SON DAKİKA
Hava Durumu

#İzmir

Ekometre - İzmir haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İzmir haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Yapay zekâ çağında rekabetin yeni anahtarı: Marka değeri Haber

Yapay zekâ çağında rekabetin yeni anahtarı: Marka değeri

Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD), iş dünyasının rekabet gündemini doğrudan ilgilendiren “Yapay Zekâ Çağında Markalaşma Forumu”nu İzQ İnovasyon Merkezi’nde gerçekleştirdi. NETNOCON ve İzmir Ekonomi Üniversitesi iş birliğiyle düzenlenen forum, markalaşmanın yapay zekâ, algoritmalar, dijital topluluklar, veri temelli müşteri içgörüsü ve yeni nesil tüketici davranışları ekseninde yeniden tanımlandığı dönemi İzmir iş dünyasının gündemine taşıdı. Forumun keynote konuşmacısı, netnografi yönteminin kurucusu, dijital pazarlama ve tüketici kültürü alanında dünyanın önde gelen akademisyenlerinden Prof. Dr. Robert V. Kozinets oldu. Yaklaşık 14 yıl sonra yeniden Türkiye’de iş dünyasıyla buluşan Kozinets, markalaşmanın geleceğine ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Etkinlik kapsamında gerçekleştirilen “Markalaşmanın Geleceği: Şirketlerin Yol Haritası” başlıklı panelde ise; University of Southern California’dan Dijital Pazarlama ve Tüketici Kültürü Profesörü Prof. Dr. Robert V. Kozinets, Università Cattolica del Sacro Cuore’dan Marka ve Tüketici Kültürü Profesörü Prof. Dr. Rossella Gambetti, University of Southern California’dan İletişim ve Turizm Profesörü Prof. Dr. Ulrike Gretzel ve Pacific University’den Pazarlama ve Tüketici Kültürü alanında çalışmalar yürüten Dr. Öğr. Üyesi Lena Çavuşoğlu yer aldı. Panelin moderasyonunu Dr. Öğr. Üyesi Lena Çavuşoğlu üstlendi. İzmir’i markalaşan bir şehir olarak konumlandıracağız Açılışta konuşan EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı M. Kaan Özhelvacı, markalaşmanın artık yalnızca pazarlama departmanlarının konusu olmadığını belirterek, küresel rekabet gücünü belirleyen stratejik bir liderlik alanına dönüştüğünü söyledi. Özhelvacı, “Bugün yalnızca bir marka forumu düzenlemiyoruz. İzmir iş dünyasını; yapay zekânın, algoritmaların, dijital toplulukların, derin müşteri içgörülerinin ve yeni nesil tüketici davranışlarının şekillendirdiği büyük bir dönüşüm alanıyla buluşturuyoruz. Markalaşmayı yalnızca pazarlamanın bir başlığı olarak değil; şirketlerimizin geleceğe kalma becerisini belirleyen stratejik bir yönetim sorumluluğu olarak ele alıyoruz” dedi. EGİAD’ın 18. Dönem vizyonunun merkezinde yer alan “Üçüz Dönüşüm” yaklaşımına dikkat çeken Özhelvacı, dijital dönüşüm, yeşil dönüşüm ve toplumsal dönüşümün birlikte ele alınması gerektiğini belirterek, yapay zekâ çağında şirketlerin değişimi takip eden değil, değişime yön veren aktörler olması gerektiğini vurguladı. “Algoritmalar görünürlüğü belirliyor, içerikler saniyeler içinde üretiliyor, trendler hızla yayılıyor, veri ise müşteri içgörüsünün ana kaynağı haline geliyor. Böyle bir dönemde markalaşma, yalnızca pazarlama departmanlarının