SON DAKİKA
Hava Durumu

#Hollanda

Ekometre - Hollanda haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hollanda haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Türk taze inciri dünya pazarlarına uğurlandı Haber

Türk taze inciri dünya pazarlarına uğurlandı

2025 yılında taze incir ihracatından 94 milyon dolar döviz kazanan Türkiye, 2026 yılında 100 milyon dolar ihracat hedefliyor. 2025 yılında Türkiye’nin 20 bin 112 ton taze incir ihracatı karşılığında yüzde 17 artışla 94 milyon dolar döviz getirisi elde ettiğini açıklayan Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık şunları söyledi; “Siyah incir ihracatımız yüzde 22 artışla 76 milyon dolar, sarılop taze incir ihracatımız ise 17 milyon dolar olarak gerçekleşti. Siyah incir ihracatının 22 milyon dolarlık kısmı yüzde 8 artışla Almanya’ya yapıldı, Avusturya yüzde 32 artışla 10 milyon dolarla en fazla ihracat yaptığımız ikinci ülke konumunda, Rusya ise siyah incir ihracatımızda yüzde 249 artışla 8 milyon dolarla üçüncü sıraya yükseldi. İngiltere’ye siyah incir ihracatımız yüzde 44 artışla 8 milyon dolar oldu. Hollanda’ya yüzde 7 artışla 6 milyon dolar ihracat yaptık. Sarılop taze incir ihracatımızda öne çıkan ülkeler; Almanya’ya yüzde 5 artışla 7 milyon dolar, Rusya’ya 4 milyon dolar, Avusturya’ya yüzde 161 artışla 3 milyon dolar ihracat gerçekleştirdik.” Turkish Cargo iş birliği taze incir ihracatını destekleyecek Başkan Balık, “Bu sezon iklim koşullarının üretime olumlu yansımasıyla birlikte rekoltenin geçen yıla göre daha yüksek gerçekleşmesini bekliyoruz. Üretimdeki artışın yanı sıra ürün kalitesinin de ihracat pazarlarının beklentilerini karşılayacak seviyede olacağını öngörüyoruz. Avrupa başta olmak üzere geleneksel pazarlarımızdaki güçlü talebin devam edeceğine inanıyoruz. Bunun yanında Uzak Doğu ve Körfez ülkeleri gibi alternatif pazarlarda da ihracatımızı artırmak için çalışmalarımız sürüyor. Taze incir gibi katma değeri yüksek ve tazeliğin korunmasının büyük önem taşıdığı ürünlerde, TİM ile THY arasında yedinci kez yenilenen Turkish Cargo iş birliği kapsamında sağlanan indirimli hava kargo imkânının 2026 sezonunda ihracatımıza önemli katkı sağlamasını bekliyoruz. Üreticilerimiz, ihracatçılarımız ve tüm sektör paydaşlarımızın iş birliğiyle 2026 sezonunda 100 milyon dolarlık taze incir ihracatı hedefimize ulaşacağımıza inanıyoruz.” dedi.

