SON DAKİKA
Hava Durumu

#Havacılık

Ekometre - Havacılık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Havacılık haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Türkiye’nin yeni üretim yatırımı 3D yazıcı çiftlikleri Haber

Türkiye’nin yeni üretim yatırımı 3D yazıcı çiftlikleri

Endüstriyel üretimde 600’ün üzerinde 3D yazıcının aktif olarak kullanıldığı Türkiye’de, profesyonel ölçekte seri üretim yapan 3D Farm sayısının 30 ila 80 arasında olduğu tahmin ediliyor. Küresel tedarik zincirlerindeki dönüşüm, artan işçilik maliyetleri, kişiselleştirilmiş ürünlere yönelik talebin yükselmesi ve düşük adetli üretimin önem kazanması, şirketleri kalıpsız ve dijital üretim modellerine yönlendiriyor. Bu dönüşümün dikkat çeken örneklerinden biri olan 3D yazıcı çiftlikleri (3D Farm), dünya genelinde yeni nesil üretim yatırımlarının önemli unsurlarından biri haline geliyor. Küresel eklemeli imalat pazarının 30,5 milyar dolarlık büyüklüğe ulaştığı, yıllık ortalama yaklaşık yüzde 24 büyüme ivmesiyle 2033 yılında 169 milyar dolara çıkmasının beklendiği belirtiliyor. Türkiye’de ise endüstriyel üretimde kullanılan 600’ün üzerinde 3D yazıcının aktif olarak çalıştığı, ticari 3D baskı hizmeti sunan işletme sayısının 700 ila 1.000’in üzerinde olduğu tahmin ediliyor. Buna karşın, gerçek anlamda seri üretim gerçekleştiren profesyonel 3D yazıcı çiftliklerinin sayısının yaklaşık 30 ila 80 arasında olduğu değerlendiriliyor. Kalıpsız üretim modeli öne çıkıyor Geleneksel üretim yöntemlerinde yeni bir ürünün geliştirilmesi ve seri üretime alınması; yüksek kalıp maliyetleri, uzun hazırlık süreçleri ve yüksek yatırım gereksinimleri nedeniyle özellikle düşük adetli ve kişiselleştirilmiş üretimlerde önemli maliyetler yaratıyor. 3D yazıcı çiftlikleri ise onlarca, hatta yüzlerce yazıcının aynı anda çalıştığı dijital üretim modeliyle bu süreci farklılaştırıyor. Dijital tasarımın sisteme yüklenmesinin ardından üretim kısa sürede başlatılabiliyor. Yeni bir ürün için kalıp hazırlanması ya da üretim hattının yeniden kurulması gerekmiyor. Türkiye’de 3D Farm ekosistemi genişliyor Türkiye’de eklemeli imalat ekosisteminin her geçen yıl büyüdüğünü belirten EXPO3D İstanbul Fuar Koordinatörü Yıldırım Ünverdi, Türkiye’de endüstriyel üretimde kullanılan 600’ün üzerinde 3D yazıcının aktif olduğunu, ticari olarak 3D baskı hizmeti sunan işletme sayısının ise 700 ila 1.000’in üzerinde olduğunun tahmin edildiğini söyledi. Sektörün önemli bölümünün halen prototipleme ve düşük adetli üretim gerçekleştiren işletmelerden oluştuğuna dikkat çeken Ünverdi, gerçek anlamda seri üretim yapan ve 10’un üzerinde yazıcıyla faaliyet gösteren profesyonel 3D yazıcı çiftliklerinin sayısının ise yaklaşık 30 ila 80 arasında olduğunu ifade etti. ABD, Çin ve Avrupa’da binlerce profesyonel 3D yazıcı çiftliğinin üretim süreçlerinde aktif olarak kullanıldığını belirten Ünverdi, yapay zekâ destekli üretim yönetimi, otomasyon sistemleri ve yeni nesil malzeme teknolojilerindeki gelişmelerin 3D Farm modelinin kullanım alanını genişlettiğini söyledi. Ünverdi, Türkiye’nin güçlü üretim altyapısı ve artan teknoloji yatırımları sayesinde bu dönüşümden daha fazla pay alabileceğini belirtti. Otomotivden medikale geniş kullanım alanı Türkiye’nin otomotiv yan sanayisi, savunma sanayii, beyaz eşya, makine ve kalıp üretimindeki deneyiminin eklemeli imalat teknolojilerinin yaygınlaşması açısından önemli avantajlar sunduğunu belirten Ünverdi, Avrupa pazarına yakınlığın da Türkiye’yi bölgesel bir dijital üretim merkezine dönüştürebilecek fırsatlar barındırdığını ifade etti. 3D Farm modelinin yalnızca büyük sanayi kuruluşları için değil, KOBİ’ler ve girişimciler açısından da önemli fırsatlar sunduğunu vurgulayan Ünverdi, yüksek kalıp yatırımı gerektirmeden üretime başlanabilmesinin düşük ve orta ölçekli seri üretimi ekonomik hale getirdiğini söyledi. Aynı üretim altyapısıyla farklı tasarımların üretilebilmesi kişiselleştirilmiş üretimi kolaylaştırırken; plastik, reçine, metal, seramik ve kompozit gibi farklı malzemelerin kullanılabilmesi teknolojinin uygulama alanını da genişletiyor. Otomotiv, havacılık, savunma sanayii ve medikal sektörlerinin yanı sıra tasarım ve e-ticaret alanlarında da 3D yazıcı çiftliklerinin kullanımının arttığı belirtiliyor. Düşük adetli ancak yüksek katma değerli ürünlerin ekonomik şekilde üretilebilmesi, Türkiye’nin yüksek teknolojili ve kişiselleştirilmiş ürün ihracatındaki payını artırma potansiyeli taşıyor. Ünverdi, çoklu 3D yazıcı sistemlerinin gelecekte fabrikaların standart üretim altyapısının bir parçası haline gelebileceğine dikkat çekerek, eklemeli imalatın prototiplemenin ötesine geçerek seri üretimde daha fazla kullanılacağını ifade etti. Eklemeli imalat sektörü EXPO3D İstanbul’da buluşacak Eklemeli imalat teknolojilerinin tüm paydaşlarını bir araya getirecek EXPO3D İstanbul – 3D Baskı Teknolojileri ve Katmanlı Üretim Fuarı, 17-19 Eylül 2026 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenecek. Türkiye’nin bu alandaki ilk ve tek ihtisas fuarı olarak tanıtılan organizasyon; 3D yazıcı üreticilerinden filament ve metal tozu tedarikçilerine, yazılım geliştiricilerinden otomasyon firmalarına, tarama sistemlerinden son işlem teknolojilerine kadar eklemeli imalat ekosisteminin farklı paydaşlarını bir araya getirecek. Savunma sanayii, otomotiv, havacılık, medikal, kalıp, makine, enerji, eğitim ve tasarım başta olmak üzere birçok sektörden profesyonelin katılması beklenen fuar, üretim süreçlerini dijitalleştirmek isteyen sanayi kuruluşları açısından yeni iş birlikleri, yatırım fırsatları ve teknoloji transferleri için buluşma noktası olmayı hedefliyor.

