SON DAKİKA
Hava Durumu

#Hammadde

Ekometre - Hammadde haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hammadde haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Ortadoğu’daki gelişmeler ihracatımızı olumsuz etkiliyor Haber

Ortadoğu’daki gelişmeler ihracatımızı olumsuz etkiliyor

Ortadoğu’daki gerilim sahaya yansıyor ABD/İsrail-İran ekseninde tırmanan gerilim ve Ortadoğu’da derinleşen savaş ortamının yalnızca bölge ülkelerini değil, Türkiye ekonomisini ve ihracatçıyı da doğrudan etkilediğini kaydeden Uğurdağ, “Özellikle Ortadoğu pazarına yoğun şekilde ihracat yapan şehirlerimizde bu etkinin sonuçları artık açık ve ağır bir şekilde hissedilmektedir” dedi. Sanayicimiz darboğazda Bölgemiz sanayisinin omurgasını oluşturan mobilya sektörü başta olmak üzere birçok firmanın sipariş iptalleri, sevkiyat aksaklıkları ve artan maliyetler nedeniyle ciddi bir darboğazın içine girdiğini belirten Uğurdağ, “Gelinen noktada ihracatın önemli ölçüde yavaşladığını, bazı alanlarda ise durma noktasına geldiğini görüyoruz” ifadelerini kullandı. Maliyetler artıyor, lojistik aksıyor Savaşın etkisiyle sigorta maliyetlerinin katlandığını, navlun fiyatlarının ciddi şekilde arttığını, teslim sürelerinin uzadığını ve lojistik süreçlerin öngörülemez hale geldiğini vurgulayan Uğurdağ, bu durumun firmalar üzerinde ciddi bir baskı oluşturduğunu dile getirdi. Üretimde hammadde baskısı Özellikle sünger ve benzeri kritik hammaddelerde yaşanan tedarik sorunları ile yurt dışı kaynaklı maliyet artışlarının üretim üzerindeki baskıyı artırdığını belirten Uğurdağ, “Zaten yüksek maliyetlerle mücadele eden sanayicimiz için bu durum, rekabet gücünü zayıflatan ve üretim planlamasını zorlaştıran ilave bir yük oluşturmaktadır” dedi. İhracatçı Zor Bir Tercihle Karşı Karşıya Mevcut tablo karşısında ihracatçının zor bir tercihle karşı karşıya kaldığını ifade eden Uğurdağ, “Firmalarımız ürününü sevk etmek ile zarar etmek arasında kalmış, birçok işletme çareyi mallarını limanlarda bekletmekte bulmuştur” şeklinde konuştu. Risk büyüyor Yaşanan gelişmelerin yalnızca geçici bir ticari aksama olmadığını vurgulayan Uğurdağ, “Zamanında gerekli tedbirlerin alınmaması halinde bu süreç; üretimi, istihdamı ve şehir ekonomimizi doğrudan etkileyecek ciddi bir risk alanına dönüşebilir” dedi. Konu ilgili kurumlara iletildi Konuya ilişkin girişimlerde bulunduklarını ifade eden Uğurdağ, “Yaşanan sorunları Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ve Ticaret Bakanlığı nezdinde açık şekilde dile getirdik. Sahadan gelen veriler, mevcut durumun önemini net bir şekilde ortaya koymaktadır. Sürecin ilgili kurumlarımız tarafından yakından takip edilmesinin faydalı olacağı kanaatindeyiz” dedi. Uğurdağ, beklentilerini ise şu şekilde sıraladı: Savaş nedeniyle ihraç edilemeyen konteynerlerin iade süreçlerinde bürokratik yükün hafifletilmesi ve kırmızı hat uygulamasının kaldırılması, Limanlarda bekleyen konteynerlere uygulanan ardiye ücretlerinin kaldırılması ya da makul seviyelere çekilmesi, Dahilde İşleme İzin Belgesi/Dahilde İşleme İzni sahibi firmaların sürelerinin mevcut şartlar dikkate alınarak uzatılması, Onaylanmış Kişi Statü Belgesi (OKSB) için aranan ihracat kriterinin bu olağanüstü dönemde yeniden 1.000.000 USD seviyesine düşürülmesi. İhracattaki aksama şehir ekonomisini etkiler Ortadoğu pazarına yönelik ihracatta yaşanan aksamanın şehir ekonomisi üzerindeki etkilerine de dikkat çeken Uğurdağ, “Bu sürecin uzaması halinde yalnızca firmalarımız değil, şehrimizin ekonomik dengeleri, üretim kapasitesi ve istihdamı da olumsuz etkilenecektir. Bu nedenle ihracatçımızın yükünü hafifletecek tedbirlerin değerlendirilmesinin büyük önem taşıdığına inanıyoruz” ifadelerini kullandı.

