SON DAKİKA
Hava Durumu

#Hazır Giyim

Ekometre - Hazır Giyim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hazır Giyim haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bursa 54 firmayla Türkiye'nin ihracat ligindeki gücünü korudu Haber

Bursa 54 firmayla Türkiye'nin ihracat ligindeki gücünü korudu

Listenin omurgasını otomotiv ve otomotiv yan sanayi oluşturdu. Tekstil, teknik tekstil, çelik, kablo, makine ve kimya sektörleri Bursa'nın ihracat çeşitliliğini destekledi. TİM verilerine göre 2025 listesinde Bursa, yine ağırlıklı olarak otomotiv ana sanayi ve yan sanayi, tekstil, çelik ve kablo sektörleriyle öne çıkıyor. EKOMETRE, Bursa merkezli firmaların yanısıra, merkezi Bursa’da olmamasına karşın Bursa’da fabrikası olan ve ilk 1000 ihracatçı arasına giren firmaları da araştırdı. Firma Merkez Bursa Tesisi Not Oyak Renault Otomobil Fabrikaları Bursa ✅ Bursa'nın en büyük ihracatçılarından Bosch Sanayi ve Ticaret A.Ş. Bursa ✅ Otomotiv tedarik sanayi Tofaş Türk Otomobil Fabrikası A.Ş. Bursa ✅ Bursa'nın lokomotif ihracatçısı Bursa Gaz Bursa ✅ (Listeye giren farklı faaliyetleri olabilir) BPlas Bursa Plastik Bursa ✅ Otomotiv plastik parçaları Coşkunöz Kalıp Makina Sanayi Bursa ✅ Otomotiv ana sanayi tedarikçisi Coşkunöz Metal Form Bursa ✅ Sac şekillendirme Maysan Mando Bursa ✅ Süspansiyon sistemleri Beyçelik Gestamp Bursa ✅ Otomotiv sac parçaları Beyçelik Holding Bursa ✅ Grup şirketleriyle listede Ermetal Otomotiv Bursa ✅ Otomotiv yan sanayi Rollmech Automotive Bursa ✅ Otomotiv komponentleri Componenta Dökümcülük Bursa ✅ Döküm sanayi Yeşim Satış Mağazaları ve Tekstil Bursa ✅ Hazır giyim Korteks Mensucat Bursa ✅ Polyester iplik Polyteks Tekstil Bursa ✅ Teknik tekstil Küçükçalık Tekstil Bursa ✅ Tekstil Harput Tekstil Bursa ✅ İnegöl üretim Durak Tekstil Bursa ✅ Nakış ipliği Karsan Otomotiv Bursa ✅ Hasanağa fabrikası Türk Prysmian Kablo Bursa ✅ Mudanya Borçelik Bursa ✅ Gemlik Borusan Boru Bursa ✅ Gemlik Asil Çelik Bursa ✅ Orhangazi CMS Jant Bursa ✅ Nilüfer tesisi Sifaş Sentetik İplik Bursa ✅ Tekstil Merkezi başka ilde olup Bursa'da üretim tesisi bulunanlar Türk Traktör (Yenişehir Fabrikası) Şişecam (Bursa tesisleri) Aunde Teknik (Bursa) Delphi Technologies / PHINIA (Bursa) Valeo (Bursa operasyonları) Bursa firmaları 1000 firma arasında hangi sıralarda? Türkiye Sırası Firma Sektör İlçe / Bölge İlk 20 Oyak Renault Otomotiv Nilüfer İlk 50 Bosch Sanayi ve Ticaret Otomotiv Yan Sanayi Nilüfer İlk 100 Tofaş Otomotiv Nilüfer İlk 150 Yeşim Satış Mağazaları Hazır Giyim Osmangazi İlk 200 Borçelik Yassı Çelik Gemlik İlk 250 Türk Prysmian Kablo Kablo Mudanya İlk 300 Korteks Mensucat Tekstil Yıldırım İlk 350 Maysan Mando Otomotiv Nilüfer İlk 400 Beyçelik Gestamp Otomotiv Nilüfer İlk 500 Karsan Otomotiv Ticari Araç Nilüfer İlk 500 Polyteks Teknik Tekstil Yıldırım İlk 500 Coşkunöz Metal Form Otomotiv Nilüfer İlk 500 Coşkunöz Kalıp Makina Kalıp Nilüfer İlk 1000 Ermetal Otomotiv Nilüfer İlk 1000 BPlas Otomotiv Nilüfer İlk 1000 CMS Jant Otomotiv Nilüfer İlk 1000 Componenta Dökümcülük Döküm Osmangazi İlk 1000 Asil Çelik Çelik Orhangazi İlk 1000 Harput Tekstil Tekstil İnegöl İlk 1000 Küçükçalık Tekstil Tekstil Nilüfer İlk 1000 Durak Tekstil İplik Osmangazi … Diğer 30+ Bursa firması Çeşitli sektörler Bursa

