SON DAKİKA
Hava Durumu

#Hayvancılık

Ekometre - Hayvancılık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hayvancılık haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bursa’nın vergi şampiyonları sanayiden Haber

Bursa’nın vergi şampiyonları sanayiden

2025 Vergilendirme Dönemi Bursa Geneli Kurumlar Vergisi İlk 100 Sıralaması, kentin ekonomik yapısındaki sanayi ağırlığını bir kez daha ortaya koydu. Listenin zirvesinde SÜTAŞ Süt Ürünleri A.Ş. yer aldı. SÜTAŞ’ın tahakkuk eden kurumlar vergisi 1 milyar 274 milyon 372 bin TL olarak gerçekleşti. İkinci sıradaki OYAK Renault Otomobil Fabrikaları A.Ş. ise 735 milyon 122 bin TL ile dikkat çekti. Bu iki şirketin tek başına tahakkuk eden vergisi 2 milyar 9 milyon TL’yi aşıyor. Otomotiv Bursa ekonomisinin lokomotifi Listenin üst sıraları incelendiğinde otomotiv sektörünün Bursa ekonomisindeki ağırlığı açık biçimde görülüyor. OYAK Renault’nun yanı sıra; Yazaki Systems Technologies Turkey TOFAŞ Türk Otomobil Fabrikası Sege Taşıt Koltukları Çelikform Gestamp Otomotiv Otomotiv yan sanayisine hizmet veren diğer şirketler önemli vergi tahakkuklarıyla listede yer alıyor. Bu tablo, Bursa'nın yalnızca otomobil üretiminde değil, otomotiv yan sanayisinde de güçlü bir vergi ve katma değer tabanı oluşturduğunu gösteriyor. Gıda ve tarım-hayvancılık ikinci güçlü damar Listenin dikkat çeken bir başka özelliği ise gıda ve hayvancılık şirketlerinin yoğunluğu. SÜTAŞ'ın zirvede bulunmasının yanında Keskinoglu, Hastavuk, Tarfaş, Pro Yem, Demir Damızlık ve Öz Tavuk gibi şirketler üst sıralarda yer alıyor. Özellikle tavukçuluk ve yumurta sektörünün çok sayıda şirketle ilk 100 içerisinde bulunması, Bursa'nın entegre tarım-hayvancılık ve gıda sanayisindeki gücünü ortaya koyuyor. İlk 10, listenin yüzde 60'ına yakınını oluşturuyor Açıklanmasına izin verilen tutarlar üzerinden yapılan hesaplamaya göre, tabloda tutarı görülebilen 38 mükellefin toplam kurumlar vergisi tahakkuku yaklaşık 6,42 milyar TL. Bunun: İlk 2 şirket: 2,01 milyar TL İlk 5 şirket: 2,87 milyar TL İlk 10 şirket: 3,84 milyar TL Seviyesinde. Dolayısıyla açıklanan tutarlar açısından ilk 10 şirket, toplamın yaklaşık yüzde 59,8'ini oluşturuyor. Bu durum Bursa'daki kurumlar vergisi performansının önemli bölümünün, yüksek cirolu ve yüksek katma değer üreten büyük sanayi kuruluşlarında yoğunlaştığını gösteriyor. Makine, tekstil ve kimya da listede güçlü Bursa'nın geleneksel sanayi sektörleri de listede kendisini gösteriyor. Ermaksan Makina, Çoliplik Şeremet Tekstil, Cemtaş Çelik, Rudolf Duraner Kimyevi Maddeler, LeoNİ Systems Turkey Kablo, Epsan FZ Kimya Plastik ve Uzman Kafatezör Yüzey Kaplama gibi şirketlerin varlığı, Bursa sanayisinin otomotivden ibaret olmadığını ortaya koyuyor. Özellikle makine-metal, tekstil, kimya ve kablo sektörlerinin farklı basamaklarda temsil edilmesi, Bursa'nın üretim altyapısının çeşitliliğine işaret ediyor. İkinci 50'de dikkat çeken değişim 60–100 bandına gelindiğinde vergi tutarları doğal olarak aşağıya inerken, sektör çeşitliliği artıyor. Çelikform Gestamp 73,1 milyon TL Eker Süt 62,0 milyon TL BRY Mimarlık 61,2 milyon TL Özel Emine Eğitim 61,2 milyon TL Yafa Mühendislik 55,2 milyon TL Karagül Tavukçuluk 54,1 milyon TL Keskinoglu Tavukçuluk ve Damızlık 51,3 milyon TL Seviyesindeki tahakkuklarıyla öne çıkıyor. Önemli bir ayrıntı (*) ismini açıklamayanlar Listenin 100 şirketten oluşmasına rağmen çok sayıda şirketin adı ve vergi tutarı (*) olarak gizlenmiş olması, tablonun toplam vergi yükünün tamamını göstermediği anlamına geliyor. Tabloda açıklanan 38 şirket üzerinden yaptığımız hesaplama 6,42 milyar TL. Yani; “Vergi tutarlarının açıklanmasına izin veren 38 mükellefin toplam tahakkuku 6,42 milyar TL'yi aştı.” İsmini açıklamayanların sadece sektörü ödedikleri vergi açıklansaydı, daha detaylı bir Bursa fotoğrafı ortaya koyabilirdik.

