SON DAKİKA
Hava Durumu

#Irak

Ekometre - Irak haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Irak haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Mobilya ihracatında Avrupa atağı: Fransa pazarı öne çıktı Haber

Mobilya ihracatında Avrupa atağı: Fransa pazarı öne çıktı

Genel tabloda sınırlı daralma yaşanırken Fransa, Fas, Birleşik Krallık ve ABD gibi önemli pazarlardaki artışlar dikkat çekti. Fransa'ya ihracat Türkiye genelinde yüzde 27, AKAMİB bölgesinde ise yüzde 272,6 yükseldi. Sektör temsilcileri, artan maliyetler karşısında ihracatçının fiyat rekabetini koruyabilmesi için desteklerin güçlendirilmesini istiyor. Türkiye mobilya, kâğıt ve orman ürünleri sektörü ağustos ayında ihracatta sınırlı bir gerileme yaşarken, bazı önemli pazarlardaki güçlü büyüme dikkat çekti. Sektörün toplam ihracatı ağustosta geçen yılın aynı ayına göre yüzde 1,1 azalarak 648 milyon 507 bin dolar oldu. Aynı dönemde Akdeniz Mobilya, Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği'nin (AKAMİB) ihracatı yüzde 11,3 gerileyerek 73 milyon 832 bin dolar olarak gerçekleşti. Ocak-ağustos döneminde Türkiye geneli sektör ihracatı yüzde 0,8 düşüşle 5 milyar 121 milyon dolara inerken, AKAMİB'in ihracatı yüzde 14,3 azalarak 540 milyon 473 bin dolara geriledi. Toplam ihracattaki sınırlı daralmaya karşın ülke bazındaki sonuçlar, sektörün farklı pazarlarda birbirinden oldukça farklı bir performans sergilediğini ortaya koydu. Özellikle Fransa'daki yükseliş, ihracat açısından öne çıkan gelişmelerden biri oldu. Fransa'da dikkat çeken yükseliş Türkiye genelinde ağustos ayında sektörün en fazla ihracat yaptığı ülkeler Irak, ABD, Birleşik Krallık, Fas ve Fransa oldu. İlk 10 pazar arasında en yüksek artış yüzde 27 ile Fransa'da gerçekleşti. Fransa'yı yüzde 21,7'lik artışla Fas, yüzde 13,9 ile Birleşik Krallık ve yüzde 10,6 ile ABD izledi. AKAMİB'in ağustos ayı ihracatında ise Irak ilk sıradaki yerini korudu. Fransa, Suriye, Romanya ve Çin de Birliğin en fazla ihracat gerçekleştirdiği pazarlar arasında yer aldı. AKAMİB açısından en dikkat çekici gelişme yine Fransa'da yaşandı. Birliğin Fransa'ya ihracatı ağustosta yüzde 272,6 arttı. Fas'a ihracat yüzde 30,1, Suriye ve ABD'ye ihracat ise yüzde 16 yükseldi. Sekiz aylık tabloda da Fransa öne çıkıyor Fransa'daki hareketlilik yalnızca ağustos ayıyla sınırlı kalmadı. Ocak-ağustos döneminde Türkiye'nin sektör ihracatında ilk 10 pazar arasında en güçlü artışlardan biri Fransa'da kaydedildi. Bu dönemde Fransa'ya ihracat yüzde 18,5 arttı. Bulgaristan'a ihracat da yüzde 13,1 yükseldi. