SON DAKİKA
Hava Durumu

#Husiler

Ekometre - Husiler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Husiler haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Orta Doğu diplomasisi Brent petrolü geriletti Haber

Orta Doğu diplomasisi Brent petrolü geriletti

Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan’ın Tahran’da yürüttüğü görüşmeler arz endişelerini hafifletirken Hürmüz Boğazı’ndaki saldırılar ve Suudi Arabistan’a yönelik güvenlik tehditleri fiyatlardaki düşüşü sınırlıyor. Petrol piyasalarında diplomatik çözüm beklentisi ile devam eden askeri gerilim aynı anda fiyatlanıyor. Brent petrolün altı ayın zirvelerinden geri çekilmesine rağmen yüksek seviyelerde kalması, küresel enerji arzına yönelik risklerin henüz ortadan kalkmadığını gösteriyor. Brent petrol 114,65 dolara geriledi Petrol fiyatları, Orta Doğu’da diplomatik çözüm ihtimalinin güçlenmesiyle aşağı yönlü hareket etti. Brent petrol vadeli işlemleri yüzde 1 düşüşle varil başına 114,65 dolara gerilerken ABD Batı Teksas Tipi (WTI) ham petrolünün fiyatı yüzde 1,05 kayıpla 100 dolar seviyesine indi. Geçen hafta yaklaşık altı ayın zirvesine çıkan petrol fiyatlarında, diplomatik temasların ardından savaş kaynaklı risk priminin bir bölümü geri verildi. Ancak Suudi Arabistan’a yönelik saldırıların devam etmesi, fiyatlardaki düşüşün daha belirgin hale gelmesini engelliyor. Petrol fiyatları neden düşüyor? Petrol piyasasındaki son geri çekilmenin temelinde, Orta Doğu’daki çatışmaların sona erdirilebileceğine ilişkin diplomatik beklentilerin güçlenmesi bulunuyor. Bölgesel gerilimin kontrol altına alınması halinde enerji üretimi ve sevkiyatında yeni kesintiler yaşanacağına yönelik endişelerin azalabileceği değerlendiriliyor. Bu beklenti, geçen hafta hızla yükselen savaş risk priminin bir bölümünün fiyatlardan çıkmasına neden oldu. Bununla birlikte petrol fiyatlarının yüksek seviyelerde kalması, yatırımcıların kalıcı bir çözüm ihtimalini henüz kesinleşmiş bir gelişme olarak değerlendirmediğine işaret ediyor. Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan Tahran’da görüştü Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan’dan üst düzey temsilciler pazartesi günü Tahran’da İranlı yetkililerle bir araya geldi. Görüşmelerde, Orta Doğu’daki askeri gerilimin yeniden tırmanmasını önleyecek iletişim ve müzakere kanallarının oluşturulması amaçlandı. Tarafların barış ve güvenlik konularındaki görüşmeleri sürdürme konusunda mutabık kalması, petrol piyasasında diplomatik çözüm beklentisini güçlendirdi. Temaslar, bölgesel çatışmanın başlamasından bu yana gerçekleştirilen önemli doğrudan görüşmeler arasında öne çıktı. Diplomasi petrol fiyatlarındaki savaş primini düşürüyor Diplomatik temasların sonuç vermesi halinde petrol arzına ilişkin olumsuz senaryoların gerçekleşme ihtimali azalabilir. Özellikle Suudi Arabistan’daki enerji altyapısına yönelik saldırıların sona ermesi ve Hürmüz Boğazı çevresindeki gemi trafiğinin normalleşmesi, petrol fiyatlarındaki risk priminin daha da gerilemesini sağlayabilir. Ancak mevcut görüşmeler henüz kalıcı bir ateşkes veya kapsamlı bir anlaşmayla sonuçlanmadı. Bu nedenle fiyatlardaki düşüş, kesinleşmiş bir arz rahatlamasından ziyade diplomatik çözüm ihtimalinin piyasa beklentilerine yansıması olarak değerlendiriliyor. Suudi Arabistan’a yönelik saldırılar fiyatları baskılıyor Diplomatik