ABD'den Türkiye'nin ihracatına yeni vergi hamlesi Haber

ABD'den Türkiye'nin ihracatına yeni vergi hamlesi

Rapor kapsamında Türkiye için yüzde 12,5 ilave gümrük vergisi önerilirken, özellikle tekstil, hazır giyim ve ayakkabı sektörleri yakından ilgilendiren yeni bir tarife sistemi gündeme geldi. Nihai kararın temmuz ayında verilmesi bekleniyor. Türkiye 54 ülke arasında yer aldı USTR'nin 2 Haziran'da yayımladığı 98 sayfalık raporda, Türkiye'nin de aralarında bulunduğu 54 ülkenin zorla çalıştırılarak üretilen malların ithalatını önlemeye yönelik yasal düzenleme ve uygulamalarda eksiklik taşıdığı ifade edildi. Raporda Çin, Japonya, Güney Kore, İngiltere, Vietnam ve Bangladeş gibi ülkeler de aynı kategoride yer aldı. Tekstil sektörü yakından izleniyor Raporda en fazla dikkat çeken sektörler tekstil, hazır giyim ve ayakkabı oldu. ABD Gümrük ve Sınır Koruma Birimi'nin yürürlükte bulunan yaptırım kararlarının önemli bölümünün bu sektörleri kapsadığı belirtilirken, pamuk, iplik, kumaş ve konfeksiyon ürünlerinin küresel tedarik zincirlerinde risk taşıdığı vurgulandı. Yüzde 12,5 ek vergi önerisi USTR, Türkiye'nin de aralarında bulunduğu ülkeler için yüzde 12,5 ilave gümrük vergisi uygulanmasını önerdi. Bununla birlikte tekstil ve hazır giyim ürünlerinde, ABD'den yapılan pamuk ve tekstil ithalatı dikkate alınarak daha düşük oranlı özel bir tarife modeli üzerinde çalışıldığı ifade edildi. Nihai karar Temmuzda Soruşturma kapsamında kamu kurumları, sektör temsilcileri ve sivil toplum kuruluşlarının görüşleri alınmaya devam ediyor. Temmuz ayında yapılacak değerlendirmelerin ardından uygulanacak ek gümrük vergilerine ilişkin nihai kararın açıklanması bekleniyor. Uzmanlar, sürecin özellikle Türkiye'nin ABD'ye yönelik tekstil, hazır giyim, deri ve ayakkabı ihracatı açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini değerlendiriyor.

