SON DAKİKA
Hava Durumu

#Jeopolitik Gerilim

Ekometre - Jeopolitik Gerilim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Jeopolitik Gerilim haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Altında gözler 14 Temmuz TÜFE verisinde Haber

Altında gözler 14 Temmuz TÜFE verisinde

Jeopolitik gerilim ve FED baskısı altını zorluyor Gram altın 9 Temmuz 2026 sabahına 6.125 TL, ons altın ise 4.065 dolardan başladı. Orta Doğu'da yeniden yükselen jeopolitik tansiyon ve ABD Merkez Bankası'nın (FED) şahin mesajlar içeren son toplantı tutanakları, altın fiyatları üzerinde baskı oluşturmaya devam ediyor. Hafta genelinde yüzde 2'nin üzerinde değer kaybeden altın, merkez bankalarının güçlü alımları sayesinde daha sert bir düşüşten şimdilik korunuyor. Piyasaların odağında ise 14 Temmuz'da açıklanacak ABD haziran ayı enflasyon verisi bulunuyor. Orta Doğu yeniden piyasaların odağında ABD Başkanı Donald Trump'ın ateşkesin fiilen sona erdiğini açıklaması, İran'a yönelik hava saldırıları, yeni abluka ihtimali ve Tahran'ın misilleme açıklamaları bölgede tansiyonu yeniden yükseltti. Ankara'daki NATO Zirvesi'nin ardından petrol fiyatlarının 80 dolar seviyesini test etmesi de küresel enflasyon endişelerini artırdı. Artan enflasyon beklentileriyle birlikte yüksek faiz beklentilerinin güçlenmesi, faiz getirisi bulunmayan altın üzerinde baskıyı artırdı. Gram altında zayıf görünüm sürüyor Dünkü işlemlerde 4.021 dolara kadar gerileyen ons altın, bugün TSİ 06.00 itibarıyla 4.065 dolar seviyesinde işlem görüyor. Haftalık bazda kayıp yüzde 2'nin üzerine çıkarken, spot gram altın da 6.125 TL'den güne başladı. Piyasalarda yatırımcılar, Orta Doğu'dan gelecek haber akışını yakından izlemeyi sürdürüyor. FED tutanakları beklentileri değiştirdi FED'in haziran toplantısına ilişkin yayımlanan tutanaklar, faiz indirimi beklentilerini zayıflattı. Tutanaklar, üyeler arasında görüş ayrılığı bulunduğunu ortaya koyarken, bazı üyelerin faizlerin yıl sonuna kadar yüzde 3,50-3,75 bandında kalmasını savunduğu, bazı üyelerin ise gerekirse yeni faiz artışlarının gündeme gelebileceğini değerlendirdiği görüldü. Piyasalar ise 2026 sonuna kadar en az bir faiz artışı ihtimalini fiyatlamaya devam ediyor. Altın üzerinde çifte baskı Analistler, altının şu anda iki önemli riskle karşı karşıya olduğuna dikkat çekiyor. Bir yanda Orta Doğu kaynaklı belirsizlikler enflasyon baskısını artırırken, diğer yanda FED'in şahin duruşu reel faizleri yüksek tutuyor. Uzmanlara göre altının yeniden güç kazanabilmesi için 14 Temmuz'da açıklanacak ABD haziran ayı TÜFE verisinin enflasyonda belirgin bir yavaşlamaya işaret etmesi gerekiyor. Merkez bankaları düşüşü sınırlıyor Olumsuz tabloya rağmen merkez bankalarının fiziki altın alımları fiyatlara destek vermeyi sürdürüyor. Son olarak Çin Merkez Bankası'nın haziran ayında da 15 ton altın almasıyla rezervlerini üst üste 20'nci ay artırması dikkat çekti. Analistler, küresel merkez bankalarının devam eden altın talebinin fiyatlarda daha sert düşüşlerin önüne geçtiğini belirtiyor. Kısa vadede ons altında 4.000 dolar psikolojik, 3.940 dolar ise teknik destek olarak öne çıkarken, 4.200 dolar seviyesi ilk önemli direnç noktası olarak takip ediliyor.

