SON DAKİKA
Hava Durumu

#İş Birliği

Ekometre - İş Birliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İş Birliği haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Büyükşehir'den Türkiye'de bir ilk: Bursa Afet Anayasası Haber

Büyükşehir'den Türkiye'de bir ilk: Bursa Afet Anayasası

Başkan Vekili Biba, “Yerel yönetimler için model oluşturacağına inanıyoruz” dedi. Bursa Büyükşehir Belediyesi, Türkiye’de bir ilke imza atarak ‘Bursa Afet ve Kentsel Dirençlilik Beyannamesi’ hazırladı. Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba tarafından ‘Bursa Afet Anayasası’ olarak nitelendirilen beyanname, 13 Ekim Dünya Afet Risklerinin Azaltılması Günü’nde Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen imza töreniyle kamuoyuna duyuruldu. Şahin Biba başkanlığında gerçekleştirilen törene Bursa Vali Yardımcısı Hulusi Doğan, Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Cafer Çiftçi, ilçe belediye başkanları, ilgili kurum müdürleri, siyasi parti temsilcileri, akademik oda temsilcileri ve Büyükşehir bürokratları katıldı. “Dirençlilik evde başlar” Bursa’nın geleceği adına son derece önemli bir adımı hep birlikte attıklarını ifade eden Başkan Vekili Biba, “13 Ekim Uluslararası Afet Risklerinin Azaltılması Günü’nde, şehrimizin geleceğine yön verecek Bursa Afet ve Kentsel Dirençlilik Beyannamemizi kamuoyuyla paylaşıyoruz. Bu anlamlı günün 2026 yılı ana teması, hepimizin hayatına dokunan çok temel bir gerçeği hatırlatıyor: Dirençlilik evde başlar. Evlerimiz; güvenliğin, bakımın, aile bağlarının ve toplumsal dayanışmanın ilk filizlendiği yerdir. Bizler de evlerimizi, mahallelerimizi, ailelerimizi afetlere karşı daha güvenli, hazırlıklı ve dirençli yapmak üzere yola çıktık” diye konuştu. “Herkesin kendini emniyette hissettiği bir Bursa inşa etmek istiyoruz” Amaçlarının, çocukların güvenle büyüdüğü, ailelerin huzurla yaşadığı ve herkesin kendini emniyette hissettiği bir Bursa inşa etmek olduğunu ifade eden Başkan Vekili Biba, “Hazırladığımız beyannameyi, kriz anlarında refleks göstermenin ötesine geçen; riskleri henüz ortaya çıkmadan kaynağında yok etmeyi hedefleyen bütüncül bir yaklaşımla tasarladık. Gerçek afet yönetimi, felaket yaşandıktan sonra sahada olmaktan ibaret değildir. Nitelikli belediyecilik ve kamu yönetimi, muhtemel tehlikeleri önceden bilimsel verilerle tespit edip, koruyucu tedbirleri vakit kaybetmeksizin devreye sokabilmektir. Bizim temel hedefimiz; klasik belediyecilik ezberlerini kırarak, Büyükşehir Belediyemizin tüm kademeleri ve iştirakleri için dirençli kent vizyonunu bağlayıcı bir ilke ve ortak bir vicdani taahhüt haline getirmektir” dedi. “Uygulanabilir, ölçülebilir ve sürdürülebilir hedefler belirledik” Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansı’yla (JICA) yürütülen çalışmalar kapsamında, şehrin teknik, fiziksel ve sosyal açıdan hassas noktalarını bilimsel yöntemlerle ele aldıklarını ifade eden Başkan Vekili Biba, “Bilimsel tespitler, somut adımlara dönüşmediği sürece tek başına yeterli değildir. Bir tehlikeyi bilmek önemlidir. Fakat asıl sorumluluk, o tehlikenin doğurabileceği zararları önlemek için harekete geçmektir. Açıkladığımız beyanname, bu anlayışın bir sonucudur. Yerine getirilmesi mümkün olmayan vaatler yerine; uygulanabilir, ölçülebilir ve sürdürülebilir hedefler belirledik” diye konuştu. “Bütün çalışmalarımızı sorumlulukla ele aldık” Risklerin azaltılmasına yönelik önemli bir bilgi ve analiz altyapısı oluşturduklarını belirten Başkan Vekili Biba, “Beyannamemiz, Belediyemizin görev, yetki ve kurumsal sınırları içinde titizlikle kurgulanmış, mali açıdan son derece gerçekçi, ölçülebilir ve sürdürülebilir taahhütlerden oluşmaktadır. Şehir planlamasından kentsel dönüşüme, altyapıdan ulaşıma, çevreden sosyal hizmetlere, akıllı şehir uygulamalarından kurumsal işleyişimize kadar bütün çalışmalarımızı bu sorumlulukla ele aldık” dedi. “Ortak akılla bir ‘bursa afet anayasası’ hazırladık” Bu meselenin herkesin ortak meselesi olduğunu ifade eden Başkan Vekili Biba, “Afet kapımızı çaldığında her birimiz etkileneceğiz. Dolayısıyla afetle mücadele siyasi farklılıkların, görüş ayrılıklarının üzerindedir. Bursa’mızın geleceğini tesadüflere bırakmadan, bilimin ve ortak aklın rehberliğinde çalışmaya kararlıyız. Bu kapsamda meslek odalarımızla bir araya geldik. Teknik değerlendirmelerini, önerilerini ve mesleki birikimlerini sürece dâhil etmeyi önemsedik. Kamu kurumlarımızın, ilçe belediyelerimizin, üniversitelerimizin, özel sektörümüzün, sivil toplumun ve her bir Bursalının ortak aklıyla yaşayan bir ‘Bursa Afet Anayasası’ hazırladık” diye konuştu. “Bu tarihi beyannameyi bursa’nın ‘Afet Anayasası’ olarak kabul edelim” Bursa Afet ve Kentsel Dirençlilik Beyannamesi’nin, ülkedeki yerel yönetimler için yol gösterici ve öncü bir model oluşturacağına inandıklarını belirten Başkan Vekili Biba, “Bizim için asıl başarı, bu belgenin bir “ilk” olmasından ziyade, Bursa’da nesiller boyu devam edecek kalıcı bir kurumsal kültüre dönüşmesidir. Bu doğrultuda ilan ettiğimiz taahhütlerin kararlılıkla takipçisi olacağımızın da altını çizmek istiyorum. Bilimden ayrılmadan, kurumlarımız arasındaki iş birliğini güçlendirerek, ortak sorumluluk bilinciyle çalışmaya devam edeceğiz. Bu