SON DAKİKA
Hava Durumu

#Imf

Ekometre - Imf haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Imf haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Çin ekonomisi yılın ilk çeyreğinde yüzde 5 büyüdü Haber

Çin ekonomisi yılın ilk çeyreğinde yüzde 5 büyüdü

Çin Ulusal İstatistik Bürosunun (UİB) yayımladığı verilere göre, Çin'in Gayri Safi Yurt İçi Hasılası (GSYH) Ocak-Mart 2026 döneminde, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 5 arttı. Birinci çeyrekte büyüme, Orta Doğu'daki savaşın etkilerinin mart ayı verilerine olumsuz yansımasına rağmen, hükümetin bu yıl için "yüzde 4,5 ila 5" olarak belirlediği hedef doğrultusunda gelişim gösterdi. GSYH, ilk çeyrekte geçen yılın 4. çeyreğine kıyasla yüzde 1,3 artış kaydetti. Çin ekonomisi 2025'in 4. çeyreğinde yıllık bazda yüzde 4,5, yıl genelinde ise yüzde 5 büyüme kaydetmişti. Hükümet, büyümedeki ivme kaybı karşısında önceki 3 yılda "yüzde 5 civarında" belirlediği yıllık büyüme hedefini "yüzde 4,5 ila 5" olarak belirlemişti. UİB Direktör Yardımcısı Mao Şıngyong, Çin ekonomisinin ilk çeyrekte yıla güçlü bir başlangıç yaptığını, ancak giderek karmaşık ve kırılgan hale gelen dış koşullar ve içeride güçlü arz ile zayıf talep arasındaki dengesizliğin sürmesi nedeniyle ekonomik büyümenin temelinin daha fazla güçlendirilmesi gerektiğini belirtti. Üretim ve tüketimde ivme yavaşladı UİB'nin yayımladığı mart ayı ekonomik verilerine göre, savaşın etkilerinin hissedildiği ayda ülkede üretim ve tüketimdeki artış, ocak ve şubat aylarına kıyasla yavaşladı, yatırımlar ise geriledi. Yıllık cirosu 20 milyon yuanın (yaklaşık 2,9 milyon dolar) üzerindeki sanayi işletmelerinin üretim çıktılarının hesaplandığı sanayi üretimi, martta yıllık bazda yüzde 5,7 artarken ocak ve şubat aylarındaki yüzde 6,3 artışın altında kaldı. Tüketimin ölçüsü olarak kabul edilen perakende satışlar ise martta, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 1,7 artarken ilk iki aydaki yüzde 2,8'lik artışın gerisine düştü. Çin'de yatırımların seyri Altyapı, taşınmazlar, makine ve donanım harcamalarını içeren sabit sermaye yatırımları yılın ilk 3 ayında yüzde 1,7 artarken ilk 2 aydaki yüzde 1,8'lik artışa kıyasla geriledi. Son 3 yıldaki gerilemesiyle sabit sermaye yatırımlarını olumsuz etkileyen gayrimenkul sektöründe düşüş, bu yılın ilk çeyreğinde de devam etti. Gayrimenkul yatırımları, ilk 3 ayda, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 11,2 azaldı. Yatırımcı güveninin göstergesi olarak görülen özel sektör yatırımları da ilk çeyrekte yıllık bazda yüzde 2,2 düşüş kaydetti. Ülkede Şubat 2025 sonunda yüzde 5,3 olan kentlerdeki genel işsizlik oranı, mart ayı sonunda 0,1 puan artışla yüzde 5,4 oldu. IMF'nin büyüme tahmini Uluslararası Para Fonu (IMF), 14 Nisan'da Çin'in 2026 büyüme tahminini, zayıf iç ekonomik etkinlik ve İran savaşının etkilerini gerekçe göstererek yüzde 4,5'ten yüzde 4,4'e düşürdüğünü bildirmişti. Orta Doğu'da savaşın enerji fiyatlarındaki yol açtığı artışın hammadde maliyetlerinden enflasyon beklentilerine kadar tüm ülkeleri olumsuz etkileyeceğine işaret eden IMF, ABD, Avro bölgesi ve diğer majör ekonomiler için de büyüme tahminlerini düşürmüştü. ABD ve İsrail'in İran'a saldırıları ve İran'ın misillemeleri ile Basra Körfezi'nde tırmanan çatışma nedeniyle, küresel mal ve enerji ticareti açısından kritik bir geçiş hattı olan Hürmüz Boğazı'nda gemi trafiği büyük ölçüde kesilmişti. Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Kuveyt, Katar, Irak ve İran'ın hidrokarbon kaynaklarını dünya pazarlarına bağlayan Hürmüz Boğazı, dünya petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 25'inin, sıvılaştırılmış doğal gaz ticaretinin yaklaşık yüzde 20'sinin ve gübre ticaretinin yaklaşık yüzde 30'unun ana güzergahı konumunda bulunuyor. Çin'in ithal ettiği petrolün yaklaşık yüzde 45'i, sıvılaştırılmış doğal gazın yüzde 30'u Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı'ndan geçerek ülkeye ulaşıyor. Boğazdaki tanker trafiğindeki kesintiler küresel petrol tedarikinde aksamalara, petrol fiyatlarında artışa yol açmış durumda.

