SON DAKİKA
Hava Durumu

#Iran

Ekometre - Iran haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Iran haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Enerji şoku faiz indirimini engelliyor Haber

Enerji şoku faiz indirimini engelliyor

Yıla faiz indirimi beklentisiyle giren piyasalarda ‘şahin’ politikaların devam edeceği beklentisi hakim olmaya başladı. Küresel piyasalar nisan ayına İran merkezli jeopolitik gerilimlerin gölgesinde girerken, tedarik endişeleriyle 115 dolar seviyelerine kadar tırmanan Brent petrol, yüksek enflasyonun kalıcı hale geleceği korkusunu tetikleyerek, para politikasının dizginlerini elinde tutan merkez bankalarının mevcut planlarını doğrudan etkiledi. Yaşanan bu ani enerji şoku, yıla faiz indirim döngüsü beklentisiyle giren majör merkez bankalarının nisan ayındaki toplantılarında planları değiştirdi. 29 Nisan’da toplanacak ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz indirimlerini ertelemesi bekleniyor. Fed, kararını 30 Nisan’da açıklayacak. Avrupa Merkez Bankası’nın da (ECB) olası bir ‘faiz artırımı’ senaryosu dahi yeniden dillendirilmeye başlandı. İngiltere Merkez Bankası’na (BOE) yönelik faiz indirimi beklentileri ise yerini sabit tutma eğilimine bırakırken, Japonya Merkez Bankası’nın (BoJ) faiz artıracağına ilişkin öngörüler güçlendi. 22 Nisan’da toplanacak Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) da değişen bu küresel ve yerel şartlar ışığında faiz kararını piyasalarla paylaşacak. Enerjide ‘hürmüz’ çıkmazı İstanbul Ticaret’e değerlendirmede bulunan Gedik Yatırım Yatırım Danışmanlığı Müdür Yardımcısı Onurcan Bal, 28 Şubat’ta ABD ve İsrail’in İran’a saldırısıyla başlayan ve halen devam eden mevcut savaş halinin en çok enerji piyasalarını vurduğunu belirtti. Petrol ve doğalgaz fiyatlarındaki sert artışın nedenlerini detaylandıran Bal, “Bölgedeki altyapı tesislerinin zarar görmesi ve üretimin ilerleyen sürece dair ne kadar hasar alacağına ilişkin belirsizliğin yanı sıra dünyadaki petrol ticaretinin yaklaşık beşte birine hizmet eden Hürmüz Boğazı’nın kapalı olması, enerji maliyetlerinde ciddi bir artışı beraberinde getirdi” dedi. Enerji maliyetlerinin artmasının küresel çapta enflasyon ve büyüme üzerinde olumsuz etkiler yarattığına dikkat çeken Bal, savaş sona erse dahi petrol fiyatlarının çok hızlı bir şekilde savaş öncesi seviyelere dönmesinin ana senaryo olmadığını vurguladı. İndirim döngüsü şimdilik rafa kalktı Son bir buçuk aylık süreçte artan maliyetler ve enflasyon tarafında gündeme gelen endişelerin merkez bankalarının stratejilerini doğrudan değiştirdiğini ifade eden Bal, “Savaş öncesinde küresel piyasalarda hâkim olan kademeli faiz indirim döngüsü şu an için rafa kaldırılmış durumda. Merkez bankalarının faiz indirimlerini ertelediğini söyleyebiliriz” dedi. Küresel çapta çok hızlı bir şahinleşme ve sert faiz artırımları beklemediklerini dile getiren Bal, beklentilerindeki değişimi şu sözlerle aktardı: “Fed’e ilişkin genel beklentiler, bu yıl faiz indirimi yapılmaması yönünde ama kuvvetli bir faiz artırım beklentisi yok. Avrupa Merkez Bankası’nda ise bu yıl faiz değişimi beklenmiyordu, şimdi ‘bir artırım olabilir’ düşüncesi daha ağır basıyor. Fed ve İngiltere Merkez Bankası gibi faiz indirim döngüsünde olan merkez bankalarının bu döngüyü şu an için ertelemesi anlamına geliyor.” Enerji maliyetlerindeki tırmanış, zayıflayan faiz indirimi beklentileri ve riskli varlıklara yönelik azalan iştahın, gelişmekte olan ülkelerden para çıkışlarına sebep olduğunu belirten Bal, jeopolitik riskler sürdükçe bu çıkış eğiliminin devam edebileceğinin altını çizdi. Güvenli liman arayışında yatırımcıların ağırlıklı olarak tahvil ve dolara yöneldiğini aktaran Bal, değerli metallerdeki alışılagelmişin aksine yaşanan düşüşe dikkat çekti: “Normal şartlarda güvenli liman talebiyle altın talep görür, ancak içinde bulunduğumuz sürecin faiz indirim