Hazır giyimde tehdit haritası değişiyor Haber

Hazır giyimde tehdit haritası değişiyor

Rapora göre Türkiye açısından en kritik rakipler artık Bangladeş, Fas ve Tunus olarak öne çıkıyor. Türkiye, Avrupa Birliği dışı hazır giyim tedarikçileri arasında yüzde 9,1 payla üçüncü sırada yer alırken, Çin yüzde 30,9 ve Bangladeş yüzde 19,3 paya sahip bulunuyor. Ancak TGSD, Türkiye'nin asıl rekabeti Avrupa'ya yakınlık avantajını kullanan Fas ve Tunus ile yaşadığına dikkat çekiyor. Yakın üretim avantajı paylaşılıyor Fas ve Tunus, Avrupa markalarına kısa teslim süreleri sunarak Türkiye'nin en önemli avantajlarından biri olan "yakın üretim" modelinde güçlü alternatifler haline geliyor. Her iki ülkenin Avrupa pazarındaki payı henüz yüzde 5 seviyelerinde olsa da son yıllardaki büyüme hızları dikkat çekiyor. Bangladeş ise düşük maliyetli üretim gücü ve Avrupa Birliği'ne sağlanan gümrük avantajları sayesinde özellikle temel ürün gruplarında Türkiye'nin pazar payı üzerinde baskı oluşturuyor. Raporda, sektörün fiyat rekabetine odaklanmak yerine hız, kalite, sürdürülebilirlik, izlenebilirlik ve katma değerli üretim alanlarında farklılaşması gerektiği vurgulanıyor. Avrupa bağımlılığı risk oluşturuyor TGSD raporunda Türkiye'nin ihracatta Avrupa pazarına yüksek bağımlılığına da dikkat çekildi. Küresel hazır giyim talebinin yaklaşık yarısı Avrupa kaynaklı olsa da bu durum sektör için önemli bir risk olarak değerlendiriliyor. Dünyanın en büyük hazır giyim ithalatçısı konumundaki ABD'nin yıllık ithalatı 97,9 milyar dolar seviyesinde bulunurken, Türkiye'nin bu pazardaki payı yalnızca yüzde 1,24 olarak ölçülüyor. Almanya ve Hollanda öne çıkıyor Rapora göre Türkiye'nin özellikle Almanya, Hollanda ve İspanya gibi yüksek hacimli Avrupa pazarlarında büyüme fırsatları bulunuyor. Almanya tek başına 22,7 milyar euro tutarında AB dışı hazır giyim ithalatı gerçekleştirirken, Hollanda Avrupa'nın önemli dağıtım merkezlerinden biri olarak öne çıkıyor. İngiltere Stratejik Fırsat Sunuyor Brexit sonrası değişen tedarik zincirleri, İngiltere'yi Türkiye açısından önemli bir büyüme pazarı haline getirdi. Yıllık 24 milyar dolarlık hazır giyim ithalatına sahip olan İngiltere'de Türkiye, 1,6 milyar dolarlık ihracat ve yüzde 6,7 pazar payıyla dördüncü sırada bulunuyor. TGSD'ye göre kısa teslim süresi, esnek üretim yapısı ve coğrafi yakınlık avantajı sayesinde Türkiye, İngiltere pazarındaki payını artırma potansiyeline sahip. Rekabette yeni dönem Rapor, Türkiye'nin Bangladeş, Fas ve Tunus'tan gelen rekabete fiyat indirimiyle karşılık vermesinin sürdürülebilir olmadığını ortaya koyuyor. Sektörün kumaştan hazır giyime uzanan güçlü üretim altyapısını, sürdürülebilirlik uyumunu ve orta-üst segmentteki kalite avantajını öne çıkararak rekabet gücünü koruyabileceği belirtiliyor.

