SON DAKİKA
Hava Durumu

#İto

Ekometre - İto haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İto haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bilişim sektörünün yol haritası İTO’da masaya yatırıldı Haber

Bilişim sektörünün yol haritası İTO’da masaya yatırıldı

İstanbul Ticaret Odası (İTO) Bilgi Teknolojileri Meslek Komitesi, bilgi teknolojileri sektörünün mevcut durumunu değerlendirmek ve sektörün öncelikli ihtiyaçlarını belirlemek amacıyla çalışma toplantısı düzenledi. İTO Yönetim Kurulu Üyesi Murat Hazıroğlu’nun başkanlığındaki toplantıya Meslek Komitesi üyeleri ve sektör temsilcileri katıldı. Dijital dönüşüm rekabet gücünün temel unsuru Toplantıda sektörün gelişim alanlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Murat Hazıroğlu, bilgi teknolojilerinin artık yalnızca teknoloji sektörünü ilgilendiren bir alan olmaktan çıktığını, ekonominin farklı sektörlerinde doğrudan belirleyici rol üstlendiğini söyledi. Üretimden ticarete, finanstan hizmetlere kadar geniş bir alanda dijital dönüşümün etkisinin arttığına dikkat çeken Hazıroğlu, işletmelerin rekabet güçlerini koruyabilmeleri için teknoloji yatırımlarını artırmaları gerektiğini belirtti. Hazıroğlu, özellikle KOBİ’lerin yeni teknolojilere erişiminin kolaylaştırılmasının ve dijital altyapılarının güçlendirilmesinin önemine işaret ederek, İTO’nun sektör temsilcilerinin karşılaştığı sorunları takip ettiğini ve iş dünyasının taleplerini ilgili kurumlara aktardığını ifade etti. İnsan kaynağı ve girişimcilik potansiyeline vurgu Bilgi teknolojileri sektörünün sürdürülebilir büyümesi için kamu, özel sektör ve girişimcilik ekosistemi arasındaki işbirliğinin güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Hazıroğlu, Türkiye’nin sahip olduğu insan kaynağı ve girişimcilik potansiyelinin daha yüksek ekonomik değere dönüştürülmesi gerektiğini söyledi. Hazıroğlu, İTO olarak sektörün gelişimini destekleyecek işbirliklerine katkı sunmaya ve üyelerin beklentilerini ilgili platformlarda gündeme taşımaya devam edeceklerini belirtti. TÜBİTAK’ın özel sektör destekleri anlatıldı Toplantıda İTO Bilgi Teknolojileri Meslek Komitesi Başkanı Bekir Sami Nalbantoğlu da komitenin yürüttüğü çalışmalar ve sektörün gündemindeki başlıklar hakkında katılımcılara bilgi verdi. Program kapsamında TÜBİTAK Özel Sektör İş Geliştirme Direktörü Mahmut Bulut tarafından bir sunum gerçekleştirildi. Sunumda TÜBİTAK’ın özel sektöre yönelik destek mekanizmaları, girişimcilik ekosistemi, iş geliştirme imkanları ve bilgi teknolojileri sektörüne yönelik fırsatlar ele alındı. Toplantının devamında sektör temsilcileri, bilgi teknolojileri sektörünün mevcut durumu, ihtiyaçları ve karşılaştıkları sorunlara ilişkin değerlendirmelerini TÜBİTAK yetkilileriyle paylaştı. Katılımcılar ayrıca sektörün gelişimine yönelik görüş ve önerilerini aktardı.