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne (KKTC) yapılan ihracat ise yüzde 17,6 artışla 86,3 milyon dolara ulaştı. Türkiye'nin sekiz aylık sektör ihracatında Irak, 620,7 milyon dolarla liderliğini sürdürdü. Irak'ın ardından Birleşik Krallık, ABD, Fas ve Libya geldi. AKAMİB'in ocak-ağustos dönemindeki ihracatında da Irak ilk sırada yer alırken Suriye, Fransa, Almanya ve Romanya öne çıkan diğer pazarlar oldu. Bu dönemde en yüksek artış İran pazarında gerçekleşti. İran'a ihracat yüzde 135,6 yükselirken Fransa'ya ihracat yüzde 72,3, Suriye'ye ihracat yüzde 28,4 ve KKTC'ye ihracat yüzde 7,3 arttı. İhracatçı büyümeden önce rekabet gücünü korumak istiyor Sektörün ihracat rakamları, pazar çeşitliliğinin önemini ortaya koyarken üretim maliyetlerindeki artış da ihracatçıların gündemindeki temel sorunlardan biri olmaya devam ediyor. Mobilya üretiminin önemli ölçüde nitelikli insan emeğine dayanması nedeniyle işçilik maliyetleri sektörün toplam maliyet yapısında önemli bir paya sahip. Enerji, hammadde, lojistik ve finansman giderlerindeki artışlar da eklendiğinde ihracatçının uluslararası pazarlarda fiyat rekabetini koruması zorlaşıyor. AKAMİB Başkanı Adem Derinel, ağustos ayı ihracat sonuçlarını değerlendirirken, bazı pazarlardaki güçlü artışların sektörün yeni fırsatları değerlendirme kapasitesini gösterdiğini belirtti. Derinel, Fransa, Fas, Birleşik Krallık ve ABD gibi pazarlarda elde edilen kazanımların önemine dikkat çekerek, bu ivmenin kalıcı hale gelmesi için ihracatçının maliyet yapısını dikkate alan destek mekanizmalarına ihtiyaç olduğunu ifade etti. “Fiyat rekabetinde elimizi güçlendirecek desteklere ihtiyaç var” Adem Derinel, küresel pazarlarda rekabetin artık yalnızca kalite ve tasarım üzerinden şekillenmediğini, fiyat unsurunun da giderek daha belirleyici hale geldiğini vurguladı. Derinel, döviz dönüşüm desteğinin ihracatçının finansal yapısını güçlendiren önemli araçlardan biri olduğunu belirterek, destek mekanizmalarının sektörlerin üretim ve maliyet yapıları dikkate alınarak kurgulanması gerektiğini söyledi. Mobilya sektörünün yüksek istihdam sağlayan ve emek yoğun üretim yapan bir yapıya sahip olduğunu belirten Derinel, sektörün daha yüksek oranlarda desteklenmesinin uluslararası fiyat rekabetinde ihracatçının elini güçlendireceğini ifade etti. Yeni pazarlar için maliyet baskısının azaltılması gerekiyor Sektörün önündeki temel sorunlardan biri, artan maliyetlerin ürün fiyatlarına aynı ölçüde yansıtılamaması. İhracatçı, bir yandan mevcut pazarlardaki konumunu korumaya çalışırken diğer yandan yeni pazarlara ulaşabilmek için maliyet avantajını korumak zorunda. Bu nedenle sektör temsilcileri; finansmana erişimin kolaylaştırılması, üretim maliyetlerinin azaltılması ve katma değerli üretimin teşvik edilmesine yönelik desteklerin güçlendirilmesini bekliyor. Ağustos verileri, Türk mobilya sektörünün genel ihracatında henüz güçlü bir büyüme ivmesinin oluşmadığını gösterirken, Fransa başta olmak üzere bazı pazarlardaki yüksek oranlı artışlar yeni ihracat fırsatlarının bulunduğuna işaret ediyor. Sektör açısından önümüzdeki dönemin belirleyici unsuru ise bu pazar kazanımlarının ne ölçüde kalıcı hale getirilebileceği olacak. Bunun için ihracatçının yalnızca yeni talep alanlarına ulaşması değil, aynı zamanda artan üretim ve finansman maliyetleri karşısında rekabet gücünü koruyabilmesi gerekiyor.