beklentilerini zayıflatması, tahvil faizlerini yükseltmesi ve dolara olan ilgiyi artırması, altını ve gümüşü zayıflatan bir faktör. Enerji maliyetleri yüksek seyretmeye devam ederse altın ve gümüş tarafı zayıf kalmaya devam edebilir.” TCMB için beklenti Küresel jeopolitik tablonun yurt içine yansımalarını da değerlendiren Bal, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) cephesinde de indirim beklentilerinin ötelendiğini kaydetti. Yüzde 1.94 gelen mart enflasyonunun ardından nisan ayının da marttan düşük olmayacağına işaret eden Bal, “Hâlihazırda zaten üst banttan fonlama yapıldığını görüyoruz. Dolayısıyla kısa vadeli bir faiz indirimi şu an bizim taraf için de yok” dedi. Küresel enflasyon korkusunun yeni bir faza geçebileceği uyarısında da bulunan Bal, “savaş uzamaya devam eder, daha da şiddetlenir ve enerji maliyetlerindeki artış eğilimi tekrar hızlanacak olursa hem bizde hem dünyada faiz artırım ihtimalleri daha ciddi konuşulmaya başlanabilir” değerlendirmesinde bulundu. Piyasalar yön arıyor İnfo Yatırım Yatırım Danışmanı Tunç Safa Altunsaray, yıla başlarken dünyada enflasyonun kontrol altına alındığı ve gelişmekte olan ülkelerde dezenflasyon sürecinin devam ettiği iyimser bir tablo olduğunu hatırlattı. Ancak jeopolitik gerilimlerin bu durumu hızla tersine çevirdiğini belirten Altunsaray, “ABD, İran ve İsrail savaşının başlaması, devamında Hürmüz Boğazı’nın kapanması ve petrolde arz sıkıntısının devreye girmesiyle beraber petrol fiyatlarında ciddi artışlar gördük” dedi. Dünya LNG ticaretinin de sekteye uğramasıyla enerji maliyetlerinin ciddi oranda tırmandığını vurgulayan Altunsaray, enerji fiyatlarındaki yukarı yönlü her hareketin tarihi olarak enflasyonist baskı yarattığını ifade etti. Fiyat istikrarının merkez bankalarının ana görevi olduğunu hatırlatan Altunsaray, değişen beklentileri şu sözlerle özetledi: “Şu an enerji maliyetlerinin artmasından dolayı küresel bir enflasyon riski olduğunu düşünecek olursak merkez bankalarının faiz indirimlerinin rafa kalktığını söyleyebiliriz. Hatta Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve İngiltere Merkez Bankası (BOE) gibi kimi merkez bankalarından faiz artışları bile bekleniyor.” Gelişmekte olan borsalardan çıkış hızlandı Gelişmiş ülke merkez bankalarının faiz politikalarındaki şahinleşme eğiliminin piyasalardaki para akışını doğrudan değiştirdiğini vurgulayan Altunsaray, bu durumun borsalar üzerinde baskı oluşturduğuna dikkat çekti. Ocak başından şubat sonuna kadarki süreci örnek gösteren Altunsaray, “Gelişmiş ülkelerin merkez bankalarının faiz indirimi yaptığı ya da beklendiği dönemlerde genelde gelişmekte olan ülkelerin borsalarına ve piyasalarına para girişi olduğunu görmüşüzdür” dedi. Ancak mevcut tabloda rüzgarın tersine döndüğünü belirten Altunsaray, “Faiz indirimi beklentileri değişip merkez bankalarının faiz politikaları sıkılaşma anlamında değiştiği zaman, gelişmekte olan ülkelerin borsalarından çıkış olup paranın sabit getirili ürünlere gittiğini görmüşüzdür. Aslında şu anda gerçekleşen durum tam olarak bu” değerlendirmesinde bulundu. Yeni güvenli liman talebi Yatırımcıların bu belirsizlik ortamında nasıl bir strateji izlemesi gerektiğine de değinen Altunsaray, portföylerin bir miktar nakitte tutulmasının veya para piyasası fonları (PPF) ile mevduat gibi sabit getirili enstrümanlarda değerlendirilmesinin daha kritik olacağını kaydetti. Altın fiyatlarında yaşanan geri çekilmenin arka planını da açıklayan Altunsaray, şunları söyledi: “Şu an merkez bankalarının altın satması, Körfez ülkelerinden likidite ihtiyacı dolayısıyla altın satılması ve dolar endeksinin (DXY) güçlenmesi geri çekilmelere sebep oldu. Aynı zamanda Fed’in faiz indirimlerini ötelemesi dünyada doları güçlendirdi. Bu yüzden güvenli liman tarafının, piyasadaki belirsizlikten dolayı şu an için sabit getirili ürünlerde olduğunu düşünüyorum.”