temaslara rağmen Suudi Arabistan’a yönelik saldırılar sona ermiş değil. İran destekli Husiler, son saldırı dalgasında Suudi Arabistan’ın enerji altyapısını ve ulaşım noktalarını hedef aldıklarını açıkladı. Suudi yetkililer ise bazı füze ve insansız hava araçlarının engellendiğini bildirdi. Bölgedeki güvenlik riskinin sürmesi, petrol fiyatlarında diplomatik iyimserliğin daha sert bir düşüşe dönüşmesini engelleyen unsurlar arasında yer alıyor. Hürmüz Boğazı’nda ekim ayında saldırı rekoru Küresel enerji ticaretinin kritik geçiş noktalarından Hürmüz Boğazı, petrol piyasasının yakından izlediği başlıca risk alanlarından biri olmaya devam ediyor. Deniz güvenliği olaylarını 2017’den bu yana takip eden verilere göre ekim ayı, Hürmüz Boğazı ve çevresindeki ticari gemilere yönelik saldırıların yoğunluğu açısından kayıtlardaki en hareketli dönem oldu. Ekim ayında bölgede 28 teyitli veya bildirilen saldırı kaydedildi. Şubat ayının sonundan bu yana toplam saldırı sayısının ise 100’ü aştığı belirtiliyor. Hürmüz Boğazı’nın küresel petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ticaretindeki stratejik konumu, bölgedeki güvenlik risklerini enerji fiyatları açısından önemli hale getiriyor. Ticari gemilere yönelik saldırılar, doğrudan arz kesintisi yaşanmasa bile navlun, sigorta ve taşıma maliyetlerini artırarak petrol fiyatları üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturabiliyor. Brent petrol geçen hafta 117 doları aştı İran ile bağlantılı saldırıların tanker trafiğine yönelik riskleri artırmasıyla Brent petrol geçen hafta 117 doların üzerine çıktı ve nisan ayından bu yana en yüksek seviyesini gördü. Pazartesi günü fiyatların yeniden 117 dolara yaklaşmasının ardından diplomatik temasların güçlenmesiyle geri çekilme yaşandı. Buna rağmen Brent petrolün 114 doların üzerinde kalması, bölgedeki arz güvenliği risklerinin fiyatlamadan tamamen çıkmadığını ortaya koyuyor. Rus rafinerilerinde dizel üretimi artıyor Petrol ürünleri piyasasında arzı destekleyebilecek gelişmelerden biri de Rusya’dan geldi. Rus rafinerileri ekim ayında dizel üretimini artırırken hükümetin ABD ile yapılan tedarik anlaşmasının ardından uygulamaya aldığı ihracat kotaları bu artışta etkili oldu. Ayın başında günlük yaklaşık 160 bin tona kadar gerileyen dizel üretiminin, kotaların verilmesinin ardından 180 bin tona doğru yükseldiği belirtiliyor. Rusya’nın ABD’ye ilk dizel sevkiyatının da yola çıktığı ve yeni teslimatların devam etmesinin planlandığı aktarılıyor. Rusya’daki üretim artışı küresel dizel arzına destek sağlayabilecek olsa da Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmeler ham petrol piyasasının yönü üzerinde belirleyici olmaya devam ediyor. Brent petrol fiyatlarında düşüş sürecek mi? Brent petrolün önümüzdeki dönemdeki seyri, büyük ölçüde Tahran’daki diplomatik görüşmelerin somut sonuçlar verip vermeyeceğine bağlı olacak. Görüşmelerin ateşkes veya saldırıların azaltılması yönünde ilerlemesi halinde savaş kaynaklı risk priminin bir bölümü daha fiyatlardan çıkabilir. Buna karşılık Suudi Arabistan’ın enerji tesislerine veya Hürmüz Boğazı’ndaki ticari gemilere yönelik yeni saldırılar, petrol fiyatlarını yeniden yukarı taşıyabilir. Bu nedenle petrol piyasasında kısa vadeli görünüm, diplomatik çözüm beklentisi ile küresel enerji arzına yönelik güvenlik riskleri arasındaki denge tarafından şekilleniyor.