beyanname bir bitiş çizgisi değil; Bursa’da köklü, kesintisiz ve kurumsallaşmış bir dirençlilik kültürünün başlangıç noktasıdır. Yönetimler, isimler ve dönemler değişebilir; ancak bu şehrin afet güvenliği yaklaşımı asla geriye gidemez, taviz verilemez bir yönetim standardı olarak kalmalıdır. Açıkladığımız bu tarihi beyannameyi Bursa’nın "Afet Anayasası" olarak kabul edelim. Bilimin ve ortak aklın ışığında bu kararlılığı hep birlikte büyütelim” dedi. “Bursa’nın geleceğine ilişkin önemli bir yol haritasına sahibiz” Açılış konuşmalarının ardından Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından hazırlanan “Bursa Afet ve Kentsel Dirençlilik Beyannamesi’nin” tanıtım filmi izlendi. Tanıtım filminin ardından açıklamalarda bulunan Başkan Vekili Biba, “Elimizde artık sadece haritalar, raporlar ve teknik veriler yok. Bursa’nın geleceğine ilişkin önemli bir yol haritasına sahibiz. Elde ettiğimiz bilgileri somut adımlara dönüştürecek ve Bursa’nın geleceğini bu doğrultuda şekillendireceğiz. Bizim için asıl mesele, ne kadar çalışma yaptığımızdan öte bu çalışmaların hemşehrilerimizin hayatına nasıl yansıyacağıdır” diye konuştu. JICA çalışmalarının, Bursa’nın risklerini ortaya koyan bilimsel bir zemin sunduğunu ifade eden Başkan Vekili Biba, “Beyannamemiz ise bu bilgiler doğrultusunda hangi adımları atacağımızı, önceliklerimizi nasıl belirleyeceğimizi ve çalışmalarımızı hangi anlayışla yürüteceğimizi ortaya koyuyor” dedi. Yapılan yatırımlarının afet dönemlerinde kullanabilir olmasının da çok önemli olduğunu ifade eden Başkan Vekili Biba, şöyle konuştu: “Örneğin, Büyükşehir Belediyesi olarak yeni bir yol yapıyoruz. Artık sadece yolun nereden geçeceğine veya ne kadar maliyetle yapılacağına bakmak yeterli olmayacak. O yolun bir afet anında ulaşım sürekliliğine nasıl katkı sağlayacağını, kritik bölgelere erişimi sağlayıp sağlamadığını da düşüneceğiz. Bir köprü yapıyoruz. Sadece bugünkü trafik kapasitesini değil, afet sonrasında ulaşımın devamlılığını da hesaba katacağız. Yeni bir kamu binası yapıyoruz. Sadece mimari ve mühendislik kriterlerini değil, o binanın afet sonrasında hizmet vermeye devam edip edemeyeceğini de değerlendireceğiz. Bir park düzenliyoruz. Sadece yeşil alan ve estetik açısından değil, afet anında toplanma, geçici barınma ve lojistik ihtiyaçlara ne kadar cevap verebileceği açısından da ele alacağız. Bir imar veya planlama kararı alıyoruz. Artık yalnızca nüfus, ulaşım ve yapılaşma kararlarını değil, zemini, tehlikeyi ve riski de kararın bir parçası hâline getireceğiz. Bir altyapı yatırımı yapıyoruz. Sistemin normal zamanda çalışması kadar, afet sonrasında ne kadar sürede yeniden çalışır hâle geleceğini de hesaplayacağız” diye konuştu. “Büyük sorumluluğu tek başımıza üstlenemeyeceğimizin de farkındayız” Bursa için alınan her kararda afet güvenliğini gözeten bir yönetim anlayışını yerleştirmek istediklerini belirten Başkan Vekili Biba, “Afetlere hazırlığı, belediyemizin belirli birimlerinin sorumluluğundan çıkarıp bütün kurumsal yapımızın ortak çalışma anlayışına dönüştürmek; planlamadan yatırıma, uygulamadan denetime kadar her aşamada bu sorumluluğu taşımak istiyoruz. Elbette büyük sorumluluğu tek başımıza üstlenemeyeceğimizin de farkındayız. Bursa’nın 17 ilçesiyle birlikte bir bütün olarak güçlenmesi gerekiyor. Kamu kurumlarımızın, üniversitelerimizin, meslek odalarımızın, sanayimizin, özel sektörümüzün ve sivil toplum kuruluşlarımızın bilgi birikimiyle bu sürece katkı sunması son derece kıymetli” dedi. “Bursa’nın geleceğine verilmiş ortak bir söz ortaya koyuyoruz” Beyannamenin, Bursa’nın geleceği için önemli bir güvence olacağını belirten Başkan Vekili Biba, “Dirençli şehirler tesadüfen oluşmaz. Bilgiyle, bilimle, planlamayla, kararlılıkla ve birlikte hareket ederek oluşturulur. Bizim hedefimiz, afet olduğunda ne yapacağını bilen bir Bursa’dan daha fazlasıdır. Biz; afet olmadan önce risklerini bilen, risklerini azaltan, yatırımlarını buna göre planlayan, hizmetlerini kesintisiz sürdürebilen ve her koşulda yaşamaya devam edebilen bir Bursa istiyoruz. Bunun için bugün, Bursa’nın geleceğine verilmiş ortak bir söz ortaya koyuyoruz. Bu sözün adı: Bursa Afet ve Kentsel Dirençlilik Beyannamesi. Beyannamemizin şehrimize ve hemşehrilerimize hayırlı olmasını diliyorum” diye konuştu. Programın devamında Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba ve Büyükşehir bürokratları hep birlikte Afet ve Kentsel Dirençlilik Beyannamesi’ni imzaladı. Daha sonra günün anlam ve önemi için oluşturulan panoya da protokol üyeleri imza attı. İmza töreni toplu hatıra fotoğrafı çekimiyle son buldu. Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba’nın talimatlarıyla Büyükşehir Belediyesi Afet İşleri ve Risk Yönetimi Dairesi Başkanlığı tarafından hazırlanan ‘Bursa Afet ve Kentsel Dirençlilik Beyannamesi’nin içeriğinde ‘Afet Dirençli Kentsel Planlama’, ‘Deprem Dirençli Yapı Zorunluluğu’, ‘Köprü ve Ulaşım Güvenliği’, ‘Altyapı Güvenliği’, ‘Yapı Denetiminde Şeffaflık ve Teknik Güvence’, ‘Akıllı Şehir ve Kent Bilgi Sistemi’, ‘İklim ve Çoklu Afet Yaklaşımı’, ‘Afet Eğitimleri, Tatbikatlar Kurumlararası İş Birliği ile ‘Özel Gereksinimli ve Kırılgan Grupların Afetlere Hazırlığı ve Korunması’ taahhütleri yer alıyor.

