İran’dan ABD’ye 2 trilyon dolarlık teknoloji altyapısı tehdidi
Rızai, ABD’nin yeni bir saldırı düzenlemesi halinde bölgedeki veri merkezleri, iletişim kabloları ve yapay zeka tesislerinin hedef alınabileceğini öne sürdü.
Orta Doğu’da ABD ile İran arasındaki gerilim, Hürmüz Boğazı’ndaki petrol taşımacılığı ve stratejik teknoloji altyapısı üzerinden yeni bir boyut kazandı. İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Sekreteri Muhsin Rızai, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) Komutanı Amiral Brad Cooper’ı, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ordusunu kullanarak petrol kaçakçılığını yönetmekle suçladı.
İran’ın İngilizce yayın yapan devlet televizyonu Press TV’ye konuşan Rızai, petrolün küçük teknelerle taşınarak büyük tankerlere aktarıldığını iddia etti. İranlı yetkili, ABD’nin yeni bir saldırı gerçekleştirmesi halinde bölgedeki teknoloji ve iletişim altyapısının hedef alınabileceği tehdidinde de bulundu.
Hürmüz Boğazı’nda petrol kaçakçılığı suçlaması
Muhsin Rızai, CENTCOM Komutanı Brad Cooper’ın BAE ordusuyla birlikte Hürmüz Boğazı’nda petrol kaçakçılığı faaliyetlerini yönettiğini ileri sürdü. Petrolün küçük tekneler aracılığıyla taşındığını ve daha sonra büyük tankerlere aktarıldığını savunan Rızai, bu faaliyetlerin İran’ın boğaz üzerindeki kontrolünü aşmayı amaçladığını iddia etti.
İranlı yetkili, petrol taşıdığı öne sürülen küçük teknelere yönelik saldırılar düzenlediklerini de belirtti.
İran: Her gece 5-6 tekneyi vuruyoruz
Rızai, petrolün büyük tankerlere aktarılmasında 5-6 küçük teknenin kullanıldığını öne sürerek şu ifadeleri kullandı:
“Petrolü büyük tankerlere aktarmak için 5-6 küçük tekne kullanıyorlar. Biz de her gece onlardan 5-6'sını vuruyoruz.”
İranlı yetkili, saldırıların sonuçlarına, meydana geldiği belirtilen hasara veya olası can kayıplarına ilişkin ayrıntı paylaşmadı.
CENTCOM Komutanı Brad Cooper’ın ve BAE ordusunun petrol kaçakçılığını yönettiği iddiası ile her gece küçük teknelerin vurulduğuna ilişkin açıklamalar bağımsız kaynaklarla doğrulanmış değil.
Rızai’den Trump’ın Hürmüz açıklamalarına yanıt
Muhsin Rızai, ABD Başkanı Donald Trump’ın Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğine ilişkin açıklamalarına da karşı çıktı. Boğaz üzerindeki kontrolün İran’da olduğunu savunan Rızai, “Siz kaçakçılık yapıyorsunuz fakat Hürmüz Boğazı'nın kontrolü İran'dadır” ifadelerini kullandı.
Basra Körfezi’ni Umman Körfezi ve açık denizlere bağlayan Hürmüz Boğazı, küresel enerji ticaretinin en stratejik geçiş noktalarından biri olarak öne çıkıyor. Boğazdaki askeri gerilim ve deniz taşımacılığında yaşanabilecek aksamalar, petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz tedariki açısından risk oluşturabiliyor.
İran’dan BAE’deki ABD varlıklarına yönelik tehdit
Rızai, ABD’nin İran’a karşı yeni bir askeri saldırı düzenlemesi halinde Tahran yönetiminin farklı hedeflere yönelebileceğini söyledi. İranlı yetkili, BAE’de bulunan ABD bağlantılı değerli varlıkların henüz hedef listesine alınmadığını belirterek şu ifadeyi kullandı:
“Henüz BAE'deki ABD'nin değerli varlıklarını hedef listemize eklemedik.”
Rızai’nin açıklaması, olası bir misillemenin yalnızca askeri tesislerle sınırlı kalmayabileceğine işaret etti. İranlı yetkili, bölgedeki dijital ve teknolojik altyapının da hedef alınabileceği uyarısında bulundu.
Veri merkezleri ve yapay zeka tesisleri hedef listesinde
İranlı yetkili, ABD’nin yeni bir saldırı gerçekleştirmesi durumunda bölgedeki veri merkezleri, iletişim kabloları ve yapay zeka tesislerinin hedef alınabileceğini ileri sürdü.
Rızai, olası bir saldırının sonuçlarına ilişkin değerlendirmesinde, “Eğer saldırı olursa bölgede bulunan kablolar, veri merkezleri ve yapay zeka tesislerinin büyük kısmı yok olacak” dedi.
Bu açıklama, İran’ın olası bir misilleme kapsamında teknoloji ve iletişim altyapısını da gündeme getirdiğini gösteriyor. Ancak söz konusu tesislere yönelik yeni bir saldırının gerçekleştiğine ilişkin bir bilgi paylaşılmadı.
İran’a göre bölgedeki teknoloji altyapısının değeri 2 trilyon doları aşıyor
Rızai, Orta Doğu’daki veri merkezleri, yapay zeka tesisleri ve iletişim altyapısının toplam değerinin 2 trilyon doları aştığını iddia etti.
İranlı yetkili, söz konusu varlıkların ekonomik ve stratejik önemine dikkat çekerek “Bölgedeki bu unsurların değeri 2 trilyon doların üzerinde” ifadelerini kullandı.
Ancak açıklamada bu tutarın hangi tesisleri kapsadığı ve nasıl hesaplandığı belirtilmedi. Dolayısıyla 2 trilyon doları aşan değer, bağımsız olarak doğrulanmış bir yatırım büyüklüğü değil, Rızai’nin açıklamasında yer alan bir iddia niteliği taşıyor.
ABD-İran geriliminde dijital altyapı güvenliği öne çıkıyor
Veri merkezleri, bulut bilişim sistemleri, iletişim ağları ve yapay zeka altyapısı, dijital ekonominin işleyişinde kritik rol oynuyor. Bu sistemlerde yaşanabilecek kesintiler, teknoloji şirketlerinin yanı sıra söz konusu altyapıyı kullanan işletmeleri ve hizmet sağlayıcılarını da etkileyebiliyor.
İranlı yetkilinin bu tesisleri olası hedefler arasında göstermesi, ABD ile İran arasındaki gerilimin ekonomik ve dijital altyapı güvenliğine ilişkin risklerini yeniden gündeme taşıdı.
Hürmüz Boğazı’ndaki petrol taşımacılığına ilişkin suçlamalarla başlayan açıklamaların teknoloji tesislerine yönelik tehditlerle genişlemesi, bölgedeki askeri gerilimin olası ekonomik sonuçlarına ilişkin endişeleri artırabilecek bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
Rızai’nin petrol kaçakçılığı, küçük teknelere yönelik saldırılar ve 2 trilyon doları aşan teknoloji altyapısına ilişkin açıklamalarının bağımsız doğrulamaya ihtiyaç duyduğu belirtilmeli.