Petrol fiyatları 101 doları aştı Haber

Petrol fiyatları 101 doları aştı

Petrol piyasasında gözler yeniden Ortadoğu’daki gelişmelere çevrildi. Hürmüz Boğazı’nda tankerleri hedef alan saldırıların artması ve Suudi Arabistan liderliğindeki koalisyon ile Husiler arasındaki çatışmalar, enerji arzının güvenliğine ilişkin endişeleri güçlendirdi. Brent petrol çarşamba günü varil başına 101 doların üzerine çıkarak önceki seansta elde ettiği kazanımları genişletti. Ham petrolün varil fiyatı da 90 doların üzerine yükselerek beş haftanın en düşük seviyelerinden toparlandı. Petrol fiyatlarındaki yükselişte Ortadoğu’daki enerji akışlarına yönelik riskler belirleyici olurken, artan enflasyon baskıları ve faiz artırımı endişeleri de piyasanın gündemindeki yerini korudu. Hürmüz Boğazı’nda risk yükseldi İran’ın son günlerde Hürmüz Boğazı’ndan geçen tankerlere yönelik saldırılarını yoğunlaştırdığı bildirildi. İngiltere Deniz Ticaret Operasyonları, ekim ayında şimdiye kadar 9 olay kaydetti. Ortadoğu’daki enerji akışlarına yönelik devam eden riskler, bölgeden arzın artırılabileceğine ilişkin işaretlerin piyasa üzerindeki etkisini sınırladı. Buna karşın tankerlerin Hürmüz Boğazı’ndan geçişlerini sürdürdüğü belirtildi. Suudi Arabistan’da petrol akışı toparlanıyor Suudi Arabistan’ın Doğu-Batı Petrol Boru Hattı’ndaki ham petrol pompalama kapasitesi günlük 5,8 milyon varile çıkarıldı. Basra Körfezi kaynaklı enerji akışlarında toparlanma işaretleri görülmesine rağmen petrol fiyatları hafta boyunca yüksek seviyelerini korudu. Suudi Arabistan liderliğindeki koalisyon ise Husilerin Suudi Arabistan’daki Khamis Mushait yönüne fırlattığı bir balistik füzenin önlenerek imha edildiğini açıkladı. Yakıt piyasasında arz baskısı artıyor Ortadoğu’daki saldırılar, bölgesel enerji sevkiyatlarında toparlanma görülmesine rağmen piyasalardaki arz risklerinin yüksek kalmasına neden oluyor. Rusya’nın dizel ihracatına yönelik kısıtlamaları ve rafinerilerde yaşanan aksaklıklar da yakıt piyasasındaki arzı sıkılaştıran unsurlar arasında yer alıyor. Çin’in ekim ayında yakıt ihracatının bir bölümünü askıya aldığına ilişkin haberler de piyasadaki arz baskısını artırdı. G7 ülkelerinin acil durum ham petrol ve dizel rezervlerini piyasaya sürme planının ise petrol ve yakıt piyasalarında kısmi bir rahatlama sağlayabileceği değerlendiriliyor. EIA fiyat beklentilerini yükseltti ABD Enerji Enformasyon İdaresi (EIA), küresel petrol stoklarındaki hızlı düşüş ve arz risklerini gerekçe göstererek 2026 ve 2027 yıllarına ilişkin petrol fiyat tahminlerini yükseltti. EIA verilerine göre, 25 Eylül itibarıyla ABD’de benzin stokları beş yıllık ortalamanın yüzde 7 altında bulunuyor. Aynı dönemde rafineri kullanım oranı yüzde 92,5 seviyesinde gerçekleşti. Petrol piyasasında fiyatların yönü açısından bundan sonraki süreçte Ortadoğu’daki güvenlik gelişmeleri, enerji sevkiyatlarının seyri ve küresel arz koşulları yakından izlenecek.

Husilerden yeni saldırı tehdidi Haber

Husilerden yeni saldırı tehdidi