İstanbul'da enflasyonun ağustos faturası Haber

İstanbul'da enflasyonun ağustos faturası

Giyim ve ayakkabıda ise fiyatlar yüzde 0,08 geriledi. İstanbul'da ağustos ayına ilişkin tüketici fiyatları belli oldu. İstanbul Ticaret Odası (İTO) verilerine göre, perakende fiyat hareketlerinin göstergesi olan İTO İstanbul Tüketici Fiyat İndeksi, ağustos ayında bir önceki aya göre yüzde 1,66 arttı. İstanbul'daki tüketici fiyatlarında yıllık artış ise yüzde 34,96 olarak kaydedildi. Böylece İTO 2023=100 bazlı İstanbul Tüketici Fiyat İndeksi'nde yıllık değişim yüzde 34,96 seviyesinde gerçekleşti. Eğitim fiyatlarında dikkat çeken yükseliş Ağustos ayında harcama grupları arasında fiyatların en fazla arttığı alan eğitim oldu. Eğitim harcamalarında aylık fiyat artışı yüzde 17,28 olarak gerçekleşti. Bu grubu yüzde 8,22'lik artışla alkollü içecekler ve tütün harcamaları takip etti. Konut harcamalarında fiyatlar yüzde 2,32 yükselirken, ulaştırma grubundaki artış yüzde 1,43 oldu. Ev eşyası harcamaları da yüzde 1,41 arttı. Çeşitli mal ve hizmetler grubunda aylık fiyat artışı yüzde 1,35 olarak gerçekleşti. Eğlence ve lokanta fiyatları da arttı Ağustos ayında eğlence ve kültür harcamalarında fiyatlar yüzde 1,11 yükseldi. Haberleşme harcamalarında yüzde 0,86, lokanta ve oteller grubunda ise yüzde 0,72 artış kaydedildi. Gıda ve alkolsüz içecekler grubundaki fiyat artışı yüzde 0,20 ile daha sınırlı kaldı. Giyim ve ayakkabıda fiyatlar geriledi Ağustosta fiyatların gerilediği tek harcama grubu giyim ve ayakkabı oldu. Bu grupta fiyatlar bir önceki aya göre yüzde 0,08 azaldı. Sağlık harcamalarında ise ağustos ayında herhangi bir fiyat değişimi görülmedi. Eğitim, tütün, konut ve ulaştırma etkili oldu İTO verilerine göre ağustos ayındaki fiyat endeksinin oluşumunda eğitim, alkollü içecekler ve tütün, konut ve ulaştırma harcama gruplarında yer alan bazı ürün ve hizmetlerdeki dönemsel ve kamu kaynaklı fiyat değişimleri etkili oldu. Gıda ve alkolsüz içecekler grubunda mevsimsel etkilere bağlı fiyat değişimleri görülürken, giyim ve ayakkabı grubundaki aşağı yönlü hareket de endeksi etkiledi. İstanbul'da yıllık enflasyon yüzde 34,96 İTO İstanbul Tüketici Fiyat İndeksi, ağustosta aylık bazda yüzde 1,66 artarken, 2025 yılının ağustos ayına göre yıllık değişim yüzde 34,96 oldu. Harcama grupları bazında ağustos ayının en yüksek aylık artışı yüzde 17,28 ile eğitimde, en yüksek düşüş ise yüzde 0,08 ile giyim ve ayakkabıda gerçekleşti.

