SON DAKİKA
Hava Durumu

#İtalya

Ekometre - İtalya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İtalya haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Türkiye’nin AB’ye ihracatı 81,5 milyar doları aştı Haber

Türkiye’nin AB’ye ihracatı 81,5 milyar doları aştı

Almanya en büyük ihracat pazarı olurken, otomotiv sektörü 22,9 milyar dolarla ilk sırada yer aldı. Kimyevi maddeler sektörünün AB’ye ihracatı ise 10 milyar doları aştı. Türkiye’nin Avrupa Birliği (AB) ülkelerine ihracatı, ocak-eylül döneminde artışını sürdürdü. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre, AB’ye yapılan dış satım geçen yılın aynı dönemindeki 78,4 milyar dolar seviyesinden 81,5 milyar dolara yükseldi. Böylece ihracat gelirlerinde yaklaşık 3 milyar dolarlık artış kaydedildi. Türkiye’nin toplam ihracatı da aynı dönemde yüzde 5,2 artarak 210,9 milyar dolara ulaştı. AB ülkelerine yapılan ihracat, Türkiye’nin dış satımında önemli bir pay oluşturmayı sürdürdü. En fazla ihracat Almanya’ya yapıldı Türkiye’nin AB ülkeleri arasında en büyük ihracat pazarı Almanya oldu. Bu ülkeye yapılan ihracat, ocak-eylül döneminde yıllık yüzde 4,2 artarak 15,4 milyar dolara çıktı. Almanya’yı 9,6 milyar dolarla İtalya, 8,3 milyar dolarla İspanya ve 7,9 milyar dolarla Fransa izledi. Romanya’ya 5,5 milyar dolar, Hollanda’ya 5,5 milyar dolar ve Polonya’ya 4,8 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirildi. Almanya, İtalya, İspanya ve Fransa’ya yapılan toplam ihracat yaklaşık 41,2 milyar dolara ulaştı. Dokuz aylık dönemde AB üyesi 17 ülkeye ihracat artarken, 10 ülkede düşüş kaydedildi. Otomotiv ihracatı 23 milyar dolara yaklaştı AB pazarında ihracatını değer bazında en fazla artıran sektör otomotiv endüstrisi oldu. Sektörün bölgeye ihracatı geçen yılın aynı dönemindeki 21,9 milyar dolardan 22,9 milyar dolara yükseldi. Yıllık artış yüzde 4,8 olarak gerçekleşti. Otomotiv endüstrisini 10,3 milyar dolarla kimyevi maddeler ve mamulleri, 7,3 milyar dolarla hazır giyim ve konfeksiyon sektörü takip etti. Değer bazında ihracat artışında otomotiv endüstrisi yaklaşık 1,1 milyar dolarla ilk sırada yer aldı. Demir ve demir dışı metaller sektörünün ihracatı 1 milyar doların üzerinde, elektrik ve elektronik sektörünün ihracatı ise yaklaşık 489 milyon dolar arttı. İhracatın merkezi İstanbul oldu Türkiye’nin AB ülkelerine ihracatında İstanbul ilk sıradaki yerini korudu. Ocak-eylül döneminde İstanbul’dan AB pazarına 29 milyar dolarlık dış satım gerçekleştirildi. İstanbul’u 11,4 milyar dolarla Kocaeli, 9,4 milyar dolarla Bursa, 5,7 milyar dolarla Ankara ve 5,4 milyar dolarla İzmir izledi. Söz konusu beş ilin AB ülkelerine toplam ihracatı 60,9 milyar dolara yaklaştı. Veriler, Avrupa pazarının Türkiye’nin sanayi üretimi ve ihracatı açısından önemini koruduğunu ortaya koydu.

