SON DAKİKA
Hava Durumu

#Ihracatçılar

Ekometre - Ihracatçılar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ihracatçılar haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Finansmanda rahatlama 2027’ye kaldı Haber

Finansmanda rahatlama 2027’ye kaldı

Yabancı finans kuruluşlarının önemli bölümü ekim ayında 100 baz puanlık indirim öngörürken, KOBİ kredilerindeki büyüme sınırının yükseltilmesi ve likidite düzenlemeleri işletmelerin finansman imkanlarını destekliyor. Uzmanlar, ilk rahatlamanın KOBİ’ler, ihracatçılar ve yatırım odaklı şirketlerde hissedileceğini, ticari kredi faizlerinde belirgin düşüşün ise 2027’nin ilk yarısında gündeme gelebileceğini değerlendiriyor. Türkiye’de enflasyondaki gerileme ve para politikasında gevşeme beklentileri, reel sektörün finansman koşullarına ilişkin umutları artırdı. Eylül ayında tüketici fiyat endeksi (TÜFE) aylık yüzde 1,84 artarken yıllık enflasyon yüzde 29,73’e geriledi. Böylece yıllık enflasyon Kasım 2021’den bu yana ilk kez yüzde 30’un altına indi. Enflasyondaki düşüş, Merkez Bankası’nın faiz politikasına yönelik beklentileri etkilerken, kredi piyasasında normalleşmenin ne zaman ve hangi kesimlerde hissedileceği de gündemin öne çıkan başlıkları arasında yer aldı. Faiz indirimi beklentileri güçleniyor Piyasaların odağı, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) 22 Ekim’de gerçekleştireceği Para Politikası Kurulu toplantısına çevrildi. Yabancı finans kuruluşlarının faiz kararına ilişkin tahminleri farklılaşsa da kurumların önemli bölümü 100 baz puanlık indirim bekliyor. Citi, ekim ayında 100 baz puanlık faiz indirimi öngörürken yıl sonu politika faizi tahminini yüzde 35 seviyesinde koruyor. Commerzbank ve BBVA da 100 baz puanlık indirim beklentisini paylaşıyor. BBVA, dış koşullarda yeni bir bozulma yaşanmaması halinde aralık ayında da benzer büyüklükte bir indirim yapılabileceğini değerlendiriyor. Goldman Sachs ise faiz indirimi için henüz erken olduğu görüşüyle politika faizinin yüzde 37’de sabit tutulmasını bekliyor. KOBİ kredilerinde yeni düzenleme Faiz kararına yönelik beklentilerin yanı sıra TCMB’nin ekim ayı başında yaptığı düzenlemeler de işletmelerin finansmana erişimi açısından önem taşıyor. Bankaların KOBİ kredilerindeki aylık büyüme sınırı yüzde 4,5’ten yüzde 5’e yükseltilirken, Türk lirası zorunlu karşılıklara ilişkin bloke tesis oranlarında da indirime gidildi. Düzenlemelerle bankaların likidite yönetiminin desteklenmesi ve işletmelere kredi sağlama imkanlarının genişletilmesi amaçlanıyor. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de makroihtiyati adımlarla finansal sistemi ve reel ekonomiyi desteklediklerini belirtti. Kredi büyüme sınırındaki artışın ve zorunlu karşılık düzenlemelerinin bankaların likidite yönetimini güçlendireceğini ifade eden Şimşek, dezenflasyon süreciyle uyumlu, hedefli ve seçici adımların sürdürüleceğini vurguladı. Yeni düzenlemeler özellikle işletme sermayesi ve yatırım finansmanına ihtiyaç duyan şirketler açısından önem taşıyor. Ancak kredi imkanlarının genişlemesi kadar, işletmelerin kullandığı kredilerin maliyetinin ne zaman düşeceği de belirleyici olacak. Ölçülü normalleşme bekleniyor Ahlatcı Yatırım Araştırma Müdür Yardımcısı Dinçer Kurt, enflasyondaki gerilemenin TCMB’ye faiz indirimi için daha geniş