Otomotiv ihracatı yılın ilk yarısında 20,8 milyar dolara ulaştı Haber

Otomotiv ihracatı yılın ilk yarısında 20,8 milyar dolara ulaştı

Türkiye ihracatında birinci sıradaki yerini güçlü bir şekilde koruyan endüstrinin toplam ihracattan aldığı pay ise yüzde 17,6 olarak gerçekleşti. Yılın ilk altı ayında otomotiv endüstrisi ihracatı yüzde 4,3 artarak 20,8 milyar dolar barajını aştı. OİB Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yazıcı, endüstrinin haziran ayında sergilediği güçlü performansa dikkat çekerek, “Haziran ayında tüm ana ürün gruplarımızda ihracat artışı yaşanırken; Tedarik Endüstrisi, Eşya Taşımaya Mahsus Motorlu Taşıtlar ve Çekiciler gruplarımız çift haneli büyümeler kaydetti. En fazla ihracat yaptığımız ilk 10 pazarın 8’ine yönelik artış grafiğimiz, küresel pazarlardaki rekabetçiliğimizin ve dinamizmimizin sürdüğünü net bir şekilde ortaya koymaktadır” dedi. Tedarik Endüstrisi ihracatı 1 milyar 393 milyon dolar Haziran ayında en büyük ürün grubu olan Tedarik Endüstrisi ihracatı yüzde 18 artış ile 1 milyar 393 milyon dolar olarak gerçekleşti ve otomotiv ihracatında en büyük payı almaya devam etti. Yılın ilk yarısında (Ocak-Haziran dönemi) ise tedarik endüstrisi ihracatı yüzde 5 artarak 8 milyar 86 milyon dolara ulaştı ve toplam otomotiv ihracatından yüzde 39,8 pay aldı. Haziran ayında Binek Otomobiller ihracatı yüzde 2,5 artarak 1 milyar 123 milyon dolar, Eşya Taşımaya Mahsus Motorlu Taşıtlar ihracatı yüzde 15 artışla 721 milyon dolar, Otobüs-Minibüs-Midibüs ihracatı yüzde 6 artışla 311 milyon dolar ve Çekiciler ihracatı yüzde 26 artışla 227 milyon dolar oldu. Tedarik Endüstrisinde en fazla ihracat yapılan ülke Almanya olurken, bu ülkeye ihracat yüzde 23 arttı. Önemli pazarlardan Fransa’ya yüzde 21, ABD’ye yüzde 27, İtalya’ya yüzde 43, Birleşik Krallık’a yüzde 24, Polonya’ya yüzde 23, İspanya’ya yüzde 22 ve Rusya’ya yüzde 33 ihracat artışı yaşandı. Binek otomobillerde en fazla ihracat yapılan ülke olan Fransa’ya ihracat yüzde 7 azalış gösterdi. Önemli pazarlardan İspanya’ya yüzde 39, İtalya’ya yüzde 35, Slovenya’ve yüzde 29, Polonya’ya yüzde 14, Hollanda’ya yüzde 27 ihracat artışı yaşanırken; Almanya’ya yüzde 33, Birleşik Krallık’a yüzde 25, Belçika’ya yüzde 36 ve Yunanistan’a yüzde 32 ihracat düşüşü görüldü. Eşya Taşımaya Mahsus Motorlu Taşıtlarda ise Almanya’ya yüzde 15, Slovenya’ya yüzde 49, Fransa’ya yüzde 25 ihracat artışı kaydedilirken; İspanya’ya yönelik ihracatta yüzde 22 düşüş gerçekleşti. Almanya liderliğini korudu, ilk 10 pazarın 8’i yükseldi Haziran ayında otomotiv sektörü ihracatında yer alan ilk 10 ülkeden 8’ine ihracat artışı kaydedildi. Almanya, 624 milyon dolarlık ihracat rakamı ile en fazla ihracat yapılan ülke konumunu sürdürürken, bu ülkeye yönelik ihracat yüzde 15 artış gösterdi. Fransa, 479 milyon dolarlık ihracat ile ikinci büyük pazar olurken, bu ülkeye yönelik toplam otomotiv ihracatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 10 arttı. Üçüncü büyük pazar İtalya’ya yönelik ihracat ise yüzde 19 artışla 393 milyon dolar olarak gerçekleşti. Haziran ayında diğer önemli pazarlardan Birleşik Krallık ve İspanya’ya yüzde 17, Slovenya’ya yüzde 20, Polonya’ya yüzde 32, ABD’ye yüzde 25, Hollanda’ya yüzde 62 ihracat artışı yaşandı. Buna karşılık Romanya’ya yüzde 16, Avusturya’ya yüzde 20, Fas’a yüzde 27 ve Yunanistan’a yüzde 37 ihracat düşüşü gerçekleşti. AB Ülkelerinin payı yüzde 74 Haziran ayında Avrupa Birliği ülkeleri yüzde 74 pay ve 2 milyar 838 milyon dolar ile ülke grubu bazında ihracatta ilk sıradaki ağırlığını korudu. AB ülkelerine yönelik ihracat bu dönemde yüzde 12 artış gösterdi. Diğer Avrupa Ülkeleri yüzde 12 pay ile ülke grupları arasında ikinci sırada yer alırken; haziran ayında Afrika Ülkelerine yüzde 22, Orta Doğu Ülkeleri’ne yüzde 39, Bağımsız Devletler Topluluğu’na ise yüzde 26 ihracat artışı yaşandı. Yılın ilk yarısı bütününde ise AB ülkeleri yüzde 75 pay ve 15 milyar 569 milyon dolar ihracat ile en önemli pazar konumunu sürdürdü. Aynı dönemde Afrika Ülkelerine yüzde 12 ihracat artışı, Orta Doğu Ülkelerine ise yüzde 16 ihracat düşüşü kaydedildi.