İTO’dan yeni OVP için üretim çağrısı Haber

İTO’dan yeni OVP için üretim çağrısı

Avdagiç, yeni OVP için finansman, kur, vergi ve sosyal güvenlik yükleri ile ithalat politikalarını kapsayan 5 maddelik öneri sundu. İTO Başkanı Şekib Avdagiç, İTO’nun ağustos ayı Meclis Toplantısı’nda Türkiye ekonomisinin gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Sıkı para politikasının enflasyonla mücadelede önemli bir dengeleme sağladığını belirten Avdagiç, yüksek faiz ve finansman maliyetlerinin özellikle üretici firmalar ve KOBİ’ler üzerindeki baskısına dikkat çekti. Avdagiç, eylül ayında güncellenmesi beklenen OVP’de para politikasının yanında, dezenflasyon sürecine zarar vermeyecek şekilde “hedefli bir üretim koruma politikası” geliştirilmesini önerdi. “Türkiye’nin yeni ekonomik politikası, enflasyonu düşürmek ile üretimi korumak arasında bir tercih yapmak arasında sıkışamaz” diyen Avdagiç, üretim kapasitesini, ihracatı ve yatırımları koruyacak seçici ve hedefli finansman mekanizmalarına ihtiyaç bulunduğunu ifade etti. Üretim ve ihracata yönelik 5 maddelik öneri Avdagiç, yeni OVP kapsamında reel sektörün finansmana erişimini güçlendirmek amacıyla beş başlıkta politika önerisi sundu. 1. Uzun vadeli finansman güçlendirilmeli İhracatçı ve üretici firmalar için uzun vadeli, sürdürülebilir ve öngörülebilir finansman kanallarının güçlendirilmesi gerektiğini belirten Avdagiç, Eximbank ve benzeri mekanizmaların yalnızca mevcut ihracatçılara değil, ihracat potansiyeli taşıyan üreticilere de açılmasını istedi. İşletme sermayesi ve yatırım kredilerinde üretim ve ihracat performansının dikkate alınması gerektiğini kaydetti. 2. Yatırım ve işletme kredileri ayrıştırılmalı Avdagiç, yatırım kredileri ile işletme sermayesi kredilerinin birbirinden ayrılması gerektiğini belirterek, teknoloji yatırımı yapan, ihracat kapasitesi oluşturan ve ithal girdiyi azaltan yatırımlar için daha uzun vadeli ve düşük maliyetli finansman kanalları oluşturulmasını önerdi. 3. Kur ve ihracatçı arasındaki maliyet dengesi korunmalı İhracatçıların artan maliyet baskısıyla karşı karşıya kaldığını belirten Avdagiç, kurun ihracatçının maliyet artışlarını karşılayabilecek şekilde dengelenmesine yönelik mekanizmaların güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Bu kapsamda döviz dönüşüm desteğinin sembolik olmaktan çıkarılarak daha etkin hale getirilmesini isteyen Avdagiç, enflasyon ile kur arasındaki farkın ihracatçı üzerindeki baskıyı artırmasının önüne geçilmesi gerektiğini ifade etti. 4. Üretim ve istihdama yönelik seçici destek sağlanmalı Üretim yapan ve istihdam sağlayan firmaların vergi ve sosyal güvenlik yükleri konusunda seçici düzenlemelerin gündeme alınmasını isteyen Avdagiç, özellikle yüksek istihdam ve ihracat sağlayan sektörlerde maliyet artışlarının istihdam kaybına dönüşmesini önleyecek mekanizmalar geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. 5. İthalat politikası sanayi politikasıyla birlikte ele alınmalı Avdagiç, ithalat politikasının yalnızca korumacı reflekslerle değil, sanayi politikası perspektifiyle ele alınması gerektiğini söyledi. Türkiye’nin üretmediği kritik girdilerde maliyetleri düşürecek bir gümrük rejiminin uygulanması, yerli üretim kapasitesinin bulunduğu alanlarda ise haksız rekabetin önlenmesi gerektiğini belirtti. “Üretim tabanının korunması gerekiyor” Sıkı para politikasının enflasyonun düşürülmesi açısından önemli olduğunu ancak bunun üretim tarafındaki maliyetinin giderek daha görünür hale geldiğini belirten Avdagiç, yüksek faizlerin işletme sermayesi maliyetlerini artırdığını, özellikle KOBİ’lerin finansmana erişim sorunlarının sürdüğünü söyledi. Avdagiç, “Geldiğimiz noktada temel sorun, dezenflasyonun kendisi değil, dezenflasyonun üretim kapasitesi üzerindeki maliyetinin giderek artmasıdır” değerlendirmesinde bulundu. Üretim tabanının korunması gerektiğini vurgulayan Avdagiç, ihracatın sürdürülebilirliğinin yalnızca dış talebe değil, Türkiye’deki üretim kapasitesine ve bu kapasitenin maliyet ve finansman koşullarına da bağlı olduğunu ifade etti. “Emek yoğun sektörlerde kapasite kaybına izin verilmemeli” Tekstil, hazır giyim, mobilya, metal ve makine gibi emek yoğun sektörlerde yüksek finansman maliyetlerinin firmaların fiyat rekabetçiliğini zorladığını belirten Avdagiç, bu alanlarda kapasite kaybının önlenmesi gerektiğini söyledi. Avdagiç, kısa vadede dezenflasyonun korunmasının, orta ve uzun vadede ise üretim kapasitesi ile ihracat rekabetçiliğinin sürdürülebilmesinin birlikte ele alınması gerektiğini kaydetti. “Türkiye bunu başarabilecek güce sahip” Türkiye’nin enflasyonla mücadele ile üretimin korunması arasında bir tercih yapmak zorunda olmadığını belirten Avdagiç, seçici, hedefli ve etkili politika araçları geliştirilmesi gerektiğini ifade etti. Türkiye’nin ekonomik birikimi ve kapasitesiyle kendi çıkış yolunu oluşturabileceğini söyleyen Avdagiç, iş dünyası olarak hükümetin beklentileri karşılayacak adımları hızlandıracağına inandıklarını belirtti. Avdagiç’ten “Terörsüz Türkiye” mesajı İTO Başkanı Avdagiç, konuşmasında “Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin değerlendirmelerde de bulundu. Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi’nin siyasi partilerin geniş mutabakatıyla yasalaşmasını değerlendiren Avdagiç, sürecin Türkiye için yeni bir dönemin kapılarını araladığını söyledi. Avdagiç, iş dünyası olarak sürecin milli birlik ve ekonomik kalkınmaya olumlu katkı sağlamasını temenni ettiklerini belirterek, yasada af düzenlemesine yer verilmemesini ve eli kana bulaşmış kişilerin kapsam dışında tutulmasını önemsediklerini ifade etti. Türkiye’nin 40 yılı aşkın süredir terörle mücadele ettiğini belirten Avdagiç, bundan sonraki dönemde ülkenin üretim ve kalkınma gündeminin daha güçlü şekilde öne çıkacağına inandıklarını söyledi. İstanbul Ticaret Üniversitesi’nde veri bilimi bölümü açıldı Avdagiç ayrıca İstanbul Ticaret Üniversitesi’nde Veri Bilimi ve Analitiği Bölümünün açıldığını duyurdu. İş dünyasının dijital dönüşüm ve veri odaklı karar alma süreçlerine uyum sağlaması için çalışmalar yürüttüklerini belirten Avdagiç, üniversitenin dijital dönüşüm alanındaki insan kaynağı ihtiyacına yönelik olarak 2026-2027 akademik yılında Veri Bilimi ve Analitiği Bölümü’ne ilk kez öğrenci kabul edeceğini açıkladı.

