın yeniden daha etkin kullanılabileceği beklentisini artırdığını ve petrol fiyatlarındaki düşüşte etkili olduğunu ifade etti. Hynes, buna karşın küresel enerji piyasasındaki arz sıkışıklığının tamamen giderilmediğine dikkat çekti. Bu nedenle Hürmüz'deki olumlu gelişmelere rağmen petrol piyasasının jeopolitik ve arz kaynaklı risklere karşı hassasiyetini koruduğu belirtiliyor. Katar'ın İran ziyareti piyasaların radarında Orta Doğu'daki diplomatik hareketlilik de petrol yatırımcılarının yakından izlediği başlıklar arasında yer alıyor. Katar Başbakanı'nın bugün İran'a gerçekleştirmesi beklenen ziyaretin, yaklaşık altı aydır devam eden çatışmaların sona erdirilmesine yönelik temaslara yeni bir ivme kazandırması öngörülüyor. Ancak olası bir ateşkesin koşulları konusunda taraflar arasındaki önemli görüş ayrılıklarının sürdüğü bildiriliyor. Bu nedenle diplomatik süreçten çıkacak sonuçların, önümüzdeki dönemde petrol fiyatlarının seyri açısından kritik önemde olması bekleniyor. Dizel stokları enerji piyasasında yeni risk oluşturuyor Ham petrol fiyatları gerilerken, rafine ürün tarafındaki arz sorunları ise gündemde kalmaya devam ediyor. ABD Enerji Bilgi İdaresi'nin verilerine göre 21 Ağustos'ta sona eren haftada dizel ve kalorifer yakıtını kapsayan distilat stokları 2,2 milyon varil azalarak 103,4 milyon varile düştü. ANZ, söz konusu seviyenin yılın bu dönemi açısından görülen en düşük stok miktarına işaret ettiğini belirtti. Orta Doğu'daki gerilim ve Rusya-Ukrayna savaşının dizel arzı üzerindeki etkisi sürerken, petrol piyasasının yönünde önümüzdeki günlerde Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmeler, bölgedeki diplomatik trafik ve küresel stok verileri belirleyici olacak.

Jeopolitik riskler azalırken ekonomik belirsizlikler sürüyor Haber

Jeopolitik riskler azalırken ekonomik belirsizlikler sürüyor

Küresel piyasalar yeni haftaya karışık bir görünümle başladı. ABD ile İran arasında diplomatik temasların yeniden başlayacağı yönündeki açıklamalar, jeopolitik tansiyonun düşeceği beklentisini güçlendirirken, yatırımcıların odağı ekonomik veriler ve merkez bankalarının para politikalarına çevrildi. Orta Doğu'da uzlaşı beklentisi piyasaları rahatlattı ABD Başkanı Donald Trump, İran ile müzakerelerin yeniden başlayacağını ve taraflar arasında anlaşma sağlanabileceği konusunda iyimser olduğunu açıkladı. Trump ayrıca Hürmüz Boğazı'nın yeniden tam kapasiteyle açık kalması ve İran'ın nükleer programına ilişkin uzlaşının yakın olduğunu ifade etti. Bu açıklamalar jeopolitik risk algısını azaltırken, petrol fiyatlarında da gerilemeye neden oldu. Ancak yüksek tahvil faizleri ve küresel büyümeye ilişkin belirsizlikler piyasalardaki iyimserliği sınırlıyor. ABD verileri Fed beklentilerini değiştirdi ABD'de enflasyonun yavaşlaması ve büyüme verilerinin beklentilerin altında kalması, Fed'in agresif faiz artırımlarına devam edeceği yönündeki beklentileri zayıflattı. Piyasalarda yıl sonuna kadar tek bir faiz artışı öngörülürken, yatırımcılar bu hafta açıklanacak tarım dışı istihdam verisini yakından takip edecek. Asya borsalarında çip baskısı Çin'in yapay zeka ve yarı iletken teknolojilerindeki yatırımları sektör genelinde rekabet ve kârlılık endişelerini artırırken, teknoloji hisselerindeki satış baskısı yeni haftada da devam etti. Güney Kore'de SK Hynix ve Samsung Electronics hisselerinde sert kayıplar yaşanırken, Japonya ve Çin'de açıklanan ekonomik veriler de piyasalara destek vermedi. Kapanışa yakın işlemlerde; Japonya Nikkei 225 Endeksi yüzde 1,2,Güney Kore Kospi Endeksi yüzde 5,4,Çin Şanghay Bileşik Endeksi yüzde 0,7 gerilerken,Hong Kong Hang Seng Endeksi yatay seyir izledi.Tahvil faizleri gerilerken petrol düştü ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,70'e, 30 yıllık tahvil faizi ise yüzde 5,24 seviyesine geriledi. Dolar endeksi 99,7 seviyesinde dengelenirken, ons altın faiz artışı beklentilerinin zayıflamasıyla yükselişini sürdürdü. Brent petrolün varil fiyatı ise arz endişelerinin azalmasının etkisiyle yüzde 5'in üzerinde değer kaybederek 83,4 dolar seviyesine geriledi. Avrupa'da gözler ekonomik verilere çevrildi Avrupa piyasalarında da Orta Doğu'daki gerilimin azalması olumlu karşılandı. Bu hafta açıklanacak üretici enflasyonu ve PMI verilerinin Avrupa ekonomisinin büyüme görünümüne ilişkin önemli sinyaller vermesi bekleniyor. Para piyasalarında Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) eylül ayında faiz artırma olasılığı yüksek fiyatlanmaya devam ediyor. Yurt içinde enflasyon verisi öne çıkıyor Yurt içinde yatırımcıların odağında temmuz ayı enflasyon rakamları bulunuyor. Ekonomistlerin beklentisi, Tüketici Fiyat Endeksi'nin (TÜFE) temmuz ayında yüzde 1,82 artacağı yönünde. Analistler, BIST 100 Endeksi'nde 13.300 ve 13.200 puanı destek, 13.600 ve 13.700 puanı ise direnç seviyeleri olarak değerlendiriyor.