Hamaney'e yapılan saldırının arka planı gün yüzüne çıkıyor Haber

Hamaney'e yapılan saldırının arka planı gün yüzüne çıkıyor

MOSSAD tarafından Hamaney'in konutunun etrafındaki trafik kameralarının hacklendiğini ve bu sayede koruma ekibinin hareketlerinin takip edildiği öğrenilirken, saldırıdan 30 dakika önce İranlı yetkililerin istihbarat alamaması için telefon kulelerine sızıldığı ve Hamaney'in tüm iletişiminin kesildiği öne sürüldü. 28 Şubat sabah saatlerinde ABD ve İsrail tarafından düzenlenen ortak hava saldırısı ile İran'ın ruhani lideri Ali Hamaney öldürülürken, dünyayı şoke eden saldırının arka planı gün yüzüne çıkmaya devam ediyor. İngiltere merkezli basın kuruluşu Financial Times, ABD ve İran istihbarat servisi kaynaklarına dayandırdığı makalesinde, saldırıya hazırlık sürecinin bilinmeyenlerini açıkladı. 'Trafik kameraları bile hacklendi' Yapılacak saldırıya aylarca hazırlık yapan İsrail'in, MOSSAD ajanları aracılığıyla Hamaney'in hareketlerini takip ettiği, koruma ekibinin rutin davranışlarını gözlemlemek için Hamaney'in konutunun etrafındaki trafik kameralarının hacklendiği ortaya çıktı. Haberde yer verilen bilgilere göre, trafik kameralarını izleyerek Hamaney'in konumu hakkında emin olmasının ardından harekete geçen İsrail ve ABD, saldırıdan 30 dakika önce Hamaney'in konutunun yakınındaki telefon kulelerini de devre dışı bıraktı. Böylelikle Hamaney'in iletişimi tamamen kesilirken, saldırıya yönelik İranlı yetkililerin son dakika istihbaratı paylaşmasının önüne geçildi.