Tekfen Holding'de yeni dönem Haber

Tekfen Holding'de yeni dönem

Prof. Dr. Murat Yalçıntaş, Tekfen Holding Yönetim Kurulu Başkanlığı görevine getirildi. Tekfen Holding'de yönetim değişikliği resmiyet kazandı. Rekabet Kurulu'nun OYAK'ın şirket üzerindeki kontrolünü sağlayacak hisse devrine onay vermesinin ardından yönetim kurulunda önemli değişiklikler yapıldı. Prof. Dr. Murat Yalçıntaş, Tekfen Holding Yönetim Kurulu Başkanı olarak atandı. Kamuyu Aydınlatma Platformu'na (KAP) yapılan açıklamada, Yönetim Kurulu Başkanı Nevzat Avunç, Yönetim Kurulu Başkan Vekili Taner Yalçın ile yönetim kurulu üyesi Ömer Şanlı'nın görevlerinden istifa ettiği bildirildi. Türk Ticaret Kanunu'nun 363. maddesi kapsamında boşalan üyeliklere yapılan atamalarla birlikte Prof. Dr. Murat Yalçıntaş Yönetim Kurulu Başkanlığına, Ramazan Öztürk Yönetim Kurulu Başkan Vekilliğine, Ahmet Çağrı Özer ise yönetim kurulu üyeliğine getirildi. Yeni üyelerin görevleri, yapılacak ilk genel kurul toplantısında ortakların onayına sunulacak. Prof. Dr. Murat Yalçıntaş, iş dünyasının yakından tanıdığı isimler arasında yer alıyor. Daha önce İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanlığı görevini yürüten Yalçıntaş, Temmuz 2025'ten bu yana OYAK Genel Müdürü olarak görev yapıyordu. Son atamayla birlikte Tekfen Holding Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini de üstlenmiş oldu. Öte yandan Rekabet Kurulu, geçtiğimiz hafta Can Kültür Sanat Eğitim Kurumları İşletmeciliği A.Ş.'nin Tekfen Holding'deki yüzde 42,8 oranındaki hissesinin, OYAK iştiraki ON Investment B.V.'ye devrine onay vermişti. Söz konusu karar, OYAK'ın Tekfen Holding'de kontrolü sağlayacak satın alma sürecindeki en önemli yasal aşamalardan biri olarak değerlendirilmişti. Yönetim kurulunda gerçekleştirilen yeni atamalarla birlikte OYAK'ın Tekfen Holding'deki yeni yönetim dönemi de resmen başlamış oldu.