BAE ile Türkiye arasında Franchise ve yatırım köprüsü Haber

BAE ile Türkiye arasında Franchise ve yatırım köprüsü

Medyafors organizasyonu ve Standards and Partners Ana sponsorluğu ile 15–18 Ekim 2026 tarihlerinde İstanbul Yenikapı Avrasya Fuar Merkezi’nde düzenlenecek Bayim Olur musun? – Be My Franchise 24. Franchising ve Markalı Bayilik Fuarı, Türkiye ile Birleşik Arap Emirlikleri arasında iki yönlü ticari ilişkilerin geliştirilmesine ev sahipliği yapacak. Emirates Franchise Association’ın 6 firmayla katıldığı fuarda, yönetim kurulu üyesi ve Umm Al Quwain Ticaret ve Sanayi odası başkanı H.E. AHMED OBAID IBRAHIM AL ALI, heyete başkanlık ediyor. BAE markaları Türkiye’de master franchise yatırımcıları ve stratejik iş ortaklarıyla buluşmayı hedefliyor. Türk markaları açısından ise BAE pazarına giriş, bölgesel büyüme, yerel ortaklıklar ve Körfez merkezli yatırım fonlarıyla yeni iş birliği olanakları öne çıkıyor. Emirates Franchise Association heyeti, fuar alanındaki geniş standında dört gün boyunca Türk iş insanlarını, marka sahiplerini ve yatırımcıları ikili iş görüşmeleri için ağırlayacak. BAE’nin Franchise ve Yatırım Ekosistemi Konuşulacak Fuar kapsamında düzenlenen Franchise Market Talks, 15 Ekim Perşembe günü saat 15.00’te “Emirates Franchise Association Özel Oturumu: BAE’de Franchise ve Yatırım Ekosistemi” başlıklı panele ev sahipliği yapacak. Ahood Almenhali’nin moderatörlüğündeki oturumda The Dates Farm ve The Q Lab Café Kurucusu Anas Al Madani, SNUW Kurucusu Rasha Khalil ve Amoody Global’den Ahmed Ali Al-Amoody konuşmacı olarak yer alacak. Panelde BAE’nin yatırım ortamı, teşvikleri, pazara giriş modelleri, franchise yatırımları ve BAE merkezli fonların küresel yatırım stratejileri ele alınacak. Medyafors Yönetim Kurulu Başkanı Özhan Erem, fuarın uluslararası boyutunu değerlendirirken, “BAE’den gelen markaların Türkiye’de master franchise yatırımcıları araması kadar, Türk markalarının Körfez pazarına açılması da bizim için önemli. Abu Dhabi Chamber ve Emirates Franchise Association’ın katılımını, iki ülke arasında kalıcı ticari ilişkiler ve yatırım ortaklıkları geliştirmek açısından değerli buluyoruz.” dedi. Franchise Market Talks oturumları ve fuar, 15–18 Ekim boyunca ziyaretçilere açık olacak. Her iki etkinlik için tek bir ücretsiz ziyaretçi bileti yeterli.