Hazır giyimde tehdit haritası değişiyor Haber

Hazır giyimde tehdit haritası değişiyor

Rapora göre Türkiye açısından en kritik rakipler artık Bangladeş, Fas ve Tunus olarak öne çıkıyor. Türkiye, Avrupa Birliği dışı hazır giyim tedarikçileri arasında yüzde 9,1 payla üçüncü sırada yer alırken, Çin yüzde 30,9 ve Bangladeş yüzde 19,3 paya sahip bulunuyor. Ancak TGSD, Türkiye'nin asıl rekabeti Avrupa'ya yakınlık avantajını kullanan Fas ve Tunus ile yaşadığına dikkat çekiyor. Yakın üretim avantajı paylaşılıyor Fas ve Tunus, Avrupa markalarına kısa teslim süreleri sunarak Türkiye'nin en önemli avantajlarından biri olan "yakın üretim" modelinde güçlü alternatifler haline geliyor. Her iki ülkenin Avrupa pazarındaki payı henüz yüzde 5 seviyelerinde olsa da son yıllardaki büyüme hızları dikkat çekiyor. Bangladeş ise düşük maliyetli üretim gücü ve Avrupa Birliği'ne sağlanan gümrük avantajları sayesinde özellikle temel ürün gruplarında Türkiye'nin pazar payı üzerinde baskı oluşturuyor. Raporda, sektörün fiyat rekabetine odaklanmak yerine hız, kalite, sürdürülebilirlik, izlenebilirlik ve katma değerli üretim alanlarında farklılaşması gerektiği vurgulanıyor. Avrupa bağımlılığı risk oluşturuyor TGSD raporunda Türkiye'nin ihracatta Avrupa pazarına yüksek bağımlılığına da dikkat çekildi. Küresel hazır giyim talebinin yaklaşık yarısı Avrupa kaynaklı olsa da bu durum sektör için önemli bir risk olarak değerlendiriliyor. Dünyanın en büyük hazır giyim ithalatçısı konumundaki ABD'nin yıllık ithalatı 97,9 milyar dolar seviyesinde bulunurken, Türkiye'nin bu pazardaki payı yalnızca yüzde 1,24 olarak ölçülüyor. Almanya ve Hollanda öne çıkıyor Rapora göre Türkiye'nin özellikle Almanya, Hollanda ve İspanya gibi yüksek hacimli Avrupa pazarlarında büyüme fırsatları bulunuyor. Almanya tek başına 22,7 milyar euro tutarında AB dışı hazır giyim ithalatı gerçekleştirirken, Hollanda Avrupa'nın önemli dağıtım merkezlerinden biri olarak öne çıkıyor. İngiltere Stratejik Fırsat Sunuyor Brexit sonrası değişen tedarik zincirleri, İngiltere'yi Türkiye açısından önemli bir büyüme pazarı haline getirdi. Yıllık 24 milyar dolarlık hazır giyim ithalatına sahip olan İngiltere'de Türkiye, 1,6 milyar dolarlık ihracat ve yüzde 6,7 pazar payıyla dördüncü sırada bulunuyor. TGSD'ye göre kısa teslim süresi, esnek üretim yapısı ve coğrafi yakınlık avantajı sayesinde Türkiye, İngiltere pazarındaki payını artırma potansiyeline sahip. Rekabette yeni dönem Rapor, Türkiye'nin Bangladeş, Fas ve Tunus'tan gelen rekabete fiyat indirimiyle karşılık vermesinin sürdürülebilir olmadığını ortaya koyuyor. Sektörün kumaştan hazır giyime uzanan güçlü üretim altyapısını, sürdürülebilirlik uyumunu ve orta-üst segmentteki kalite avantajını öne çıkararak rekabet gücünü koruyabileceği belirtiliyor.

