SON DAKİKA
Hava Durumu

#İnovasyon

Ekometre - İnovasyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İnovasyon haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Avrupa’nın en iyi iş yerleri belli oldu Haber

Avrupa’nın en iyi iş yerleri belli oldu

Bu yıl Avrupa genelinden 100 organizasyonun yer aldığı listede, Türkiye’de faaliyet gösteren 20 şirket; çalışan deneyimi, bağlılık ve güven alanlarında Avrupa’nın en başarılı iş yerleri arasında gösterildi. Liste hazırlanırken Great Place To Work®, Avrupa genelinde 2,4 milyondan fazla çalışanın deneyimini temsil eden 1,5 milyondan fazla gizli anket yanıtını analiz etti. Bu yanıtların 1,2 milyonu liste kriterlerini karşılayan şirketlerden geldi ve sıralama doğrudan çalışanların geri bildirimlerine dayandı. Güven temelli iş yeri kültürü şirketleri öne çıkarıyor Fortune Avrupa’nın En İyi 100 İşvereni™ listesine girebilmek için şirketlerin Great Place To Work Certified™ unvanına sahip olması, en az 500 çalışanının bulunması ve 2025 yılı ya da 2026 yılının ilk döneminde Avrupa’daki ulusal En İyi İşverenler™ listelerinden en az birinde yer alması gerekiyor. Organizasyonlar, tüm çalışanlar için cömert, destekleyici ve yüksek performansı teşvik eden iş yeri deneyimleri oluşturma yönündeki çalışmalarıyla değerlendiriliyor. Great Place To Work® CEO’su Michael C. Bush, listedeki şirketlerin çalışanları tarafından en çok güvenilen organizasyonlar arasında yer aldığını belirterek yüksek güven düzeyinin şirketlere daha fazla çeviklik, inovasyon ve performans kazandırdığının altını çizdi. Fortune Avrupa Liste Direktörü Grethe Schepers ise kesintisiz değişimin yaşandığı bir yılda listedeki şirketlerin eski formüllere dönmek yerine güvene daha fazla yatırım yaptığını belirtti. Schepers, insanı merkeze alan kurum kültürünün değişimi yönetirken şirketlerin en büyük gücü olduğunu vurguladı. Araştırma; Avusturya, Belçika, Kıbrıs, Danimarka, Finlandiya, Fransa, Almanya, Yunanistan, İzlanda, İrlanda, İtalya, Lüksemburg, Hollanda, Norveç, Polonya, Portekiz, İspanya, İsveç, İsviçre, Türkiye ve Birleşik Krallık’taki ulusal En İyi İşverenler™ listelerinde yer alan şirketleri kapsıyor. Türkiye’den 4 şirket Avrupa’nın en iyileri arasında Bu yıl Fortune Avrupa’nın En İyi 100 İşvereni™ 2026 listesinde Türkiye’den Hugo Boss, Foundever, ESBAŞ ve Organik Kimya yer aldı. Türkiye’de de faaliyet gösteren 16 global şirketle birlikte toplam 20 organizasyon, çalışanlarına sundukları yüksek güvene dayalı iş yeri deneyimiyle Avrupa’nın en iyi işverenleri arasında öne çıktı. Listede Hilton 1., AbbVie 2., DHL 3., Allianz 6., Stryker 7., Siemens Healthineers 9., TP 12., Marriott 15., Chiesi 21., MetLife 23., Takeda 24., Viatris 35., Hugo Boss 39., Pluxee 50., Al Dabbagh Group 59., Eli Lilly 70., Foundever 73., ESBAŞ 82. ve Zoetis 93., Organik Kimya ise 100. sırada yer aldı. Great Place To Work® Türkiye CEO’su Eyüp Toprak, Türkiye’den 4 şirketin ve Türkiye’de de faaliyet gösteren 16 şirketin listedeki başarısını şöyle değerlendirdi: “Türkiye’den 4 şirketin ve Türkiye’de de faaliyet gösteren 16 şirketin bulunduğu toplam 20 organizasyonun Avrupa’nın En İyi 100 İşvereni™ arasında yer almasından büyük gurur duyuyoruz. Bu başarı, ülkemiz iş dünyasında çalışan deneyimine ve güven temelli kurum kültürüne verilen önemin güçlü bir göstergesi. Farklı sektörlerden organizasyonların kapsayıcı ve yüksek performansı destekleyen iş yeri kültürleriyle Avrupa çapında öne çıkmasını son derece kıymetli buluyor; bu anlamlı başarıya imza atan tüm şirketleri ve çalışanlarını gönülden kutluyorum.” Avrupa’nın En İyi İşverenleri™ 2026 – İlk 25 HiltonAbbVieDHLCiscoSpecsaversAllianzStrykerAvivaSiemens HealthineersSalesforceHiltiTPSopra SteriaNVIDIAMarriottAlshaya GroupBiogenSii GroupXMKiabiChiesiAdmiral GroupMetLifeTakedaVerisure