Hürmüz krizi küresel enerjiyi sarsıyor Haber

Hürmüz krizi küresel enerjiyi sarsıyor

İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatma iddiası, riski artırırken, küresel enerji ve ticaret maliyetlerini anında yükseltiyor. Uluslar arası Deniz Hukuku ve Ticareti Uzmanı, Esenyel & Partners Kurucu Ortağı Av. Selçuk Esenyel; “Hürmüz’deki her gerilim, sadece fiyatları değil, Türkiye’nin enerji ve ticaret maliyetlerini de anında şekillendiriyor” diyor. Hürmüz Boğazı, günlük 20milyon varille dünya petrol ticaretinin dörtte biri ve LNG (sıvılaştırılmış doğal gaz) ticaretinin beşte birinin geçtiği kritik bir enerji koridoru olarak, küresel piyasaların kalbinde yer alıyor. Son gelişmeler, enerji fiyatları, navlun ve sigorta primlerinde hızlı artışlara yol açarken, Türkiye hem maliyet baskısı hem de stratejik avantajlarla karşı karşıya bulunuyor. Piyasalar anında tepki veriyor Esenyel & Partners Kurucu Ortağı Av. Selçuk Esenyel, “Hürmüz’de yaşanan krizler sadece siyasi değil, doğrudan sigorta, navlun ve enerji fiyatlarını etkileyen ekonomik bir şok yaratıyor” diyor. Esenyel, fiili kapanmanın çoğu zaman resmi açıklama olmadan gerçekleştiğini vurgulayarak, “Savaş riski sigortaları yükseldiğinde veya armatörler bölgeyi yüksek riskli ilan ettiğinde, kağıt üzerinde açık olan boğaz fiilen kapanmış sayılır. Deniz ticareti hukuki tartışmaları beklemez; piyasalar anında tepki verir” şeklinde açıklıyor. Türkiye açısından ilk ve en hızlı etkinin fiyat parametresinde artış şeklinde ortaya çıkabileceğine değinen Esenyel, bu durumda enerji ithalat maliyetlerinin yükseldiğine ve LNG spot alımlarının daha pahalı hale gelebileceğine dikkat çekiyor. Öte yandan navlun ve bunker fiyatları artarken, elektrik üretimi ve sanayi girdi maliyetlerinin baskılanabileceğinin altını çizen Esenyel, “Türkiye yüksek LNG ithalatçısı bir ülke. Hürmüz kaynaklı aksamalarda tam kesinti olmasa da, maliyet baskısı artıyor ve spot kargolarla tedarik yapmak zorunda kalabiliriz” diyerek durumu özetliyor. Türkiye uzun vadeli stratejik kazanç sağlayabilir Selçuk Esenyel, Türkiye’nin enerji transit ülkesi konumu ve alternatif lojistik koridor rolü, uzun vadeli stratejik avantajlar da sunduğunun altını çiziyor. Avrupa ve Asya’ya güvenli enerji ve ticaret akışı sağlamanın, Türkiye’nin diplomatik ve ekonomik ağırlığını artırabileceğine dikkat çeken Esenyel, “Kısa vadede maliyet baskısı kaçınılmaz. Ancak doğru adımlar atılırsa Türkiye, krizden uzun vadeli stratejik kazanç da sağlayabilir. Hürmüz Boğazı’nda yaşanan her gerilim, sadece bölgesel güvenlik meselesi değil; küresel enerji ve ticaret maliyetlerini belirleyen kritik bir faktör olarak öne çıkıyor. Türkiye açısından etkiler hem maliyet hem de stratejik avantaj ekseninde şekilleniyor ve deniz ticaretinde krizler çoğu zaman savaşla değil, maliyetle hissediliyor” diyor.