Küresel piyasalar haftaya negatif başladı Haber

Küresel piyasalar haftaya negatif başladı

Pakistan'da yürütülen müzakere sürecinde taraflar Hürmüz Boğazı'nın kontrolü konusunda restleşirken, ABD Başkanı Donald Trump ülkeye ait donanmanın söz konusu boğaza girmeye veya çıkmaya çalışan tüm gemileri ablukaya alma sürecini başlatacağını bildirdi. Bu açıklama, ateşkes sonrası çatışmaların yeniden alevlenebileceği yönündeki korkuları körükledi. Ayrıca Trump, donanmanın Hürmüz Boğazı'nı bloke etmesine NATO ve Körfez ülkelerinin de destek olacağını söylerken, İran'ın nükleer hedeflerinden vazgeçmeye istekli olmadığına vurgu yaptı. Buna ek olarak ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), bugün İran limanlarına giren veya bu limanlardan çıkan tüm gemilere yönelik deniz ablukası başlatacağını açıkladı. İsrailli bakanlar da müzakerelerden sonuç çıkmamasının ardından ABD-İsrail'in İran'a yönelik saldırılara yeniden başlayabileceğini ileri sürdü. Analistler, Orta Doğu'daki gerilimlerin müzakere masasında da sürmesi ve Hürmüz Boğazı'nın kontrolüne ilişkin belirsizliğin devam etmesinin piyasalarda stres hafızasını yeniden devreye soktuğunu, bu nedenle fiyatlamaların tekrardan en kötü senaryoları yansıtmaya başladığını belirtti. Piyasalarda savaş fiyatlamaları öne çıkıyor Bu gelişmelerle piyasalarda "yeni bir gerilim" fiyatlamaları öne çıktı. Brent petrolün varil fiyatı yüzde 7,4 artışla 98,7 dolara, dolar endeksi de yüzde 0,4 yükselişle 99 seviyesine çıktı. Savaşın yeniden şiddetlenebileceğine yönelik endişeler, enflasyon risklerinin sürebileceği tahminlerini güçlendirirken, tahvil piyasası ve altın yeni haftaya satıcılı bir seyirle girdi. ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi cuma günkü kapanışına göre 4 baz puan artışla yüzde 4,36 seviyesine çıkarken, altının onsu da yüzde 0,6 düşüşle 4 bin 723 dolardan işlem görüyor. ABD'de vadeli işlem piyasalarında, endeks vadeli kontratlar haftaya negatif seyirle başladı. Petrol tedarikine ilişkin endişeler küresel ölçekte enflasyonist baskıların artabileceğine işaret ederken, ABD'de açıklanan son veriler de yükselen enerji maliyetlerinin fiyatlar üzerindeki etkisinin belirginleşmeye başladığını gösterdi. ABD'de Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), martta yıllık bazda yüzde 3,3 ile beklentilerin altında kalmasına karşın önceki aya göre hızlanmaya işaret etti. Aylık enflasyon ise yüzde 0,9 ile tahminlere paralel gerçekleşti. Aylık enflasyondaki yükselişte en belirgin katkı enerji kaleminden geldi. Hürmüz Boğazı'nın ablukaya alınacağına yönelik haberler, ülkede enflasyonist baskıların daha da artabileceği endişesini güçlendirdi. Bu gelişmelerin ardından para piyasalarındaki fiyatlamalarda, ABD Merkez Bankasının (Fed) olası "şahin" adımlarına yönelik henüz güçlü bir sinyal oluşmazken, faiz indirimi beklentilerinin bir miktar zayıfladığı görüldü. Öte yandan Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası Grubu'nun 2026 Bahar Toplantıları, Washington bugün başlayacak ve 18 Nisan'a kadar sürecek. Toplantı kapsamında Japonya Merkez Bankası (BoJ) Başkanı Kazuo Ueda, Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Christine Lagarde ve İngiltere Merkez Bankası (BoE) Başkanı Andrew Bailey de dahil olmak üzere birçok önde gelen merkez bankası başkanı konuşma yapacak. Toplantılarda petrol fiyatlarındaki artış, sevkiyat engelleri ve çatışmanın yol açtığı diğer aksaklıkların ele alınması bekleniyor. Avrupa'da endeks vadeli kontratlar negatif seyrediyor Avrupa borsaları, Orta Doğu'da tansiyonun bir süre daha devam edebileceğine yönelik kaygılarla yeni haftaya giriş yaptı. Bölgede enerji arzına yönelik risklerin sürmesi endişe oluştururken, endeks vadeli kontratlarda gerileme yaşanıyor. ECB Başkanı Christine Lagarde'ın IMF ve Dünya Bankası Grubu'nun 2026 Bahar Toplantıları'nda yarın yapacağı konuşma yakından takip edilecek. ABD ile İran'ın yürüttüğü müzakere sürecinden henüz olumlu çıkmaması ECB'ye yönelik faiz artırımı tahminlerini artırdı. Geçen hafta ateşkes ile birlikte yıl sonuna kadar 2'ye gerileyen faiz artışı tahminleri yeniden 3'e doğru yükselişe geçti. Öte yandan Macaristan'da yapılan genel seçimi Başbakan Viktor Orban'ın rakibi Saygı ve Özgürlük Partisi (Tisza) lideri Peter Magyar kazandı. Asya borsaları satıcılı seyrediyor Asya piyasaları, ABD'nin Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolüne ilişkin açıklamalarının bölgeye yönelik enerji akışında aksamalara yol açabileceği endişeleriyle satış baskısı altında kaldı. Bölge ülkelerinin enerjide dışa bağımlılığı göz önünde bulundurulduğunda gelecek dönemde makroekonomik görünümde bozulma riski öne çıkıyor. Çin'de üretici enflasyonu geçen ay negatif taraftan kurtulurken, bu durumun talep kaynaklı değil, enerji maliyetlerinden artıştan dolayı gerçekleşmesi nedeniyle sağlık olmadığı değerlendiriliyor. Söz konusu gelişmelerle kapanışa yakın Japonya'da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,8, Güney Kore'de Kospi endeksi yüzde 0,9, Çin'de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,1 ve Hong Kong'da Hang Seng endeksi yüzde 1,2 düştü. Yurt içinde cari denge verileri takip edilecek Cuma günü alış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, günü yüzde 2,81 değer kazanarak 14.073,79 puandan tamamladı. Borsa İstanbul Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası'nda (VİOP) BIST 30 endeksine dayalı nisan vadeli kontrat ise cuma akşam seansında normal seans kapanışına göre yüzde 0,63 artışla 16.534,00 puandan işlem gördü. Öte yandan yurt içinde gözler ödemeler dengesi verilerine çevrildi. AA Finans Ödemeler Dengesi Beklenti Anketi'ne katılan ekonomistler, cari işlemler hesabının şubatta 7 milyar 182 milyon dolar, bu yıl ise 45 milyar 938 milyon dolar açık vereceğini tahmin etti. Dolar/TL, cuma gününü 44,6200'dan tamamlarken, bugün bankalararası piyasanın açılışında önceki kapanışın yüzde 0,2 üzerinde 44,7040'tan işlem görüyor. Analistler, bugün yurt içinde ödemeler dengesi, yurt dışında ise ABD'de mevcut konut satışları verilerinin yanı sıra ABD ile İran arasındaki müzakerelere yönelik haber akışının takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 14.200 ve 14.300 puanın direnç, 14.000 ve 13.900 puanın ise destek konumunda olduğunu kaydetti.