Destekleme paketi bitkisel ve hayvansal üretim artışına güç katacak Haber

Destekleme paketi bitkisel ve hayvansal üretim artışına güç katacak

Genel Başkan Çelik, tarımsal üretimin artırılması noktasında desteklemelerin önemine dikkat çekerek “Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere Tarım ve Orman Bakanımız Sayın İbrahim Yumaklı ve emeği geçen herkese tarım sektörünü her daim ve her şartta verdikleri destekler için TÜRKYED Genel Merkezimiz ve tüm çiftçilerimiz adına teşekkür ediyoruz. Tarımsal üretimin gücüne güç katacak olan yeni destekleme paketinin önümüzdeki süreçte çiftçilerimize dolayısıyla da tüketicilerimize olumlu yansımaları olacaktır. Ülke olarak üretmekten başka çaremiz olmadığı gerçeğinden hareketle bu destekleri önemsiyor ve memnuniyetle karşılıyoruz. Yeni kararların tüm çiftçi, yetiştiricilerimiz ve ülkemiz için hayırlı olmasını diliyoruz.” İfadelerini kullandı. Hayvancılık desteklerinde yüzde 43’e varan artışlar kaydedildiğine işaret eden Çelik “Büyükbaş hayvancılıkta hayvan başına buzağı temel desteği 1400 liradan 2 bin liraya, malak desteği ise 2 bin 800 liradan 4 bin liraya çıkarıldı. Küçükbaş hayvancılıkta ise hayvan başına kuzu ve oğlak temel desteği 300 liradan 430 liraya yükseltildi. Çoban desteği ise yüzde 81 bin liradan 116 bin 100 liraya çıkarıldı. Böylece bu desteklerde yüzde 43 oranında bir artış yapılmış oldu. Destek artışındaki bu oran küçümsenemeyecek boyutta olup hayvansal üretimin artırılmasında etkin rol oynayacağını düşünüyoruz. Diğer taraftan gerek arıcılık destekleri gerekse ipek böceği temel desteğinin artırılmış olmasıyla da bütünüyle hayvancılığın yeniden atağa geçmesi sağlanmış olacaktır." değerlendirmesinde bulundu. Çelik, yeni destekleme paketinde bazı üretim alanlarında ilave desteklerin de sağlandığına vurgu yaparak “Küçükbaş hayvancılık için dişi kuzu ve tüm oğlaklara 430 lira aile işletmesi desteği, 301 lira kadın ve genç çiftçi desteği, 86 lira birinci derece tarımsal örgüt üyeliği desteği ilave destekler olarak belirlenmiştir. Bunun yanında göçer sevk kontrol noktasında doğan kuzu ve oğlaklar için ilave 215 lira/baş, ari işletmelerde doğan dişi kuzu ve oğlaklar için ise ilave 860 lira/baş destek sağlanacaktır. Bunları sektörün gelişiminde önemli kararlar olarak görüyoruz. Ayrıca Bakanlığımız tarafından uygulanan programlı aşılar nedeniyle meydana gelen yavru kayıpları için ödenen desteğin kapsamına bulaşıcı hastalıklar nedeniyle meydana gelen yavru kayıpları da dahil edilerek bu manada buzağı/malak başına verilen desteğin 20 bin liraya, kuzu/oğlak başına verilen desteğin ise 4 bin liraya çıkarılmış olması hayvan sağlığı açısından oldukça değerli olmuştur.” dedi. Öte yandan bitkisel üretimde de destek katsayılarının artırılmış olmasını 2027 yılı üretimine olumlu katkısı olacağını ifade eden Çelik, tarımın her alanında yapılan destek artışlarının sonuçlarının başta çiftçiler ve yetiştiriciler olmak üzere ülke üretimi ve ekonomisine katma değer sağlaması temennilerinde bulunarak hayırlı olmasını diledi.