bir hareket alanı sağladığını belirtti. Kurt, ekim toplantısında 100 baz puanlık indirimin olası senaryolardan biri olduğunu ifade ederken, bu adımın hızlı ve agresif bir gevşeme sürecinin başlangıcı olarak değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekti. Para politikasında ölçülü bir normalleşme beklediğini belirten Kurt, enerji fiyatları, hizmet enflasyonu ve enflasyon beklentilerindeki risklerin yakından izleneceğini kaydetti. Kurt’un yıl sonu politika faizi tahmini yüzde 35 civarında bulunurken, 2027’nin ilk yarısına ilişkin beklentisi yüzde 30-32 bandında şekilleniyor. Kredi faizlerine yansıma gecikebilir Politika faizindeki olası indirimlerin ticari kredi maliyetlerine aynı hızda yansıması beklenmiyor. Bankaların mevduat maliyetleri, likidite koşulları ve makroihtiyati düzenlemeler, kredi faizlerinin seyrinde belirleyici olmaya devam ediyor. Dinçer Kurt, politika faizindeki düşüşün ticari kredi faizlerine bire bir ve eş zamanlı yansımasının beklenmemesi gerektiğini belirterek, kredi maliyetlerindeki gerilemenin bankaların kaynak maliyetlerine bağlı olacağını ifade etti. Faiz indirimlerinin zaman içinde birikimli etki oluşturmasıyla ticari kredi piyasasında daha belirgin bir iyileşme yaşanabileceğini değerlendiren Kurt, politika faizi ile şirketlerin kullandığı kredilerin maliyeti arasında zaman farkı oluşabileceğine işaret etti. Belirgin rahatlama 2027’nin ilk yarısında Ticari kredi faizlerinde daha güçlü bir düşüş için 2027’nin ilk yarısını işaret eden Kurt, politika faizindeki indirimlerin birikimli hale gelmesi ve bankaların fonlama maliyetlerinin gerilemesinin bu süreçte etkili olacağını belirtti. Genel kredi faizlerinde de aynı dönemde aşağı yönlü hareket bekleyen Kurt, faiz indirimlerinin mevduat ve kredi maliyetlerine ne ölçüde yansıyacağının yakından izlenmesi gerektiğini vurguladı. Öncelik KOBİ’ler ve ihracatçılar Finansmana erişimdeki iyileşmenin bütün kesimlerde aynı anda ve aynı ölçüde gerçekleşmesi beklenmiyor. Dinçer Kurt’a göre ilk rahatlama, işletme sermayesi ve yatırım finansmanı ihtiyacı bulunan reel sektör şirketlerinde görülebilir. KOBİ’ler, ihracatçılar ve yatırım yapmayı planlayan işletmeler, kredi imkanlarındaki kademeli iyileşmeden öncelikli olarak yararlanabilecek kesimler arasında bulunuyor. Buna karşılık hanehalkı kredilerinde aynı hızda bir gevşeme öngörülmüyor. TCMB’nin kredi büyüme sınırına ilişkin düzenlemesinin de kredi kanalını tamamen açmaktan ziyade finansal kaynakların yönlendirileceği alanları belirlediğini ifade eden Kurt, üretim ve yatırım odaklı bir normalleşme sürecinin öne çıkacağını belirtti. Yatırım iştahı desteklenebilir Ticari kredi faizlerindeki olası düşüşün yatırımlara etkisinde bankaların fonlama maliyetleri kritik rol oynayacak. Enflasyon beklentilerindeki iyileşmenin korunması ve bankaların kaynak maliyetlerinin gerilemesi halinde ticari kredi faizlerinde daha belirgin bir normalleşme yaşanabileceği değerlendiriliyor. Böyle bir gelişmenin işletmelerin yatırım kararlarını ve işletme sermayesi finansmanını desteklemesi bekleniyor. Önümüzdeki dönemde temel beklenti, ekonominin bütün kesimlerine yayılan hızlı bir kredi genişlemesinden çok, üretim, ihracat ve yatırımları destekleyen seçici bir finansal normalleşmenin gerçekleşmesi yönünde şekilleniyor.

