SON DAKİKA
Hava Durumu

#İnovasyon

Ekometre - İnovasyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İnovasyon haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Türkiye’de 7 milyon elektrik abonesinin sayacı uzaktan okunacak Haber

Türkiye’de 7 milyon elektrik abonesinin sayacı uzaktan okunacak

İki yıllık süreçte 7 milyon abonenin sayacı uzaktan okunabilecek, 15 milyon abonenin bağlantı noktasındaki kesinti ve teknik kalite verileri izlenebilecek. Türkiye’de elektrik dağıtımında dijital dönüşüm hız kazanıyor. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), Milli Akıllı Sayaç Sistemi (MASS) kapsamında 2027 sonuna kadar yaklaşık 7 milyon abonenin sayaçlarını uzaktan okuma sistemine dahil etmeyi hedefliyor. Uygulamayla elektrik tüketiminin takibinin yanı sıra kesinti yönetimi, teknik kalite ölçümü ve şebeke güvenilirliğinin artırılması amaçlanıyor. EPDK Başkanı Mustafa Yılmaz, EPDK ve Elektrik Dağıtım Hizmetleri Derneği (Elder) işbirliğiyle düzenlenen Elektrik Dağıtım Sektöründe 1. İnovasyon, Yaygınlaştırma ve Girişimcilik Günleri etkinliğinde yaptığı konuşmada, enerji sektörünün yenilenebilir enerji, elektrikli ulaşım, enerji depolama ve dağıtık üretimle kapsamlı bir değişimden geçtiğini belirtti. Bu dönüşümün elektrik dağıtım şebekelerinin işleyişini de değiştirdiğini vurgulayan Yılmaz, daha güçlü şebekeler, kaliteli hizmet ve geleceğin ihtiyaçlarına uygun enerji altyapısının öncelikleri arasında yer aldığını ifade etti. Dağıtım yatırımları ve bakım bütçeleri artırıldı EPDK’nın 2026-2030 dönemini kapsayan beşinci uygulama dönemine ilişkin düzenlemelerini değerlendiren Yılmaz, yatırım tavanının önceki döneme kıyasla reel olarak yaklaşık 1,5 katına, planlı bakım kaynaklarının ise 2,1 katına çıkarıldığını açıkladı. Yılmaz, yatırımların yalnızca büyüklüğünün değil, tüketicilere sunulan hizmetin kalitesine katkısının da önemli olduğunu belirtti. Nisan 2026’da yayımlanan kalite faktörü düzenlemesiyle elektrik kesintilerinin süresi ve sıklığı, teknik kalite, kullanıcı memnuniyeti ile iş sağlığı ve güvenliği göstergelerinin birlikte değerlendirildiğini kaydetti. Söz konusu göstergelerin dağıtım şirketlerinin gelir tavanlarını da etkilediğini belirten Yılmaz, yatırımların ve bakım faaliyetlerinin somut hizmet kalitesi artışına dönüşmesini hedeflediklerini söyledi. EPDK 724 AR-GE projesini kabul etti Elektrik ve doğal gaz dağıtım sektörlerine yönelik AR-GE destekleri hakkında da bilgi veren Yılmaz, Temmuz 2014’ten itibaren toplam 2 bin 85 proje başvurusu yapıldığını, bunların 724’ünün kabul edildiğini bildirdi. Kabul edilen projelerin 619’u elektrik, 105’i ise doğal gaz dağıtımı alanında gerçekleştirildi. 5 Eylül’de yayımlanan düzenlemelerle AR-GE ve yenilik faaliyetlerine ilişkin usul ve esasların güncellendiğini aktaran Yılmaz, prototip geliştirme, doğrulama testleri, pilot uygulamalar, saha gösterimleri, siber güvenlik testleri ve yerlileştirme çalışmalarının belirli şartlarla destek kapsamına alındığını ifade etti. Yılmaz, araştırma sonuçlarının uygulanabilir ürünlere ve yerli teknolojilere dönüştürülmesinin önemine dikkat çekti. Yerli yazılım projelerine teşvik Elektrik dağıtımında dijitalleşmenin şebeke yönetimi, arıza tespiti ve bakım süreçlerini dönüştürdüğünü belirten Yılmaz, sistemler arası uyum ve siber güvenliğin öneminin arttığını söyledi. Ocak 2023 döneminden itibaren başvuruların alındığı Yerli Yazılım Ekosistemi Çağrısı kapsamında 72 proje başvurusu yapıldığını, bunların 26’sının kabul edildiğini açıkladı. Yılmaz ayrıca, 2026-2030 döneminde yerli yazılım kullanan dağıtım şirketlerine yönelik ağırlıklı ortalama sermaye maliyeti oranında yüzde 5’lik artışın mevcut düzenleyici teşvikler arasında bulunduğunu belirtti. Akıllı sayaç dönüşümü başladı Milli Akıllı Sayaç Sistemi’nin EPDK tarafından desteklenen bir AR-GE projesi kapsamında geliştirildiğini belirten Yılmaz, sistemin arıza tahmini, risk bazlı bakım, kayıp ve kaçak elektrikle mücadele ve afetlere karşı şebeke dayanıklılığı açısından önemli imkanlar sunduğunu ifade etti. MASS kapsamında akıllı sayaç dönüşümünün 1 Mart 2026 itibarıyla başladığını aktaran Yılmaz, eylül ayına kadar 4 milyon Akıllı Sayaç EKO ile 70 bin Akıllı Sayaç PRO modelinin kurulumunun tamamlandığını bildirdi. Dönüşüm sürecinde mümkün olan en düşük maliyetle en fazla sayacın yenilenmesinin temel ilke olduğunu vurgulayan Yılmaz, 2027 sonuna kadar yaklaşık 2,7 milyon Akıllı Sayaç PRO kurulmasının planlandığını kaydetti. Bu çalışmalarla iki yıllık süreçte yaklaşık 7 milyon abonenin sayacının uzaktan okuma kapsamına alınması hedefleniyor. Ayrıca 15 milyon abonenin bağlantı noktasındaki elektrik kesintileri ve teknik kalite verilerinin şebeke izleme sistemi üzerinden takip edilmesi planlanıyor. MASS mobil uygulaması test aşamasında Akıllı sayaç dönüşümüyle birlikte MASS kullanıcı mobil uygulamasının test sürümü de hizmete sunuldu. Uygulama üzerinden Türkiye’deki elektrik abonelerinin tüketim ve üretim verilerine, kesinti kayıtlarına, tazminat bilgilerine ve planlı kesinti bildirimlerine erişebilmesi amaçlanıyor. Dönüşümün farklı haberleşme yöntemlerinin devreye alınmasıyla devam edeceğini belirten Yılmaz, sayaç değişimlerinin EPDK tarafından yakından takip edileceğini söyledi. Yılmaz, planlamanın gerisinde kalan dağıtım şirketleri hakkında gerekli tedbirlerin alınacağını da vurguladı. Hedef, yerli teknoloji ekosistemini güçlendirmek EPDK ile Elder işbirliğinde düzenlenen etkinliğin, 21 elektrik dağıtım şirketinin bilgi ve deneyimini araştırmacılar, teknoloji geliştiriciler ve girişimcilerle buluşturduğunu belirten Yılmaz, AR-GE ve ÜR-GE faaliyetlerinin desteklenmeye devam edeceğini ifade etti. Yeni düzenlemeler kapsamında kuluçka merkezleri, hızlandırma programları, eğitim ve yaygınlaştırma faaliyetlerine yönelik giderler de belirlenen şartlarla destekleniyor. EPDK’nın öncelikleri arasında daha güvenilir elektrik şebekeleri, etkin yatırım ve bakım kararları, çalışanlar için daha güvenli koşullar ve tüketiciler için daha kaliteli hizmet bulunuyor.