Tera’nın 5 milyar TL’lik yatırım planı Haber

Tera’nın 5 milyar TL’lik yatırım planı

Ortaklığın kamuoyuna açıklanmasının ardından planlanan yatırımların akıbeti tartışılırken, White Bridge yöneticisi Gentry Thomas Beach hakkında Wall Street Journal’da yayımlanan haber de dikkat çekti. Tera Holding ile ABD merkezli yatırım ve proje geliştirme şirketi White Bridge Global, Nisan 2025’te Dubai merkezli bir ortak girişim kurmak üzere iş birliği anlaşması imzaladı. Anlaşma kapsamında veri merkezleri, enerji, petrol, madencilik, finans ve teknoloji gibi stratejik alanlarda faaliyet gösterilmesi planlandı. Tera Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen’in açıklamalarına göre ortak girişim kapsamında teknoloji ve enerji başta olmak üzere yatırımların 12 ay içerisinde hayata geçirilmesi ve toplam yatırım büyüklüğünün 5 milyar TL seviyesine ulaşması hedeflendi. Aradan geçen sürede söz konusu yatırım planının hangi aşamaya geldiği ve ortak girişimin planlanan yapıda faaliyete geçip geçmediği konusunda kamuoyuna yansıyan bilgiler sınırlı kaldı. Ortaklık nasıl duyuruldu Tera Holding ve White Bridge Global arasındaki anlaşma, 15 Nisan 2025’te İstanbul’da düzenlenen törenle kamuoyuna açıklandı. Anlaşmaya Tera Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen ile White Bridge Global Yönetim Kurulu Başkanı Gentry Thomas Beach imza attı. Taraflar, Dubai merkezli olarak kurulması planlanan ortak girişimin dijital altyapı, enerji, doğal kaynaklar ve yeni nesil teknolojiler gibi alanlarda yatırım yapacağını açıkladı. Tera tarafından yapılan açıklamalarda ortak girişimin yüzde 50-50 ortaklık yapısıyla oluşturulmasının planlandığı ve uluslararası yatırımların Türkiye ile bölge ülkelerine çekilmesinin hedeflendiği belirtildi. 5 milyar TL hedefi açıklanmıştı Tera Holding’in yatırım planına ilişkin daha sonraki açıklamalarda, White Bridge Global ile kurulması planlanan ortak girişim için 12 aylık dönemde yaklaşık 5 milyar TL'lik teknoloji ve enerji yatırımı hedeflendiği aktarıldı. Ancak bu hedefin ne kadarının gerçekleştiğine ilişkin kamuya açık kaynaklarda kapsamlı bir gerçekleşme tablosu bulunmuyor. Bu nedenle 5 milyar TL'lik yatırımın gerçekleşmediği yönünde kesin bir hüküm vermek yerine, planın gerçekleşme durumunun belirsiz kaldığını belirtmek gerekiyor. Beach hakkında WSJ haberi Ortaklığın diğer tarafındaki isim Gentry Thomas Beach hakkında ise Ekim 2025’te Wall Street Journal’da dikkat çeken bir araştırma yayımlandı. WSJ, Texaslı yatırımcı Beach’in Donald Trump Jr. ile uzun yıllara dayanan arkadaşlığını uluslararası iş görüşmelerinde öne çıkardığını ve farklı ülkelerde milyarlarca dolarlık iş anlaşmaları arayışında olduğunu yazdı. Habere göre Beach’in Trump ailesiyle olan bağlantısının ticari görüşmelerde nasıl kullanıldığı konusunda bazı soru işaretleri oluştu. Haberde ayrıca Donald Trump Jr.’ın avukatlarının Beach’e, kendisini Trump Jr.’ın iş ortağı gibi tanıtmaması yönünde bir ihtar gönderdiği aktarıldı. Beach ise söz konusu ihtarı almadığını savundu. “Trump’ın oğlu ortak” ifadesi tartışıldı 2025’teki Tera-White Bridge iş birliğinin duyurulduğu dönemde bazı medya haberlerinde White Bridge Global’in ortakları arasında Donald Trump Jr.’ın da bulunduğu yönünde ifadeler kullanıldı. Ancak WSJ’nin daha sonraki araştırması, Beach ile Trump Jr. arasındaki ticari ilişkinin niteliğine ilişkin farklı bir tablo ortaya koydu. Dolayısıyla White Bridge Global ile Tera arasındaki ortaklığın kendisi ile Donald Trump Jr.’ın ortaklıktaki konumunun birbirinden ayrı değerlendirilmesi gerekiyor. Yatırım planının akıbeti merak ediliyor Tera Holding ile White Bridge Global arasında imzalanan anlaşma, 2025 yılında yatırım, enerji, teknoloji ve dijital altyapı alanlarında büyük ölçekli projelerin habercisi olarak duyurulmuştu. Özellikle 12 ay içinde 5 milyar TL seviyesinde yatırım hedefinin açıklanması, ortak girişimin faaliyetlerinin ve planlanan projelerin ne ölçüde hayata geçirildiği sorusunu gündeme getiriyor. Kamuoyuna açıklanan hedeflerle gerçekleşen yatırımlar arasındaki farkın ortaya konulabilmesi için ortak girişimin kuruluşu, sermaye yapısı, hayata geçirilen projeler ve gerçekleşen yatırım tutarlarına ilişkin güncel ve resmi bilgilerin açıklanması önem taşıyor.