Kale Grubu'ndan geleceğe yatırım Haber

Kale Grubu'ndan geleceğe yatırım

TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Orhan Aydın’ın da katılımıyla gerçekleşen etkinlikte, Seramik Teknolojileri Öncül Ar-Ge Merkezi ile Kalesinterflex 2. Hat Tevsi Yatırımı'nın açılışı gerçekleştirildi. Kale Grubu Başkanı ve CEO'su Zeynep Bodur Okyay, teknoloji ve Ar-Ge yatırımlarıyla geleceğin rekabetine bugünden hazırlandıklarını vurgulayarak, teknoloji üretme kapasitesinin temelinde bilgi üretme kültürü ile insana yapılan uzun soluklu yatırımın yer aldığını belirtti. Kale Grubu, 69. kuruluş yıldönümünü Çan'daki Kaleseramik tesislerinde düzenlenen Geleneksel Seramik Bayramı'nda çalışanları, iş ortakları ve paydaşlarıyla birlikte kutladı. Çan’daki Kaleseramik tesislerinde düzenlenen törene, TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Orhan Aydın, Çanakkale kent protokolü, kamu ve özel sektör temsilcileri de katıldı. Törende Seramik Teknolojileri Öncül Ar-Ge Merkezi ile Kalesinterflex 2. Hat Tevsi Yatırımı hizmete alınırken, grubun teknoloji, Ar-Ge, yüksek katma değerli üretim ve insan odaklı gelişim vizyonu paylaşıldı. Zeynep Bodur Okyay: “69 yıldır bilgiye, Ar-Ge'ye ve insana yatırım” Kale Grubu Başkanı ve CEO'su Zeynep Bodur Okyay, Kale'nin teknoloji üretme kapasitesinin temelinde yalnızca yatırımların değil, bilgi üretme kültürü ile insan kaynağına yapılan uzun soluklu yatırımın bulunduğunu söyledi. Ar-Ge'yi hiçbir zaman yalnızca bir bölüm olarak görmediklerini belirten Okyay, şöyle konuştu: "Teknolojiyi satın alabilirsiniz. Makineyi satın alabilirsiniz. Ama bilgi üretme kabiliyetini satın alamazsınız. Bilgi ancak öğrenilerek üretilir, denenerek geliştirilir, sabırla korunur ve zamanla kurumsal bir hafızaya dönüşür. İşte bu nedenle Ar-Ge'yi hiçbir zaman yalnızca bir bölüm olarak görmedik. Ar-Ge, Kale'nin düşünme biçimidir." dedi. Kalesinterflex'te yüksek katma değerli üretim kapasitesi arttı Kale Grubu'nun yüksek katma değerli ürün segmentindeki rekabetçiliğini artıracak önemli adımlardan biri olan Kalesinterflex 2. Hat Tevsi Yatırımı Seramik Bayramı kapsamında devreye alındı. Bu yeni üretim hattı sayesinde, Kaleseramik'in 3mm inceliğindeki büyük ebatlı porselen plaka üretim kapasitesi yüzde 44 artarak 2,4 milyon metrekareye ulaşacak. Bu yatırımla birlikte Kalebodur'un toplam porselen plaka üretim kapasitesi 5,6 milyon metrekarenin üzerine çıkarken, şirket, 100x300 cm'den 162x323 cm'ye uzanan büyük ebat seçenekleri ve 2 ila 20 mm arasındaki kalınlık alternatifleriyle farklı kullanım alanlarına yönelik geniş bir ürün yelpazesi sunuyor. Seramik Teknolojileri Öncül Ar-Ge Merkezi açıldı Törende, TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Orhan Aydın’ın katılımıyla, açılışı yapılan bir diğer yatırım ise Seramik Teknolojileri Öncül Ar-Ge Merkezi oldu. Kale'nin Ar-Ge alanındaki 50 yılı aşkın birikimi üzerine inşa edilen ve TÜBİTAK 1515 Öncül Ar-Ge Laboratuvarları Destekleme Programı kapsamında beş yıl boyunca yaklaşık 125 milyon TL destek almaya hak kazanan merkez, Türkiye'de seramik teknolojileri alanında lazer, mikrodalga ve fonksiyonel dijital mürekkep geliştirme konularında ilk ve öncü laboratuvar olma özelliğini taşıyor. Merkezde dijital baskı teknolojileri, yeni nesil fonksiyonel yüzeyler, çevreci üretim yöntemleri ve ileri proses teknolojileri üzerine çalışmalar yürütülecek. 