Belçika’da kuraklık tarımı vurdu Haber

Belçika’da kuraklık tarımı vurdu

Hayvancılıkta ise yem sıkıntısı büyürken, süt ineklerinde verim kaybı yüzde 30-40’a ulaşıyor. Belçika’da uzun süredir etkisini sürdüren aşırı sıcaklar ve kuraklık, tarım ve hayvancılık sektörlerinde ciddi kayıplara yol açıyor. Belçika’nın Le Soir gazetesinde yer alan habere göre, olağanüstü seviyelere ulaşan sıcaklıklar ve yağış eksikliği, ülke genelinde meyve, sebze ve tahıl üretimini olumsuz etkiliyor. Tarım sektörü temsilcileri mevcut koşulları bazı ürünler açısından “felaket” olarak değerlendiriyor. İlkbaharda görece elverişli hava koşullarından yararlanan tahıl ürünleri, haziran sonundaki aşırı sıcaklar ve temmuz ayındaki kuraklıktan zarar gördü. Patateste kayıp yüzde 50’ye çıkabilir Kuraklıktan en fazla etkilenen ürünlerden biri patates oldu. Büyüme döneminde yeterli su alamayan patateslerde verim kaybının şu anda yaklaşık yüzde 30 seviyesinde olduğu tahmin ediliyor. Önümüzdeki haftalarda yeterli yağış gerçekleşmemesi halinde kaybın yüzde 50’ye kadar çıkabileceği öngörülüyor. Kuraklık nedeniyle patateslerin yeterli büyüklüğe ulaşamaması da üreticilerin karşı karşıya olduğu sorunlar arasında bulunuyor. Yem sıkıntısı hayvancılığı zorluyor Kuraklık ve aşırı sıcaklar, tarımsal üretimin yanı sıra hayvancılık sektörünü de etkiliyor. Tahıl üretimindeki kayıpların hayvan yemi fiyatlarını artırmasından endişe edilirken, özellikle büyükbaş hayvan yetiştiricileri yem temininde zorluk yaşıyor. Normal koşullarda yaz aylarını meralarda geçiren hayvanlar, otlakların kuruması nedeniyle kış için ayrılan yemlerle daha erken beslenmeye başlandı. Kuraklığın Avrupa’nın geniş bir bölümünü etkilemesi, çiftçilerin başka ülkelerden yem temin etme imkanlarını da sınırlandırıyor. Kış aylarında sürülerini beslemekte zorlanabileceğini düşünen bazı yetiştiricilerin ise hayvanlarını erken kesime göndermeye başladığı belirtiliyor. Süt üretimi yüzde 40’a kadar düşüyor Aşırı sıcakların oluşturduğu stres süt sığırlarını da olumsuz etkiliyor. Sıcaklık stresinin süt veriminde yüzde 30 ila 40 arasında düşüşe neden olduğu belirtiliyor. Hayvanların yeterli beslenememesi ve meraların kuruması da süt üretimindeki kaybı artırıyor. Kümes hayvanları da sıcaklardan etkileniyor Açık havada veya kısmen açık alanlarda yetiştirilen kümes hayvanlarında da sıcaklık kaynaklı sorunlar yaşanıyor. Aşırı sıcaklar tavuklarda ölüm oranlarını artırırken, et kalitesini ve yumurta üretimini de olumsuz etkiliyor. Sıcaklık stresinin hayvanların genel verimliliği üzerinde baskı oluşturduğu belirtiliyor. Belçika’da yağışların yetersiz kalmaya devam etmesi halinde tarımsal üretimdeki kayıpların daha da artmasından ve bunun gıda ile hayvan yemi fiyatlarına yansımasından endişe ediliyor.

