SON DAKİKA
Hava Durumu

#İş Dünyası

Ekometre - İş Dünyası haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İş Dünyası haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Çin imalat sektöründe büyüme sürüyor Haber

Çin imalat sektöründe büyüme sürüyor

S&P Global tarafından açıklanan verilere göre, Çin RatingDog genel imalat PMI endeksi ekimde 52,0 seviyesinde gerçekleşti. Eylül ayında 52,1 olan endeksteki sınırlı gerilemeye rağmen imalat sektöründeki büyüme eğilimi korundu. Endeksin üst üste 11 aydır 50 seviyesinin üzerinde bulunması, 2021 yılının ortalarından bu yana sektörde kaydedilen en uzun kesintisiz iyileşme dönemine işaret etti. Üretim artışı nisan ayından bu yana en yüksek seviyede Ekim ayında imalat sanayi üretimindeki artış hız kazandı ve nisan ayından bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Yeni siparişlerdeki büyüme ise eylül ayına yakın bir tempoda sürdü. Böylece yeni siparişlerdeki genişleme eğilimi 18 aya yaklaştı. Yeni ihracat siparişleri de artışını üst üste dördüncü aya taşıdı. Ancak ihracat siparişlerindeki büyüme hızı son üç ayın en düşük seviyesine geriledi. Maliyet baskısı hafifledi, fabrika çıkış fiyatları geriledi Ekim ayı verileri, imalat sektöründe maliyet baskılarının hafiflediğini ortaya koydu. Girdi fiyatlarındaki artış eylül ayına kıyasla yavaşlayarak yıl başından bu yana kaydedilen ortalamanın altına indi. Yoğun rekabetin etkisiyle fabrika çıkış fiyatları ise son üç ayda ikinci kez düşüş gösterdi. Bu gelişme, üreticilerin fiyatlama gücü üzerindeki baskının sürdüğüne işaret etti. Özel sektör PMI verisi resmi göstergeden ayrıştı Çin'in özel sektör ağırlıklı imalat göstergesi ile resmi PMI verisi ekim ayında farklı yönlerde hareket etti. Resmi imalat PMI endeksi, eylüldeki 50,1 seviyesinden 49,3'e gerileyerek daralma bölgesine geçti. Buna karşılık özel sektör ve küçük ölçekli şirketleri daha fazla kapsayan RatingDog imalat PMI endeksi 52,0 seviyesinde kalarak büyümeye işaret etti. Üretim ve siparişlerdeki artışa rağmen riskler sürüyor Ekim ayı verileri, Çin imalat sektörünün yılın son çeyreğine üretim ve yeni siparişlerdeki büyümeyi koruyarak başladığını gösterdi. Bununla birlikte fabrika çıkış fiyatlarında yeniden görülen düşüş ve iş dünyası güvenindeki zayıflama, sektörün önümüzdeki dönemde karşı karşıya kalabileceği riskler arasında öne çıktı.