görevi olmaktan çıkıyor; yönetim kurullarının, şirket sahiplerinin ve girişimcilerin sahiplenmesi gereken stratejik bir sorumluluğa dönüşüyor” diyen Özhelvacı, Türkiye’nin üretim gücünü küresel marka değerine dönüştürmesinin kritik önem taşıdığını ifade etti. Türkiye’nin üretim gücü, girişimcilik enerjisi, genç insan kaynağı, sanayi tecrübesi ve ihracat kapasitesiyle önemli bir potansiyele sahip olduğunu belirten Özhelvacı, bu potansiyelin küresel marka değerine dönüştürülmesi gerektiğini vurguladı. Brand Finance Türkiye 2026 verilerine göre Türkiye’nin en değerli 125 markasının toplam değerinin 19,6 milyar dolara yükseldiğini hatırlatan Özhelvacı, bu artışın değerli olduğunu ancak küresel rekabet ölçeğinde Türkiye’nin markalaşma ajandasını daha stratejik, uzun vadeli ve kararlı biçimde ele alması gerektiğini söyledi. Özhelvacı, “Üretim gücümüz var. Girişimcilik enerjimiz var. Genç ve dinamik insan kaynağımız var. Sanayi tecrübemiz ve ihracat kapasitemiz var. Ancak bütün bu değerleri küresel ölçekte daha güçlü marka hikâyelerine dönüştürme konusunda daha fazla çalışmaya ihtiyacımız var” dedi. İzmir’in köklü ticaret kültürü, güçlü sanayi altyapısı, liman kenti kimliği, yaratıcı sektörleri, tarım ve gıda potansiyeli ile teknoloji ve inovasyon ekosistemi sayesinde önemli bir marka değerine sahip olduğunu kaydeden Özhelvacı, kentin bu potansiyelinin daha görünür ve ayırt edici bir küresel kimliğe taşınması gerektiğini ifade etti. “İzmir’i yalnızca üreten bir şehir olarak değil; tasarlayan, anlatan, dönüştüren, markalaşan ve dünyaya değer sunan bir şehir olarak konumlandırmalıyız” diyen Özhelvacı, genç iş insanlarına bu noktada büyük sorumluluk düştüğünü belirtti. EGİAD Başkanı Özhelvacı, forumun yalnızca bir bilgi paylaşımı değil, İzmir iş dünyası için yeni sorular üretmesi gereken stratejik bir başlangıç olduğunu belirterek sözlerini şöyle sürdürdü: “Markamızı gerçekten tanıyor muyuz? Müşterimizi yeterince dinliyor muyuz? Dijital toplulukların sesini anlayabiliyor muyuz? Yapay zekâyı yalnızca verimlilik aracı olarak mı görüyoruz, yoksa daha derin müşteri içgörüsü üretmek için kullanabiliyor muyuz? İzmir’den dünyaya nasıl daha güçlü markalar çıkarabiliriz? Çünkü bazen dönüşüm, tek bir cevaptan değil; doğru zamanda sorulan güçlü bir sorudan başlar.” Perihan İnci: “Geleceğin rekabeti markalar arasında yaşanacak” EGİAD Danışma Kurulu Başkanı Perihan İnci ise markalaşmanın artık yalnızca şirketlerin değil, şehirlerin ve ülkelerin de rekabet gücünü belirleyen stratejik bir unsur haline geldiğini vurguladı. Yapay zekâ ve veri ekonomisinin şekillendirdiği yeni dünyada üretmenin tek başına yeterli olmadığını belirten İnci, güçlü markaların güven, sürdürülebilirlik, inovasyon ve değer üretimi üzerine inşa edildiğini ifade etti. İzmir’in üretim gücü, limanı, girişimcilik ekosistemi ve uluslararası vizyonuyla önemli bir marka şehir potansiyeline sahip olduğuna dikkat çeken İnci, şunları söyledi: “Önümüzdeki dönemde hem Türkiye markasını hem de İzmir markasını