OGTY’de 10 finalist proje  büyük ödül için yarışacak Haber

OGTY’de 10 finalist proje büyük ödül için yarışacak

Teknolojinin ve yenilikçi fikirlerin otomotiv sektörünü yeniden şekillendirdiği günümüzde, Türkiye’nin en prestijli mobilite inovasyon platformu olan Otomotivin Geleceği Tasarım Yarışması (OGTY), 15. yılında büyük finale doğru gün sayıyor. Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) tarafından Ticaret Bakanlığı desteği ve TİM koordinatörlüğünde düzenlenen Otomotivin Geleceği Tasarım Yarışması’nda (OGTY) finale kalan 10 proje açıklandı. Titiz değerlendirme süreçlerinin ardından geleceğin mobilitesine yön verecek olan, “Endüstriyel Mobilite” odağında otonom yazılımlardan yapay zeka tabanlı çözümlere, yeni nesil komponentlerden bütünsel mobilite sistemlerine kadar geniş bir yelpazede yarışarak finale kalmaya hak kazanan 10 proje şu şekilde: BEESPENSER GIBRIN eDRIVE HELIOS ICARBON NUMANUFACTURING PULSESYSTECH ŞARJNERDE TUSMEC VERDANTWAVE WELDSIGHT AI Büyük Ödül Töreni 21 Ekim'de Gazi Üniversitesi’nde Bu yıl “Endüstriyel Mobilite” temasıyla çağrıya çıkılan yarışmanın Ödül Töreni 21 Ekim 2026 tarihinde Gazi Üniversitesi’nde gerçekleştirilecek. Otomotiv endüstrisinin önde gelen isimlerini, yatırımcıları, akademisyenleri ve girişimcileri bir araya getirecek olan etkinlikte dereceye giren projeler ödüllendirilecek. Girişimcilik Ekosistemine Güçlü Bir Adım Dereceye giren girişimciler, nakdi ödüllerin yanı sıra projelerinin fikrî mülkiyet haklarını güvence altına almalarını sağlayan Patent Tescil Ödülünden de yararlanıyor. Girişimciler ayrıca, üniversite tabanlı girişimcilik ve kuluçka ekosisteminin öncü yapılarından İTÜ ARI Teknokent’in İTÜ Çekirdek Programı kapsamında projelerini geliştirme ve girişimcilik yetkinliklerini ileri taşıma fırsatı elde ediyor. Bunun yanı sıra dereceye giren projeler, Türkiye’nin önde gelen girişimcilik etkinliklerinden Big Bang Start-up Challenge sahnesinde projelerini tanıtma ve girişimcilik ekosistemiyle buluşma imkânına sahip oluyor. OGTY Ödül Töreni ve finalist projeler hakkındaki detaylı bilgilere www.otomotivingelecegi.com adresi üzerinden ulaşabilirsiniz.