Türkiye meralarının yarısından fazlasını kaybetti Haber

Türkiye meralarının yarısından fazlasını kaybetti

Kuraklık, çölleşme ve arazi tahribatının hızla arttığı bir dönemde 17 Haziran Dünya Çölleşme ve Kuraklıkla Mücadele Günü, doğal varlıkların korunmasının kritik önemini yeniden gündeme taşıyor. Birleşmiş Milletler’in 2026 yılını "Uluslararası Meralar ve Çobanlık Yılı" ilan etmesiyle birlikte, bu yılın odağı kurak ve yarı kurak ekosistemlerin korunmasında kritik rol oynayan meralar oldu. "Fark Et, Koru, İyileştir!" çağrısı, mera alanlarının ekolojik, ekonomik ve sosyal değerine dikkat çekerken; gıda güvenliği, su döngüsü ve kırsal yaşam için yaşamsal rolünü de ortaya koyuyor. TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç, meraların yalnızca hayvancılıkla sınırlı görülmemesi gerektiğini belirterek, "Doğal meralar; toprağı koruyan, suyun toprağa süzülmesini sağlayan, karbon depolayan ve çok sayıda canlıya yaşam alanı sunan ekosistemlerdir. İklim krizinin etkilerinin arttığı günümüzde meralar, çölleşme ve kuraklığa karşı en güçlü doğal kalkanlarımızdan biridir." dedi. Türkiye'nin kaybettiği mera alanı, Marmara’nın iki katı büyüklüğünde Doğal meraların çölleşme ve erozyonla mücadelede kritik rol oynadığını vurgulayan Ataç, "Toprağı örterek yağışın yüzeyde oluşturduğu tahribatı azaltır, suyun toprağa sızmasını sağlar ve su döngüsüne katkı sunar. Meraların tahrip edilmesi ise erozyonu artırır, toprak kaybını hızlandırır ve kuraklığın etkilerini derinleştirir." dedi. Türkiye’nin mera varlığının son 65 yılda yüzde 54 azaldığını vurgulayan Deniz Ataç, 1960’ta yaklaşık 29 milyon hektar olan çayır ve mera alanlarının bugün 13 milyon hektar seviyesine gerilediğini hatırlattı. Kaybedilen mera alanı, Marmara Bölgesi’nin iki katını aşan büyüklükte. "Doğal meralar azalırken, mevcut alanlar üzerinde baskı da artıyor. Bu durum hem ekosistem bütünlüğü hem de gıda güvenliği açısından ciddi riskler oluşturuyor." şeklinde konuşan Ataç, tarım arazisine dönüştürme, kentleşme, madencilik faaliyetleri ve arazi kullanım değişikliklerinin bu kaybın temel nedenleri olduğunu ifade etti. Gıda üretiminin ve kırsal yaşamın güvencesi Meralar ekonomik açıdan da önemli işlevler üstleniyor; küçükbaş ve büyükbaş hayvancılık önemli ölçüde mera alanlarına bağlı olarak sürdürülüyor. Hayvancılıkta en büyük maliyet kalemlerinden birinin yem giderleri olduğuna işaret eden Ataç, “Ülkemizde meraların yüzde 70’i düşük verimli, yeterli bitki örtüsünden yoksun ve bozulmuş halde. Bu durum verim düşüklüğüne, hayvanlarda beslenme yetersizliklerine ve kaba yem açığının büyümesine yol