daha güçlü bir şekilde inşa etmek zorundayız. Çünkü geleceğin rekabeti yalnızca ekonomiler arasında değil; markalar arasında yaşanacaktır.” Kozinets: “Markalar mesaj üreten değil, topluluk oluşturan yapılar haline geldi” Forumun keynote konuşmacısı Prof. Dr. Robert V. Kozinets ise, markalaşmanın yapay zekâ çağında köklü bir dönüşüm geçirdiğini belirterek, markaların artık yalnızca ürün ve hizmet sunan yapılar değil, dijital topluluklar içerisinde şekillenen kültürel ekosistemler haline geldiğini söyledi. Günümüz rekabetinde marka değerinin şirketlerin anlattığı hikâyelerden çok, tüketicilerin kendi aralarında kurduğu etkileşimlerden doğduğunu vurgulayan Kozinets, “Markalar mesaj üreten değil, topluluk oluşturan yapılar haline geldi” dedi. Dijital çağda müşteri sadakatinin yerini topluluk aidiyetinin aldığını belirten Kozinets, başarılı markaların tüketicileri yalnızca hedef kitle olarak görmeyip onları marka deneyiminin aktif bir parçası haline getiren kurumlar olacağını ifade etti. Yapay zekânın içerik üretimi, veri analizi ve müşteri deneyimi yönetiminde önemli fırsatlar sunduğunu belirten Kozinets, teknolojinin marka yaratmadığını ancak marka deneyimini büyüttüğünü vurgulayarak şu değerlendirmede bulundu: “Yapay zekâ marka yaratmaz; marka deneyimini ölçeklendirir. Veri bize ne olduğunu söyler, kültür ise neden olduğunu açıklar.” Yapay zekânın giderek yaygınlaştığı yeni dönemde teknolojinin herkes tarafından erişilebilir hale geleceğini ifade eden Kozinets, sürdürülebilir rekabet avantajının kültürel anlam üretebilen markalar tarafından yaratılacağını belirtti. Tüketici artık hedef kitle değil, marka ortağı Konuşmasında tüketicinin değişen rolüne de dikkat çeken Kozinets, dijital çağın tüketicisini yalnızca satın alma kararı veren bir müşteri olarak değil; içerik üreten, marka hikâyelerini şekillendiren ve kurumların algısını doğrudan etkileyen bir paydaş olarak tanımladı. Markaların tüketicilerle tek yönlü iletişim kurmak yerine ortak değer üretme anlayışıyla hareket etmeleri gerektiğini belirten Kozinets, markalaşmanın geleceğinin katılımcı, topluluk temelli ve insan merkezli modeller üzerinden şekilleneceğini söyledi. Forumda yapılan değerlendirmelerde; yapay zekânın markalar için yalnızca verimlilik sağlayan bir teknoloji değil, tüketiciyi, toplulukları ve kültürel kodları anlamaya imkân veren stratejik bir içgörü altyapısı olduğu vurgulandı. Katılımcılar, yapay zekâ destekli markalaşma, dijital topluluklar, tüketici deneyimi, kültürel içgörü ve küresel rekabet başlıklarında geleceğin iş dünyasına ilişkin önemli perspektifler kazandı. Yoğun katılımla gerçekleşen forum, İzmir iş dünyası için markalaşmayı yapay zekâ çağının en kritik rekabet başlıklarından biri olarak yeniden gündeme taşırken; şirketlerin yalnızca üretim, fiyat ve kalite avantajıyla değil, anlam yaratan marka hikâyeleri, güçlü müşteri içgörüleri, dijital topluluklarla kurulan güven ilişkisi ve küresel ölçekte ayırt edici konumlanma ile öne çıkabileceği mesajını verdi.