Otomotiv ihracatı beş ayda 17 milyar dolara ulaştı Haber

Otomotiv ihracatı beş ayda 17 milyar dolara ulaştı

Türkiye ihracatında birinci sıradaki yerini koruyan endüstrinin toplam ihracattan aldığı pay ise yüzde 16,8 olarak gerçekleşti. Yılın ilk beş ayında otomotiv endüstrisi ihracatı yüzde 2,6 artarak 17 milyar dolar barajına ulaştı. OİB Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yazıcı, sektörel liderliğin sürdüğüne dikkat çekerek “Mayıs ayında işgünü sayısının geçen yıla göre az olması ihracatımıza olumsuz yansıdı. İlk 10 pazarın 9’unda yaşanan düşüşlere karşı Fransa pazarındaki yüzde 18’lik büyüme ve ABD ile Norveç gibi stratejik pazarlardaki ürün bazlı yüksek oranlı artışlarımız önem taşıyor” dedi. Tedarik Endüstrisi ihracatı 1 milyar 215 milyon dolar Mayıs ayında en büyük ürün grubu olan Tedarik Endüstrisi ihracatı yüzde 14 azalış ile 1 milyar 215 milyon dolar olarak gerçekleşti ve otomotiv ihracatında en büyük payı almaya devam etti. Binek Otomobiller ihracatı yüzde 23 azalarak 1 milyar 13 milyon dolar, Eşya Taşımaya Mahsus Motorlu Taşıtlar ihracatı yüzde 27 düşüşle 543 milyon dolar, Otobüs-Minibüs-Midibüs ihracatı yüzde 2,5 düşüşle 269 milyon dolar oldu. Buna karşılık Çekiciler ihracatı yüzde 13 artışla 168 milyon dolara yükseldi. Tedarik Endüstrisinde en fazla ihracat yapılan ülke Almanya olurken, bu ülkeye ihracat yüzde 11 azaldı. Önemli pazarlardan Fransa’ya yüzde 13, ABD’ye yüzde 18, Romanya’ya yüzde 28, Polonya’ya yüzde 19, İspanya’ya yüzde 14, Belçika’ya yüzde 17 ihracat düşüşü yaşandı. Binek otomobillerde en fazla ihracat yapılan ülke olan Fransa’ya ihracat yüzde 48 artış gösterdi. Önemli pazarlardan İsveç’e yüzde 122, Yunanistan’a yüzde 42 ihracat artışı yaşanırken; İspanya’ya yüzde 27, İtalya’ya yüzde 38, Almanya’ya yüzde 36, Slovenya’ya yüzde 33, Birleşik Krallık’a yüzde 57, Polonya’ya yüzde 41, Belçika’ya yüzde 43 ihracat düşüşü görüldü. Eşya Taşımaya Mahsus Motorlu Taşıtlarda Fransa’ya yüzde 40 ihracat artışı yaşanırken; Birleşik Krallık’a yüzde 59, Almanya’ya yüzde 29, İspanya’ya yüzde 31, İtalya’ya yüzde 14, Slovenya’ya yüzde 30, Belçika’ya yüzde 35 ihracat düşüşü kaydedildi. Otobüs-Minibüs-Midibüs ürün grubunda ABD'ye yüzde 582, İtalya'ya yüzde 129, Romanya'ya yüzde 56 ihracat artışı yaşanırken; Fransa'ya yüzde 28, Birleşik Krallık'a yüzde 55 düşüş oldu. Çekicilerde ise Norveç’e yüzde 257, Almanya’ya yüzde 50, Slovenya’ya yüzde 42 ihracat artışı sağlandı. Almanya liderliğini korudu, Fransa yükselişini sürdürdü Mayıs ayında otomotiv sektörü ihracatında yer alan ilk 10 ülkeden Fransa dışındaki 9’unda düşüş kaydedildi. Almanya, 526 milyon dolarlık ihracat rakamı ile en fazla ihracat yapılan ülke konumunu sürdürürken, bu ülkeye yönelik ihracat yüzde 16 azaldı. Fransa, 452 milyon dolarlık ihracat ile ikinci büyük pazar olurken, bu ülkeye yönelik otomotiv ihracatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 18 artış gösterdi. Üçüncü büyük pazar İtalya’ya yönelik ihracat ise yüzde 8 azalışla 294 milyon dolar olarak gerçekleşti. Mayıs ayında diğer önemli pazarlardan Hollanda’ya yüzde 15, İsveç’e yüzde 33, Mısır’a yüzde 37 ihracat artışı yaşandı. Buna karşılık Birleşik Krallık’a yüzde 49, İspanya’ya yüzde 27, Slovenya’ya yüzde 26, Belçika’ya yüzde 33, Polonya’ya yüzde 27, Romanya’ya yüzde 29 ihracat düşüşü gerçekleşti. AB Ülkelerinin payı yüzde 75 Mayıs ayında Avrupa Birliği ülkeleri yüzde 75 pay ve 2 milyar 453 milyon dolar ile ülke grubu bazında ihracatta ilk sıradaki ağırlığını korudu. AB ülkelerine yönelik ihracat bu dönemde yüzde 13 azaldı. Diğer Avrupa Ülkeleri yüzde 9,5 pay ile ülke grupları arasında ikinci sırada yer alırken, mayıs ayında Diğer Avrupa Ülkelerine yüzde 42, Orta Doğu Ülkeleri’ne ise yüzde 26 ihracat düşüşü yaşandı.

