SON DAKİKA
Hava Durumu

#Husiler

Ekometre - Husiler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Husiler haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Kızıldeniz’de kriz büyüyor Babülmendep tehlikede Haber

Kızıldeniz’de kriz büyüyor Babülmendep tehlikede

Kritik deniz geçişinin güvenliğiyle ilgili endişeler artarken, bölgedeki çatışmaların yeniden geniş çaplı savaşa dönüşmesinden korkuluyor. Yemen’de Husiler ile uluslararası alanda tanınan hükümet güçleri arasındaki çatışmalar, ülkenin batı kıyısında yeniden şiddetlendi. Husilerin stratejik Kızıldeniz liman kenti el-Muha’yı ele geçirmesi, ardından Babülmendep Boğazı’na doğru ilerlemesi, bölgedeki askeri dengeleri değiştirdi. Babülmendep, Kızıldeniz’i Aden Körfezi ve Hint Okyanusu’na bağlayan kritik deniz geçişlerinden biri. Boğaz çevresindeki güvenlik risklerinin artması, yalnızca Yemen’deki çatışmanın taraflarını değil, küresel ticaret ve enerji taşımacılığını da doğrudan ilgilendiriyor. Husiler Babülmendep’e ilerliyor Husilerin son operasyonları, Yemen’in batı kıyısındaki kontrol alanlarını genişletme hedefinin önemli bir parçası olarak değerlendiriliyor. Reuters, Husilerin el-Muha kentini ele geçirmesinin ardından Babülmendep’e yaklaşmasının, Kızıldeniz ile Aden Körfezi arasındaki kritik deniz hattı üzerindeki baskıyı artırdığını bildirdi. Husilerin Haniş Adaları yönünde de ilerlediği aktarılırken, Yemen hükümeti karşı operasyon hazırlığı yapıyor. Husilerin ilerleyişi, 2022’de Birleşmiş Milletler arabuluculuğunda sağlanan ateşkesin ardından ülkede yaşanan en ciddi askeri tırmanışlardan biri olarak değerlendiriliyor. El-Muha’nın kontrolü kritik dönüm noktası Kızıldeniz kıyısındaki el-Muha, Babülmendep’e yakınlığı nedeniyle stratejik önem taşıyor. Husilerin kenti ele geçirmesiyle birlikte grubun Kızıldeniz kıyısındaki hareket alanı genişlerken, Babülmendep’e yönelik askeri baskının da arttığı belirtiliyor. Yemen hükümetine bağlı güçlerin ise bazı bölgelerden geri çekilerek yeniden konuşlanmaya çalıştığı bildiriliyor. Husilerin ilerleyişinin bir sonraki hedefleri arasında Babülmendep çevresindeki Dhubab ve Perim Adası bulunuyor. Perim Adası, boğazın ortasında yer alması nedeniyle deniz trafiğinin kontrolü açısından stratejik öneme sahip. Zukur Adası konusunda belirsizlik sürüyor Yerel kaynaklar ve bazı medya kuruluşları adanın Husilerin kontrolüne geçtiğini öne sürerken, bu bilginin tüm taraflarca resmen doğrulandığı söylenemiyor. Daha önce Yemen ordusu, Husi unsurlarının Zukur ve Haniş adalarına yaklaşmaya çalıştığını ve patlayıcı yüklü teknelerin engellendiğini açıklamıştı. Bu nedenle adanın kesin kontrol durumunun sahadaki gelişmelerle birlikte netleşmesi bekleniyor. Yemen hükümeti karşı operasyon hazırlığında Husilerin batı kıyısındaki ilerleyişi karşısında Yemen hükümeti güçlerini yeniden konumlandırıyor. Yemen hükümetine bağlı güçlerin el-Muha ve çevresindeki bazı bölgelerden geri çekilmesinin ardından karşı operasyon hazırlıkları gündeme geldi. Suudi Arabistan da Husi hedeflerine yönelik hava saldırılarını artırdı. Husiler ise operasyonlarının Yemen egemenliğini korumaya yönelik olduğunu