OİB’den mobilitenin geleceğine akıllı dokunuş Haber

OİB’den mobilitenin geleceğine akıllı dokunuş

OİB’in bu yıl “Endüstriyel Mobilite” temasıyla düzenlediği 15. Otomotivin Geleceği Tasarım Yarışmasında, otonom yazılımlardan yapay zeka çözümlerine, yeni nesil komponentlerden bütünsel mobilite sistemlerine kadar geniş bir yelpazedeki projeleriyle finale kalan 10 proje, büyük ödüllere ulaşmak için sahneye çıktı. OGTY’nin bu yılki şampiyonu; Helios projesiyle Gizem Uysal ve Gizem Şanyılmaz oldu. Toplam 1,5 milyon TL’lik büyük ödülün sahibi olan alternatif yakıt teknolojileri, malzeme ve komponentler ve çevreci araçlar alanında faaliyet gösteren Helios, MOF teknolojisiyle hidrojeni daha güvenli ve kompakt depolayarak temiz yakıtlı araçların yaygınlaşmasının önündeki en büyük engeli çözmeyi hedefliyor. OGTY’de dereceye giren ilk beş proje toplam 5 milyon TL nakdi ödül, Patent Tescil Ödülü, Ticaret Bakanlığının uygun bulması halinde Yurt Dışı Eğitim Bursu ve İTÜ Çekirdek Growth Ödülü kazandı. OGTY’de En Çok Proje Gönderen Üniversite Ödülünü ise Bursa Uludağ Üniversitesi aldı. Üniversitenin Teknoparkı Ulutek Teknopark ve Teknoloji Transfer Ofisi’nin (Bursa Uludağ TTO) projelerinden 5’i de bu yıl ilk 15 proje arasına girmeyi başardı. OİB Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yazıcı ve OGTY Yürütme Kurulu Başkanı Zeki Şafak Ozan ev sahipliğinde gerçekleştirilen etkinliğe, Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürü Mehmet Ali Kılıçkaya, Gazi Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Serhat Karyeyen, Bursa Uludağ Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Cafer Çiftçi, İTÜ ARI Teknokent Genel Müdürü Prof. Dr. Attila Dikbaş ile OİB Yönetim Kurulu ile çok sayıda sektör temsilcisi katıldı. Kılıçkaya: “OİBventure girişimcilerimize destek için hayata geçirildi” Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürü Mehmet Ali Kılıçkaya, “İhracatın şampiyonu otomotiv sektörümüzün önünde fırsatlar olduğu kadar tehditler de var. AB’nin Made in EU yasa tasarısı, hep birlikte takip ettiğimiz bir süreç. Made in EU’da Gümrük Birliği’nden gelen hakları korumak için Ticaret Bakanımız başta olmak üzere sektörümüzle omuz omuza çalışıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımız da sürece dahil durumda. Bu konuda da desteğimiz sonuna kadar sürecek” dedi. Yazıcı: “Tüm zorluklara rağmen ihracatı artırıyoruz” OİB Başkanı Kemal Yazıcı, Türkiye’nin otomotiv sektöründe Avrupa'nın en önemli üretim ve tedarik üslerinden olduğunu, sektörde araç üreten 14 ana sanayi firması, Tier-1 olarak parça / sistem üreten 500’ün üzerinde tedarikçi firma ve ihracat yapan 2 bin 500’ün üzerinde aktif firma bulunduğunu söyledi. Yazıcı “Sektörümüz üretimde doğrudan 250 bin kişiye ve diğer destek hizmetlerle birlikte toplam 550 bin kişiye istihdam sağlıyor. Ürettiğimiz araçlar ve parçalar dünyanın yaklaşık 200 ülke ve bölgesine ulaşıyor. Bu başarının arkasındaki en önemli güçlerden biri, çalışkan insan gücümüzün yanında, Ar-Ge ve inovasyon kapasitemizdir. Otomotiv sektörü bugün 168 Ar-Ge merkezi ile Türkiye’de en fazla Ar-Ge merkezi bulunan sektörlerden birisi konumunda” diye konuştu. Bu yıla girerken ihracat hedefini 43 milyar dolar olarak belirlediklerini hatırlatan Yazıcı “Yılın ocak-eylül döneminde otomotiv ihracatı geçen yıla göre yüzde 3,1 artarak 31 milyar 145 milyon dolar oldu. Bu yılı hedefimize yakın bir rakamla, yaşadığımız tüm zorluklara rağmen yeni bir ihracat rekoruyla kapatmaya hazırlanıyoruz” dedi. “Türkiye’nin Made in Europe içinde kalması için tüm gücümüzle çalışıyoruz” İhracatı artırdıklarını ancak bölgemizdeki savaşlar, jeopolitik gelişmeler, enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar, finansmana erişimde yaşanan zorluklar ve enflasyona kıyasla düşük seyreden döviz kurlarının rekabetçiliği olumsuz etkilemeye devam ettiğini de vurgulayan Yazıcı, “Son dönemde Avrupa Birliği ülkelerinin kendilerini Çin’e karşı koruma hazırlığı ve Made in Europe olarak da bilinen IAA-Industrial Accelerators Act yasa taslağı şu anda ihracatımızı olumsuz etkileyebilecek en önemli risk olarak görülüyor. Türkiye’nin de Made in Europe kapsamı içerisinde kalması için tüm gücümüzle çalışıyoruz” dedi. Dünya