Türkiye’nin Türk devletleriyle ticareti 72,2 milyar dolara ulaştı Haber

Türkiye’nin Türk devletleriyle ticareti 72,2 milyar dolara ulaştı

Türkiye bu dönemde söz konusu ülkelere 41,6 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirirken, 30,6 milyar dolarlık ithalat yaptı. Böylece dış ticaret fazlası 10,9 milyar dolar oldu. Ticaret 72,2 milyar dolara çıktı Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, Türkiye’nin Türk Devletleri Teşkilatı üyesi Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan ile 2021-2025 dönemindeki toplam ticaret hacmi 72,2 milyar dolar olarak gerçekleşti. Bu dönemde dört ülkeye yapılan toplam ihracat 41,6 milyar dolar olurken, ithalat 30,6 milyar dolarda kaldı. Türkiye 10,9 milyar dolar fazla verdi Türkiye’nin söz konusu ülkelerle ticaretinde ihracatın ithalatı aşması dikkat çekti. 2021-2025 döneminde Türkiye’nin toplam ihracatı 41,6 milyar dolar, ithalatı ise 30,6 milyar dolar oldu. Böylece Türkiye, dört ülkeyle ticaretinde 10,9 milyar dolarlık dış ticaret fazlası verdi. İhracat 4,8 milyar dolar oldu Türkiye İhracatçılar Meclisi verilerine göre, bu yılın ilk 9 ayında Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan’a yapılan toplam ihracat 4,8 milyar dolar olarak gerçekleşti. Türkiye’nin bölge ülkeleriyle ekonomik ilişkileri ticaretin yanı sıra yatırım, ulaştırma, enerji, teknoloji ve dijital ticaret alanlarında da gelişiyor. En fazla ihracat Azerbaycan’a Türkiye’nin 2021-2025 döneminde dört ülke arasında en fazla ihracat yaptığı ülke Azerbaycan oldu. Bu dönemde Azerbaycan’a 13,7 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirildi. Azerbaycan’ı 12,4 milyar dolarla Kazakistan, 9,9 milyar dolarla Özbekistan ve 5,6 milyar dolarla Kırgızistan izledi. İthalatta Kazakistan önde Türkiye’nin söz konusu ülkelerden gerçekleştirdiği ithalatta ilk sırayı Kazakistan aldı. 2021-2025 döneminde Kazakistan’dan 16,7 milyar dolarlık ithalat yapıldı. Özbekistan’dan 6,9 milyar dolar, Azerbaycan’dan 6,2 milyar dolar ve Kırgızistan’dan 951,9 milyon dolarlık ithalat gerçekleştirildi. TDT 2009’da kuruldu Türk Devletleri Teşkilatı, Türk dünyasındaki ülkeler arasında işbirliğini geliştirmek amacıyla 3 Ekim 2009’da “Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyi” adıyla kuruldu. Teşkilat, 2021 yılında Türk Devletleri Teşkilatı adını aldı. Üye ülkeler arasındaki siyasi, ekonomik, kültürel ve toplumsal işbirliğinin geliştirilmesi hedefleniyor. Orta Koridor öne çıkıyor TDT’nin hedefleri arasında üye ülkeler arasında emtia, sermaye, hizmet, teknoloji ve insan kaynaklarının serbest dolaşımının kademeli olarak sağlanması bulunuyor. Orta Koridor’un daha hızlı, güvenli ve ekonomik bir lojistik güzergaha dönüştürülmesi de teşkilatın öncelikleri arasında yer alıyor. Yenilenebilir enerji, akıllı şebeke teknolojileri ve ortak yatırımlar da işbirliği alanları arasında bulunuyor. Azerbaycan ile ticaret güçleniyor Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ekonomik işbirliği enerji, ulaştırma, savunma, teknoloji ve medya gibi farklı alanlara yayılıyor. Bakü-Tiflis-Kars Demir Yolu Hattı da iki ülke arasındaki ulaştırma bağlantılarının önemli unsurlarından biri olarak öne çıkıyor. Kazakistan ile yeni alanlar Türkiye ve Kazakistan arasındaki ekonomik ilişkiler özellikle Orta Koridor üzerinden gelişiyor. İki ülke arasındaki işbirliği yapay zeka, inovasyon, uzay faaliyetleri ve madencilik gibi alanlarda da genişliyor. Kırgızistan ve Özbekistan Türkiye’nin Kırgızistan ve Özbekistan ile ekonomik ilişkilerinde ulaştırma, enerji, madencilik, dijital ticaret ve yatırımlar öne çıkıyor. Orta Koridor’un geliştirilmesiyle birlikte Türkiye’nin Orta Asya ülkeleriyle ticari bağlantılarının daha da genişletilmesi hedefleniyor.

Çin’in yeni ticaret rotası Türkiye için ne anlama geliyor? Haber

Çin’in yeni ticaret rotası Türkiye için ne anlama geliyor?