Dünyanın gıda ambarı Türkiye Haber

Dünyanın gıda ambarı Türkiye

Fındıktan kuru incire, kirazdan levreğe, kuru üzümden una, turşudan Türk somonuna, defneden yumurtaya, narenciye ürünlerinden zeytinyağına uzanan geniş ürün yelpazesiyle dünya pazarlarına ulaşan Türkiye'nin tarımsal ihracatında Ege Bölgesi 7,8 milyar dolara ulaşan yıllık performansıyla yüzde 21 pay alarak öne çıkıyor. Dört iklimin yaşandığı Türkiye, bereketli toprakları, üç tarafını çeviren denizleri sayesinde Avrupa’nın en büyük üreticisi olurken, dünya genelinde ilk 10 ülke arasında yerini alıyor. Fındık, kuru incir, kuru kayısı, kuru üzüm, levrek, çipura, defne, kekik ve kiraz gibi ürünlerde dünya çapında zirvede yer alan Türkiye dünya genelinde 175 ülkeye gıda ürünleri ihraç ediyor. Dünya Gıda Günü nedeniyle bir mesaj yayınlayan Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, Türkiye’nin gıda ürünleri ihracatındaki başarısının ve bu ihracatta Ege Bölgesi’nin liderliğinin altını çizdi. Çekirdeksiz kuru üzüm, deniz levreği ve çipura ilk üçte 2026 yılının ocak – eylül döneminde Ege Bölgesi’nden 5 milyar 125 milyon dolarlık tarım ürünleri ihraç edildiği bilgisini veren Öztürk, “Çekirdeksiz kuru üzüm 331 milyon dolarlık ihracatla ilk sırada yer alıyor. Deniz levreği 258 milyon dolar, çipura 239 milyon dolar, ayçiçeği yağı 174 milyon dolar, soya yağı 147 milyon dolarlık ihracatla ilk beşte gıda ürünlerimiz oldu” şeklinde konuştu. Ege Bölgesi’nden 169 ülkeye gıda ürünleri ihraç edildiğini ifade eden Öztürk öne çıkan pazarlar hakkında şu bilgileri verdi: “Amerika Birleşik Devletleri 388 milyon dolarlık tarım ürünler ihracatıyla ilk sırada yer aldı. İkinci basamağın sahibi 357 milyon dolarla İngiltere olurken, Rusya Federasyonu’na 313 milyon dolarlık tarım ürünleri ihraç ettik. Bu ülkeleri 300 milyon dolarla İtalya ve 296 milyon dolarla Almanya takip etti.” Gıda ihracatçılarımızı 5 fuara götürüyoruz Ege İhracatçı Birlikleri’nin uzun yıllardır dünyanın en prestijli gıda fuarlarının Türkiye Milli Katılım Organizasyonuna imza attığı bilgisini veren Başkan Öztürk; “Amerika Birleşik Devletleri’nde New York Fancy Food ve Kaliforniya’daki Natural Product Expo West Fuarlarına, Japonya’da Foodex Fuarına, Almanya Nünberg’teki Biofach Organik Ürünler Fuarına ve Çin Uluslarararası İthalat Fuarı’nda Türk gıda sektörünü temsil ediyoruz. Dünya’nın en büyük gıda ithalatçısı ABD’de Türk gıda ürünlerinin tüketimini artırmak için Turkish Tastes isimli TURQUALITY Projesini 8 yıldır başarıyla sürdürüyoruz. Bu proje sürecinde ABD’ye gıda ihracatımız 750 milyon dolardan 2 milyar dolar seviyesine ulaştı. Sektörel ticaret heyetleri ve alım heyetleriyle Türkiye’nin gıda ihracatının artması için emek veriyoruz. Bu çabalar sonucunda orta vadede Türkiye’nin tarım ürünleri ihracatında 50 milyar dolara ulaşacağına inanıyoruz” ifadelerini kullandı. Tarım ürünlerinde Ege Bölgesi’nin yeni hedef 10 milyar dolar Ege İhracatçı Birlikleri’nin tarım ürünleri ihracatının 2026 yılı sonunda 8 milyar dolara ulaşması için çaba gösterdiklerini aktaran EİB Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, İzmir’de kurulan tarıma dayalı ihtisas organize sanayi bölgelerinde üretimin başlamasıyla birlikte orta vadede Ege Bölgesi’nden yapılan tarım ürünleri ihracatının 10 milyar dolara çıkmasını öngördüklerini sözlerine ekledi. Ege Bölgesi’nin ihracatta öne çıktığı gıda ürünleri; 2025 yılında Türkiye 570 milyon dolarlık levrek ürünü ihraç ederken, bu ihracatın yüzde 90’ını oluşturan 511 milyon doları Ege Bölgesi’nden gerçekleştirildi. Ege Bölgesi, 2025 yılında 453 milyon dolarlık çipura ihraç etti. Bu rakam Türkiye’nin 507 milyon dolarlık çipura ihracatında yüzde 89’luk oranı temsil etti. Türkiye geneli 107 milyon dolarlık alabalık ihraç edilirken, Ege Bölgesi 67 milyon dolarlık ihracatla alabalık ihracatından yüzde 56 pay aldı. Türkiye’nin dünya lideri olduğu turşu ihracatında biber turşuları ve kornişon turşuları öne çıkıyor. 2026 yılının ocak – eylül döneminde Türkiye, 130 milyon dolarlık biber turşusu ihraç ederken, biber turşusu ihracatında 101 milyon dolarını Egeli ihracatçıların imzası vardı. 129 milyon dolarlık kornişon turşusu ihracatının 94 milyon dolarlık büyük dilimini Egeli ihracatçılar dünyanın dört bir tarafına ulaştırdı. Türkiye’nin dünya ikincisi olduğu kuru domates ihracatında da aslan payı Ege Bölgesi’nin oldu. 132 milyon dolarlık kuru domates ihracatında Ege Bölgesi 118 milyon dolarlık büyük dilimle temsil edildi. Türkiye, 2026 yılının ocak-eylül döneminde 273 milyon dolarlık zeytin ve zeytinyağı ihraç ederken, bu ihracatın yüzde 63’ünü Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği üyeleri gerçekleştirdi. Türkiye’nin 82 milyon dolarlık zeytinyağı ihracatında Ege Bölgesi’nin payı yüzde 83’e ulaşırken, sofralık zeytin ihracatçıları Türkiye’ye 168 milyon dolar döviz kazandırırken bu ihracatın 88 milyon dolarlık kısmını Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği üyeleri kazandırdı. Türkiye’nin 2025/26 sezonunda 465 milyon dolarlık kuru üzüm ihracatında Egeli ihracatçılar yüzde 98’lik payı temsil ederken, Egeli ihracatçılar 354 milyon dolarlık kuru incir ihracatında yüzde 80’ine imza atıyor. Türkiye, defne yaprağı kekik ihracatında dünya lideri. Sektörel kaynaklara göre ülkemiz dünya kekik ticaretinin yaklaşık yüzde 70–75'ini, dünya defne ihtiyacının ise yaklaşık yüzde 90'ını karşılıyor. 2026 yılı Ocak–Eylül döneminde Türkiye'nin kekik ihracatı 80,2 milyon dolar olarak gerçekleşirken, bunun 76,3 milyon doları Ege İhracatçı Birliklerimiz tarafından gerçekleştirildi. Türkiye’nin kekik ihracatının yüzde 95’i Ege Bölgesi’nden yapıldı. Aynı dönemde Türkiye'nin defne yaprağı ihracatı 37,9 milyon dolar olurken, Ege İhracatçı Birliklerimizin ihracatı 23,2 milyon dolara ulaştı. Defne yaprağı ihracatında Ege Bölgesi’nin payı yüzde 61,2 oldu.