İran destekli Husiler, Suudi Arabistan’ın milli petrol şirketi Aramco’nun Riyad ve Hureys bölgesindeki tesislerini balistik füzeler ve insansız hava araçlarıyla hedef aldıklarını açıkladı. Yemen’in uluslararası tanınan hükümeti ise Husilerin kontrolündeki bölgeleri geri almak amacıyla geniş kapsamlı askeri operasyon başlattığını duyurdu. Husiler Aramco tesislerini hedef aldıklarını açıkladı Husilerin askeri sözcüsü Yahya Seri, Suudi Arabistan’a yönelik saldırılara ilişkin açıklamasında Riyad ve Hureys bölgesindeki Aramco tesislerinin balistik füzeler ve İHA’larla hedef alındığını bildirdi. Seri, saldırıların ardından tesislerde yangın çıktığını öne sürdü. Husiler, saldırıların Yemen’de kendilerine yönelik gerçekleştirildiğini belirttikleri hava ve füze saldırılarına karşılık olduğunu savundu. Reuters’a göre Riyad’daki Aramco tesisinin yakınlarında yoğun duman ve yangın görüldüğüne ilişkin görgü tanığı bilgisi bulunurken, Suudi Arabistan makamları ve Aramco saldırının gerçekleştiğini veya tesislerde hasar meydana geldiğini doğrulamadı. Husiler 50 saldırı düzenlendiğini öne sürdü Yahya Seri, Suudi Arabistan’ın son 12 saat içerisinde Yemen’de Husilerin kontrolündeki Sana, El-Cevf, Taiz, Hacce ve Sada bölgelerine yaklaşık 50 hava ve füze saldırısı düzenlediğini iddia etti. Husiler, saldırıların ardından Suudi Arabistan’daki enerji altyapısını hedef almaya devam edecekleri mesajını verdi. Ancak söz konusu saldırı sayısına ilişkin bağımsız bir doğrulama bulunmuyor. Yemen hükümeti geniş kapsamlı operasyon başlattı Husilerin Aramco tesislerine yönelik saldırı açıklamasının ardından Yemen’in uluslararası tanınan hükümeti de askeri operasyon başlattığını duyurdu. Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad Muhammed el-Alimi, televizyondan yaptığı açıklamada, ülke topraklarının Husilerin kontrolündeki kesimlerinin geri alınması ve devlet otoritesinin yeniden tesis edilmesi amacıyla askeri operasyonların başlatıldığını açıkladı. El-Alimi, operasyonun gerilimi azaltmaya yönelik girişimlerin sonuçsuz kalmasının ardından başlatıldığını belirterek, silahlı kuvvetler ve güvenlik birimlerine verilen görevlerin yerine getirilmesi talimatını verdi. Taiz çevresinde çatışmalar yoğunlaşıyor Yemen’deki çatışmalar özellikle stratejik öneme sahip Taiz bölgesinde de yoğunlaşmış durumda. Yemen hükümetine bağlı güçler, 2 Ekim’de Taiz vilayetinde Husilere ait mevziler, personel, araçlar ve askeri ekipmanlara yönelik 20 hava saldırısı düzenlendiğini açıklamıştı. Bölgede çatışmaların yeniden şiddetlenmesi, Kızıldeniz ve Bab el-Mendeb hattındaki deniz ulaşımı açısından da risk oluşturuyor. Hedefte enerji altyapısı ve deniz ticareti var Husilerin Suudi Arabistan’daki petrol tesislerine yönelik saldırı iddiaları, Yemen’deki çatışmanın enerji piyasaları üzerindeki etkisini yeniden gündeme getirdi. Reuters, bölgedeki saldırıların Suudi enerji altyapısına yönelik riskleri artırdığını ve Orta Doğu’daki arz güvenliği endişelerinin petrol fiyatları üzerindeki baskıyı sürdürdüğünü bildirdi. Yemen’de hükümet güçlerinin yeni askeri operasyon başlatması ve Husilerin Suudi enerji tesislerini hedef aldıklarını açıklaması, çatışmanın bölgesel boyutunun yeniden genişleyebileceğine işaret ediyor.