DEİK Başkanı Nail Olpak, ABD pazarındaki kaybını alternatif pazarlara yönelerek telafi etmeye çalışan Çin’in küresel rekabet haritasını değiştirdiğini belirterek, Türkiye açısından hem yeni rekabet alanlarının hem de fırsatların ortaya çıktığını söyledi. Çin ihracatını farklı pazarlara yönlendirdi Olpak, ABD’nin 2025 yılında uygulamaya koyduğu ek gümrük tarifeleri sonrasında Çin’in ABD pazarındaki konumunun gerilediğini, bunun üzerine ülkenin ihracat pazarlarını çeşitlendirme stratejisini hızlandırdığını ifade etti. Çin’in ABD’ye yaptığı ihracatın toplam dış satımı içindeki payı 2024’te yüzde 14,68 iken 2025’te yüzde 11,14’e geriledi. Olpak, ABD pazarındaki gerilemenin Çin’i Güneydoğu Asya Uluslar Birliği (ASEAN), Afrika, Orta Doğu ve Avrupa gibi farklı coğrafyalarda yeni ticaret kanalları oluşturmaya yönelttiğini belirterek, yaşanan dönüşümün yalnızca ABD ile Çin arasındaki tarife anlaşmazlığından ibaret olmadığını, küresel ticaret rotalarının yeniden şekillendiğini söyledi. Çin’in yöneldiği pazarlar Türkiye için de kritik Çin’in alternatif pazarlardaki ağırlığının arttığına dikkat çeken Olpak, 2024-2025 döneminde Çin’in ihracatının Afrika’ya yüzde 25,9, Orta Doğu’ya yüzde 9,7 ve Avrupa Birliği’ne yüzde 8,63 yükseldiğini belirtti. Afrika’da Nijerya, Orta Doğu’da Birleşik Arap Emirlikleri ve Avrupa Birliği’nde Almanya’nın Çin açısından öne çıkan pazarlar olduğunu ifade eden Olpak, bu coğrafyaların aynı zamanda Türk iş dünyasının güçlü olduğu veya büyümeyi hedeflediği bölgeler olduğuna dikkat çekti. Olpak, “Önümüzdeki dönemi yalnızca bir rekabet riski olarak değil, değişen küresel ticaret dengeleri içerisinde Türkiye için yeni fırsatların ortaya çıktığı bir dönem olarak da okumalıyız” dedi. Yeni dönemde rekabetin yalnızca fiyat ve teknoloji üzerinden şekillenmeyeceğini vurgulayan Olpak, güvenilir tedarikçi, öngörülebilir iş ortağı ve sürdürülebilir ilişki kurabilme kapasitesinin giderek daha önemli hale geldiğini belirterek bu süreci küresel ticarette yükselen bir “güven rekabeti” olarak nitelendirdi. Afrika ve Orta Doğu yakından izlenmeli Olpak, Çin’in Almanya pazarındaki yükselişinin Türkiye açısından henüz doğrudan ve belirgin bir tehdit oluşturmadığını, buna karşılık Afrika ve Orta Doğu’nun daha yakından takip edilmesi gerektiğini söyledi. 2025 yılında Çin’in Mısır’a ihracatının 19,97 milyar dolara ulaştığını, Türkiye’nin ihracatının ise 4,07 milyar dolar seviyesinde kaldığını belirten Olpak, aradaki farkın Çin lehine açıldığına işaret etti. Türkiye’nin Afrika’daki konumunun yalnızca fiyat rekabeti üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini ifade eden Olpak, Türkiye’nin ticaretin yanı sıra müteahhitlik, yatırım, lojistik ve sanayi iş birliklerinde önemli bir birikime sahip olduğunu söyledi. Olpak, Türkiye’nin rekabet modelinin kalite, güven, sürdürülebilir ortaklık, yerel iş birlikleri ve karşılıklı kazanım üzerine kurulması gerektiğini belirterek, özellikle Afrika ve Orta Doğu’da uzun vadeli ilişki kurma kapasitesinin önemli bir avantaj sağlayabileceğini kaydetti. Türkiye üretim ve yatırım merkezi olabilir Çin’in BAE’ye ihracatının 72,9 milyar dolara yükseldiğini, Türkiye’nin bu ülkeye ihracatının ise 9,28 milyar dolar seviyesinde bulunduğunu belirten Olpak, Türk şirketlerinin katma değerli üretime daha fazla odaklanması gerektiğini vurguladı. Yeni dönemde yalnızca hangi ülkeye ne kadar ihracat yapıldığının değil, hangi ürünün hangi teknoloji seviyesi ve katma değerle ihraç edildiğinin de önem kazandığını belirten Olpak, Türkiye’nin rekabet gücünü artırmak için daha fazla katma değer, güçlü markalar, teknoloji, inovasyon ve kalıcı iş ortaklıklarına odaklanması gerektiğini söyledi. ABD ile Çin arasındaki ticaret geriliminin küresel tedarik zincirlerini yeniden şekillendirdiğine dikkat çeken Olpak, Türkiye’nin bu süreçte üretim ve yatırım merkezi olarak konumunu güçlendirebileceğini ifade etti. Tedarik zincirlerinde yeni fırsatlar Olpak, küresel ticarette artık yalnızca düşük maliyetli üretimin değil, güvenli üretim, hızlı erişim, tedarik zincirlerinin çeşitlendirilmesi ve uzun vadeli iş ortaklıklarının da önem kazandığını belirtti. Avrupa’ya yakınlık, güçlü sanayi altyapısı, yetişmiş insan kaynağı, lojistik kabiliyetleri ve farklı coğrafyalarla kurulan ekonomik ilişkilerin Türkiye’yi değişen küresel tedarik zincirlerinde önemli bir alternatif haline getirdiğini söyledi. Olpak, ABD-Çin ticaretindeki dönüşümün yalnızca ihracat pazarlarında oluşabilecek rekabet açısından değil, Türkiye’ye gelebilecek yeni yatırımlar ve üretim fırsatları açısından da değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. DEİK yeni ticaret alanlarını takip ediyor Küresel ticarette korumacılığın, bölgeselleşmenin ve tedarik zincirlerinin çeşitlendirilmesinin önümüzdeki dönemde daha fazla önem kazanacağını belirten Olpak, DEİK’in 153 iş konseyiyle Türk özel sektörünün yeni pazar ve iş birliklerine ulaşması için çalışmalarını sürdürdüğünü söyledi. Olpak, Çin’in değişen ihracat stratejisinin de bu çerçevede takip edildiğini belirterek, hangi pazarlarda rekabetin arttığının ve hangi alanlarda yeni fırsatlar oluştuğunun veriye dayalı olarak analiz edilmesi gerektiğini ifade etti. Olpak’tan kur artışı uyarısı Olpak, ihracatçıların enflasyon ile döviz kuru arasındaki makasın azaltılması, döviz kurlarının bir miktar yükselmesi ve döviz bozdurma konusundaki bazı desteklerin artırılması yönünde talepleri bulunduğunu söyledi. Kur artışının kısa vadede ihracat açısından çözüm gibi görülebileceğini ancak ithalatın ihracattan yüksek olduğu bir ekonomide maliyetlerin de buna bağlı olarak artabileceğini belirten Olpak, bu nedenle kur artışının orta vadeli bir çözüm olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti. Fon soruşturmalarına ilişkin açıklama Fon soruşturmalarıyla ilgili bir soru üzerine Olpak, hukuki sürecin devam ettiğini belirterek, “Yanlış yapan kim varsa üzerine gidilmeli, o yanlışların hesabı sorulmalı” dedi.