Merkez Bankası faiz indirimine ara verdi piyasalar temkinli Haber

Merkez Bankası faiz indirimine ara verdi piyasalar temkinli

Enerji fiyatları ve küresel belirsizlikler şirketlerin nakit akışını baskılayabilir Yüksek faiz ortamının bir süre daha devam edecek olması, talepteki zayıflama ile birleştiğinde firmaların nakit akışı yönetimini ve alacak tahsilat süreçlerini daha kritik hale getiriyor. Merkez Bankası yılın ilk faiz kararını ocak ayında açıklamış ve politika faizinde 100 baz puanlık indirime giderek, oranı yüzde 38’den yüzde 37 seviyesine çekmişti. Orta Doğu’daki savaşın piyasalarda yarattığı oynaklığa karşı ilave adımlar atan Merkez Bankası, bir hafta vadeli repo ihalelerine geçici süreyle ara vermiş ve Türk Lirası uzlaşmalı vadeli döviz satım işlemlerini devreye alacağını kamuoyuyla paylaşmıştı. Yılın ikinci Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında politika faizini yüzde 37’de sabit bırakma kararı veren kurul, ayrıca Merkez Bankası’nın gecelik vadede borç verme faizini yüzde 40’ta, gecelik borçlanma faizini ise yüzde 35,5 düzeyinde sabit tuttu. Ticari alacak sigortası ve ticari risk yönetimi alanında dünyada ve Türkiye’de lider konumda bulunan Coface’ın değerlendirmelerine göre mevcut finansal koşullar, şirketlerin yalnızca yeni finansmana erişimini değil, aynı zamanda mevcut ticari alacakların yönetimini de stratejik bir gündem maddesi haline getiriyor. Özellikle tahsilat sürelerinin uzaması ve ödeme zincirindeki kırılganlıkların artması, risk yönetimi ve alacak sigortası gibi çözümlerin önemini daha da artırıyor. Bu süreçte firmaların nakit akışlarını daha yakından izlemeleri, müşteri risk analizlerini güçlendirmeleri ve alternatif finansman yöntemlerine yönelmeleri kritik bir gereklilik olarak öne çıkıyor. ‘Faiz indirimlerine verilen ara, reel sektörde baskıyı artırabilir.’ Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Coface Ekonomisti Seltem İyigün, mevcut makroekonomik gelişmelerin reel sektör üzerindeki baskıyı artırabileceğine dikkat çekiyor. Seltem İyigün açıklamasında şu ifadelere yer veriyor: ‘Orta Doğu’da son dönemde yaşanan jeopolitik gelişmelerin Türkiye ekonomisini ağırlıklı olarak enerji fiyatları üzerinden etkilemesi bekleniyor. Bu durumun da enflasyon ve cari açık üzerinde yukarı yönlü bir baskı oluşturma riski bulunuyor. Nitekim gelişmelerin başladığı 28 Şubat’ın hemen ardından Merkez Bankası, olası enflasyonist etkileri sınırlamak amacıyla TL fonlama faizini artırarak likiditeyi sıkılaştırdı. Bu çerçevede son toplantıda da faiz indirimlerine ara verilmesi kararı alındı. Yurt içi belirsizlikler ve zirai don nedeniyle 2025’te ivme kaybeden dezenflasyon sürecinin, 2026 yılı başında gıda ve küresel petrol fiyatlarındaki artışla birlikte daha temkinli ve yavaş bir ilerleme göstermesi bekleniyor. Bununla birlikte, faiz indirimlerine verilen bu ara, halihazırda yüksek faiz ortamı ve zayıflayan talep nedeniyle finansal görünümü zayıflayan reel sektör açısından, finansman maliyetlerinin bir süre daha yüksek seyretmesi anlamına geliyor. Yurt içi satışlardaki yavaşlama ise yurt dışı piyasalardaki belirsizlikler nedeniyle ihracat ile tam olarak telafi edilemiyor. Yüksek borçluluk, düşük karlılık, yüksek finansman maliyetleri ve aylık kredi kısıtlamaları gibi unsurların yanı sıra savaş nedeniyle ham madde tedarikinde yaşanabilecek aksaklıklar ve fiyat artışları da önümüzdeki dönemde reel sektör üzerinde baskı oluşturabilir. Nitekim Hürmüz Boğazı’ndan yapılan hammadde tedariki sadece LNG ve petrol ile sınırlı değil. Türkiye, tüm imalat sanayine girdi teşkil eden kritik petrokimya ve plastik hammadde ürünlerinin büyük bölümünü Orta Doğu’dan ithal ediyor. Bölgedeki tedarik sorunları, daha önceden yaşanan finansman ve ciro sorunlarına ek olarak reel sektör için ciddi bir üretim sorunu yaratıyor. Son dönemde tahsilat ve ödemelerde gözlemlenen gecikmeler de bu genel çerçevede değerlendirilebilir.’