Müze ve Ören yerlerinde dijital dönüşüm için geri sayım Haber

Müze ve Ören yerlerinde dijital dönüşüm için geri sayım

Yerli ve millî altyapıyla yürütülen çalışmaların 2026 yılı sonuna kadar tamamlanacağını belirten Ersoy, “Kültürel mirasımızı teknolojinin imkânlarıyla buluşturacak, ziyaretçilerimize daha hızlı, güvenli ve nitelikli bir deneyim sunacağız.” dedi. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, müze ve ören yerlerinde yeni nesil ziyaretçi deneyiminin oluşturulmasına yönelik çalışmalar kapsamında Türk Telekom heyetini Bakanlıkta kabul etti. Görüşmeye Kültür ve Turizm Bakan Yardımcıları Nadir Alpaslan, Gökhan Yazgı ve Serdar Çam, Türk Telekom Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ebubekir Şahin, Kültür ve Turizm Bakanı Başdanışmanı Tayfun Topal, DÖSİM Başkanı Fatih Mehmet Özveren, Bilgi Teknolojileri Genel Müdürü Ferit Meftun Harmankaya ile Türk Telekom Kurumsal Satış Genel Müdür Yardımcısı Feyzullah Tecirli katıldı. Görüşmede, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Türk Telekom arasında imzalanan iş birliği protokolü kapsamında yürütülen çalışmaların mevcut durumu ve uygulama takvimi ele alındı. Bakan Ersoy, çalışmaların geldiği aşamaya ilişkin heyetten bilgi alırken sürecin bundan sonraki adımları hakkında görüş alışverişinde bulunuldu. 216 Müze ve Ören yerinde bütünleşik dijital yapı Türkiye genelindeki 216 müze ve ören yerini kapsayan projeyle gişe operasyonlarından ziyaretçi hizmetlerine, veri güvenliğinden müze mağazalarına kadar uzanan bütünleşik bir dijital yapı kurulacak. Yerli ve millî altyapıyla hayata geçirilecek yeni sistem kapsamında akıllı biletleme, çok kanallı dijital ödeme, yapay zekâ destekli veri analitiği, dijital ziyaretçi yönetimi, sesli rehber, dijital arşivleme, artırılmış gerçeklik ve sanal gerçeklik uygulamaları devreye alınacak. Fiber altyapı, yaygın kablosuz internet sistemleri ve 5G entegrasyonuyla ziyaretçilere daha hızlı, güvenli ve nitelikli hizmet sunulması amaçlanıyor. Kültürel mirasa ilişkin stratejik veriler ise ülke sınırları içerisindeki yerli ve millî altyapılarda korunacak. Müze mağazaları da dönüşüme dahil edilecek Dijital dönüşüm süreci yalnızca giriş ve biletleme sistemleriyle sınırlı kalmayacak. Müze mağazaları, kafeteryalar, satış alanları ve diğer ziyaretçi hizmetleri de yeni yapı kapsamında ele alınacak. Müze mağazalarında geleneksel Türk el sanatlarından Türk kahvesi ve lokumuna, Türk halıcılığından geleneksel süsleme sanatlarına kadar Türkiye’nin kültürel değerlerini yansıtan ürünlere yer verilecek. Bakanlık tarafından belgelendirilen Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı sanatçılar ile geleneksel el sanatları ustalarından temin edilecek ürünlerin yurt dışı satışlarının da yaygınlaştırılması hedefleniyor. T.C. Kimlik kartları müzekart olarak kullanılacak Yeni sistemle birlikte kullanım süresi devam eden mevcut Müzekartlarda herhangi bir değişiklik yapılmayacak. Kullanım süresi sona eren kartlarda ise T.C. kimlik kartları Müzekart olarak kullanılabilecek. Vatandaşlar, e-Devlet veya mobil uygulama üzerinden Müzekart ücretini ödedikten sonra gişede sıra beklemeden kimlik kartlarını okutarak müze ve ören yerlerine giriş yapabilecek. Çalışmalar 2026 sonunda tamamlanacak Görüşmeye ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yapan Bakan Ersoy, şunları kaydetti: “Müze ve ören yerlerimizde hayata geçireceğimiz dijital dönüşüm çalışmalarının geldiği aşamayı Türk Telekom heyetiyle Bakanlığımızda değerlendirdik. Türkiye genelinde 216 müze ve ören yerini kapsayan projenin uygulama takvimi ve bundan sonraki adımları hakkında görüş alışverişinde bulunduk. Yerli ve millî altyapıyla hayata geçireceğimiz yeni sistemle akıllı biletlemeden dijital ziyaretçi yönetimine, veri güvenliğinden yeni nesil müzecilik uygulamalarına kadar pek çok alanda kapsamlı bir dönüşüm sağlayacağız. 2026 yılı sonuna kadar tamamlayacağımız çalışmalarla kültürel mirasımızı teknolojinin imkânlarıyla buluşturacak, ziyaretçilerimize daha hızlı, güvenli ve nitelikli bir deneyim sunacağız.”