Yapay zekâ şirketlerin rekabet haritasını yeniden çiziyor Haber

Yapay zekâ şirketlerin rekabet haritasını yeniden çiziyor

Çevrim içi gerçekleştirilen seminerde, yapay zekânın şirketlerin stratejik karar alma mekanizmalarından üretim ve Ar-Ge süreçlerine kadar yarattığı dönüşüm mercek altına alındı. Uygulamalı Veri Analitiği Eğitmeni Dr. Atilla Yardımcı’nın katılımıyla gerçekleştirilen etkinlikte; veri odaklı yönetim, yapay zekâ destekli stratejik karar alma, üretim ve Ar-Ge’de yapay zekâ uygulamaları ile yeni nesil teknolojilerin iş dünyası üzerindeki etkileri değerlendirildi. Seminerin açılışında konuşan EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı M. Kaan Özhelvacı, yapay zekânın kısa süre içerisinde teknoloji dünyasının gündeminden çıkarak şirketlerin strateji, yönetim ve rekabet gündeminin merkezine yerleştiğine dikkat çekti. “Asıl mesele yapay zekâya sahip olmak değil, onu değere dönüştürmek” Yapay zekâyı yalnızca işleri hızlandıran ya da belirli görevleri otomatikleştiren bir teknoloji olarak değerlendirmenin artık yeterli olmadığını vurgulayan Özhelvacı, şirketler açısından asıl rekabet alanının “veriden değer yaratmak” olduğunu söyledi. Özhelvacı, “Bugün asıl dönüşüm; şirketlerin sahip oldukları veriyi nasıl yönettikleri, bu veriden nasıl anlam ürettikleri ve elde ettikleri içgörüleri ne ölçüde doğru ve hızlı kararlara dönüştürebildikleriyle gerçekleşiyor. Önümüzdeki dönemde fark yaratacak olan, yalnızca yapay zekâ araçlarına sahip olmak değil; doğru veriyi, doğru teknolojiyle ve doğru yönetim anlayışıyla bir araya getirebilmek olacak” dedi. Kuruluşların yüzde 88’i yapay zekâ kullanıyor Yapay zekânın küresel ölçekte ulaştığı yaygınlığa ilişkin güncel verileri de paylaşan Özhelvacı, Stanford Üniversitesi’nin 2026 Yapay Zekâ Endeksi Raporu’na göre 2025 yılında araştırma kapsamındaki kuruluşların yüzde 88’inin yapay zekâyı en az bir iş fonksiyonunda kullandığını belirtti. Üretken yapay zekânın ise kuruluşların yüzde 70’inde en az bir iş fonksiyonuna girdiğini ifade eden Özhelvacı, küresel kurumsal yapay zekâ yatırımlarındaki hızlı yükselişe dikkat çekti. Özhelvacı, “Bu tablo bize yapay zekânın artık bir deneme alanı olmaktan çıktığını gösteriyor. Yapay zekâ; şirketlerin rekabet gücünü, verimliliğini ve gelecekteki iş modellerini şekillendiren temel unsurlardan biri haline geldi” diye konuştu. Türkiye’de yapay zekâ kullanımı yükseliyor Türkiye’de de şirketlerin yapay zekâ kullanımının giderek yaygınlaştığını belirten Özhelvacı, TÜİK verilerine göre yapay zekâ kullandığını belirten girişimlerin oranının 2021 yılında yüzde 2,7 iken 2025 yılında yüzde 7,5’e yükseldiğini hatırlattı. 250 ve üzeri çalışanı bulunan büyük ölçekli girişimlerde ise bu oranın yüzde 24,1’e ulaştığını kaydetti. Yapay zekânın şirketlerin temel faaliyet alanlarına giderek daha fazla entegre olduğuna dikkat çeken Özhelvacı, yapay zekâ kullanan girişimlerin yüzde 41,1’inin teknolojiden üretim veya hizmet süreçlerinde, yüzde 41’inin Ar-Ge ve yenilik faaliyetlerinde, yüzde 40’ının ise işletme süreçleri ve yönetim organizasyonunda yararlandığını ifade etti. “Dönüşümü izleyen değil, yöneten şirketlere ihtiyacımız var” EGİAD’ın dijital dönüşümü yalnızca teknolojik bir değişim olarak değerlendirmediğini belirten Özhelvacı, dönüşümün insan kaynağından yönetim kültürüne, üretim süreçlerinden şirketlerin karar alma mekanizmalarına kadar geniş bir alanı yeniden şekillendirdiğini vurguladı. EGİAD’ın üyelerinin yeni teknolojileri anlamalarına ve şirketlerinde uygulamalarına katkı sağlamayı kurumsal önceliklerinden biri olarak gördüğünü ifade eden Özhelvacı, şöyle devam etti: “EGİAD olarak hedefimiz; üyelerimizin bu değişimi dışarıdan izleyen değil, kendi şirketlerinde yöneten ve geliştiren liderler olmasıdır. Yapay zekâyı yalnızca teknolojik bir araç olarak değil, şirketlerimizin rekabet gücünü artıracak stratejik bir dönüşüm alanı olarak görüyoruz. Veri odaklı yönetim kültürünü geliştirebilen, teknolojiyi doğru insan kaynağı ve doğru stratejiyle buluşturabilen şirketlerin yeni dönemin kazananları arasında yer alacağına inanıyoruz.” Yaratıcı yıkımın yeni itici gücü: Yapay zekâ EGİAD tarafından hazırlanan “Yaratıcı Yıkım Sürecinde İzmir – Üçüz Dönüşüm ile İşgücü Piyasasının Yeniden Tasarımı” başlıklı rapora da değinen Özhelvacı, Joseph Schumpeter’in “yaratıcı yıkım” yaklaşımının günümüz ekonomisinde yapay zekâ ve veri teknolojileri üzerinden yeniden karşılık bulduğuna dikkat çekti. Ekonomik gelişmenin mevcut yapıların yerini daha yenilikçi ve daha fazla değer üreten yapılara bırakmasıyla gerçekleştiğini hatırlatan Özhelvacı, “Bugün yapay zekâ ve veri analitiği yaratıcı yıkım sürecinin en güçlü itici unsurları arasında yer alıyor. İş modellerimizden üretim süreçlerimize, çalışanlarımızdan beklediğimiz yetkinliklerden karar alma mekanizmalarımıza kadar çok geniş bir alan yeniden şekilleniyor. Bu dönüşüm karşısında beklemek değil, hazırlanmak; uyum sağlamak değil, mümkün olduğunca dönüşüme yön vermek gerekiyor” değerlendirmesinde bulundu. EGİAD’dan öğrenen ve dönüşen iş dünyası vurgusu EGİAD’ın bir iş insanları derneği olmanın yanı sıra bir liderlik ve öğrenme platformu olduğuna işaret eden Özhelvacı, yapay zekâ ve veri okuryazarlığının önümüzdeki dönemde iş dünyasının temel yetkinlikleri arasında yer alacağını ifade etti. Miuul’un katkılarıyla gerçekleştirilen seminerin şirketlerin dijital dönüşüm yolculuklarına somut katkı sağlamasını hedeflediklerini belirten Özhelvacı, “İş dünyasında artık soru, ‘Yapay zekâyı kullanacak mıyız?’ değil; ‘Yapay zekâyı ne kadar doğru, verimli ve stratejik kullanacağız?’ sorusudur. Teknoloji hızla değişiyor. Rekabet avantajını ise bu değişimin hızına yetişenlerden çok, onu doğru okuyup kendi iş modeline dönüştürebilenler elde edecek” dedi.