Ortadoğu gerilimi Asya piyasalarını negatif etkiledi Haber

Ortadoğu gerilimi Asya piyasalarını negatif etkiledi

Bölge genelinde hisse senedi endeksleri gerilerken, özellikle havayolu şirketleri kayıpların odağında yer aldı. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları ve Tahran’ın misillemeleri Asya piyasalarında sert dalgalanmaya yol açtı. Asya'da hisse senedi endeksleri geriledi. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları ve Tahran’ın misillemeleri Asya piyasalarında sert dalgalanmaya yol açtı. Asya'da hisse senedi endeksleri geriledi. Hong Kong'da Hang Seng Endeksi yüzde 1,7 gerilerken, Çin'in CSI 300 endeksi de yüzde 0,1 aşağıda. Şanghay Bileşik Endeksi ise yatay seyir izliyor. En çok kaybettiren hisseler? Tokyo'da Nikkei 225 Endeksi yüzde 1,44 kayıpla 58.004,82 puanda. BAE'de ise Abu Dhabi ve Dubai borsaları bugün ve yarın kapalı olacak. ABD hisse senedi vadeli endeksleri de Asya seansında aşağı yönlü seyir izliyorlar. S&P 500 yüzde 0,75, Dow Jones yüzde 0,8 vea Nasdaq 100 yüzde 0,83 ekside. Goldman Sachs, İran krizinin özellikle tüketici odaklı sektörler için olumsuz olduğunu belirterek havayolu ve sanayi şirketlerinin baskı altında kalabileceğini açıkladı. Havayolu hisseleri Asya’da sert kayıplar yaşadı. Japan Airlines yüzde 5,05, Singapore Airlines yüzde 5,6, Cathay Pacific Airways ise yüzde 3,8 değer kaybetti. Buna karşılık, stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı gibi güzergahların risk altına girmesi nedeniyle denizcilik hisseleri yükseldi. Franklin Templeton stratejistleri, global LNG ticaretinin yaklaşık yüzde 20’sinin boğazdan geçtiğini ve bunun hem petrol hem doğalgaz fiyatlarını etkileyebileceğini belirtti.

Hamaney: En güçlü ordu bile tokat yiyebilir Haber

Hamaney: En güçlü ordu bile tokat yiyebilir

İran lideri Ali Hamaney, ABD'nin bölgeye gönderdiği uçak gemisine atıfta bulunarak, "Dünyanın en güçlü ordusu bile bazen yerinden kalkamayabilir. Bir uçak gemisinden daha tehlikeli olan, onu denizin dibine gönderebilecek silahtır." dedi. İran devlet televizyonu IRIB'e göre, Hamaney, Cenevre'de İran ile ABD heyetlerinin 2'nci tur müzakerelere başladığı saatlerde Tahran'daki yerleşkesinde halka seslendi. Hamaney, "ABD Başkanı, son konuşmalarından birinde, 'Amerika, 47 yıldır İslam Cumhuriyeti'ni ortadan kaldıramadı' demiş. Adeta kendi halkına şikayette bulunmuş. Bu iyi bir itiraftır. Ben de diyorum ki; sen de bu işi yapamayacaksın." dedi. BD Başkanı Donald Trump'ın "Ordumuz dünyanın en güçlü ordusudur." dediğini hatırlatan Hamaney, "Dünyanın en güçlü ordusu bile bazen öyle bir tokat yiyebilir ki yerinden kalkamayabilir. Bir uçak gemisinden daha tehlikeli olan, onu denizin dibine gönderebilecek silahtır." ifadelerini kullandı. ABD'nin müzakerenin sonucunu baştan belirlediğini belirten Hamaney şunları kaydetti: "Gelin nükleer enerjiniz hakkında müzakere edelim ve müzakerenin sonucu sizin bu enerjiye sahip olmamanız olsun, diyorlar. Müzakerenin sonucunu baştan belirlemek yanlış ve ahmakça bir iştir. Sen diyorsun ki gel şu konu hakkında konuşalım, anlaşmaya varalım; o halde neden sonucu önceden belirliyorsun ve mutlaka şu sonuca ulaşmalıyız diyorsun? Bu ahmakçadır. ABD başkanları, bazı senatörler ve diğer yetkililer bu ahmakça işi yapmaktadırlar." ABD-İRAN müzakereleri 2'nci turu Cenevre'de başladı İran ile ABD arasında Umman'ın aracılığındaki nükleer müzakerelerin ikinci turu İsviçre'nin Cenevre kentinde başlarken, görüşmeler kapsamında İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi ve ABD Başkanı Donald Trump'ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ayrı ayrı Umman Dışişleri Bakanı Bedr bin Hamed el-Busaidi ile öğle saatlerinde bir araya geldi. İran ile ABD arasında Umman'ın aracılığında mesaj alışverişiyle dolaylı görüşmeler Umman'ın Cenevre'deki Büyükelçiliğinde başladı. İsrail ve ABD'nin Haziran 2025’te İran'a düzenlediği saldırılar ve 12 gün süren savaş nedeniyle kesintiye uğrayan diplomatik sürecin yeniden canlandırılmasının ardından taraflar, Maskat'ta yapılan ilk turun ardından görüşmeleri Avrupa'ya taşıdı. Cenevre'deki görüşmelerde İran heyetine Dışişleri Bakanı Erakçi başkanlık ederken ABD tarafını ise ABD Başkanı Donald Trump'ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Witkoff temsil ediyor.