Suudi Arabistan'da gerilim tırmanıyor Haber

Suudi Arabistan'da gerilim tırmanıyor

Aramco tesisi ve hava üssü hedef alındı Riyad'ın hava savunması son günlerde çok sayıda saldırıyı önlerken, Mekke çevresinde de bir İHA imha edildi. Suudi Arabistan ile Yemen'deki Husiler arasındaki çatışmalar yeni saldırılarla tırmanıyor. Husiler, Suudi Arabistan'ın batısındaki Yanbu'da bulunan Saudi Aramco tesisini ve ülkenin güneyindeki Hamis Muşayt Hava Üssü'nü füze ve insansız hava araçlarıyla hedef aldıklarını duyurdu. Husilerin askeri sözcüsü Yahya Seri, saldırıların birden fazla balistik füze ve İHA ile gerçekleştirildiğini ileri sürdü. Seri, Yanbu'daki petrol tesisinin doğrudan isabet aldığını iddia ederken, Hamis Muşayt Hava Üssü'ne de çok sayıda balistik füze fırlatıldığını açıkladı. Söz konusu iddialar hakkında Suudi makamlarından saldırının sonuçlarına ilişkin henüz kapsamlı bir doğrulama gelmedi. Mekke yakınlarında İHA önlendi Gerilimin en dikkat çekici gelişmelerinden biri ise Mekke çevresinde yaşandı. Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon, Husiler tarafından gönderildiği belirtilen bir İHA'nın Mekke'nin güneyinde, kentin yasaklı hava sahasına girmeden önce hava savunma sistemleri tarafından tespit edilerek imha edildiğini açıkladı. Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı, Mekke'yi hedef aldığı belirtilen saldırıyı kınarken, ülkenin egemenliği, toprak bütünlüğü ve güvenliğine yönelik desteğin önemini vurguladı. Türkiye Dışişleri Bakanlığı da saldırıyı kınayan bir açıklama yayımladı. Husilerin askeri sözcüsü ise Mekke'yi hedef aldıkları yönündeki suçlamayı reddetti. Husi tarafı, saldırılarında petrol tesisleri ve askeri hedefleri hedef aldıklarını savundu. Suudi Arabistan'ın güneyinde 13 kişi yaralanmıştı Son günlerde Suudi Arabistan'ın Hamis Muşayt, Abha ve Taif kentlerine yönelik füze ve İHA saldırılarında 13 sivilin yaralandığı, 7 ev ile 2 aracın hasar gördüğü Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon tarafından açıklanmıştı. Saldırılar enerji altyapısını da etkiliyor. Suudi Arabistan'ın Doğu-Batı petrol boru hattı, 10 Eylül'de İHA saldırılarının hedefi olmuş, hattın bir bölümü tedbir amacıyla kapatılmıştı. Saldırıda yaralanmalar meydana geldiği açıklanmıştı. Petrol piyasası da yakından izliyor Suudi Arabistan'a yönelik saldırılar, enerji piyasalarında arz güvenliği endişelerini artırıyor. Reuters'a göre Doğu-Batı boru hattındaki hasarın ardından Yanbu'daki petrol yüklemelerinde aksama yaşanırken, Suudi Arabistan arzı desteklemek amacıyla Umman'ın Sohar Limanı açıklarından Asya'ya ilave ham petrol sevkiyatları gerçekleştirmeye başladı. Bölgede çatışmaların genişlemesi, Suudi Arabistan'ın petrol altyapısı ve Kızıldeniz üzerinden gerçekleştirilen enerji sevkiyatları açısından yeni riskler oluşturuyor. ABD de Suudi Arabistan'ın Yemen sınırına yakın bölgelerine yönelik seyahat uyarısını sıkılaştırdı. F-15 iddiası da gündemde Husiler ayrıca 16 Eylül'de Suudi Arabistan'a ait bir F-15 savaş uçağını Yemen'in Marib bölgesinde düşürdüklerini öne sürdü. Husiler, uçağın yerli üretim bir karadan havaya füzeyle vurulduğunu iddia ederken, iddianın bağımsız doğrulaması bulunmuyor. Suudi Arabistan ile Husiler arasındaki karşılıklı saldırılar sürerken, çatışmanın enerji tesisleri, askeri üsler ve kritik altyapıya yayılması bölgedeki güvenlik ve petrol arzı açısından yakından takip ediliyor.