Türk-Mısır savunma iş birliğinde yeni adım Haber

Türk-Mısır savunma iş birliğinde yeni adım

Türkiye ile Mısır arasındaki savunma sanayisi iş birliğinde yeni bir adım atıldı. HAVELSAN ve Arap Endüstrileşme Teşkilatı (AOI), ortak geliştirilen HAMZA-1 İnsansız Hava Aracı’nın (İHA) satışı konusunda anlaşmaya vardı. Anlaşma, Mısır’da düzenlenen El Alamein Uluslararası Havacılık Fuarı 2026 kapsamında imzalandı. Ortak üretimden satış aşamasına HAVELSAN ile AOI arasında 26 Ağustos 2025’te imzalanan stratejik iş birliği anlaşması, dikey kalkış ve iniş kabiliyetine sahip otonom insansız hava araçlarının Mısır’da ortak üretimini kapsıyordu. Bu kapsamda geliştirilen HAMZA-1’in ilk sistemi, Aralık 2025’te Kahire’de düzenlenen EDEX 2025’te tanıtılmıştı. Yeni satış anlaşmasıyla birlikte proje, ortak üretim aşamasından ticari teslimat sürecine geçti. HAMZA-1’in üretiminde iki ülkenin kabiliyetleri birleştirildi HAMZA-1 programında HAVELSAN’ın otonom sistemler alanındaki mühendislik ve teknoloji birikimi ile AOI’nin Mısır’daki üretim altyapısının bir araya getirilmesi hedefleniyor. HAVELSAN’ın daha önce farklı görev konseptleri için geliştirdiği BAHA, BOZBEY, POYRAZ ve BULUT gibi insansız hava aracı platformlarından elde ettiği teknoloji birikiminin de HAMZA-1 programına aktarıldığı belirtiliyor. Dikey kalkış ve iniş özelliği sayesinde özel bir pist ihtiyacını ortadan kaldıran HAMZA-1, otonom görev kabiliyetiyle farklı operasyonel ihtiyaçlara yönelik kullanılabilecek bir platform olarak geliştirildi. Teslimatlar farklı kullanıcılara yapılacak İmzalanan satış anlaşması kapsamında HAMZA-1 sistemlerinin farklı kullanıcılara teslim edilmesi planlanıyor. Anlaşmanın, iki ülke arasındaki savunma teknolojileri alanındaki iş birliğinin yanı sıra Türkiye ile Mısır arasında ortak üretim ve teknoloji transferine dayalı yeni projelerin önünü açması bekleniyor. HAVELSAN ile AOI arasındaki HAMZA-1 çalışması, böylece ortak geliştirme ve üretimin ardından satış ve teslimat aşamasına ulaşan bir savunma sanayisi projesi haline geldi.

Türkiye yapay zekâda küresel sahneye çıkıyor Haber

Türkiye yapay zekâda küresel sahneye çıkıyor

GITEX Ai Türkiye 2026, 9-10 Eylül’de İstanbul Fuar Merkezi’nde küresel teknoloji şirketleri, yatırımcılar ve girişimcilik ekosistemini bir araya getirecek. Türkiye, yapay zeka ve dijital teknolojilerde küresel yatırım çekim merkezi olma hedefi doğrultusunda yeni bir uluslararası organizasyona hazırlanıyor. Dünyanın önde gelen teknoloji ve yapay zeka etkinlik ağlarından GITEX’in Türkiye organizasyonu olan GITEX Ai Türkiye 2026, 9-10 Eylül tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Etkinlik, Türkiye ile Avrasya bölgesindeki yapay zeka yatırımları, teknoloji iş birlikleri ve girişimcilik ekosistemini küresel yatırımcılarla buluşturmayı amaçlıyor. Yapay zeka ve veri merkezlerine milyarlarca dolarlık yatırım Türkiye’nin bilgi ve iletişim teknolojileri pazarının 2026 yılında 38 milyar dolar seviyesinde olduğu, 2031 yılına kadar 58 milyar dolara ulaşmasının öngörüldüğü belirtiliyor. Türkiye’nin dijital dönüşüm hedefleri kapsamında veri merkezleri ve yapay zeka altyapısına yönelik yatırımlar da artırılıyor. Kamu desteğiyle 3 milyar dolarlık yatırımın harekete geçirilmesi ve özel sektörden 10 milyar dolarlık kaynağın teknoloji yatırımlarına yönlendirilmesi hedefleniyor. Yapay zeka alanında insan kaynağının geliştirilmesi de büyüme stratejisinin önemli başlıkları arasında yer alıyor. Türkiye'nin Yapay Zeka Eylem Planı kapsamında 100 bin yapay zeka uygulama profesyoneli ve 10 bin ileri düzey yapay zeka uzmanı yetiştirilmesi hedefleniyor. Girişim ekosistemi yatırım çekiyor Türkiye'nin teknoloji girişimciliği ekosisteminde de yatırım hareketliliği sürüyor. 2026'nın ilk çeyreğinde Türkiye'deki girişimler 559 milyon dolarlık yatırım çekti. Bu tutarın geçen yılın aynı dönemine göre yedi katın üzerinde artış anlamına geldiği belirtiliyor. Türkiye'nin teknoloji altyapısında ise teknoparklar ve Ar-Ge merkezleri önemli bir rol üstleniyor. Ülkede 100'ün üzerinde teknoparkın yanı sıra çok sayıda Ar-Ge ve tasarım merkezi faaliyet gösteriyor. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi de Türkiye'de 2025'in üçüncü çeyreği itibarıyla 1.059 aktif yapay zeka girişimi bulunduğunu açıklamıştı. GITEX Ai Türkiye İstanbul’da küresel teknoloji ağını buluşturacak GITEX Ai Türkiye 2026, Türkiye'nin Avrupa ile Asya arasındaki stratejik konumunu teknoloji ve yatırım alanında avantaja dönüştürmeyi hedefliyor. İki gün sürecek etkinlikte yapay zeka, 5G ve telekomünikasyon, bulut teknolojileri, siber güvenlik, veri merkezleri, fintech, e-ticaret, oyun, yeşil teknolojiler, sağlık teknolojileri, mobilite, kuantum bilişim ve akıllı üretim gibi alanlar öne çıkacak. Etkinliğin Türkiye ve Avrasya'da teknoloji yatırımlarını, sınır ötesi iş birliklerini ve girişimlerin uluslararası pazarlara erişimini hızlandırması amaçlanıyor. Küresel teknoloji şirketleri İstanbul’a geliyor GITEX Ai Türkiye 2026'da Google Cloud, HPE, NVIDIA, ASUS, Dell Technologies, SAP ve TrendAI gibi küresel teknoloji şirketlerinin yanı sıra Türkiye'nin teknoloji ve girişimcilik ekosisteminden şirketlerin de yer alması bekleniyor. Etkinlikte kamu kurumları, yatırımcılar, girişimler, teknoloji şirketleri ve teknoparkların bir araya gelmesi planlanıyor. GITEX'in resmi organizasyon sayfasında da etkinliğin yatırımcılar, girişimler ve teknoloji şirketleri arasında doğrudan bağlantı kurulmasına yönelik özel programlar içereceği belirtiliyor. Google Cloud’dan Türkiye’ye uzun vadeli yatırım Google Cloud'un etkinliğe ana ortak olarak katılması, şirketin Türkiye'deki uzun vadeli teknoloji yatırımları açısından da dikkat çekiyor. Google, Turkcell ile iş birliği kapsamında Türkiye'de yeni bir Google Cloud bölgesi kurulmasına yönelik yatırım planını daha önce açıklamıştı. HPE ve NVIDIA da yapay zeka altyapısı ve hızlandırılmış bilgi işlem teknolojilerini bir araya getiren çözümlerle etkinlikte yer alacak. Yatırımcılarla girişimler buluşacak GITEX Ai Türkiye 2026'nın önemli başlıklarından biri de girişimcilik ekosistemi olacak. Etkinlik kapsamında farklı ülkelerden yatırımcıların Türkiye'deki yapay zeka, fintech, oyun, e-ticaret, endüstriyel teknoloji ve derin teknoloji girişimleriyle bir araya gelmesi hedefleniyor. Türkiye'deki teknopark ve inovasyon merkezlerinin de etkinlikte yer almasıyla, yerli girişimlerin uluslararası yatırımcılara ve stratejik iş ortaklarına erişiminin artırılması amaçlanıyor. İstanbul teknoloji yatırımlarının yeni buluşma noktası olmayı hedefliyor GITEX Ai Türkiye'nin İstanbul'da düzenlenmesi, Türkiye'nin teknoloji ekosistemini uluslararası yatırımcılarla buluşturma hedefinin önemli adımlarından biri olarak öne çıkıyor. Etkinlik, yapay zeka ve dijital teknolojilerin yanı sıra veri merkezleri, siber güvenlik, bulut bilişim, fintech ve ileri üretim gibi alanlarda yeni yatırım ve iş birliği fırsatlarının oluşturulmasını hedefliyor. GITEX Ai Türkiye 2026, 9-10 Eylül tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi'nde gerçekleştirilecek.