2030 yılına kadar altı patente ulaşmayı hedefleyen merkezin açılışında konuşan Kale Grubu Başkanı ve CEO’su Zeynep Bodur Okyay, “Bu merkezin gerçek başarısının yetiştireceği araştırmacılarla, mühendislerle ve bilim insanlarıyla ölçüleceğine inanıyoruz. Bu anlayışla oluşturacağımız araştırma ekibinde kadın istihdamını önceliklendiriyor, merkezimizde yüzde 60 kadın istihdam oranını hedefliyoruz” dedi. TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Orhan Aydın “TÜBİTAK olarak, ülkemizin bilim, teknoloji ve yenilik ekosistemini güçlendirecek stratejik programlar yürütüyoruz. Bu kapsamda hayata geçirdiğimiz 1515 Öncül Ar-Ge Laboratuvarları Destekleme Programı ile sanayi, üniversite ve kamu arasında bütüncül bir araştırma ağı kurarak ülkemizi küresel bir çekim merkezi haline getirmeyi hedefliyoruz. Dünyanın önde gelen seramik üreticileri arasında yer alan Kaleseramik’in kurduğu bu Öncül Ar-Ge Laboratuvarı, seramikte ileri malzeme ve yenilikçi imalat teknolojilerine odaklanarak sektörün yeşil dönüşümüne ve dışa bağımlılığın azaltılmasına önemli katkılar sunacaktır. Enerji ve su verimliliğinden nitelikli insan kaynağına, patentlerden uluslararası iş birliklerine kadar geniş bir yelpazede değer üretecek bu laboratuvarın, Türkiye’nin küresel bilim ve teknoloji arenasındaki konumunu daha da güçlendireceğine yürekten inanıyorum.” ifadelerini kullandı. Savunma ve havacılıkta teknoloji odaklı büyüme sürüyor Kale Grubu, Yapı Grubu şirketlerinde gerçekleştirdiği teknoloji ve Ar-Ge odaklı dönüşümü, savunma ve havacılık alanındaki faaliyetleriyle desteklemeye devam ediyor. Grup, geliştirdiği yerli turbojet motorlarıyla Türkiye'nin savunma sanayiindeki teknoloji yetkinliğini güçlendirirken, jet motoru ihracatına yönelik 10'dan fazla ülkeyle görüşmelerini sürdürüyor. Savunma Sanayii Başkanlığı koordinasyonunda iki yeni jet motorunun geliştirme çalışmaları devam ederken, yakın zamanda bünyesine kattığı Kale ANDAR ile elektromekanik sistemler alanındaki yetkinliklerini de güçlendirerek Türkiye'nin kritik sistemleri geliştirme kabiliyetine katkı sunuyor. Kale Grubu Başkanı ve CEO'su Zeynep Bodur Okyay, savunma ve havacılık faaliyetlerinin Grubun dönüşüm vizyonunun önemli bir parçası olduğunu belirterek, "Savunma ve havacılık bizim için yeni bir alan değil; yaklaşık kırk yıllık mühendislik birikimimizin ileri teknolojilere taşınmasıdır. Türkiye'nin ilk yerli jet motorunu geliştiren, bu ürünle ilk ihracatı gerçekleştiren savunma şirketi olmak bizim için hiçbir rakamla ölçülemeyecek bir gurur. Savunma ve havacılıkta gerçek başarı, kısa vadeli kazanımlarla değil; yıllar içinde inşa edilen teknoloji yetkinliği ve sürdürülebilir mühendislik kabiliyetiyle mümkün oluyor." dedi Seramik Bayramı geleneği devam ediyor Kale kültürünün en önemli buluşmalarından biri olan Seramik Bayramı kapsamında bu yıl da çalışanlar, aileleri, emekliler, bayiler ve iş ortakları bir araya geldi. Program kapsamında spor ödülleri, kıdem törenleri ve geleneksel sünnet organizasyonu gerçekleştirilirken, Kale Grubu'nun 69 yıllık kurum kültürü ve birliktelik anlayışı bir kez daha vurgulandı. Bu yıl altı branşta 435 çalışan spor organizasyonlarına katılırken, 102 çocuk için geleneksel sünnet töreni düzenlendi. Ayrıca Kale Grubunda 5, 10, 15, 20, 25, 30, 35 ve 40 yıl çalışanlara kıdem ödülleri takdim edildi.