IMF Türkiye ekonomisi büyüme tahmini yukarı yönlü revize etti Haber

IMF Türkiye ekonomisi büyüme tahmini yukarı yönlü revize etti

Uluslararası Para Fonu (IMF), ticaret politikalarından kaynaklanan olumsuz rüzgarların, yapay zeka başta olmak üzere teknolojiye yönelik artan yatırımlar, mali ve parasal destekler, genel olarak destekleyici finansal koşullar ve özel sektörün uyum sağlama kabiliyetiyle dengelendiğini belirterek, küresel ekonomik büyüme tahminini bu yıl için yüzde 3,1'den yüzde 3,3'e çıkardı. IMF, Dünya Ekonomik Görünüm Raporu'nun ocak sayısını "Küresel Ekonomi: Ayrışan Güçler Arasında İstikrarlı" başlığıyla yayımladı. Raporda, 2025'te yüzde 3,3 büyüdüğü öngörülen küresel ekonominin 2026'da yüzde 3,3 ve 2027'de yüzde 3,2 büyüyerek dirençli kalmaya devam etmesinin beklendiği bildirildi. IMF'nin Ekim 2025'te yayımladığı Dünya Ekonomik Görünüm Raporu ile kıyaslandığında küresel ekonomik büyüme tahmininde bu yıl için 0,2 puanlık hafif yukarı yönlü revizyona gidildiği belirtilen raporda, büyüme beklentisinde 2027 yılı için ise herhangi bir değişiklik yapılmadığı aktarıldı. Raporda, dünya ekonomisinin bu istikrarlı performansının ayrışan güçlerin birbirini dengelenmesinden kaynaklandığına işaret edilerek, değişen ticaret politikalarından kaynaklanan olumsuz rüzgarların yapay zeka dahil teknolojiyle ilgili artan yatırımlar, mali ve parasal destekler, genel olarak destekleyici finansal koşullar ve özel sektörün uyum sağlama kabiliyetiyle dengelendiği ifade edildi. Görünüme yönelik riskler aşağı yönlü olmaya devam ediyor Küresel manşet enflasyonun, 2025 yılı için öngörülen yüzde 4,1 seviyesinden 2026'da yüzde 3,8'e ve 2027'de yüzde 3,4’e gerilemesinin beklendiği aktarılan raporda, enflasyon tahminlerinin geçen yıl ekim ayındaki öngörülerle büyük ölçüde uyumlu kaldığı, enflasyonun ABD'de hedefe dönüş sürecinin diğer büyük ekonomilere kıyasla daha kademeli olacağının öngörüldüğü kaydedildi. Raporda, görünüme yönelik risklerin aşağı yönlü eğilimini koruduğuna dikkat çekildi. Yapay zekaya ilişkin verimlilik artışı beklentilerinin yeniden değerlendirilmesinin yatırımlarda azalmaya yol açabileceği ve yapay zeka bağlantılı şirketlerden diğer sektörlere yayılacak ani bir piyasa düzeltmesini tetikleyebileceği belirtilen raporda, ticaret gerilimlerinin yeniden tırmanmasının belirsizliği uzatabileceği ve ekonomik faaliyet üzerinde daha güçlü bir baskı oluşturabileceği vurgulandı. Raporda ayrıca, iç siyasi gerilimler veya jeopolitik tansiyonların patlak verebileceği, bunun finansal piyasalar, tedarik zincirleri ve emtia fiyatları üzerindeki etkileri yoluyla küresel ekonomiyi sarsarak yeni belirsizlik katmanları yaratabileceği aktarıldı. IMF'nin raporunda, yüksek bütçe açıkları ve artan kamu borcunun uzun vadeli faiz oranları üzerinde baskı oluşturabileceğine, bunun da genel finansal koşullarını olumsuz etkileyebileceğine işaret edildi. Olumlu