Türkiye’den çıkan sağlık teknolojisi girişimi Haber

Türkiye’den çıkan sağlık teknolojisi girişimi

Ledbim venture stüdyo modeliyle geliştirdiği sağlık yazılımlarını Avrupa’ya ihraç ediyor. 100’ün üzerinde kurumsal müşteriyle çalışan şirketin portföyünün yaklaşık yüzde 70’i sağlık teknolojilerinden oluşuyor. Eczane yönetimi ve sağlık veri sistemlerine odaklanan çözümler geliştiren Ledbim’in WISE ERP/CRM sistemi, Lokman Ecza Deposu’nda yıllık ortalama 5-10 milyon lira düzeyinde operasyonel verimlilik sağlamasıyla öne çıkıyor. Şirket, kaynaklarının yüzde 20’sini Ar-Ge’ye ayırarak yeni nesil sağlık teknolojileri ürünleri geliştirmeye devam ediyor. Sağlık teknolojileri alanında faaliyet gösteren Ledbim, venture stüdyo modeliyle geliştirdiği yazılım ürünlerini uluslararası pazarlara taşıyor. İngiltere’de özel kliniklere geliştirilen CRM çözümleriyle başlayan yazılım ihracatı bugün, Avrupa pazarında aktif kullanılan ürünlerle büyümeye devam ediyor. Ledbim Kurucusu Taha Öz, şirketin küresel büyüme stratejisini ve venture stüdyo modelinin sunduğu avantajları değerlendirdi. Teknoloji ihracatının kuruluş vizyonlarının merkezinde yer aldığını vurgulayan Öz, müşteri bazlı hizmetten ürün ihracatına geçişle birlikte küresel pazarlara odaklandıklarını ifade etti. “Venture stüdyo modeline geçmeden önce İngiltere’deki özel kliniklere CRM sistemleri geliştirip ihraç ettik. Bu deneyim, farklı sağlık sistemi dinamiklerinde ürün geliştirebileceğimizi bize erken gösterdi. Bugün ise kendi ürünlerimizi küresel pazarlara taşıyoruz” diyen Öz, Hollanda, Almanya ve Fransa’da aktif varlığı bulunan Menta ürününün bu dönüşümün somut örneği olduğunu belirtti. Öz, Avrupa’nın komşu ülkeleri ve MENA bölgesine yönelik girişimlerin de sürdüğünü aktararak, “Venture stüdyo modeli bize coğrafyayı; ürünün büyüme ekseni olarak tasarlama imkânı sağladı” dedi. Sağlık teknolojilerinde küresel ölçekte büyüme vizyonu Ledbim’in geliştirdiği WISE ERP/CRM sisteminin, Lokman Ecza Deposu’nda operasyonların yönetildiği merkezi yazılım altyapısı haline geldiğini vurgulayan Öz, “Sistem sayesinde depo operasyonlarında yılda ortalama 5-10 milyon TL arasında operasyonel açık tespit edilerek kâra dönüştürülebiliyor” dedi. Öz, “WISE yazılımımız ile Lokman Ecza Deposu, Türkiye’nin ilk tek merkezden ve en kolaylaştırılmış şartlar ile tüm ülkeye çevrimiçi satış yapan ecza deposu konumuna yükseldi. Toplamda 30 bini aşkın ürünü ileri ERP, İntralojistik ve otomasyon sistemleriyle yönettiğimiz altyapı, 2025 yılında ulusal ölçekte devreye alındı. E-ticaret sistemiyle sektörde yeni bir dönemin