EİB'den Mayıs ayında 1 milyar 557 milyon dolarlık ihracat Haber

EİB'den Mayıs ayında 1 milyar 557 milyon dolarlık ihracat

EİB’nin 2026 yılının Ocak-Mayıs döneminde ihracatı yüzde 1,9 artışla 7 milyar 709 milyon dolar olurken son bir yıllık dönemde ihracatı ise yüzde 2 artışla 18 milyar 649 milyon dolar olarak gerçekleşti. Sanayi ihracatı Mayıs ayında yüzde 2 artışla 883 milyon dolar, tarım ihracatı ise yüzde 14 azalışla 546 milyon dolar olarak gerçekleşti. 242 milyon dolarlık ihracata imza atan Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği zirvedeki yerini korudu. Demir demirdışı metaller ihracatçıları Mayıs ihracatını yüzde 2,6 artırdı. Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği yüzde 3 artışla 154 milyon dolar, Ege Maden İhracatçıları Birliği 128 milyon dolarlık ihracatla Mayıs ayını geride bıraktı. Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği 102 milyon dolarlık döviz getirdi. Ege Tütün İhracatçıları Birliği 88 milyon dolarlık, Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Mayıs ayında 79 milyon dolar ihracat gerçekleştirdi. Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği 77 milyon dolar, Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği 60 milyon dolarlık ihracatı kayda aldı. Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği, 61 milyon dolarlık, Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği 29 milyon dolar ihracat yaptı. Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği, 20 milyon dolarlık dövizi, Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği ise ihracatını 8 milyon dolarlık dövizi Türkiye’ye kazandırdı. Ege Bölgesi’nin ihracatı 2 milyar 583 milyon dolar Ege Bölgesi, Mayıs ayında 2 milyar 583 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi. İzmir’de yerleşik iki serbest bölge İzmir’in ihracatına 255 milyon dolarlık katkı sağladı. Mayıs ayında İzmir, 1 milyar 462 milyon dolarlık ihracatla Ege Bölgesi ihracatının yüzde 56’sını tek başına gerçekleştirdi Denizli, Mayıs ayında 382 milyon dolar, Manisa 344 milyon dolar ihracat yaptı. Muğla Mayıs ayında 107 milyon dolarlık ihracatı, Balıkesir 104 milyon dolarlık ihracatı Türkiye’ye kazandırdı. Aydın, Mayıs ayında 84 milyon dolarlık döviz getirisine imza attı. Kütahya’nın ihracatı 41 milyon dolar, Afyonkarahisar’ın ihracatı 31 milyon dolar olarak gerçekleşti. Uşak 24 milyon dolarlık ihracat yaptı. İhracatçımız varlığını güçlendirmeye devam ediyor Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, Mayıs ayında yaşanan takvim etkisinin ihracat rakamlarına yansıdığını belirterek, “Milli ve dini bayramlar nedeniyle geçen yıla göre yaklaşık 6 iş günü eksik çalıştığımız bir ayı geride bıraktık. Bu durum Ege Bölgesi ihracatında yaklaşık 500 milyon dolarlık bir kayba neden oldu. Ancak ihracatçımız üretmeye, istihdam yaratmaya ve yeni pazarlarda varlığını güçlendirmeye devam ediyor. Mayıs ayında Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliğimiz ile Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliğimiz ihracatlarını artırarak pozitif ayrıştı.” dedi. 19 milyar dolar seviyesini aşmayı hedefliyoruz Avrupa Birliği ve ABD pazarlarında talebin canlılığını sürdürdüğüne dikkat çeken Öztürk, “En büyük iki ihracat pazarımız olan AB ve ABD'den gelen siparişlerde olumlu sinyaller alıyoruz. Haziran ayıyla birlikte ihracat performansımızın yeniden ivme kazanmasını ve yıllık bazda Ege İhracatçı Birlikleri ihracatının 19 milyar dolar seviyesini aşmasını hedefliyoruz. Çin’de ürün fiyatlarının yükselmesi ve kapasite kullanım oranlarının düşmeye başlaması, Türk ihracatçısı açısından rekabet avantajı oluşturuyor. Özellikle Avrupa ve ABD pazarlarında alternatif tedarikçi arayışlarının arttığı bir dönemde Türkiye'nin üretim gücü ve lojistik avantajı daha fazla öne çıkıyor.” diye konuştu. İhracatı destekleyen politikalarla ihracat yeniden büyümenin itici gücü haline gelmeli Türkiye ekonomisinin sürdürülebilir büyümesinin üretim ve ihracat odaklı bir anlayışla mümkün olacağını belirten Öztürk şunları söyledi: “Üretici fiyatlarının yaklaşık 40 aydır artış gösterdiği bir ortamda sanayi ihracatçılarımızın rekabet gücünü koruyabilmesi için desteklenmesi büyük önem taşıyor. Türkiye ekonomisi yılın ilk çeyreğinde büyümesini sürdürse de sanayi sektörü yüzde 0,8 daralma yaşadı. Büyümenin kalıcı ve sağlıklı olabilmesi için üretim ve ihracatın ekonomiye daha fazla katkı sunması gerekiyor. Son altı çeyrektir ihracat büyümeye yeterli katkıyı veremiyor. Önümüzdeki dönemde üretimi ve ihracatı destekleyen politikalarla ihracatın yeniden büyümenin itici gücü haline gelmesini sağlamalıyız. Türkiye'nin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşmasının yolu üretimden, yatırımdan ve ihracattan geçiyor.”