Avrupa’da borç alarmı büyüyor Haber

Avrupa’da borç alarmı büyüyor

Avrupa’da artan kamu borcu ve bütçe açıkları, finans piyasalarında endişeleri artırıyor. Fransa’daki mali sorunların ardından yatırımcıların odağı İtalya’ya çevrilirken Başbakan Giorgia Meloni hükümetinin savunma ve enerji harcamalarına yönelik planları, ülkenin mali görünümüne ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. Goldman Sachs, artan bütçe açıkları ve yüksek borçlanma maliyetlerinin İtalya’nın kamu borcunu azaltmasını zorlaştırabileceğine dikkat çekti. PIMCO ise İtalya’nın Fransa’ya kıyasla bazı yapısal avantajlara sahip olduğunu değerlendiriyor. Fransa’dan sonra İtalya gündemde Avrupa’da kamu maliyesine yönelik kaygılar giderek daha fazla ülkenin ekonomik görünümünü etkiliyor. Fransa’da artan borç yükü ve siyasi belirsizliklerin ardından İtalya’nın bütçe dengesi ve borçlanma politikaları da uluslararası yatırımcıların yakın takibine girdi. Meloni hükümetinin savunma ve enerji harcamaları için hazırladığı yeni mali plan, bütçe açığı tahminlerinin yükselmesine neden oldu. Yüksek faiz oranları ve artan kamu harcamaları, ülkenin borçlanma maliyetleri üzerindeki baskıyı artırabilecek başlıca unsurlar arasında yer alıyor. Meloni hükümetinden 28 milyar euroluk mali plan İtalya hükümeti, savunma ve enerji harcamalarını karşılamak amacıyla 2027 ve 2028 yıllarını kapsayan ek mali esneklik planı hazırladı. Avrupa Birliği’nin belirli koşullarda kamu harcamalarına esneklik sağlayan mali kuralları kapsamında değerlendirilen planın, iki yıllık dönemde yaklaşık 29 milyar euroya kadar ek mali alan oluşturabileceği belirtiliyor. Hükümetin 2 Ekim’de kabul ettiği kamu maliyesi planında, Avrupa Birliği’nin ulusal muafiyet mekanizmasından yararlanılması öngörülüyor. Söz konusu tutar, tamamı kullanılmış bir borçlanma miktarından ziyade planlanan ek mali esnekliği ifade ediyor. Bütçe açığı hedefleri yukarı çekildi İtalya’nın yeni mali çerçevesinde bütçe açığının gayrisafi yurt içi hasılaya (GSYİH) oranının 2027’de yüzde 3,4, 2028’de ise yüzde 3,2 olması bekleniyor. Hükümetin açıkladığı bütçe açığı projeksiyonları şöyle: 2026: GSYİH’nin yüzde 2,9’u 2027: GSYİH’nin yüzde 3,4’ü 2028: GSYİH’nin yüzde 3,2’si 2029: GSYİH’nin yüzde 2,3’ü Tahminler, bütçe açığının 2026’da yüzde 3 seviyesinin altında kalmasının ardından 2027 ve 2028’de yeniden bu eşiği aşabileceğine işaret ediyor. Goldman Sachs’tan yüzde 137 borç tahmini Goldman Sachs Kıdemli Avrupa Ekonomisti Filippo Taddei, İtalya hükümetinin bütçe açığı hedeflerini yukarı yönlü revize etmesini önemli bir gelişme olarak değerlendirdi. Taddei’ye göre genişleyen bütçe açıkları ve sıkı finansman koşulları, kamu borcunun milli gelire oranının düşürülmesini zorlaştırabilir. Goldman Sachs, İtalya’nın kamu borcunun GSYİH’ye oranının 2028’de yaklaşık yüzde 137’ye ulaşabileceğini öngörüyor. Bu tahmin, ülkenin yüksek borç yükünün önümüzdeki yıllarda da Avrupa ekonomisinin temel risk başlıklarından biri olabileceğini gösteriyor. İtalya hükümetinin kendi projeksiyonlarında ise kamu borcu oranının 2027’de yüzde 138,5 civarında zirve yaptıktan sonra 2028’de yüzde 137,9’a gerilemesi bekleniyor. Bu nedenle İtalya’nın Avrupa’nın en yüksek borç oranına sahip ülkesi olacağı kesinleşmiş değil. Ülkenin sıralamadaki konumu, diğer Avrupa ekonomilerinin borç dinamiklerine de bağlı olacak. Seçim belirsizliği yatırımcıların odağında İtalya’nın mali görünümünü etkileyen unsurlar arasında siyasi gelişmeler de bulunuyor. Olağan takvime göre en geç Aralık 2027’de yapılması beklenen genel seçimler öncesinde siyasi partilerin ekonomi politikaları ve harcama vaatleri yatırımcılar tarafından yakından izleniyor. Seçim dönemlerinde kamu harcamalarını artırmaya yönelik vaatlerin öne çıkması, bütçe açıklarını azaltmayı amaçlayan mali disiplin politikalarının uygulanmasını zorlaştırabiliyor. Yatırımcılar bu nedenle yalnızca İtalya’nın mevcut borç seviyesini değil, seçim sonrasında izlenebilecek ekonomi politikalarını da değerlendiriyor. Yükselen tahvil faizleri borçlanma maliyetlerini artırıyor İtalya’nın kamu borcuna ilişkin endişeler, devlet tahvili piyasasında da etkisini gösteriyor. Özellikle 10 yıllık İtalyan devlet tahvillerinin getirileri, ülkenin finansman koşullarını değerlendirmek açısından önem taşıyor. Tahvil getirilerinin yüksek seviyelerde kalması, yeni borçlanmaları ve vadesi gelen borçların yeniden finanse edilmesini daha maliyetli hale getirebilir. Bu durum, yüksek borç stokuna sahip ülkelerde faiz giderlerinin bütçe üzerindeki yükünü artırabilir. İtalya’da genişleyen bütçe açıklarının yüksek finansman maliyetleriyle aynı döneme denk gelmesi, kamu borcunun sürdürülebilirliğine ilişkin tartışmaları güçlendiriyor. UBS’nin İtalyan tahvillerine yönelik pozisyonu Uluslararası yatırım bankası UBS’nin İtalyan devlet tahvillerine yönelik kısa pozisyon aldığına ilişkin değerlendirmeler de piyasalardaki risk algısı açısından dikkat çekiyor. Kısa pozisyon, bir finansal varlığın fiyatındaki düşüşten kazanç sağlamayı amaçlayan yatırım stratejisi olarak biliniyor. Tahvil fiyatları ile getirileri genellikle ters yönde hareket ettiğinden, tahvil fiyatlarındaki düşüş getiri oranlarını yükseltebiliyor. Bununla birlikte UBS’nin yaklaşımı, bütün yatırımcıların İtalya için aynı risk senaryosunu benimsediği anlamına gelmiyor. PIMCO’ya göre İtalya’nın Fransa karşısında avantajları var Küresel varlık yönetim şirketi PIMCO’nun Portföy Yöneticisi Konstantin Veit, İtalya’nın Fransa’ya kıyasla bazı yapısal avantajlara sahip olduğunu savunuyor. Veit’in değerlendirmesinde iki ülkenin devlet tahvillerindeki yatırımcı dağılımı öne çıkıyor. Fransız devlet tahvillerinde yabancı yatırımcıların önemli paya sahip olması, piyasa dalgalanmalarına karşı hassasiyeti artırabilecek bir unsur olarak değerlendiriliyor. İtalya’da ise yerli yatırımcı tabanının daha güçlü olması, tahvil piyasasında istikrar sağlayabilecek faktörlerden biri olarak gösteriliyor. İtalya’nın birincil bütçe dengesi de bu karşılaştırmada önem taşıyor. Kamu gelirleri ile faiz dışı harcamalar arasındaki farkı ifade eden birincil bütçe dengesinin Fransa’ya kıyasla daha güçlü olması, İtalya açısından olumlu bir unsur olarak değerlendiriliyor. Veit ayrıca İtalya’nın siyasi yapısına ve geçmişte zorlu mali kararları uygulama deneyimine dikkat çekiyor. Fransa ve İtalya’nın borç riskleri farklılaşıyor Fransa ve İtalya, yüksek kamu borçları, bütçe açıkları ve borçlanma maliyetleri nedeniyle Avrupa piyasalarında yakından izlenen ekonomiler arasında bulunuyor. Ancak iki ülkenin yatırımcı tabanı, birincil bütçe dengesi ve siyasi koşulları bakımından farklılıkları bulunuyor. İtalya’da yüksek borç stoku ve faiz giderleri öne çıkarken Fransa’da bütçe açıkları ve siyasi belirsizlikler önemli risk başlıkları arasında yer alıyor. Bu farklılıklar, iki ülkenin mali sorunlarının piyasalarda aynı şekilde fiyatlandırılmayabileceğine işaret ediyor. Avrupa’da yeni bir borç krizi yaşanır mı? Avrupa’da artan kamu borcu, yüksek tahvil getirileri ve bütçe açıkları, yeni bir borç krizi ihtimaline ilişkin tartışmaları gündemde tutuyor. Goldman Sachs, genişleyen bütçe açıkları ve finansman maliyetlerinin İtalya’nın borç oranını yüksek tutabileceğine dikkat çekerken PIMCO, ülkenin Fransa’ya kıyasla sahip olduğu yapısal avantajları öne çıkarıyor. İtalya’nın önümüzdeki dönemdeki mali görünümü, bütçe hedeflerinin uygulanmasına, faiz oranlarının seyrine, ekonomik büyümeye ve seçim sonrasında izlenecek politikalara bağlı olacak. Mevcut göstergeler kamu maliyesi üzerindeki baskının arttığına işaret etse de İtalya’da yeni bir borç krizinin kaçınılmaz olduğu sonucuna varmak için yeterli veri bulunmuyor.