Alüminyum stokları 27 yılın en düşük seviyesine indi Haber

Alüminyum stokları 27 yılın en düşük seviyesine indi

Uzmanlar, jeopolitik risklerin ve arz sıkışıklığının sanayi üretiminde maliyet baskısını artırabileceğine dikkat çekiyor. Küresel emtia piyasalarında alüminyum arzına ilişkin endişeler büyüyor. Londra Metal Borsası'na (LME) kayıtlı alüminyum stokları, 24 Temmuz itibarıyla 271 bin 275 tona gerileyerek yaklaşık 27 yılın en düşük seviyesine indi. Veriler, küresel sanayinin temel hammaddelerinden biri olan alüminyumda arz-talep dengesinin giderek sıkılaştığına işaret ediyor. Arz sıkışıklığı stokları eritti Piyasa uzmanlarına göre stoklardaki hızlı düşüşün arkasında, Orta Doğu'da devam eden jeopolitik gerilimlerin tedarik zincirlerinde oluşturduğu baskı bulunuyor. Olası arz kesintilerine karşı önlem almak isteyen sanayi kuruluşları ve nihai kullanıcılar, ihtiyaçlarını güvence altına almak amacıyla LME depolarındaki metalleri çekmeye devam ediyor. Bu durum, borsa stoklarının hızla erimesine neden olurken, piyasalarda arz güvenliğine ilişkin endişeleri de artırıyor. Küresel tüketimin bir günlük ihtiyacının altında Dikkat çeken bir diğer gelişme ise mevcut LME stoklarının, dünya genelindeki alüminyum tüketiminin bir günlük ihtiyacını dahi karşılayamayacak seviyeye gerilemiş olması. Analistler, bu durumun olası yeni arz kesintilerinde fiyatların çok daha sert hareket etmesine neden olabileceğini değerlendiriyor. Diğer metallerde de gerileme yaşandı LME verilerine göre yalnızca alüminyum değil, birçok sanayi metalinde de stoklar azaldı. Son verilere göre; Alüminyum: 1.500 ton azaldı.Bakır: 3.800 ton geriledi.Çinko: 2.075 ton düştü.Kurşun: 1.050 ton azaldı.Kalay: 375 ton geriledi. Buna karşılık alüminyum alaşımı, kobalt, NASAAC ve nikel stoklarında ise değişiklik yaşanmadı. Sanayi için ne anlama geliyor? Alüminyum; otomotiv, inşaat, savunma, havacılık, beyaz eşya, ambalaj ve yenilenebilir enerji başta olmak üzere birçok stratejik sektörde yoğun olarak kullanılıyor. Stokların tarihi düşük seviyelere gerilemesi halinde; üretim maliyetlerinin artması,sanayi şirketlerinin hammaddeye erişiminin zorlaşması,küresel alüminyum fiyatlarında yukarı yönlü baskının sürmesi,üretici ülkelerin arz politikalarının daha yakından izlenmesi bekleniyor. Gözler jeopolitik gelişmelerde Uzmanlar, alüminyum piyasasının yönünü önümüzdeki dönemde Orta Doğu'daki gelişmeler, enerji maliyetleri ve küresel sanayi talebinin belirleyeceğini ifade ediyor. LME stoklarının 27 yılın en düşük seviyesine inmesi, küresel metal piyasalarında arz güvenliği konusunun yeniden ön plana çıktığını gösterirken, sanayi üreticileri açısından da kritik bir uyarı niteliği taşıyor.

Küresel eklemeli imalat pazarı 2033'te 169 milyar dolara ulaşacak Haber

Küresel eklemeli imalat pazarı 2033'te 169 milyar dolara ulaşacak

Eklemeli imalat teknolojilerinde küresel büyüme hız kazanıyor. 2025'te 30,5 milyar dolar büyüklüğe ulaşan pazarın, 2033 yılına kadar 169 milyar dolara çıkması beklenirken, Türkiye de bu alanda bölgesel üretim ve teknoloji merkezi olma yolunda önemli bir ivme yakalıyor. Araştırmalara göre 2025 yılında yaklaşık 30,5 milyar dolar büyüklüğe ulaşan küresel pazarın, 2033 yılına kadar 169 milyar dolara yükselmesi bekleniyor. Sektörün 2026-2033 döneminde yıllık ortalama yüzde 23,9 büyümesi öngörülüyor. Eklemeli imalat teknolojileri artık yalnızca prototip üretiminde değil; nihai parça üretimi, bakım ve onarım, kalıpçılık, hafif komponent geliştirme ve dijital tedarik zinciri yönetiminde de stratejik bir üretim modeli olarak öne çıkıyor. Savunma sanayii, havacılık, otomotiv, medikal teknolojiler, enerji ve makine sektörlerinde kullanım alanı hızla genişliyor. Türkiye'nin potansiyeli büyüyor Gelişmiş sanayi altyapısı, mühendislik kapasitesi ve yüksek katma değerli sektörlerden gelen talep, Türkiye'nin eklemeli imalat alanındaki konumunu güçlendiriyor. Endüstriyel 3D yazıcılar, ileri malzemeler, tasarım yazılımları ve üretim hizmetlerinden oluşan ekosistemin büyümesiyle birlikte yerli üretim kapasitesinin artması ve dışa bağımlılığın azalması hedefleniyor. Özellikle savunma sanayii, havacılık, otomotiv ve medikal sektörlerinde hafif, karmaşık ve yüksek performanslı parçalara yönelik artan ihtiyaç, eklemeli imalat yatırımlarını hızlandırıyor. EXPO3D İstanbul sektörü buluşturacak Türkiye'nin eklemeli imalat ve ileri üretim teknolojilerine odaklanan ilk ihtisas fuarı olan EXPO3D İstanbul, 17-19 Eylül 2026 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi'nde düzenlenecek. Fuarda 100'ün üzerinde katılımcı firma, 120'den fazla marka ve 10 bini aşkın profesyonel ziyaretçinin bir araya gelmesi bekleniyor. Organizasyonun yaklaşık 250 milyon dolarlık potansiyel ticaret hacmi oluşturması hedeflenirken, Yıldız Teknik Üniversitesi iş birliğiyle gerçekleştirilecek 5. Uluslararası 3D Baskı ve Eklemeli İmalat Konferansı da akademi ile sanayiyi buluşturacak. "Üretimde paradigma değişimi yaşanıyor" EXPO3D İstanbul Fuar Koordinatörü Yıldırım Ünverdi, eklemeli imalatın artık yalnızca yeni bir üretim yöntemi olmadığını belirterek, tasarımdan nihai ürüne, bakım süreçlerinden tedarik zinciri yönetimine kadar sanayinin tüm üretim anlayışını değiştiren stratejik bir teknoloji haline geldiğini söyledi. Türkiye'nin genç mühendis nüfusu, gelişmiş üretim altyapısı ve stratejik coğrafi konumuyla bölgesel bir üretim ve inovasyon merkezi olma yolunda önemli avantajlara sahip olduğunu vurgulayan Ünverdi, önümüzdeki yıllarda eklemeli imalat teknolojilerinin yüksek katma değerli üretim ve ihracatta kritik rol oynayacağını ifade etti.