SARSILMAZ EFES-2026’da entegre savunma ekosistemini sergiledi Haber

SARSILMAZ EFES-2026’da entegre savunma ekosistemini sergiledi

SARSILMAZ ve grup şirketleri tarafından geliştirilen sistemler, tatbikat kapsamında hem sergi alanında hem de sahadaki operasyonel senaryolarda dikkat çekti. SARSILMAZ, EFES-2026 Tatbikatı’nda; tabanca ve piyade tüfeği platformlarından uzaktan komutalı silah sistemlerine, insansız kara araçlarından anti-drone çözümlerine, makineli tüfeklerden orta kalibre top sistemlerine uzanan geniş ürün gamıyla yer aldı. Savunma sanayiindeki köklü üretim tecrübesini ileri mühendislik kabiliyetleriyle birleştiren SARSILMAZ, EFES-2026’da yalnızca ürünlerini değil; modern muharebe sahasının farklı ihtiyaçlarına cevap verebilen entegre savunma yaklaşımını da ortaya koydu. Grup şirketleriyle birlikte geliştirilen sistemler, kara unsurlarının ateş gücü, yakın savunma, platform entegrasyonu, insansız sistemler ve anti-drone kabiliyetleri açısından çok katmanlı bir savunma ekosistemi sundu. Tatbikat boyunca sergilenen ürünler, SARSILMAZ’ın bir askeri birliğin sahada ihtiyaç duyabileceği farklı ölçeklerdeki silah ve sistem çözümlerini tek çatı altında geliştirebilen güçlü mühendislik ve üretim altyapısını yansıttı. Tabanca, piyade tüfeği ve makineli tüfek gibi kullanıcı ve birlik seviyesi çözümlerden; uzaktan komutalı silah sistemleri, gun pod, kule sistemleri, insansız kara araçları ve çok namlulu top sistemlerine kadar uzanan ürün yelpazesi, şirketin savunma teknolojilerindeki geniş yetkinlik alanını bir kez daha gösterdi. EFES-2026 kapsamında SARSILMAZ ve grup şirketleri; tabanca platformlarından makineli tüfeklere, anti-drone çözümlerinden insansız kara sistemlerine, uzaktan komutalı silah sistemlerinden orta kalibre top sistemlerine kadar geniş bir ürün gamını sergiledi. Bu kapsamda SAR9 SP Special tabanca, SAR Drone Killer, SAR 556 MT makineli tüfek, SARBOT’un yeni versiyonu, BEST Defence gizlenebilir Uzaktan Komutalı Silah Sistemi, TR Mekatronik tarafından geliştirilen 25 ve 30 mm top sistemleri ile ATAK Helikopteri’nde kullanılan 3 namlulu burun topu öne çıkan sistemler arasında yer aldı. SARSILMAZ ve grup şirketleri tarafından geliştirilen bu sistemler; yakın mesafe savunmadan platform silahlandırmasına, insansız kara görevlerinden anti-drone mücadeleye kadar uzanan geniş bir görev yelpazesinde, modern harp sahasının değişen ihtiyaçlarına yönelik yüksek teknoloji çözümler sundu. Böylece SARSILMAZ, tabanca ve piyade tüfeği platformlarındaki güçlü konumunun ötesinde, farklı kara ve hava platformlarına entegre edilebilen ileri savunma sistemleriyle de sahadaki etkinliğini ortaya koydu. 16-21 Mayıs 2026 tarihleri arasında İzmir’de icra edilen EFES-2026 Tatbikatı, birleşik ve müşterek harekâtta görev alan birliklerin harbe hazırlık seviyesinin geliştirilmesini hedefledi. Tatbikata Millî Savunma Bakanlığı, Türk Silahlı Kuvvetleri unsurları, kamu kurumları ve toplam 45 ülke katılım sağladı. Tatbikat kapsamında Savunma Sanayii Başkanlığı sorumluluğunda Savunma Sanayi Sergisi de düzenlendi. Ulusal ve uluslararası ölçekte geliştirdiği ileri teknoloji çözümlerle savunma sanayiindeki etkinliğini artırmayı sürdüren SARSILMAZ, EFES-2026’da sergilediği sistemlerle Türkiye’nin savunma teknolojilerindeki mühendislik gücünü sahaya taşıdı. Şirket, grup şirketleriyle oluşturduğu entegre yapı sayesinde, modern orduların ihtiyaç duyduğu çok katmanlı savunma çözümlerini tek çatı altında sunabilen stratejik bir savunma ekosistemi ortaya koydu.