Türk müteahhitlik sektörü dünya ikinciliğine yükseldi Haber

Türk müteahhitlik sektörü dünya ikinciliğine yükseldi

Türk firmalarının üstlendiği 24,9 milyar dolarlık proje hacmiyle Türkiye, uluslararası proje değerinde de dünya 7'nciliğine yükseldi. Türk müteahhitlik sektörü küresel pazardaki güçlü konumunu yeni bir rekorla pekiştirdi. Ticaret Bakanlığı'nın açıkladığı verilere göre, Engineering News-Record (ENR) tarafından hazırlanan 2026 yılı “Dünyanın En Büyük 250 Uluslararası Müteahhitlik Firması” listesinde 48 Türk şirketi yer aldı. Böylece Türkiye, listedeki firma sayısını son üç yılda istikrarlı biçimde artırırken, 75 firmayla ilk sırada bulunan Çin'in ardından dünya ikinciliğine yerleşti. Türk müteahhitlik şirketleri, üstlendikleri projelerin toplam değeri bakımından da geçen yıla göre iki basamak yükselerek dünyanın en büyük 7'nci uluslararası müteahhitlik gücü oldu. Türk firma sayısı üç yılda 43'ten 48'e çıktı Türk müteahhitlik sektörünün ENR listesindeki yükselişi son yıllarda hız kazandı. 2024 yılında 43 Türk firmasının yer aldığı listede bu sayı 2025'te 45'e, 2026'da ise 48'e ulaştı. Ticaret Bakanlığı, küresel pazarlarda yaşanan jeopolitik ve ekonomik belirsizliklere rağmen Türk müteahhitlik firmalarının uluslararası rekabet gücünü koruduğunu ve dünya ligindeki güçlü konumunu daha da ileri taşıdığını bildirdi. Firma sayısı bakımından Türkiye, 48 şirketle Çin'in ardından ikinci sırada yer aldı. Uluslararası proje hacmi 24,9 milyar dolara ulaştı Listede yer alan Türk firmalarının geçen yıl üstlendiği uluslararası projelerin toplam değeri 24,9 milyar dolar olarak gerçekleşti. Bu tutar 2024 yılında 20,8 milyar dolar seviyesindeydi. Türk müteahhitlik firmalarının, ENR listesinde bulunan 250 şirketin toplam uluslararası proje hacmi içindeki payı ise yüzde 4,5 oldu. Proje değerleri açısından Türkiye; Çin, Fransa, İspanya, ABD, Güney Kore ve İtalya'nın ardından dünya 7'nciliğine yükseldi. Türkiye, geçen yıla göre iki sıra ilerleyerek Japonya, Hollanda ve Hindistan'ı geride bıraktı. İlk 100'de 7 Türk şirketi yer aldı Türk firmalarının listedeki başarısı yalnızca toplam şirket sayısıyla sınırlı kalmadı. ENR'nin 2026 listesinde ilk 100 şirket arasına 7 Türk müteahhitlik firması girmeyi başardı. Bu şirketlerden ikisi ilk 50 içerisinde yer alarak Türkiye'nin uluslararası müteahhitlik pazarındaki konumunu daha da güçlendirdi. Küresel müteahhitlik gelirleri 550 milyar doları aştı ENR raporunda yer alan 2025 yılı verilerine göre, dünyanın en büyük 250 uluslararası müteahhitlik firmasının toplam gelirleri yüzde 9,7 artarak 550,6 milyar dolara yükseldi. Küresel pazardaki büyümeye rağmen sektörün önünde önemli riskler bulunuyor. Jeopolitik belirsizlikler, tedarik zincirindeki aksamalar, artan maliyetler, nitelikli iş gücü eksikliği ve iklim değişikliğine bağlı olumsuz hava koşulları sektörün temel sorunları arasında gösteriliyor. Buna karşılık yerel ortaklıklar, etkin risk yönetimi, teknik kapasite, dijitalleşme ve kamu-özel işbirliği modelleri firmaların uluslararası rekabette öne çıkmasını sağlayan başlıca unsurlar olarak değerlendiriliyor. Teknik müşavirlikte de Türk firmalarının sayısı arttı Ticaret Bakanlığı'nın açıklamasına göre ENR'nin “2026 En Büyük 225 Uluslararası Teknik Müşavirlik Firması” listesinde de Türkiye'nin temsil gücü arttı. Listedeki Türk firma sayısı geçen yıla göre bir artarak 9'a yükseldi. Türkiye, firma sayısı bakımından ABD, Çin, İtalya, Güney Kore ve İspanya'nın ardından Japonya ile birlikte dünya 6'ncılığını korudu. 138 ülkede 567,8 milyar dolarlık dev proje hacmi Türk müteahhitlik sektörünün yurtdışı yolculuğu 1972 yılında başladı. Aradan geçen 50 yılı aşkın sürede sektör, faaliyet gösterdiği ülke ve üstlendiği proje sayısını önemli ölçüde artırdı. Bugün itibarıyla Türk şirketleri 138 ülkede toplam 12 bin 952 müteahhitlik projesi üstlenirken, bu projelerin toplam değeri 567,8 milyar doların üzerine çıktı. Türk teknik müşavirlik firmaları da yine 138 ülkede yaklaşık 3,8 milyar dolar değerinde 3 bin 177 uluslararası proje aldı. Yeni hedef pazarlar Libya, Irak, Avrupa, Ukrayna ve Suriye Ticaret Bakanlığı, Türk müteahhitlik ve teknik müşavirlik şirketlerinin yeni projelere erişimini kolaylaştırmak ve uluslararası pazarlarda karşılaştıkları sorunlara çözüm üretmek amacıyla ticari diplomasinin imkanlarını kullanmaya devam edecek. Bu kapsamda sektörün güçlü olduğu Libya ve Irak başta olmak üzere önemli potansiyel taşıyan pazarlarda ikili temaslar, üst düzey görüşmeler ve ticaret heyetleriyle Türk firmalarına destek sağlanacak. Avrupa'da ise Portekiz ve Romanya gibi yeni fırsatlar sunan pazarlarda işbirliği imkanlarının geliştirilmesi ve Türk şirketlerinin pazar varlığının güçlendirilmesi hedefleniyor. Önümüzdeki dönemde Ukrayna ve Suriye'nin yeniden imar süreçlerinde Türk müteahhitlik sektörünün aktif rol üstlenmesine yönelik çalışmaların da sürdürülmesi planlanıyor. Bakanlık ayrıca İngiltere ve Japonya ile üçüncü ülkelerde işbirliği programları yürüterek sektörün yeni pazarlara erişimini ve proje finansmanına ulaşmasını desteklemeyi hedefliyor.