Otomotiv ihracatı eylülde 3,9 milyar dolar oldu Haber

Otomotiv ihracatı eylülde 3,9 milyar dolar oldu

Türkiye ihracatında birinci sıradaki yerini koruyan endüstrinin toplam ihracattan aldığı pay yüzde 15,2 oldu. Yılın ocak-eylül döneminde otomotiv ihracatı ise 31 milyar 145 milyon dolar oldu. OİB Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yazıcı, otomotiv endüstrisinin eylül ayında da Türkiye ihracatındaki liderliğini sürdürdüğünü belirterek, “Yılın kalan bölümünde mevcut pazarlarımızdaki gücümüzü koruyarak ihracatımızı daha ileri taşımayı hedefliyoruz” dedi. Tedarik endüstrisi liderliği korudu Eylül ayında otomotiv endüstrisinin en büyük ürün grubu olan tedarik endüstrisi ihracatı 1 milyar 460 milyon dolar olarak gerçekleşti. Binek otomobil ihracatı 1 milyar 98 milyon dolara, Eşya taşımaya mahsus motorlu taşıtlar ihracatı 800 milyon dolara ulaştı. Otobüs-minibüs-midibüs ihracatı 251 milyon dolar olurken, Çekiciler ihracatı 292 milyon dolara çıktı. Ocak-eylül döneminde tedarik endüstrisi ihracatı 12 milyar 135 milyon dolara ulaşarak toplam otomotiv ihracatından yüzde 39 pay aldı. Almanya en büyük pazar olmayı sürdürdü Eylül ayında Almanya 629 milyon dolarlık ihracatla otomotiv endüstrisinin en büyük pazarı olmayı sürdürdü. Fransa 506 milyon dolarlık ihracatla ikinci, Birleşik Krallık ise 453 milyon dolarla üçüncü büyük pazar oldu. Önemli pazarlardan İtalya’ya ihracat 349 milyon dolar, ABD’ye 116 milyon dolar olarak gerçekleşti. Eylül ayında otomotiv ihracatının ilk beş pazarı içinde yer alan ülkelerin dördünde artış kaydedildi. Tedarik sanayisinde Almanya, binek otomobilde Fransa lider Tedarik endüstrisinde eylül ayında en fazla ihracat Almanya’ya yapıldı. Binek otomobillerde en büyük pazar Fransa oldu. Eşya taşımaya mahsus motorlu taşıtlarda ise Birleşik Krallık, Almanya ve İtalya öne çıktı. AB’ye ihracat 2,9 milyar dolara yaklaştı Eylül ayında Avrupa Birliği ülkeleri yüzde 73,4 pay ve 2 milyar 890 milyon dolarlık ihracatla ülke grubu bazında ilk sıradaki yerini korudu. Ocak-eylül döneminde ise AB ülkelerine otomotiv ihracatı 22 milyar 948 milyon dolara ulaştı. AB’nin toplam otomotiv ihracatındaki payı yüzde 73,7 oldu.

Euro Bölgesi’nde enflasyon ağustosta yüzde 3,2’ye çıktı Haber

Euro Bölgesi’nde enflasyon ağustosta yüzde 3,2’ye çıktı

Euro Bölgesi’nde yıllık enflasyon, ağustosta temmuz ayındaki yüzde 2,9 seviyesinden yüzde 3,2’ye yükseldi. Avrupa İstatistik Ofisi’nin (Eurostat) yayımladığı nihai verilere göre, bölgede aylık enflasyon ağustosta yüzde 0,4 olarak gerçekleşti. Geçen yılın ağustos ayında yıllık enflasyon yüzde 2 seviyesindeydi. Çekirdek enflasyon yüzde 2,4 Enerji, gıda, alkol ve tütün ürünleri hariç tutularak hesaplanan çekirdek enflasyon ağustosta yıllık bazda yüzde 2,4, aylık bazda ise yüzde 0,2 oldu. Eurostat’ın ay başında yayımladığı öncü verilerde ağustos ayı yıllık enflasyonu yüzde 3,3 olarak tahmin edilmişti. Nihai veri, öncü tahminin 0,1 puan altında kaldı. Enerji fiyatlarında yüzde 14,3 artış Ağustosta enerji fiyatları yıllık bazda yüzde 14,3 arttı. Enerji kalemi, Euro Bölgesi’nin yıllık enflasyonuna 1,29 puan katkıda bulundu. Hizmetlerde yıllık enflasyon yüzde 3,0 olurken, enerji dışı sanayi ürünlerinde yüzde 1,2, gıda, alkol ve tütün ürünlerinde yüzde 1,1 olarak ölçüldü. Eurostat verilerine göre yıllık enflasyona en yüksek katkıyı 1,43 puanla hizmetler yaptı. Enerjinin katkısı 1,29 puan, enerji dışı sanayi ürünlerinin katkısı 0,30 puan, gıda, alkol ve tütün ürünlerinin katkısı ise 0,22 puan oldu. AB’de enflasyon yüzde 3,2 Avrupa Birliği’nde de yıllık enflasyon ağustosta yükseldi. Temmuzda yüzde 3 olan yıllık enflasyon, ağustosta yüzde 3,2’ye çıktı. AB’de aylık enflasyon yüzde 0,4 olarak gerçekleşti. Geçen yılın ağustos ayında AB genelinde yıllık enflasyon yüzde 2,4 seviyesindeydi. Büyük ekonomilerde farklı oranlar Euro Bölgesi’nin büyük ekonomilerinde ağustos ayı enflasyon oranları farklılık gösterdi. Yıllık enflasyon Almanya’da yüzde 2,9, Fransa’da yüzde 2,6, İtalya’da yüzde 3,2 ve İspanya’da yüzde 4,6 olarak kaydedildi. Euro Bölgesi’nde en düşük yıllık enflasyon yüzde 0,3 ile İsveç’te görülürken, en yüksek oran yüzde 6,3 ile Romanya’da ölçüldü. Eurostat’ın 17 Eylül 2026 tarihli nihai verileri, enerji fiyatlarındaki sert yükselişin Euro Bölgesi’nde enflasyonun ağustosta yeniden hızlanmasında önemli bir rol oynadığını ortaya koydu.

