SON DAKİKA
Hava Durumu

#Iş Gücü Maliyetleri

Ekometre - Iş Gücü Maliyetleri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Iş Gücü Maliyetleri haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

TÜFE ocak ayında yüzde 4,84 arttı Haber

TÜFE ocak ayında yüzde 4,84 arttı

TCMB'nin Ocak Ayı Fiyat Gelişmeleri Raporu'nda "Yıllık enflasyon gıda ile alkol-tütün-altın gruplarında yükselirken, diğer ana gruplarda geriledi" denildi. Yıllık enflasyon gıda ile alkol-tütün-altın gruplarında yükseldi Rapora göre, tüketici fiyatları ocak ayında yüzde 4,84 arttı, yıllık enflasyon 0,24 puan düşüşle yüzde 30,65 seviyesinde gerçekleşti. Yıllık enflasyon gıda ile alkol-tütün-altın gruplarında yükselirken, diğer ana gruplarda geriledi. Bu dönemde aylık fiyat artışında gıda ve hizmet grupları öne çıktı. Gıda grubu aylık enflasyonunda, başta sebze ve et kalemleri olmak üzere işlenmemiş gıdanın etkisi belirgin oldu. Enerji grubundaki artış sınırlı oldu Hizmet grubunda ocak ayında aylık enflasyon, iş gücü maliyetleri ile dönemsel fiyatlamanın ve geriye doğru endeksleme davranışının yüksek olduğu kalemler öncülüğünde bir önceki aya kıyasla yükseldi. Hizmet grubunun yıllık enflasyonu ise 3,76 puan düşüş ile gerileme eğilimini sürdürdü. Diğer taraftan, temel mal enflasyonu görece ılımlı seyretti. Bu dönemde yönetilen/yönlendirilen fiyat ve maktu vergi güncellemeleri, geçmiş yıllara kıyasla daha düşük bir oranda gerçekleşerek dezenflasyon sürecini destekledi. Enerji grubunda aylık fiyat artışı önceki yılın ocak ayına kıyasla sınırlı oldu. Tüfe'de tüketim sepeti sınıflaması ve baz yılı değiştirildi Rapora göre, Tüketici Fiyat Endeksinde (TÜFE) tüketim sepeti sınıflaması ve baz yılı değiştirildi, endeksin ağırlık yapısı güncellendi. Hizmet sektörünün endeks içindeki payı 7,4 puan artışla yüzde 38,4’e çıkarken, malların ağırlığı yüzde 61,6’ya geriledi. B ve C göstergelerinin ağırlıkları ise sırasıyla 5,2 ve 4,5 puan arttı. Yıllık tüketici enflasyonuna katkılar incelendiğinde, enerji, temel mallar ile alkol-tütün ve altın gruplarının katkıları bir önceki aya kıyasla sırasıyla 1,07, 0,34 ve 0,24 puan azalırken, gıda ve alkolsüz içecekler ile hizmet gruplarının katkıları sırasıyla 1,23 ve 0,18 puan arttı. Mevsimsellikten arındırılmış verilerle, tüketici fiyatlarının aylık artışı bir önceki aya kıyasla yükseldi. Aylık artışlar bir önceki aya kıyasla B ve C göstergelerinde yükseliş kaydetti. B endeksindeki yükselişte temel mal ve işlenmiş gıda fiyat gelişmeleri etkili oldu. TCMB bünyesinde takip edilen göstergeler, ocak ayında enflasyonun ana eğiliminde döneme özgü bir yükselişe işaret etti. Göstergeler üç aylık ortalamalar bazında ise sınırlı miktarda yükseldi. Hizmet fiyatları ocak ayında yüzde 7,39 arttı, grup yıllık enflasyonu 3,76 puan azalarak yüzde 40,23 oldu. Yıllık enflasyon haberleşme ve ulaştırma gruplarında yükseldi, diğer alt gruplarda ise geriledi. Alt kalemler arasında diğer hizmetler grubu aylık yüzde 9,74’lük artış ile öne çıktı. Bu gelişmede, dönemsel fiyatlamanın ve geçmiş enflasyona endeksleme davranışının yaygın olduğu sağlık (yüzde 18,12), finansal hizmetler (yüzde 14,78) ve eğitim hizmetleri (yüzde 6,61) ile