Türkiye ile Tunus ticaretinde yeni iş birliği hamlesi Haber

Türkiye ile Tunus ticaretinde yeni iş birliği hamlesi

İstanbul'da düzenlenen Türkiye-Tunus İşbirliği ve Yatırım Geliştirme Forumu'nda konuşan Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan, Türkiye ile Tunus arasındaki ekonomik ilişkilerin daha da güçlendirilmesinin hedeflendiğini belirterek, mevcut 1,6 milyar dolarlık ticaret hacminin yeni iş birlikleriyle daha üst seviyelere taşınacağını ifade etti. Tunus Türk Ticaret ve Sanayi Odası (CCITT), Türkiye-Tunus Sanayi ve Ticaret Platformu ile Dünya Sektörler Arası İşbirliği Forumu (WCI Forum) iş birliğinde düzenlenen etkinliğe, Türkiye'nin Tunus Büyükelçisi Ahmet Misbah Demircan, Tunus'un Ankara Büyükelçisi Ahmed Ben Sghaier ve iki ülkenin iş dünyası temsilcileri katıldı. "Türkiye stratejik üretim ortağı konumunu güçlendiriyor" Küresel ekonomide tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiğine dikkat çeken Gürcan, ülkelerin artık yalnızca ticaret ortağı değil, aynı zamanda stratejik üretim ve yatırım ortağı arayışında olduğunu söyledi. Türkiye ekonomisinin küresel belirsizliklere rağmen güçlü performans sergilediğini vurgulayan Gürcan, 2026'nın ilk çeyreğinde ekonominin yüzde 2,5 büyüyerek 23 çeyrektir kesintisiz büyümesini sürdürdüğünü, yıllıklandırılmış GSYH'nin ise 1 trilyon 639 milyar dolarla tarihi zirveye ulaştığını belirtti. İhracatta güçlü performans Türkiye'nin dış ticarette dayanıklılığını koruduğunu ifade eden Gürcan, 2025 yılında mal ihracatının 273,4 milyar dolar, hizmet ihracatının ise 122,6 milyar dolar olduğunu, toplam mal ve hizmet ihracatının 396 milyar dolara ulaştığını söyledi. Gürcan, Türkiye'nin Tunus'a ihracatının da 2025 yılında yüzde 11,6 artışla 1,2 milyar dolar seviyesine yükseldiğini kaydetti. Hedef karşılıklı ticaret ve ortak üretim İki ülke arasındaki ticaret hacmini artırmayı amaçladıklarını belirten Gürcan, hedeflerinin yalnızca Türkiye'nin Tunus'a ihracatını artırmak olmadığını vurgulayarak şunları söyledi: "Amacımız hem Tunus'a mal satmak hem de Tunus'un ürettiği ürünleri ülkemize kazandırmak. Karşılıklı ticaret ve yatırım iş birliklerini daha ileri seviyeye taşımak istiyoruz." Gürcan, ekonomik iş birliğinin güçlenmesinin Türkiye ile Tunus arasındaki dostluk ve kardeşlik bağlarını da daha sağlam bir zemine oturtacağını ifade etti. DEİK: Yeni sektörlerde önemli potansiyel var Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Türkiye-Tunus İş Konseyi Başkanı Banu Küçükel de iki ülke arasındaki ticaret hacminin 2025 itibarıyla 1,6 milyar dolara ulaştığını belirtti. Küçükel, Tunus'un Afrika pazarına açılan önemli bir üretim ve yatırım üssü olduğuna dikkat çekerek; otomotiv, makine, elektrik-elektronik, tekstil, gıda ve tarım sektörlerinin yanı sıra lojistik, yenilenebilir enerji, sağlık, dijital dönüşüm, yaşlı bakımı ve sanayi yatırımlarında da önemli iş birliği fırsatları bulunduğunu söyledi. Forum kapsamında Türk ve Tunuslu firmalar arasında ikili iş görüşmeleri gerçekleştirilerek yeni ticaret ve yatırım ortaklıklarının temelleri atıldı.