Reeded Glass Amerika’daki ürün çeşitliliğini güçlendirecek Haber

Reeded Glass Amerika’daki ürün çeşitliliğini güçlendirecek

2018 yılında katılımcı olarak yer aldığı fuara bu yıl Satina iş birimiyle yeniden katılacak olan Yorglass, Las Vegas’ta 2322 numaralı stantta tasarım ve fonksiyon odaklı cam çözümlerini sergileyecek. Fuarda Satina’nın bu yıl öne çıkardığı Reeded Glass ve SafeSky çözümlerinin yanı sıra geniş ürün portföyü de ziyaretçilerle buluşacak. 2025 yılında Amerika pazarında yüzde 18 büyüme kaydeden Yorglass, GlassBuild America’yı bölgedeki müşteri temaslarını güçlendirmek, Satina’nın marka görünürlüğünü artırmak ve yeni iş birlikleri geliştirmek için önemli bir buluşma noktası olarak değerlendiriyor. Sekiz yılın ardından GlassBuild America’da yeniden yer alacak olan şirket, fuarı Amerika pazarındaki büyüme hedeflerini destekleyecek doğrudan temaslar açısından önemli bir fırsat olarak görüyor. Amerika’daki büyümesini yeni iş birlikleriyle destekleyecek Fuara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yorglass Yönetim Kurulu Başkanı Semavi Yorgancılar, Amerika pazarının şirketin global büyüme stratejisindeki önemine dikkat çekerek şunları söyledi: “Yorglass olarak bugün üretimimizin yüzde 52’sini ihraç ediyor, ciromuzun yüzde 55’ini ihracat gelirlerinden elde ediyoruz. Altı kıtada 60’tan fazla ülkeye ulaşan global yapımız içerisinde Amerika, büyüme potansiyeline güçlü biçimde inandığımız pazarlardan biri. 2025 yılında burada yüzde 18 büyüme kaydettik. 2018’in ardından yeniden GlassBuild America’da sektör profesyonelleriyle bir araya gelecek olmak bizim için değerli. Bu buluşmayı mevcut ilişkilerimizi güçlendirmek, yeni müşterilerle temas kurmak ve Satina’nın Amerika pazarındaki büyümesini uzun vadeli iş birlikleriyle desteklemek açısından önemli görüyoruz.” Reeded Glass ve SafeSky öne çıkacak Yorglass Satina’nın GlassBuild America’daki ürün seçkisinin merkezinde bu yıl Reeded Glass ve SafeSky yer alacak. Reeded Glass, Satina’nın tasarım odaklı cam yaklaşımının yeni temsilcilerinden biri olarak fuarda öne çıkarken; SafeSky, özel yüzey deseni sayesinde kuşların cam yüzeyleri algılamasına yardımcı olarak fonksiyonellik ile sürdürülebilirliği aynı çözümde buluşturuyor. American Bird Conservancy tarafından Threat Factor 16 değeriyle kayıt altına alınan SafeSky, kuş dostu mimari uygulamalara yönelik geliştirilen yenilikçi cam çözümleri arasında yer alıyor. Mimari tasarımın estetik beklentilerine cevap verirken kuşların cam yüzeyleri daha kolay algılamasına katkı sağlayan ürün, Yorglass’ın sürdürülebilir inovasyon yaklaşımının güncel örneklerinden biri olarak öne çıkıyor.

