SON DAKİKA
Hava Durumu

#Iran Israil Savaşı

Ekometre - Iran Israil Savaşı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Iran Israil Savaşı haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Hürmüz'ün düğümü çözülür mü? Haber

Hürmüz'ün düğümü çözülür mü?

Gözler arzın kilit noktası Hürmüz Boğazı'na çevrilirken uzmanlar; ateşkes durumunda fiyatların 65 dolara inebileceği, krizin uzaması halinde ise yeniden 100 doları aşabileceği farklı senaryoları değerlendirdi. Küresel emtia piyasaları, ABD-İsrail ve İran ekseninde tırmanan jeopolitik gerilimlerin gölgesinde tarihi günlerden geçiyor. Çatışmaların genişlemesiyle varil başına 100 dolar sınırını aşarak rekor seviyeleri test eden petrol fiyatları, diplomasi ve siyaset cephesinden gelen son haber akışıyla sert bir dalgalanma sürecine girdi. Orta Doğu'daki sıcak çatışmaların küresel petrol arzını sekteye uğratacağı endişesiyle fırlayan fiyatlar, yönünü keskin bir şekilde aşağı çevirdi. Donald Trump’ın, İran ile yaşanan savaş halinin yakında sona erebileceğini belirtmesi ve olası bir yaptırım hafifletme senaryosunu gündeme getirmesi, piyasalardaki ‘savaş risk primini’ hızla sildi. Bu açıklamanın ardından uluslararası piyasalarda Brent ve ham petrol fiyatlarında sert satışlar görüldü. Acil durum petrol rezervlerinin (SPR) piyasaya sürülme ihtimali de fiyatları baskılayan bir diğer unsur olarak öne çıktı. Küresel tüketimin beşte biri Fiyatlardaki anlık düşüşe rağmen enerji tüccarının gözü hâlâ dünyanın en kritik enerji geçiş noktası olan Hürmüz Boğazı’nda. Küresel petrol tüketiminin yaklaşık beşte birinin taşındığı bu dar boğaz, İran’ın olası bir abluka tehdidinin merkezinde yer alıyor. Çatışmaların ilk günlerinde fiyatları 100 doların üzerine taşıyan ana korku, bu boğazın transit geçişlere kapatılması ihtimaliydi. Savaşın seyri değişse de Hürmüz Boğazı'nın güvenliğine dair belirsizlikler, petrol piyasaları üzerinde risk oluşturmaya devam ediyor. Yatırım bankaları ve emtia analistleri, petrolün orta ve uzun vadeli seyrine dair savaşın devam etmesi, genişleyip kara operasyonuna dönmesi, vites düşürerek düşük yoğunluklu olarak devam etmesi ve sonlanması sonrası enerji piyasalarının rahatlaması gibi farklı senaryoları masada tutuyor. Fiyatlar normale döner mi? Enerji piyasalarının şu an en çok sorduğu soru ise ‘normalin ne olduğu’. Operasyonlar dursa bile bölgedeki hasarın boyutu, İran petrolünün küresel piyasalara tekrar ne kadar sürede entegre olacağı ve ABD-İsrail ekseninin bölgedeki yeni güvenlik doktrini belirsizliğini koruyor. Piyasalar şimdi, Washington, Tel Aviv ve Tahran üçgeninden gelecek somut adımları ve küresel stok verilerini yakından izlemeye devam edecek. 2026 için 3 senaryo masada Küresel piyasalardaki dalgalanmayı İstanbul Ticaret'e değerlendiren Marbaş Menkul Değerler Genel Müdür Yardımcısı Soner Kuru, savaşın seyrine ve petrol fiyatlarının olası yönüne ilişkin öngörülerini paylaştı. 100 dolar yeniden test edilebilir Donald Trump’ın açıklamaları, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması ve İran cephesinden gelen ‘Vurmazsanız savaşı bitirmeye hazırız’ mesajlarının enerji piyasalarındaki arz endişelerini soğuttuğunu belirten Kuru, bu durumun Brent petrolde hızlı bir geri çekilme yarattığını ifade etti. Ancak Kuru, iyimser beklentilerin sahadan gelecek haberlerle boşa çıkması durumunda, piyasanın ilk şoktaki kadar şiddetli olmasa da yeniden 100 dolar üzerindeki fiyatlamaları test edebileceği uyarısında bulundu. ETKİSİ SINIRLI KALABİLİR Yıl içinde Venezuela operasyonu ve arz fazlasıyla 60 doların altına inen Brent petrolün, jeopolitik tansiyonla beklentileri aştığını hatırlatan Kuru, olası iç piyasa yansımalarına da değindi. Petrol fiyatlarındaki her yüzde 10’luk artışın enflasyon üzerinde 1.1 puanlık yukarı yönlü etki yarattığına dikkat çeken Kuru, yüksek fiyatların cari açık ve maliyet baskısı oluşturabileceğini belirtti. Bu tablonun, faiz indirim patikasında ve enflasyon beklentilerinde revizyon ihtimalini masaya getirse de etkinin görece sınırlı kalmasının beklendiğini vurguladı. Kuru ayrıca, Merkez Bankası’nın 2026 yılı için belirlediği 60.9 dolarlık hedefin mevcut konjonktürde iyimser kaldığının altını çizdi. 