Ekonomik Güven Endeksi Mart ayında yüzde 2,8 düştü Haber

Ekonomik Güven Endeksi Mart ayında yüzde 2,8 düştü

Güvende en sert düşüşler yüzde 3,9’la reel sektör ve inşaatta. Perakende ticarette yüzde 2, tüketicide yüzde 0,8 ve hizmet sektöründe de yüzde 0,5 düşüş var. ABD ve İsrail ile İran arasında 28 Şubat’ta başlayan savaşın yarattığı jeopolitik gerilim, başta petrol arzı olmak üzere uluslararası ticarette ortaya çıkan aksama ve ileriye yönelik belirsizlikler, Türkiye’de tüm ekonomik aktörlerin beklentilerine olumsuz yansıdı ve genel güven düzeyinde sert düşüşe yol açtı. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı verilere göre Ekonomik Güven Endeksi, martta önceki aya göre yüzde 2,8 düşerek 97,9 oldu. Böylece ülke ekonomisindeki genel güven düzeyini yansıtan endeksin değeri yeniden 100 eşiğinin altına indi. Endeksin bileşenlerini oluşturan ekonomideki tüketici ve üretici tüm kesimlerin güven düzeyi mart ayında aşağı geldi. Alt endekslerdeki düşüşler, savaşın yarattığı dış şokun özellikle üretim ve yatırım tarafında daha güçlü hissedildiğine işaret etti. Tüketici Güven Endeksi, mevsim etkilerinden arındırılmış hizmet, perakende ticaret, inşaat sektörleri güven endeksleri ile Merkez Bankası tarafından yayımlanan reel kesim (imalat sanayii) güven endeksi alt endekslerinin ağırlıklandırılarak birleştirilmesinden oluşturuluyor. Ekonomik güven endeksi 0-200 aralığında değer alabiliyor. Endeksin 100’den büyük olması genel ekonomik duruma ilişkin iyimserliği, 100’den küçük olması ise kötümserliği gösteriyor. Savaşın ilk şoku Dünya'dan Naki Bakır'ın haberine göre, Ekonomik Güven Endeksi verisi, savaşın ilk bir aylık dönemine denk gelen mart ayını temsil ediyor. Ancak, endeksin bileşenleri olan reel kesim, hizmet, perakende ticaret ve inşaat güven endeksleri TÜİK ve Merkez Bankası iş birliği ile her ayın 1-15’i arasında yürütülen İktisadi Eğilim Anketi; tüketici güveni de Tüketici Eğilim Anketi sonuçlarından hesaplanıyor. Buna göre tüketici, hizmet, perakende, inşaat güven düzeyleri, anketler ayın ilk yarısında yapıldığı için bu dönemdeki algıyı yansıtıyor. Reel kesim güven düzeyi de ilgili anket ayın 15’i civarında tamamlandığı için sanayicilerin ay ortasındaki algı durumunu gösteriyor. Bu durum dikkate alınırsa, sonuçlar aslında savaşla geçen mart ayının ilk yarısındaki şoku ifade ediyor. Martın ikinci yarısında savaş sürecinin aldığı boyuta bağlı olarak güven düzeyinde yaşanan değişim izleyen ay açıklanacak endekslerde görülecek. En sert düşüş reel sektör ve inşaatta Mart ayında güven düzeyinde en belirgin gerileme reel kesim/imalat sanayii ile inşaat sektörlerinde görüldü. Reel Kesim Güven Endeksi önceki aya göre yüzde 3,9 oranında 4,1 puan düşerek eşik değer olan 100’e, başka deyişle güvende iyimser bölgenin sınırına indi. Reel sektördeki düşüş, ihracat pazarlarına ilişkin belirsizlik, enerji fiyatlarında artış riski ve finansman koşullarına yönelik kaygıların arttığını gösteriyor. Marttaki düşüşlerle Reel Kesim Güven Endeksi bir yıl önceki düzeyinin 3,2 puan altına ve son sekiz ayın dip