Demir-çelik ihracatında ağustos atağı Haber

Demir-çelik ihracatında ağustos atağı

Türkiye genelinde Almanya, ADMİB’de ise İtalya ağustosun en büyük pazarı oldu. İlk 10 pazar içinde Türkiye’nin ABD’ye ihracatı yüzde 137, ADMİB’in Estonya’ya ihracatı yüzde 210 arttı. Ağustos ayı ihracat performansını değerlendiren ADMİB Başkanı Rahmi İncetan, “Türkiye demir-çelik sektörü olarak ağustos ayında ihracatımızı artırmayı başardık. Özellikle ADMİB’in çelik ihracatındaki yüzde 48,1’lik artış, firmalarımızın zorlu küresel koşullara rağmen pazarlardaki varlığını koruduğunu gösteriyor. Bu olumlu tablonun sürdürülebilir olması için maliyet ve rekabet koşullarının birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.” dedi. Türkiye’nin demir ve demir dışı metaller ile çelik sektörlerindeki ihracat performansı ağustos ayında da yükselişini sürdürdü. Türkiye genelinde ağustos ayında demir ve demir dışı metaller ihracatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 19,3 artarak 1,3 milyar dolar olurken, çelik ihracatı yüzde 12,2 artışla 1,5 milyar dolara çıktı. Böylece iki sektörün toplam ağustos ihracatı 2,8 milyar doları aştı. ADMİB’in ağustos ayı performansında ise çelik ihracatındaki yükseliş dikkat çekti. Birliğin demir ve demir dışı metaller ihracatı yüzde 12,7 artışla 73 milyon dolar olurken, çelik ihracatı yüzde 48,1 artışla 270 milyon dolara ulaştı. Ocak-ağustos döneminde ADMİB’in demir ve demir dışı metaller ihracatı yüzde 3,7 artışla 549 milyon dolara, çelik ihracatı ise yüzde 19,9 artışla 1,7 milyar dolara yükseldi. ADMİB’in yılın ilk sekiz ayındaki toplam demir ve demir dışı metaller ile çelik ihracatı 2,2 milyar doları aştı. Türkiye genelinde ABD ve Mısır’a ihracatta güçlü artış Türkiye’nin demir-çelik ve demir dışı metaller ihracatında ağustos ayında en büyük pazar Almanya oldu. Almanya’ya 222,4 milyon dolarlık ihracat yapılırken, İtalya 182,1 milyon dolarla ikinci, Birleşik Krallık 163,8 milyon dolarla üçüncü sırada yer aldı. İspanya’ya 162,8 milyon dolar, ABD’ye ise 154,4 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirildi. İlk 10 pazar içinde ihracatını oransal olarak en fazla artıran ülke yüzde 137 ile ABD olurken, Mısır’a ihracat yüzde 134, İspanya’ya yüzde 69, Bulgaristan’a yüzde 56 ve Birleşik Krallık’a yüzde 50 arttı. Ocak-ağustos döneminde de Almanya ilk sıradaki yerini korudu. Bu dönemde Almanya’ya yapılan ihracat 1,73 milyar dolara ulaşırken, İtalya 1,48 milyar dolarla ikinci sırada yer aldı. Romanya 1,2 milyar dolarla üçüncü, Birleşik Krallık 1,09 milyar dolarla dördüncü, Bulgaristan ise 975 milyon dolarla beşinci sırada yer aldı. İlk 10 pazar arasında en yüksek artış yüzde 281 ile Fransa’da kaydedilirken, Almanya’ya ihracat yüzde 260, Polonya’ya yüzde 222 ve Bulgaristan’a yüzde 123 arttı. ADMİB’de ağustosun lideri İtalya, en hızlı artış Estonya’da ADMİB’in ağustos ayı ihracatında İtalya 31,7 milyon dolarla ilk sırada yer alırken, İspanya 24,6 milyon dolarla ikinci, Mısır 23,4 milyon dolarla üçüncü oldu. Romanya’ya 20 milyon dolar, Irak’a ise 17,9 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirildi. İlk 10 pazar içinde en güçlü artış yüzde 210 ile Estonya’da yaşandı. Birleşik Krallık’a ihracat yüzde 170, Romanya’ya yüzde 148, İspanya’ya yüzde 133, Mısır’a yüzde 127 ve İtalya’ya yüzde 123 arttı. Ocak-ağustos döneminde ADMİB’in en büyük pazarı 155,5 milyon dolarla Romanya olurken, Mısır 140,5 milyon dolarla ikinci, İtalya 133,4 milyon dolarla üçüncü sırada yer aldı. Fas’a 115,5 milyon dolar, Almanya’ya ise 113,5 milyon dolarlık ihracat yapıldı. İlk 10 pazar içinde ihracatın en fazla arttığı ülke yüzde 106 ile Birleşik Krallık oldu. Ukrayna’ya ihracat yüzde 67, Libya’ya yüzde 65, Romanya ve Fas’a ihracat yüzde 43 arttı. Ürün bazında Türkiye’de diğer demir-çelik, ADMİB’de boru öne çıktı Türkiye’nin demir-çelik ve demir dışı metaller ihracatında ağustos ayında en fazla ihracat diğer demir-çelik ürün grubunda gerçekleştirildi. Bu gruptan 261,6 milyon dolarlık ihracat yapılırken, demir-çelik çubuk ihracatı 234 milyon dolar, demir-çelik inşaat aksamı ihracatı 230,7 milyon dolar oldu. Demir-çelik yassı sıcak ürünleri 199,6 milyon dolarla dördüncü, demir-çelik boru ihracatı ise 187,2 milyon dolarla beşinci sırada yer aldı. Ocak-ağustos döneminde de sıralamanın ilk üçünde değişiklik yaşanmadı. Diğer demir-çelik ürün grubunda 2,08 milyar dolarlık ihracata ulaşılırken, bunu 1,81 milyar dolarla demir-çelik çubuk ve 1,73 milyar dolarla demir-çelik inşaat aksamı izledi. Demir-çelik yassı sıcak ürünleri 1,38 milyar dolarla dördüncü, alüminyum çubuk ve profiller ise 1,37 milyar dolarla beşinci sırada yer aldı. ADMİB’in ağustos ayındaki demir-çelik ve demir dışı metaller ihracatında en yüksek payı demir-çelik boru ürün grubu aldı. Boru ihracatı 78,1 milyon dolara ulaşırken, demir-çelik yassı sıcak ürünleri 71,8 milyon dolarla ikinci sırada yer aldı. Demir-çelik yassı kaplama ürünleri 34,8 milyon dolar, demir-çelik inşaat aksamı 26 milyon dolar ve diğer demir-çelik ürünleri 20,6 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Sekiz aylık dönemde de boru ihracatı ADMİB’in en önemli ürün grubu olmayı sürdürdü. Ocak-ağustos döneminde demir-çelik boru ihracatı 403,1 milyon dolara ulaşırken, yassı sıcak ürün ihracatı 349,5 milyon dolar, yassı kaplama ürünleri ihracatı 252,3 milyon dolar oldu. İnşaat aksamı 199,2 milyon dolarla dördüncü, diğer demir-çelik ürünleri ise 130,8 milyon dolarla beşinci sırada yer aldı. “Rekabet gücümüzü maliyet yapımızla birlikte ele almalıyız” Ağustos ayı ihracat rakamlarını değerlendiren ADMİB Yönetim Kurulu Başkanı Rahmi İncetan, küresel rekabetin ihracatçılar üzerindeki maliyet baskısını artırdığını belirterek, destek mekanizmalarının üretim yapısı ve maliyet koşulları dikkate alınarak şekillendirilmesi gerektiğini söyledi. İncetan, şöyle devam etti: “Türkiye demir-çelik sektörü olarak ağustos ayında ihracatımızı artırmayı başardık. Özellikle ADMİB’in çelik ihracatındaki yüzde 48,1’lik artış, firmalarımızın zorlu koşullara rağmen pazarlardaki varlığını koruduğunu gösteriyor. Ancak bu artışın sürdürülebilir olması için maliyet ve rekabet koşullarının birlikte değerlendirilmesi gerekiyor. Çin ile fiyat rekabetinde ciddi zorluklar yaşarken, bazı ürün gruplarında Avrupa’daki rakiplerimize karşı maliyet avantajımızı kaybettik. Maliyet artışlarını fiyatlara tam olarak yansıtamadığımız için de kâr marjlarımız baskı altında. Bu nedenle ihracat desteklerinin enerji, işçilik, finansman ve lojistik gibi temel maliyet unsurlarının dikkate alınarak tasarlanması büyük önem taşıyor. Döviz dönüşüm desteğinin devamına ilişkin yaklaşımı olumlu buluyoruz. Demir-çelik ve demir dışı metaller sektörlerinin de yeni düzenlemelerde güçlü şekilde desteklenmesini bekliyoruz. Rekabet gücümüzü korumak için mevcut pazarları güçlendirirken, yeni pazarlara yönelecek ve daha yüksek katma değerli ürünlere odaklanacağız.”