savunurken, uluslararası deniz seyrüseferinin güvenli olduğunu ileri sürüyor. Ancak grup, Suudi gemilerine yönelik deniz ablukasının devam ettiğini bildiriyor. Karşılıklı saldırılar çatışmayı büyütüyor Sahadaki gelişmeler yalnızca batı kıyısıyla sınırlı kalmıyor. Husiler, Suudi Arabistan'ın Yemen'deki hedeflere yönelik hava saldırılarının arttığını belirtirken, Riyad da Husi saldırılarının Suudi Arabistan'daki enerji altyapısını ve çeşitli kentleri hedef aldığını açıklıyor. Son günlerdeki karşılıklı saldırılar, Yemen'deki çatışmanın yeniden ülke sınırlarını aşan daha geniş bir bölgesel krize dönüşebileceği endişelerini artırıyor. “Babülmendep yalnızca Yemen meselesi değil” Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi, Babülmendep çevresindeki gelişmelerin yalnızca Yemen'in iç meselesi olarak değerlendirilemeyeceğini vurguladı. El-Alimi, boğazın Kızıldeniz, Süveyş Kanalı ve Hint Okyanusu arasındaki bağlantıyı sağlaması nedeniyle buradaki güvenlik risklerinin doğrudan uluslararası ticareti etkileyebileceğini belirtti. Uluslararası toplumdan Yemen kıyılarındaki devlet kontrolünün yeniden sağlanmasına destek verilmesini istedi. BM’ye acil çağrı Yemen Dışişleri Bakanı Afrah ez-Zube de Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne çağrıda bulunarak Husilerin batı kıyısındaki ilerleyişine karşı uluslararası toplumun daha güçlü bir tutum almasını istedi. Yemen yönetimi, çatışmaların siviller açısından yeni bir insani krize yol açabileceği uyarısında bulunurken, Husi güçlerinin İran'dan aldığı destek ve silah akışının kesilmesini talep ediyor. Birleşmiş Milletler Yemen Özel Temsilcisi Hans Grundberg de çatışmaların yeniden tırmanmasının siviller açısından ağır sonuçlar doğurabileceği konusunda uyarıda bulundu. Küresel ticaret için kritik hat Babülmendep Boğazı'nın önemi, Yemen'deki çatışmanın çok ötesine uzanıyor. Kızıldeniz üzerinden Süveyş Kanalı'na ulaşan deniz yolu, Asya ile Avrupa arasındaki ticaret açısından kritik güzergâhlardan biri. Boğaz çevresinde güvenliğin bozulması halinde gemilerin daha uzun alternatif rotalara yönelmesi, taşımacılık süreleri ve maliyetleri üzerinde baskı oluşturabilir. Husilerin Babülmendep'e doğru ilerleyişi, özellikle daha önce Kızıldeniz'deki Husi saldırıları nedeniyle zaten baskı altında bulunan deniz ticaretinin yeniden ciddi bir güvenlik sorunuyla karşı karşıya kalabileceği endişesini artırıyor. Reuters, gelişmelerin enerji arzı ve küresel deniz ticareti açısından da risk taşıdığına dikkat çekiyor. 2022 ateşkesi yeniden tehlikede Yemen'de 2022'de sağlanan ateşkes, ülke genelindeki büyük çaplı çatışmaları önemli ölçüde azaltmıştı. Ancak son aylarda yeniden başlayan çatışmalar, bu kırılgan dengeleri bozdu. Husilerin batı kıyısında elde ettiği yeni kazanımlar, hükümet güçlerinin karşı operasyon hazırlıkları ve Suudi Arabistan'ın müdahalesi, Yemen'de savaşın yeniden geniş çaplı hale gelmesi riskini artırıyor. Babülmendep çevresindeki askeri hareketliliğin devam etmesi halinde Yemen'deki iç savaşın yanı sıra Kızıldeniz ticaretinin güvenliği, enerji taşımacılığı ve küresel tedarik zincirleri üzerindeki baskının da artması bekleniyor.