2026 öngörüsü Savaşın devam etmesinin küresel ve ABD ekonomisine faturasının ağır olacağını, bu nedenle negatif etkilerin yavaşlayarak azalmasını beklediklerini belirten Kuru, 2026 yılı petrol fiyatları için Merkez Bankası hedefine kıyasla üç farklı senaryo çizdi: İyimser senaryo (65-70 dolar): İran savaşının sona ermesi, taraflar arası anlaşma sağlanması ve yıl sonuna kadar bölgedeki tansiyonun zayıflaması. Baz senaryo (70-80 dolar): Savaşın sona ermesi, ancak bölgedeki gerilimlerin zaman zaman kendini göstermeye devam etmesi. Kötümser senaryo (80 dolar ve üzeri): Çatışmaların devam etmesi, tansiyonun yıl boyu sürmesi ve savaşın yakın coğrafyalara da sıçraması. Beklentiler boşa çıkarsa yeniden yükselebilir Petrol piyasalarındaki sert dalgalanmaları değerlendiren İnfo Yatırım Yatırım Danışmanı Tunç Safa Altunsaray, fiyat hareketlerinin arkasındaki temel dinamiklere ve olası senaryolara ilişkin önemli tespitlerde bulundu. Trump'ın açıklaması aşağı çekti Geçen hafta pazartesi günü 97.52 dolardan açılış yapan ve anlık olarak 114 dolar seviyelerini gören Brent petrolün, ABD Başkanı Trump’ın, “Savaş neredeyse tamamlandı. Donanmaları, iletişim hatları ve hava kuvvetleri yok” şeklindeki açıklamalarının ardından 82 dolara kadar gerilediğini hatırlatan Altunsaray, bu sert düşüşü, ‘savaşın bitebileceğine dair beklentilerin fiyatlanması’ olarak yorumladı. Depolama sorunu da etkili Fiyatlardaki asıl yukarı yönlü şokun, günlük küresel petrol ticaretinin yüzde 20'sinin yapıldığı Hürmüz Boğazı’ndan geçişlerin durması olduğuna dikkat çeken Altunsaray, Körfez ülkelerinin yetersiz depolama alanları nedeniyle üretimi kısmak zorunda kaldığını aktardı. Savaşın süresi ve beklentilerin önemine vurgu yapan Altunsaray, “Savaş uzar veya beklentiler boşa çıkarsa, boru hatları tam kapasite çalışan ülkelerde de depolama alanları yetersiz kalacak ve üretim azalacaktır. Bu durum petrol arzını düşürerek fiyatları yeniden yukarı yönlü itecektir” uyarısında bulundu. Yükselme ihtimali Savaş bitse dahi sürecek gerginliğin ülkelerin vereceği karşılıklara göre fiyatlanacağını ifade eden Altunsaray, olası bir yeni çatışma durumunda Haziran 2025'te görülen yüzdesel hareketlerin tekrarlanabileceğini belirtti. Yıl sonu için senaryo bazlı tahmin yürüten Altunsaray, şu öngörüleri paylaştı: İyimser senaryo: Savaşın bitmesi, anlaşma sağlanması ve Hürmüz Boğazı'nın yeniden geçişlere açılması durumunda dünyadaki arz fazlalığıyla fiyatların sert bir geri çekilmeyle 65 doların altına inmesi ve küresel enflasyonda yalnızca geçici bir yükseliş yaşanması. Riskli senaryo: Savaşın devam etmesi, Hürmüz Boğazı'ndan geçişlerin olmaması ve Körfez ülkelerinin üretimi azaltması. Bu tabloda petrolün 100 doların üzerinde kalıcı olacağı, global enflasyonun artıp büyümenin yavaşlayacağı ve merkez bankalarının yeniden faiz artırımına gitmek zorunda kalacağı belirtiliyor. Fiyatları frenleyecek unsur: Rus petrolü Piyasadaki risklerin sürmesi ve Hürmüz Boğazı'nın eski işlevine dönmemesi durumunda gözden kaçırılmaması gereken noktanın Rus petrolü olduğunu vurgulayan Altunsaray, “Hindistan’ın Rus petrolü alımına izin verilmesi ve son açıklamalar, Rus petrolünün sisteme yeniden katılma ihtimalinin yüksek olduğunu gösteriyor. Rus petrolünün devreye girmesi, yukarı yönlü hareketleri sınırlayacaktır” dedi. TCMB varsayımları güncellenebilir Yaşanan gelişmelerin Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) makroekonomik projeksiyonlarına olası etkisine de değinen Altunsaray, fiyatların kalıcılık durumuna bağlı olarak TCMB'nin 2026 yılı Brent petrol varsayımının güncellenme ihtimali bulunduğunu kaydetti.