Koton zarar açıkladı Haber

Koton zarar açıkladı

Borsa İstanbul’da işlem gören hazır giyim, restoran ve moda şirketlerinin 2025 yıl sonu finansal sonuçları, şirketlerin yüksek faiz, zayıflayan iç talep, enflasyon muhasebesi ve artan maliyet baskıları altında farklı performanslar sergilediğini gösterdi. Aynı ekonomik koşullarda faaliyet gösteren şirketlerin bazıları güçlü kârlılık üretirken, bazıları finansman giderleri ve marj baskısıyla zorlandı. 2025 sonuçlarında en dikkat çekici performanslardan biri Mavi’den geldi. Şirketin konsolide gelirleri yüzde 5 düşüşle 47,7 milyar TL’ye gerilese de net kârı 2 milyar 58 milyon TL oldu. 9 milyar TL FAVÖK ve yüzde 18,9 marj açıklayan şirket, 6,9 milyar TL net nakit pozisyonuyla öne çıktı. Mavi’nin Türkiye’de 8 yeni mağaza açması, 10 mağazada metrekare büyütmesi ve ABD’de 11 yeni mağaza yatırımı yapması, talepteki yavaşlamaya rağmen büyüme iştahının sürdüğünü gösterdi. Koton ciroyu korudu, zarar derinleşti Ekonomim'den Yener Karadeniz'in haberine göre sektörün en büyük oyuncularından Koton ise 32,9 milyar TL hasılat açıklamasına rağmen yılı 958,7 milyon TL net zararla kapattı. Şirketin esas faaliyet kârı pozitif olsa da 3,5 milyar TL’ye ulaşan finansman giderleri bilançoda belirleyici oldu. Buna karşın Koton mağaza yatırımlarını sürdürdü. Toplam mağaza sayısı 451’den 464’e çıktı. Türkiye’de optimizasyon odaklı bir yapı izlenirken, asıl büyüme yurt dışında gerçekleşti. Şirketin Bahreyn, Umman, Katar ve ABD hamleleri yeni pazarlara hazırlık olarak değerlendirildi. Vakko’da satış arttı, kârlılık geriledi Lüks segmentin temsilcisi Vakko, 2025’te satış gelirlerini 19,9 milyar TL’ye yükseltti. Ancak net dönem kârı 1 milyar 55 milyon TL’den 57 milyon TL’ye geriledi. Brüt kâr marjındaki düşüş, operasyonel giderlerdeki artış ve mağaza yatırımları kârlılığı baskıladı. Buna rağmen şirket güçlü bilanço yapısını korudu. Net nakit pozisyonu 1,9 milyar TL’ye yaklaşan Vakko, yeni mağaza açılışları, büyütme ve renovasyon projeleri için 604 milyon TL’yi aşan yatırım yaptı. Şirket, premium segmentte büyüme stratejisini sürdürdü. Dagi’de toparlanma sinyali geldi Orta ölçekli oyuncular arasında Dagi, operasyonel iyileşmesiyle öne çıktı. Şirketin satış gelirleri yüzde 16,9 artışla 3,2 milyar TL’ye yükseldi. Yatırımcı sunumunda paylaşılan verilere göre operasyonel bazda şirket yeniden net kâra geçti. FAVÖK yüzde 31,8 artarak 505 milyon TL’ye ulaştı. Dagi, 2025 yılında 6 yeni mağaza açtı. Benzer mağaza satışlarındaki güçlü büyüme, artan ziyaretçi trafiği ve yükselen sepet tutarı, şirketın perakende performansını destekledi. Borçluluk oranındaki düşüş de bilanço açısından olumlu karşılandı. Desa karlılıkta öne çıktı Deri ve lüks aksesuar segmentinde faaliyet gösteren Desa, satış gelirleri yatay seyrederken net kârını yüzde 35 artırarak 580,5 milyon TL’ye çıkardı. Şirketin özkaynakları 3,8 milyar TL’yi aşarken, faaliyetlerinden sağladığı nakit akışı 1 milyar TL’nin üzerine çıktı. Desa’nın performansında yüksek katma değerli ürünlere yönelim, maliyet kontrolü ve güçlü finansal yönetim etkili oldu. Dört fabrikalı üretim yapısı ve ihracat kapasitesi şirketin önemli avantajları arasında