Ege Bölgesi’nin ihracatı nisan ayında 4 milyar dolara dayandı Haber

Ege Bölgesi’nin ihracatı nisan ayında 4 milyar dolara dayandı

Ticaret Bakanlığı’nın faaliyet illerine göre, Ege Bölgesi 2025 yılı nisan ayında 3 milyar 440 milyon dolar ihracat gerçekleştirmişken, 2026 yılı nisan ayında yüzde 13,6’lık artışla 3 milyar 908 milyon dolara yükseldi. Ege Bölgesi’nin ocak-nisan dönemindeki ihracatı 13 milyar 882 milyon dolar olarak gerçekleşti. Geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 1,7’lik gerileme yaşanmasına rağmen, nisan ayında yakalanan çift haneli artış bölge ihracatında toparlanma sinyali verdi. 2026 yılının ilk çeyreğinde 720 milyon dolara ulaşan ihracat kaybı, nisan ayındaki başarılı performans sonrasında 237 milyon dolara düştü. İzmir Türkiye’de üçüncü sırada yer aldı Ege Bölgesi’nin ihracat üssü konumundaki İzmir, nisan ayında 2 milyar 40 milyon dolarlık ihracata imza atarak bölgenin liderliğini sürdürdü. İzmir, Türkiye genelinde en çok ihracat yapan üçüncü il olurken, Ege Bölgesi ihracatının yüzde 52’sini tek başına gerçekleştirdi. İzmir’in nisan ayı ihracatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 8,7 artış gösterdi. Ancak İzmir’in ocak-nisan dönemi ihracatı yüzde 3,2 düşüşle 7 milyar 382 milyon dolar oldu. Manisa’nın ihracatta kan kaybı durdu Ege Bölgesi’nin ihracatında ikinci sırada yer alan Manisa, 2026 yılının ilk üç aylık döneminde ihracatta yaşadığı kan kaybını nisan ayında durdurdu. Nisan ayında Manisa’nın ihracatı yüzde 12,1’lik artışla 599,4 milyon dolardan 671,8 milyon dolara ilerlerken, Manisa, 2026 yılının dört aylık diliminde 2,3 milyar dolar dövizi Türkiye’ye kazandırdı. Denizli’de çarklar daha hızlı dönüyor Ege Bölgesi’nin ihracatını domine eden illerden Denizli’de çarklar nisan ayında daha hızlı döndü. Denizli’nin nisan ayında ihracatı yüzde 29’luk artışla 351,6 milyon dolardan 452 milyon dolara tırmandı. Denizli’nin dört aylık dönemdeki ihracatı da yüzde 9’luk artışla 1 milyar 460 milyon dolardan 1 milyar 593 milyon dolara ilerledi. Ege Bölgesi’nde ihracat sıralamasında ilk üçte yer alan İzmir, Manisa ve Denizli’nin nisan ayı ihracatı yüzde 12’lik artışla 2 milyar 828 milyon dolardan 3 milyar 163 milyon dolara yükseldi. Üç il Ege Bölgesi ihracatından yüzde 81 pay aldı. Ege Bölgesi ihracat artış rekortmeni Balıkesir oldu Nisan ayında ihracatını yüzde 52’lik dikkat çekici 168 milyon dolardan 255,7 milyon dolarla taşıyan Balıkesir, Ege Bölgesi illeri arasında ihracat artış rekortmeni oldu. Aydın’ın nisan ayı ihracatı yüzde 23,2 artışla 173,6 milyon dolar olurken, Muğla yüzde 5,4’lük artışla 113,6 milyon dolar ihracat gerçekleştirdi. Kütahya yüzde 13,5 artışla 93,6 milyon dolara, Uşak ise yüzde 41,3 artışla 37,6 milyon dolara ulaştı. Ege Bölgesi’nde nisan ayındaki ihracatı gerileyen tek il Afyonkarahisar oldu. 2025 yılı nisan ayında 86,8 milyon dolarlık ihracata imza atan Afyonlu ihracatçılar, 2026 yılı nisan ayında yüzde 19’luk kayıpla 70 milyon dolar ihracat seviyesine indiler. Öztürk: “Nisan’da iki gün fazla çalışma ve parite ihracatı artırdı Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, Nisan ayında ihracattaki artışın altında 2025 yılına göre iki iş günü fazla ihracat yapılması ve paritenin yattığını vurguladı. İhracat artışının kalıcı olması için ihracatçılara sağlanan TCMB döviz dönüşüm desteğinin yüzde 3’ten 5’e çıkarılmasını beklediklerinin altını çizen Öztürk; “Döviz dönüşüm desteği oranını artırmak yanında 3’er aylık dönemlerde uzatılması yerine yıllık kararlar alınmasını bekliyoruz. Bu sayede ihracatçılarımızın öngörüleri artacaktır. İhracatçının nefes alabileceği finansman koşullarının oluşturulması, kur-enflasyon dengesinin daha sağlıklı yönetilmesi ve özellikle katma değerli üretimi destekleyen politikaların artırılması ihracat performansımızın daha da pozitif bir tabloya dönüşmesini sağlayacaktır. İhracatçının güç kaybetmesi sadece dış ticareti değil; üretimi, yatırımı, istihdamı ve ülkemizin büyüme hedeflerini de doğrudan etkiler” diye konuştu.