Şişecam verimlilik, maliyet ve finansman yönetimine odaklandı Haber

Şişecam verimlilik, maliyet ve finansman yönetimine odaklandı

2026 yılının ilk altı ayında 122 milyar TL net satış elde eden şirketin uluslararası satışlarının toplam satışlar içindeki payı yüzde 61 seviyesinde gerçekleşirken, yatırımları 12 milyar TL'ye, ihracatı ise 464 milyon dolara ulaştı. İlk yarıda Türkiye ve Avrupa’da yeni kaplamalı cam hatlarını devreye alan Şişecam, Avrupa'da ayrıca ilk cam ambalaj tesisi yatırımı olan Macaristan'da önemli bir eşiği geride bıraktı. Cam ve kimyasallar sektörlerinin küresel oyuncusu Şişecam, 2026 yılı ilk yarı finansal sonuçlarını açıkladı. Şirket, yılın ilk altı ayında 122 milyar TL net satış gerçekleştirirken, toplam satışları içinde uluslararası satışların payı yüzde 61 oldu. Aynı dönemde 12 milyar TL yatırım yapan Şişecam'ın ihracatı 464 milyon dolar olarak gerçekleşti. Şirket ilk altı ayda 2,8 milyon ton cam, 2,2 milyon ton soda külü ve 2 milyon ton endüstriyel hammadde üretti. Can Yücel: "Önceliğimiz verimlilik, maliyet ve finansman yönetimi ile operasyonel çeviklik oldu" Şişecam Genel Müdürü Can Yücel, yılın ilk yarısını değerlendirirken şunları söyledi: "Küresel ekonomideki belirsizliklerin, enerji ve lojistik maliyetlerindeki dalgalanmaların devam ettiği bir dönemi geride bıraktık. Bu süreçte küresel üretim ağımız, güçlü müşteri portföyümüz ve çevik yönetim anlayışımız sayesinde operasyonel ve finansal performansımızı korurken yeni fırsatları değerlendirmeye de devam ettik. İlk yarıdaki önceliğimiz verimlilik artışı, maliyet ve finansman yönetimi ile operasyonel çeviklik oldu. Güçlü bilanço ve sağlıklı nakit akışı hedefimiz doğrultusunda nakit yaratımı ve likidite yönetimine öncelik verdik. İşletme sermayesi yönetiminde disiplinli yaklaşımımızı ve sadeleşme çalışmalarımızı sürdürdük. Fon kaynaklarımızı ve nakit varlıklarımızı en verimli şekilde yönetmeye odaklandık. Yılın ilk çeyreğinde yatırımcıların yoğun ilgisiyle tamamlanan Eurobond ihracımız ve uluslararası finans kuruluşlarıyla geliştirdiğimiz iş birlikleri; kısa-orta vadeli likidite yönetimimizi ve uzun vadeli hedeflerimizi desteklememize katkı sağladı." Tarsus yatırımıyla kaplamalı cam kapasitesi yüzde 17 arttı Şişecam, yılın ilk çeyreğinde Bulgaristan ve İtalya'daki düz cam tesislerinde devreye aldığı iki yeni kaplamalı cam hattı ile Avrupa'daki kaplama kapasitesini yaklaşık iki katına çıkararak katma değerli ürün portföyünü genişletti.​ Yılın ikinci çeyreğinde ise Tarsus’taki yeni kaplamalı cam hattını tamamlayan Şişecam; yıllık 7 milyon metrekare kapasiteli bu yeni yatırımla, toplam kaplamalı cam kapasitesini yüzde 17 artırarak yıllık 48,1 milyon metrekareye ulaştırdı. Şirket, yıl sonuna kadar Hindistan'da devreye alacağı yıllık 4,5 milyon metrekare kapasiteli yeni hattıyla bu alandaki küresel varlığını daha da güçlendirmeyi hedefliyor. Dünyanın en büyük düz cam üretim komplekslerinden birini devreye aldı Şişecam, Tarsus'ta ilk çeyrekte devreye aldığı yeşil saha düz cam yatırımındaki TR9 hattını tamamlayarak, yıllık 432 bin ton brüt üretim kapasitesine ulaştı. Bu stratejik adımla Tarsus düz cam tesisi, dünyanın en büyük düz cam üretim komplekslerinden biri haline geldi. Ayrıca, Kuzey İtalya düz cam fabrikasında planlanan periyodik bakım ve soğuk tamir çalışmaları başarıyla tamamlandı ve üretim yeniden başladı. Şişecam, bu planlı duruş yönetimi sayesinde Avrupa’daki diğer üretim tesislerinin kapasite kullanım oranlarını dengeli bir şekilde optimize etmeyi başardı. Avrupa'daki ilk cam ambalaj tesisi Macaristan'da üretime hazırlanıyor Şişecam, Avrupa'daki ilk cam ambalaj üretim tesisi olan Macaristan yatırımında önemli bir aşamayı tamamladı. Şirket, yıllık brüt 198 bin ton kapasiteli ilk fırınını test üretimlerine başlamak üzere ateşledi. Tesisin tam kapasiteyle devreye alınmasıyla birlikte Avrupa pazarındaki operasyonel gücün ve tedarik kabiliyetinin daha da artırılması hedefleniyor. ABD'deki büyüme planlarında ilerleme Şişecam, ABD'deki doğal soda külü faaliyetlerini sürdürürken, aynı bölgede geliştirdiği Pasifik Soda yatırımında ise izin süreçlerinde son aşamaya geldi. Şirket, değişen piyasa koşullarını dikkate alarak yatırımın en uygun şartlarda ilerletilmesine yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Yenilenebilir enerji kapasitesi yıl sonunda 106 MW'a ulaşacak Karbonsuz üretim hedefi doğrultusunda yenilenebilir enerji yatırımlarına devam eden Şişecam, daha önce devreye aldığı 25 MW kurulu güce sahip güneş enerjisi santrallerine Manisa'da kurulan 20 MW'lık yeni tesisi ekledi. Böylece şirketin toplam GES kurulu gücü 45 MW'a ulaştı. Yıl sonuna kadar Kars'ta devreye alınması planlanan 61 MW kapasiteli yeni yatırımla toplam kapasitenin 106 MW'a yükselmesi hedefleniyor. İhracat liderliği ve uluslararası başarılar Şişecam, 2025 yılında gerçekleştirdiği 938 milyon dolarlık ihracat performansıyla Türkiye İhracatçılar Meclisi tarafından bir kez daha sektörünün ihracat lideri seçildi. Şirket ayrıca, dünyada ilk kez dijital müzakere edilebilir enstrüman olarak yapılandırılan Working Capital Note işlemiyle GTR Awards 2025 kapsamında "En İyi İşlem" ödülüne layık görüldü. Kurumsal yönetim uygulamalarıyla World Finance tarafından Türkiye'nin en iyisi seçilen Şişecam, TSRS uyumlu sürdürülebilirlik raporunu bağımsız güvence sürecinden geçirerek yayımladı. "Uzun vadeli rekabet gücümüzü artıracak alanlara odaklanıyoruz" Yılın geri kalanına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Can Yücel şunları söyledi: "Değişen piyasa koşullarına uyum sağlamayı sürdürürken, uzun vadeli rekabet gücümüzü artıracak alanlara odaklanacağız. Verimlilik programlarımızı yaygınlaştıracak, katma değerli ürünlerin portföyümüzdeki payını artıracak, yeni pazarlardaki etkinliğimizi geliştirecek ve sürdürülebilirlik çalışmalarımızı ileri taşıyacağız. Aynı zamanda bilanço yapımızı daha da güçlendirmeye ve finansal dayanıklılığımızı korumaya devam edeceğiz."