ABD İran'ı vurdu Haber

ABD İran'ı vurdu

Tarihte ilk kez 'Sığınak delici' olarak bilinen 13 bin 600 kg ağırlığındaki MOP bombaları kullanıldı. Trump'tan açıklama geldi. ABD, İran’a yönelik 21 Haziran 2025 gecesi gerçekleştirdiği hava saldırıları dünyanın gündemine oturdu. B-2 Spirit hayalet bombardıman uçaklarıyla yapılan operasyonda, İran’ın Fordo, Natanz ve İsfahan nükleer tesisleri hedef alındı. 13.600 kg ağırlığındaki GBU-57A/B Massive Ordnance Penetrator (MOP) bombaları, tarihte ilk kez bir savaşta kullanıldı. Bu bombalar, derin yeraltı sığınaklarını imha etmek için tasarlanmış ve yalnızca B-2 uçakları tarafından taşınabiliyor. TRUMP: İran daha büyük bir trajedi yaşayacak Donald Trump, 22 Haziran 2025 sabahı Truth Social platformunda yaptığı açıklamada, saldırıyı “çok başarılı” olarak nitelendirdi ve şunları söyledi: “İran’daki Fordo, Natanz ve İsfahan nükleer tesislerine yönelik saldırımızı tamamladık. Tüm uçaklar İran hava sahasından güvenli bir şekilde ayrıldı. Fordo’ya tam kapasiteli bir bomba yükü atıldı. Harika Amerikan savaşçılarını tebrik ederim. Şimdi barış zamanı. İran, ya barış yapacak ya da son sekiz günde gördüğünden daha büyük bir trajedi yaşayacak.” "Tamamen yok ettik" Trump, bu saldırılar sonucunda İran'ın kilit nükleer zenginleştirme tesislerinin "tamamen yok edildiğini" söyledi. "İRAN barış yapmak zorunda" İran'a düzenlenen saldırıda İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile takım olarak çalıştıklarını belirten Trump, "İran barış yapmak zorunda. Bu yapılmazsa sonraki saldırılar çok daha ağır olacak." diye konuştu. TEL AVİV'de sirenler çalıyor ABD'nin savaşa dahil olmasından sonra İsrail ordusu yaptığı açıklamada İran'dan füzeler ateşlendiğini duyurarak sığınaklara girilmesi çağrısı yaptı. İsrail ordusundan yapılan açıklamada, İran'dan yeni bir füze saldırısı düzenlendiği belirtildi. Tel Aviv'de sirenler çalıyor. 6 bombardıman uçağı kullanıldı ABD'li bir yetkilinin CNN International'a açıkladığı bilgiye göre ABD, İran'daki Fordo nükleer tesisine 12 adet 'sığınak delici' bomba atmak üzere altı B-2 bombardıman uçağı kullandı. Aynı yetkili, donanmaya ait denizaltıların Natanz ve İsfahan'daki iki diğer tesise 30 adet TLAM seyir füzesi fırlattığını ve bir B-2 uçağının Natanz'a da iki sığınak delici bomba bıraktığını belirtti.

AB Türkiye'yi güvenlik aktörü olarak görüyor Haber

AB Türkiye'yi güvenlik aktörü olarak görüyor

Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Türkiye'yi güvenlik alanında bir aktör olarak gördüklerini belirterek İstanbul'un son dönemde bir arabuluculuk merkezi olarak öne çıkmasından memnuniyet duyduklarını bildirdi. "AB'de güvenlik ve savunma konusunda aldığımız kararlar masaya çok fazla yeni para getiriyor." diyen Kallas, "Bu üye ülkelere kredi alma veya ortak tedarik, ortak projeler yapmak için kredi alma kaldıracı sağlıyor. Aslında bunun anlamı hem parayı almak hem de Türkiye gibi ortaklarımızla işbirliği yapmak" dedi. Kallas, Avrupa ülkelerinin savunma satın alımlarını yüzde 60 ABD'den yaptığını belirterek "Bu da Ukrayna savaşında gördüğümüz gibi kendi savunma sanayimizi güçlü hale getirmemiz gerektiği anlamına geliyor. (SAFE doğrultusunda) Birlikte tedarik yapabileceğimiz yerler var, Türkiye gibi ortak ülkelerle Avrupa savunma sanayisi için tasarlanmış araçlar var" diye konuştu. "Şimdi Türkiye, aday ülke olarak, Avrupa ülkeleriyle ortak projeler için SAFE kredilerine erişime de sahip." diyen Kallas, "Türkiye'yi kesinlikle güvenlik alanında bir aktör olarak görüyoruz" ifadesini kullandı. "İstanbul birçok toplantının yapıldığı yer" Kallas, İsrail'in İran'a saldırıyla başlayan duruma da değinerek "Elbette, Orta Doğu'daki bu savaş son derece endişe verici. Birçok unsur var. Nükleer tesislere saldırılar endişe yaratıyor" dedi. İran'la ilgili olarak diplomatik çözümden yana olduklarını vurgulayan Kallas, İran'a yaptırımların tekrar gündeme gelmesinin gündemde olduğunu, başka yollar bulunması için de çabalarının sürdüğünü ifade etti. Kallas, "Türkiye'nin rolüne gelince, İstanbul birçok toplantının yapıldığı yer oldu. Bu yüzden herkes bu arabuluculuk için minnettar" değerlendirmesini yaptı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.