Avdagiç: Avrupa’nın doğal üretim üssü adayıyız Haber

Avdagiç: Avrupa’nın doğal üretim üssü adayıyız

İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, “Avrupa’nın tedarikini yakın ve güvenilir coğrafyalara kaydırma eğilimi, Türkiye’yi doğal bir üretim üssü adayı haline getiriyor. Büyümenin kalitesinin bozulmaması için gerekli tedbirleri alıp küresel 'warflation (savaş kaynaklı enflasyon)’ riskinden üretim, verimlilik ve ihracat üçgenini uzak tutmalıyız” çağrısı yaptı. Avdagiç, İTO’nun nisan ayı Meclis Toplantısı’nda küresel enerji krizinden Türkiye ekonomisine ve tedarik zinciri kırılmalarına dair değerlendirmelerde bulundu. Büyüme için 3 öneri Küresel ‘savaşflasyon’ riskinin dikkate alınması gereken bir etken olduğunu vurgulayan Avdagiç, Türkiye ekonomisinin iç talep desteğiyle büyümesini sürdürdüğünü, bununla birlikte dış talebin zayıflaması ve maliyetlerdeki artışın büyümenin kompozisyonunu etkileyebileceğini kaydetti. İTO Başkanı Şekib Avdagiç, Türkiye'nin kendi iç dinamikleriyle büyüyebileceğini belirterek, üç temel öneri sıraladı. Avdagiç, “Bizim kendi gücümüz, kendi çözümlerimizdir. Şöyle ki; yenilenebilir kaynaklarla ve nükleer güçte kapasite artışıyla enerji bağımlılığını düşürebiliriz. Katma değerli üretim yapısı ve ihracat kompozisyonuyla dış kaynak ihtiyacını karşılarız. Arz yönlü politikalar ve yapısal reformlarla da enflasyon sorununun üstesinden pekala gelebiliriz" dedi. Fırsat penceresi konjonktürel değil Türkiye'nin önündeki fırsat penceresinin konjonktürel değil, yapısal bir nitelik taşıdığını belirten Avdagiç, şöyle devam etti: “Eskiden enflasyon, deflasyon ya da stagflasyonu bilir ve fiyat artışıyla bağlantısını kurardık. Şimdi 'warflation (savaş kaynaklı enflasyon)' diye yeni bir kavram daha üretildi. Bununla da savaş kaynaklı, arz yönlü, kalıcı olma riski taşıyan bir enflasyon dalgası kastediliyor. Bu yeni rejimde büyüme yavaşlarken fiyatlar yükseliyor. Dünyada savaş kaynaklı, arz yönlü, kalıcı olma riski taşıyan bir enflasyon dalgasıyla karşı karşıyayız. Türkiye’nin hep dikkat çektiğimiz potansiyeli, bugün çok daha yüksek bir gerçekleşme şansına sahip: Avrupa’nın tedarikini daha yakın ve güvenilir coğrafyalara kaydırma eğilimi, Türkiye’yi doğal bir üretim üssü adayı haline getiriyor. Gümrük Birliği entegrasyonu, Türkiye’nin ‘Made in EU’ düzenlemesine dahil edilmesi, gelişmiş sanayi altyapısı ve tedarik avantajı, Türkiye’yi Avrupa için stratejik bir üretim ortağı konumuna taşıyor. Büyümenin kalitesinin bozulmaması için gerekli tedbirleri alıp küresel ‘warflation’ riskinden ‘üretim, verimlilik ve ihracat’ üçgenini uzak tutmalıyız.” Temel zorluğumuz fiziksel kıtlık Gelişmekte olan ülkelere yönelik sermaye akımlarının gittikçe zayıfladığına dikkat çeken Avdagiç, “Uzmanlar dünya ekonomisinin yeniden düşük büyüme, yüksek enflasyon patikasına yaklaştığını söylüyorlar” dedi. Şekib Avdagiç, savaş sona erdirilmezse giderek büyüyen ham petrol kıtlığının tarımdan petrokimyasallara, tekstilden sağlık sektörüne kadar birçok üründe darboğaza yol açabileceğini vurgulayarak, “Temel zorluk artık fiyat olmaktan çıktı, temel zorluk dünya çapında fiziksel kıtlığa dönüşmeye başladı. Arz kıtlığı ve artan fiyatların yarattığı etki, tüketici pazarının her köşesine yayılıyor" dedi. Barışla yeni bir dönem bekliyoruz Küresel dönüşümün Türkiye açısından hem riskler hem fırsatlar içerdiğinin altını çizen Avdagiç, “ABD-İran arasındaki kırılgan ateşkesin barışa dönmesiyle dezavantajlarımızın geçici ve yönetilebilir, güçlü avantajlarımızın ise kalıcı ve stratejik nitelikte olduğu yeni bir dönem bekliyoruz” değerlendirmesinde