ABD tarifeleri Türk ihracatçısını zorluyor Haber

ABD tarifeleri Türk ihracatçısını zorluyor

Zeytinyağı ve zeytin ihracatında yaşanan gerilemenin ardından sektör temsilcileri, rakip ülkelere sağlanan tarife avantajlarının Türk ürünleri açısından haksız rekabet oluşturduğunu belirterek hükümete diplomasi ve destek çağrısında bulundu. ABD’nin yeni gümrük tarifeleri, Türk ihracatçılar açısından rekabet koşullarını yeniden gündeme taşıdı. Türkiye’ye uygulanan yüzde 12,5’lik ilave gümrük vergisinin, bazı rakip ülkeler için daha düşük oranların uygulanmasıyla birlikte özellikle zeytinyağı, tekstil ve hazır giyim sektörlerinde maliyet baskısını artıracağı belirtiliyor. Sektör temsilcileri, ABD pazarında yıllar içinde elde edilen konumun korunabilmesi için tarife farkının giderilmesini, diplomatik girişimlerin hızlandırılmasını ve ihracatçıya yönelik desteklerin sürdürülmesini istiyor. ABD’ye zeytinyağı ihracatında sert düşüş Cumhuriyet’ten Ece İçmez’in haberine göre, Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Emre Uygun, 2026’nın ilk yedi ayında Türkiye’nin ABD’ye gerçekleştirdiği zeytinyağı ihracatında önemli bir gerileme yaşandığını açıkladı. Bu dönemde zeytinyağı ihracatı miktar bazında yüzde 57 azalarak 4 bin 974 tona gerilerken, ihracat geliri de yüzde 54 düşüşle 21,8 milyon dolar oldu. Prina yağı ihracatında da benzer bir tablo ortaya çıktı. İhracat miktarı yüzde 56 azalarak 2 bin 194 tona inerken, değer bazındaki düşüş yüzde 60’a ulaştı ve ihracat geliri 4,74 milyon dolara geriledi. Sofralık zeytin ihracatında ise miktar bazında yüzde 31, değer bazında yüzde 17 düşüş kaydedildi. Uygun, ihracattaki gerilemede iklim krizinin üretim üzerindeki etkisinin yanı sıra artan iç maliyetler, geçmiş dönemlerde uygulanan ihracat kısıtlamaları ve küresel talepteki zayıflamanın etkili olduğunu ifade etti. Buna rağmen ABD’nin, yüzde 39,3’lük payla Türkiye’nin zeytinyağı ihracatındaki en büyük pazar olmayı sürdürdüğüne dikkat çekildi. Tarife farkı rekabeti zorluyor Yeni gümrük tarifelerinin mevcut sorunlara ek bir yük getirdiğini belirten Uygun, Türkiye’ye uygulanan yüzde 12,5’lik oranın rakip ülkeler karşısında maliyet dezavantajı yarattığını söyledi. İtalya ve İspanya gibi Avrupa Birliği ülkelerine uygulanan yüzde 10’luk oranın taban vergiyi de kapsadığını, Tunus’un ise ek vergiden muaf tutulduğunu hatırlatan Uygun, bu durumun Türk zeytinyağı ürünleri açısından ciddi bir rekabet eşitsizliği oluşturduğunu vurguladı. ABD pazarında markalı ve ambalajlı ürünlerle uzun yıllar içinde güçlü bir yer edinildiğini belirten Uygun, mevcut tarife farkının devam etmesi halinde Türkiye’nin elde ettiği pazar payını kaybetme riskiyle karşı karşıya kalabileceği uyarısında bulundu. Sektör temsilcileri, Ticaret Bakanlığı’nın ABD makamlarıyla diplomatik ve ticari temasları artırmasını isterken, döviz dönüşüm desteği gibi finansman mekanizmalarının sürdürülmesini ve ambalajlı ürün ihracatına yönelik teşviklerin yeniden devreye alınmasını talep etti. “İhracat daha da zorlaşacak” TARİŞ Yönetim Kurulu Başkanı Fikret Akova da ek gümrük vergisinin ihracatçılar üzerindeki baskıyı artıracağını belirtti. Zaten yüksek maliyetlerle mücadele eden sektörün, yeni vergi uygulamasıyla ABD pazarında daha da zorlanacağını ifade eden Akova, Türk ürünlerinin rekabet gücünde zayıflama yaşanabileceğini söyledi. ABD pazarında oluşabilecek kayıplara karşı alternatif ihracat pazarları üzerinde çalışıldığını belirten Akova, tarife uygulamasının etkilerinin yalnızca ihracatçıyla sınırlı kalmayabileceğine dikkat çekti. Artan işçilik, gübre, mazot, sulama ve enerji maliyetlerinin üretici üzerindeki yükünü artırdığını belirten Akova, zeytin üreticisinin korunması amacıyla kilogram başına 50 liralık zeytinyağı desteği talep ettiklerini açıkladı. Yeni tarife düzenlemesinin özellikle Türkiye’nin ABD’deki rekabet gücü açısından dikkatle takip edilmesi gerektiğini belirten sektör temsilcileri, pazar kaybının kalıcı hale gelmemesi için hem diplomatik girişimlerin hem de ihracatçıya yönelik destek mekanizmalarının güçlendirilmesini istiyor.