Kızıldeniz’de kriz büyüyor Babülmendep tehlikede Haber

Kızıldeniz’de kriz büyüyor Babülmendep tehlikede

Kritik deniz geçişinin güvenliğiyle ilgili endişeler artarken, bölgedeki çatışmaların yeniden geniş çaplı savaşa dönüşmesinden korkuluyor. Yemen’de Husiler ile uluslararası alanda tanınan hükümet güçleri arasındaki çatışmalar, ülkenin batı kıyısında yeniden şiddetlendi. Husilerin stratejik Kızıldeniz liman kenti el-Muha’yı ele geçirmesi, ardından Babülmendep Boğazı’na doğru ilerlemesi, bölgedeki askeri dengeleri değiştirdi. Babülmendep, Kızıldeniz’i Aden Körfezi ve Hint Okyanusu’na bağlayan kritik deniz geçişlerinden biri. Boğaz çevresindeki güvenlik risklerinin artması, yalnızca Yemen’deki çatışmanın taraflarını değil, küresel ticaret ve enerji taşımacılığını da doğrudan ilgilendiriyor. Husiler Babülmendep’e ilerliyor Husilerin son operasyonları, Yemen’in batı kıyısındaki kontrol alanlarını genişletme hedefinin önemli bir parçası olarak değerlendiriliyor. Reuters, Husilerin el-Muha kentini ele geçirmesinin ardından Babülmendep’e yaklaşmasının, Kızıldeniz ile Aden Körfezi arasındaki kritik deniz hattı üzerindeki baskıyı artırdığını bildirdi. Husilerin Haniş Adaları yönünde de ilerlediği aktarılırken, Yemen hükümeti karşı operasyon hazırlığı yapıyor. Husilerin ilerleyişi, 2022’de Birleşmiş Milletler arabuluculuğunda sağlanan ateşkesin ardından ülkede yaşanan en ciddi askeri tırmanışlardan biri olarak değerlendiriliyor. El-Muha’nın kontrolü kritik dönüm noktası Kızıldeniz kıyısındaki el-Muha, Babülmendep’e yakınlığı nedeniyle stratejik önem taşıyor. Husilerin kenti ele geçirmesiyle birlikte grubun Kızıldeniz kıyısındaki hareket alanı genişlerken, Babülmendep’e yönelik askeri baskının da arttığı belirtiliyor. Yemen hükümetine bağlı güçlerin ise bazı bölgelerden geri çekilerek yeniden konuşlanmaya çalıştığı bildiriliyor. Husilerin ilerleyişinin bir sonraki hedefleri arasında Babülmendep çevresindeki Dhubab ve Perim Adası bulunuyor. Perim Adası, boğazın ortasında yer alması nedeniyle deniz trafiğinin kontrolü açısından stratejik öneme sahip. Zukur Adası konusunda belirsizlik sürüyor Yerel kaynaklar ve bazı medya kuruluşları adanın Husilerin kontrolüne geçtiğini öne sürerken, bu bilginin tüm taraflarca resmen doğrulandığı söylenemiyor. Daha önce Yemen ordusu, Husi unsurlarının Zukur ve Haniş adalarına yaklaşmaya çalıştığını ve patlayıcı yüklü teknelerin engellendiğini açıklamıştı. Bu nedenle adanın kesin kontrol durumunun sahadaki gelişmelerle birlikte netleşmesi bekleniyor. Yemen hükümeti karşı operasyon hazırlığında Husilerin batı kıyısındaki ilerleyişi karşısında Yemen hükümeti güçlerini yeniden konumlandırıyor. Yemen hükümetine bağlı güçlerin el-Muha ve çevresindeki bazı bölgelerden geri çekilmesinin ardından karşı operasyon hazırlıkları gündeme geldi. Suudi Arabistan da Husi hedeflerine yönelik hava saldırılarını artırdı. Husiler ise operasyonlarının Yemen egemenliğini korumaya yönelik olduğunu savunurken, uluslararası deniz seyrüseferinin güvenli olduğunu ileri sürüyor. Ancak grup, Suudi gemilerine yönelik deniz ablukasının devam ettiğini bildiriyor. Karşılıklı saldırılar çatışmayı büyütüyor Sahadaki gelişmeler yalnızca batı kıyısıyla sınırlı kalmıyor. Husiler, Suudi Arabistan'ın Yemen'deki hedeflere yönelik hava saldırılarının arttığını belirtirken, Riyad da Husi saldırılarının Suudi Arabistan'daki enerji altyapısını ve çeşitli kentleri hedef aldığını açıklıyor. Son günlerdeki karşılıklı saldırılar, Yemen'deki çatışmanın yeniden ülke sınırlarını aşan daha geniş bir bölgesel krize dönüşebileceği endişelerini artırıyor. “Babülmendep yalnızca Yemen meselesi değil” Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi, Babülmendep çevresindeki gelişmelerin yalnızca Yemen'in iç meselesi olarak değerlendirilemeyeceğini vurguladı. El-Alimi, boğazın Kızıldeniz, Süveyş Kanalı ve Hint Okyanusu arasındaki bağlantıyı sağlaması nedeniyle buradaki güvenlik risklerinin doğrudan uluslararası ticareti etkileyebileceğini belirtti. Uluslararası toplumdan Yemen kıyılarındaki devlet kontrolünün yeniden sağlanmasına destek verilmesini istedi. BM’ye acil çağrı Yemen Dışişleri Bakanı Afrah ez-Zube de Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne çağrıda bulunarak Husilerin batı kıyısındaki ilerleyişine karşı uluslararası toplumun daha güçlü bir tutum almasını istedi. Yemen yönetimi, çatışmaların siviller açısından yeni bir insani krize yol açabileceği uyarısında bulunurken, Husi güçlerinin İran'dan aldığı destek ve silah akışının kesilmesini talep ediyor. Birleşmiş Milletler Yemen Özel Temsilcisi Hans Grundberg de çatışmaların yeniden tırmanmasının siviller açısından ağır sonuçlar doğurabileceği konusunda uyarıda bulundu. Küresel ticaret için kritik hat Babülmendep Boğazı'nın önemi, Yemen'deki çatışmanın çok ötesine uzanıyor. Kızıldeniz üzerinden Süveyş Kanalı'na ulaşan deniz yolu, Asya ile Avrupa arasındaki ticaret açısından kritik güzergâhlardan biri. Boğaz çevresinde güvenliğin bozulması halinde gemilerin daha uzun alternatif rotalara yönelmesi, taşımacılık süreleri ve maliyetleri üzerinde baskı oluşturabilir. Husilerin Babülmendep'e doğru ilerleyişi, özellikle daha önce Kızıldeniz'deki Husi saldırıları nedeniyle zaten baskı altında bulunan deniz ticaretinin yeniden ciddi bir güvenlik sorunuyla karşı karşıya kalabileceği endişesini artırıyor. Reuters, gelişmelerin enerji arzı ve küresel deniz ticareti açısından da risk taşıdığına dikkat çekiyor. 2022 ateşkesi yeniden tehlikede Yemen'de 2022'de sağlanan ateşkes, ülke genelindeki büyük çaplı çatışmaları önemli ölçüde azaltmıştı. Ancak son aylarda yeniden başlayan çatışmalar, bu kırılgan dengeleri bozdu. Husilerin batı kıyısında elde ettiği yeni kazanımlar, hükümet güçlerinin karşı operasyon hazırlıkları ve Suudi Arabistan'ın müdahalesi, Yemen'de savaşın yeniden geniş çaplı hale gelmesi riskini artırıyor. Babülmendep çevresindeki askeri hareketliliğin devam etmesi halinde Yemen'deki iç savaşın yanı sıra Kızıldeniz ticaretinin güvenliği, enerji taşımacılığı ve küresel tedarik zincirleri üzerindeki baskının da artması bekleniyor.