BTSO’dan hizmet sektörüne nitelikli iş gücü yatırımı Haber

BTSO’dan hizmet sektörüne nitelikli iş gücü yatırımı

Bu kapsamda, BTSO’nun destekleriyle yenilenen Osmangazi Mesleki Eğitim Merkezi Güzellik ve Saç Bakım Hizmetleri Sınav ve Eğitim Salonu, yeni eğitim döneminde öğrencilerin kullanımına sunuldu. Toplam 400 metrekarelik alana sahip merkez, teknolojik gelişmelere uygun şekilde modernize edilerek öğrencilerin teorik ve uygulamalı mesleki eğitimlerini çağın gerektirdiği donanımlarla alabilecekleri modern bir eğitim alanına dönüştürüldü. İl Millî Eğitim Müdürü Gürhan Çokgezer, BTSO Meclis ve Komite Üyeleri, meslek odası başkanları ve sektör temsilcilerinin katılımıyla gerçekleşen açılış programında konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Türkiye genelindeki 367 oda ve borsa arasında hizmet sektörüne bu ölçekte ve donanımda çıraklık merkezi kazandıran tek oda olduklarını söyledi. İbrahim Burkay, eğitim yatırımlarının BTSO’nun öncelikli alanlarından biri olduğunu belirtti. GUHEM bünyesindeki Gökmen Havacılık ve Uzay Yüksek Teknoloji Fen Lisesi’nin hemen ardından hizmet sektörüne yönelik merkezi de şehre kazandırmaktan gurur duyduklarını ifade eden Başkan Burkay, “Türkiye’deki 367 oda ve borsa içinde bu ölçekte ve donanımda bir eğitim ve çıraklık merkezini hayata geçiren tek odayız. Bu yatırım, BTSO’nun yalnızca sanayide değil, ticarette, hizmette, sağlıkta ve turizmde de şehrine ve ülkesine sunduğu çok yönlü vizyonun en somut göstergesidir. Kentlerin ve toplumların gelişiminde estetik anlayışı belirleyici bir unsurdur. Burada eğitim görecek gençlerimiz meslek sahibi olmakla kalmayacak, bireylerin ve toplumun estetiğini, yaşam kalitesini ve mutluluğunu artıran çok değerli bir vazifeyi üstlenecekler.” diye konuştu. BTSO’nun 2030 Vizyonunda Hizmet Sektörüne Güçlü Destek İbrahim Burkay, mesleki eğitim ile sektörün ihtiyaçlarını buluşturan merkezlerin, iş dünyası ile gençler arasında güçlü bir köprü oluşturduğunu belirterek, “BTSO olarak 70 meslek komitemizle iş dünyasının her alanında projeler üreten ve bu projeleri hayata geçiren bir kurumuz. İçinde bulunduğumuz 400 metrekarelik alanda 20 koltuk bulunuyor. Burada hem cilt bakımı hem de kuaförlük alanlarında çıraklarımızın eğitimlerini gerçekleştiriyoruz. Bu merkezi çok önemsiyoruz. Sektörde faaliyet gösteren firmalarımızın birçoğu lansmanlarını burada gerçekleştiriyor. Sektörün tüm paydaşlarının bir araya geldiği, firmalarımızın merkezi aktif şekilde kullandığı bu yapı bizim için çok kıymetli. BTSO olarak ticaretten hizmet sektörüne, finanstan sağlığa, eğitimden turizme, tarımdan sanayiye kadar her alanda 60 bin üyemize hizmet sunmak için var gücümüzle çalışıyoruz. Bu dönemde de 2030 vizyonumuz doğrultusunda, özellikle ticaret başta olmak üzere tüm alanlarda yalnızca Bursa’yı değil, Türkiye’yi dönüştürecek projeleri hayata geçireceğiz.” dedi. Mesleki Eğitimde Bursa’nın Öğrenci Sayısı 80 Bine Ulaştı Bursa İl Milli Eğitim Müdürü Gürhan Çokgezer, sanayi kenti Bursa’da mesleki eğitime verilen desteğin önemine dikkat çekerek, “BTSO ile yürütülen güçlü iş birliği ve öğretmenlerimizin gayreti sayesinde Bursa’da mesleki eğitimdeki öğrenci sayısı 80 bine ulaştı. Ahilik Haftası vesilesiyle Ahi Evran ve Yunus Emre’den miras kalan helal üretim ve dürüst kazanç kültürünün bu atölyelerde nesilden nesle aktarılmasını diliyorum. Emeği geçen, atölyenin yapımında katkısı bulunan Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu’na ve Başkanımıza çok teşekkür ediyorum. İnşallah buradan öğrencilerimiz işlerini öğrenerek, usta olarak evlerine ekmek götürecek birer birey olarak yetişirler.” dedi. “Gençlerin Yetişmesine Büyük Katkı Sağlayacak” BTSO Meclis Üyesi Erhan Ceren, hizmet sektörü olarak gençlerin yetişmesine katkı sağlayacak önemli bir atölyenin açılışı için bir araya geldiklerini belirterek, “BTSO Başkanımız İbrahim Burkay’ın ortaya koyduğu 2030 vizyonu doğrultusunda, sektörlerimizin geleceğine yönelik çalışmaların içerisinde yer almaktan ve bu vizyonu desteklemekten büyük memnuniyet duyuyoruz. Kendi sektörüm açısından baktığımda, yaklaşık üç dönemdir beraber çalışıyoruz ve hizmet sektörüne verdiği destekler göz ardı edilemeyecek kadar kıymetli. Bugün ‘başardık’ dediğimiz tüm projelerde kendisi yanımızda oldu ve tam desteğini verdi. Burası da o projelerden bir tanesi. Sektörümüzün her zaman yanında oldu, kendisine bugüne kadar verdiği destek ve emekleri için teşekkür ediyorum.” dedi. “Bursa İçin Çok Önemli Bir Kazanım” BTSO Meclis Üyesi Ali Bocan, Osmangazi Mesleki Eğitim Merkezi bünyesindeki güzellik ve saç bakım hizmetleri alanı atölyelerini güncel teknolojiler doğrultusunda hizmete sunduklarını belirterek, “BTSO Yönetim Kurulu Başkanımız Sayın İbrahim Burkay’ın destekleriyle atölyelerimizi gençlerimizin hizmetine sunduk. Bu proje sektörümüz, gençlerimiz ve Bursamız için çok önemli bir kazanım oldu. Merkezde Cilt Bakımı ve Makyaj, Kadın Kuaförlüğü ve Erkek Kuaförlüğü alanlarında eğitimler veriliyor ve bu alanlarda 1.300 kişi eğitim alıyor. Bu sayı her geçen gün artıyor. Burada ulusal ve uluslararası standartlara uygun müfredatlar kapsamında eğitim alan gençlerimizi istihdam eden işletmelerimiz, devlet tarafından sağlanan teşviklerden de yararlanabiliyor.” dedi.

Avdagiç: Türkiye küresel ticarette avantajlı Haber

Avdagiç: Türkiye küresel ticarette avantajlı

Avdagiç, Türkiye’nin ekonomik altyapısı, nitelikli iş gücü ve lojistik avantajlarıyla değişen ticaret ortamında önemli fırsatlara sahip olduğunu belirtti. İstanbul Ticaret Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen İstanbul Ticaret Kongresi, kamu, iş dünyası, akademi ve uluslararası kuruluşların temsilcilerini bir araya getirdi. “Değişen Dünyada İstikrar Paradigması: Küresel Ticaretin Sorumluluk Perspektifiyle Yeniden İnşası” temasıyla gerçekleştirilen kongrede, dünya ticaretindeki dönüşüm, ekonomik riskler ve Türkiye’nin küresel ticaretteki konumu ele alındı. Kongreye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İstanbul Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Şekib Avdagiç ile iş dünyası ve akademi temsilcileri katıldı. Küresel ticarette maliyet baskısı artıyor İTO Başkanı Şekib Avdagiç, kongrede yaptığı konuşmada, küresel ticaretin jeopolitik ve jeoekonomik gerilimlerin etkisiyle önemli bir dönüşümden geçtiğini ifade etti. Korumacı ticaret politikaları, yüksek gümrük tarifeleri, tedarik zincirlerindeki sorunlar ve enerji ile lojistik maliyetlerindeki dalgalanmaların dünya ekonomisi açısından risk oluşturduğunu belirten Avdagiç, dijital ve yeşil dönüşümle birlikte teknolojik gelişmelerin de ticaretin işleyişini değiştirdiğini söyledi. Avdagiç, Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı verilerine göre küresel mal ve hizmet ticaretinin 2025 yılında 35,2 trilyon doları aşarak tarihî en yüksek seviyesine ulaştığını aktardı. Buna karşın korumacı politikaların güçlenmesi, jeopolitik gerilimler ve tedarik zincirlerindeki kırılmaların maliyetleri artırarak küresel ticaret açısından ciddi tehditler oluşturduğunu kaydetti. Dünya Ticaret Örgütünün değerlendirmelerine de değinen Avdagiç, küresel gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 6,9’a kadar azalabileceği ve ticarette parçalanma riskinin özellikle yoksul ülkeler üzerinde etkili olabileceği yönündeki öngörüleri gündeme getirdi. Türkiye’nin rekabet avantajlarına dikkat çekti Avdagiç, Türkiye’nin son 25 yılda elde ettiği ekonomik birikimin ve altyapı yatırımlarının, değişen küresel ticaret ortamında ülkeye avantaj sağladığını belirtti. Türkiye’nin nitelikli iş gücü, lojistik kapasitesi, yakın tedarik üssü konumu, savunma sanayisindeki birikimi ve ikiz dönüşüm alanındaki çalışmalarıyla öne çıktığını ifade eden Avdagiç, küresel ticaretin yeniden yapılandırılmasında Türkiye’nin önemli bir rol üstlenebileceğini söyledi. Avdagiç, konuya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Kongremizin temasında ortaya koyduğumuz gibi, küresel ticaretin sorumluluk perspektifiyle yeniden inşası Türkiye olmadan eksik kalacaktır. O yüzden bu kongrede soyut bir başlık konuşmuyoruz. Dört oturuma yayılmış somut bir yol haritası sunuyoruz.” Ticarette rekabet koşulları değişiyor Küresel ticarette rekabetin artık yalnızca fiyat ve kalite üzerinden şekillenmediğini belirten Avdagiç, işletmelerin finansmana erişim, enerji maliyetleri, teslimat güvenilirliği, mevzuata uyum ve bilgi kapasitesi gibi alanlarda da rekabet etmek zorunda kaldığını ifade etti. Bu unsurları kapsayan yeni bir ticaret yaklaşımına ihtiyaç duyulduğunu belirten Avdagiç, kongrenin dört oturumuyla bu dönüşüme yönelik somut bir yol haritası ortaya koymayı amaçladıklarını söyledi.