senaryoda ise ekonomik faaliyetin yapay zeka bağlantılı yatırımlarla daha da ivme kazanabileceği, yapay zekanın daha hızlı benimsenmesinin güçlü verimlilik artışları ve artan iş dinamizmine dönüşmesi halinde bunun sürdürülebilir büyümeye evrilebileceği kaydedilen raporda, ekonomik faaliyetin, ticaret gerilimlerinde kalıcı bir yumuşama ile de desteklenebileceği ifade edildi. Türkiye ekonomisinin büyüme tahminleri yükseltildi Ülkelerin ekonomik büyüme tahminlerinin de paylaşıldığı raporda, Türkiye ekonomisinin bu yıl ve gelecek yıla ilişkin büyüme tahminlerinde yukarı yönlü revizyona gidildiği aktarıldı. Raporda, Türkiye ekonomisinin bu yıl yüzde 4,2 ve gelecek yıl 4,1 büyümesinin beklendiği bildirildi. IMF, geçen yıl ekim ayındaki tahminlerinde, Türkiye ekonomisinin bu yıl ve gelecek yıl yüzde 3,7 büyümesini öngörmüştü. ABD ve AB ekonomilerinin bu yılki büyüme tahminleri de yukarı yönlü revize edildi Raporda, ABD ekonomisine ilişkin büyüme beklentisinin bu yıl için yüzde 2,1'den yüzde 2,4'e çıkarılırken gelecek yıl için yüzde 2,1'den yüzde 2'ye çekildiği kaydedildi. Avro Bölgesi ekonomisine ilişkin büyüme tahmininin bu yıl için yüzde 1,2'den yüzde 1,3'e yükseltildiği belirtilen raporda, bölge ekonomisinin gelecek yıla ilişkin büyüme tahmininin ise yüzde 1,4'te tutulduğu kaydedildi. Raporda, Almanya'nın büyüme tahmininin bu yıl için yüzde 0,9'dan yüzde 1,1'e çıkarılırken gelecek yıl için yüzde 1,5 olarak korunduğu, Fransa ekonomisine ilişkin büyüme beklentisinin de bu yıl için yüzde 0,9'dan yüzde 1'e yükseltilirken gelecek yıl için yüzde 1,2'de sabit bırakıldığı bildirildi. İtalya ekonomisine ilişkin büyüme tahmininin bu yıl için yüzde 0,8'den yüzde 0,7'e indirildiği, gelecek yıl için ise yüzde 0,6'dan yüzde 0,7'e çıkarıldığı belirtilen raporda, İspanya ekonomisine ilişkin büyüme tahmininin de bu yıl için yüzde 2'den yüzde 2,3'e ve gelecek yıl için yüzde 1,7'den yüzde 1,9'a yükseltildiği vurgulandı. Raporda, İngiltere ekonomisinin büyüme beklentisinin bu yıl için yüzde 1,3 ve gelecek yıl için yüzde 1,5 olarak korunduğu ifade edilerek, Japonya ekonomisinin büyüme tahmininin ise bu yıl için yüzde 0,6'dan yüzde 0,7'ye çıkarıldığı, gelecek yıl için yüzde 0,6'da tutulduğu aktarıldı. Çin'in bu yılki büyüme tahmini yükseltildi, gelecek yıl için düşürüldü Raporda, yükselen piyasalar ve gelişmekte olan ülke ekonomileri grubunda ise Çin ekonomisine ilişkin büyüme beklentisinin bu yıl için yüzde 4,2'den yüzde 4,5'e çıkarılırken gelecek yıl için yüzde 4,2'den yüzde 4'e indirildiği belirtildi. Hindistan ekonomisinin bu yıla ilişkin büyüme tahmininin yüzde 6,2'den yüzde 6,4'e çıkarıldığı aktarılan raporda, ülke ekonomisine ilişkin büyüme beklentisi gelecek yıl için yüzde 6,4'te tutulduğu kaydedildi. Raporda, Rusya ekonomisine ilişkin büyüme tahmininin ise bu yıl için yüzde 1'den yüzde 0,8'e ve gelecek yıl için yüzde 1,1'den yüzde 1'e düşürüldüğü bildirildi.