GITEX AI Türkiye İstanbul’da başladı Haber

GITEX AI Türkiye İstanbul’da başladı

Türkiye’nin yapay zekâ ve teknoloji ekosistemini küresel yatırımcılarla buluşturan GITEX AI Türkiye 2026, İstanbul Fuar Merkezi’nde kapılarını açtı. 10 Eylül’e kadar devam edecek etkinlik; teknoloji şirketleri, girişimler, yatırımcılar, kamu temsilcileri ve teknoloji yöneticilerini bir araya getiriyor. Etkinlikte Türkiye’nin dijital ekonomisinin geliştirilmesi, yapay zekâ altyapısının güçlendirilmesi ve teknoloji şirketlerinin küresel pazarlara açılması öne çıkan başlıklar arasında yer alıyor. 350’den fazla şirket ve girişim İstanbul’da GITEX AI Türkiye, 350’den fazla kurumsal katılımcı ve girişimi, 100 konuşmacıyı ve 75 milyar doların üzerinde varlığı yöneten 150 yatırımcıyı bir araya getiriyor. Etkinliğe 70 ülkeden binlerce teknoloji yöneticisi de katılıyor. Yapay zekâdan bulut teknolojilerine, veri merkezlerinden siber güvenliğe, fintekten akıllı altyapılara kadar geniş bir teknoloji gündemi ele alınıyor. Etkinlikte Google Cloud, HPE & NVIDIA, AWS, Huawei, Dell Technologies, SAP ve TrendAI gibi küresel teknoloji şirketlerinin yanı sıra Türkiye’den Trendyol, Andevos ve Halkbank ile çeşitli teknokent ve teknoparklar da yer alıyor. Türkiye’nin yapay zekâ hedefleri gündemde GITEX AI Türkiye, Türkiye’nin 2026-2030 Yapay Zekâ Eylem Planı kapsamında hedeflerini hızlandırdığı bir dönemde gerçekleştiriliyor. Plan kapsamında; 1 GW veri merkezi kapasitesine ulaşılması,yapay zekâ altyapısına özel sektörden 10 milyar dolar yatırım çekilmesi,iki yıl içinde 5 milyon kişiye yapay zekâ okuryazarlığı kazandırılması hedefleniyor. “Türkiye’yi dünyanın buluşma noktası olarak tanımlıyoruz” Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi İletişim Dairesi Başkanı Gökhan Yücel, açılış konuşmasında Türkiye’de yaklaşık 1.500 aktif yapay zekâ şirketi bulunduğunu belirtti. Yücel, Türkiye’nin dört saatlik uçuş mesafesinde 1,3 milyar kişiye ve toplam 35 trilyon dolarlık pazara erişebildiğini ifade ederek, ülkeyi yalnızca bir köprü olarak değil, küresel teknoloji ekosisteminin buluşma noktası olarak konumlandırmayı hedeflediklerini söyledi. Yapay zekâ altyapısı için yatırımlar güçleniyor Etkinliğin ilk gününde yapay zekânın ihtiyaç duyduğu işlem gücü, bulut teknolojileri ve veri merkezi kapasitesi de gündeme geldi. Dell Technologies Türkiye Ülke Müdürü İlker Rodoplu, dijital dönüşümün artık iş sürekliliği ve rekabet gücü açısından temel bir gereklilik haline geldiğini belirtti. Huawei ise Türkiye’deki yapay zekâ ve bulut altyapısına yönelik yatırımlarını ve gelecek dönem planlarını paylaştı. Şirket, 2023’ten bu yana Türkiye’de yerel bulut altyapısı hizmeti sunarken, Ankara’da 2024 yılında açtığı felaket kurtarma merkeziyle desteklenen üç erişilebilirlik bölgesine sahip altyapısını da kullanıyor. Huawei Cloud Türkiye Satış Direktörü Safder Baydur, küresel veri merkezi kapasitesinin 2020’de yaklaşık 60 gigavattan 2024’te 97 gigavata yükseldiğini, 2030 için ise 226 gigavatlık kapasite öngörüldüğünü belirtti. GITEX ile Terminal İstanbul arasında iş birliği Etkinliğin ilk gününde GITEX ile Terminal İstanbul arasında Mutabakat Zaptı imzalandı. Anlaşmayla Terminal İstanbul’un dünyanın farklı noktalarında düzenlenen GITEX etkinliklerinde yer alması ve Türkiye’deki girişimcilik ekosisteminin uluslararası yatırımcılarla daha güçlü şekilde buluşturulması hedefleniyor. Terminal İstanbul projesi kapsamında eski Atatürk Havalimanı terminallerinin yaklaşık 500 bin metrekarelik alanda inovasyon ve girişimcilik merkezine dönüştürülmesi planlanıyor. Teknoloji şirketleri için uzun vadeli sermaye vurgusu Etkinliğin yatırım gündeminde teknoloji şirketlerinin küresel ölçekte büyümesi için uzun vadeli sermayenin önemi de ele alındı. Türkiye Varlık Fonu Yatırımlar Genel Müdürü ve Türkiye Teknoloji Fonu Yönetim Kurulu Üyesi Bilal Bedir, varlık fonlarının uzun vadeli yatırım yaklaşımıyla teknoloji ekosistemine daha fazla kurumsal ve uluslararası sermaye çekebileceğini ifade etti. Fintek dönüşümünde yapay zekâ ve açık bankacılık öne çıkıyor GITEX AI Türkiye’nin gündeminde finans teknolojileri de önemli bir yer tuttu. Bankalar, fintek şirketleri ve teknoloji sağlayıcıları; yapay zekâ, açık bankacılık ve akıllı otomasyonun finansal hizmetleri nasıl dönüştürdüğünü ele aldı. Halkbank da yapay zekâ, dijital bankacılık ve yeni nesil teknolojilere yönelik yatırımlarını etkinlikte gündeme getirdi. Türk teknoloji şirketi Andevos ise ödeme, kiosk yönetimi, açık bankacılık ve yapay zekâ destekli çözümlerini tanıtıyor. Etkinlik 10 Eylül’de devam edecek GITEX AI Türkiye, 10 Eylül sabahı gerçekleştirilecek bakan konuşmasının ardından yapay zekâ, veri merkezleri, akıllı altyapı, fintek, siber güvenlik, ileri üretim ve kurumsal dijital dönüşüm oturumlarıyla devam edecek.