Petrol 90 dolara dayandı arz riski büyüyor Haber

Petrol 90 dolara dayandı arz riski büyüyor

ABD Enerji Enformasyon İdaresi (EIA), Orta Doğu’daki üretim kayıplarının 2027 sonuna kadar devam edebileceği uyarısında bulundu. Petrol piyasasında jeopolitik risklerin yeniden öne çıkmasıyla yükseliş hız kazandı. Brent petrolün varil fiyatı çarşamba günü yüzde 0,84 artışla 89,66 dolara yükselirken, ABD Batı Teksas türü ham petrolün (WTI) fiyatı da yüzde 0,87 artarak 83,92 dolara çıktı. Petrol fiyatları pazartesi günü yaklaşık yüzde 5 yükselmiş, salı günü de artışını sürdürerek 31 Temmuz’dan bu yana en yüksek kapanışını gerçekleştirmişti. Hürmüz’de trafik savaş öncesinin çok altında Petrol piyasasının yakından izlediği Hürmüz Boğazı’ndaki gemi trafiği düşük seviyesini koruyor. Reuters verilerine göre salı günü boğazdan yalnızca 8 gemi geçti. Savaş öncesinde günlük gemi geçişleri 125-140 seviyesindeydi. Bu tablo, kritik su yolundaki ticari trafiğin normal seviyelerin çok altında kaldığını gösteriyor. İran’ın Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması için ABD’nin belirli koşulları kabul etmesini şart koşması da piyasadaki arz endişelerini canlı tutuyor. Babülmendep’te de risk yükseldi Hürmüz Boğazı’nın yanı sıra Kızıldeniz’in girişindeki Babülmendep Boğazı da petrol piyasasının gündeminde. ABD ve Yemen’deki İran destekli Husiler tarafından salı günü iki kritik deniz geçişi çevresinde ayrı gemi saldırıları bildirildi. Gelişmeler, tanker taşımacılığı ve enerji sevkiyatının güvenliği üzerindeki baskıyı artırıyor. Hürmüz ve Babülmendep’teki risklerin aynı dönemde yükselmesi, petrol taşımacılığında sigorta ve navlun maliyetlerinin yanı sıra teslimat sürelerine ilişkin belirsizlikleri de artırıyor. ABD petrol stoklarında sürpriz artış Petrol fiyatlarındaki yükselişi sınırlayabilecek gelişme ise ABD ham petrol stoklarından geldi. Amerikan Petrol Enstitüsü (API) verilerine göre, 7 Ağustos’ta sona eren haftada ABD’nin ham petrol stokları yaklaşık 9,1 milyon varil arttı. Aynı dönemde benzin stokları 1,5 milyon varil, damıtılmış ürün stokları ise 596 bin varil azaldı. Ham petrol stoklarındaki artışın beklentilerin oldukça üzerinde gerçekleşmesi, ABD’de arz sıkışıklığına ilişkin endişeleri bir miktar azaltabilecek bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Resmi stok verileri ise ABD Enerji Enformasyon İdaresi tarafından açıklanacak. EIA: Üretim kaybı 2027 sonuna uzayabilir ABD Enerji Enformasyon İdaresi, Orta Doğu’daki enerji arzına ilişkin görünümde risklerin sürdüğüne dikkat çekti. EIA’nın ağustos ayı değerlendirmesine göre, temmuz ayında Orta Doğu’da yaklaşık 5,5 milyon varil/günlük petrol üretimi devre dışı kaldı. Bu miktar küresel petrol tüketiminin yüzde 5’inden fazlasına karşılık geliyor. Kurum, Hürmüz Boğazı’ndaki sevkiyatların ağustos boyunca ciddi ölçüde sınırlı kalmasını beklerken, geçişlerin eylülden itibaren kademeli olarak artacağını öngörüyor. Ancak ticaret yolları ve üretim büyük ölçüde 2027 başında normale dönse bile, yaklaşık 600 bin varil/günlük Orta Doğu petrol üretiminin 2027 sonuna kadar devre dışı kalabileceği tahmin ediliyor. EIA petrol fiyatı tahminini yükseltti Arz kaybına ilişkin beklentiler EIA’nın petrol fiyat tahminlerine de yansıdı. Kurum, Brent petrolün 2026 yılı ortalama fiyat tahminini 86,81 dolara yükseltti. Önceki tahmin 82 doların altındaydı. WTI için 2026 ortalama fiyat beklentisi ise 80,88 dolar olarak açıklandı. EIA, 2027 yılında fiyatların gerilemesini beklemekle birlikte, Orta Doğu’daki üretim kayıplarının daha uzun sürmesi nedeniyle önceki tahminine göre daha sınırlı bir düşüş öngörüyor. Petrol piyasasında gözler Hürmüz’de Petrol fiyatlarının kısa vadeli yönünde ABD-İran görüşmelerinin seyri, Hürmüz Boğazı’ndaki gemi trafiği ve bölgedeki saldırıların devam edip etmeyeceği belirleyici olacak. ABD petrol stoklarındaki artış fiyatlar üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturabilecek bir unsur olarak öne çıkarken, Orta Doğu’daki üretim ve sevkiyat kayıplarının uzaması petrol piyasasında arz riskini canlı tutuyor. Brent petrolün 90 dolar sınırına yaklaşması, piyasaların jeopolitik riskleri yeniden daha yüksek bir fiyat primiyle fiyatlamaya başladığına işaret ediyor.