Yeni OVP açıklandı: Enflasyon hedefi yükseldi Haber

Yeni OVP açıklandı: Enflasyon hedefi yükseldi

Büyüme beklentisi ise yüzde 3,3’e çekildi. Hükümet, enflasyonun 2027’de yüzde 21’e, 2028’de yüzde 13,5’e ve 2029’da yüzde 9’a gerilemesini hedefliyor. Türkiye ekonomisinin gelecek üç yılına ilişkin hedefleri içeren yeni Orta Vadeli Program (OVP) Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz tarafından açıklandı. Programda büyüme ve enflasyon hedeflerinde önemli değişikliklere gidildi. 2026 yılı büyüme tahmini yüzde 3,3 olarak belirlenirken, yıl sonu enflasyon beklentisi yüzde 28,4’e yükseltildi. Hükümet, büyümenin 2027’de yüzde 4,2’ye, 2028’de yüzde 4,6’ya ve 2029’da yüzde 5’e ulaşmasını öngörürken, enflasyonun aynı yıllarda sırasıyla yüzde 21, yüzde 13,5 ve yüzde 9 seviyelerine gerilemesini hedefliyor. Enflasyon tahmini 12 puan yükseldi 2026-2028 dönemini kapsayan önceki OVP’de yıl sonu enflasyon tahmini yüzde 16 olarak belirlenmişti. Yeni programda 2026 yılı için bu tahmin yüzde 28,4’e çıkarıldı. Böylece enflasyon beklentisi bir önceki programa göre 12,4 puan yükselmiş oldu. Cevdet Yılmaz, küresel ekonomik görünümdeki değişimlerin ve jeopolitik gelişmelerin yeni programın hazırlanmasında etkili olduğunu belirtti. Yılmaz, dünya ekonomisinin ekonomik ve teknolojik gelişmelerin iç içe geçtiği, öngörülebilirliğin azaldığı bir dönemden geçtiğini ifade ederek, bölgedeki savaşların da ekonomik dengeler üzerindeki etkisine dikkat çekti. 2026 büyüme beklentisi yüzde 3,3 Yılmaz, 2026 yılı büyüme tahminini yüzde 3,3 olarak güncellediklerini açıkladı. Sanayi büyümesi beklentisinin de yüzde 2,3’e indirildiğini belirten Yılmaz, buna karşın büyümenin sonraki yıllarda kademeli olarak güçlenmesini beklediklerini söyledi. Buna göre büyümenin 2027’de yüzde 4,2, 2028’de yüzde 4,6 ve 2029’da yüzde 5 seviyesine ulaşması öngörülüyor. Yılmaz, ihracatçıların zorlu dış talep koşullarına rağmen 2026 yılında başarılı bir performans gösterdiğini belirtti. Jeopolitik risklerdeki artışın da ekonomi üzerinde önemli etkiler yarattığını ifade eden Yılmaz, enerji ithalatı beklentisinin 63 milyar dolardan 71 milyar dolara çıkarılmasında bu gelişmelerin etkili olduğunu söyledi. “Enflasyon kontrolden çıkabilirdi” Programın soru-cevap bölümünde konuşan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ise enflasyon hedeflerindeki sapmaya ilişkin özeleştiri yaptı. Şimşek, mevcut ekonomik koşullarda enflasyonun yalnızca düşmemekle kalmayıp kontrolden çıkabileceğini, ancak bunun gerçekleşmediğini belirtti. Başlangıçta belirlenen hedeflerin iddialı olduğunu ifade eden Şimşek, “Biz ataleti muhtemelen düşük ölçtük. Açık konuşalım burada.” değerlendirmesinde bulundu. Enflasyonun 2029’da tek haneye inmesi hedefleniyor Yeni OVP’de hükümetin enflasyonla mücadelede kademeli düşüş hedefi korunuyor. 2026 sonunda yüzde 28,4 olması beklenen enflasyonun 2027’de yüzde 21’e, 2028’de yüzde 13,5’e ve 2029’da yüzde 9’a gerilemesi hedefleniyor. Yılmaz, mayıs 2024’te yüzde 75,5 seviyesine yükselen enflasyonun uygulanan politikalarla belirgin bir düşüş eğilimine girdiğini söyledi. Ancak savaş koşullarının oluşturduğu arz yönlü baskılar nedeniyle düşüş eğiliminin geçici olarak yataylaştığını belirten Yılmaz, Merkez Bankası hesaplamalarına göre savaşın enflasyon üzerindeki doğrudan ve dolaylı etkisinin yaklaşık 7 puan olduğunu aktardı. Milli gelir 1,8 trilyon doları aşacak OVP kapsamında Türkiye ekonomisinin büyüklüğüne ilişkin hedefler de açıklandı. Yılmaz, 2026 sonunda milli gelirin Cumhuriyet tarihinde ilk kez 1,8 trilyon doları aşmasının beklendiğini belirtti. Kişi başına milli gelirin de ilk kez 20 bin doları geçmesinin öngörüldüğünü söyledi. Program döneminde yaklaşık 2,1 milyon ilave istihdam oluşturulması ve daha fazla kişinin işgücüne katılması hedefleniyor. Program sonunda milli gelirin 2,2 trilyon doların üzerine, mal ve hizmet ihracatının ise 450 milyar dolara çıkarılması amaçlanıyor. TL mevduatın payı yüzde 61,5’e yükseldi Yılmaz, uygulanan ekonomi politikalarının Türk lirasına güveni artırdığını savundu. TL mevduatının toplam mevduat içerisindeki payının yüzde 31,6’dan 28 Ağustos itibarıyla yüzde 61,5’e yükseldiğini belirten Yılmaz, bu gelişmenin uygulanan politikaların sonuç verdiğinin göstergelerinden biri olduğunu ifade etti. Bütçe açığının da kademeli olarak düşürülmesi hedefleniyor. 