açıyor. Oysa meraların iyileştirilmesi, kaba yem açığının azaltılmasına katkı sağlayarak üreticileri destekler. Ayrıca kırsal yaşamın sürdürülmesi ve dünya genelinde hayvancılıkla geçimini sağlayan 500 milyon insanın ekonomik olarak güçlenmesi açısından da önemli bir fırsat sunar." dedi. Biyolojik çeşitliliğin göz ardı edilen yaşam alanları Meraların aynı zamanda biyolojik çeşitlilik açısından zengin doğal ekosistemler olduğuna da dikkat çeken TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı, birkaç metrekarelik bir mera alanında onlarca farklı bitki türünün bir arada bulunabildiğini belirtti. Meraların yalnızca bitkiler için değil, böcek, kuş ve memeli türleri için de yaşam alanı sağladığının altını çizerek "Dünya üzerindeki biyolojik çeşitlilik açısından önemli bölgelerin büyük bölümü doğal mera ekosistemleriyle ilişkilidir. Buna rağmen meralar, çoğu zaman ormanlar kadar dikkat çekmemekte ve yeterince korunmamaktadır. Oysa biyolojik çeşitliliğin korunması için meraların da güçlü koruma politikalarıyla desteklenmesi gerekiyor." uyarısında bulundu. Meraları korumak geleceği korumaktır Türkiye’de 4342 Sayılı Mera Kanunu’nun mera alanlarının korunması açısından önemli bir yasal çerçeve sunduğunu belirten Ataç, buna rağmen enerji, madencilik, turizm ve çeşitli arazi kullanım taleplerinin mera alanlarını tehdit ettiğini ifade etti. Deniz Ataç, özellikle Temmuz 2025’te kabul edilen Torba Yasa gibi son yıllarda yapılan yasal düzenlemelerin de doğal alanlar üzerindeki baskıyı artırdığına dikkat çekerek, "Zeytinliklerden ormanlara, tarım alanlarından mera ekosistemlerine kadar birçok doğal varlık kısa vadeli kullanım baskılarıyla karşı karşıya bırakılıyor. Oysa çölleşme ve kuraklık riskinin giderek arttığı bir dönemde doğal alanları korumak, ülkemizin geleceğini korumaktır." dedi. TEMA Vakfı'nın Kurucu Onursal Başkanları merhum Hayrettin Karaca ve merhum A. Nihat Gökyiğit’in Mera Kanunu’nun yasalaşması için büyük emek verdiğini hatırlatan Ataç, sözlerini şöyle tamamladı: "Vakfımızın ilk projelerinden biri mera ıslah çalışmalarıydı. Bugün çölleşme ve kuraklıkla mücadelede başarının yolu; mera alanlarının korunmasından, tahrip olmuş alanların iyileştirilmesinden ve sürdürülebilir mera yönetiminin yaygınlaştırılmasından geçiyor. Meraları korumak yalnızca bugünün üretimini değil; su varlığımızı, gıda güvenliğimizi ve biyolojik çeşitliliğimizi de korumaktır. Bu nedenle tüm karar vericileri, yerel yönetimleri ve toplumun tüm kesimlerini doğal meraların korunması ve iyileştirilmesi için birlikte hareket etmeye davet ediyoruz." Biliyorsun, Sorumlusun!