İran'dan ABD ile müzakerelere açık kapı Haber

İran'dan ABD ile müzakerelere açık kapı

Açıklama, enerji piyasalarında ve Hürmüz Boğazı'na ilişkin risk algısında diplomasi beklentilerini yeniden gündeme taşıdı. İran, ABD ile diplomatik temasların yeniden başlayabileceğine ilişkin dikkat çeken bir mesaj verdi. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ulusal çıkarların korunması şartıyla Washington yönetimiyle müzakerelerin yeniden başlamasının mümkün olduğunu belirtti. Tahran'da düzenlediği basın toplantısında konuşan Bekayi, çeşitli arabulucu ülkeler aracılığıyla İran'a mesajlar iletildiğini ifade ederek, diplomasi seçeneğinin tamamen masadan kalkmadığını söyledi. Bekayi, "Ulusal çıkarlarımız gözetildiği takdirde ABD ile müzakerelerin yeniden başlaması mümkün. İran, gerektiğinde diplomasiyle, gerektiğinde ise savunma araçlarıyla ulusal çıkarlarını korumaya devam edecektir." ifadelerini kullandı. Hürmüz Boğazı vurgusu İran yönetimi, küresel enerji ticaretinin en kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı konusundaki tutumunu da yineledi. Bekayi, boğaz üzerindeki egemenlik haklarının tartışmaya açık olmadığını belirterek, Hürmüz'ün İran'ın milli güvenliğini tehdit edecek şekilde kullanılmasına izin vermeyeceklerini söyledi. Dünya petrol ticaretinin önemli bir bölümü Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleştiriliyor. Bu nedenle bölgede yaşanabilecek her gelişme, uluslararası petrol fiyatları ve enerji piyasaları üzerinde doğrudan etkili oluyor. Piyasalar diplomasiyi izliyor Ekonomi çevreleri, İran'dan gelen uzlaşı mesajlarının jeopolitik risk primini azaltabilecek gelişmeler arasında değerlendirildiğini belirtiyor. ABD ile İran arasında yeniden diplomatik sürecin başlaması halinde petrol arzına ilişkin endişelerin hafiflemesi ve enerji piyasalarında oynaklığın azalması bekleniyor. Buna karşılık taraflar arasında yeni bir gerilim yaşanması durumunda ise petrol fiyatlarında yeniden yukarı yönlü baskı oluşabileceği ifade ediliyor. Türkiye açısından önemi Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkeler açısından Orta Doğu'daki diplomatik gelişmeler, petrol ve doğal gaz maliyetleri üzerinden enflasyon, cari denge ve üretim maliyetleri üzerinde belirleyici olmaya devam ediyor. Bu nedenle piyasalarda, İran ile ABD arasında atılacak diplomatik adımlar yakından takip ediliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.