gösteriliyor. Derimod’da güçlü nakit yönetimi Derimod ise satış gelirlerindeki sınırlı düşüşe rağmen net kârını koruyan şirketlerden biri oldu. 4,5 milyar TL hasılat açıklayan şirket, 93 milyon TL net kâr elde etti. Nakit ve nakit benzerleri yüzde 65 artışla 523 milyon TL’ye yükselirken, özkaynakları da büyüdü. Şirket mağaza sayısını 94’ten 93’e indirirken, bu adım büyümeden çok verimlilik ve lokasyon optimizasyonu olarak yorumlandı. Zira şirket, geride kalan sürede küçük metrekareli mağazalarını kapatırken daha yüksek metrekareli mağazalara yöneldi. Şirketin hedefi ortalama 300 metrekare büyüklükte mağazalara ulaşmak. Yüksek performanslı mağazalara odaklanma ve dijital kanal entegrasyonu şirketin ana stratejileri arasında yer aldı. 2025 finansalları, giyim perakendesinde satış büyümesinden çok kârlılık kalitesi, finansman yapısı, nakit üretimi ve mağaza verimliliğinin ön plana çıktığını gösterdi. Yüksek faiz ortamında borçlu şirketler daha fazla baskı hissederken, güçlü nakit pozisyonuna sahip şirketler yatırım yapmaya devam etti. TAB Gıda 2 bin restoran sınırını aştı Borsa İstanbul’da işlem gören hızlı servis restoran zinciri TAB Gıda, 2025 yılında satış gelirlerini çift haneli artırırken net kârını da yükseltti. Burger King, Popeyes, Arby’s, Sbarro, Subway, Usta Dönerci ve Usta Pideci markalarıyla faaliyet gösteren grup, restoran ağını büyütmeye devam ederek 2 bin restoran eşiğini geçti. Şirketin hasılatı 2025 yılında yüzde 13,7 artışla 47 milyar 636 milyon TL’ye yükseldi. Şirketin net dönem kârı ise 2 milyar 502 milyon TL’den 2 milyar 628 milyon TL’ye çıktı. Şirketin 2025 sonu itibarıyla toplam açık restoran sayısı 2.030’a ulaştı. Bu restoranların 893’ü franchise modeliyle faaliyet gösterdi. 2024 sonunda toplam restoran sayısı 1.830, franchise restoran sayısı ise 820 seviyesindeydi. Böylece grup bir yılda net 200 yeni restoran ekledi. Yurt dışında da büyüme sürdü. Grup’un Gürcistan’da 7, Kuzey Makedonya’da 16 restoranı bulunuyor. Kuzey Kıbrıs operasyonları da şube yapısıyla devam ediyor. BigChefs’te restoran sayısı 140’a çıktı Borsa İstanbul’da işlem göre Büyük Şefler (BigChefs), 2025 yılında satış gelirlerini artırmasına rağmen net karında sert düşüş yaşadı. Şirketin hasılatı yüzde 1,6 artışla 4 milyar 610 milyon TL’ye yükseldi. Şirketin net karı da 205,4 milyon TL’den 2025’te 10,7 milyon TL’ye düştü. Şirketin restoran sayısı 140’a çıktı. Bu restoranların 96’sı franchise modeliyle faaliyet gösterdi. 2024 sonunda toplam restoran sayısı 134, franchise restoran sayısı ise 90 seviyesindeydi. Böylece grup bir yılda net 6 yeni restoran ekledi. Büyük Şefler, Türkiye’de BigChefs, Buselik, NumNum, NumNum Streetfood ve Kont markalarıyla faaliyet gösteriyor. Grup’un yurt dışında ise 10 ülkede toplam 13 franchise restoranı bulunuyor. Şirket yalnızca restoran tarafında değil, yeni iş alanlarında da yatırım yaptı. Grup bünyesindeki Büyük Şefler Enerji şirketi, şubelerin elektrik ihtiyacını karşılamak amacıyla 3.699 kWp kapasiteli güneş enerjisi santrali yatırımı yürütüyor. Ayrıca 2024 sonunda kurulan Büyük Kahvecilik şirketiyle kahve mağazacılığı alanına giriş yapıldı. 2025 sonu itibarıyla bu alanda 1 mağaza faaliyet gösteriyor.