Şişecam en büyük düz cam tesisi yatırımını tamamladı Haber

Şişecam en büyük düz cam tesisi yatırımını tamamladı

Kapasite açısından dünyanın en büyükleri arasına girecek tesisle Şişecam’ın düz cam üretim kapasitesi, 5 milyon tonu aşacak. Camın tüm temel alanlarında faaliyet gösteren tek global şirket Şişecam, Tarsus’ta 315 milyon Euro yatırımla hayata geçirdiği yeşil saha düz cam tesisi ve TR9 hattı yatırımını tamamladı. İçinde barındırdığı TR9 fırını ve hattı ile yıllık 432 bin ton brüt üretim kapasitesine sahip tesis, Şişecam’ın bugüne dek kurduğu en büyük, dünyanın ise en yüksek kapasiteli düz cam tesislerinden biri olacak. Yeni tesisle Şişecam’ın düz cam üretim kapasitesi 5 milyon tonun üzerine çıkacak. Dünyanın en büyük tesislerinden biri TR9 hattı yatırımına ilişkin açıklama yapan Şişecam Genel Müdürü Can Yücel, Tarsus’un stratejik konumunun projeye önemli avantaj sağladığını belirtti. Yücel şöyle devam etti: “Sürdürülebilirlik odaklı katma değerli üretim stratejimizle uyumlu bu yatırımımızla, dünyanın en büyük düz cam üretim tesislerinden birini hayata geçirdik. Yeni hattın devreye alınmasıyla Şişecam’ın düz cam üretim gücü artarken, şirketimizin global pazardaki rekabet pozisyonunu da önemli ölçüde güçlenecek. İç piyasaya renksiz düz cam ürünleri sağlayacak olan tesisimiz yine Tarsus’ta devreye alacağımız kaplama hattını ham cam olarak besleyecek. Bu katma değerli ürünler mimari camlar ürün gruplarına girdi olacak. Bunun sonucunda kapasite kullanımı ve marj dayanıklılığı artarken, tedarik ve lojistik iyileştirmeleriyle çalışma sermayesi verimliliği de güçlenecek.” Entegre hammadde tesisleri devreye giriyor Yatırım kapsamında TR9 ile aynı tesis içindeki Kum Hazırlama Tesisi de üretime hazır hale getirildi. Cam üretiminde kullanılan kum, bu tesiste işlenerek fırına aktarılacak. Ayrıca Mersin OSB’deki Kalker-Dolomit Hazırlama Tesisinin kapasite artışı da tamamlandı. Bu kapasite artışı ile TR9’un ihtiyaç duyduğu hammaddeler de bu tesisten sağlanacak.

Tekstil ve ham maddeleri sektörü ihracat rakamları geriledi Haber

Tekstil ve ham maddeleri sektörü ihracat rakamları geriledi

İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) raporuna göre, Türkiye’nin tekstil ve ham maddeleri sektörü ihracatı, 2023 yılının aralık ayında ise %6,2 oranında azalarak 927 milyon değerinde gerçekleşti. Tekstil sektörünün Türkiye’nin aralık ayındaki genel ihracatı içerisindeki payı ise %4 olarak açıklandı. 2023 yılında Türkiye genel ihracatı %0,6 oranında artarak 255,8 milyar dolara ulaştı. Bu dönemde sanayi ürünleri ihracatı ise 180,8 milyar dolar değerinde gerçekleşerek %2,6 oranında azalış gösterdi. 2023 yılında en fazla tekstil ve ham maddeleri ihracatı AB (27) ülkelerine yapılmaya devam etti. AB (27) ülkelerine yapılan ihracat, 2022 yılının aynı dönemine göre 4,6 milyar dolar kaydedilerek ,6 oranında azaldı. 2023 yılında, Türkiye’nin en fazla tekstil ve ham maddeleri ihracatı gerçekleştirdiği ikinci ülke grubu Afrika ülkeleri oldu. Afrika ülkelerine yapılan ihracat bu dönemde ,6 oranında gerileyerek 1,2 milyar dolar olarak kaydedildi. 2023 yılında miktar bazında ihracata bakıldığında ise ihracatın %0,8 oranında gerileyerek bu dönemde 2,6 milyon ton seviyesini aştığı açıklandı. Bu bağlamda, AB ülkelerine miktar bazında ihracat ,6 oranında azalarak 951 bin ton değerinde gerçekleşti. 2023 yılında miktar bazında en çok ihracat gerçekleştirilen ikinci ülke grubu ise ,5 pay ve 308 bin ton ihracat ile Orta Doğu ülkeleri olarak ön plana çıktı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.