otomotiv endüstrisinde yenilikçi tasarımların öneminin her geçen gün arttığını da dikkat çeken Yazıcı “Ülkemizi bu dönüşümde öncü bir konuma taşımamız gerekiyor. Gençlerimizin bu süreçte doğru konumlanması çok önemli. Sadece otomotiv endüstrisinin değil, ülkemizin de geleceği cesur, yaratıcı ve girişimci gençlerimizin elinde. Sektörümüzün teknolojik dönüşümünü hızlandırmak ve yeni nesil mobilite girişimlerine doğrudan destek sunmak amacıyla kısa süre önce OİBventure fonunu da hayata geçirdik. OGTY’de bulunan girişimlerimizin her birini geleceğe taşımak için OİBventure fonumuzu da etkin bir şekilde kullanmayı hedefliyoruz” dedi. Ozan: “Projelerin değerlemesi yaklaşık 22 milyar TL’ye ulaştı” OGTY Yürütme Kurulu Başkanı Zeki Şafak Ozan da bu yıl OGTY’ye toplam 435 başvuru olduğunu, 2012 yılından bugüne kadar ise toplam 6.079 başvuru olduğunu belirterek “Bugüne desteklediğimiz projeler toplam 2,2 milyar TL yatırım aldı ve 2.135 kişilik istihdam oluşturdu. Ciroları 1,2 milyar TL’ye, değerlemeleri ise yaklaşık 22 milyar TL'ye ulaştı. Projelerin yaklaşık yüzde 70’i şirketleşti. Birçoğu artık mobilite dünyasının aktif oyuncuları arasında. Bu girişimler artık yalnızca birer fikir değil, aynı zamanda sektörel dönüşümün öncüleri. Big Bang Startup Challenge gibi büyük sahnelerde kendilerine yer bulacak bu ekiplerin, gelecekte çok daha büyük başarılara imza atacaklarına gönülden inanıyoruz, OİBventure İnovasyon Fonu da gençlerin başarılarına katkı sağlayacak” dedi. Gazi Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Serhat Karyeyen konuşmasında tüm finalistlere başarılar dilerken, İTÜ ARI Teknokent Genel Müdürü Prof. Dr. Attila Dikbaş da “Otomotiv ve mobilitede bugüne dek OİB iş birliğinde 530 otomotiv girişimini destekledik ve yaklaşık 50 girişimcinin global pazara açılmasına katkı sağladık” dedi. OGTY’ye en çok proje gönderen ödülün takdim edildiği Bursa Uludağ Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Cafer Çiftçi de “Otomotivin başkenti olan Bursa’da bu sektöre önemli yatırımlar yapıyoruz. Üniversite ve Teknokent olarak da projelerimizle OGTY’ye başvurmaya devam edeceğiz” dedi. OGTY otomotivde ufuk açan konferans ve panellere ev sahipliği yaptı Her yıl katlanarak büyüyen ve bir tasarım yarışmasından olmasından öte Türk otomotiv endüstrisinin inovasyon ekosisteminin temel taşlarından birine dönüşen OGTY, profesyonellerden öğrencilere geniş bir kitlenin yaratıcı fikirlerini ve potansiyelini ortaya koyması bakımından da önem taşıyor. Ülkemiz otomotiv sektöründe Ar-Ge ve tasarım kültürünün yerleşmesi, teknoloji ile bütünleşmesi, ihracatta katma değerin artırılması ve komponent bazlı yenilikçi ürünler tasarlanması amacıyla düzenlenen OGTY, bu yıl da önemli organizasyonlara ev sahipliği yaptı. Doç. Dr. Dicle Yurdakul’un moderatörlüğünde gerçekleştirilen OGTY’de, Strateji ve İnovasyon Danışmanı Mustafa İçil “Endüstriyel Mobilitede Geleceği Tasarlamak: Yapay Zeka, İnovasyon ve Yeni Rekabet Oyunu” başlıklı konuşma yaparken, Türkiye Kalkınma Fonu Genel Müdürü Dr. Elif Altuğ da OİBventure Mobilite İnovasyon Fonu Tanıtım Sunumu gerçekleştirdi. OGTY’DE DERECEYE GİREN İLK BEŞ PROJE 1. Helios - 1,5 milyon TL ödül Helios, MOF teknolojisiyle hidrojeni daha güvenli ve kompakt depolayarak temiz yakıtlı araçların yaygınlaşmasının önündeki en büyük engeli çözmeyi hedefliyor. 2. ICARBON - 1 milyon TL ödül Otomotiv endüstrisi kaynaklı polimerik atıkların yüzde 90 üzeri verimle tekrar kullanılmasını sağlamak için “Hidrotermal İleri Geri Dönüşüm Teknolojileri” üzerinde çalışıyor. 3. Gibrin eDrive - 900 bin TL ödül Elektrikli ve hibrit araçlar için geliştirilen, yüksek verimli BLDC elektrik motoru, akıllı motor sürücüsü ve uzaktan kontrol platformunu tek sistemde sunan yerli e-mobilite çözümü. 4. NuManufacturing - 850 bin TL ödül NuCoatSense Mobility, otomotivde üretim ve mal kabulde malzeme, boya ve kaplama kalitesini NIR sensör füzyonu ve Edge AI ile anlık doğrulayan sürdürülebilir kalite ve DPP platformu. 5. TUSMEC - 750 bin TL ödül Farklı tipte otonom sistemleri tek bir yapay zekâ platformu üzerinden koordine ederek tarım, lojistik ve güvenlik operasyonlarını otomatikleştiren bir robotik deeptech teknoloji girişimi.