IMF ve Ukrayna arasında kredi anlaşması imzalandı Haber

IMF ve Ukrayna arasında kredi anlaşması imzalandı

IMF'ten bugün yapılan açıklamada, bu anlaşmanın IMF İcra Kurulunun onayını beklediği belirtildi. Anlaşmanın onaylanması durumunda, Ukrayna'ya program kapsamında sağlanan toplam meblağ 9,8 milyar dolara ulaşacak. Ukrayna'nın reform süreci değerlendirildi Geçen hafta Ukrayna Başbakanı Denis Shmygal, Uluslararası Para Fonu (IMF) heyeti ile bir araya geldi. Toplantı sonrası sosyal medyada yaptığı açıklamada, EFF programının beşinci gözden geçirmesinin Ekim ayı sonunda başarıyla tamamlandığını belirtti. Shmygal, altıncı gözden geçirme için tüm yapısal kriterlerin yerine getirildiğini ve Aralık ayı sonuna kadar 1,1 milyar dolarlık bir dilimin alınmasını beklediklerini ifade etmişti. Görüşmede, IMF ile iş birliği memorandumundaki reformların uygulanması ve Ukrayna'nın kaydettiği ilerlemeler ele alındı. IMF'nin Ukrayna'nın ilerlemesine yüksek bir değerlendirme yaptığı belirtildi. Toplantıda ayrıca makroekonomik konular ve Ukrayna'nın dış finansman ihtiyaçları gündeme geldi. Ukrayna için destek ve bütçe planlaması Shmygal, hükümetin ikinci okuma için devlet bütçe taslağını hazırladığını ve kilit harcamaların nasıl finanse edileceğine dair net bir plana sahip olduklarını söyledi. IMF, Dünya Bankası, ABD ve Avrupa Birliği'nden gelen güvenilir desteklere dikkat çeken Shmygal, Ukrayna Kolaylık Programı ve ERA aracı ile sağlanan finansmanın altını çizdi. Bu desteklerin, Ukrayna'nın mali istikrarı ve devam eden reform süreçleri için büyük önem taşıdığı vurgulandı.