Irak'tan Türk şirketlerine yeni yatırım kapısı Haber

Irak'tan Türk şirketlerine yeni yatırım kapısı

Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi, Türk şirketlerini havaalanları, demir yolu, enerji, metro, tarım ve su projelerinde yatırım yapmaya çağırırken, iki ülke ticaret hacmini orta vadede 30 milyar dolara çıkarma hedefini koruyor. Türkiye ile Irak arasındaki ekonomik ilişkiler, yeni altyapı ve enerji projeleriyle birlikte yeni bir aşamaya giriyor. Irak yönetimi, ülkenin yeniden yapılanma ve kalkınma sürecinde Türk şirketlerinin daha fazla rol üstlenmesini isterken, özellikle ulaştırma ve enerji yatırımları öne çıkıyor. Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi'nin Türk iş dünyası temsilcileriyle gerçekleştirdiği görüşmede, ülkedeki yatırım fırsatları ve Türk şirketlerinin üstlenebileceği projeler ele alındı. Zeydi, Türk şirketlerini Irak'taki yatırım imkanlarından yararlanmaya davet etti. Öncelik ulaşım ve enerji projelerinde Irak'ın yatırım gündeminde havaalanlarının yapımı ve işletilmesi, Kalkınma Yolu Projesi kapsamındaki demir yolu hatları, Necef-Kerbela arasındaki metro projesi ve enerji yatırımları bulunuyor. Bunun yanında termik ve güneş enerjisi santralleri, barajlar, tarım ve su yönetimi alanlarında da yatırım fırsatları değerlendiriliyor. Kalkınma Yolu, Irak'ın Basra Körfezi'ndeki Faw Limanı'nı Türkiye üzerinden Avrupa pazarlarına bağlamayı hedefleyen yaklaşık 1.200 kilometrelik stratejik bir ulaştırma koridoru olarak öne çıkıyor. Projenin ilk aşamasında demir yolu altyapısına öncelik verilmesi planlanıyor. Türkiye-Irak ticaretinde hedef 30 milyar dolar Yatırım çağrısı, iki ülke arasındaki ticaret hacminin artırılmasına yönelik hedeflerin de gündemde olduğu bir döneme denk geliyor. Türkiye ve Irak, temmuz ayında gerçekleştirdikleri görüşmelerde orta vadede 30 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefini yeniden teyit etti. Ticaret Bakanlığı verilerine göre Türkiye'nin Irak'a ihracatı 2025'te yaklaşık 12,4 milyar dolar oldu. Irak, Türkiye'nin geçen yıl en fazla ihracat yaptığı beşinci ülke olarak kayıtlara geçti. Bu nedenle yeni yatırım projeleri, yalnızca müteahhitlik faaliyetleri açısından değil; makine, enerji ekipmanları, lojistik, finansman ve hizmet sektörleri açısından da Türk şirketleri için yeni pazar oluşturabilir. Kalkınma Yolu'nda uygulama aşaması hızlanıyor İki ülke arasında temmuz ayında yapılan görüşmelerde Kalkınma Yolu'nun sahadaki uygulamasına başlanması konusunda önemli adımlar atıldı. Irak tarafı projenin demir yolu ve kara yolu bölümlerine ilişkin teknik çalışmalarını ilerletirken, finansman mekanizmasının oluşturulması da gündemin önemli başlıkları arasında bulunuyor. Projenin hayata geçmesi halinde Irak'ın yalnızca petrol ihracatına dayalı ekonomik yapısını çeşitlendirmesi ve bölgesel bir lojistik merkez haline gelmesi hedefleniyor. Türkiye açısından ise Körfez'i Avrupa'ya bağlayan yeni bir ticaret koridorunun ortaya çıkması söz konusu. Enerjide işbirliği de genişliyor Türkiye-Irak ilişkilerinde enerji başlığı da giderek daha fazla önem kazanıyor. İki ülke ağustos ayında Irak petrolünün Türkiye üzerinden Ceyhan'a taşınmasına ilişkin yeni bir anlaşmaya imza attı. Anlaşma kapsamında Irak petrolünün Irak-Türkiye Boru Hattı üzerinden taşınması için günlük en az 750 bin varillik kapasite öngörülüyor. Taraflar ayrıca petrolün yanı sıra elektrik ve su kaynaklarını da kapsayan daha geniş bir işbirliği çerçevesi üzerinde çalışıyor. Bu gelişmeler, Türk şirketlerinin Irak'taki enerji yatırımlarında daha fazla rol üstlenmesinin önünü açabilecek bir ekonomik çerçeve oluşturuyor. Türk şirketleri için pazar genişliyor Irak'ın yatırım programı yalnızca büyük altyapı projeleriyle sınırlı değil. Tarım, sağlık, enerji, sanayi, lojistik, su yönetimi ve finans gibi farklı sektörlerde de Türk şirketleri için fırsatlar bulunuyor. Temmuz ayında Irak'ta Türk iş dünyası temsilcileriyle yapılan görüşmelerde de inşaat, sağlık, enerji, sanayi, gıda, lojistik, finans ve imalat sektörlerindeki yatırım imkanları ele alınmıştı. Irak yönetiminin Türk yatırımcılara yönelik çağrıları, iki ülke arasındaki ticari ilişkilerin yalnızca ihracat-ithalat ekseninden çıkarılarak karşılıklı yatırım ve ortak proje modeline taşınmak istendiğini gösteriyor. Asıl sınav finansman ve uygulamada Irak'ın önündeki en önemli konu ise açıklanan projelerin finansmanı ve sahada uygulanabilir hale getirilmesi olacak. Özellikle Kalkınma Yolu gibi büyük ölçekli projelerde finansman modeli, teknik altyapı, sınır geçişleri ve proje takvimi yatırımcıların kararlarında belirleyici olacak. Türkiye açısından ise Irak'ın kalkınma yatırımları, Türk müteahhitlik ve hizmet şirketleri için yeni bir büyüme alanı yaratabilir. İki ülkenin 30 milyar dolarlık ticaret hedefi ve enerji ile ulaştırma alanındaki yeni anlaşmalar, ekonomik ilişkilerin önümüzdeki dönemde daha çok yatırım ve ortak proje ekseninde ilerleyebileceğine işaret ediyor. Bu haber için dış görselde yazı kullanmadan; Irak-Türkiye haritası, Faw Limanı, demir yolu hattı, enerji santrali ve Türk-Irak bayraklarını bir araya getiren aydınlık, gerçekçi bir ekonomi haber görseli daha uygun olur.