Avrupa’nın en iyi iş yerleri belli oldu Haber

Avrupa’nın en iyi iş yerleri belli oldu

Bu yıl Avrupa genelinden 100 organizasyonun yer aldığı listede, Türkiye’de faaliyet gösteren 20 şirket; çalışan deneyimi, bağlılık ve güven alanlarında Avrupa’nın en başarılı iş yerleri arasında gösterildi. Liste hazırlanırken Great Place To Work®, Avrupa genelinde 2,4 milyondan fazla çalışanın deneyimini temsil eden 1,5 milyondan fazla gizli anket yanıtını analiz etti. Bu yanıtların 1,2 milyonu liste kriterlerini karşılayan şirketlerden geldi ve sıralama doğrudan çalışanların geri bildirimlerine dayandı. Güven temelli iş yeri kültürü şirketleri öne çıkarıyor Fortune Avrupa’nın En İyi 100 İşvereni™ listesine girebilmek için şirketlerin Great Place To Work Certified™ unvanına sahip olması, en az 500 çalışanının bulunması ve 2025 yılı ya da 2026 yılının ilk döneminde Avrupa’daki ulusal En İyi İşverenler™ listelerinden en az birinde yer alması gerekiyor. Organizasyonlar, tüm çalışanlar için cömert, destekleyici ve yüksek performansı teşvik eden iş yeri deneyimleri oluşturma yönündeki çalışmalarıyla değerlendiriliyor. Great Place To Work® CEO’su Michael C. Bush, listedeki şirketlerin çalışanları tarafından en çok güvenilen organizasyonlar arasında yer aldığını belirterek yüksek güven düzeyinin şirketlere daha fazla çeviklik, inovasyon ve performans kazandırdığının altını çizdi. Fortune Avrupa Liste Direktörü Grethe Schepers ise kesintisiz değişimin yaşandığı bir yılda listedeki şirketlerin eski formüllere dönmek yerine güvene daha fazla yatırım yaptığını belirtti. Schepers, insanı merkeze alan kurum kültürünün değişimi yönetirken şirketlerin en büyük gücü olduğunu vurguladı. Araştırma; Avusturya, Belçika, Kıbrıs, Danimarka, Finlandiya, Fransa, Almanya, Yunanistan, İzlanda, İrlanda, İtalya, Lüksemburg, Hollanda, Norveç, Polonya, Portekiz, İspanya, İsveç, İsviçre, Türkiye ve Birleşik Krallık’taki ulusal En İyi İşverenler™ listelerinde yer alan şirketleri kapsıyor. Türkiye’den 4 şirket Avrupa’nın en iyileri arasında Bu yıl Fortune Avrupa’nın En İyi 100 İşvereni™ 2026 listesinde Türkiye’den Hugo Boss, Foundever, ESBAŞ ve Organik Kimya yer aldı. Türkiye’de de faaliyet gösteren 16 global şirketle birlikte toplam 20 organizasyon, çalışanlarına sundukları yüksek güvene dayalı iş yeri deneyimiyle Avrupa’nın en iyi işverenleri arasında öne çıktı. Listede Hilton 1., AbbVie 2., DHL 3., Allianz 6., Stryker 7., Siemens Healthineers 9., TP 12., Marriott 15., Chiesi 21., MetLife 23., Takeda 24., Viatris 35., Hugo Boss 39., Pluxee 50., Al Dabbagh Group 59., Eli Lilly 70., Foundever 73., ESBAŞ 82. ve Zoetis 93., Organik Kimya ise 100. sırada yer aldı. Great Place To Work® Türkiye CEO’su Eyüp Toprak, Türkiye’den 4 şirketin ve Türkiye’de de faaliyet gösteren 16 şirketin listedeki başarısını şöyle değerlendirdi: “Türkiye’den 4 şirketin ve Türkiye’de de faaliyet gösteren 16 şirketin bulunduğu toplam 20 organizasyonun Avrupa’nın En İyi 100 İşvereni™ arasında yer almasından büyük gurur duyuyoruz. Bu başarı, ülkemiz iş dünyasında çalışan deneyimine ve güven temelli kurum kültürüne verilen önemin güçlü bir göstergesi. Farklı sektörlerden organizasyonların kapsayıcı ve yüksek performansı destekleyen iş yeri kültürleriyle Avrupa çapında öne çıkmasını son derece kıymetli buluyor; bu anlamlı başarıya imza atan tüm şirketleri ve çalışanlarını gönülden kutluyorum.” Avrupa’nın En İyi İşverenleri™ 2026 – İlk 25 HiltonAbbVieDHLCiscoSpecsaversAllianzStrykerAvivaSiemens HealthineersSalesforceHiltiTPSopra SteriaNVIDIAMarriottAlshaya GroupBiogenSii GroupXMKiabiChiesiAdmiral GroupMetLifeTakedaVerisure

OGTY’de 10 finalist proje  büyük ödül için yarışacak Haber

OGTY’de 10 finalist proje büyük ödül için yarışacak

Teknolojinin ve yenilikçi fikirlerin otomotiv sektörünü yeniden şekillendirdiği günümüzde, Türkiye’nin en prestijli mobilite inovasyon platformu olan Otomotivin Geleceği Tasarım Yarışması (OGTY), 15. yılında büyük finale doğru gün sayıyor. Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) tarafından Ticaret Bakanlığı desteği ve TİM koordinatörlüğünde düzenlenen Otomotivin Geleceği Tasarım Yarışması’nda (OGTY) finale kalan 10 proje açıklandı. Titiz değerlendirme süreçlerinin ardından geleceğin mobilitesine yön verecek olan, “Endüstriyel Mobilite” odağında otonom yazılımlardan yapay zeka tabanlı çözümlere, yeni nesil komponentlerden bütünsel mobilite sistemlerine kadar geniş bir yelpazede yarışarak finale kalmaya hak kazanan 10 proje şu şekilde: BEESPENSER GIBRIN eDRIVE HELIOS ICARBON NUMANUFACTURING PULSESYSTECH ŞARJNERDE TUSMEC VERDANTWAVE WELDSIGHT AI Büyük Ödül Töreni 21 Ekim'de Gazi Üniversitesi’nde Bu yıl “Endüstriyel Mobilite” temasıyla çağrıya çıkılan yarışmanın Ödül Töreni 21 Ekim 2026 tarihinde Gazi Üniversitesi’nde gerçekleştirilecek. Otomotiv endüstrisinin önde gelen isimlerini, yatırımcıları, akademisyenleri ve girişimcileri bir araya getirecek olan etkinlikte dereceye giren projeler ödüllendirilecek. Girişimcilik Ekosistemine Güçlü Bir Adım Dereceye giren girişimciler, nakdi ödüllerin yanı sıra projelerinin fikrî mülkiyet haklarını güvence altına almalarını sağlayan Patent Tescil Ödülünden de yararlanıyor. Girişimciler ayrıca, üniversite tabanlı girişimcilik ve kuluçka ekosisteminin öncü yapılarından İTÜ ARI Teknokent’in İTÜ Çekirdek Programı kapsamında projelerini geliştirme ve girişimcilik yetkinliklerini ileri taşıma fırsatı elde ediyor. Bunun yanı sıra dereceye giren projeler, Türkiye’nin önde gelen girişimcilik etkinliklerinden Big Bang Start-up Challenge sahnesinde projelerini tanıtma ve girişimcilik ekosistemiyle buluşma imkânına sahip oluyor. OGTY Ödül Töreni ve finalist projeler hakkındaki detaylı bilgilere www.otomotivingelecegi.com adresi üzerinden ulaşabilirsiniz.