düzeyine geldi. Uzunca bir dönemdir zaten kötümser bölgede seyreden İnşaat Sektörü Güven Endeksi de martta yüzde 3,9 düşerek 80,6’ya kadar geriledi. İnşaat tarafındaki gerileme ise zaten zayıf seyreden talep ortamının jeopolitik risklerle daha da kırılgan hale geldiği, gelecek döneme ilişkin beklentilerde kötüleşmenin arttığına işaret ediyor. İnşaat Sektörü Güven Endeksi bir yıl önceye göre yüzde 9,3’lük düşüşle Mart 2025 düzeyinin 8,3 puan altına indi. Düşüş perakende de güçlü, hizmette sınırlı İç talebe daha duyarlı sektörlerde düşüş reel sektör ve inşaata göre daha sınırlı kaldı. Ancak perakende ticaret güven endeksi önceki aya göre yine güçlü bir güven kaybı sayılacak yüzde 2 ile görece düşüşle 113,6’ya geriledi. Bu düşüş, savaşın ilk bir aylık döneminde tüketim faaliyetini tamamen bozmadığını, ancak mağazalar, zincir marketler ve giyim, elektronik gibi alanlarda doğrudan tüketiciyle temas eden firmaları kapsayan perakende ticarette risklerin büyüdüğü, gerilimin arttığı, işletmelerin gelecek aylara ilişkin temkinli bir beklentiye geçtiğini gösterdi. Turizm, ulaştırma, konaklama, bilgi-iletişim gibi alt sektörleri kapsayan hizmet sektörü endeksi ise yüzde 0,5’le daha sınırlı bir düşüş kaydederek 113,2’ye geriledi. Sektörde, güven düzeyindeki düşüş sınırlı kalmakla birlikte, gelecek döneme ilişkin talep daralması ve fiyat düzeyinde gerileme beklentilerinin güçlendiği gözlendi. Belirsizlik kanalı çalışıyor Ekonomistler, savaşın Türkiye ekonomisine olumsuz etkisinin ilk etapta başlıca şu üç kanal üzerinden ortaya çıktığını belirtiyor: * Enerji fiyatlarında yükseliş ve bunun de­vam etme riski * Finansal piyasalarda oynaklık ve sermaye çıkışlarında hızlanma * Dış talep ve ticaret beklentilerinde zayıflama. Güven endeksle-rindeki bozulma ekonomideki aktörlerin ilk şokunu yansıtırken, savaşın temel ekonomik göstergelerde yol açtığı somut ektiler ise istatistiki verilere henüz yeterince yansımadı. Ancak izleyen aylarda bunun daha somut olarak görüleceği ve ekonomik aktörlerin üretim, yatırım ve tüketim kararlarının daha temkinli hale gelebileceğine işaret ediliyor. Tüketici güveni daha da dibe indi Zaten uzun süredir iyimserlik eşiği olan 100’ün oldukça altında bulunan Tüketici Güven Endeksi de martta yüzde 0,8 düşüşle 85’e indi. Bu değişim, hane halkının enflasyon, gelir ve gelecek beklentilerinde sınırlı bir kötüleşmeye işaret ediyor. Ancak söz konusu endeks TÜİK ve Merkez Bankası tarafından her ayın 1-15’i arasında yürütülen Tüketici Eğilim Anketi sonuçlarından hesaplandığı için, mart ayı verisi, savaşın süresi ve sonucunun henüz öngörülemediği ilk iki haftadaki durumu yansıtıyor. Hanelerin kendi maddi durumları ve genel ekonomiye ilişkin değerlendirmeleri ile geleceğe ilişkin beklentileri ve harcama eğilimini yansıtan Tüketici Güven Endeksini oluşturan ve çoğu 100 baz değerin altında seyreden alt endekslerde, savaşın henüz yeni olduğu ve ne kadar süreceğinin kestirilemediği ilk iki haftadaki bu düşüşler, beklentilerde genel bir bozulmaya işaret ediyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.