MICHELIN rehberi Türkiye’yi kapsayacak şekilde genişliyor Haber

MICHELIN rehberi Türkiye’yi kapsayacak şekilde genişliyor

MICHELIN Rehberi’n tüm Türkiye’yi kapsayan ilk ulusal seçkisi yıl sonuna kadar açıklanmış olacak. MICHELIN Rehberi, bu yıl ilk kez Türkiye geneline yayılıyor ve ülke genelindeki varlığında yeni bir sayfa açıyor. Büyük şehirlerin hareketli sokaklarından şirin kasabalara kadar uzanan bu gelişme Türkiye’nin gastronomi dünyasında artan dinamizmini, çeşitliliğini ve uluslararası çekiciliğini yansıtıyor. 2023 yılında MICHELIN Rehberi İstanbul’un tanıtılmasının ardından İzmir, Muğla ve Kapadokya’nın eklenmesiyle Rehber’in coğrafi kapsamı kademeli olarak genişlemişti. Bu yıl Türkiye’nin tamamını kapsayacak bu yeni genişleme ile birlikte seçki, Türkiye’nin zengin gastronomik mirasını bütüncül biçimde temsil edecek ve ülkenin ilk ulusal seçkisi 2026 yılı sonuna kadar duyurulacak. Türkiye’yi tanıtma konusunda önemli bir rol oynayan Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA), MICHELIN Rehberi’nin Destinasyon Ortağı olarak uluslararası pazarlama kampanyalarını desteklemeye ve gastronomi temelli hikâye anlatımıyla ülkenin etkili bir şekilde tanıtılmasına katkı sunmaya devam ediyor. Öte yandan Michelin müfettişlerinin inceleme ve seçim süreçleri, Türkiye’de ya da dünyanın herhangi bir yerinde gerçekleştirilen hiçbir iş birliğinden etkilenmeksizin, her zaman olduğu gibi tamamen bağımsız şekilde yürütülmeye devam ediyor ve tüm süreçler yalnızca MICHELIN Rehberi tarafından, kendi yöntemleri doğrultusunda gerçekleştiriliyor. Anonim ve tam bağımsızlık ilkeleri doğrultusunda çalışan MICHELIN Rehberi müfettişleri, Türkiye ulusal seçkisini yalnızca mutfakların sunduğu kaliteyi esas alarak kademeli biçimde oluşturuyor ve değerlendirme süreci, beş evrensel kritere dayanıyor; ürünlerin kalitesi, pişirme tekniklerine hakimiyet, lezzetlerin uyumu, şefin kişiliğinin mutfağa yansıması ve zaman içindeki tutarlılık. MICHELIN Rehberi Uluslararası Direktörü Gwendal Poullennec, konuyla ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi: “MICHELIN Rehberi’nin Türkiye’nin tamamını kapsayacak şekilde genişlemesinden büyük mutluluk duyuyoruz. Türk mutfağı; çeşitliliği, köklü gelenekleri ve dikkat çekici yaratıcılığıyla öne çıkıyor. Ülkenin dört bir yanında şefler, bölgesel mirası yeniden yorumlarken canlı ve çağdaş bir yeme‑içme sahnesi inşa etmeye devam ediyor.” MICHELIN Rehberi, restoran seçkisinin yanı sıra Türkiye’deki ve dünyanın dört bir yanındaki tüm bölgelerde yer alan özenle seçilmiş otellerden oluşan özel bir listeyi de paylaşmakta. 2024 yılında tanıtılan MICHELIN Anahtarları, Rehber’in otel seçkisindeki en seçkin tesisleri ödüllendirmekte. Restoranlar için verilen MICHELIN Yıldızları ile benzer bir anlayışla sunulan MICHELIN Anahtarı; tasarımı, mimarisi, sunduğu hizmet ve karakteriyle öne çıkan otelleri vurguluyor. Rehber’de yer alan tüm oteller, MICHELIN Rehberi’nin internet sitesi ve mobil uygulaması üzerinden doğrudan rezerve edilebiliyor.