IMF Türkiye'nin büyüme tahminini aşağı çekti Haber

IMF Türkiye'nin büyüme tahminini aşağı çekti

IMF, Dünya Ekonomik Görünüm Raporu'nun Ekim sayısını, "Politika Değişikliği, Artan Tehditler" başlığıyla yayımladı. 2024 küresel büyüme tahmini de yüzde 3,2 oldu. Türkiye'ye ilişkin büyüme tahmini ise 2024 için yüzde 3 olarak belirlendi. Bir önceki tahmininde IMF, Türkiye'nin 2024 büyüme tahminini yüzde 3,6 olarak açıklamıştı. Uluslararası Para Fonu (IMF), küresel ekonomik büyümenin istikrarlı ancak zayıf kalacağının beklendiğini belirterek, büyüme tahminini bu yıl için yüzde 3,2 olarak korudu. Küresel ekonomik büyümenin istikrarlı ancak zayıf kalacağının öngörüldüğü aktarılan raporda, küresel ekonomik büyüme tahminin bu yıl ve gelecek yıl için yüzde 3,2 olduğu kaydedildi. IMF, Temmuz ayındaki tahminlerinde dünya ekonomisinin bu yıl yüzde 3,2 ve gelecek yıl yüzde 3,3 büyüyeceğini öngörmüştü. Raporda, beş yıl sonraki küresel ekonomik büyüme beklentisinin yüzde 3,1 ile Kovid-19 salgını öncesi ortalamaya kıyasla "vasat" kalmaya devam ettiği bildirilerek, nüfusun yaşlanması ve zayıf verimlilik gibi kalıcı yapısal engellerin birçok ekonomide potansiyel büyümeyi engellediği ifade edildi. Küresel görünüme yönelik riskler aşağı yönlü IMF'nin raporunda, küresel görünüme yönelik risklerin, politika belirsizliğinin yüksek olduğu bir dönemde aşağı yönlü eğilim gösterdiği vurgulandı. Küresel enflasyondaki düşüşe de işaret edilen raporda, 2022'nin üçüncü çeyreğinde yıllık yüzde 9,4 ile zirve yapan manşet enflasyonun gelecek yılın sonunda yüzde 3,5'e düşeceğinin tahmin edildiği dile getirildi. Raporda, küresel enflasyonla mücadelenin büyük ölçüde kazanıldığı ancak bazı ülkelerde fiyat baskılarının devam ettiği belirtilerek, enflasyonun merkez bankalarının hedeflerine yakın seviyelere dönmesinin para politikası, maliye politikası ve yapısal reformlarda üçlü değişimin önünü açtığı aktarıldı. Türkiye ekonomisinin bu yıl yüzde 3 büyümesi bekleniyor Ülkelerin ekonomik büyüme tahminlerinin de paylaşıldığı raporda, Türkiye ekonomisinin bu yıl yüzde 3 ve gelecek yıl yüzde 2,7 büyümesinin beklendiği ifade edildi. IMF, Temmuz ayındaki tahminlerinde Türkiye ekonomisinin 2024'te yüzde 3,6 ve 2025'te yüzde 2,7 büyüyeceğini öngörmüştü. Raporda, Türkiye ekonomisi için enflasyon beklentileri ise bu yıl sonu için yüzde 43 ve 2025 yıl sonu için yüzde 24 olurken, işsizlik tahmini 2024 için yüzde 9,3 ve 2025 için yüzde 9,9 olarak belirlendi. ABD ekonomisinin büyüme tahmini yükseltildi, Euro Bölgesi'nin düşürüldü ABD ekonomisine ilişkin büyüme beklentisinin 2024 yılı için yüzde 2,6'dan yüzde 2,8'e yükseltildiğine dikkat çekilen raporda, ülke ekonomisinin gelecek yıla ilişkin büyüme tahmininin ise yüzde 1,9'dan yüzde 2,2'ye çıkarıldığı aktarıldı. Raporda, Euro Bölgesi ekonomisine ilişkin büyüme tahmininin ise bu yıl için yüzde 0,9'dan yüzde 0,8'e çekildiği ve 2025 yılı için yüzde 1,5'ten yüzde 1,2'ye düşürüldüğü kaydedildi. Avrupa'nın önde gelen ekonomilerinden Almanya'nın büyüme tahminin bu yıl için yüzde 0,2'den yüzde 0'a düşürüldüğü ve gelecek yıl için yüzde 1,3'ten yüzde 0,8'e indirildiği belirtilen raporda, Fransa ekonomisine ilişkin büyüme beklentisinin bu yıl için yüzde 0,9'dan yüzde 1,1'e çıkarıldığı, gelecek yıl için ise yüzde 1,3'ten yüzde 1,1'e düşürüldüğü bildirildi. Raporda, İtalya ekonomisine ilişkin büyüme tahmininin 2024 yılı için yüzde 0,7'de sabit bırakıldığı ve gelecek yıl için yüzde 0,9'dan yüzde 0,8'e indirildiği, İspanya ekonomisine ilişkin büyüme tahminin de bu yıl için yüzde 2,4'ten yüzde 2,9'a yükseltildiği ve gelecek yıl için yüzde 2,1 olarak korunduğu vurgulandı. IMF raporunda, İngiltere ekonomisinin büyüme beklentisinin de bu yıl için yüzde 0,7'den yüzde 1,1'e yükseltildiği ifade edilirken, gelecek yıl için yüzde 1,5'te sabit tutulduğu aktarıldı. Japonya ekonomisinin büyüme tahmininin ise bu yıl için yüzde 0,7'den yüzde 0,3'e düşürüldüğüne, gelecek yıl için yüzde 1'den yüzde 1,1'e çıkarıldığına işaret edildi. Çin ekonomisinin büyüme beklentisi düşürüldü Raporda, yükselen piyasalar ve gelişmekte olan ülke ekonomileri grubunda ise Çin ekonomisine ilişkin büyüme beklentisinin bu yıl için yüzde 5'ten yüzde 4,8'e düşürüldüğü, gelecek yıl için yüzde 4,5'te sabit bırakıldığı belirtildi. Hindistan ekonomisinin bu yıla dair büyüme beklentisinin yüzde 7 ve gelecek yıla ilişkin büyüme tahminin yüzde 6,5'te sabit tutulduğu aktarılan raporda, Rusya ekonomisine ilişkin büyüme tahminin ise bu yıl için yüzde 3,2'den yüzde 3,6'ya yükseltildiği, gelecek yıl için yüzde 1,5'ten yüzde 1,3'e indirildiği kaydedildi.