Atlas Copco Kompresör Türkiye'de üst düzey atama Haber

Atlas Copco Kompresör Türkiye'de üst düzey atama

Özge Kefeli Erkan, Atlas Copco Group bünyesindeki satış, pazarlama, iş geliştirme ve genel yönetim alanlarındaki kapsamlı deneyimiyle dikkat çekiyor. Yirmi yılı aşkın kariyeri boyunca farklı coğrafyalarda ticari organizasyonlara liderlik eden Erkan, yüksek performanslı ekiplerin oluşturulması, müşteri odaklı büyüme stratejilerinin geliştirilmesi ve sürdürülebilir iş sonuçlarının elde edilmesinde önemli başarılara imza attı. Son olarak Atlas Copco Enerji Tekniği İş Alanı'nda Bölgesel Genel Müdür olarak görev yapan Erkan, Türkiye'nin yanı sıra Azerbaycan, Gürcistan, Irak ve Pakistan operasyonlarının yönetiminden sorumluydu. Bu görevinde bölgesel büyüme stratejilerinin hayata geçirilmesi, operasyonel mükemmelliğin geliştirilmesi ve müşteri deneyiminin güçlendirilmesi konularında önemli katkılar sağladı. Atlas Copco'daki uzun soluklu kariyeri boyunca Bölgesel Satış ve Pazarlama Müdürü, Portatif Hava Ürünleri Bölgesel İş Hattı Müdürü, Ürün Uzmanı ve Satış Mühendisi gibi birçok farklı pozisyonda görev alan Erkan, ticari liderlikten iş geliştirmeye, stratejik planlamadan müşteri ilişkileri yönetimine kadar geniş bir uzmanlık alanı oluşturdu. Kocaeli Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü mezunu olan Özge Kefeli Erkan, yüksek lisans eğitimini Maltepe Üniversitesi İşletme Yönetimi (MBA) programında tamamladı. Atlas Copco Kompresör Tekniği, bu atamayla birlikte müşteri odaklı büyüme stratejilerini güçlendirmeyi ve Türkiye pazarındaki konumunu pekiştirmeyi hedefliyor. Özge Kefeli Erkan’ın liderliğinde şirketin sürdürülebilir büyüme, inovasyon ve müşteri memnuniyeti alanlarında yeni başarılara imza atması bekleniyor.

Bayer Türkiye’de üst düzey atama Haber

Bayer Türkiye’de üst düzey atama

André Santiago Silva, 2023 yılından bu yana Bayer Türkiye’nin İlaç bölümüne liderlik eden ve Bayer’deki başarılı kariyerinin ardından emekliye ayrılacak olan Colin Tyrer’dan görevi devralıyor. Silva, yeni görevinde Bayer’in Türkiye’deki ilaç faaliyetlerine liderlik edecek; şirketin bilim ve inovasyon odağı doğrultusunda hastalar ve sağlık ekosistemi için değer yaratmaya yönelik çalışmalarını sürdürecek. Bu kapsamda Bayer ekiplerinin yanı sıra sağlık mesleği mensupları, ilgili kamu kurumları ve sektör paydaşlarıyla yürütülen ilişkilerin ve iş birliklerinin güçlendirilmesine odaklanacak. Silva ayrıca Bayer’in İran’daki ilaç operasyonlarını da yönetecek. Lisans ve yüksek lisans eğitimini Lizbon Üniversitesi’nde eczacılık alanında tamamlayan ve sağlık sektöründe 20 yılı aşkın deneyime sahip olan André Santiago Silva; Portekiz, Almanya ve Nordik ülkelerini kapsayan güçlü bir uluslararası liderlik geçmişine sahip. Silva son olarak Bayer Danimarka ve Norveç Ülke Müdürü olarak görev yaptı. Bu görevinde, organizasyona önemli bir dönüşüm sürecinde liderlik ederken sağlık ekosistemindeki güçlü iş birlikleri aracılığıyla hastaların yenilikçi tedavilere erişiminin artırılmasına katkıda bulundu. Silva, bu görevinden önce Bayer’de Global Marka Direktörü olarak çalıştı ve önemli markaların küresel stratejilerinin oluşturulmasında rol aldı. André Santiago Silva atamasına ilişkin şunları söyledi: “Bayer Türkiye’ye katıldığım ve deneyimli ekiplerimizle birlikte çalışma fırsatı bulduğum için büyük memnuniyet duyuyorum. Türkiye, güçlü bilimsel birikimi ve gelişmiş sağlık ekosistemiyle Bayer açısından önemli bir ülke. Önümüzdeki dönemde, bugüne kadar elde edilen başarıları ve oluşturulan güçlü temeli daha da ileri taşımayı hedefliyoruz. Sağlık mesleği mensupları, kamu kurumları ve sektör paydaşlarıyla uzun yıllara dayanan ilişkilerimizi ve iş birliklerimizi güçlendirerek sürdürmeye; bilim ve inovasyon odağımız doğrultusunda hastalar ve sağlık sistemi için değer yaratmaya devam edeceğiz. Bu süreçte Bayer Türkiye’nin köklü deneyiminden ve ekiplerimizin uzmanlığından güç alarak ülkemizde sağlık alanındaki gelişime katkı sunmayı sabırsızlıkla bekliyorum.”