ABD, Husilerin 14 füze rampasını vurdu Haber

ABD, Husilerin 14 füze rampasını vurdu

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (Centom), son günlerde Kızıldeniz'deki eylemleriyle gündemden düşmeyen gruba karşı saldırı yapıldığını duyurdu. ABD yaklaşık bir haftalık bir süre içinde dördüncü kez Husi hedeflerini vurmuş oldu. Açıklamada, "Kızıldeniz'de seyrüsefer serbestisini korumaya ve ABD ve ortak deniz trafiğine yönelik saldırıları önlemeye entom güçleri Yemen'de İran yanlısı Husilerin kontrolündeki bölgelerde ateşlenmeye hazır olan 14 füze rampasını vurdu" ifadesi kullanıldı. Vurulan füzelerin bölgedeki ticaret gemileri ve ABD Donanmasına ait gemiler için ciddi tehdit oluşturduğu belirtilen açıklamada, füzelerin herhangi bir zamanda ateşlenebileceğine işaret edildi. Açıklamada, saldırıların, Husilerin Kızıldeniz, Bab'ül Mendeb Boğazı ve Aden Körfezi'ndeki uluslararası ve ticari nakliyeye yönelik "pervasız saldırılarını sürdürme yeteneklerini" zayıflatacağı aktarıldı. "Husilerin terörist eylemleri nakliye yollarını bozmaya devam ediyor" Centom Komutanı General Michael Erik Kurilla, "İran destekli Husi teröristlerinin eylemleri, uluslararası denizcileri tehlikeye atmaya ve Güney Kızıldeniz ve bitişik su yollarındaki ticari nakliye yollarını bozmaya devam ediyor" dedi. ABD saldırıları, Husilerin, Aden Körfezi'ndeki Amerikan gemisi "Ginco Picardie"yi "bir dizi uygun deniz füzesiyle doğrudan vurarak" hedef aldığını duyurmasının ardından geldi. Çarşamba gününü yüzde 0,5 düşüşle kapatan Brent petrol yüzde 0,3 yükselişle tekrar 78 doların üzerinde alıcı buldu. Öte yandan İran-Pakistan gerilimi çatışmaların yayılması endişelerini artırıyor. Kızıldeniz'deki olaylar 31 Ekim'de başladı İran'ın desteklediği Yemen'deki Husiler, İsrail'in Gazze'deki saldırılarına tepki gerekçesiyle 31 Ekim'de Yemen açıklarında İsrailli şirketlere bağlı olduğunu belirttikleri ticari gemilere el koymaya, bazılarına da dron ve füzelerle saldırılar düzenlemeye başladı. ABD güçleri, bu süreçte birçok kez Yemen'den atılan füze ve kamikaze dronları düşürdüğünü belirtti. Husilerin eylemlerinin ardından çok sayıda gemicilik şirketi, Kızıldeniz'deki seferlerini durdurma kararı aldı. ABD, küresel deniz ticareti güvenliğinin tehlikeye girdiği gerekçesiyle 18 Aralık'ta bir grup ülkenin katılımıyla Husi güçlere karşı "Refah Muhafızı Operasyonu" adında çok uluslu "deniz görev gücü" oluşturulduğunu açıkladı. Kızıldeniz'de 31 Aralık'ta İsrail ile bağlantılı gemiyi ele geçirmeye çalışan Husilere ait 3 sürat teknesi, ABD helikopterleri tarafından ateş altına alındı. Husiler, 10 Ocak'ta İsrail'e destek olduğu gerekçesiyle Kızıldeniz'de ABD'ye ait bir geminin füze ve kamikaze dronlarla hedef alındığını duyurdu. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, 11 Ocak'ta ABD ve Japonya tarafından sunulan, Husilerin Kızıldeniz'deki saldırılarının acilen sonlandırılmasının talep edildiği kararı kabul etti. Küresel ticaretin yaklaşık yüzde 12'si Akdeniz'i Kızıldeniz'e bağlayarak Avrupa ile Asya arasındaki en kısa rotayı sunan Süveyş Kanalı üzerinden yapılıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.