IMF dolar kuru, enflasyon ve büyüme tahminlerini açıkladı Haber

IMF dolar kuru, enflasyon ve büyüme tahminlerini açıkladı

IMF'nin dolar kuru, enflasyon ve büyüme tahminleri ile hükümetin tahminleri arasında belirgin fark bulunuyor. Uluslararası Para Fonu (IMF), bugün yayımladığı Dünya Ekonomik Görünüm raporu ile birlikte ülkelerin ekonomik göstergelerine ilişkin tahminlerini de içeren veri tabanını da paylaştı. IMF, veri tabanında bir kur tahminine yer vermiyor ancak TL ve dolar bazındaki yıllık milli gelir tahminlerinden ima edilen ortalama dolar kuru beklentisi hesaplanabiliyor. Buna göre, IMF, 2023'te 26,3 trilyon TL olan Türkiye'nin gayrisafi yurt içi hasılasının (GSYH), 2024'te 41,5 trilyon TL'ye, 2025'te 58,2 trilyon TL'ye, 2026'da 72,7 trilyon TL'ye, 2027'de 88 trilyon TL'ye, 2028'de 106,2 trilyon TL'ye ve 2029'da 127,9 trilyon TL'ye yükselmesini bekliyor. IMF, 2023'te 1 trilyon 108 milyar dolar olan Türkiye'nin GSYH'sinin, 2024'te 1 trilyon 114 milyar dolar, 2025'te 1 trilyon 107 milyar dolar, 2026'da 1 trilyon 154 milyar dolara, 2027'de 1 trilyon 197 milyar dolar, 2028'de 1 trilyon 242 milyar dolar, 2029'da ise 1 trilyon 286 milyar dolar olmasını bekliyor. Dolar tahmini Sözcü'nün haberine göre dolayısıyla, IMF, 2023'te 23,71 olan ortalama dolar/TL kurunun, 2024'te 37,24'e, 2025'te 52,57'ye, 2026'da 62,97'ye, 2027'de 73,54'e, 2028'de 85,48'e, 2029'da 99,44'e yükselmesini bekliyor. Eylül 2023'te hükümetin açıkladığı Orta Vadeli Program'da (OVP) yıllık ortalama dolar kuru tahminleri 2023 için 23,88, 2024 için 36,78, 2025 için 43,94, 2026 için ise 47,80 olmuştu. OVP'ye göre hükümetin ortalama dolar/TL kurunda yıllık artış oranı beklentileri, 2024 için yüzde 54, 2025 için yüzde 19,4, 2026 için yüzde 8,8 olmuştu. IMF'nin ise ortalama dolar kurunda yıllık artış oranı beklentileri 2024 için yüzde 57,1, 2025 için yüzde 41,2, 2026 için yüzde 19,8 oldu. Enflasyon tahminleri IMF'nin Türkiye için yıl sonu enflasyon tahminleri 2024 için yüzde 45,02, 2025 için yüzde 28,28, 2026 için yüzde 19,56, 2027 için yüzde 18,67, 2028 ve 2029 için yüzde 18,60 oldu. Merkez Bankası'nın (TCMB) yıl sonu enflasyon tahminleri 2024 için yüzde 36, 2025 için yüzde 14, 2026 için yüzde 9 seviyesinde bulunuyor. OVP'de yıl sonu enflasyon tahminleri 2024 için yüzde 33, 2025 için yüzde 15,2, 2026 için yüzde 8,5 olarak açıklanmıştı. Büyüme tahminleri IMF'nin Türkiye için ekonomik büyüme tahminleri 2024 için yüzde 3,1, 2025 için yüzde 3,2, 2026 için yüzde 3,3, 2027, 2028 ve 2029 için yüzde 3,5 oldu. OVP'de büyüme tahminleri 2024 için yüzde 4, 2025 için yüzde 4,5, 2026 için yüzde 5 olmuştu.

IMF, Ukrayna'ya 15,6 milyar dolarlık kredi verecek Haber

IMF, Ukrayna'ya 15,6 milyar dolarlık kredi verecek

IMF'den yapılan açıklamada, İcra Direktörleri Kurulu'nun Ukrayna'ya ilişkin 4. madde konsültasyonunu ve 4 yıllık finansman paketi kapsamındaki ikinci incelemesini tamamladığı aktarıldı. Açıklamada, ikinci incelemenin tamamlanmasının, yaklaşık 900 milyon dolar tutarında bir ödeme yapılmasına olanak tanıyacağı kaydedildi. Ukraynalı yetkililerin zorlu koşullar altında finansman paketi kapsamındaki taahhütleri doğrultusunda "güçlü" ilerleme kaydettiği belirtilen açıklamada, savaşa bağlı yüksek belirsizliğe rağmen Ukrayna ekonomisinin kayda değer bir dayanıklılık göstermeye devam ettiği vurgulandı. IMF İcra Direktörleri Kurulu, 31 Mart'ta, Rusya ile savaş halinde olan Ukrayna için toplam 122 milyar dolarlık destek paketinin bir parçası olarak 48 ay süreli 15,6 milyar dolarlık finansman paketini onaylamıştı. IMF Başkanı Georgieva, Zelenskiy ile görüştü Öte yandan IMF Başkanı Kristalina Georgieva, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile IMF Genel Merkezi'nde gerçekleştirdiği görüşmenin ardından yazılı açıklama yaptı. Görüşmede, savaşın "muazzam bedeline" rağmen Ukrayna halkının dikkate değer dayanıklılığından bahsettiklerine işaret eden Georgieva, Ukrayna ekonomisinin güçlü bir performans sergilediğini ve ülke ekonomisinin büyümesinin bu yıl en az yüzde 4,5'e ulaşmasının beklendiğini, enflasyonun ise kasımda yıllık yüzde 5,1'e gerilemeye devam ettiğini aktardı. Georgieva, IMF'nin Ukrayna'ya yönelik finansman paketinin makroekonomik ve finansal istikrarın korunması ve devam eden toparlanmanın desteklenmesi açısından hayati önem taşıdığını vurguladı. Ukrayna'nın uluslararası toplumdan ihtiyaç duyduğu destekle güçlü ekonomik politikaları uygulayabildiğini ve sürdürebildiğini belirten Georgieva, Ukraynalı yetkililerin ise yönetişim ve yolsuzluk sorunlarıyla mücadele konusunda kararlılık göstermeye devam ettiğini dile getirdi.