Türk ve İranlı iş dünyasından serbest ticaret çağrısı Haber

Türk ve İranlı iş dünyasından serbest ticaret çağrısı

Türk ve İranlı iş insanları, ticaretin önündeki engellerin kaldırılması ve Serbest Ticaret Anlaşması'nın (STA) hayata geçirilmesini istiyor. Türkiye ile İran, ekonomik ilişkilerini ticaretin ötesine taşıyarak ortak üretim ve yatırım modeline geçmek için yeni bir sürece hazırlanıyor. Bu kapsamda İran Ticaret Odası, Tahran Ticaret Odası ve İran Ticaret Geliştirme Kurumu yetkilileri, İstanbul Ticaret Odası'nı (İTO) ziyaret ederek iki ülke arasındaki iş birliği fırsatlarını değerlendirdi. "Potansiyelin gerisindeyiz" Toplantıda konuşan İTO Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Yakup Köç, mevcut ticaret hacminin iki ülkenin gerçek potansiyelini yansıtmadığını belirtti. Köç, yalnızca İstanbul Ticaret Odası'na kayıtlı 2 bini aşkın İran sermayeli firmanın bulunduğunu hatırlatarak, bu durumun iki ülke arasındaki ekonomik güvenin ve ticari ilişkilerin önemli bir göstergesi olduğunu söyledi. Hedef ortak üretim ve STA Türkiye'nin güçlü sanayi altyapısı ile İran'ın hammadde kapasitesinin bir araya getirilmesinin iki ülkeye önemli avantaj sağlayacağını vurgulayan görüşmelerde, Serbest Ticaret Anlaşması'nın hayata geçirilmesinin ticaret hacmini önemli ölçüde artıracağı ifade edildi. Taraflar, 2015 yılında yürürlüğe giren Tercihli Ticaret Anlaşması'nın daha ileri bir seviyeye taşınması ve ekonomik ilişkilerin ortak yatırım ile üretim odaklı yeni bir yapıya kavuşturulması konusunda görüş birliğine vardı.

Bursa TOSİAD tanıtıldı Haber

Bursa TOSİAD tanıtıldı

Dernek Başkanı Salih Uçak, Bursa ile Tokat arasında ekonomik, sosyal ve kültürel iş birliğini güçlendirmeyi hedeflediklerini söyledi. Bursa'da faaliyetlerine başlayan Bursa Tokatlı Sanayici İş İnsanları ve Bürokratlar Derneği (Bursa TOSİAD), düzenlenen lansman toplantısıyla kamuoyuna tanıtıldı. Toplantıda konuşan Bursa TOSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Salih Uçak, Tokat'ın köklü tarihini ve kültürel değerlerini Bursa'nın üretim gücüyle buluşturmayı amaçladıklarını belirterek, iki şehir arasında güçlü bir iş birliği ağı oluşturacaklarını ifade etti. Bursa ile Tokat arasında tarihi bağ Bursa ile Tokat arasındaki ilişkinin yalnızca hemşehrilik bağıyla sınırlı olmadığını vurgulayan Uçak, iki şehrin ortak geçmişinin Oğuzların Kızık Boyu'na dayandığını söyledi. Cumalıkızık, Fidyekızık ve Derekızık gibi yerleşimlerin bu tarihi bağın önemli örnekleri olduğunu dile getirdi. İş dünyasında güçlü dayanışma hedefi Derneğin öncelikli hedeflerinden birinin Bursa'da yaşayan Tokatlı sanayici, iş insanı, bürokrat ve profesyonelleri aynı çatı altında buluşturmak olduğunu belirten Uçak, güçlü bir iş ağı oluşturmayı amaçladıklarını kaydetti. Liyakat, istişare ve ortak akıl anlayışıyla hareket edeceklerini ifade eden Uçak, toplum yararını önceleyen projeler geliştireceklerini söyledi. Ticaret, istihdam ve eğitim ön planda Bursa TOSİAD'ın yalnızca sosyal faaliyetler yürüten bir dernek olmayacağını belirten Uçak, Bursa ile Tokat arasındaki ticaret hacmini artıracak projeler geliştireceklerini ifade etti. İstihdamı destekleyen çalışmaların yanı sıra, başarılı ve ihtiyaç sahibi üniversite öğrencilerine burs verilmesi, lisansüstü eğitim gören gençlere akademik destek sağlanması ve iş dünyasını buluşturan konferans, panel ve seminerlerin düzenlenmesi de derneğin öncelikleri arasında yer alacak. Sosyal yaşam merkezi hedefi Derneğin uzun vadeli projeleri arasında Bursa'ya modern bir sosyal yaşam merkezi kazandırılması da bulunuyor. Merkezin, hemşehrilerin bir araya gelebileceği ve Tokat kültürünün yaşatılacağı önemli bir buluşma noktası olması hedefleniyor. Konuşmasının sonunda derneğin vizyonunu özetleyen sloganı paylaşan Salih Uçak, "Dil Birliği, El Birliği ve Türkiye Birlikteliği için varız" mesajını verdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.