2026 yılı için daha önce yüzde 3,5 olarak öngörülen bütçe açığının alınan tedbirlerle yüzde 3,1 seviyesinde gerçekleşmesi bekleniyor. Sosyal konut yatırımları artırılacak Yeni programda konut politikası da öncelikli alanlar arasında yer aldı. Yılmaz, dar ve orta gelirli vatandaşların konuta erişimini kolaylaştırmak amacıyla sosyal konut yatırımlarının yüzde 150 artırılacağını açıkladı. Ekonomik güvenlik ve dayanıklılığın da programın temel unsurlarından biri olduğunu belirten Yılmaz, kritik alanlarda dışa bağımlılığın azaltılmasını ve ekonominin dış şoklara karşı direncinin güçlendirilmesini hedeflediklerini söyledi. Yılmaz’dan seçim açıklaması Cevdet Yılmaz, OVP’nin hazırlanmasında seçim takvimine ilişkin herhangi bir spekülatif varsayım yapılmadığını söyledi. Yılmaz, programın seçimlerin zamanında yapılacağı varsayımıyla hazırlandığını belirterek, 2028 baharı veya yazına doğru bir seçim öngördüklerini ifade etti. Seçimin daha erken bir tarihe alınmasının ise Meclis’in takdirinde olduğunu belirten Yılmaz, şimdiden farklı bir varsayım üzerinden hareket etmenin doğru olmayacağını söyledi. İş dünyası OVP’yi nasıl değerlendirdi? İstanbul Ticaret Odası Başkanı Şekib Avdagiç, yeni OVP’de üretim ve ihracatın yanı sıra küresel yatırımların ve yeteneklerin teşvik edilmesine yönelik düzenlemelere kapsamlı biçimde yer verilmesini olumlu karşıladıklarını belirtti. Avdagiç, dezenflasyon programının kararlı biçimde uygulanmasının ve oluşacak alanın kademeli faiz normalizasyonuna dönüştürülmesinin önemine dikkat çekti. Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı Mustafa Gültepe ise yeni programın küresel belirsizlikleri ve mevcut ekonomik koşulları dikkate alan daha temkinli bir çerçeve sunduğunu ifade etti. Gültepe, imalat sanayisinin üretim ve ihracat kapasitesinin korunmasına verilen önemi vurgularken, finansman, işletme sermayesi ve emek yoğun sektörlere yönelik desteklerin somutlaştırılmasını olumlu değerlendirdi. Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu Başkanı Nail Olpak da OVP’yi Türkiye ekonomisinin gelecek üç yıllık yol haritasını ortaya koyması ve iş dünyasının planlamalarına rehberlik etmesi açısından önemli bulduklarını belirtti. İstanbul Ticaret Borsası Başkanı Ali Kopuz ise fiyat istikrarı, büyüme, yatırım ve ihracatı güçlendirmeye yönelik hedeflerin önemine dikkat çekti. Kopuz, seçici finansman imkanlarının yatırım yapan, ihracat gerçekleştiren, istihdam sağlayan ve katma değer üreten işletmelere yönlendirilmesinin üretim kapasitesini ve rekabet gücünü artıracağını ifade etti. YENİ Parti’den OVP’ye sert eleştiri YENİ Parti Kayseri Milletvekili Aşkın Genç ise yeni OVP’yi önceki programlarla karşılaştırarak hükümetin hedeflerinde ciddi sapmalar yaşandığını savundu. Genç, 2023’te açıklanan hedefler gerçekleşseydi, o yıl sonunda 100 lira olan bir mal sepetinin 2026 sonunda yaklaşık 166 liraya çıkacağını, gerçekleşmeler ve yeni OVP tahmini dikkate alındığında ise aynı sepetin yaklaşık 243 liraya ulaştığını belirtti. Genç, “OVP artık ekonominin önünü göstermiyor, gerçekleşmelerin arkasından hedef değiştiriyor” değerlendirmesinde bulundu. “Enflasyon hedefi 8,5’ten 28,4’e çıktı” Genç, 2026 yılı enflasyon hedefinin son üç yılda sürekli yukarı yönlü revize edildiğine dikkat çekti. 2023’te yüzde 8,5 olarak açıklanan 2026 enflasyon hedefinin 2024’te yüzde 9,7’ye, 2025’te yüzde 16’ya ve yeni programda yüzde 28,4’e yükseldiğini belirten Genç, üç yıl içerisinde tahminin yaklaşık 3,3 katına çıktığını söyledi. Genç, yalnızca son bir yıldaki artışın 12,4 puan olduğunu ve bunun yüzde 77,5’lik yükselişe karşılık geldiğini ifade etti. Büyüme hedefi de aşağı çekildi Genç, enflasyon hedefindeki yükselişin yanı sıra büyüme beklentisindeki gerilemeye de dikkat çekti. 2026 yılı için üç yıl önce yüzde 5 olarak açıklanan büyüme hedefinin yeni OVP’de yüzde 3,3’e indirildiğini belirten Genç, “Üç yılda daha yüksek enflasyon, daha düşük büyüme tablosuyla karşı karşıyayız” dedi. Genç ayrıca, geçen yılki OVP’de 2027 yılı için yüzde 9 olarak öngörülen enflasyonun yeni programda yüzde 21’e çıkarıldığını, tek haneli enflasyon hedefinin ise 2027’den 2029’a ötelenmiş olduğunu belirtti. 2024 yılında açıklanan OVP’de 2027 enflasyonunun yüzde 7 olarak öngörüldüğünü hatırlatan Genç, yeni hedeflerin önceki programlarla arasındaki farkın ekonomik beklentiler açısından önemli bir sapmaya işaret ettiğini savundu.