Türkiye’nin Türk devletleriyle ticareti 72,2 milyar dolara ulaştı Haber

Türkiye’nin Türk devletleriyle ticareti 72,2 milyar dolara ulaştı

Türkiye bu dönemde söz konusu ülkelere 41,6 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirirken, 30,6 milyar dolarlık ithalat yaptı. Böylece dış ticaret fazlası 10,9 milyar dolar oldu. Ticaret 72,2 milyar dolara çıktı Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, Türkiye’nin Türk Devletleri Teşkilatı üyesi Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan ile 2021-2025 dönemindeki toplam ticaret hacmi 72,2 milyar dolar olarak gerçekleşti. Bu dönemde dört ülkeye yapılan toplam ihracat 41,6 milyar dolar olurken, ithalat 30,6 milyar dolarda kaldı. Türkiye 10,9 milyar dolar fazla verdi Türkiye’nin söz konusu ülkelerle ticaretinde ihracatın ithalatı aşması dikkat çekti. 2021-2025 döneminde Türkiye’nin toplam ihracatı 41,6 milyar dolar, ithalatı ise 30,6 milyar dolar oldu. Böylece Türkiye, dört ülkeyle ticaretinde 10,9 milyar dolarlık dış ticaret fazlası verdi. İhracat 4,8 milyar dolar oldu Türkiye İhracatçılar Meclisi verilerine göre, bu yılın ilk 9 ayında Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan’a yapılan toplam ihracat 4,8 milyar dolar olarak gerçekleşti. Türkiye’nin bölge ülkeleriyle ekonomik ilişkileri ticaretin yanı sıra yatırım, ulaştırma, enerji, teknoloji ve dijital ticaret alanlarında da gelişiyor. En fazla ihracat Azerbaycan’a Türkiye’nin 2021-2025 döneminde dört ülke arasında en fazla ihracat yaptığı ülke Azerbaycan oldu. Bu dönemde Azerbaycan’a 13,7 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirildi. Azerbaycan’ı 12,4 milyar dolarla Kazakistan, 9,9 milyar dolarla Özbekistan ve 5,6 milyar dolarla Kırgızistan izledi. İthalatta Kazakistan önde Türkiye’nin söz konusu ülkelerden gerçekleştirdiği ithalatta ilk sırayı Kazakistan aldı. 2021-2025 döneminde Kazakistan’dan 16,7 milyar dolarlık ithalat yapıldı. Özbekistan’dan 6,9 milyar dolar, Azerbaycan’dan 6,2 milyar dolar ve Kırgızistan’dan 951,9 milyon dolarlık ithalat gerçekleştirildi. TDT 2009’da kuruldu Türk Devletleri Teşkilatı, Türk dünyasındaki ülkeler arasında işbirliğini geliştirmek amacıyla 3 Ekim 2009’da “Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyi” adıyla kuruldu. Teşkilat, 2021 yılında Türk Devletleri Teşkilatı adını aldı. Üye ülkeler arasındaki siyasi, ekonomik, kültürel ve toplumsal işbirliğinin geliştirilmesi hedefleniyor. Orta Koridor öne çıkıyor TDT’nin hedefleri arasında üye ülkeler arasında emtia, sermaye, hizmet, teknoloji ve insan kaynaklarının serbest dolaşımının kademeli olarak sağlanması bulunuyor. Orta Koridor’un daha hızlı, güvenli ve ekonomik bir lojistik güzergaha dönüştürülmesi de teşkilatın öncelikleri arasında yer alıyor. Yenilenebilir enerji, akıllı şebeke teknolojileri ve ortak yatırımlar da işbirliği alanları arasında bulunuyor. Azerbaycan ile ticaret güçleniyor Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ekonomik işbirliği enerji, ulaştırma, savunma, teknoloji ve medya gibi farklı alanlara yayılıyor. Bakü-Tiflis-Kars Demir Yolu Hattı da iki ülke arasındaki ulaştırma bağlantılarının önemli unsurlarından biri olarak öne çıkıyor. Kazakistan ile yeni alanlar Türkiye ve Kazakistan arasındaki ekonomik ilişkiler özellikle Orta Koridor üzerinden gelişiyor. İki ülke arasındaki işbirliği yapay zeka, inovasyon, uzay faaliyetleri ve madencilik gibi alanlarda da genişliyor. Kırgızistan ve Özbekistan Türkiye’nin Kırgızistan ve Özbekistan ile ekonomik ilişkilerinde ulaştırma, enerji, madencilik, dijital ticaret ve yatırımlar öne çıkıyor. Orta Koridor’un geliştirilmesiyle birlikte Türkiye’nin Orta Asya ülkeleriyle ticari bağlantılarının daha da genişletilmesi hedefleniyor.

Çin’in yeni ticaret rotası Türkiye için ne anlama geliyor? Haber

Çin’in yeni ticaret rotası Türkiye için ne anlama geliyor?