Koçtaş mağazalarını bir bir kapatıyor Haber

Koçtaş mağazalarını bir bir kapatıyor

Koç Holding bünyesinde faaliyet gösteren Koçtaş, 2026’nın ilk üç ayında İzmir’de peş peşe mağaza kapatma kararı aldı. Kemalpaşa, Point Bornova, Karşıyaka Yeni Girne, Yelki ve Seferihisar Ürkmez şubelerinin kapanmasıyla birlikte şirketin kentteki mağaza sayısı ciddi oranda azaldı. Sektörde daralma Koçtaş’ı da etkiledi Yapı malzemeleri sektöründe son dönemde yaşanan ekonomik daralma ve art arda gelen konkordato haberleri, büyük zincirleri de etkisi altına aldı. Sektördeki bu küçülme dalgası, Türkiye genelinde geniş bir mağaza ağına sahip olan Koçtaş’ın da operasyonlarını gözden geçirmesine neden oldu. Tek Referans’ın aktardığına göre, Koçtaş yalnızca bu yılın ilk üç ayında İzmir’de 5 mağazasını kapatma kararı aldı. Şirket, geçtiğimiz yıl da Menderes, Buca İnönü, Karaburun, Buca ve Park Bornova şubelerini kapatmıştı. Böylece İzmir’de son iki yılda kapanan mağaza sayısı 10’a ulaştı. Mağaza sayısı 15’e geriledi Alınan kararlarla birlikte Koçtaş’ın İzmir’deki mağaza sayısı 15’e kadar düştü. Türkiye genelinde 53 ilde 350’den fazla mağazayla faaliyet gösteren şirketin, son dönemde daha küçük ölçekli “Koçtaş Fix” mağazalarına ve online satış kanallarına ağırlık verdiği dikkat çekiyor. İlk mağaza Bornova’da açılmıştı Koç Holding’in kurucusu Vehbi Koç tarafından 1955 yılında Koç Ticaret A.Ş. olarak temelleri atılan şirket, uzun yıllar toptancılık faaliyetleri yürüttü. Koçtaş, perakende alanındaki ilk büyük adımını ise 1996 yılında İzmir Bornova’da açtığı mağazayla attı. 2000 yılında İngiltere merkezli Kingfisher grubuna bağlı B&Q ile ortaklık kuran Koçtaş, son yıllarda stratejisini değiştirerek mahalle tipi mağazalar ve dijital satış kanallarına yönelmeye başladı.

Benzin ve Motorine zam geldi Haber

Benzin ve Motorine zam geldi

Motorin fiyatları bazı illerde 80 liranın üzerine çıkarken, güncel akaryakıt fiyatları vatandaşın gündeminde ilk sıraya yerleşti. Ortadoğu’daki savaşın etkisiyle yükselen petrol fiyatları, akaryakıt fiyatlarına zam olarak yansımaya devam ediyor. Gece yarısından itibaren motorine 6,58 TL, benzine ise 93 kuruş zam gelirken, motorin fiyatları birçok şehirde tarihi seviyelere ulaştı. Benzin fiyatı ve mazot fiyatı artışı sürerken, akaryakıt fiyatları vatandaşın bütçesini doğrudan etkiliyor. Motorine zam sonrası motorin fiyatları zirvede Motorine zam sonrası motorin fiyatları sert yükseldi. Bu gece yarısından itibaren motorinin litre fiyatına 6,58 TL zam yapıldı. 20 Mart’ta yapılan düzenlemeyle motorinde ÖTV’nin sıfırlanmış olması nedeniyle artış doğrudan pompaya yansıdı. Böylece mazot fiyatı özellikle doğu illerinde 80 lira sınırını aşarak dikkat çekti. Benzine zam geldi: Benzin fiyatı yükselişte Benzine zam da akaryakıt fiyatları üzerinde etkisini gösterdi. Gece yarısı itibarıyla benzinin litre fiyatına 93 kuruş zam uygulandı. Benzin fiyatı büyük şehirlerde yeni zirveleri test ederken, vergiden karşılanabilecek tutarın 4,60 TL seviyesine gerilemesi dikkat çekti. Petrol fiyatlarındaki yükseliş, akaryakıt fiyatları üzerinde belirleyici olmaya devam ediyor. Ortadoğu’daki jeopolitik riskler ve arz endişeleri, benzin fiyatı ve motorin fiyatları üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturuyor. Bu durum hem benzine zam hem de motorine zam olarak pompaya yansıyor. Güncel akaryakıt fiyatları: Benzin ve Mazot fiyatı ne kadar? Zamların ardından güncel akaryakıt fiyatları şehir bazında şöyle şekillendi: İstanbul: Motorin fiyatı yaklaşık 77,65 TL, benzin fiyatı 62,96 TL Ankara: Motorin fiyatı 78,77 TL, benzin fiyatı 63,94 TL İzmir: Motorin fiyatları 79,05 TL, benzin fiyatı 64,23 TL Doğu illerinde ise motorin fiyatları 81 liraya yaklaşırken bazı bölgelerde bu seviyeyi aşmış durumda. Benzin fiyatı ise 66 liraya doğru yükselişini sürdürüyor. Art arda gelen benzine zam ve motorine zam kararları sonrası akaryakıt fiyatları yakından takip edilirken, benzin fiyatı ve mazot fiyatı üzerindeki baskının kısa vadede devam etmesi bekleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.