Özer Matlı’dan BTSO için yeni dönem vizyonu Haber

Özer Matlı’dan BTSO için yeni dönem vizyonu

Matlı, 60 bin BTSO üyesini kapsayan yeni dönem vizyonunda adalet, şeffaflık ve ortak akıl vurgusu yaptı.Bursa iş dünyasının farklı sektörlerinden temsilcileri bir araya getiren Birlikte Çalışma Merkezi, BTSO Başkan Adayı Özer Matlı’nın katılımıyla açıldı. Sanayiciden tüccara, KOBİ’lerden küçük işletmelere kadar iş dünyasının farklı kesimlerine yönelik mesajlar veren Matlı, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nın 60 bin üyesini merkeze alan bir yönetim anlayışı hedeflediklerini söyledi. Yeni dönemin temelinde ortak yönetim var Özer Matlı, yeni dönem vizyonlarının adalet, şeffaflık ve birlikte yönetim ilkeleri üzerine kurulacağını belirtti. Bursa iş dünyasının tüm kesimlerinin karar alma süreçlerinde daha etkin şekilde yer alması gerektiğini ifade eden Matlı, farklı ölçeklerdeki işletmelerin ihtiyaçlarını dikkate alan bir yönetim modeli oluşturmayı amaçladıklarını dile getirdi. Bursa Dönüşüm Planı geliyor Matlı, Bursa’nın ticaret ve sanayi yapısını kapsayacak kapsamlı bir Bursa Dönüşüm Planı üzerinde çalıştıklarını da açıkladı. Planın önümüzdeki dönemde kamuoyuyla paylaşılacağını belirten Matlı, Bursa iş dünyasının değişim ve dönüşüm sürecine hazır olduğunu söyledi. Matlı, “Bursa iş dünyası dönüşüme hazır. Bu akşam yalnızca kapıyı açıyoruz, asıl yürüyüş şimdi başlıyor” ifadelerini kullandı. Birlikte Çalışma Merkezi’nin, yeni dönemde iş dünyası temsilcileri arasında iletişim ve ortak çalışma kültürünün geliştirilmesine katkı sağlaması hedefleniyor.

HOMETEX ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor Haber

HOMETEX ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor

İstanbul Ticaret Odası Başkanı Şekib Avdagiç: “HOMETEX, Dünyanın En Önemli Ev Tekstili Fuarlarından Biri” Ev tekstili sektörünün önemli buluşmalarından HOMETEX Ev Tekstili Fuarı, İstanbul Fuar Merkezi’nde sektör temsilcilerini ve alım heyetlerini bir araya getirmeyi sürdürüyor. İstanbul Ticaret Odası Başkanı Şekib Avdagiç, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay ve Türkiye Ev Tekstili Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TETSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Murat Şahinler fuarı ziyaret ederek stantlarda incelemelerde bulundu. Fuar ziyaretinin ardından değerlendirmelerde bulunan Avdagiç, organizasyonun sektör adına gurur verici bir tablo ortaya koyduğunu söyledi. HOMETEX’in başarılı bir organizasyonla gerçekleştirildiğini belirten Avdagiç, fuarın düzenlenmesine katkı sağlayan TETSİAD’a, KFA Fuarcılık’a, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İbrahim Burkay’a ve emeği geçenlere teşekkür etti. 11 salonun tamamı doldu İstanbul Fuar Merkezi olarak fuarın en iyi şekilde gerçekleştirilmesi için tüm imkanları seferber ettiklerini vurgulayan İTO Yönetim Kurulu Başkanı Şekib Avdagiç, “Şu anda bölgemizin, hatta dünyanın en önemli ev tekstili fuarlarından biri İstanbul’da gerçekleştiriliyor. İstanbul Fuar Merkezi’ndeki 11 holün tamamı bu fuarda katılımcı firmalarla dolmuş durumda. Yaklaşık 600 firmamız burada yer alıyor.” ifadelerini kullandı. “Ziyaretçi sayısında yüzde 8 artış” Avdagiç, zorlu ekonomik şartlara rağmen fuara ilginin güçlü olduğunu dile getirerek, ilk gün verilerinde ziyaretçi sayısının geçen yıllara göre yaklaşık yüzde 8 arttığını gözlemlediklerini kaydetti. Fuarın ihracata katkısına da işaret eden Avdagiç, şöyle konuştu: “Bizim için önemli olan yurt dışından daha fazla alım heyetinin gelmesi ve firmalarımızın daha fazla ihracat yapabilmesi. Fuarı gezdiğimizde tüm stantlarda memnuniyet olduğunu gördük. Bu memnuniyetin arkasında fuarın fiziki hazırlığı kadar organizasyon başarısı da var. Doğru alım heyetlerinin seçilmiş olması çok önemli. Buraya turistik amaçla değil, gerçek alıcıların gelmesi fuarın değerini artırıyor.” Avdagiç, fuarın gelecek yıllarda daha da büyüyeceğine inandıklarını belirterek, organizasyonun 700-750 firmanın katıldığı, uluslararası ziyaretçi ve alıcı sayısı daha da artan bir yapıya ulaşmasını temenni etti. Burkay: “Üretileni alıcılarla buluşturmak çok önemli” BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay da üretmenin kıymetli olduğunu ancak üretileni dünyadaki gerçek alıcılarla buluşturacak platformları oluşturmanın da büyük önem taşıdığını söyledi. Fuarcılığın bu açıdan ihracatın en stratejik alanlarından biri olduğunu belirten Burkay, İstanbul Fuar Merkezi’nin son yıllarda önemli bir dönüşüm yaşadığını ifade etti. İstanbul Ticaret Odası Başkanı Şekib Avdagiç’in liderliğinde merkezin fiziki altyapısının güçlendiğini dile getiren Burkay, “Pandemi dönemi sonrasında Şekib Başkanımızın İstanbul Fuar Merkezi’ne yaptığı yatırımlar, uzun yıllardır ihtiyaç duyduğumuz fiziki altyapıyı bize sağladı. Türk üreticileri, ihracatçıları ve iş dünyası adına kendisine teşekkür ediyorum.” dedi. “Fuarın potansiyeli yüksek” HOMETEX’in 33 yıldır düzenlenen köklü bir fuar olduğunu hatırlatan Burkay, son üç yılda katılımcılardan ve ziyaretçilerden memnuniyet verici geri dönüşler aldıklarını bildirdi. BTSO ve KFA Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, HOMETEX’in sektörün ihracat hedefleri açısından önemli fırsatlar sunduğunu söyledi. Başkan Burkay, fuarın gelecek dönemde 750 firmaya ulaşabilecek potansiyele sahip olduğunu da sözlerine ekledi. Şahinler: “Fuarımız çok güzel geçiyor” TETSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Murat Şahinler ise HOMETEX’e verdiği destek dolayısıyla İstanbul Ticaret Odası Başkanı Şekib Avdagiç’e teşekkür etti. Fuarın sektör açısından güçlü bir atmosferde devam ettiğini belirten Şahinler, “HOMETEX’e vermiş olduğu destekten dolayı Şekib Başkanımıza teşekkür ediyorum. Fuarımız çok güzel geçiyor.” dedi. 45 Ülkeden ziyaretçi HOMETEX Ev Tekstili Fuarı, ev tekstili sektöründeki üretici, ihracatçı, alıcı ve profesyonelleri İstanbul Fuar Merkezi’nde bir araya getirmeye devam ediyor. TETSİAD ev sahipliğinde, BTSO iştiraki KFA Fuarcılık organizasyonuyla düzenlenen fuar, 11 holde yaklaşık 200 bin metrekarelik alanda gerçekleştiriliyor. Fuarda, 600’e yakın firma ürünlerini ve yeni koleksiyonlarını sergiliyor. Fuar kapsamında yüzlerce yabancı firma temsilcisi yeni ticaret bağlantıları için HOMETEX’i ziyaret ederken, alım heyeti kapsamında da 45 ülkeden 250’ye yakın iş insanı Türk firmalarıyla iş görüşmeleri gerçekleştiriyor.