bakım-onarım kalemlerindeki yüksek fiyat artışlarının etkileri hissedildi. Başta hava yolu ile yolcu taşımacılığı (yüzde 36,9 artış) olmak üzere ulaştırma hizmetleri alt grubu enflasyonu (yüzde 8,05 artış) yüksek seyri ile öne çıktı. İş gücü maliyetleri ile gıda fiyatlarındaki gelişmelerin etkisinin gözlendiği lokanta-otel grubunda fiyatlar yüzde 5,86 artarken, haberleşme grubunda da aylık artış yüzde 5,35 ile belirgin oldu. Sözleşme yenileme oranındaki mevsimsel yükselişin de etkisiyle kira aylık artışı yüzde 5,26 olurken, bu grupta yıllık enflasyon 5,06 puan azalışla yüzde 56,55’e geriledi. Bu dönemde yönetilen-yönlendirilen hizmet kalemlerindeki fiyat artışı ise geçmiş yıllara kıyasla daha düşük gerçekleşti. Temel mal grubu fiyatları arttı Temel mal grubu fiyatları ocak ayında yüzde 0,51 ile ılımlı bir oranda arttı, grup yıllık enflasyonu 0,26 puanlık düşüşle yüzde 17,45 oldu. Dayanıklı tüketim mallarında fiyat artışı yüzde 2,91 ile önceki aya kıyasla güçlendi. Bu gelişmede, otomobil, mobilya ve beyaz eşya ile tüketici elektroniği fiyatlarının etkisi öne çıktı. Giyim ve ayakkabı fiyatları mevsimsel etkilerle yüzde 4,83 düştü. Diğer temel mallar alt grubunda aylık enflasyon oranı yüzde 2,40 ile önceki aya kıyasla güçlendi. Bu gelişmede, ilaç fiyatlarındaki artışın sarkan etkisi de etkili oldu. Enerji fiyatları ocak ayında yüzde 2,29 arttı, grup yıllık enflasyonu 4,85 puan gerileyerek yüzde 30,21 oldu. Bu gelişmede, fiyatı belediyelerce belirlenen şebeke suyu tarifesindeki yükseliş (yüzde 7,32) ile son kaynak tedarik tarifesi tüketim limitindeki güncellemeye istinaden elektrik fiyat artışı (yüzde 3,04) öne çıktı. Maktu vergi artışı ocak ayında Yİ-ÜFE artışının ima ettiğinden düşük gerçekleşirken ham petrol fiyat gelişmelerinin de etkisiyle akaryakıt fiyatlarında yükseliş (yüzde 1,59) izlendi. Gıda ve alkolsüz içecekler grubu fiyatları arttı Gıda ve alkolsüz içecekler grubu fiyatları yüzde 6,59 artış ile öne çıkan bir diğer alt grup oldu. Gıda grubu yıllık enflasyonu bu dönemde 3,38 puan artışla yüzde 31,69’a yükseldi. Yıllık enflasyon işlenmiş gıda grubunda gerilerken, işlenmemiş gıdada belirgin şekilde yükseldi. İşlenmemiş gıda fiyatları aylık bazda yüzde 11,79 arttı ve bu gelişmede sebze ile et fiyatlarının etkisi oldu. İşlenmiş gıda grubunda ise et fiyatlarındaki artışın etkisi işlenmiş et ürünlerinde hissedilirken, çiğ süt fiyat artışı süt ile süt ürünlerine yansımadı. Bununla birlikte, alkollü içecekler ve tütün grubunda maktu ÖTV güncellemesini takiben alkollü içecek fiyatlarında artış izlenirken, tütün grubunda vergi güncellemesinin etkisinin şubat ayında gözlenmesi bekleniyor. Yurt içi üretici fiyatları yükseldi Yurt içi üretici fiyatları ocak ayında yüzde 2,67 arttı, yıllık enflasyon 0,50 puan gerileyerek yüzde 27,17 oldu. Bu dönemde enerji fiyatları (yüzde -1,69) düşerken, dayanıksız (yüzde 4,16) ve dayanıklı (yüzde 4,02) tüketim mal fiyatları yüksek artışları ile öne çıktı. Sektörel bazda incelendiğinde ise diğer mamul eşyalar (altın fiyat etkisini içeren), metal cevherleri, basım ve kayıt hizmetleri, içecekler ve temel eczacılık ürünleri yüksek fiyat artışı gösteren alt gruplar oldu.