UHKİB' de yeni dönem başladı Haber

UHKİB' de yeni dönem başladı

Tek liste girilen seçimlerin sonucunda ise Öz Tekstil Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Özkarakaşlı katılan üyelerinin tamamının oylarını alarak UHKİB Başkanlığına seçildi. 2026-2030 dönemini kapsayacak yeni yönetimde Özkarakaşlı’nın yönetiminde; Akbaşlar Tekstil Enerji, Alle Dış Ticaret, Almaxtex Tekstil, Bebetto Tekstil, Dress All Tekstil Konfeksiyon, Mass Konfeksiyon, Miya Konfeksiyon, Safran Tekstil Konfeksiyon, Timhan Klima Soğutma Tekstil, Yeşim Satış Mağazaları ve Tekstil Fabrikaları yer aldı. Hazır giyimcinin ‘kur’ sorunu Başkanlık dönemi sona eren Nüvit Gündemir toplantının açılışında yaptığı konuşmada hazır giyim konfeksiyon ihracatının yaşanan konjonktürel gelişmelerden olumsuz etkilendiğini söyledi. 2022’de 1 milyar 98 milyon dolar seviyesine çıkan yıllık hazır giyim konfeksiyon ihracatının 847 milyon dolarlar düzeyine gerilediğini belirten Gündemir, “Pandemi sonrası sektörümüzde dünya ölçeğinde yüzde 6’lık daralma yaşandı. 2024 ile başlayan ve 2025 yılında devam eden büyüme yüzde 6 olarak gerçekleşti. Hâlbuki aynı dönemde Türkiye’nin ihracatı önce yüzde 9 küçüldü, sonrasında yüzde 6 daralmayla devam etti. Bu veriler, sektörümüzün mevcut sorunlarına acil çözüm bulunması gerektiğini net bir şekilde ortaya koyuyor” diye konuştu. Kurun enflasyonla paralel seyretmemesi nedeniyle, fiyat avantajlarını kaybettiklerini dile getiren Gündemir, önceki dönemde Merkez Bankası’na ilettikleri taleplerde, döviz dönüşüm desteğinin artırılmasını, grup şirketleri sınırlamasının kaldırılmasını ve hazır giyim gibi emek yoğun sektörlere özel, farklılaştırılmış destekler uygulanmasını istediklerini ifade etti. Sekiz yıl boyunca sürdürdüğü Birlik Başkanlığı görevi süresince sektörü güçlendiren, değer oluşturan pek çok kalıcı çalışmayı el birliğiyle tamamladıklarını vurgulayan Gündemir, Haluk Özkarakaşlı ve yeni yönetime başarılar diliyorum. İnanıyorum ki devraldıkları bu emaneti daha vizyoner noktalara taşıyacak ve sektörümüzün başarılarının devam etmesini sağlayacaklardır.” Gündemir’in konuşmasının ardından Birliğin bir önceki döneminde görev alan yönetim ve denetim kurulu üyelerine teşekkür plaketi takdim edildi. Devraldığımız bayrağı daha yukarılara çıkarmaya çalışacağız. Seçimin ardından bir konuşma yapan UHKİB Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Özkarakaşlı, “Bugün burada, Türkiye ekonomisinin lokomotifi olan hazır giyim ve konfeksiyon sektörünün Bursa’daki kalbi UHKİB’de, şahsıma ve yönetim kuruluma gösterdiğiniz güven için hepinize en içten şükranlarımı sunuyorum. Bu bir bayrak yarışıdır; amacımız devraldığımız bu kıymetli mirası, küresel rekabetin yeni kurallarına göre daha ileriye taşımaktır” dedi. "Zorlukları, Fırsata Çevirecek Güce Sahibiz" Sektör olarak sadece bir üretim merkezi değil, aynı zamanda tasarımın, sürdürülebilirliğin ve dijital dönüşümün öncüsü olmak zorunda olduklarını kaydeden Özkarakaşlı, şöyle konuştu: Yeni dönemde önceliğimiz, eski yönetimin başarı ile gerçekleştirdiği projeleri geliştirerek sürdürmek olacak Avrupa Yeşil Mutabakatı başta olmak üzere, çevreci üretim standartlarını bir tercih değil, bir zorunluluk olarak görüp üyelerimize bu yolda rehberlik edeceğiz. Hızlı modadan akıllı modaya geçiş yaparak, kilogram başına düşen ihracat değerimizi artıracak tasarım odaklı projelere ağırlık vereceğiz ve üretim süreçlerimizden pazarlamaya kadar dijitalleşmeyi tüm katmanlara yayarak verimliliğimizi maksimize edeceğiz.”