DEİK Başkanı Nail Olpak, ABD pazarındaki kaybını alternatif pazarlara yönelerek telafi etmeye çalışan Çin’in küresel rekabet haritasını değiştirdiğini belirterek, Türkiye açısından hem yeni rekabet alanlarının hem de fırsatların ortaya çıktığını söyledi. Çin ihracatını farklı pazarlara yönlendirdi Olpak, ABD’nin 2025 yılında uygulamaya koyduğu ek gümrük tarifeleri sonrasında Çin’in ABD pazarındaki konumunun gerilediğini, bunun üzerine ülkenin ihracat pazarlarını çeşitlendirme stratejisini hızlandırdığını ifade etti. Çin’in ABD’ye yaptığı ihracatın toplam dış satımı içindeki payı 2024’te yüzde 14,68 iken 2025’te yüzde 11,14’e geriledi. Olpak, ABD pazarındaki gerilemenin Çin’i Güneydoğu Asya Uluslar Birliği (ASEAN), Afrika, Orta Doğu ve Avrupa gibi farklı coğrafyalarda yeni ticaret kanalları oluşturmaya yönelttiğini belirterek, yaşanan dönüşümün yalnızca ABD ile Çin arasındaki tarife anlaşmazlığından ibaret olmadığını, küresel ticaret rotalarının yeniden şekillendiğini söyledi. Çin’in yöneldiği pazarlar Türkiye için de kritik Çin’in alternatif pazarlardaki ağırlığının arttığına dikkat çeken Olpak, 2024-2025 döneminde Çin’in ihracatının Afrika’ya yüzde 25,9, Orta Doğu’ya yüzde 9,7 ve Avrupa Birliği’ne yüzde 8,63 yükseldiğini belirtti. Afrika’da Nijerya, Orta Doğu’da Birleşik Arap Emirlikleri ve Avrupa Birliği’nde Almanya’nın Çin açısından öne çıkan pazarlar olduğunu ifade eden Olpak, bu coğrafyaların aynı zamanda Türk iş dünyasının güçlü olduğu veya büyümeyi hedeflediği bölgeler olduğuna dikkat çekti. Olpak, “Önümüzdeki dönemi yalnızca bir rekabet riski olarak değil, değişen küresel ticaret dengeleri içerisinde Türkiye için yeni fırsatların ortaya çıktığı bir dönem olarak da okumalıyız” dedi. Yeni dönemde rekabetin yalnızca fiyat ve teknoloji üzerinden şekillenmeyeceğini vurgulayan Olpak, güvenilir tedarikçi, öngörülebilir iş ortağı ve sürdürülebilir ilişki kurabilme kapasitesinin giderek daha önemli hale geldiğini belirterek bu süreci küresel ticarette yükselen bir “güven rekabeti” olarak nitelendirdi. Afrika ve Orta Doğu yakından izlenmeli Olpak, Çin’in Almanya pazarındaki yükselişinin Türkiye açısından henüz doğrudan ve belirgin bir tehdit oluşturmadığını, buna karşılık Afrika ve Orta Doğu’nun daha yakından takip edilmesi gerektiğini söyledi. 2025 yılında Çin’in Mısır’a ihracatının 19,97 milyar dolara ulaştığını, Türkiye’nin ihracatının ise 4,07 milyar dolar seviyesinde kaldığını belirten Olpak, aradaki farkın Çin lehine açıldığına işaret etti. Türkiye’nin Afrika’daki konumunun yalnızca fiyat rekabeti üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini ifade eden Olpak, Türkiye’nin ticaretin yanı sıra müteahhitlik, yatırım, lojistik ve sanayi iş birliklerinde önemli bir birikime sahip olduğunu söyledi. Olpak, Türkiye’nin rekabet modelinin kalite, güven, sürdürülebilir ortaklık, yerel iş birlikleri ve karşılıklı kazanım üzerine kurulması gerektiğini belirterek, özellikle Afrika ve Orta Doğu’da uzun vadeli ilişki kurma kapasitesinin önemli bir avantaj sağlayabileceğini kaydetti. Türkiye üretim ve yatırım merkezi olabilir Çin’in BAE’ye ihracatının 72,9 milyar dolara yükseldiğini, Türkiye’nin bu ülkeye ihracatının ise 9,28 milyar dolar seviyesinde bulunduğunu belirten Olpak, Türk şirketlerinin katma değerli üretime daha fazla odaklanması gerektiğini vurguladı. Yeni dönemde yalnızca hangi ülkeye ne kadar ihracat yapıldığının değil, hangi ürünün hangi teknoloji seviyesi ve katma değerle ihraç edildiğinin de önem kazandığını belirten Olpak, Türkiye’nin rekabet gücünü artırmak için daha fazla katma değer, güçlü markalar, teknoloji, inovasyon ve kalıcı iş ortaklıklarına odaklanması gerektiğini söyledi. ABD ile Çin arasındaki ticaret geriliminin küresel tedarik zincirlerini yeniden şekillendirdiğine dikkat çeken Olpak, Türkiye’nin bu süreçte üretim ve yatırım merkezi olarak konumunu güçlendirebileceğini ifade etti. Tedarik zincirlerinde yeni fırsatlar Olpak, küresel ticarette artık yalnızca düşük maliyetli üretimin değil, güvenli üretim, hızlı erişim, tedarik zincirlerinin çeşitlendirilmesi ve uzun vadeli iş ortaklıklarının da önem kazandığını belirtti. Avrupa’ya yakınlık, güçlü sanayi altyapısı, yetişmiş insan kaynağı, lojistik kabiliyetleri ve farklı coğrafyalarla kurulan ekonomik ilişkilerin Türkiye’yi değişen küresel tedarik zincirlerinde önemli bir alternatif haline getirdiğini söyledi. Olpak, ABD-Çin ticaretindeki dönüşümün yalnızca ihracat pazarlarında oluşabilecek rekabet açısından değil, Türkiye’ye gelebilecek yeni yatırımlar ve üretim fırsatları açısından da değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. DEİK yeni ticaret alanlarını takip ediyor Küresel ticarette korumacılığın, bölgeselleşmenin ve tedarik zincirlerinin çeşitlendirilmesinin önümüzdeki dönemde daha fazla önem kazanacağını belirten Olpak, DEİK’in 153 iş konseyiyle Türk özel sektörünün yeni pazar ve iş birliklerine ulaşması için çalışmalarını sürdürdüğünü söyledi. Olpak, Çin’in değişen ihracat stratejisinin de bu çerçevede takip edildiğini belirterek, hangi pazarlarda rekabetin arttığının ve hangi alanlarda yeni fırsatlar oluştuğunun veriye dayalı olarak analiz edilmesi gerektiğini ifade etti. Olpak’tan kur artışı uyarısı Olpak, ihracatçıların enflasyon ile döviz kuru arasındaki makasın azaltılması, döviz kurlarının bir miktar yükselmesi ve döviz bozdurma konusundaki bazı desteklerin artırılması yönünde talepleri bulunduğunu söyledi. Kur artışının kısa vadede ihracat açısından çözüm gibi görülebileceğini ancak ithalatın ihracattan yüksek olduğu bir ekonomide maliyetlerin de buna bağlı olarak artabileceğini belirten Olpak, bu nedenle kur artışının orta vadeli bir çözüm olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti. Fon soruşturmalarına ilişkin açıklama Fon soruşturmalarıyla ilgili bir soru üzerine Olpak, hukuki sürecin devam ettiğini belirterek, “Yanlış yapan kim varsa üzerine gidilmeli, o yanlışların hesabı sorulmalı” dedi.