TCMB döviz dönüşüm desteğinde yeni dönem başladı Haber

TCMB döviz dönüşüm desteğinde yeni dönem başladı

Yeni düzenlemeyle firmalar destekten katma değerleri oranında yararlanacak, "döviz almama taahhüdü" kaldırılarak yerine döviz pozisyonu sınırı getirilecek. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), rezerv birikimini desteklemek amacıyla uygulanan döviz dönüşüm desteğinde kapsamlı değişikliklere gitti. Resmi Gazete'de yayımlanan düzenlemeyle birlikte firmaların destekten yararlanma şartları yeniden şekillendirilirken, katma değer esaslı yeni bir model hayata geçirildi. Yeni düzenlemeye göre firmalar, ürettikleri katma değer doğrultusunda döviz dönüşüm desteğinden faydalanabilecek. Katma değer hesabında şirketlerin kârlılığı ve iş gücü maliyetleri dikkate alınacak. Böylece üretim ve istihdam odaklı firmaların destek mekanizmasından daha etkin yararlanması hedefleniyor. Düzenleme kapsamında aracı ihracatçılar da yeni bir uygulamaya dahil edildi. Katma değere dayalı limitlerini dolduran aracı ihracatçılar, katma değeri yüksek tedarikçileri adına döviz dönüşüm işlemi gerçekleştirebilecek. Bu durumda destek ödemesi doğrudan tedarikçi firmanın hesabına aktarılacak. Döviz almama taahhüdü kaldırıldı TCMB, döviz dönüşüm desteğinden yararlanacak firmalar için uygulanan "döviz almama taahhüdü" şartını kaldırdı. Bunun yerine firmaların döviz pozisyonlarına ilişkin üst sınır uygulanacak. Destekten yararlanacak şirketlerin döviz pozisyonları, başvuru öncesinde Merkez Bankası tarafından belirlenecek limiti aşamayacak. Ayrıca uygulamanın daha etkin yürütülmesi amacıyla bankaların aracılık rolü güçlendirilirken, süreci destekleyecek ilave tedbirler de devreye alındı. Yeni uygulama 1 Ekim'de başlayacak TCMB'nin yaptığı değişiklikler 1 Ekim 2026 itibarıyla yürürlüğe girecek. Uygulamaya ilişkin teknik ayrıntılar ise Merkez Bankası tarafından yayımlanacak Uygulama Talimatı ile açıklanacak. Yüzde 3 destek ödemesi uzatıldı Düzenlemeyle birlikte döviz dönüşüm desteğinin temel oranı yüzde 2 olarak belirlenirken, ihracatçılara sağlanan yüzde 3 ilave destek ödemesi ile ihracat bedellerinin yüzde 35'inin Merkez Bankası'na satılması yükümlülüğünün uygulama süresi 31 Ocak 2027 tarihine kadar uzatıldı. Söz konusu geçici uygulamaların süresi 31 Temmuz'da sona eriyordu.

Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçılarından finansman çağrısı Haber

Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçılarından finansman çağrısı