Tekstil sektöründe oyunun kuralları çok hızlı değişiyor Haber

Tekstil sektöründe oyunun kuralları çok hızlı değişiyor

TİM Başkanı Gültepe, hazır giyimin Türkiye’de bitmediğini ve bitmeyeceğini ifade ederek, fiyat odaklı rekabet şansının azaldığını, Bangladeş’le, Hindistan’la, Vietnam’la fiyat rekabeti yapamayacaklarını ancak moda endüstrisinin yıllarca ihracata liderlik ettiğini, Türkiye'de cari açığın azalmasına en büyük katkıyı veren, küresel oyuncu olduklarından bahsederek bu sektörü kaybetmeye niyetli olmadıklarından bahsetti. Mustafa Gültepe, Türkiye’nin orta ve uzun vadeli hedeflerine ulaşabilmesi için 27 sektörün hepsinden katkı almak durumunda olduğunu ifade ederek, emek yoğun sektörlerini oyuna dahil etmek için acil destek gerektiğini vurguladı. Yaptıkları girişimler sonucunda 2025'te başlatılan istihdam desteğinin önemli bir adım olduğunu ancak mevcut koşullarda 3 bin 500 liralık desteğin yetmediğini söyleyen Gültepe, "İstihdam desteğinin 6 bin liraya, asgari ücret desteğinin 2 bin 500 liraya çıkarılması, döviz dönüşüm desteğinin daha etkin ve verimli bir şekilde uygulanması, ihracatçımızın uzun vadeli ve düşük faizli finansmana erişimini sağlayacak politikaların devreye alınması gerekiyor. Dört başlık altında topladığımız taleplerimizi Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a bizzat arz ettim." diye konuştu. Gültepe, hazır giyimin Türkiye’de bitmediğini ve bitmeyeceğini ifade ederek, fiyat odaklı rekabet şansının azaldığını, Bangladeş’le, Hindistan’la, Vietnam’la fiyat rekabeti yapamayacaklarını ancak moda endüstrisinin yıllarca ihracata liderlik ettiğini, Türkiye'de cari açığın azalmasına en büyük katkıyı veren, küresel oyuncu olduklarından bahsederek bu sektörü kaybetmeye niyetli olmadıklarından bahsetti. Moda endüstrisinin global marka çıkarma aşamasına geldiğini belirten Gültepe, "Bu sektörde oyunun kuralları çok hızlı değişiyor. Yazılımcı diliyle konuşmak gerekirse her üç beş yılda, bir üst sürüme geçmemiz gerekiyor. Dolayısıyla yüksek teknolojiyi, AR-GE’yi, inovasyonu, tasarımı, markalaşmayı daha çok işin içine katacağız. Daha fazla katma değerli üretime odaklanacağız. Dijital ve yeşil dönüşümü daha da hızlandıracağız." açıklamasında bulundu. Gültepe 8 yıllık başkanlık döneminin sonuna yaklaştığını hatırlatarak, hiçbir zaman bireysel ikbal peşinde olmadığını her zaman sektörün çıkarlarını savunduğunu söyledi. İHKİB'den yapılan açıklamaya göre, birlik tarafından düzenlenen ve Trendyol işbirliği ile gerçekleştirilen ödül töreninde 42’si platin, 53’ü altın, 143’ü gümüş, 179’u bronz ve 768’i başarı ödülü olmak üzere toplam bin 185 firmaya plaket ve sertifika verildi. "Başarının izinde ihracatın peşinde" sloganı ile düzenlenen ödül töreninde konuşan Gültepe, hazır giyim sektörünün katma değerli üretimi, istihdamı ve ihracatı ile ülke ekonomisi için stratejik önemini sürdürdüğünü vurgulayarak, sektörün global marka çıkarma aşamasına geldiğini ve üç yıldır zorluklar yaşandığını söyledi. Sektörün daralma yaşadığını belirten Gültepe, "Cari açığın kapatılmasına 12 milyar dolardan fazla katkı sağlayan moda endüstrisini feda etmeyeceğiz. Hazır giyim gibi ilklere imza atan bir sektörde 20 milyar doların altına düşmeyi istemezdik. Ancak maliyetlerle kur arasında denge bozuldu. Ocak 2022’den Ocak 2026’ya kadar dört yılda; asgari ücret yüzde 560, enflasyon yüzde 367, dolar kuru yüzde 217, avro kuru ise yüzde 228 arttı. Enflasyonla kur arasında 150 puanlık fark oluştu. Bu fark nedeniyle tekstilden mobilyaya, makineden deriye, birçok sektörümüzün rekabet gücü zayıfladı." dedi. Bu tür görevlerin fedakarlık ve sorumluluk istediğini aktaran Gültepe, "8 yıllık başkanlık görevim boyunca bu sorumluluğu tüm benliğimde hissettim. Bana duyduğunuz güven için hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Nisan ayında yapılacak genel kurulda aynı güveni Mustafa Paşahan kardeşimize de göstereceğinize inanıyorum." ifadelerini kullandı. "Markaların ülkesi bir türkiye hayal ediyoruz" İHKİB Başkan Yardımcısı Mustafa Paşahan da küresel modaya yön veren, markaların ülkesi bir Türkiye hayal ettiklerini söyleyerek, bir yandan sektörün güncel sorunlarına çözüm üretirken diğer taraftan moda endüstrisinin geleceğini kurguladıklarını vurguladı. Sektörde iddialı olabilmek için ikiz dönüşümü hızla tamamlamak durumunda olduklarını belirten Paşahan, "İHKİB olarak bu bilinçle yıllardır ikiz dönüşüm üzerinde çalışıyoruz. Bugüne kadar tasarımı ve ikiz dönüşümü odağına alan 12 projeyi tamamladık. Geçen yıl üç yeni projeyi başlattık." ifadelerini kullandı. Paşahan, hayata geçirdikleri projeler için Avrupa Birliği’nden (AB), ulusal ve uluslararası kuruluşlardan hibe destekleri sağladıklarını dile getirerek, sağlanan desteklerle sektöre kalıcı kurumlar kazandırdıkların ve Ekoteks’i bu desteklerle dünyanın sayılı laboratuvarlarından biri haline getirdiklerini kaydetti. KOBİ’lere hizmet veren Dijital Dönüşüm Merkezi’ni bu desteklerle kurduklarına dikkati çeken Paşahan şunları kaydetti: "Bu desteklerle kurduğumuz İstanbul Moda Akademisi’nde (İMA) moda endüstrimiz için tasarımcı ve donanımlı insan kaynağı yetiştiriyoruz. İMA, EKOTEKS ve Dijital Dönüşüm Merkezinin her biri alanında marka iştirakler. Üçü de moda endüstrimiz için değer yaratıyor, markalı ihracat için kaldıraç görevi üstleniyor. Şimdi bu üç kurumu tek çatı altında topluyoruz. 14 bin metrekare kapalı alana sahip Tasarım ve Eğitim Merkezimizin inşaatı tamamlandı. Taşınma sürecimizi de başlattık. Sektörümüze şimdiden hayırlı uğurlu olsun. Biz birilerinin hayal bile edemediği projelerle sektörü geleceğe hazırlıyoruz. Birilerinin vaat olarak sunduklarını zaten sektöre kazandırmış olmanın gururunu yaşıyoruz."