Petrol 90 dolara dayandı arz riski büyüyor Haber

Petrol 90 dolara dayandı arz riski büyüyor

ABD Enerji Enformasyon İdaresi (EIA), Orta Doğu’daki üretim kayıplarının 2027 sonuna kadar devam edebileceği uyarısında bulundu. Petrol piyasasında jeopolitik risklerin yeniden öne çıkmasıyla yükseliş hız kazandı. Brent petrolün varil fiyatı çarşamba günü yüzde 0,84 artışla 89,66 dolara yükselirken, ABD Batı Teksas türü ham petrolün (WTI) fiyatı da yüzde 0,87 artarak 83,92 dolara çıktı. Petrol fiyatları pazartesi günü yaklaşık yüzde 5 yükselmiş, salı günü de artışını sürdürerek 31 Temmuz’dan bu yana en yüksek kapanışını gerçekleştirmişti. Hürmüz’de trafik savaş öncesinin çok altında Petrol piyasasının yakından izlediği Hürmüz Boğazı’ndaki gemi trafiği düşük seviyesini koruyor. Reuters verilerine göre salı günü boğazdan yalnızca 8 gemi geçti. Savaş öncesinde günlük gemi geçişleri 125-140 seviyesindeydi. Bu tablo, kritik su yolundaki ticari trafiğin normal seviyelerin çok altında kaldığını gösteriyor. İran’ın Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması için ABD’nin belirli koşulları kabul etmesini şart koşması da piyasadaki arz endişelerini canlı tutuyor. Babülmendep’te de risk yükseldi Hürmüz Boğazı’nın yanı sıra Kızıldeniz’in girişindeki Babülmendep Boğazı da petrol piyasasının gündeminde. ABD ve Yemen’deki İran destekli Husiler tarafından salı günü iki kritik deniz geçişi çevresinde ayrı gemi saldırıları bildirildi. Gelişmeler, tanker taşımacılığı ve enerji sevkiyatının güvenliği üzerindeki baskıyı artırıyor. Hürmüz ve Babülmendep’teki risklerin aynı dönemde yükselmesi, petrol taşımacılığında sigorta ve navlun maliyetlerinin yanı sıra teslimat sürelerine ilişkin belirsizlikleri de artırıyor. ABD petrol stoklarında sürpriz artış Petrol fiyatlarındaki yükselişi sınırlayabilecek gelişme ise ABD ham petrol stoklarından geldi. Amerikan Petrol Enstitüsü (API) verilerine göre, 7 Ağustos’ta sona eren haftada ABD’nin ham petrol stokları yaklaşık 9,1 milyon varil arttı. Aynı dönemde benzin stokları 1,5 milyon varil, damıtılmış ürün stokları ise 596 bin varil azaldı. Ham petrol stoklarındaki artışın beklentilerin oldukça üzerinde gerçekleşmesi, ABD’de arz sıkışıklığına ilişkin endişeleri bir miktar azaltabilecek bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Resmi stok verileri ise ABD Enerji Enformasyon İdaresi tarafından açıklanacak. EIA: Üretim kaybı 2027 sonuna uzayabilir ABD Enerji Enformasyon İdaresi, Orta Doğu’daki enerji arzına ilişkin görünümde risklerin sürdüğüne dikkat çekti. EIA’nın ağustos ayı değerlendirmesine göre, temmuz ayında Orta Doğu’da yaklaşık 5,5 milyon varil/günlük petrol üretimi devre dışı kaldı. Bu miktar küresel petrol tüketiminin yüzde 5’inden fazlasına karşılık geliyor. Kurum, Hürmüz Boğazı’ndaki sevkiyatların ağustos boyunca ciddi ölçüde sınırlı kalmasını beklerken, geçişlerin eylülden itibaren kademeli olarak artacağını öngörüyor. Ancak ticaret yolları ve üretim büyük ölçüde 2027 başında normale dönse bile, yaklaşık 600 bin varil/günlük Orta Doğu petrol üretiminin 2027 sonuna kadar devre dışı kalabileceği tahmin ediliyor. EIA petrol fiyatı tahminini yükseltti Arz kaybına ilişkin beklentiler EIA’nın petrol fiyat tahminlerine de yansıdı. Kurum, Brent petrolün 2026 yılı ortalama fiyat tahminini 86,81 dolara yükseltti. Önceki tahmin 82 doların altındaydı. WTI için 2026 ortalama fiyat beklentisi ise 80,88 dolar olarak açıklandı. EIA, 2027 yılında fiyatların gerilemesini beklemekle birlikte, Orta Doğu’daki üretim kayıplarının daha uzun sürmesi nedeniyle önceki tahminine göre daha sınırlı bir düşüş öngörüyor. Petrol piyasasında gözler Hürmüz’de Petrol fiyatlarının kısa vadeli yönünde ABD-İran görüşmelerinin seyri, Hürmüz Boğazı’ndaki gemi trafiği ve bölgedeki saldırıların devam edip etmeyeceği belirleyici olacak. ABD petrol stoklarındaki artış fiyatlar üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturabilecek bir unsur olarak öne çıkarken, Orta Doğu’daki üretim ve sevkiyat kayıplarının uzaması petrol piyasasında arz riskini canlı tutuyor. Brent petrolün 90 dolar sınırına yaklaşması, piyasaların jeopolitik riskleri yeniden daha yüksek bir fiyat primiyle fiyatlamaya başladığına işaret ediyor.