Kiraz ihracatı miktarda 11 kat dövizde 4 kat arttı Haber

Kiraz ihracatı miktarda 11 kat dövizde 4 kat arttı

Türkiye, 2026 yılın 1 Ocak – 10 Ağustos döneminde 68 bin 737 ton kiraz ihraç ederek 235 milyon dolar dövizi hanesine yazdırdı. Kiraz ihracatımız 2025 yılının 1 Ocak – 10 Ağustos döneminde 6 bin 40 ton karşılığı 47 milyon 728 bin dolar olmuştu. Kiraz ihracatı 2025 yılına göre göre miktar bazında 11 kat, döviz getirisi 4 kat yükseldi. Başkan Balık: "Kiraz ihracatında güçlü bir toparlanma yakaladık" Türkiye’nin kiraz üretiminde dünya birincisi olduğunu, ihracatta da ilk 3-4 ülke arasında yer aldığını paylaşan Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık, 2025 yılında çiçeklenme döneminde kirazı donun vurduğunu bu nedenle 2025 yılında ihracatta büyük düşüş yaşandığını, 2026 yılında kiraz ihracatında güçlü bir toparlanma yakaladıklarını dile getirdi. 2026 yılının Türk kiraz ihracatı açısından dikkat çekici bir performans sergilediğini belirten Balık, “2026 yılının geride kalan diliminde 68 bin tonu aşan kiraz ihracatı karşılığında 235 milyon dolar döviz geliri elde ettik. Geçen yılın aynı dönemine göre ihracat miktarında yaklaşık 11 katlık, ihracat değerinde 4 katlık artış yaşadık” ifadelerini kullandı. Kiraz ihracatında 34 ülkeden 52 ülkeye çıktık Kiraz ihracatının yalnızca miktar ve değer açısından değil, pazar çeşitliliği bakımından da olumlu bir seyir izlediğine dikkat çeken Balık şöyle devam etti: “2025 yılında 34 ülkeye kiraz ihraç edilirken bu yıl bu sayı 52'ye yükseldi. İspanya, İtalya, Litvanya, Letonya, Birleşik Krallık ve İrlanda'nın da aralarında bulunduğu 21 pazara yeniden ya da ilk kez ihracat gerçekleştirdik. Türk kirazının uluslararası pazarlardaki konumu güçlendi. Almanya 74 milyon dolarlık ihracatla en büyük pazar olmayı sürdürdü. Rusya Federasyonu'na 67,5 milyon dolarlık, Polonya'nın 29 milyon dolarlık ve Irak'a 26,5 milyon dolarlık ihracat hacmine ulaştık. 2027 yılında iklimsel bir sıkıntı yaşamadığımız takdirde kiraz ihracatında 250 milyon dolara ulaşmak hedefimiz olacak.” Uzak Doğu’da güç kazanmak istiyoruz İlk dört pazarın toplam kiraz ihracatının yaklaşık yüzde 85'ini oluşturduğuna dikkat çeken Başkan Balık, "Mevcut pazarlardaki güçlü konumumuzu korurken ihracatımızı daha sürdürülebilir hale getirmek için pazar çeşitlendirme çalışmalarımıza aralıksız devam ediyoruz. Özellikle Uzak Doğu ülkeleri başta olmak üzere yüksek potansiyele sahip pazarlarda Türk kirazının bilinirliğini artırmaya ve ihracat ağımızı genişletmeye odaklanacağız. Çin’e ihracatımızın açılması için çabalarımız sürüyor. Kısa sürede sonuç almayı ümit ediyoruz” diyerek sözlerini noktaladı.