"Üretim Takvimine Uygun Destek Şart"EZZİB'in düzenlediği finansman toplantısında sektörün krediye erişim sorunları masaya yatırıldı. İhracatçılar, reeskont kredilerinde mevsimsel limit artışı, döviz dönüşüm desteğinde kademeli teşvik ve yüzde 100 yerli üretim yapan sektörler için pozitif ayrımcılık talep etti. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Türk Eximbank ve Türk Ticaret Bankası temsilcilerinin katıldığı toplantıda, mevcut finansman destekleri anlatılırken sektörün talepleri de doğrudan ilgili kurumlara iletildi. Ege İhracatçı Birlikleri hizmet binasında gerçekleştirilen toplantıda konuşan EZZİB Başkanı M. Emre Uygun, zeytin ve zeytinyağı sektörünün tamamen yerli girdilerle üretim yaptığını belirterek, finansman politikalarının sektörün üretim takvimine uygun şekilde yeniden düzenlenmesi gerektiğini söyledi. "Ham madde alım döneminde finansman ihtiyacı zirveye çıkıyor" Sektörün en yoğun finansman ihtiyacının eylül-ocak döneminde yaşandığını ifade eden Uygun, üreticilere peşin ve Türk lirası üzerinden ödeme yapıldığını hatırlattı. Bu nedenle özellikle ham madde alım sezonunda reeskont kredi limitlerinin artırılması ve kredi tahsis süreçlerinin hızlandırılmasının sektörün rekabet gücünü önemli ölçüde artıracağını dile getirdi. Döviz dönüşüm desteğinde yeni model önerisi Toplantının öne çıkan başlıklarından biri de ihracat gelirlerinin Türk lirasına dönüştürülmesini teşvik eden döviz dönüşüm desteği oldu. EZZİB, mevcut destek sisteminin geliştirilmesini isteyerek, yüzde 100 yerli üretim yapan sektörler için destek oranının yüzde 7'ye çıkarılmasını önerdi. Başkan Uygun ayrıca, ihracat gelirinin daha büyük bölümünü Türk lirasına çeviren firmalara daha yüksek destek verilmesini sağlayacak kademeli teşvik modeli önerisinde bulundu. Bu modelin hem Merkez Bankası rezervlerine katkıyı artıracağını hem de ihracatçıyı daha fazla döviz bozdurmaya teşvik edeceğini ifade etti. TCMB: Katma değeri esas alan model üzerinde çalışılıyor TCMB Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Burhan Mert Angılı, sektör bazlı farklı destek oranlarının uygulanmasının kamu politikaları açısından çeşitli zorluklar içerdiğini söyledi. Bununla birlikte, katma değer ve verimliliği esas alan daha adil bir destek mekanizması üzerinde çalışmaların sürdüğünü belirtti. Reeskont kredilerinde yeni limitler açıklandı Toplantıda ihracatçılarla reeskont kredilerine ilişkin güncel bilgiler de paylaşıldı. Buna göre; Günlük reeskont kredi limiti 5 milyar TL'ye çıkarıldı.Firma başına günlük kullanım limiti 60 milyon TL olarak uygulanıyor.KOBİ dışındaki firmalar için toplam üst limit en az 2,5 milyar TL seviyesinde bulunuyor.Reeskont kredilerinde uygulanan yüzde 19,32 faiz oranının mevcut piyasa koşullarına göre avantajlı olduğu ifade edildi. Ayrıca Türk lirası reeskont kredisi kullanan firmalara yönelik döviz alım kısıtlamalarında da belirli esneklikler sağlandığı aktarıldı. Eximbank'tan yeni sigorta ve teminat modeli Toplantıda Türk Eximbank yetkilileri de ihracatçılara yönelik yeni uygulamaları paylaştı. Buna göre; Yurt dışı iştirakler,Depolar,Üçüncü ülkeler üzerinden yapılan transit ticaret işlemleri, belirli şartlar altında alacak sigortası kapsamına alınabilecek. Ayrıca sigortalı alacakların doğrudan kredi teminatı olarak kullanılmasına imkân sağlayacak yeni sistem üzerinde çalışıldığı açıklandı. Bu uygulamanın devreye girmesiyle ihracatçıların teminat mektubu maliyetlerinin düşürülmesi hedefleniyor. Yeşil yatırımlara 8,5 yıla varan finansman Toplantıda Dünya Bankası kaynaklı Yeşil İhracat Kredisi hakkında da bilgi verildi. Programa göre gıda ile zeytin ve zeytinyağı sektörü de; güneş enerjisi,rüzgâr enerjisi,elektrikli araç,elektrikli forklift,enerji verimliliği,su tasarrufu yatırımları için 8,5 yıla varan vadelerle finansman kullanabilecek. Kasım 2023 sonrasında gerçekleştirilen uygun yatırımlar için geriye dönük finansman imkânı da bulunduğu belirtildi. Sektörün beklentisi: Finansmanda pozitif ayrışma Toplantının sonunda ihracatçılar, finansmana erişimde yaşadıkları sorunları TCMB, Türk Eximbank ve Türk Ticaret Bankası temsilcilerine doğrudan iletti. Sektör temsilcileri, tamamen yerli üretim yapan zeytin ve zeytinyağı sektörünün ihracattaki stratejik konumu dikkate alınarak finansman politikalarında mevsimsellik, üretim takvimi ve katma değer odaklı yeni düzenlemelerin hayata geçirilmesini beklediklerini ifade etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.