VakıfBank’tan rekor finansman Haber

VakıfBank’tan rekor finansman

T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın karşı-garantisi ve Dünya Bankası Grubu üyesi IBRD’nin kısmi garantisi altında sağlanan finansman, Türk bankacılık sektöründe kalkınma finansmanı alanında gerçekleştirilen en yüksek tutarlı işlemlerden biri oldu. Temin edilen bu kaynak; VakıfBank’ın “Kalkınma Odaklı Değer Bankacılığı” yaklaşımı çerçevesinde geliştirilen ürünler aracılığıyla, başta kadınlar, gençler, kadın ve genç girişimciler olmak üzere istihdamın artırılması, afet bölgesindeki ekonomik hayatın güçlendirilmesi ve kalkınmada öncelikli illerde üretimin desteklenmesi amacıyla kullandırılacak. T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın karşı-garantisi ve Dünya Bankası Grubu üyesi IBRD’nin kısmi garantisi altında VakıfBank, Türk bankacılık sektöründe kalkınma finansmanı alanında gerçekleştirilen rekor seviyede işlemlerden birine imza attı. İstanbul Finans Merkezi’nde bulunan VakıfBank Genel Müdürlüğü’nde gerçekleştirilen imza törenine T.C. Hazine ve Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek ve Dünya Bankası Türkiye Ülke Direktörü Humberto Lopez ile paydaş finansal kuruluşların üst düzey temsilcilerinin yanı sıra iş dünyası, girişimcilik ekosistemi ve finans sektöründen davetliler katıldı. 1,5 milyar Euro tutarındaki kaynağın; başta kadınlar ve gençler olmak üzere girişimcilerin desteklenmesi, afet bölgesinin yeniden ekonomik olarak güçlendirilmesi ve kalkınmada öncelikli illerde üretimin artırılması amacıyla kullandırılması planlanıyor. “KOBİ’lerimizin finansmana erişimini desteklemeye devam ediyoruz” Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye'nin üretim ekosistemini güçlendirecek her türlü konuda Dünya Bankası ile tesis edilen iş birliğinin, kararlılıkla sürdürüleceğine işaret ederek, şu değerlendirmelerde bulundu: “KOBİ’lerimizin uzun vadeli ve uygun koşullu finansmana erişimini desteklemeye devam ediyoruz. Sağlanacak 1,5 milyar avro tutarındaki kaynak; istihdamın artırılması, özellikle genç ve kadın girişimcilerin desteklenmesi amacıyla kullanılacaktır. Uyguladığımız ekonomi programına duyulan güven, uluslararası kalkınma bankaları ile ilişkilerimize doğrudan yansımaktadır” dedi. “Bu finansman, ülkemize duyulan güvenin somut göstergesi” İmza töreninde konuşan VakıfBank Genel Müdürü Osman Arslan, gerçekleştirilen işlemin yalnızca finansman sağlamakla sınırlı olmadığını belirterek şunları söyledi: “Dünya Bankası İcra Kurulu tarafından onaylanan bu proje kapsamında, uluslararası finans kuruluşlarıyla 1,5 milyar Euro tutarında, 10 yıl vadeli bir kredi anlaşmasına imza attık. Bu işlem, Türk bankacılık sektöründe kalkınma finansmanı alanında gerçekleştirilen en yüksek tutarlı fonlama işlemlerinden biri olma özelliğini taşıyor. Bu iş birliği, uluslararası finans çevrelerinin hem Bankamıza hem de ülkemize duyduğu güvenin güçlü bir göstergesidir.” “200 bin kadın ve gencin iş hayatına katkı sağlayacağız” “VakıfBank olarak ülkemizin üretim gücünü, istihdam kapasitesini ve toplumsal refahını destekleyen kalıcı değerler üretmeyi önceliklendiriyoruz. Bu anlayışla, özellikle gelişim potansiyeli yüksek alanlarda sürdürülebilir kalkınmayı destekleyen finansman modelleri geliştiriyoruz. Çünkü biz inanıyoruz ki, sürdürülebilir bir yaşam sadece ekonomik büyüme ile değil, kapsayıcılıkla, eşit fırsatlarla ve insanı merkeze alan bir anlayışla mümkündür” diyen Osman Arslan, Finansmanın kapsayıcı büyümeye hizmet edecek şekilde yapılandırıldığını vurgulayarak “Kaynağın önemli bir bölümünü kadınlar ve gençler için ayırıyoruz. Kadınların ve gençlerin üretim süreçlerine daha güçlü katılımı, ekonomik büyümeyi hızlandırırken toplumsal kalkınmayı da destekliyor. VakıfBank olarak 200 bin kadın ve gencin iş hayatına katılmasına katkı sağlayarak bu hedefin güçlü bir parçası olacağız. İnşallah attığımız bu adımlarla kadın ve genç istihdamına ölçülebilir düzeyde önemli bir katkı sağlayacağız” dedi. Afet bölgesine yönelik çalışmalara da özel önem verdiklerini belirten Arslan sözlerini şöyle tamamladı: “Afet bölgesinde ekonomik hayatın yeniden güçlenmesi için finansmana erişimi kolaylaştırıyoruz. İşletme ve yatırım kredileriyle üretimin yeniden canlanmasına katkı sağlarken, istihdam odaklı kredi programlarımızla kadınların ve gençlerin iş gücüne katılımını destekliyoruz. Önümüzdeki dönemde 150 bin kadın ve 50 bin gencin istihdama katılmasına katkı sağlamayı hedefliyoruz.”