ABD, Husilerin 14 füze rampasını vurdu Haber

ABD, Husilerin 14 füze rampasını vurdu

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (Centom), son günlerde Kızıldeniz'deki eylemleriyle gündemden düşmeyen gruba karşı saldırı yapıldığını duyurdu. ABD yaklaşık bir haftalık bir süre içinde dördüncü kez Husi hedeflerini vurmuş oldu. Açıklamada, "Kızıldeniz'de seyrüsefer serbestisini korumaya ve ABD ve ortak deniz trafiğine yönelik saldırıları önlemeye entom güçleri Yemen'de İran yanlısı Husilerin kontrolündeki bölgelerde ateşlenmeye hazır olan 14 füze rampasını vurdu" ifadesi kullanıldı. Vurulan füzelerin bölgedeki ticaret gemileri ve ABD Donanmasına ait gemiler için ciddi tehdit oluşturduğu belirtilen açıklamada, füzelerin herhangi bir zamanda ateşlenebileceğine işaret edildi. Açıklamada, saldırıların, Husilerin Kızıldeniz, Bab'ül Mendeb Boğazı ve Aden Körfezi'ndeki uluslararası ve ticari nakliyeye yönelik "pervasız saldırılarını sürdürme yeteneklerini" zayıflatacağı aktarıldı. "Husilerin terörist eylemleri nakliye yollarını bozmaya devam ediyor" Centom Komutanı General Michael Erik Kurilla, "İran destekli Husi teröristlerinin eylemleri, uluslararası denizcileri tehlikeye atmaya ve Güney Kızıldeniz ve bitişik su yollarındaki ticari nakliye yollarını bozmaya devam ediyor" dedi. ABD saldırıları, Husilerin, Aden Körfezi'ndeki Amerikan gemisi "Ginco Picardie"yi "bir dizi uygun deniz füzesiyle doğrudan vurarak" hedef aldığını duyurmasının ardından geldi. Çarşamba gününü yüzde 0,5 düşüşle kapatan Brent petrol yüzde 0,3 yükselişle tekrar 78 doların üzerinde alıcı buldu. Öte yandan İran-Pakistan gerilimi çatışmaların yayılması endişelerini artırıyor. Kızıldeniz'deki olaylar 31 Ekim'de başladı İran'ın desteklediği Yemen'deki Husiler, İsrail'in Gazze'deki saldırılarına tepki gerekçesiyle 31 Ekim'de Yemen açıklarında İsrailli şirketlere bağlı olduğunu belirttikleri ticari gemilere el koymaya, bazılarına da dron ve füzelerle saldırılar düzenlemeye başladı. ABD güçleri, bu süreçte birçok kez Yemen'den atılan füze ve kamikaze dronları düşürdüğünü belirtti. Husilerin eylemlerinin ardından çok sayıda gemicilik şirketi, Kızıldeniz'deki seferlerini durdurma kararı aldı. ABD, küresel deniz ticareti güvenliğinin tehlikeye girdiği gerekçesiyle 18 Aralık'ta bir grup ülkenin katılımıyla Husi güçlere karşı "Refah Muhafızı Operasyonu" adında çok uluslu "deniz görev gücü" oluşturulduğunu açıkladı. Kızıldeniz'de 31 Aralık'ta İsrail ile bağlantılı gemiyi ele geçirmeye çalışan Husilere ait 3 sürat teknesi, ABD helikopterleri tarafından ateş altına alındı. Husiler, 10 Ocak'ta İsrail'e destek olduğu gerekçesiyle Kızıldeniz'de ABD'ye ait bir geminin füze ve kamikaze dronlarla hedef alındığını duyurdu. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, 11 Ocak'ta ABD ve Japonya tarafından sunulan, Husilerin Kızıldeniz'deki saldırılarının acilen sonlandırılmasının talep edildiği kararı kabul etti. Küresel ticaretin yaklaşık yüzde 12'si Akdeniz'i Kızıldeniz'e bağlayarak Avrupa ile Asya arasındaki en kısa rotayı sunan Süveyş Kanalı üzerinden yapılıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.