PLASFED’den “büyümenin kalitesi” uyarısı Haber

PLASFED’den “büyümenin kalitesi” uyarısı

PLASFED Başkanı Ömer Karadeniz, ilk çeyrekteki yüzde 0,8’lik daralmanın ardından gelen toparlanmanın umut verici olduğunu belirterek, kalıcı büyüme için finansman, enerji, hammadde ve işçilik maliyetlerinin düşürülmesi gerektiğini söyledi. Türkiye ekonomisinin ikinci çeyrekte yüzde 2,3 büyümesi sanayideki toparlanmayı da beraberinde getirdi. Sanayi sektörü, yılın ilk çeyreğinde kaydettiği yüzde 0,8’lik daralmanın ardından ikinci çeyrekte yüzde 2,4 büyüdü. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerini değerlendiren Plastik Sanayicileri Federasyonu (PLASFED) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Karadeniz, sanayinin yeniden büyüme eğilimine girmesinin üretim gücü açısından olumlu olduğunu belirtti. Ancak Karadeniz, büyüme oranının yanı sıra büyümenin niteliğine de odaklanılması gerektiğini vurguladı. Sanayideki toparlanma umut verdi Türkiye ekonomisi ikinci çeyrekte geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2,3 büyürken, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH bir önceki çeyreğe göre yüzde 1,1 arttı. Bu dönemde sanayi sektörünün yüzde 2,4 büyümesi dikkat çekti. İlk çeyrekte yüzde 0,8 küçülen sanayinin yeniden büyümeye dönmesi, üretim cephesindeki hareketliliğin güçlendiğine işaret etti. Karadeniz, sanayideki toparlanmanın olumlu bir gelişme olduğunu belirterek, bunun kalıcı hale getirilmesinin önemine dikkat çekti. “Sanayi sektörünün yılın ilk çeyreğinde yaşadığı yüzde 0,8'lik daralmanın ardından ikinci çeyrekte yüzde 2,4 büyümesi, üretim cephesinde yeniden hareketlenme başladığını göstermesi açısından umut verici. Ancak Türkiye'nin sürdürülebilir ve yüksek kaliteli bir büyüme patikasına girebilmesi için sanayideki bu toparlanmanın kalıcı hale gelmesi gerekiyor” dedi. “Sanayinin büyümesi tek başına yeterli değil” Karadeniz’e göre Türkiye ekonomisinde sürdürülebilir büyümenin temel koşullarından biri üretim ve sanayinin güçlendirilmesi. Büyüme oranının tek başına yeterli olmadığını belirten Karadeniz, sanayicilerin karşı karşıya bulunduğu maliyet ve rekabet baskısının devam ettiğini söyledi. “Sanayinin yüzde 2,4 büyümesi önemli ve değerli bir gelişme. Ancak sanayicimizin bugün karşı karşıya olduğu yüksek finansman maliyetleri, enerji ve hammadde giderleri, işçilik maliyetleri ve küresel rekabet baskısı devam ediyor” ifadelerini kullandı. Karadeniz, mevcut koşullarda sağlanan büyümenin kalıcı hale gelebilmesi için üretim maliyetlerini aşağı çekecek ve yatırımları destekleyecek politikaların güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Plastik sektörü sanayi için kritik önemde Türkiye’nin üretim ve ihracat kapasitesinde plastik sektörünün önemli bir yere sahip olduğunu belirten Karadeniz, sektörün otomotiv, ambalaj, inşaat ve sağlık başta olmak üzere çok sayıda alana girdi sağladığına dikkat çekti. Plastiğin artık çok geniş bir üretim zincirinin temel girdilerinden biri olduğunu ifade eden Karadeniz, sektörün teknoloji ve inovasyon açısından da stratejik önem taşıdığını belirtti. “Daha yüksek katma değerli yapıya geçmeliyiz” Karadeniz, sanayideki toparlanmanın plastik sektörüne de güçlü biçimde yansımasını istediklerini söyledi. “Plastik sanayisi, Türkiye'nin üretim ekosisteminin temel sektörlerinden biri. Dolayısıyla sanayideki toparlanmanın plastik sektörüne de güçlü biçimde yansımasını istiyoruz” diyen Karadeniz, sektörün temel sorunlarının başında hammadde, finansman ve enerji maliyetlerinin geldiğini belirtti. Karadeniz, Türkiye’nin mevcut üretim kapasitesini korurken daha yüksek katma değerli ve rekabetçi bir üretim yapısına yönelmesi gerektiğini ifade etti. Sanayideki ikinci çeyrek performansının olumlu bir başlangıç olduğunu belirten Karadeniz’in değerlendirmeleri, önümüzdeki dönemde büyümenin sürdürülebilirliği açısından maliyetlerin azaltılması, yatırımların desteklenmesi ve ihracat rekabetçiliğinin güçlendirilmesi başlıklarını öne çıkarıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.