THY'den Mayıs rekoru Haber

THY'den Mayıs rekoru

Türk Hava Yolları (THY), mayıs ayına ilişkin yolcu ve kargo trafik sonuçlarını açıkladı. Veriler, hem yolcu sayısında hem de doluluk oranlarında güçlü büyümenin sürdüğünü ortaya koydu. THY, mayıs ayında toplam 7,9 milyon yolcu taşıyarak yüzde 84 doluluk oranına ulaştı. Bu oran, şirket tarihindeki en yüksek mayıs ayı doluluk oranı olarak kayıtlara geçti. Açıklanan verilere göre dış hatlarda doluluk oranı yüzde 84, iç hatlarda ise yüzde 84,4 olarak gerçekleşti. Kapasite ve kargoda artış Türk Hava Yolları'nın arz edilen koltuk kilometre (AKK) kapasitesi, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 2,5 artarak 23,2 milyar seviyesine yükseldi. Mayıs 2025'te bu rakam 22,6 milyar olarak gerçekleşmişti. Kargo ve posta taşımacılığında da büyüme devam etti. Mayıs ayında taşınan kargo ve posta hacmi geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 8,6 artışla 203,1 bin tona ulaştı. Beş ayda 36,4 milyon yolcu Ocak-Mayıs döneminde THY'nin toplam yolcu sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 7,3 artarak 36,4 milyona yükseldi. Bu dönemde toplam doluluk oranı yüzde 83,6 olurken, dış hat doluluğu yüzde 83,5, iç hat doluluğu ise yüzde 84,3 seviyesinde gerçekleşti. Toplam arz edilen koltuk kilometre miktarı ilk beş ayda yüzde 6,5 artışla 112,1 milyara ulaştı. Kargoda çift haneli büyüme Yılın ilk beş ayında taşınan toplam kargo ve posta hacmi yüzde 13,5 artış göstererek 954,6 bin tona yükseldi. Aynı dönemde geçen yılki hacim 840,7 bin ton olarak kaydedilmişti. Öte yandan Türk Hava Yolları'nın filosundaki uçak sayısı mayıs sonu itibarıyla 542'ye ulaştı. Güçlü yolcu talebi, artan kapasite ve büyüyen kargo operasyonları, THY'nin küresel havacılık sektöründeki büyümesini sürdürdüğüne işaret ediyor.