Ege İhracatçı Birlikleri ihracat rekorlarını otomatiğe bağladı Haber

Ege İhracatçı Birlikleri ihracat rekorlarını otomatiğe bağladı

Ege İhracatçı Birlikleri temmuz ayında ihracatını yüzde 7’lik artışla 1 milyar 634 milyon dolardan 1 milyar 746 milyon dolara taşıdı ve aylık bazda tarihinin en yüksek ihracat rakamına imza attı. Ege İhracatçı Birlikleri’nin sanayi ürünleri ihracatı yüzde 4’lük artışla 880 milyon dolardan 911 milyon dolara çıkarken, tarım sektörlerinin ihracatı yüzde 5’lik yükselişle 647,5 milyon dolardan 677,5 milyon dolara ilerledi. Madencilik sektörü yüzde 47’lik rekor artışla ihracatını 106,8 milyon dolardan 157 milyon doların üzerine taşıdı. Demir ve demirdışı metaller zirvedeki yerini korudu Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği, temmuz ayında 221,5 milyon dolarlık ihracatla zirvedeki yerini korurken, 7 aylık dönemde 1 milyar 530 milyon dolarlık, son bir yıllık dönemde 2 milyar 603 milyon dolarlık ihracat performansı ortaya koydu. Su ürünleri ve hayvansal mamuller ihracatı 2 milyar dolara koşuyor Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği 191,8 milyon dolarlık ihracatla zirve takibini sürdürdü. 2026 yılı ocak – temmuz döneminde 1 milyar 141 milyon dolarlık ihracata imza atan ESÜHMİB son 1 yıllık dönemde ihracatını yüzde14’lük artışla 1 milyar 993 milyon dolara taşıdı ve ağustos ayında yıllık ihracatının 2 milyar doları aşacağının sinyalini verdi. Maden ihracatında 1,5 milyar dolar hedefi 5 ay önce aşıldı Temmuz ayında yüzde 47’lik ihracat artışıyla EİB çatısı altında ihracat artış rekortmeni olan Ege Maden İhracatçıları Birliği 157,1 milyon dolar dövizi Türkiye’ye kazandırdı. EMİB, son 1 yıllık dönemde ihracatını yüzde 11’lik artışla 1 milyar 519 milyon dolara çıkardı ve 2026 yılı sonu için belirlediği 1,5 milyar dolar ihracat hedefine 5 ay önce ulaşma başarısı gösterdi. Hazır giyim sektörü ihracat artışını 3 aya taşıdı Mayıs ve haziran aylarında ihracatını artırma başarısı gösteren Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği, temmuz ayında da ihracatını yüzde 1 artırdı ve 129,6 milyon dolar dövizi hanesine yazdırdı. EHKİB’in ihracat artış serisi 3 aya ulaştı. Taze meyve sebze ihracatı uçuşa geçti Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği, 2025 yılı temmuz ayında 94,5 milyon dolar olan ihracatını 2026 yılı temmuz ayında yüzde 32’lik artışla 124,8 milyon dolara ilerletti. Bu artışta taze meyve sebze ihracatındaki yüzde 193’lük artış etkili oldu. Tütün ihracatı yatay bir seyir izledi Temmuz ayında Tütün Araştırmaları Bilimsel İş Birliği Merkezi (CORESTA)’nin 65’inci Zirai Kimyasal Analiz Alt Grup Toplantısı’nda 17 farklı ülkeden gelen bilim insanlarını Türkiye’de ağırlayan Ege Tütün İhracatçıları Birliği 106,4 milyon dolarlık ihracata imza atarken 2025 yılı temmuz ayındaki performansını tekrarladı. ETİB’in son 1 yıllık dönemde ihracatı yüzde 3’lük artışla 1 milyar 1 milyon dolardan 1 milyar 29 milyon dolara çıktı. Hububat bakliyat yağlı tohumlar ihracatı 89,3 milyon dolar Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği, temmuz ayında gerçekleştirdiği ihracatla 89 milyon 270 bin dolar dövizi Türkiye’ye kazandırdı. Kuru meyve ihracatı 1 milyar doların üzerinde tutunuyor Çekirdeksiz kuru üzüm, kuru kayısı ve kuru incirimizi dünyanın dört bir tarafına ulaştıran Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği, iklim krizi ve rekolte düşüşlerine rağmen temmuz ayında 73 milyon dolarlık ihracat başarısı ortaya koydu. EKMİB son 1 yıllık dönemde 1 milyar 13 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi ve 1 milyar doların üzerinde tutunmayı başardı. Mobilya kâğıt ve orman ürünlerinde ibre yukarı yönlü 2026 yılında fuarlar, ticaret heyetleri, tasarım yarışmalarıyla arı gibi çalışan Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği temmuz ayında ihracatını yüzde 15’lik artışla 63,3 milyon dolardan 72,6 milyon dolara yükseltti. Tekstil sektörü ihracatını yüzde 15 artırdı Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği temmuz ayında ihracatını yüzde 15’lik artışla 33,7 milyon dolardan 38,8 milyon dolara ilerletti. Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği’nin ihracattaki kan kaybı temmuz ayında da sürdü. Temmuz ayında ihracatı yüzde 49 düşen EZZİB 17 milyon 558 bin dolarlık ihracat yaparken, Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği 17 milyon 442 bin dolarlık ihracata imza attı. Ege Bölgesi’nin ihracatı 3 milyar doları aştı Türkiye İhracatçılar Meclisi verilerine göre Ege Bölgesi’nin temmuz ayındaki ihracatı yüzde 6’lık artışla 2 milyar 838 milyon dolardan 3 milyar 6 milyon dolara çıktı ve 3 milyar doları aştı. İzmir, 1 milyar 714 milyon dolarlık ihracatla Ege Bölgesi ihracatının yüzde 57’sini tek başına gerçekleştirirken İzmir’de kurulu iki serbest bölge İzmir’in ihracatına 295 milyon dolarlık katkı sağladılar. Denizli ihracatını yüzde 17 artırarak 416 milyon dolardın 483,8 milyon dolara çıkardı ve bu başarısıyla Manisa’yı geride bırakarak Ege Bölgesi’nde en çok ihracat yapan ikinci il konumuna yükseldi. Manisa’nın ihracatı yüzde 21’lik azalışla 445,8 milyon dolardan 353,3 milyon dolara geriledi. Muğla ihracatını yüzde 9’luk artışla 127,6 milyon dolardan 139,5 milyon dolara ilerletti. Balıkesir’in ihracatı yüzde 24’lük azalışla 138,5 milyon dolardan 105,7 milyon dolara indi. Aydın 87,2 milyon dolarlık ihracat yaparken ihracatını yüzde 7 artırma başarısı gösterdi. Afyon’un ihracatı yüzde 12’lik artışla 40,3 milyon dolardan 45,3 milyon dolara yükseldi. Kütahya ihracatını 2 artırarak 40,5 milyon dolar ihracatı hanesine yazdırdı. Uşak 36,2 milyon dolarlık ihracata imza atarken yüzde 23’lük ihracat artış hızıyla Ege Bölgesi illeri arasında ihracat artış rekortmeni olmayı başardı. Almanya iki ay sonra zirveyi geri aldı Ege İhracatçı Birlikleri’nin en çok ihracat yaptığı ülkeler listesinde ilk sırada 160,3 milyon dolarla Almanya yer aldı. Mayıs ayında ABD ve İtalya’nın, haziran ayında İtalya’nın gerisinde kalan Almanya iki ay aranın ardından zirvedeki yerini geri aldı. Amerika Birleşik Devletleri 138,4 milyon dolarlık taleple zirve ortağı olurken, İtalya 109 milyon dolarla zirvenin üçüncü basamağında yer buldu. Ege İhracatçı Birlikleri, temmuz ayında Libya, Hindistan, Litvanya, Suriye, Vietnam ve Türkmenistan’a 3 haneli ihracat artış rakamlarına ulaştı. Öztürk; “6 birliğimizin ihracatı azaldı” Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, haziran ayından sonra temmuz ayında da aylık ihracat rekoru kırmanın ve yıllık ihracatta 19 milyar doları aşmanın mutluluğunu yaşadıklarını dile getirdi. Öztürk; “Bu başarıların yanında 12 ihracatçı birliğimizin 6 tanesinin ihracat rakamlarının 2025 yılı temmuz ayının gerisinde kalması bizleri üzüyor” değerlendirmesinde bulundu. Ege Bölgesi’ndeki 9 ilin 7’sinin temmuz ayında ihracatını artırdığına vurgu yapan Öztürk, “İhracat rakamlarımızdaki artışların çift hanelere ulaşması için ihracatçılarımızın finansmana erişimdeki engellerinin kaldırılması gerekiyor. Yüzde 45-50’ye ulaşan finansman maliyetleriyle ihracatımızı artıramayız. Ege Bölgesi’nin ihracatında tarım sektörleri yüzde 40 pay alıyor. Pek çok üründe ihraç sezonları başlıyor. Tarım ürünleri ihracatçılarımız 1 yıl boyunca ihraç edecekleri ürünleri bu aylarda satın alacak ve ödemelerini gerçekleştirecek. Tarım sektörlerine özel Türk Eximbank’ın bir finansman modelini hayata geçirmesini bekliyoruz” diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.