IMF, büyüme tahminini aşağı yönlü revize etti Haber

IMF, büyüme tahminini aşağı yönlü revize etti

Ekonomik faaliyetin, özellikle yükselen piyasa ve gelişmekte olan ekonomilerde hala salgın öncesi patikanın gerisinde kaldığını ve bölgeler arasındaki farklılıkların giderek arttığını belirten IMF, "Çeşitli güçler toparlanmayı geciktiriyor. Bazıları pandeminin uzun vadeli sonuçlarını, Ukrayna'daki savaşı ve artan jeoekonomik parçalanmayı yansıtıyor. Diğerleri ise enflasyonu düşürmek için gerekli olan para politikasının sıkılaştırılmasının etkileri, yüksek borç nedeniyle mali desteğin geri çekilmesi ve aşırı hava olayları gibi daha konjonktürel nitelikte" dedi. COVID-19 salgını ve Rusya'nın Ukrayna'yı işgali sonrasında küresel ekonomide toparlanmanın yavaş ve dengesiz seyretmekte olduğunu belirten IMF, küresel ekonomi için 2024 büyüme tahminini Temmuz ayında yaptığı tahminlere göre hafif aşağı yönlü revize etti. Küresel büyümenin 2022'de yüzde 3,5'ten 2023'te yüzde 3,0'a ve 2024'te yüzde 2,9'a yavaşlayacağı tahmin eden IMF, bu tahminlerin 2000-2019 döneminde ortalama olan yüzde 3,8 olan büyümenin altında kalmakta olduğunu işaret etti. IMF, 2024 yılı  için küresel büyüme tahmininin, Dünya Ekonomik Görünümünün Temmuz 2023 Güncellemesine göre yüzde 0,1 puan düştüğünü de belirtti. Gelişmiş ekonomiler için büyümenin 2022'deki yüzde 2,6'dan 2023'te yüzde 1,5'e ve 2024'te yüzde 1,4'e düşmesi bekleyen IMF, yükselen piyasa ve gelişmekte olan ekonomilerde büyümenin 2022'demki yüzde 4,1'den hem 2023 hem de 2024'te yüzde 4,0'a düşeceği öngördü. IMF, 2024 için büyüme tahmininin Çin'deki emlak sektörü krizini yansıtan 0,1 puanlık bir aşağı yönlü revizyon yansıttığını vurguladı. IMF, "Orta vadede küresel büyümeye ilişkin tahminler yüzde 3,1 ile son on yılların en düşük seviyesinde ve ülkelerin daha yüksek yaşam standartlarını yakalama beklentileri zayıf. Küresel enflasyonun 2022'de yüzde 8,7'den 2023'te yüzde 6,9'a ve 2024'te yüzde 5,8'e düşerek istikrarlı bir şekilde azalacağı tahmin edilmekte. Ancak 2023 ve 2024 tahminleri sırasıyla 0,1 puan ve 0,6 puan yukarı yönlü revize edilmiştir ve enflasyonun çoğu durumda 2025 yılına kadar hedefe dönmesi beklenmemekte" dedi. ABD borç tavanı geriliminin çözüme kavuşturulması ve İsviçre ile ABD makamlarının finansal türbülansı kontrol altına almak için kararlı bir şekilde hareket etmesi nedeniyle, görünüme ilişkin risklerin 6  ay öncesine kıyasla daha dengeli olduğu vurgulanan IMF raporunda, "Sert iniş olasılığı azaldı, ancak küresel büyümeye yönelik risk dengesi aşağı yönlü olmaya devam etmekte. Çin'deki emlak sektörü krizi derinleşebilir ve özellikle emtia ihracatçıları için küresel yayılmalar yaşanabilir" değerlendirmesi de yapıldı. "Diğer yerlerde, yakın vadeli enflasyon beklentileri yükseldi ve çekirdek enflasyon baskılarının devam etmesine ve beklenenden daha yüksek politika faizleri gerektirmesine katkıda bulunabilir. Daha fazla iklim ve jeopolitik şok, ek gıda ve enerji fiyat artışlarına neden olabilir. yoğunlaşan jeoekonomik parçalanma, piyasalar arasında emtia akışını kısıtlayarak ek fiyat oynaklığına neden olabilir ve yeşil geçişi zorlaştırabilir" tespitlerini yapan IMF, artan borç servis maliyetlerinin ortasında, düşük gelirli gelişmekte olan ülkelerin yarısından fazlasının borç sıkıntısı içinde ya da yüksek risk altında olduklarını da vurguladı. "Politika cephesinde hata payı çok az. Merkez bankaları, gerektiğinde potansiyel finansal stresi azaltmak için politika araçlarını kullanırken fiyat istikrarını yeniden sağlamalıdır" ifadelerini kullanan IMF, "Etkin para politikası çerçeveleri ve iletişim, beklentileri sabitlemek ve dezenflasyonun çıktı maliyetlerini en aza indirmek için hayati önem taşımakta. Maliye politikası yapıcıları bütçe manevra alanını yeniden inşa etmeli ve kırılganları korurken hedeflenmeyen tedbirleri geri çekmelidir. Büyümenin önündeki yapısal engelleri azaltmaya yönelik reformlar, enflasyonun hedefe düşüşünü yumuşatacak ve borçların azaltılmasını kolaylaştıracaktır" dedi. Borç sıkıntısını önlemek için daha hızlı ve daha etkin çok taraflı koordinasyona ihtiyaç olduğunu vurgulayan IMF, iklim değişikliğinin etkilerini hafifletmek için de işbirliğine ihtiyaç olduğunu belirtti. IMF, bu işbirliğine değişimi ve yeşil geçişi hızlandırmak için gerekli minerallerin sınır ötesi akışının istikrarlı bir şekilde sağlanmasının da dahil olması gerektiğini vurguladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.