Turizmde ödeme deneyimi rekabetin merkezine yerleşti Haber

Turizmde ödeme deneyimi rekabetin merkezine yerleşti

Milisaniyeler seviyesindeki gecikmeler, başarısız işlem oranları ve zayıf kullanıcı deneyimi; doğrudan gelir kaybına dönüşebiliyor. Bu yeni düzende ödeme performansı, artık yalnızca operasyonel değil, aynı zamanda stratejik bir büyüme unsuru olarak öne çıkıyor. Bu doğrultuda ödeme orkestrasyonu platformu Craftgate, Autopilot ve Ödeme Tekrar Deneme gibi çözümleriyle turizm sektöründeki üye işyerlerinin ödeme süreçlerinde yaşanan kritik kayıp noktalarını minimize ederek potansiyel ciro kayıplarının geri kazanılmasına katkı sağlıyor. Turizm sektörü her zaman yüksek volatiliteye sahipti; ancak dijital ödeme ekosistemindeki inovasyonlar, fiyat şeffaflığını maksimum seviyeye taşıyarak rekabeti daha da hiper-ölçeklenebilir bir noktaya getirdi. Artık oyun alanı yalnızca ürün ve fiyat değil; ödeme performansı, dönüşüm oranı (conversion rate) ve kullanıcı deneyimi metrikleriyle yeniden tanımlanıyor. Bugün müşteri serüveni, fiziksel deneyimden önce ödeme katmanında başlıyor. Deneyim odaklı tüketim trendiyle birlikte, online ödeme süreci artık yalnızca bir temas noktası değil, doğrudan gelir optimizasyonunun merkezi haline gelmiş durumda. Milisaniyeler seviyesinde gecikmeler, başarısız işlem oranları ve zayıf kullanıcı akışları; doğrudan gelir kaybına dönüşüyor. Bu yeni düzende ödeme orkestrasyonu, akıllı ve dinamik yönlendirme ve çoklu ödeme sağlayıcı stratejileri kritik rol oynuyor. Doğru kart yönlendirmesi, yerel ödeme metotlarının entegrasyonu ve dinamik 3D Secure senaryoları; hem onay oranlarını artırıyor hem de kullanıcı deneyimini optimize ediyor. Öte yandan fraud yönetimi artık yalnızca bir güvenlik katmanı değil, doğrudan iş sürekliliğini etkileyen stratejik bir bileşen haline geldi. Akıllı fraud tespit sistemleri, davranışsal analizler ve gerçek zamanlı risk skorlama mekanizmaları; chargeback oranlarını minimize ederken sahte işlemleri proaktif şekilde engelliyor. Tehdit aktörlerinin de aynı hızda evrildiği bu ortamda, ödeme altyapılarının sürekli güncel ve güçlü kalması kritik önem taşıyor. Turizm sektöründe kullanıcılar genellikle birden fazla alternatifle ödeme adımına geliyor. Bu da ödeme sayfasının en kırılgan dönüşüm noktası olduğunu gösteriyor. Tek bir başarısız işlem, kullanıcıyı kolayca rakip platforma yönlendirebilir ve bu kayıp çoğu zaman geri kazanılamaz. Craftgate ise, ödeme süreçlerindeki kritik kayıp noktalarını ortadan kaldırarak, sadece geçtiğimiz sene online ödeme alan turizm müşterilerine 43,5 Milyon Türk Lirası seviyesinde ciro kazandırdı. Craftgate’in sunduğu çoklu para birimi ile ödeme alma altyapısı, global müşteri kitlesine lokal ödeme deneyimi sunarak farklı para birimleri ve ödeme alışkanlıklarına rağmen yüksek ödeme kabul oranlarının korunmasına katkı sağladı. Bu yaklaşımın en güçlü örneklerinden biri Craftgate’in Türk Hava Yolları’nın iştiraki TKPAY, (Türk Hava Yolları Elektronik Para ve Ödeme Hizmetleri A.Ş.) ile iş birliğine imza atması oldu. İş birliği kapsamında, TKPAY’in havacılık ve seyahati merkeze alan ödeme altyapısı doğrudan Craftgate’in orkestrasyon ağına entegre ediliyor. Craftgate’in ödeme sağlayıcılarını tek çatı altında toplayan mimarisi sayesinde üye işyerleri, mevcut sistemleri üzerinden hiçbir ek yazılım geliştirmesi yapmadan TKPAY’in sunduğu alternatif ödeme deneyimini ödeme seçeneklerine dahil edebiliyor. Kart saklama (tokenization) ve tek tıkla ödeme (one-click payment) çözümleri ile ödeme adımındaki sürtünme azaltılarak kullanıcıların hızlı ve kesintisiz işlem yapması sağlandı; böylece terk oranları düşürülürken dönüşüm oranları artırıldı. Ödeme altyapısında yaşanan kesintiler ve başarısız işlem oranlarına karşı geliştirilen Autopilot & Retry mekanizmaları sayesinde işlemler otomatik olarak yeniden denenerek veya alternatif kanallara yönlendirilerek ödeme reddi kaynaklı olası gelir kayıpları geri kazanıldı. Akıllı ve Dinamik Yönlendirme ve ödeme orkestrasyonu kabiliyetleri ile işlemler en avantajlı ödeme sağlayıcıya iletilerek onay oranları optimize edilirken, çoklu PSP stratejisi ile operasyonel dayanıklılık artırıldı. Artan siber tehditler ve fraud risklerine karşı konumlanan gelişmiş Fraud Yönetimi çözümleri ile işlemler gerçek zamanlı analiz edilerek riskli aktiviteler engellendi; chargeback maliyetleri düşürülürken güvenli ve sürdürülebilir bir ödeme ekosistemi oluşturuldu. Sonuç olarak Craftgate, ödeme deneyimini uçtan uca optimize eden bütünsel yaklaşımıyla turizm sektöründe, kaybedilme riski taşıyan işlem hacminin yeniden ekonomiye kazandırılmasına ve markaların sürdürülebilir büyümesine doğrudan katkı sağladı. Craftgate Operasyon ve Destek Yöneticisi Oya Gürcüoğlu konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Turizm sektöründe ödeme deneyimi artık yalnızca bir teknik süreç değil; doğrudan gelir sürekliliğini ve kullanıcı deneyimini etkileyen stratejik bir alan haline geldi. Craftgate olarak ödeme altyapılarında yaşanabilecek kesinti ve başarısız işlem risklerini minimize etmeye odaklanıyoruz; Autopilot, akıllı yönlendirme ve ödeme tekrar deneme gibi çözümlerimizle üye işyerlerimizin operasyonel sürekliliğini destekliyoruz. Güçlü entegrasyon ağımız ve esnek ödeme altyapımız sayesinde üye iş yerlerinin farklı pazarlardaki kullanıcılarına daha hızlı, güvenli ve sürdürülebilir ödeme deneyimleri sunmasına katkı sağlıyoruz. Bu yaklaşım, üye iş yerlerimizin yalnızca ödeme performansını değil; kullanıcı memnuniyetini, operasyonel verimliliğini ve sürdürülebilir büyümesini de doğrudan destekliyor.”