GençBizz gençleri iş dünyasının deneyimli isimleriyle buluşturdu Haber

GençBizz gençleri iş dünyasının deneyimli isimleriyle buluşturdu

GençBizz öğrencilerine özel olarak hayata geçirilen zirve; gençlerin girişimcilik bilgi ve becerilerini geliştirmeyi, sürdürülebilir girişimcilik bakış açısı kazanmalarını ve gelecek yolculuklarında onlara ilham olmayı hedefledi. Genç Başarı Eğitim Vakfı (GBEV) tarafından, Genç Yönetici ve İş İnsanları Derneği (GYİAD) desteğiyle, lise çağındaki gençleri iş dünyasının önde gelen temsilcileriyle bir araya getirmek amacıyla düzenlenen GençBizz Bursa Girişimcilik Zirvesi, BTSO Nilüfer Bursa’da gerçekleştirildi. GençBizz öğrencilerine özel olarak hayata geçirilen zirve; gençlerin girişimcilik bilgi ve becerilerini geliştirmeyi, sürdürülebilir girişimcilik bakış açısı kazanmalarını ve mezunlarla etkileşim kurmalarını hedefledi. GençBizzli gençlerin katıldığı GençBizz Bursa Girişimcilik Zirvesi Genç Başarı Eğitim Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Evrim Bayam, GYİAD Yönetim Kurulu Başkanı Başak Öğütken Çetinkaya ve Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Üyesi Hakan Batmaz’ın Başkanı’nın gençlere ve genç girişimciliğine hitap eden açılış konuşmalarıyla başladı. ‘Benden Girişimci Olur Mu?’ isimli panel, BAIC Hukuk Bürosu Ortağı, GYİAD Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet İstif moderatörlüğünde gerçekleştirildi. Panelde GYİAD Yönetim Kurulu Üyesi ve Envisor Teknoloji Danışmanlık Kurucusu, Melis Topal, GYİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı, Medipera Sağlık ve Keyo Dijital Çözümler Kurucu Ortağı Mustafa Kemal Sözkesen ve GYİAD Üyesi ve Voltify Pazarlama Direktörü Yasemin Ağırdır Aktan, girişimcilik yolculukları, iş fikrinin olgunlaşma süreci ve genç girişimcilere yönelik deneyimlerini paylaştı. İkinci panelde ise “Girişimciliğin Sürdürülebilirliği” başlığı ele alındı. HP Sürdürülebilirlik Müdürü, GBEV Yönetim Kurulu Üyesi Hande Baloğlu Toker moderatörlüğünde gerçekleşen panelde; Koçfinans Genel Müdürü, Yönetim Kurulu Üyesi ve GBEV Yönetim Kurulu Üyesi Y. Pınar Kitapçı, Yapay Zeka ve Teknoloji Derneği Genel Sekreteri Dr. Cihan Sarı ile BEBKA Genel Sekreteri Sabri Bayram, sürdürülebilir iş modelleri, teknoloji ve bölgesel kalkınma perspektifinden girişimciliği değerlendirdi. Panellerin ardından düzenlenen networking etkinliğinde öğrenciler, konuşmacılar ve mezunlarla birebir iletişim kurma fırsatı buldu. GençBizz öğrencilerine özel olarak hayata geçirilen zirve; gençlerin girişimcilik bilgi ve becerilerini geliştirmeyi, sürdürülebilir girişimcilik bakış açısı kazanmalarını ve katılımcılar arasında etkileşim ile öğrenme hedefledi. Zirvenin son bölümünde ise Genç Başarı Mezun Paneli gerçekleştirildi. GBEV Lise Programları Koordinatörü Selin Güler moderatörlüğünde yapılan panelde GBEV Vakıf Asistanı Sıla Günay ve GBEV Stajyeri Pelin Kaya, GençBizz sonrası kariyer yolculuklarını ve programın kendilerine kattıklarını paylaştı. GençBizz Bursa Girişimcilik Zirvesi, katılım belgelerinin takdimi ve kapanış konuşmalarıyla sona ererken; gençlerin ilham alabilecekleri rol modellerle buluşmalarına olanak tanıyan, Bursa’daki girişimcilik ekosisteminin güçlenmesine katkı sunan önemli bir buluşma olarak tamamlandı. GBEV Yönetim Kurulu Başkanı Evrim Bayam, “GençBizz programımızla gençlerimizin girişimci zihin yapısını lise sıralarındayken güçlendirmeyi ve onları bugünün ve geleceğin dünyasına hazırlamayı en büyük önceliğimiz olarak görüyoruz. Bugün Bursa’da, 400’e yakın gencimizle bir araya gelerek aslında vakfımızın 'uygulayarak öğrenme' modelinin en güçlü yansımalarından birine tanıklık ediyoruz. Bu zirve, sadece bir etkinlik değil; gençlerimizin iş dünyası profesyonelleriyle buluştuğu, fikirlerini somutlaştırdığı ve birbirinden öğrendiği, kendi potansiyellerini keşfettiği yaşayan bir ekosistemdir. İnanıyorum ki bugün burada bizimle olan gençlerimiz, ülkemizin ekonomik ve sosyal geleceğinde sorumluluk alacak olan liderler olarak bugünün ve yarının gerçek fark yaratanları onlar. Vakıf olarak, gençlerimizin bu ilham verici yolculuğuna eşlik etmekten ve onlara bu alanı açmaktan büyük gurur duyuyoruz.” şeklinde konuştu. GYİAD Yönetim Kurulu Başkanı Başak Öğütken Çetinkaya ise; konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “Bu yıl 40’ıncı yaşını kutladığımız GYİAD, genç yönetici ve iş insanlarını bir araya getiren, genç iş dünyasının sesi olan bir dernek. Yaklaşık 15 yıldır GYİAD Akademi ile üniversitelerle iş birliği yapıyoruz. Bugüne kadar 12 binden fazla üniversiteli gence girişimcilik eğitimi verdik. Gençlerin girişimcilik ekosistemine katılımını desteklemek üzere yürüttüğümüz çalışmalarımız, GençBizz projesinin destekçisi olduğumuz bu zirve ile lise çağındaki gençleri de kapsıyoruz. Ben bBiliyorum ki bugün bu salonda bulunanlardan sadece kendi işini kurmuş gençler değil, ülkemizin geleceği için sorumluluk alan gençler, geleceğin GYİAD’lıları çıkacak. GençBizz’in destekçisi olmaktan ve gençlere yatırım yapmaktan mutluluk duyuyoruz”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.