Ankara'da Kritik Türkiye-Irak zirvesi Haber

Ankara'da Kritik Türkiye-Irak zirvesi

Görüşmelerde güvenlikten enerjiye, ticaretten su yönetimine kadar iki ülke arasındaki stratejik iş birliği başlıkları ile bölgesel gelişmeler masaya yatırılacak. Türkiye ile Irak arasındaki diplomatik temaslar yeni bir ziyaretle devam ediyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın daveti üzerine Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi, yarın Ankara'da resmi temaslarda bulunacak. Ziyarete ilişkin açıklama yapan Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, görüşmelerde iki ülke ilişkilerinin kapsamlı şekilde ele alınacağını bildirdi. Stratejik başlıklar masada Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirilmesi beklenen görüşmelerde; güvenlik,terörle mücadele,ticaret,enerji iş birliği,ulaştırma projeleri,su yönetimi başta olmak üzere Türkiye-Irak ilişkilerinin stratejik gündem maddeleri değerlendirilecek. Tarafların mevcut iş birliği projelerini gözden geçirmesi ve yeni ortak adımları ele alması bekleniyor. Bölgesel gelişmeler de değerlendirilecek Liderlerin yalnızca ikili ilişkileri değil, Orta Doğu'da son dönemde yaşanan gelişmeleri de masaya yatırması öngörülüyor. Bölgesel güvenlik, sınır güvenliği, enerji arzı ve bölgesel istikrarın görüşmelerin önemli gündem maddeleri arasında yer alması bekleniyor. Ticaret hacminin artırılması hedefleniyor Türkiye ile Irak arasındaki ekonomik ilişkilerin güçlendirilmesi de ziyaretin öncelikli başlıkları arasında bulunuyor. Enerji, lojistik, ulaştırma koridorları ve yatırım alanlarında iş birliğinin geliştirilmesine yönelik değerlendirmeler yapılması beklenirken, iki ülke arasındaki ticaret hacminin artırılmasına yönelik yeni adımların da ele alınacağı ifade ediliyor. Yüksek düzeyli temaslar sürüyor Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi'nin Ankara ziyareti, Türkiye ile Irak arasında son dönemde hız kazanan üst düzey diplomatik temasların devamı niteliğini taşıyor. Uzmanlar, ziyaretin özellikle güvenlik iş birliği, Kalkınma Yolu Projesi, enerji ve bölgesel istikrar açısından iki ülke ilişkilerinde yeni bir döneme katkı sağlayabileceğini değerlendiriyor.

Türkiye'nin petrol ithalatı nisanda yüzde 12,6 geriledi Haber

Türkiye'nin petrol ithalatı nisanda yüzde 12,6 geriledi

Ham petrol ve motorin ithalatındaki gerileme dikkat çekti. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun (EPDK) "Nisan 2026 Petrol Piyasası Sektör Raporu"na göre, Türkiye'nin toplam petrol ve petrol ürünleri ithalatı geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 12,6 azalarak 3 milyon 757 bin 501 ton olarak gerçekleşti. Toplam ithalatın en büyük bölümünü oluşturan ham petrol ithalatı, nisanda yıllık bazda yüzde 9,19 düşüşle 2 milyon 620 bin 645 tona geriledi. Motorin türleri ithalatı da yüzde 26,22 azalarak 802 bin 329 ton oldu. Kalan ithalat kalemlerini ise havacılık ve denizcilik yakıtları ile diğer petrol ürünleri oluşturdu. Türkiye'nin en fazla ham petrol ve petrol ürünü ithal ettiği ülke 1 milyon 758 bin 314 tonla Rusya oldu. Rusya'yı 529 bin 551 tonla Kazakistan ve 314 bin 827 tonla Irak takip etti. Yurt içi satış verileri incelendiğinde ise benzin tüketimindeki artış öne çıktı. Benzin satışları nisanda geçen yılın aynı ayına göre yüzde 6,08 yükselerek 466 bin 449 tona ulaştı. Buna karşılık motorin satışları yüzde 4,10 azalarak 2 milyon 4 bin 871 ton olarak gerçekleşti. Toplam petrol ürünü satışları ise yüzde 2,06 düşüşle 2 milyon 602 bin 949 ton seviyesinde kaldı. Petrol ihracatı yüzde 22,78 azaldı Türkiye'nin petrol piyasasındaki toplam ihracatı da nisanda geçen yılın aynı ayına göre yüzde 22,78 azalarak 1 milyon 69 bin 143 ton oldu. Ürün bazında değerlendirildiğinde denizcilik yakıtları ihracatı yüzde 47,82 artışla 98 bin 578 tona yükselirken, motorin ihracatı yüzde 77,47 düşüşle 101 bin 235 tona geriledi. Havacılık yakıtları ihracatı yüzde 14,29 azalarak 508 bin 950 ton, benzin ihracatı ise yüzde 39,98 düşüşle 4 bin 190 ton olarak kaydedildi. Rafineri üretimi geriledi Nisan ayında toplam rafineri petrol ürünleri üretimi de yıllık bazda yüzde 6,07 azalarak 3 milyon 200 bin 59 ton oldu. Üretim kalemlerinde ise farklı bir görünüm ortaya çıktı. Havacılık yakıtı üretimi yüzde 16,61 artışla 669 bin 985 tona, benzin üretimi yüzde 5,02 artışla 445 bin 902 tona yükseldi. Motorin üretimi ise yüzde 7,44 düşüşle 1 milyon 300 bin 381 ton olarak gerçekleşti.