Osmangazi’de engelleri aşan keşif yolculuğu Haber

Osmangazi’de engelleri aşan keşif yolculuğu

Osmangazi Belediyesi, 10-16 Mayıs Engelliler Haftası kapsamında düzenlediği etkinliklerle özel gereksinimli bireylerin sosyal yaşamla daha güçlü bağ kurmalarını sağlarken, onların bilimsel ve kültürel gelişimlerine katkı sunmaya devam ediyor. Bu kapsamda Osmangazi Belediyesi ve Osmangazi Kent Konseyi Engelliler Meclisi iş birliğiyle düzenlenen gezi programında özel gereksinimli bireyler, Gökmen Uzay Havacılık Eğitim Merkezi’ni (GUHEM) ziyaret etti. GUHEM’de gerçekleştirilen etkinlikte katılımcılar, uzay ve hava bilimi hakkında birbirinden değerli bilgiler edinme fırsatı buldu. Rehberler eşliğinde merkezi gezen engelli bireyler, uzay teknolojileri, havacılık sistemleri, astronotların çalışma koşulları, gezegenler ve atmosfer yapısı gibi birçok konuda bilgilendirildi. İnteraktif deneyim alanları ve uygulamalı eğitim bölümleri geziye katılan bireylerin en çok ilgi gösterdiği alanlar arasında yer alırken, katılımcılar, simülasyon sistemleri, deney düzeneklerinde birebir deneyim yaşayarak hem öğrendi, hem de keyifli vakit geçirdi. Geziden dolayı duydukları memnuniyeti paylaşan Osmangazi Kent Konseyi Engelliler Meclisi Eğitmeni H. Ece Küçük “Öğrencilerimle birlikte çok faydalı bilgiler öğrendik, uzay ve hava bilimi ile alakalı, çok eğlenceli bir vakit geçirdiler. Osmangazi Belediyesi’ne ve Osmangazi Belediye Başkanımız Erkan Aydın’a böyle güzel, eğlenceli geziler düzenlediği için ve öğrencilerimizin bilgilenmesini sağladığı için teşekkür ediyoruz.” değerlendirmesinde bulundu. Sosyal farkındalığın artırılmasının yanı sıra özel gereksinimli bireylerin eğitsel ve sosyal gelişimlerine katkı sunmayı hedefleyen gezi programı, öğrenciler tarafından beğeni topladı.

Craftgate ve TKPAY’den stratejik iş birliği Haber

Craftgate ve TKPAY’den stratejik iş birliği

TKPAY’in dahil olduğu ilk ödeme orkestrasyonu platformu olan Craftgate üye işyerleri, herhangi bir ek geliştirme sürecine ihtiyaç duymadan TKPAY’in kullanıcı odaklı ödeme çözümlerini mevcut ödeme akışlarına dahil ederek, müşterilerine daha geniş ve esnek ödeme seçenekleri sunabiliyor. Dijital ticaretin hacmi büyüdükçe ödeme sistemleri çok daha katmanlı ve zengin bir yapıya evriliyor. Ödeme orkestrasyonu platformu Craftgate ve Türk Hava Yolları’nın “fintech” iştiraki TKPAY, ödeme dünyasındaki bu çeşitliliği işletmeler için erişilebilir ve yönetilebilir bir rekabet avantajına dönüştürmek üzere iş birliğine imza attı. Fintek ekosisteminden iki güçlü oyuncunun bu iş birliği hem işletmeler hem de son kullanıcılar için daha kapsayıcı, esnek ve bütüncül bir ödeme deneyimi sağlayacak. İş birliği kapsamında, TKPAY’in havacılık ve seyahati merkeze alan ödeme altyapısı doğrudan Craftgate’in orkestrasyon ağına entegre ediliyor. Craftgate’in ödeme sağlayıcılarını tek çatı altında toplayan mimarisi sayesinde üye işyerleri, mevcut sistemleri üzerinden hiçbir ek yazılım geliştirmesi yapmadan TKPAY’in sunduğu alternatif ödeme deneyimini ödeme seçeneklerine dahil edebiliyor. TKPAY’in sunduğu hızlı, pratik ve kullanıcı dostu ödeme deneyimini mevcut ödeme akışlarına zahmetsizce entegre edebilecek Craftgate üye işyerleri, daha akıcı bir satın alma süreciyle son kullanıcı deneyimini iyileştirebilecek. Bu sayede ödeme başarı oranları ve müşteri memnuniyeti üzerinde olumlu etki yaratabilecek. İş birliğinin kısa vadeli öncelikleri arasında, entegrasyonun e-ticaret işletmeleri tarafından hızla benimsenmesi ve aktif kullanımının artırılması yer alıyor. Orta vadede ise TKPAY’in sunduğu ödeme deneyiminin, Craftgate üye işyerleri aracılığıyla farklı sektörlerde daha geniş bir kullanım alanı bulması hedefleniyor. Bu sinerjiyle Türkiye ödeme ekosisteminde daha entegre, daha güçlü ve sürdürülebilir bir yapının desteklenmesi amaçlanıyor. İş birliği hakkında konuşan Craftgate Kurucu Ortağı ve CEO’su Hakan Erdoğan, “Ödeme dünyasındaki fragmantasyon, doğru teknoloji ve doğru iş birlikleriyle yönetildiğinde online ödeme alan işletmeler için güçlü bir değere dönüşüyor. TKPAY gibi güvenilir ve ekosistemde öne çıkan oyuncuların Craftgate bünyesinde yer alması, hem sunduğumuz değeri büyütüyor hem de Türkiye ödeme ekosisteminin gelişimine katkı sağlıyor.” dedi. Türk Hava Yolları Elektronik Para ve Ödeme Hizmetleri A.Ş. (TKPAY) Genel Müdürü Mustafa Ekmen ise açıklamasında, “Craftgate ile gerçekleştirdiğimiz bu entegrasyon, Türk Hava Yolları Elektronik Para ve Ödeme Hizmetleri A.Ş. (TKPAY)’nin ödeme çözümlerini binlerce işyerine hızlı ve zahmetsiz şekilde ulaştırmamızı sağlıyor. Havacılık ve seyahat sektöründe ödeme yönetmek uzmanlık istiyor. Çoklu para birimi, dinamik fiyatlandırma, anlık iptal/iade akışları, farklı satış kanalları… Bir seyahat işletmesinin ödeme altyapısından beklentisi son derece yüksek ve bu beklentiyi karşılayamamak, doğrudan gelir kaybına dönüşüyor. Craftgate ile kurduğumuz entegrasyon, bu karmaşıklığı işletmeler adına çözüyor. Seyahat ekosistemindeki işyerleri artık TKPAY'nin ödeme altyapısına tek bir entegrasyonla bağlanabiliyor. Ek geliştirme yükü yok, uzun onboarding süreçleri yok. Türk Hava Yolları’nın kurumsal güvencesiyle desteklenen, dönüşüm odaklı bir ödeme deneyimi hazır. Seyahat sektörü hız ve güven ister. Ödeme altyapısı da öyle olmalı.” ifadelerini kullandı.