bulundu. Yüzde 7’ye yaklaşan kur-enflasyon makası ihracatçımızın rekabet gücünü aşındırıyor Başkan Avdagiç, Türkiye’nin dış ticaret hedefleri için enflasyonla kur arasındaki korelasyonun giderek açıldığını belirtti. Avdagiç, “Sadece yılın ilk çeyreğinde dahi kur ile enflasyon arasındaki makasın yüzde 7’ye yaklaşması, ihracatçımızın rekabet gücünü aşındırıyor. Türkiye’nin dış ticaret hedefleri açısından enflasyon ile kur arasındaki korelasyonun giderek zayıfladığına dikkat çekiyoruz. Yılın ilk üç ayında kümülatif enflasyon yüzde 10’a ulaşırken, kur artışı yüzde 3 seviyesinde kaldı. Son iki yıllık döneme baktığımızda da benzer bir tabloyla karşılaşıyoruz. Tüketici ve üretici enflasyonunun ortalaması yüzde 70’e ulaşırken, kurdaki artış yüzde 42 seviyesinde gerçekleşti. Böylece iki yılda kur ile enflasyon arasındaki fark 28 puan oldu. Kurun enflasyona paralel hareket etmemesi, zamanla yapısal bir rekabet gücü kaybına dönüşme riski taşıyor. Bu sürecin önüne geçmek zorundayız” dedi. Bu tablonun yansımasının dış ticaret verilerimizde de görüldüğüne dikkati çeken Avdagiç, 2026'nın ilk çeyreğinde ihracatın geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3.1 azaldığını, ithalatımızın ise yüzde 4.7 arttığını kaydetti. Şekib Avdagiç, şöyle devam etti: “Bundan sonraki süreçte enflasyonla kur arasındaki korelasyonun paralel gitmesi, hatta bir miktar kur lehine bir sürecin devreye girmesinin, Türkiye'nin rekabetçiliği açısından elzem hale geldiğini düşünüyoruz. Sürdürülebilir bir ihracat büyümesi için enflasyonun kalıcı olarak dizginlenmesinin yanında Türk Lirasının gerçekçi bir seviyede seyretmesi son derece önemli. Katma değerli ürünlere geçişin hız kazanması adına da bunun gerekli olduğuna inanıyoruz.” Merkez Bankası'nın üretimi de gözeten politika duruşu istikrarın sigortası olacaktır İTO Başkanı Avdagiç, TCMB’nin para politikası beklentilerine ilişkin ise şunları söyledi: “Savaş öncesinde oluşan faiz indirimi beklentilerinin, artan enflasyon riski ve küresel sıkılaşma koşulları nedeniyle belirgin şekilde zayıfladığı görülüyor. Piyasa beklentileri, kısa vadede faiz indirimlerinin ötelenebileceği ve para politikasında daha uzun süre sıkı duruşun korunacağı yönünde şekillenmeye başladı. Merkez Bankası’nın fiyat istikrarı ve finansal istikrarın korunmasına yönelik üretimi de gözeten hassas kurgulanmış politika duruşu, bir bütün olarak ekonomik istikrarın sigortası olacaktır.” SOFTITO’da yetenekli gençlerimize dijital bilezik kazandırıyoruz 2026 yılının İTO ve üyeleri için dijital dönüşümün bir ileri safhaya taşındığı yapay zeka dönemi olacağını, bu yönde projelere ve faaliyetlere ağırlık vereceklerini hatırlatan Şekib Avdagiç, “Artık üretimden eğitime, gündelik hayattan kültüre kadar her safhada yapay zeka, odak noktamızda yer alıyor. Bizler de ya kendimizi dönüştüreceğiz ya da başkalarının dönüştüreceği bir varlık haline geleceğiz. Üretimimizi, sanayimizi yapay zeka ile yeniden tasarlamamız gerekiyor” dedi. Yapay zekanın, Türkiye’nin ekonomik gelişimi için de stratejik bir teknoloji olduğunun altını çizen Avdagiç, bu yöndeki faaliyetleri ve projeleriyle İTO Teknoloji Ekosistemi oluşturduklarını, SoftITo, Bilgiyi Ticarileştirme Merkezi ve Teknopark İstanbul ile birbirini tamamlayan üç kritik yapı kurduklarını anımsattı. Avdagiç, Meclis üyelerine de şu çağrıda bulundu: “Sizlere bir duyurum var: Şimdi bu yapının önemli bir ayağı olan SoftITo’da 4. Dönemi başlatıyoruz. Yetenekli gençlerimize dijital bilezik kazandırıyoruz. 320 saatlik eğitim sonucunda bu alanda aranan vasıflarla donatıyoruz. Müracaatları 19 Nisan 2026 tarihine kadar alıyoruz.”