Reeded Glass Amerika’daki ürün çeşitliliğini güçlendirecek Haber

Reeded Glass Amerika’daki ürün çeşitliliğini güçlendirecek

2018 yılında katılımcı olarak yer aldığı fuara bu yıl Satina iş birimiyle yeniden katılacak olan Yorglass, Las Vegas’ta 2322 numaralı stantta tasarım ve fonksiyon odaklı cam çözümlerini sergileyecek. Fuarda Satina’nın bu yıl öne çıkardığı Reeded Glass ve SafeSky çözümlerinin yanı sıra geniş ürün portföyü de ziyaretçilerle buluşacak. 2025 yılında Amerika pazarında yüzde 18 büyüme kaydeden Yorglass, GlassBuild America’yı bölgedeki müşteri temaslarını güçlendirmek, Satina’nın marka görünürlüğünü artırmak ve yeni iş birlikleri geliştirmek için önemli bir buluşma noktası olarak değerlendiriyor. Sekiz yılın ardından GlassBuild America’da yeniden yer alacak olan şirket, fuarı Amerika pazarındaki büyüme hedeflerini destekleyecek doğrudan temaslar açısından önemli bir fırsat olarak görüyor. Amerika’daki büyümesini yeni iş birlikleriyle destekleyecek Fuara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yorglass Yönetim Kurulu Başkanı Semavi Yorgancılar, Amerika pazarının şirketin global büyüme stratejisindeki önemine dikkat çekerek şunları söyledi: “Yorglass olarak bugün üretimimizin yüzde 52’sini ihraç ediyor, ciromuzun yüzde 55’ini ihracat gelirlerinden elde ediyoruz. Altı kıtada 60’tan fazla ülkeye ulaşan global yapımız içerisinde Amerika, büyüme potansiyeline güçlü biçimde inandığımız pazarlardan biri. 2025 yılında burada yüzde 18 büyüme kaydettik. 2018’in ardından yeniden GlassBuild America’da sektör profesyonelleriyle bir araya gelecek olmak bizim için değerli. Bu buluşmayı mevcut ilişkilerimizi güçlendirmek, yeni müşterilerle temas kurmak ve Satina’nın Amerika pazarındaki büyümesini uzun vadeli iş birlikleriyle desteklemek açısından önemli görüyoruz.” Reeded Glass ve SafeSky öne çıkacak Yorglass Satina’nın GlassBuild America’daki ürün seçkisinin merkezinde bu yıl Reeded Glass ve SafeSky yer alacak. Reeded Glass, Satina’nın tasarım odaklı cam yaklaşımının yeni temsilcilerinden biri olarak fuarda öne çıkarken; SafeSky, özel yüzey deseni sayesinde kuşların cam yüzeyleri algılamasına yardımcı olarak fonksiyonellik ile sürdürülebilirliği aynı çözümde buluşturuyor. American Bird Conservancy tarafından Threat Factor 16 değeriyle kayıt altına alınan SafeSky, kuş dostu mimari uygulamalara yönelik geliştirilen yenilikçi cam çözümleri arasında yer alıyor. Mimari tasarımın estetik beklentilerine cevap verirken kuşların cam yüzeyleri daha kolay algılamasına katkı sağlayan ürün, Yorglass’ın sürdürülebilir inovasyon yaklaşımının güncel örneklerinden biri olarak öne çıkıyor.