Tekstil ve giyim sektörleri alarm veriyor Haber

Tekstil ve giyim sektörleri alarm veriyor

Yılın ilk ayında iki sektörde toplam istihdam kaybı 14 bin 720 oldu. Yılın ikinci yarısında bekledikleri toparlanmayı 2026’ya erteleyen sektör temsilcileri gelecek yıl için de endişeli. Geçen yılı 65 bin kişilik istihdam kaybıyla kapatan tekstil ve hazır giyim sektörleri, 2025’e de kötü başladı. Yılın ilk çeyreğinde ihracattaki düşüşe şirket kapanmaları ve yeni işsizlik dalgası eklendi. İki sektörde sadece bir ayda yaklaşık 15 bin kişi daha işsiz kaldı. Ocak ayında hazır giyim sektöründe 10 bin 640, tekstil sektöründe ise 4 bin 80 kişilik istihdam kaybı yaşandı. Aynı sürede tekstil sektöründe faaliyet gösteren şirket sayısı 19 bin 461’den 19 bin 231’e gerilerken konfeksiyon sektöründe ise 917 şirket kapandı ve toplam firma sayısı 38 bin 723’e düştü. Aslında Türkiye ekonomisinin en fazla istihdam sağlayan sektörlerinden tekstil ve hazır giyim, iki yıldır süren durgunluğu aşamıyor. 2024’te hem ihracat hem üretim hem de istihdamda ciddi kayıplar yaşayan iki sektör, 2025’in ilk çeyreğinde de toparlanma sinyali veremedi. Tekstil sektöründe ihracat yılı yatay seyirle açarken, hazır giyim ve konfeksiyonda önemli bir daralma yaşandı. Sektörün 3 aylık ihracatı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 7,6 geriledi ve 4 milyar 528 milyon dolardan 4 milyar 185 milyon dolara düştü. Hedef pazarlardaki düşük talep, kurun seviyesi ve içeride artan üretim maliyetleri bu düşüşte belirleyici oldu. Firma sayısı da istihdam da düşüyor Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) verilerine göre tekstilde 230, giyimde ise 917 firmanın kapanması, üretim çarklarının yavaşladığını ve birçok firmanın faaliyetlerini sürdüremez hale geldiğini gösteriyor. Yine SGK verilerine göre iki sektörde ocak ayında toplam istihdam 14 bin 715 kişi birden azalarak 944 bine geriledi. Bu tablo, 2024 genelinde yaşanan 65 bin kişilik istihdam kaybıyla birleştiğinde, son 13 ayda yaklaşık 80 bin kişilik istihdamın kaybedildiğini ortaya koyuyor. Uzmanlara göre bu, yalnızca sanayi üretimi açısından değil, sosyal etki bakımından da kritik eşik anlamına geliyor. Sektör temsilcileri, yılın ikinci yarsında bekledikleri toparlanmayı önümüzdeki yıla ertelerken göstergelerin 2026 için de çok pozitif olmamasından endişe ediyor. Umutlar 2026’ya ertelendi Türkiye İhracatçılar Meclisi Sektörler Konseyi Üyesi ve Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Burak Sertbaş, “2024, tüm dünyada yaşanan ekonomik daralma, bölgesel savaşlar ve Türkiye’deki yüksek enflasyon, kurun enflasyonla oranında artmaması, artan işçilik/hammadde fiyatları, iç pazarda daralma nedeniyle hazır giyim ihracatçıları açısından oldukça zor geçti. Sene başında yaptığımız tahminlerde toparlanmanın yılın son çeyreğinde olmasını bekliyorduk. Ancak ana pazarımız Avrupa’daki durgunluğun beklenenden uzun sürmesi sonucu toparlanma beklentilerimizi 2026 başına ertelemek durumunda kaldık. Açıkçası pandemi sonrası açılma dönemindeki siparişleri şu an arıyoruz. Umarım önümüzdeki yıl beklentilerimizin 2027 yılına ertelendiğini konuşmak durumunda kalmayız” dedi. 250 ve üstü istihdam sağlayan 18 tesis kapandı SGK verilerine göre şirket sayılarında da önemli değişiklik yaşandı. İki sektörde toplam firma sayısı bin 147 azalarak 59 bin 101’den 57 bin 954’e düştü. 250 kişi ve üstü istihdam sağlayan şirket sayısı tekstil sektöründe 263’ten 260’a düşerken, giyimde ise 219’dan 204’e düştü. Yani 18 adet büyük ölçekli şirket üretimini sonlandırmak zorunda kaldı. Ücret artışları asgari ücret zammının altında kaldı Yener Karadeniz'in haberine göre, iki sektördeki istihdam kaybında EYT ile emekli olanların etkisi önemli olmakla birlikte bir diğer etken ise ücret artışları oldu. 2025 yılı için asgari ücret zammı yüzde 30 olarak belirlenirken SGK verilerine göre her iki sektörde de günlük ücret artışı aynı oranda gerçekleşmedi. Verilere göre tekstil sektöründe ortalama günlük kazanç ocakta geçen yıla göre yüzde 16,62 artarak bin 135,16 TL’den bin bin 323,85 TL’ye çıkarken giyimde ise yüzde 23,47 artarak 826,04 TL’den bin 19,97 TL’ye çıktı. Başka bir ifade ile her iki sektörde de ücret artışı asgari ücret artış oranının altında kaldı. Ancak aylık ücret tekstil sektöründe 39 bin 806, giyimde ise 30 bin 600 TL ile 22 bin 104 TL’lik ücretin üstünde gerçekleşti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.