Mart 2026 enflasyon oranı açıklandı Haber

Mart 2026 enflasyon oranı açıklandı

TÜFE artışı martta aylık yüzde 1,94 yıllık bazda ise yüzde 30,87 olarak beklentilerin altında gerçekleşti. Mart ayı enflasyon oranı Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklandı. Buna göre TÜFE artışı yıllık bazda yüzde 30,87 olarak açıklandı. Bu enflasyon verisi geçtiğimiz ay yüzde 31,53 olarak kayıtlara geçmişti. Mart ayı enflasyon oranı yüzde 1,94 Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) saatler 10:00'u gösterdiğinde Mart 2026 enflasyon oranı için beklenen açıklamayı yaptı. Buna göre aylık enflasyon yüzde 1,94 yıllık enflasyon ise yüzde 30,87 olarak kayıtlara geçti. Tüketici Fiyat Endeksi'ndeki artış şubat ayında yüzde 2,96 olmuştu. Aylara göre enflasyon gerçekleşen rakamları 02-2026: Yıllık yüzde 30,87 – Aylık yüzde 1,94 02-2026: Yıllık yüzde 31,53 – Aylık yüzde 2,96 01-2026: Yıllık yüzde 30,65 – Aylık yüzde 4,84 12-2025: Yıllık yüzde 30,89 Aylık yüzde 0,89 11-2025: Yıllık yüzde 31,07 – Aylık yüzde 0,87 10-2025: Yıllık yüzde 32,87 – Aylık yüzde 2,55 09-2025: Yıllık yüzde 33,29 – Aylık yüzde 3,23 08-2025: Yıllık yüzde 32,95 – Aylık yüzde 2,04 07-2025: Yıllık yüzde 33,52 – Aylık yüzde 2,06 06-2025: Yıllık yüzde 35,05 – Aylık yüzde 1,37 05-2025: Yıllık yüzde 35,41 – Aylık yüzde 1,53 04-2025: Yıllık yüzde 37,86 – Aylık yüzde 3,00 03-2025: Yıllık yüzde 38,10 – Aylık yüzde 2,46 02-2025: Yıllık yüzde 39,05 – Aylık yüzde 2,27 01-2025: Yıllık yüzde 42,12 – Aylık yüzde 5,03 12-2024: Yıllık yüzde 44,38 – Aylık yüzde 1,03 11-2024: Yıllık yüzde 47,09 – Aylık yüzde 2,24 10-2024: Yıllık yüzde 48,58 – Aylık yüzde 2,88 09-2024: Yıllık yüzde 49,38 – Aylık yüzde 2,97 08-2024: Yıllık yüzde 51,97 – Aylık yüzde 2,47 07-2024: Yıllık yüzde 61,78 – Aylık yüzde 3,23 06-2024: Yıllık yüzde 71,60 – Aylık yüzde 1,64 05-2024: Yıllık yüzde 75,45 – Aylık yüzde 3,37 2026 yıl sonu enflasyon beklentisi yüzde 24,11 Merkez Bankası, Mart 2026 Piyasa Katılımcıları Anketi sonuçlarını paylaştı. Buna göre 2026 yıl sonu enflasyon beklentisi yüzde 25,38 olarak tahmin edilirken; 12 ay sonrası için bu rakam yüzde 22,17 oldu. İstanbul'da mart enflasyonu yüzde 2,97 İstanbul Ticaret Odası Mart 2026 İstanbul enflasyon rakamlarını açıkladı. İTO'nun açıkladığı verilere göre İstanbul’da şubatta perakende fiyatlar bir önceki aya göre yüzde 2,97, toptan fiyatlar yüzde 1 arttı. Yıllık bazda perakende enflasyon ise yüzde 37,68, toptan fiyatlardaki artış ise yüzde 18,92 olarak gerçekleşti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.