Türkiye’nin jet yakıtı ihracatında güçlü sıçrama Haber

Türkiye’nin jet yakıtı ihracatında güçlü sıçrama

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun (EPDK) mart ayına ilişkin Petrol Piyasası Sektör Raporu’na göre, Türkiye’nin havacılık yakıtı ihracatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 41,14 artarak 683 bin 467 tona ulaştı. Aynı dönemde petrol piyasasında toplam ihracat ise yüzde 0,92 artışla 1 milyon 339 bin 667 ton olarak gerçekleşti. Petrol ithalatı yükseldi Mart ayında Türkiye’nin toplam petrol ve petrol ürünleri ithalatı yıllık bazda yüzde 7,79 artışla 4 milyon 123 bin 407 tona çıktı. Toplam ithalat içinde en büyük kalemi oluşturan ham petrol ithalatı yüzde 11,81 artarak 2 milyon 799 bin 824 ton oldu. Motorin ithalatı ise yüzde 6,26 düşüşle 987 bin 708 ton seviyesine geriledi. Türkiye’nin en fazla ham petrol ve petrol ürünü ithal ettiği ülke 2 milyon 46 bin 981 tonla Rusya olurken, onu Irak ve Kazakistan izledi. İç piyasada akaryakıt talebi arttı Yurt içi benzin satışları mart ayında yıllık bazda yüzde 8,09 artarak 480 bin 187 ton oldu. Toplam petrol ürünleri satışları yüzde 7,90 yükselişle 2 milyon 877 bin 758 tona, motorin satışları ise yüzde 8,13 artışla 2 milyon 260 bin 390 tona ulaştı. Rafineri üretiminde çift haneli büyüme Mart ayında toplam rafineri petrol ürünleri üretimi geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 16,47 artarak 3 milyon 593 bin 804 ton olarak gerçekleşti. Havacılık yakıtları üretimi yüzde 26,09 artışla 679 bin 578 tona yükselirken, benzin üretimi yüzde 20,31 artarak 528 bin 121 ton oldu. Motorin üretimi ise yüzde 4,30 artışla 1 milyon 467 bin 986 ton seviyesinde kaydedildi.

Çin ekonomisi yılın ilk çeyreğinde yüzde 5 büyüdü Haber

Çin ekonomisi yılın ilk çeyreğinde yüzde 5 büyüdü

Çin Ulusal İstatistik Bürosunun (UİB) yayımladığı verilere göre, Çin'in Gayri Safi Yurt İçi Hasılası (GSYH) Ocak-Mart 2026 döneminde, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 5 arttı. Birinci çeyrekte büyüme, Orta Doğu'daki savaşın etkilerinin mart ayı verilerine olumsuz yansımasına rağmen, hükümetin bu yıl için "yüzde 4,5 ila 5" olarak belirlediği hedef doğrultusunda gelişim gösterdi. GSYH, ilk çeyrekte geçen yılın 4. çeyreğine kıyasla yüzde 1,3 artış kaydetti. Çin ekonomisi 2025'in 4. çeyreğinde yıllık bazda yüzde 4,5, yıl genelinde ise yüzde 5 büyüme kaydetmişti. Hükümet, büyümedeki ivme kaybı karşısında önceki 3 yılda "yüzde 5 civarında" belirlediği yıllık büyüme hedefini "yüzde 4,5 ila 5" olarak belirlemişti. UİB Direktör Yardımcısı Mao Şıngyong, Çin ekonomisinin ilk çeyrekte yıla güçlü bir başlangıç yaptığını, ancak giderek karmaşık ve kırılgan hale gelen dış koşullar ve içeride güçlü arz ile zayıf talep arasındaki dengesizliğin sürmesi nedeniyle ekonomik büyümenin temelinin daha fazla güçlendirilmesi gerektiğini belirtti. Üretim ve tüketimde ivme yavaşladı UİB'nin yayımladığı mart ayı ekonomik verilerine göre, savaşın etkilerinin hissedildiği ayda ülkede üretim ve tüketimdeki artış, ocak ve şubat aylarına kıyasla yavaşladı, yatırımlar ise geriledi. Yıllık cirosu 20 milyon yuanın (yaklaşık 2,9 milyon dolar) üzerindeki sanayi işletmelerinin üretim çıktılarının hesaplandığı sanayi üretimi, martta yıllık bazda yüzde 5,7 artarken ocak ve şubat aylarındaki yüzde 6,3 artışın altında kaldı. Tüketimin ölçüsü olarak kabul edilen perakende satışlar ise martta, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 1,7 artarken ilk iki aydaki yüzde 2,8'lik artışın gerisine düştü. Çin'de yatırımların seyri Altyapı, taşınmazlar, makine ve donanım harcamalarını içeren sabit sermaye yatırımları yılın ilk 3 ayında yüzde 1,7 artarken ilk 2 aydaki yüzde 1,8'lik artışa kıyasla geriledi. Son 3 yıldaki gerilemesiyle sabit sermaye yatırımlarını olumsuz etkileyen gayrimenkul sektöründe düşüş, bu yılın ilk çeyreğinde de devam etti. Gayrimenkul yatırımları, ilk 3 ayda, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 11,2 azaldı. Yatırımcı güveninin göstergesi olarak görülen özel sektör yatırımları da ilk çeyrekte yıllık bazda yüzde 2,2 düşüş kaydetti. Ülkede Şubat 2025 sonunda yüzde 5,3 olan kentlerdeki genel işsizlik oranı, mart ayı sonunda 0,1 puan artışla yüzde 5,4 oldu. IMF'nin büyüme tahmini Uluslararası Para Fonu (IMF), 14 Nisan'da Çin'in 2026 büyüme tahminini, zayıf iç ekonomik etkinlik ve İran savaşının etkilerini gerekçe göstererek yüzde 4,5'ten yüzde 4,4'e düşürdüğünü bildirmişti. Orta Doğu'da savaşın enerji fiyatlarındaki yol açtığı artışın hammadde maliyetlerinden enflasyon beklentilerine kadar tüm ülkeleri olumsuz etkileyeceğine işaret eden IMF, ABD, Avro bölgesi ve diğer majör ekonomiler için de büyüme tahminlerini düşürmüştü. ABD ve İsrail'in İran'a saldırıları ve İran'ın misillemeleri ile Basra Körfezi'nde tırmanan çatışma nedeniyle, küresel mal ve enerji ticareti açısından kritik bir geçiş hattı olan Hürmüz Boğazı'nda gemi trafiği büyük ölçüde kesilmişti. Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Kuveyt, Katar, Irak ve İran'ın hidrokarbon kaynaklarını dünya pazarlarına bağlayan Hürmüz Boğazı, dünya petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 25'inin, sıvılaştırılmış doğal gaz ticaretinin yaklaşık yüzde 20'sinin ve gübre ticaretinin yaklaşık yüzde 30'unun ana güzergahı konumunda bulunuyor. Çin'in ithal ettiği petrolün yaklaşık yüzde 45'i, sıvılaştırılmış doğal gazın yüzde 30'u Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı'ndan geçerek ülkeye ulaşıyor. Boğazdaki tanker trafiğindeki kesintiler küresel petrol tedarikinde aksamalara, petrol fiyatlarında artışa yol açmış durumda.