ABD İran'ı vurdu Haber

ABD İran'ı vurdu

Tarihte ilk kez 'Sığınak delici' olarak bilinen 13 bin 600 kg ağırlığındaki MOP bombaları kullanıldı. Trump'tan açıklama geldi. ABD, İran’a yönelik 21 Haziran 2025 gecesi gerçekleştirdiği hava saldırıları dünyanın gündemine oturdu. B-2 Spirit hayalet bombardıman uçaklarıyla yapılan operasyonda, İran’ın Fordo, Natanz ve İsfahan nükleer tesisleri hedef alındı. 13.600 kg ağırlığındaki GBU-57A/B Massive Ordnance Penetrator (MOP) bombaları, tarihte ilk kez bir savaşta kullanıldı. Bu bombalar, derin yeraltı sığınaklarını imha etmek için tasarlanmış ve yalnızca B-2 uçakları tarafından taşınabiliyor. TRUMP: İran daha büyük bir trajedi yaşayacak Donald Trump, 22 Haziran 2025 sabahı Truth Social platformunda yaptığı açıklamada, saldırıyı “çok başarılı” olarak nitelendirdi ve şunları söyledi: “İran’daki Fordo, Natanz ve İsfahan nükleer tesislerine yönelik saldırımızı tamamladık. Tüm uçaklar İran hava sahasından güvenli bir şekilde ayrıldı. Fordo’ya tam kapasiteli bir bomba yükü atıldı. Harika Amerikan savaşçılarını tebrik ederim. Şimdi barış zamanı. İran, ya barış yapacak ya da son sekiz günde gördüğünden daha büyük bir trajedi yaşayacak.” "Tamamen yok ettik" Trump, bu saldırılar sonucunda İran'ın kilit nükleer zenginleştirme tesislerinin "tamamen yok edildiğini" söyledi. "İRAN barış yapmak zorunda" İran'a düzenlenen saldırıda İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile takım olarak çalıştıklarını belirten Trump, "İran barış yapmak zorunda. Bu yapılmazsa sonraki saldırılar çok daha ağır olacak." diye konuştu. TEL AVİV'de sirenler çalıyor ABD'nin savaşa dahil olmasından sonra İsrail ordusu yaptığı açıklamada İran'dan füzeler ateşlendiğini duyurarak sığınaklara girilmesi çağrısı yaptı. İsrail ordusundan yapılan açıklamada, İran'dan yeni bir füze saldırısı düzenlendiği belirtildi. Tel Aviv'de sirenler çalıyor. 6 bombardıman uçağı kullanıldı ABD'li bir yetkilinin CNN International'a açıkladığı bilgiye göre ABD, İran'daki Fordo nükleer tesisine 12 adet 'sığınak delici' bomba atmak üzere altı B-2 bombardıman uçağı kullandı. Aynı yetkili, donanmaya ait denizaltıların Natanz ve İsfahan'daki iki diğer tesise 30 adet TLAM seyir füzesi fırlattığını ve bir B-2 uçağının Natanz'a da iki sığınak delici bomba bıraktığını belirtti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.