Sabiha Gökçen Havalimanı Avrupa havacılık ekosisteminin parlayan yıldızı Haber

Sabiha Gökçen Havalimanı Avrupa havacılık ekosisteminin parlayan yıldızı

Sabiha Gökçen Avrupa genelinde sektör standartlarını yükseltmeye devam ediyor Avrupa Uluslararası Havalimanları Konseyi’nin (ACI Europe) 2026 yılı Şubat trafik verilerine göre ISG, geçen yıla kıyasla kıtanın en güçlü büyüme performanslarından birine imza attı. İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı (ISG), Avrupa havacılık sektöründeki güçlü yükselişini rekor performansla sürdürmeye devam ediyor. Avrupa Uluslararası Havalimanları Konseyi’nin (ACI Europe) 2026 yılı Ocak ve Şubat aylarına ilişkin trafik verilerine göre ISG, kıta genelinde en güçlü büyüme performansını sergileyen havalimanları arasında zirvede yer aldı. Yıllık 40 milyon üzeri yolcu kapasitesine sahip “Major/Büyük Havalimanları” kategorisinde, Ocak ayında %14,3, Şubat ayında ise %15,7 yolcu artışı kaydeden Sabiha Gökçen, Avrupa’nın en hızlı büyüyen havalimanı konumunu pekiştirdi. Bu güçlü performans, 2025 yılında elde edilen rekor büyümenin üzerine inşa edildi. ACI Europe 2025 yılı verilerine göre ISG, %16,7’lik yıllık yolcu artışı ile Avrupa’nın 40 milyon üzeri yolcu kategorisindeki 'Major/Büyük Havalimanları' arasında en hızlı büyüyen havalimanı olmuştu. 48,4 milyon yolcu ile tarihi eşik aşıldı 2025 yılını 48,4 milyon yolcu ile tamamlayan İstanbul Sabiha Gökçen, tarihindeki en yüksek yolcu sayısına ulaşarak önemli bir kilometre taşını geride bıraktı. Bu performansıyla Sabiha Gökçen; Münih, Londra- Gatwick, Lizbon gibi önde gelen Avrupa havalimanlarını geride bırakarak kıtanın en yoğun havalimanları arasında üst sıralara yükseldi. 2026 yılında da Avrupa havacılık sektöründeki öncü konumunu istikrarlı bir şekilde devam ettiren İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı (SAW), ACI Europe Ocak ve Şubat raporlarına göre yolcu artışında zirvedeki konumunu korudu. Ocak 2026 Havalimanı Trafik Raporu'na göre, Avrupa kıtasındaki büyük (majör) havalimanları arasında yüzde 14,3'lük yolcu artışıyla en güçlü büyüme performansını sergileyen Sabiha Gökçen, Şubat ayında da %15,7 ile en yüksek büyüme oranıyla Avrupa havacılık arenasında, zirvedeki yerini sağlamlaştırdı. Sabiha Gökçen Havalimanı Avrupa havacılık ekosisteminin parlayan yıldızı Özellikle stratejik iş birlikleri ve genişleyen uçuş ağı sayesinde "Şehrin Havalimanı" kimliğini uluslararası bir bağlantı merkezi vizyonuyla pekiştiren İstanbul Sabiha Gökçen (ISG), küresel bir merkez olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Havalimanının son zamanlarda gerçekleştirdiği Uzak Doğu hatlarındaki stratejik ortaklıkları ve Avrupa genelinde artan uçuş frekansları, bu sürdürülebilir başarı grafiğinin en somut göstergeleri olarak dikkat çekiyor. Güçlü altyapısı, sürekli iyileştirilen ve artırılan operasyonel kapasitesi ve yolcu deneyimine odaklanan yaklaşımıyla Sabiha Gökçen Havalimanı, İstanbul’un küresel bir hava ulaşım merkezi olarak Avrupa’nın en prestijli havalimanları arasındaki yerini daha da ileriye taşımaya ve Türkiye’nin en önemli ve dinamik kapılarından biri olma misyonunu pekiştirmeye devam ediyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.