Türkiye'nin petrol ürünleri ithalatı şubatta düştü Haber

Türkiye'nin petrol ürünleri ithalatı şubatta düştü

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun (EPDK) şubat ayına ilişkin "Petrol Piyasası Sektör Raporu"na göre, Türkiye'nin toplam petrol ithalatı içinde en büyük kalemi oluşturan ham petrol ithalatı yüzde 14,08 artarak 2 milyon 559 bin 916 ton olarak gerçekleşti. Bu dönemde motorin türleri ithalatı ise yüzde 30,93 azalarak 702 bin 189 ton oldu. İthalatın kalan kısmını, benzin ve fuel-oil türleri, havacılık ve denizcilik yakıtları ile diğer ürünler oluşturdu. Böylece toplam ithalat, şubatta geçen yılın aynı ayına göre yüzde 1,84 azalarak 3 milyon 512 bin 919 ton olarak kayıtlara geçti. En fazla ham petrol ve petrol ürünleri ithalatı, 1 milyon 508 bin 282 tonla Rusya’dan yapılırken, bu ülkeyi 645 bin 346 tonla Irak ve 550 bin 184 tonla Kazakistan izledi. Yurt içi benzin satışları şubatta geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 17,73 artarak 417 bin 803 ton oldu. Petrol ürünleri satışları yüzde 3,71 artarak 2 milyon 378 bin 526 ton, motorin satışları yüzde 1,11 artarak 1 milyon 834 bin 490 ton olarak gerçekleşti. Petrol piyasasında ihracat yüzde 18,62 azaldı Aynı dönemde petrol piyasasında toplam ihracat yüzde 18,62 düşüşle 910 bin 559 ton oldu. Türkiye'nin havacılık yakıtları ihracatı yüzde 30,07 artarak 401 bin 899 ton olurken, motorin türleri ihracatı yüzde 83,43 azalarak 86 bin 439 ton olarak kayıtlara geçti. Denizcilik yakıtları ihracatı yüzde 29,96 azalarak 52 bin 538 ton, benzin türleri ihracatı ise yüzde 36,90 artarak 7 bin 224 ton oldu Rafineri petrol ürünleri üretimi yüzde 2,80 arttı Aynı dönemde toplam rafineri petrol ürünleri üretimi yüzde 2,80 artışla 2 milyon 972 bin 124 ton olarak gerçekleşti. Havacılık yakıtları üretimi şubatta geçen yılın aynı ayına göre yüzde 17,55 artarak 488 bin 28 ton, benzin türleri üretimi yüzde 9,57 artarak 398 bin 990 ton oldu. Motorin türleri üretimi ise yüzde 9,72 azalarak 1 milyon 203 bin 133 ton olarak kaydedildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.