Rüzgâr enerjisinde hava durgun  Haber

Rüzgâr enerjisinde hava durgun 

  Enerji Sanayicileri Ve İş İnsanları Derneği (ENSİA) Yönetim Kurulu Başkanı Alper Kalaycı’dan çarpıcı değerlendirmeler:   “Yatırımcıyı ülkemize çekmek zor, kaçırmak kolay”  “işgücü maliyetinde portekiz ve polonya’nın üzerindeyiz”  “yeka yarışmaları geciktikçe sektör önünü göremiyor” AB Türkiye Delegasyonu ve İtalya Ulusal Enerji Kümesi üst yöneticilerinin de katıldığı zirve kapsamında düzenlenen “Rüzgâr Enerjisi Tedarik Zincirinde Küresel Zorluklar” oturumu dinleyicilerin yoğun ilgisi ile karşılandı. ENSİA Yönetim Kurulu Başkanı Alper Kalaycı’nın moderasyonunu yaptığı oturumda; Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB) Genel Sekreteri İskender Kökey, Ateş Wind Power Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Güldoğan, Denizüstü Rüzgar Enerjisi Derneği (DÜRED) Başkan Yardımcısı Dolunay Güçlüer Küpeli ve CS Wind Üretim Destek Sorumlusu Ersan Özsoy konuşmacı olarak yer aldı.  “Yatırımcıyı ülkemize çekmek zor, kaçırmak kolay” Türkiye’deki rüzgâr enerjisi sektörünün mevcut durumu hakkında kapsamlı değerlendirmelerde bulunan Alper Kalaycı,  Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından rüzgâr enerjisi yatırımları için gerçekleştirilecek Yenilenebilir Kaynak Alanları-4 (YEKA-4) yarışmasının gecikmesinin, ana ve yan sanayide faaliyet gösteren şirketleri olumsuz etkilediğini belirtti. YEKA-4’ün 2025’e girmeden tamamlanmasının önemine dikkat çeken ENSİA Yönetim Kurulu Başkanı Kalaycı, “Yerli ya da yabancı sermayeli olsun yatırımcıyı ülkemize çekmek zor, kaçırmak ise bir o kadar kolaydır. General Electric bünyesinde Bergama Organize Sanayi Bölgesi’nde üretim yapan LM Wind Power rüzgâr türbin kanadı fabrikasının Mart ayında kapanması, sektörümüzde büyük moral bozukluğu yarattı. Ana ve yan sanayide faaliyet gösteren diğer firmalarımızın küçülme döneminde olduğunu gözlemlemekteyiz.” dedi.   “İŞgücü maliyetinde portekiz ve polonya’nın üzerindeyiz” Türkiye’nin ücret skalasında, Portekiz ve Polonya gibi Avrupa ülkelerin üzerine çıkmasının dikkat çekici olduğunu vurgulayan Alper Kalaycı, dünya genelinde tüm türbin üreticilerinin bir süredir zarar ettiğini, ancak sektördeki iniş çıkışların fabrika kapamalarını gerektirecek boyutta olmadığını kaydetti. Türkiye’ye özgü değişkenlerin, sektörün gelişim sürecinde belirleyici olduğuna işaret eden Alper Kalaycı, şu değerlendirmeyi yaptı: “Özellikle kanat üreticilerimizin, pazarda yaşanan daralmanın dışında yaşadıkları diğer önemli sorun işgücü olmak üzere işletme maliyetleri üzerindeki yüklerdir. Bu üretim büyük oranda el ve beden işçiliğine dayalı ve kıdemli bir mavi yakalı işçi, birkaç yıllık mühendisten daha fazla ücret alıyor. 2024 içinde duyurusu yapılacak YEKA 4 ihalesini elbette tüm sektör heyecanla ve mutlulukla bekliyor. Ancak bu ihaleyi 2023’te yapabilmiş olsaydık, bugün aksam üreticileri önlerini çok daha iyi görebilir, kapanma ya da küçülme kararlarını erteleyebilirlerdi. YEKA-5, YEKA-6 gibi sıradaki ihale takvimlerinin açıklanmasının, gerek yatırımcı gerekse ekipman üreticilerinin önlerini görmeleri açısından çok yararlı olacağını düşünüyoruz. YEKA-4 projesinin, büyük kapasiteli ancak bölünmüş projeler olması durumunda farklı ölçekteki birçok firma ilgi gösterecek. YEKA ile ilgili detayların bilinmesi üreticilerin planlama yapmalarına olanak sağlayacak. Zira YEKA ihalelerinin en büyük ve önemli kısmı yerlilik başlığında düğümleniyor. Kanat, kule, jeneratör veya güneş paneli gibi kısımları yerli üretmek için önümüzdeki yıllarda Türkiye'de ne kadar kapasite devreye gireceğini görmek ve ona göre yatırım yapmak ve üretim zincirini şekillendirmek gerekiyor. YEKA yarışmalarında yaşanan gecikmeler, yüksek enflasyon ve finansmana erişimde yaşanan sıkıntılar bu kritik endüstride genel bir durgunluk yaşandığını gösteriyor.”   “Her yıl en az 2000-2200 mw proje portföyü geliştirilmeli”   Türkiye’nin Ulusal Enerji Eylem Planı’nda rüzgâr enerjisi için açıklanan hedeflere ulaşabilmesi için yılda en az 1500 MW kurulu gücü devreye alması gerektiğini hatırlatan Kalaycı, Türkiye'nin taşıdığı büyük potansiyel dikkate alındığında, bazı projelerin sahaya yansıyamama ihtimaline karşılık 2000 ilâ 2200 MW’lık proje portföyünün yaratılması gerektiği görüşünü savundu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.