GITEX AI Türkiye İstanbul’da başladı Haber

GITEX AI Türkiye İstanbul’da başladı

Türkiye’nin yapay zekâ ve teknoloji ekosistemini küresel yatırımcılarla buluşturan GITEX AI Türkiye 2026, İstanbul Fuar Merkezi’nde kapılarını açtı. 10 Eylül’e kadar devam edecek etkinlik; teknoloji şirketleri, girişimler, yatırımcılar, kamu temsilcileri ve teknoloji yöneticilerini bir araya getiriyor. Etkinlikte Türkiye’nin dijital ekonomisinin geliştirilmesi, yapay zekâ altyapısının güçlendirilmesi ve teknoloji şirketlerinin küresel pazarlara açılması öne çıkan başlıklar arasında yer alıyor. 350’den fazla şirket ve girişim İstanbul’da GITEX AI Türkiye, 350’den fazla kurumsal katılımcı ve girişimi, 100 konuşmacıyı ve 75 milyar doların üzerinde varlığı yöneten 150 yatırımcıyı bir araya getiriyor. Etkinliğe 70 ülkeden binlerce teknoloji yöneticisi de katılıyor. Yapay zekâdan bulut teknolojilerine, veri merkezlerinden siber güvenliğe, fintekten akıllı altyapılara kadar geniş bir teknoloji gündemi ele alınıyor. Etkinlikte Google Cloud, HPE & NVIDIA, AWS, Huawei, Dell Technologies, SAP ve TrendAI gibi küresel teknoloji şirketlerinin yanı sıra Türkiye’den Trendyol, Andevos ve Halkbank ile çeşitli teknokent ve teknoparklar da yer alıyor. Türkiye’nin yapay zekâ hedefleri gündemde GITEX AI Türkiye, Türkiye’nin 2026-2030 Yapay Zekâ Eylem Planı kapsamında hedeflerini hızlandırdığı bir dönemde gerçekleştiriliyor. Plan kapsamında; 1 GW veri merkezi kapasitesine ulaşılması,yapay zekâ altyapısına özel sektörden 10 milyar dolar yatırım çekilmesi,iki yıl içinde 5 milyon kişiye yapay zekâ okuryazarlığı kazandırılması hedefleniyor. “Türkiye’yi dünyanın buluşma noktası olarak tanımlıyoruz” Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi İletişim Dairesi Başkanı Gökhan Yücel, açılış konuşmasında Türkiye’de yaklaşık 1.500 aktif yapay zekâ şirketi bulunduğunu belirtti. Yücel, Türkiye’nin dört saatlik uçuş mesafesinde 1,3 milyar kişiye ve toplam 35 trilyon dolarlık pazara erişebildiğini ifade ederek, ülkeyi yalnızca bir köprü olarak değil, küresel teknoloji ekosisteminin buluşma noktası olarak konumlandırmayı hedeflediklerini söyledi. Yapay zekâ altyapısı için yatırımlar güçleniyor Etkinliğin ilk gününde yapay zekânın ihtiyaç duyduğu işlem gücü, bulut teknolojileri ve veri merkezi kapasitesi de gündeme geldi. Dell Technologies Türkiye Ülke Müdürü İlker Rodoplu, dijital dönüşümün artık iş sürekliliği ve rekabet gücü açısından temel bir gereklilik haline geldiğini belirtti. Huawei ise Türkiye’deki yapay zekâ ve bulut altyapısına yönelik yatırımlarını ve gelecek dönem planlarını paylaştı. Şirket, 2023’ten bu yana Türkiye’de yerel bulut altyapısı hizmeti sunarken, Ankara’da 2024 yılında açtığı felaket kurtarma merkeziyle desteklenen üç erişilebilirlik bölgesine sahip altyapısını da kullanıyor. Huawei Cloud Türkiye Satış Direktörü Safder Baydur, küresel veri merkezi kapasitesinin 2020’de yaklaşık 60 gigavattan 2024’te 97 gigavata yükseldiğini, 2030 için ise 226 gigavatlık kapasite öngörüldüğünü belirtti. GITEX ile Terminal İstanbul arasında iş birliği Etkinliğin ilk gününde GITEX ile Terminal İstanbul arasında Mutabakat Zaptı imzalandı. Anlaşmayla Terminal İstanbul’un dünyanın farklı noktalarında düzenlenen GITEX etkinliklerinde yer alması ve Türkiye’deki girişimcilik ekosisteminin uluslararası yatırımcılarla daha güçlü şekilde buluşturulması hedefleniyor. Terminal İstanbul projesi kapsamında eski Atatürk Havalimanı terminallerinin yaklaşık 500 bin metrekarelik alanda inovasyon ve girişimcilik merkezine dönüştürülmesi planlanıyor. Teknoloji şirketleri için uzun vadeli sermaye vurgusu Etkinliğin yatırım gündeminde teknoloji şirketlerinin küresel ölçekte büyümesi için uzun vadeli sermayenin önemi de ele alındı. Türkiye Varlık Fonu Yatırımlar Genel Müdürü ve Türkiye Teknoloji Fonu Yönetim Kurulu Üyesi Bilal Bedir, varlık fonlarının uzun vadeli yatırım yaklaşımıyla teknoloji ekosistemine daha fazla kurumsal ve uluslararası sermaye çekebileceğini ifade etti. Fintek dönüşümünde yapay zekâ ve açık bankacılık öne çıkıyor GITEX AI Türkiye’nin gündeminde finans teknolojileri de önemli bir yer tuttu. Bankalar, fintek şirketleri ve teknoloji sağlayıcıları; yapay zekâ, açık bankacılık ve akıllı otomasyonun finansal hizmetleri nasıl dönüştürdüğünü ele aldı. Halkbank da yapay zekâ, dijital bankacılık ve yeni nesil teknolojilere yönelik yatırımlarını etkinlikte gündeme getirdi. Türk teknoloji şirketi Andevos ise ödeme, kiosk yönetimi, açık bankacılık ve yapay zekâ destekli çözümlerini tanıtıyor. Etkinlik 10 Eylül’de devam edecek GITEX AI Türkiye, 10 Eylül sabahı gerçekleştirilecek bakan konuşmasının ardından yapay zekâ, veri merkezleri, akıllı altyapı, fintek, siber güvenlik, ileri üretim ve kurumsal dijital dönüşüm oturumlarıyla devam edecek.

Atlas Copco Kompresör Türkiye'de üst düzey atama Haber

Atlas Copco Kompresör Türkiye'de üst düzey atama

Özge Kefeli Erkan, Atlas Copco Group bünyesindeki satış, pazarlama, iş geliştirme ve genel yönetim alanlarındaki kapsamlı deneyimiyle dikkat çekiyor. Yirmi yılı aşkın kariyeri boyunca farklı coğrafyalarda ticari organizasyonlara liderlik eden Erkan, yüksek performanslı ekiplerin oluşturulması, müşteri odaklı büyüme stratejilerinin geliştirilmesi ve sürdürülebilir iş sonuçlarının elde edilmesinde önemli başarılara imza attı. Son olarak Atlas Copco Enerji Tekniği İş Alanı'nda Bölgesel Genel Müdür olarak görev yapan Erkan, Türkiye'nin yanı sıra Azerbaycan, Gürcistan, Irak ve Pakistan operasyonlarının yönetiminden sorumluydu. Bu görevinde bölgesel büyüme stratejilerinin hayata geçirilmesi, operasyonel mükemmelliğin geliştirilmesi ve müşteri deneyiminin güçlendirilmesi konularında önemli katkılar sağladı. Atlas Copco'daki uzun soluklu kariyeri boyunca Bölgesel Satış ve Pazarlama Müdürü, Portatif Hava Ürünleri Bölgesel İş Hattı Müdürü, Ürün Uzmanı ve Satış Mühendisi gibi birçok farklı pozisyonda görev alan Erkan, ticari liderlikten iş geliştirmeye, stratejik planlamadan müşteri ilişkileri yönetimine kadar geniş bir uzmanlık alanı oluşturdu. Kocaeli Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü mezunu olan Özge Kefeli Erkan, yüksek lisans eğitimini Maltepe Üniversitesi İşletme Yönetimi (MBA) programında tamamladı. Atlas Copco Kompresör Tekniği, bu atamayla birlikte müşteri odaklı büyüme stratejilerini güçlendirmeyi ve Türkiye pazarındaki konumunu pekiştirmeyi hedefliyor. Özge Kefeli Erkan’ın liderliğinde şirketin sürdürülebilir büyüme, inovasyon ve müşteri memnuniyeti alanlarında yeni başarılara imza atması bekleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.