kapısı aralanmış oldu” diye ekledi. Ledbim’in spinoff bir şirket olduğunu sözlerine ekleyen Öz, “Başlangıçta Lokman Ecza Deposu’nun yazılım departmanı olarak faaliyet gösteriyorduk. WISE, tam da bu geçiş döneminde, Lokman için yazılmaya başlanan ve Ledbim bağımsızlaştıktan sonra ilk büyük projemiz haline gelen entegre bir ERP/CRM çözümü. Lokman’ın tüm deposu bu yazılım üzerinden yönetiliyor. Bizim için anlamı ise rakamın çok daha ötesinde: WISE, Lokman’ın kurumsallaşma sürecinde belirleyici rol oynadı. Süreçleri kişiye bağımlı olmaktan çıkarıp sürdürülebilir ve denetlenebilir bir sistem altyapısına bizzat dönüştürdük. Daha önce parçası olduğumuz bir kurumda bu dönüşümü yaşatmış olmak, taşıdığımız sorumluluğun ve yapabileceğimizin en somut kanıtı” ifadelerini kullandı. Ledbim ’de tüm kararlar veriye dayanıyor Venture stüdyo modeliyle ürün geliştiren Ledbim ‘de ürün geliştirme süreçlerinin merkezinde veri ve ölçüm metrikleri yer alıyor. Tüm kararların veriye dayalı olduğunu belirten Taha Öz, “Bu tercih aynı zamanda çalışma şeklimizin temeli. Geliştirdiğimiz her ürünün içine baştan kapsamlı ölçüm metrikleri yerleştiriyoruz. Bu metrikler hem MVP sürecinde hem de olağan akışta düzenli olarak değerlendiriliyor. Bir sonraki adımda alınması gereken kararları doğrudan şekillendiriyor. Ürün tarafında olduğu kadar ekip tarafında da aynı anlayışı uyguluyoruz. Ekip, çıktıları sürekli ölçümleyerek olası sorunları henüz etki yaratmadan tespit ediyor ve ilgili ekip arkadaşlarımızla birlikte çözüme ulaştırıyoruz. Veri, bizim için hem ürünü geliştiren hem de organizasyonu sağlıklı tutan ortak dil.” Türkiye’nin ilk eczane teknisyeni AI asistanını geliştiriyoruz Önümüzdeki dönemde sağlık sektöründe en büyük dönüşümün yapay zekâ ile yaşanacağını belirten Taha Öz, Ledbim’in bu dönüşümde aktif rol almayı hedeflediğini ifade etti. Öz, “Sağlıkta önümüzdeki dönemin belirleyici gücü yapay zekâ olacak. Müşteri ilişkilerinden tanıya, ürün tüketim alışkanlıklarından günlük sağlık verilerinin işlenmesine kadar AI hayatın her noktasına dokunacak. Bu dönüşümde en kritik mesele veri gizliliği, sağlık verileri son derece hassas ve bu konuyu her zaman önceliğimizin merkezine koyuyoruz. Ledbim olarak buna somut bir cevap üretiyoruz: Türkiye’nin ilk eczane teknisyeni AI asistanını geliştiriyoruz. Ayrıca dijital dönüşüm süreçlerini istedikleri hızda ilerletemeyen paydaşlarımız için bu geçişi kolaylaştıracak AI ürünleri üzerinde çalışıyoruz. Kendimizi bu dönüşümün sahada uygulayıcısı olarak konumlandırıyoruz” diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.