Güneydoğu Anadolu'da sanayi ve tarım güçlenecek Haber

Güneydoğu Anadolu'da sanayi ve tarım güçlenecek

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı ile Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yatırım atağı başlıyor. Bölgedeki illerin potansiyellerine göre belirlenen yatırım başlıkları kapsamında sanayi girdileri, hayvancılık, lisanslı depoculuk, tarıma dayalı sanayi ve turizm alanlarında destekler sunulacak. Programla istihdamın artırılması ve katma değerli üretimin yaygınlaştırılması hedefleniyor. Geniş kapsamlı teşvik desteği Program kapsamında yatırımlara vergi indirimi, sigorta primi desteği, faiz veya kar payı katkısı, yatırım yeri tahsisi ve gelir vergisi muafiyeti gibi çeşitli destekler sağlanacak. Ayrıca her yatırım için 301 milyon liraya kadar nakdi destek ve yatırımın yüzde 50’si oranında vergi indirimi öngörülüyor. Adıyaman’da hayvancılık ve tarım Adıyaman’da asgari 300 büyükbaş kapasiteli entegre et ve süt hayvancılığı yatırımları, badem işleme, konaklama tesisleri ve su ürünleri üretimi desteklenecek. Batman’da gıda ve turizm öne çıkıyor Batman’da meyve ve sebze işleme, kurutma ve paketli gıda üretimi ile asgari 20 dekar büyüklüğünde entegre sera yatırımları desteklenecek. Doğa temelli turizm projeleri ve tekstil yan sanayi yatırımları da teşvik kapsamında yer alacak. Diyarbakır’da sanayi yatırımları Diyarbakır’da alüminyumdan katma değerli ürünler, bitkisel girdilerden endüstriyel üretim, paketli gıda ve tekstil yan sanayi yatırımları desteklenecek. Gaziantep’te yüksek katma değer Gaziantep’te çevre dostu ambalaj üretimi, yüksek nitelikli sanayi girdileri, makine üretimi ve teknik tekstil yatırımları teşvik edilecek. Kilis’te tarım ve konaklama Kilis’te asgari 300 büyükbaş entegre hayvancılık yatırımları, konaklama tesisleri ile üzüm ve zeytin işleme projeleri desteklenecek. Mardin’de kültürel ve yaratıcı endüstriler Mardin’de endüstriyel unlu mamuller, nişasta bazlı katma değerli ürünler, kültürel ve yaratıcı endüstriler ile üzüm ve yan ürünlerinden üretim desteklenecek. Siirt’te depoculuk ve hayvancılık Siirt’te asgari 1000 küçükbaş kapasiteli entegre hayvancılık yatırımları ile yıllık en az 2000 ton kapasiteli Siirt fıstığına yönelik lisanslı depoculuk projeleri teşvik edilecek. Ayrıca dört yıldız ve üzeri konaklama tesisleri ile bal ve arı ürünleri üretimi de desteklenecek. Şırnak’ta sanayi ve tarım yatırımları Şırnak’ta entegre hayvancılık yatırımlarının yanı sıra kara taşıtları aksam ve parça üretimi, mobilya ve yer fıstığı işleme tesisleri desteklenecek. Şanlıurfa’da tarım ve sanayi entegrasyonu Şanlıurfa’da pamuk ve pamuk yan ürünlerinden katma değerli üretim, tarım makineleri ve parçaları üretimi, tarımsal ürün işleme ve taş yünü üretimi yatırımları teşvik kapsamında yer alacak. Bölgesel kalkınmaya katkı Program kapsamında sağlanacak desteklerle Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde üretim altyapısının güçlendirilmesi, yeni istihdam alanlarının oluşturulması ve yatırım cazibesinin artırılması hedefleniyor. Böylece yerelden başlayan kalkınma sürecinin bölgesel gelişmişlik farklarının azaltılmasına katkı sunması bekleniyor.

Kırsalda Hayvancılığa Destek Projesi Haber

Kırsalda Hayvancılığa Destek Projesi

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Kırsalda Bereket Hayvancılığa Destek Projesi" için başvuruların başladığını belirterek, "Üreticilerimize yıllık 270 bin lira bakım ve besleme desteği vereceğiz" dedi. Yumaklı, "Projeyle amacımız, Türkiye'nin kırmızı ette yerli üretimi-ni artırmak ve ithalatı azaltmak. Bunu yapmaya çalışırken verim ve kaliteye de önem veriyoruz. Burada verilecek hayvanlar etçi ve damızlık olacak" ifadelerini kullandı. Projeden faydalanacakları da bu kapsamda belirlediklerini aktaran Yumaklı, "Projeden 200 baş altı kapasitedeki hayvancılık işletmeleri, ilk kez hayvancılık yapacak genç kadınlar faydalanabilecek" diye konuştu.  Kredi verilecek  Yumaklı, "Değerlendirmede 20 baş altı üretim yapan aile işletmelerine, 40 yaşlı altı gençlere ve kadınlara, deprem bölgesindeki üreticilere, üretim planlamasında besi bölgesi olan illere, birinci derece tarımsal örgüt üyelerine artı puanlar vereceğiz. Üretici başına 5 ile 15 arası gebe hayvan vereceğiz. Ancak bu projeden faydalanan kişi veteriner hekim, ziraat veya gıda mühendisi ise bu sayı 30'a çıkacak. Üreticilerimize yıllık 270 bin lira bakım ve besleme desteği vereceğiz. Ziraat Bankasından 2 yıla kadar ödemesiz, 3 veya 5 yıl geri ödemeli sübvansiyonlu kredi kullanılabilecek" dedi.  Fiyat artışına mudahil olunacak  Yumaklı, ramazan ayı öncesi yapılacak gıda denetimleri ve önlemlere ilişkin de bilgi vererek, ülkede hiçbir ürünün fiyatının arz eksikliği sebebiyle artma eğiliminde olmadığını söyledi. Hazine ve Maliye ile Ticaret bakanlıklarıyla birlikte perakende sektörüyle bir araya geldiklerini anımsatan Yumaklı, "İnanıyorum ki bu ramazan öncesi bu tür şeyler yaşamayacağız. Yaşasak bile lokal olacak, buna da devlet olarak çok hızlı şekil de müdahil olacağız" diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.